Sweet Bonanza Logo

 Unutkanlık yaşlıların sorunuyken, son yıllarda gençlerde de sıkça görülmeye başlandı. Hatta unutma şikayetiyle doktora başvuran gençlerin sayısı gözle görülür bir şekilde arttı. Uzmanlar yoğun ve stresli iş hayatına sahip kişilerin unutkanlık sorunu yaşama ihtimallerinin çok yüksek olduğunu söylüyorlar. Ve bu tip ortamlarda çalışanların unutkanlık problemini, disiplinli ve programlı yaşam tarzının benimsenmesiyle aşabileceklerini belirtiyorlar. Ayrıca bu sorunu yaşayanları birden fazla şeyle aynı anda ilgilenmemeleri konusunda uyarıyorlar. Televizyon izlerken gazete okumamak ya da telefonla konuşurken gelen mailleri kontrol etmemek gibi.


UNUTKANLIK, yediden yetmişe herkesin gündelik problemi olmaya başladı. Randevularımızı, tanıştığımız kişilerin isimlerini, bazen çantamızı, anahtarımızı, hatta hangi günde olduğumuzu bile unutmaya başladık. En komiği de elimizdeki kalemi, başımıza oturtuğumuz gözlüğümüzü arar hale geldik. Abarttığımızı düşünebilirsiniz ancak hal, gerçekten böyle. Allah’tan bir süre sonra hatırlayıveriyoruz da içimiz rahatlıyor. Bu tür basit unutkanlık'lar, çoğu kez kısa süreli ve geçicidir. Yoğun çalışma hayatı, stres, uykusuzluk ve yorgunluk gibi etkenler, bu tür küçük unutkanlık'ları artırabilir.
Yaş ilerledikçe, vücudumuz gibi, zihnimiz de doğal olarak biraz daha zayıflayabilir. Ancak bu durum, hiçbir zaman günlük hayatımızı etkileyecek boyutlara varmaz. Herkesin “dilimin ucunda ama bir türlü söyleyemiyorum” dediği anlar vardır. Bir akşam önce yediğiniz yemeği, telefonda konuştuğunuz kimseyi, daha önce gittiğiniz adresin tarifini unuttuğunuz olmuyor mu? İlginç olan kimsenin bunların üzerinde durmaması. “Normaldir, herkes unutabilir” avuntusu bize bu problemi çabucak unutturur.

Belli bir yaştan sonra beyinde meydana gelen küçülme, tahribat, kan akımının bozulması gibi sebeplerle unutkanlık meydana gelebilir. Yeni şeyleri öğrenemez. Belli dönemlerde hafızasında iz bırakan olaylarda ve geçmişte takılır kalır.

Unutkanlık yaşı 20’lere düştü

Uzmanların yaptığı araştırma, unutkanlık yaşının son dönemlerde 20’li yaşlara kadar düştüğünü ve bu vakaların çoğunun gelecek endişesinden kaynaklandığını ortaya koydu. Unutkanlık yaşının 65 yaş sınırından 20’li yaşlara kadar düştüğünü belirten uzmanlar, genç yaştaki unutkanlığın gelecek düşüncesinden kaynakladığını ifade ederken, gençlerde kısa süreli de olsa görülen unutkanlığın dikkate alınmasını tavsiye ediyor. Erciyes Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Yıldız Özkan Dereli, gençlerin özellikle birinci derecede önemli olmayan ancak bilinmesi faydalı olabilecek bilgileri unuttuğunu kaydederek, “Özellikle imtihanların sebep olduğu gelecek endişesi ve hayat mücadelesiyle ilgili problemler, gençlerde unutkanlığa yol açıyor. Unutkanlığın sebepleri yoğun iş temposunda çalışma, fiziksel veya ruhsal yorgunluk, stresli hayat, depresyon, ilgi azlığı, doyumsuzluktan kaynaklanan isteksizlik, kullanılan bazı ilaçlar, tiroit bezinin iyi çalışmaması, televizyon ve bilgisayar karşısında çok fazla zaman geçirme, B12 vitamini eksikliği, teknolojinin getirdiği tembellik ve hazırcılıktır” dedi.

Unutkanlık hallerine dikkat

Unutkanlık pek çoğumuzun başına gelen bir durumdur. Ancak, bu durum ciddi bir hal alıp, oturduğumuz yeri, yakınlarımızın ismini ya da bu gibi önemli şeyleri hatırlayamama olayı yaşanırsa, neler yapılmalıdır? Unutkanlığın sebepleri çeşitlidir: Beyne kan gitmemesi-atardamar tıkanıklığı, başın bir yere sertçe çarpılması veya bunama olabilir. Bilinç kaybı ve unutkanlığın kendi kendine tedavisi yoktur. Mutlaka hemen bir doktora gidilmesi gereklidir. Ancak, eğer söz konusu kişi şeker hastasıysa ve bir öğün atladıysa, kuru meyve ya da portakal suyu iyi gelebilir. Unutkanlık ve bilinç kaybını önlemek için, reçetesiz satılan ilaçlardan uzak durmak ve aşırı alkol ve uyuşturucu kullanımında bulunmamak gereklidir.

Taksilerde unutulan eşyaların yüzde 70'i kadınlara ait.

‘‘Kayıtlarımıza göre, kadınlar daha unutkan. Taksilerde unutulan eşyaların yüzde 70'inin kadınlara ait olduğu ortaya çıktı. Üzerlerinde isim, adres, telefon numarası bulunanları arayarak sahiplerine veriyoruz. Sahibi bulunmayanları büromuza gelip almaları için bekletiyoruz. Sene sonunda ise Maliye Bakanlığı'na teslim ediyoruz. Ama şoför arkadaşlar taksilerde unutulan eşyalar nedeniyle epey sıkıntı çekiyorlar.’’

Şoförler Odası Başkanı Ahmet Çiçek, taksilerde çanta, şemsiye, kazak, tülbent, paspas, kilim, protez ayak, tef, cümbüş, diş aleti, olta, avukat cübbesi, gecelik, yorgan, battaniye, yastık, eldiven, kaşkol, diş protez makinesi, iç çamaşırı, etek, perde, makyaj malzemeleri, dişli dikiş makinesi ayağı, çaydanlık takımı gibi eşyalar bulunduğunu sözlerine ekledi.

Unutkan yolculardan İETT bütçesine katkı

İETT Genel Müdürlüğü, otobüslerde unutulan 808 adet çeşitli eşyayı açık artırma yöntemiyle satacak.

 

Açık artırmada, önceki yıllarda kalanlarla birlikte toplam 808 adet eşyanın satışa sunulacağı belirtilen açıklamada, son 1 yıl içindebin 96 adet eşyanın İETT otobüslerinde unutulduğu anlatıldı. 

 

Açıklamada, otobüslerde unutulan ya da düşürülen para miktarının ise 1 milyar 71 milyon 850 bin lira olduğu vurgulanarak, son 1 yılda 939 adet nüfus cüzdanı ve çeşitli kimlik kartı, 33 saat, 28 cüzdan, 26cep telefonu, 17 giyim eşyası, 14 şemsiye, 12 gözlük, 11 kırtasiye malzemesi, 9 elektronik eşya, 4 ayakkabı ve 3 ziynet eşyasının otobüslerde bulunduğu kaydedildi.  

Otobüslerde unutulan ve 1 yıl içinde geri alınmayan paranın yanı sıra eşya satışından elde edilen gelir de İETT bütçesine aktarılıyor.

Unutkanlıktan kurtulma yöntemleri

Bellek kaybı bizim bunama, yabancıların Alzheimer dedikleri hastalığın bir belirtisi olabilir. Unutkanlık,günümüzün en yaygın sorunlarından biri oldu çıktı. Belki günlerimizi eskiye göre çok daha yoğun geçirdiğimiz için belleğimiz bizim hızlı yaşantımıza ayak uyduramıyor. Ama hemen ümitsizliğe kapılmak da doğru değil. Amerikalı psikolog Cheryl Buggy, yapılması gereken ilk işin kişinin özgüvenini yeniden kazanması olduğunu belirtiyor. Basit tekniklerden yararlanarak unutkanlık sorunu'nu çözümleyeceğinize yürekten inanmalısınız. Uzmanlar, insan beyninin önemsenen hususları mutlaka hatırladığını ileri sürüyorlar. Bu durumda unutkanlığınızın başlıca kaynağı siz oluyorsunuz. Unutkanlık korkusu, gerçekten unutmaya başlamanızı sağlıyor. Aslında yetenekleriniz konusunda pozitif düşüncelere ağırlık verirseniz, belleğiniz dahil olmak üzere bir çok özelliğinizde gelişme sağlarsınız.


Ne kadar unutkan olursanız olun, şu gerçek sakın aklınızdan çıkmasın: Beyin dinlenmeye ihtiyacı olan bir fiziksel organdır. Uyku yetersizliği beynin çalışmasını çok olumsuz bir şekilde etkiler. Eğer sık sık birşeyler unutmaktan yakınıyorsanız, öncelikle düzenli ve yeterli uyku uyuyup uyumadığınızı araştırın. Bu arada beslenme alışkanlıklarınızı ve egzersiz programınızı da gözden geçirmelisiniz.


Bulmacanın fayadaları


Unutkanlık'tan kurtulma çalışmalarında, sizin için öncelik taşıyan hususları saptamak önemli. Günlük faaliyetlerinizin fazla dağınık olması da sonunda unutkanlık yaratır. Her gün neler yapmanız gerektiğini bilirseniz, zihniniz fazla dağılmaz. Size çocukları örnek gösterelim. Çocuklar herşeyi çok iyi hatırlarlar, çünkü beyinleri başkalarıyla ilgili düşüncelerle meşgul değildir. Unutkanlığı en aza indirmek için küçük hileler uygulayabilirsiniz. Örneğin; birisiyle tanıştırıldığınızda o kişi ismini söylediği zaman dikkat kesilin. Daha sonra da tanıştığınız kişinin adını kendi kendinize bir kaç kez tekrarlayın. Daha sonra bir adım ileri gidin ve tanıştığınız kişinin dikkatinizi çeken özelliklerini içinizden sıralayın


Alışveriş yapmak için bir markete gittiğiniz zaman satın almanız gerekenleri hatırlamak için kendinizle ilgili bir senaryo yaratın. Sabahleyin kalktınız dişlerinizi fırçaladınız , yüzünüzü sabunladınız, kahvaltı sofrasına oturdunuz. Bu işleri yaptığınızı hatırlarken, evdeki eksikleri de hatırlayacaksınız. Yakınlarınızın önemli yıldönümlerinin tarihlerini hatırlamak için de kendi kendinize bu tarihlerle ilgili yakıştırmalar yapın. O yakıştırmaları hatırlamanız daha kolay olacaktır. Günlük işlerinizi bir kağıda not edip bunu evde sizin kolayca görebileceğiniz bir yere asın.


Vücut egzersizleri yaparak fiziksel bakımdan güçlenmeye çalışıyorsunuz. Beyninize de aynı şekilde bazı egzersizler uygulayarak güçlenmesini sağlayabilirsiniz. Belleğinizin güçlenmesi için elinizden geleni yapmadan kendinize unutkan sıfatını yakıştırmayın. Bol bol bilmece çözmek, ölmüş akrabaların isimlerini soyadlarını hatırlamaya çalışmak, belleği güçlendirmenize yarayacak yöntemler.

Aşırı unutkanım

16 yaşında bir gencin bu derecede unutkan olması çok normal değil. Muhtemelen sinir sistemini etkileyen bir sorun olmalı. Nöroloji uzmanı bir doktora başvurmanız gerekiyor.


Göbeklenme ile ilgili sorununuzun dengesiz beslenmeye bağlı olduğunu düşünüyorum. Yemeklerinizdeki yağ ve karbonhidratları azaltmanız gerekiyor. Bildiğiniz gibi karbonhidratlar, unlu, nişastalı ve şekerli gıdalarda bulunmaktadır. Ayrıca düzenli spor yapmanızı da öneriyorum. Böylece vücudunuz istediğiniz şekle kavuşacağı gibi kramp gibi kas güçsüzlüğüne bağlı sorunlardan da böylece kurtulabilirsiniz

Unutkanlık sebepleri

 

20 yaşında bir öğrenciyim. Sorunum unutkanlık. Aslında zeki ve akıllı olduğumu söylerler, ama çok çabuk öğrendiğim halde çok da kolay unutuyorum. Acaba bir sorunum mu var?

 

Unutmak, hafızanın yeni bilgilere yer açmak için başvurduğu yollardan biri. Çok kolay öğrendiğinizden bahsediyorsunuz. Bu kadar kolay öğrenmek, bilgilerin beyinde yeterince kalıcı bir yer tutmasını engelliyor sanırım. Ayrıca bu bilgiler size ilginç gelmiyorsa ve zaman içinde tekrarlanmıyorsa kolayca uçup gidiyor. Bence sizin hafıza sorununuz yok. Unutmayı önlemenin yolu öğrendiğiniz bilgileri zaman zaman tekrarlamak.

Unutkanlığı unutturacaklar
Unutkanlığın önlenmesi çalışmalarında fareler üzerinde yapılan deneylerde başarı sağlayan bilim adamları, insanlarda yaşlılıkta da öğrenme ve hafıza fonksiyonlarını canlı tutacak bir ilaç geliştirmeye çalışıyor.
İngiltere Wolfson Biyomedikal Araştırmalar Enstitsü’nde, College Üniversitesi bilim adamlarından Karl Peter Giese başkanlığında çalışan ekip, genleriyle oynadığ farelerin, ilerleyen yaşlarına rağmen genç oldukları dönemlerdeki kadar hızlı öğrenmelerini sağladı.
Öğrenme ve hatırlama yeteneğinde kilit önemi bulunan, beynin “hippokampus” bölümündeki sinir hücrelerinin hareketi, yaşlılıkta hafıza zayıflamasının nedeni olarak görülüyor. Bu sinir hücrelerinin, aldıkları bir sinyali ilettikten sonra yeniden bir sinyal iletecek konuma gelebilmeleri için zamana ihtiyacı oluyor. İnsan yaşlandıkça, bu süre uzuyor. Bilim adamları genetik değişime uğrattıkları farelerde, bu süreyi ilerleyen yaşa rağmen kısaltmayı başardı.
Unutkanlık'lar geri gelmeyecek
Uzmanlar, sinir hücre zarlarındaki potasyum kanallarının aktivitesini etkileyen Kvss1.1 proteininin üretimini engelleyerek, hücrelerin yeniden görev yapma süresini hızlandırdı. Giese, yaşlı farelerin, genç farelerin sahip olduğu tüm zihinsel fonksiyonlara kavuştuklarını ve Kvss1.1 proteininin bulunmasıyla yaşlılığa bağlı unutkanlık sorunu'nun çözüldüğünü açıkladı.
Bilim adamları, aynı genetik değişim etkisini yapacak ve insanlarda yaşlılıkta da öğrenme ve hafıza fonksiyonlarını canlı tutacak bir ilaç geliştirmeye çalışıyor. Uzmanlar, böyle bir ilacın geliştirilmesi halinde, eldeki veriler doğrultusunda bu ilacın yalnızca beynin eski çalışma kapasitesine ulaşmasını sağlayacağını, ancak unutulanları geri getirmeyeceğini vurguluyor.

Unutkanlığın nedeni stres
Erzurum SSK Hastanesi Asabiye Servisi Şefi Dr. Mehmet Yavuz, insanların sıkıntılı ve gergin olduğu hallerde yeni bilgileri öğrenmekte zorlandıklarını ve eski bilgileri unuttuklarını belirtti. Yavuz, “Unutkanlık, psikolojik kökenli ve daha çok gerginlik ile sıkıntıya bağlı olan kayıt hafızasının zayıflamasıdır. Bu, beyin hastalıklarıyla ortaya çıkan hafıza bozukluklarından farklıdır” dedi. Dr. Yavuz, hafıza bozukluklarının ciddi beyin rahatsızlıklarıyla ortaya çıktığını ve bunlardan en önemlisinin bunama olduğunu vurgulayarak, unutkan insanlara şunları önerdi: “Sebze ve meyveyi bol tüketin. Yürüyüş yapın. Düzenli duş alın. Zihinsel egzersiz yapın. Bol bol bulmaca çözün ve kitap okuyun.”

Unutkanlığı önleyen protein bulundu
Farelerin beyninde bulunan ve sinirlerin sinyallerini ileten bir proteinin, yaşlılıkta öğrenme yeteneğinin azalmasında ve hafızanın kötüleşmesinde rol oynadığı belirtildi. Almanya’daki Max-Planck Enstitüsü’nde görevli bilim adamı Thomas Blank ve ekibi, yaşlı farelerin beyninde bir proteinin, genç farelere göre daha fazla bulunduğunu tesbît etti. Bu proteinin çoğalmasını engelleyen bilim adamları, farelerin öğrenme yeteneğinin yaşlandıklarında azalmadığını belirlediler. Blank, bu proteinin çoğalması ilaçla durdurulduğu takdirde, yaşlılıkta da hafızanın güçlü kalmasının sağlanabileceğini söyledi.

Zihni çalıştırmak unutkanlığı önlüyor
Amerikan Tıp Derneği, zihinsel alıştırmaların yaşlıların hayatını kolaylaştırdığını bildirdi. ABD’li uzmanlar, “Sonuçlar, yaşlı insanların geç başlamış bile olsalar, zihinsel egzersizlerin yıllar sonra da faydasını gördüğünü” açıkladı. 3 bin ABD’li arasında yürütülen çalışmada, zihinsel alıştırmalar yapan grup, beş yıl sonra bile bu çalışmaların günlük hayatta faydasını gördü. İnsanlar, telefon numaralarını hatırlayabildiklerini ve kafadan basit hesaplar yapabildiklerini anlattı.

Unutmaktan korkmayın!
 
Son ‘Tsunami’yi unutmayız sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Yüz binlerce cana mal olan milyonlarca insanı maddi ve manevi yaralayan bu olay da gün gelir unutulur. Bazıları hemen unutur ve ceset kokuları arasında o cesetlerden daha fena kokular çıkararak ertesi günü dans edip tepinmeye devam ederler. Bazıları daha uzunca bir süre unutamazlar ama hayat devam etmektedir onlar da ülkelerine döner günlük olağan hayatın dağdağası içine gömülür giderler. Sonuç olarak insanoğlu unutur. İşte bu ‘unutma’ belki de Allah’ın insanoğluna en büyük lütuflarından biridir. Yoksa insanın hali ne olurdu?
İş hayatında da bu ‘unutma’ işi bugünlerde daha bir önem kazanmış bulunuyor. Hatta “Değişimin çok hızlandığı bu bilgi çağında insanlara ‘unutmayı öğretmek’ onlara ‘öğrenmeyi öğretmek’ten daha önce gelir” diyenlere bile rastlanıyor. Oysa yönetim akımlarının son yıllarda en önde gelenlerinden biri ‘Learning Organisations’ yani ‘Öğrenen Organizasyonlar’dır.
İnsanoğlu iktisadi hayatta da çağlar boyu büyük dalgalara maruz kalmıştır. Bu dalgaları en iyi yorumlayanlardan biri de Alvin Toffler’dir. Malum ‘Üçüncü Dalga’ isimli kitabında avcılıktan tarıma, tarımdan sanayiye, sanayiden bilgi çağına geçişleri iş hayatının tsunamileri olarak tanımlamıştır Toffler.
İşte bu dalgalarla yeni dönemlere adım atıldığında iş ve yönetim hayatının en önemli problemi bir önceki dönemde başarılı sonuçlar veren tutum, davranış ve uygulamaların unutulamamasıdır. Burada bence
Einstein’ın kurduğu teori kadar önemli sözü akla geliyor: İnsanların önyargılarını, paradigmalarını parçalamak atomu parçalamaktan daha zor geldi bana...
İnsanlar bilginin ışık hızıyla yayıldığı bu yeni çağda her an yeni bir değişim dalgasının gelebileceğini unutmadan; eski alışkanlıklarını unutmak zorundadırlar. Aksi takdirde değişimle baş etmek mümkün değildir.
Şimdi bir liranın bir milyon değerinde olduğunu unutmadan alışveriş yapın ama ‘evlenmesine beş on yıl var gerçi, neme lazım çamaşır makinesini atalım kızın çeyizine’ demeyin beyaz eşya daha da ucuzlayabilir, çünkü Türkiye 2005 ile birlikte yepyeni bir çağa adım atıyor. Yeni bir yıla yeni ümitlerle girme keyfini yaşatanlara teşekkürler...
Ah şu unutkanlık
Gaziantep’ten yazan Sevgili Okuyucumuz Fatih; hafızanızın zayıf olduğunu düşündüğünüzü, okuduğunuz birçok şeyi aklınızda tutamadığınızı yazmış, bu durumunda sizi çok üzdüğünü, endişelendirdiğini belirtmişsiniz.
Ticaretle uğraştığınıza ve aynı zamanda A.Ö.F. öğrencisi olduğunuza göre sürekli bir çalışma ortamında olduğunuz belli. Siz önce probleminizin ne kadar ciddi olduğunu anlamaya çalışın. Unutkanlığınız daha çok okuduklarınız üzerinde mi etkili yoksa günlük yaşantınızda, işyerinizde, verdiğiniz sözlerde de unutkan mısınız?
Unutkanlık bazen aşırı yorgunluk, beynimize aşırı yüklenme sonucu meydana gelebileceği gibi, başka bir rahatsızlığın belirtisi de olabilir.
Sadece okuduklarını ya da dinlediğin bir hikâyeyi, fıkrayı ve benzeri olayları unutuyorsan bunun sebebi; tekrar edilmeyen, hafızaya yerleştirilmeyen bilginin çabuk silinmesi olabilir.
Bunda okuma alışkanlığımızın azlığı da etkendir. Bu bağlamda bahsettiğin kitaplardan, İnkılap, Rota, Timaş, Akaşa vb. yayınevlerinin “hafıza”, “bellek güçlendirme”, “okuduğunu anlama vb.”, konulardaki kaynaklarından yararlanabilirsiniz.
Ancak dediğim gibi günlük yaşantında da hafızan konusunda ciddi problemlerle karşılaşıyorsan sana öncelikle bir psikiyatriste görünmeni tavsiye ederim. Beslenmene ve uykuna da özen göster. Sağlık ve başarılı günler dilerim.


Unutkanlık sebepleri
Hafıza yani bellek, hatıraların bir kodlama sistemiyle dizili olduğu bir kütüphaneye benzer. Kütüphanemize kitapları dizerken, bir sınıflama yöntemi seçtiğimiz gibi, bilgileri de belleğimize aynı şekilde yerleştiririz. Daha sonra bunu, depolama dönemi takip eder. Bundan sonra bellek kütüphanesinde istediğimiz bir kitabın aranacağı hatırlama dönemi gelir. Unutmak, saklanan bilgilerin geri çağrılamama durumudur. Bireylerde karşılaşılan en sık bozukluklar istenilen kelimeyi bulamamaları ve genellikle “dilimini ucunda” şeklinde yanıt vermeleridir. Unutmada, aslında zamanla kelime hatırlanır ama daha fazla zaman alır yani kelime belleği terk etmemiştir ama hatırlama süresi uzamıştır.

Unutkanlığı Hafife Almayın!
Hastalık yüzünden artık parlak günlerini bile hatırlamayan Ronald Reagan, Rita Hayworth Alzheimer Hastalığına yakalanan tanınmış kişiler.. Ünlülerden öncede var olan hastalık, masum unutkanlıklarla başlıyor.
Alzheimer, 'Bunama' nasıl ortaya çıkıyor?
Alzheimer, “demans”, yani halk arasında sık kullanılan deyimle bunamanın en uç noktası. Her şey orta yaşlarda ortaya çıkan küçük ve masum unutkanlıklarla başlıyor. Sonra da algılama, dikkat, zeka, yargılama, soyutlama, hesaplama ve gerçeği değerlendirme gibi bilmeye ve kavramaya ait bütün yetenekler büyük hızla yok oluyor. Alzheimer ise bu hızlı çöküşün son durağı. Bu sok durakta tıbbın yapabileceği fazla bir şey yok. Ama ya o küçük ve masum unutkanlıkların ileri yaşlarda ortaya çıkacak ciddi bir hastalığın işareti olabileceğinden habersiziz.

© 2022 Tüm hakları Saklıdır.
Şartlar ve Koşullar  |   Gizlilik ve Çerez Politikası