Sarımsağın Faydaları nelerdir
2010-01-02 18:30:54 Kadinlaricin.net sitesinde Sarımsağın Faydaları nelerdir baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Sarımsağın Faydaları nelerdir ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |
Sofralarımızdan eksik etmediğimiz sarımsağın, kokusunun bile tansiyonu düşürmeye yettiği ortaya çıktı. Sarımsak yenince nefeste oluşan kokuya yol açan bir kimyasal maddenin, vücudu yüksek tansiyon ve kalp krizinden koruduğu belirlendi. ABD’nin Alabama Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, sarımsaktaki “allisin” maddesinin hidrojen sülfatta parçalandığını ve bunun da nefesin ve derinin kokmasına sebep olduğu anlaşıldı. Araştırmacılar, bu kimyasal maddenin ayrıca damarların genişlemesini sağlayarak, yüksek tansiyonu düşürdüğünü tespit etti. Kalp krizine karşı sarımsak Sarımsağın damar sertliğine karşı olumlu etkileri bilimsel olarak ispatlandı. Almanya’da Berlin Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yapılan ve internette Online-hausarzt sağlık hattında yayınlanan araştırmanın sonucuna göre, sarımsak damarlarda sertliği önleyerek, kalp krizine karşı etkili oluyor. 280 hasta üzerinde dört yıl süreyle yapılan araştırmada, arteriosklerotik plakları bulunan hastaların, sürekli sarımsak almaları halinde, bu plakların küçüldüğü gözlendi. Sarımsağın, özellikle kadın hastalarda iyileştirme oranının daha yüksek olduğu ortaya çıkarken; insanlarda, yararlı HDL kolesterol oranını artırdığı ve zararlı LDL kolesterol oranını düşürdüğü de kaydedildi Sarımsak kanser düşmanı Amerikalı bilim adamları, çiğ ve pişmiş sarımsak yiyenlerin, sarımsak tüketimi az olan insanlara göre, mide kanseri riskini yüzde 50 azalttıklarını belirledi. Araştırma sonuçlarına göre sarımsak tüketimi fazla olan insanlar, rektum kanseri riskini ise üçte iki azaltıyor. Sarımsak haplarının aynı etkiyi ortaya koymadığını belirleyen bilim adamları, bu sonucu sürpriz olarak karşılarken, sarımsağın mide kanserine neden olan Helicobacter pylori bakterisine karşı etkili olduğunu belirtiyorlar. SARIMSAK kanseri önlüyor Sarımsağın birçok kanser türünü önleyici rolü bir kez daha ispatlandı. Kuzey Carolina Üniversitesi’nde yapılan araştırmalarda, sarımsağın vücudun savunma sistemini, enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı uyardığı belirlendi. Mütehassıslar, sarımsağın içinde bulunan anti kanserojen maddelerin mide ve kalın bağırsak kanserlerinin yanı sıra meme ve prostat gibi kanser türlerine karşı etkili bulunduğunu açıkladılar. Sarımsakla ilgili yapılan 19 ayrı araştırmada, sarımsağın içinde belirlenen yüksek miktarda selenyum ve mineraller anti kanserojen etki yapıyor. Gribe karşı sarımsak Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmokoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yalçın Tekol, gripten korunmak için her gün 3-4 diş sarımsak yemenin yeterli olduğunu belirtti. Prof. Dr. Tekol, bir virüs enfeksiyonu olan gribin, özellikle kış aylarında birçok kişiye bulaştığını kaydetti. Anadolu’da ilk Türkçe tıp kitabını yazan Geredeli İshak’ın, sarımsak için “Soğuktan olma bilcümle sayrulukların (Hastalıkların) panzehiridir” ifadesini kullandığını hatırlatan Tekol, doğal tıbbın önde gelen ülkelerinden Çin’de, sarımsağın soğuk algınlığına yol açan virüslerin çoğalmasını önlediğinin belirlendiğini söyledi.
Çiğ olarak yiyin
Prof. Dr. Tekol, “Sarımsak; grip virüslerinin vücutta çoğalmasını engelleyen ‘allicine’ ve ‘aliin’ maddelerini bol miktarda içerir. Dolayısıyla günde 3-4 diş sarımsak yemek, gripten korur. Ancak, sarımsağın tesirini göstermesi için hastalığa yakalanmadan önce ve çiğ olarak yenmesi gerekir. Aksi halde tedavi edici özelliği yoktur” dedi. Tekol, gribi önlemek için yenecek sarımsağın aynı zamanda, yüksek tansiyonu olanlarda tansiyon düşürücü, kan pıhtılaşmasını geciktirici ve kolesterol düşürücü gibi etkileri de bulunduğunu vurguladı.
C vitamini iyileştirmiyor!
Prof. Dr. Yalçın Tekol, C vitaminin gribi önlediği inanışının yanlış olduğunu savunarak, “C vitamininin gribi önleme ya da iyileştirme bakımından bir etkisi yoktur. ‘C vitamini ile gribi geçireceğim’ düşüncesiyle bilinçsizce ve aşırı dozda alınan bu vitamin, böbrek taşına yol açarak zararlı bile olabilir” dedi. Sarımsağın ana vatanı Mısırlıların, piramitlerin yapımında çalışan işçilere hergün yemek olarak ekmek ve sarımsak vermesi, tenya-bağırsak solucanı olanların boyunlarına sarımsak kolyeleri takmaları, Hindistan’da yaşanan tifüs salgınlarında halka sarımsak dağıtılması gibi... Kokusu dışında sağlık ve lezzet olarak mutfağımızın kıymetli sebzesi Sarımsağın ana vatanı Orta Asya. Antik çağlarda Hazar Denizi çevresinde, bugünkü Kazakistan-Özbekistan topraklarında yetiştirildiğini görüyoruz. M.Ö. 3000’li yıllarda Çin’de biliniyor. Zamanla Mezopotamya topraklarına, İtalya’ya gidiyor ve buralardan Avrupa’ya yayılıyor. Amerika’nın keşfiyle Colomb’un kıtaya getirdiği fasulye, mısır, domates gibi sebzelere karşı sarımsak tersine yolculuk etmiş. Yine Colomb’un denizcileri tarafından, Avrupa’dan Güney Amerika’ya götürülmüş. Büyücülüğün ve doğaüstü kuvvetlere inancın yaygın olduğu Orta Çağ’da sarımsak kötü ruhlara karşı kullanıldı. Uğursuzluklara, şeytana hep sarımsakla karşı koymaya çalıştılar. O devirde, yolunu kaybetmemek için yolcular, gemisi batmasın diye gemiciler, olumsuz hava şartlarına karşı seyyahlar kısacası herkes sarımsak bulundururdu üzerinde.
MUTFAKTA SARIMSAK Eski Yunan’da (pis kokulu) diye adlandırılıyor. Aristokratlar arasında kokusundan dolayı sevilmiyor. Ama Hipokrat ve Aristo, kitaplarında övgüyle yer veriyor. Roma İmparatorluğunda, askerler, atletler güç kazanmak için sarımsak yiyorlar. 7. ve 8. yüzyılda Fransa’da çiftçilerin tarlasında, bahçesinde sarımsak yetiştirmek mecburi. 17. ve 18. yüzyılda ise yine Fransa’da hemen hemen her yemeğin yanında garnitür olarak servis yapılıyor. Yeni evli çiftlere gerdek gecesinin sabahında sarımsak çorbası ikram ediliyor. Yine bu yıllarda, Rusya’da Sibiryalılar vergilerini sarımsakla ödüyorlar. Lezzetli olmasını istediğimiz her yemeğe düşünmeden eklediğimiz tatlandırıcıdır. Sarımsak katılmış köfte, kırmızı et, tavuk, balık marinadları, zeytinyağlı sebze yemekleri... Hele yoğurt ... Türk mutfağında kullanımı bol. Akdeniz ülkeleri Fransa, İtalya, İspanya mutfaklarında bu miktar çok daha fazla.. Mesela Fransa’da sadece sarımsakla yapılan “sarımsak çorbası” ve “Sarımsak sosu” var.
MUTFAĞINIZDAKİ DOKTOR Sarımsak eski çağlardan beri tıp konusunda en fazla kullanılan yiyecek maddelerinin başında gelir ve birçok faydası vardır: Mikrop ve bakterileri öldürür, yaraları iyileştirir. Mide, kalp, akciğer hastalıklarına iyi gelir. Astım, grip ve bağırsak kanseri tedavisinde etkilidir. İdrar söktürür Laksatif (bağırsak düzenleyici) ve afrodziyak (cinsel gücü arttırıcı) özelliği vardır. Böcek, yılan ısırmalarında tedavi edici özelliği bulunur.
Klasik Fransız sarımsak çorbası MALZEME: 6-7 diş sarımsak, ? 2 kaşık zeytinyağı, ? 1 ufak havuç,? 1 ufak şalgam, ? 1 pırasa ?1 ufak patates, ? 2-3 kereviz yaprağı ? kekik, defne, tuz, biber
HAZIRLANIŞI: Sebzeler ve sarımsaklar soyulur, ufak doğranır. Zeytinyağında 2-3 dakika çevrilir. Tuz, defne, kekik eklenmiş suda haşlanır. Mikserden geçirilir. Kızarmış ekmek dilimleri üzerinde servis yapılır.
SARIMSAK TURŞUSU Yarım kilo sarımsak, > 1 su bardağı sirke, > 1 silme yemek kaşığı deniz tuzu, > 1-2 sap kereviz yaprağı, > 3-4 sap dereotu. Sarımsakları ayıklayın. Kaynar suda bir dakika bekletin, süzün ve kurulayın. Aralarına kereviz ve dereotu yapraklarını koyarak sarmısak dişlerini kavanoza yerleştirin. Diğer yandan sirke ve tuzu birkaç dakika kaynatıp soğumaya bırakın. Sirke ve tuz karışımını soğuduktan sonra sarımsakların ustünü örtecek şekilde kavanoza boşaltın. Kuru ve az ışık alan bir yerde bir ay süre ile bekletin. Tek başına veya yeşil zeytinin yanında servis yapabilirsiniz.
SARIMSAKLI PATATES SALATASI
4 kişilik 4 orta boy patates 2 çorba kaşığı zeytinyağı 1 su bardağı yoğurt 6-7 diş sarımsak Tuz, kırmızıbiber, süslemek için dereotu, maydanoz
Patatesleri haşlayıp püre haline getirin. Zetinyağı, tuz ekleyin. Kaşıkla düz bir kaba yayın. Sarımsakları tuzla birlikte iyice ezin, yoğurda katın. Sarımsaklı yoğurdu, pürenin üzerine yayın. Kırmızı biber serpin, üstünÜ dereotu ve maydanozla süsleyerek servis yapın.
Sarımsak yaşlanmayı önlüyor Genç kalmanın bir diğer sırrını, ‘‘sigara içmemek’’ olarak açıklayan uzmanlar, günde üç beş fincan çayla, haftada iki üç kez yenen balığın da yaşlanmayı önleyeceğini belirtiyorlar.
Ortalama yaşam süresini 2050 yılında 90'ın üzerine çıkarmaya çalışan ve dinç kalmanın sırlarını araştıran bilim adamları, ‘‘Sigara içilmemeli. Bezelye, brokoli, kepekliler gibi lifli yiyecekler tercih edilmeli. Kolesterol limitinin 200'ün altında ve kilonun normal olmasına dikkat edilmeli. Haftada birkaç kez 30 dakikalık egzersizler yapılmalı. Dayanıklılık korunmalı, esnek olunmalı. Yeterli uyku alınmalı. Stresle yaşamayı öğrenmeli, ama elden geldiğince stresten uzak durulmalı. Aile ve arkadaşlarla ilişkiler sıkı tutulmalı. Olaylara pozitif yaklaşmalı’’ önerilerinde bulunuyorlar.
Her gün düzenli olarak sebze ve meyve ile sarımsak yenilmesi, günde üç beş fincan çay içilmesi, C, A ve E vitaminleri alınması ve haftada iki ya da üç kez balık yenilmesi, yaşlanmayı yavaşlatıyor.
Sarımsak
Kan dolaşımı ve yüksek kolesterol için yararlı bir besin maddesi. Yapılan çalışmalar, sarmısakta bulunan alisin adında bir maddenin kan dolaşımını düzene soktuğu sonucunu ortaya çıkardı. Alisin ancak sarmısak çiğken ezildiği takdirde etkisini gösterir. Pişmiş sarımsak bu maddeden yoksun kalır
Saymakla bitmeyecek kadar yararları olan bu bitkinin, yendikten sonra ağızda bıraktığı kokusu nedeniyle çok fazla tüketimini engellemektedir. O halde, enlemesine ikiye böldüğünüz sarımsağı, yemek kabının dibine ve kenarlarına sürün. Sarımsağı bütün olarak tencereye atıp, servisten hemen önce çıkarabilirsiniz de.
Sarımsaktaki bir madde kanser hücrelerini öldürüyor
Kokusu çok rahatsız edici olsa da sarımsağın sağlığımız üzerindeki etkisi küçümsenemez. İsrailli bilim adamları şimdi sarımsak içindeki alisin etki maddesinin kanser hücrelerini öldürdüğünü buldular.
Alisin maddesi, sarımsağın kesilmesi veya ezilmesi sırasında alinaz enziminin alin olarak bilinen bir maddeyle tepkimesi sonucunda oluşmakta. Alisinin hücreleri öldürdüğü birkaç yıldan bu yana biliniyordu.
Fakat alisin çok çabuk indirgendiği için, sarımsak yendiği zaman zarar vermez. Weizmann Enstitüsü’nden David Mirelman başkanlığında farelere insandan alınan lenf bezi kanser hücreleri aşılayan araştırmacılar, alisin maddesinin verilmesinden üç gün sonra neredeyse tüm kanser hücrelerinin etkisiz hale geldiğini saptamışlar.
Tahminlere göre kanser hücrelerinde üretilen yeni alisilin maddesi en etkilisi ve lenfom hücrelerini kesin bir şekilde öldürmekte. Fakat hızla indirgenen alisin aynı zamanda zehirli olduğu için de sadece etkilemesi beklenen bölgeye ulaşması gerekiyor.
Bilim adamları bu amaçta lenfom hücrelerini tanıyan ve bunlara yapışan belli başlı bir antikordan yararlanıyorlar. Farelere uygulanan antikor tedavisinden sadece üç gün sonra kanser hücrelerinin %85-96’sı etkisiz hale gelmiş ve antikorlar sadece kanser hücrelerine yapıştıkları için de sağlıklı hücreler zarar görmemiş. Yeni yöntemle daha az zehirli alternatif kanser tedavilerinin geliştirilebileceği sanılmakta.
1000 yılın bitkisi The New York Times Magazine, ‘‘Kutsal Sarmısak’’ diye başlık attı
Amerika'nın en etkili yayın organlarından The New York Times Magazine, İnternette hazırladığı ‘‘1000 Yılın En İyileri’’ sayfasında sarmısağı son 1000 yılın en iyi bitkisi seçti. ‘‘Kutsal Sarmısak’’ başlıklı yazıda sarmısağın insanlık tarihindeki yerinden özelliklerine kadar, tüm konular ele alındı.
Sofraların vazgeçilmez lezzeti sarmısak, sağlık açısından üstün nitelikler taşıyor. Sarmısağa özgün koku ve lezzetini, içerdiği kükürtlü, uçucu bir yağ veriyor. Birleşiminde bu yağın yanı sıra karbonhidrat, protein, kalsiyum, fosfor, demir ve A, B ve C vitaminleri bulunan sarmısak son derece zengin bir besin. Kansere karşı da etkili bir bitki. İçerdiği antioksidantlı maddeler sayesinde kanser oluşumuna neden olan zararlı kimyasal maddeleri etkisiz hale getiriyor.
Kandaki kötü kolestrolün yükselmesini önleyen sarmısak, kalp hastalıklarının tedavisinde de son derece etkili. Tansiyonu düzenliyen sarmısak, eskiden beri zehirlenme tedavilerinde kullanılıyor. Uzmanlar, kurşun, civa, kadmiyum ve arsenik zehirlenmeleri için de kullanılan sarmısak, selenyum açısından da zengin olduğu için bazı ağır metal zehirlenmelerinin tedavisinde de etkili oluyor.
Azı deva, çoğu bela
Tansiyon hastaları için binbir derde deva sarımsağı, uzmanlar da öneriyor. Kandaki yağ oranını düşürdüğü saptanan sarımsak, mikroplara karşı da koruyucu bir özelliğe sahip bulunuyor. Baş ağrısını önleyici olduğu kadar bağırsak kurtlarını düşürücü etkisi ile de biliniyor. Bağışıklık sistemini koruması özelliği ile dikkat çeken bu maddenin, fazlasının da zararlı olduğu belirtiliyor. Enfeksiyonlara karşı koruyucu bu özelliği sarmısağı kış ve yaz sofralardan eksik etmemek gerekliliğini de ortaya çıkarıyor.
Gripal enfeksiyonlardan korunma, nezleye karşı dirençli olmak için de sarmısak vazgeçilmez bir sofra dostu olarak tanımlanıyor. Cinsel gücü arttırdığını da belirtilen uzmanlar, fazla tüketmenin de karşısında olduklarını söylüyorlar.
Her şeyde olduğu gibi yiyeceklerin tüketilmesi konusunda da ‘‘Azı karar çoğu zarar’’ ilkesinden sapılmaması gerektiğinin altını çiziyorlar. Aşırı sarmısak tüketiminin, bağırsak yapısını tahrip ettiği belirtiliyor. Her yiyecek grubunu özellikle alerjik bünyeli kişilerin çok fazla tüketmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, sarmısağın da alerjik yapılı bünyelerde çok fazla tüketilmesinin sakıncalar doğuracağını belirtiyorlar.
Saçkıran tedavisinde sarmısak tavsiyesi Yemek ve soslara tat kattığı gibi, bazı ilaçların yapımında da kullanılan sarmısağın, saçkıran hastalığının tedavisinde de başarılı sonuçlar verdiği ileri sürüldü.
Aydın'ın Çine ilçesinde saçkıran olan hastaları bu metotla ücret almadan tedavi etiğini söyleyen Hüsamettin Yılmaz, şöyle konuştu: "Halk arasında 'saçkıran' olarak bilinen, derideki saç ve sakalın dökülmesi şeklinde görülen hastalığın tedavisinde yöremiz halkı, eskiden beri sarmısak kullanır. Bu tedavi şeklini göçer yörüklerden öğrendiklerini, dedem bana anlatırdı. Bir hafta süren sarmısak tedavisi, kelliği önlemektedir. Tedavi için, saç veya sakalın döküldüğü bölge yünlü bir kumaşla iyice temizlenir. Daha sonra bir diş sarmısak ortadan ikiye bölünerek bu bölgeye sürülür. Bu, yaklaşık bir hafta süre ile günde bir veya iki defa yapılır. Bir hafta sonra sarmısak sürülen bölgede saç veya sakal çıkmaya başlar."
Çeşitli kaynaklardan derlenen bilgilere göre, saçkıran, saçlı ve kıllı deride mantarlardan ileri gelen kuru ya da irinli deri hastalığı olarak tanımlanıyor. Saçkıranın "kuru" ve "irinli" olmak üzere iki çeşidi bulunuyor.
Sarmısak karbonhidrat, (A), (B) ve (C) vitaminleri, kükürtlü maddeler içeriyor. Sarmısağın eski çağlardan beri salgın hastalıklarla mücadelede ve idrar sökücü, kurt düşürücü, iştah açıcı, tansiyon düşürücü olarak kullanıldığı biliniyor.
Büyülü sebze Sofraların vazgeçilmez lezzeti sarımsak, sağlık açısından da üstün nitelikler taşıyor. Sarımsağa özgün koku ve lezzetini, içerdiği kükürtlü, uçucu bir yağ veriyor. Birleşiminde bu yağın yanı sıra karbonhidrat, protein, kalsiyum, fosfor, demir ve A, B ve C vitaminleri bulunan sarımsak son derece zengin bir besin. Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Baysal, sarımsağın çok yararlı bir besin olduğunu belirterek, kansere karşı da etkili bir sebze olduğunu belirtti. Prof. Baysal, sarımsağın, içeriğindeki antioksidantlı maddeler sayesinde kanser oluşumuna neden olan zararlı kimyasal maddeleri etkisiz hale getirdiğini ifade etti.
Kalp hastaklıklarına da yararlı
Prof. Baysal sarımsağın kandaki kötü kolestrolün yükselmesini de önleyerek, kalp hastalıklarının tedavisinde etkili olduğunu kaydederek, "Sarımsak tansiyonu düzenler. Yüksek tansiyonu olan kişiler yiyeceklerin içine konulan sarımsakla tansiyonu dengeleyebilirler." diye konuştu. Kurşun, civa, kadmiyum ve arsenik zehirlenmeleri için de kullanılan sarımsak, etkili bir tedavi sağlıyor. Selenyum açısından da zengin olan sarımsak bazı ağır metal zehirlenmelerinin tedavisinde de etkili oluyor. Gıda sanayii, her geçen gün mutfakta geçirecek zamanı giderek azalan insanlara, sarımsak konusunda da çeşitli imkanlar sunuyor. Gıda sanayiinin insanlara sunduğu kurutulmuş sarımsak, sarımsak tozu, sarımsağın preslenmesiyle elde edilen suyu, sarımsak püresi ve sarımsak yağı gibi seçenekler elleri sarımsak kokusundan korurken, sarımsağın çeşitli şekillerde ve daha çok tüketilmesini sağlıyor.
Sarımsak yemek taraf olmaktır Sarımsak, Orta Asya'dan ülkemize, oradan da Avrupa'ya yayılmış netameli bir bitki. Hep faydalarından bahsedilir durulur; ama kokusuna bir türlü çare bulunamaz. Gazetelerin sağlık köşeleri sarımsak yemenin faziletlerini anlatır da, sarımsak yemek hâlâ görgüsüzlük sayılır. Öte yandan tüm dünya kültürlerinde sarımsağın kötü ruhları kovduğuna, nazara iyi geldiğine inanılır, bu niyetle de evlerin baş köşesine asılır. Hatta dolap ağzına kadar ilaç dolu olduğu halde antibiyotik niyetine hap gibi yutulduğu da vakidir. Şimdi de sarımsağın kitabı çıktı ve bu kitap sarımsak gerçeğine ışık tutuyor!Siz de asla sarımsak yemem diyenlerden misiniz? Sarımsak kokusundan ve tadından hoşlanmayan, hatta sarımsağı iğrenç bulan anti-sarımsakçılardan mısınız? ‘Evet’ diyorsanız bu haberi okumayın, zira bu yazı sarımsak sevenlere ve sarımsak dostlarına atfen yazıldı. Daha doğrusu şiddetli(!) bir sarımsak dostu olanlardan ve sarımsak üzerine yapılan derin araştırmalar sonucu yazılan ‘Sarımsak’ kitabından bahsediyor.
“İnsanlar sarımsağı ya sever ya da nefret eder. ‘Liberal tavır’ takınanlara pek rastlanmaz. ‘Sarımsak politikası’ ciddi bir iş olduğu için mutlaka taraf tutmak gerekir!” diyor Mustafa Ünal ve omuzları dik, kendinden emin bir edayla, utanmadan(!) itiraf ediyor: “Sarımsağı seviyorum, yiyorum ve sarımsak dostuyum.” Tıpkı Meclis’e dolayısıyla da ülkenin gündemine sarımsağı taşıyan Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım gibi. Hem hükümete hem de muhalefete nazar değmesin diye bir file sarımsağı Meclis Başkanlığı’na takdim etmeden önce, sarımsak hakkında Meclis kürsüsünden uzun bir konuşma yapmıştı Yıldırım. Doğal antibiyotik olarak gösterdiği sarımsağın faydalarını da anlata anlata bitiremeyen Yıldırım, Meclis gündemine sarımsağı taşıyan milletvekili olarak tanındı. Bu olaydan sonra peş peşe gazetelerde ve televizyonlarda sarımsağın faydalarına yönelik haberler çıkmış, sarımsak kokusunu önlemek için yol ve yöntemler anlatılmıştı. Ama Yıldırım da dahil hiç kimse ‘sarımsak’ın kitabını yazan Mehmet Ünal gibi yapamadı. O, sarımsakla ilgili utancımızdan kimseye soramadıklarımızı bir kitapta topladı. Dünya kültürlerindeki sarımsağın yeri ve önemi sorunsalını irdeledi. Tüm kültürlerdeki sarımsak yemeklerinin tariflerini bir kitapta topladı. Ve Ünal, sarımsak tarihine önemli bir eser bıraktı.
Sarımsağı çoğunluk bilinçsizce reddediyor
Ünal’a göre çoğunluğumuz bilinçsizce reddediyor sarımsağı. Oysa gerek sağlık açısından gerekse lezzet açısından bulunmaz bir bitki.
“Kokusundan...” diyecek oluyoruz “Onun da çaresi var.” diyor. (Bakınız: Sarımsak nasıl soyulur?) Doğal antibiyotik olduğunu, tansiyona, baş ağrılarına, mide bulantılarına iyi geldiğini, hazmı kolaylaştırdığını söylüyor. Buna da Avrupa’nın ve Amerika’nın birçok ülkesinde yapılan araştırmaları kanıt gösteriyor. Sarımsak yalnız şifa verici olduğu için değil, yemeklere lezzet kattığı için de yüzyıllardır sevilen bir bitki. Dünyada yılda 2,5 milyon ton üretimiyle bu bitki, dünyanın 20 önemli sebzesi arasında yer alıyor. Ülkemiz de dünyanın önemli sarımsak üreticilerinden. Ama Avrupa ve Amerika kadar tüketmiyoruz. Ülkemizde yemeklere baharat gibi tatlandırıcı olarak katılan sarımsağın dünya mutfaklarında ayrıca yemekleri yapılıyor. Çorbaları, etli yemekleri, fırınlanmış çeşitleri ve balıklı yemekleriyle sarımsak, mutfakların değişmez bir unsuru oluyor. Bizde ise mantılara sos olmaktan çok da ileri gidemiyor.
“Fakirin dostu” olarak tanımlanan sarımsak her kültürde şifa kaynağı olarak bilinmiş ve kullanılmış. Ama sarımsağın her kültürde önemli bir görevi daha vardır; insanlığı kötülüklerden ve kötü ruhlardan korumak. Kokusundan mıdır bilinmez; ama eski Mısır’dan Sibirya’ya ve Avrupa’ya kadar her toplumda sarımsağın kötülükleri ve kötü ruhları uzaklaştırdığına inanılmış. Bu yüzden evlere asılmış, ölülerin baş ucuna konmuş. Dermansız hastalıklar ve ruhsal sıkıntılar için sarımsak iksirleri hazırlanmış, kötülükleri kovsun diye sarımsak kabukları yakılmış. Sarımsağın diş ağrısından baş ağrısına, tansiyondan üşütmeye kadar birçok hastalığı sağalttığına inanılmış. Şimdi de yapılan birçok araştırma ve elde edilen bulgular gösteriyor ki sarımsak doğal bir antibiyotik.
İyi tamam, bu kadar övgü üzerine sarımsak yemeye karar verdik de ya o dayanılmaz kokusunu ne yapmalı? Ünal, “her güzelin bir kusuru olur” edebiyatından yola çıkarak görmezlikten gelmenizi (daha doğrusu koklamamanızı) öneremiyor; ama sarımsak kokusuna karşı denediği ve başarılı olduğu önlemlerini aktarıyor;
* Sarımsak ya da sarımsaklı bir şey yedikten sonra tuzlu maydanoz yiyin. Ayrıca nane, karanfil, anason, kimyon gibi baharatlar sarımsağın kokusunu azaltıyor.
* Ünal, sarımsaklı yemek yemeden önce bir diş sarımsağı “aspirin” gibi yutmayı öneriyor ve yemek bittikten sonra nefesinizin sarımsak kokmayacağını iddia ediyor. Hafta sonuna denk gelecek bir öğünde denenebilir...
Bunların dışında çok radikal bir çözüm önerisi de var Ünal’ın: Herkesin sarımsak yemesi! “Herkes sarımsak yese kimse kokusunun farkına varmaz zaten.” diyor.
Sarımsak nasıl soyulur?
Sarımsağın en az kokusu kadar rahatsız edici olan bir yanı da onu soymanın zor olmasıdır. Zira küçük sarımsak dilimlerini zar gibi ince kabuğundan ayırmak zahmetli olduğu kadar, ele sinen kokusunun giderilmesinin zorluğu da insanı bezdirir. Hele de çalışan bir bayansanız. İşte size Sarımsak kitabından sarımsak soymaya yönelik kolaylaştırıcı öneriler: Enli bir bıçak ile sarımsağı bastırıp kabuklarını patlatarak soyabilirsiniz.
Birkaç dakika kaynar suda bırakırsanız, kabuklarının biraz şiştiğini göreceksiniz.
Ya da sarımsakları yarım saat kadar soğuk suda bırakın.
Sarımsak soymak için Almanlar çapı 20 mm kadar olan bir sarımsak soyma hortumu icat etmişler. Buna rağmen diğer metotlara göre daha kolay soyulmuyor.
Ellere sinen sarımsak kokusunu yok etmek içinse, tuz veya limon ile ovuşturmanız ve daha sonra bol soğuk suyla durulamanız yeterli.
Hatta plastik mutfak kabına sarımsak ya da soğan kokusu sinmiş ise iyice yıkadıktan sonra kurutup, bir gazete kağıdına sarıp birkaç gün bekleyin. Kokunun kalmadığını fark edeceksiniz.
Aklınızda bulunsun
Yemeklerde sarımsak kullanılırken belli kurallara uymak gerekiyor. Lezzetini yemeğe en iyi şekilde vermesi için kesinlikle kızgın yağın içine sarımsağı atmamalısınız. Çünkü sarımsağın tadını acılaştırıyor. Yavaş ateşte, sarımsakları karartmadan kızarttığınızda tereyağı gibi yumuşayan sarımsak ekmek üzerine sürülerek de yenilebilir. Erbabı, sarımsağın asıl lezzetinin çiğ halinde olduğunu söylüyor. Sarımsağın çiğ tüketilmesini öneriliyor. Hatta İspanya’da ezilmiş sarımsağın (havanlanan) çok fazla tüketildiğini biliniyor.
Sarımsak alırken nelere dikkat edilmeli?
Sarımsak alırken fildişi renginde ya da kırmızı-mor renklerin karışımı parıltısı olanlar tercih edilmeli. Ayrıca yara bere almamış, yumuşak olmayan sarımsakları seçin. Sarımsak en fazla bir yıl saklanabilir ve sarımsak buzdolabında saklanmaz. Serin ve kuru havalı yerlerde asılarak, herhangi bir cisme temas ettirilmeden saklanmalı. Erbabından size öneri; toz sarımsağı mutfağınıza dahi sokmayın. Sarımsağın Faydaları nelerdir hakkinda aciklamalar Sarımsağın Faydaları nelerdir konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Sarımsağın Faydaları,sarımsaklı yemekler ,Sarımsağın faydaları nelerdir
|