Kadınlar
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Yaşam

» İnsan Belleği Bellek sistemimiz

İnsan Belleği Bellek sistemimiz

2010-03-11 22:49:03 Kadinlaricin.net sitesinde İnsan Belleği Bellek sistemimiz baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada İnsan Belleği Bellek sistemimiz ile ilgili yazi bulunmaktadir.

İnsan Belleği Bellek sistemimiz

 

Her birimizin belleğinde geçmişle ilgili olayların kalıcı bir kaydı vardır. Bir bayram yerinin canlı görüntüleri, belki anneannemizin yaptığı yıllar öncesi yemeklerin kokusu veya benzeri bir dizi olay, hiç beklemediğimiz bir zamanda ortaya çıkar. Buna belki bir eski arkadaşla karşılaşmamız vesile olur. Bir eski müziğin notaları canlanır bazen. Derken çocukluğun çoktan unutulmuş, bazen korku veya dehşet dolu görüntüleri gözlerimizin önünden geçer.

Kimi deneyimler güç bela anımsansalar da, bunlar beynimizdeki milyarlarca sinir hücresinin bir yerlerine hiç silinmeyecek bir biçimde kazılıdır.

Sinirbilimciler uzun zamandır, bu anıların nasıl olup da canlandığı sorusu üzerinde kafa yoruyorlardı ve bu konuda çeşitli teoriler vardı.

Genel kabul gören görüş, anıların, etki derecesine göre, beynin çevresindeki sinir hücreleri arasında kurulan çok yönlü bağlantılarla güçlendirildiği ve böylece belleğe kazındıkları şeklindeydi. Bu bağlantılar, zamanla beynin etkinliğini yeniden yaratan karmaşık bilgi ağlarına dönüşmekteydi.

Şimdi kimi bilim insanları, uzun süreli anıların DNA’larımıza kazınmış olabileceği görüşünü ortaya attılar.

Bu yeni teoriye göre, DNA’mızda, anılarımızın bir kopyasını sürekli kaydeden gen benzeri şifreler bulunuyor. Eğer bu düşünce doğruysa, anılarımızın hücrelerimiz içinde silinmez birer kopyası var.

Nasıl saklanıyor?

Anahtarınızı en son nerede gördüğünüzü, ya da arabanızı nereye park ettiğinizi kısa sürede anımsarsınız. Beyin, bu kısa süreli anıları canlı tutabilmek için, bilgi ağını kimyasal maddelerle geçici olarak güçlendiriyor. Ancak bu etki, bu bilgi sistemi kısa sürüyor ve anahtarı nerede en son gördüğümüzü, daha uzun sürede hatırlamamız mümkün olmuyor.

Bilim adamları, anıların daha kalıcı olabilmeleri için beynin özünde çok daha dengeli bir mekanizmanın varlığına gereksinim olduğunu düşünüyorlardı.

Puerto Rico Üniversitesi nörobiyoloji uzmanlarından Sandra Pena’ya göre bu sorun, moleküllerde meydana gelen bu sürekli değişimin eninde sonunda yapısal proteinleri bozmasından, giderek kopyanın kopyasına dönüşmelerinden kaynaklanıyor. Pena, anıların zamana meydan okuyabilmeleri, bozulmadan bugüne aktarılabilmeleri, yaşayabilmeleri için, bir tür kopyalarının olmasına gerek olduğunu savunuyor.

Doğanın en gözde kopyası, hiç kuşkusuz, DNA’dır. Bütün kalıtsal bilgilerimiz, hem de silinmez bir şekilde DNA’da saklanır ve bu bilgiler nesilden nesile geçer. Üstelik DNA, öteki moleküllerin tersine, sürekli değişimden geçmez; kendi içinde oldukça dengeli bir yapıya sahiptir ve bir terslik söz konusu olduğunda özel bir onarım düzeneği yardımına koşar.

Kalıcı anıların değişen genlerde saklandığına inanan Pena ve meslektaşı Yuri Arshavsky yeni ‘anı moleküllerinin’ değişen gen dizgelerinin proteinlere dönüşmeleri sonucunda oluştuklarına dikkat çekiyorlar.

Öte yandan, Arshavsky anı moleküllerinin bilgiyi bizzat depoladıklarını düşünüyor.


Bugüne dek yaygın olan görüş, genetik şifremizin yaşamımızın ilk başında belirlendiği, bunun her gün yeniden oluşturulan bir şey olmadığı yönündedir. O halde, Pena ve Arshavsky’nin genetik kopyamızın sürekli yenilendiği gibi sıradışı bir görüşü savunmaları neden?

Pena ve Arshavsky’ye göre, yeni anıların depolanması için genlerde yeni bir düzenlemeye gidilmesi gerekiyor. Bu işlem sanıldığı denli sıradışı olmayabilir. DNA’nın yeniden düzenlenmesi hücrelerimizin çoğunda söz konusu olmayabilir, ama Amsterdam Üniversitesi genetik uzmanlarından Axel Dietrich ve Willem Been bağışıklık sistemimizin tam da bu yöntemle bulaşıcı mikropları anımsadığına dikkat çekiyorlar.

Dietrich’e göre doğada üç farklı ‘bellek’ sistemi var. Bir organizmanın nasıl oluşturulacağıyla ilgili evrimsel bir bellek, yaşadığımız olaylarla ilgili bilişsel bir bellek, bir de geçmişteki bulaşıcı hastalıklarla ilgili bağışıklık belleği.

Üç farklı bellek

Bunlardan ikisinin DNA’ya dayalı olduğuna parmak basan Dietrich, üçüncüsü için de doğanın pekala aynı araçlardan yararlanabileceğine inanıyor. Araştırmacılar aynı düzenekle hemen hemen sonsuz bir anı proteinleri dizisi elde edilebileceğini savunuyorlar.

İngiliz bilim dergisi New Scientist’de yer alan yazıya göre, bu yeni kuramın doğru olması durumunda, belki de günün birinde anılar bile nakledilebilecek, dahası klonlanabilecek. Kemik iliği bağışında bulunanların kimi alerjilerini ve edinilmiş bağışıklıklarını, bağışık B anı hücreleri biçiminde, nakil yapılan hastaya aktarabilecekleri biliniyor. Belleğin daha ayrıntılı bir biçimde kavranmasıyla bunun hiç de afaki bir şey olmayacağına parmak basan Pena, henüz araştırmanın ilk evrelerinde olduklarını, ancak bu konu üzerindeki çalışmaların zamanla yoğunlaşacağını dile getiriyor.

Genbilimciler bireye özgü DNA dizgesinin kimliğin belirlenmesi açısından can alıcı bir önem taşıdığı görüşünde birleşiyorlar. Ancak, kimliğin de bireyin gen dizgesinde kalıcı bir iz bıraktığı görüşüne çok azı katılıyor. Yeni DNA kuramı tam da bunu öne sürüyor.

Kuram doğru ise, anlağımız, bedenimiz, anılarımız ve hastalıklarımıza yaklaşım biçimimizi değiştirmemiz gerekiyor. Küçükken suçiçeği olup, yatakta geçirdiğiniz o korkunç bir haftayı belki anımsayabilirsiniz. Oysa, bağışıklık sisteminiz bunu kesinlikle anımsıyor, çünkü görevi aynı virüsle karşılaştığınızda ne yapacağını biliyor olmasıdır. Işte iki farklı anımsama biçimi.

Peki, her ikisi de acaba aynı mürekkeple mi yazılmış?

İnsan Belleği Bellek sistemimiz hakkinda aciklamalar İnsan Belleği Bellek sistemimiz konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:İnsan Belleği Bellek sistemimiz

 

 

Yaşam Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 13
Hamilelikte karın çatlakları
Okunma: 12
Bacak ağrısı Bacak ağrıları
Okunma: 11
Selülit kremleri
Okunma: 9
ilk gece korkusunu nasıl yenebilirim
Okunma: 5
Çeyiz Listesi
Okunma: 4
Cinsiyet belirleme yöntemleri
Okunma: 4
Kil maskesi
Okunma: 3
Stres Topu
Okunma: 3
Safra kesesi taşlarının bitkisel tedavisi
Okunma: 3
Gözaltı torbaları neden oluşur
Resim
Kim bir milyonerle evlenmek ister
Kim bir milyonerle evlenmek ister

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!