Kadınlar
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Yaşam

» Alışveriş hastalığı

Alışveriş hastalığı

2008-08-07 22:54:20 Kadinlaricin.net sitesinde Alışveriş hastalığı baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Alışveriş hastalığı ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Alışveriş hastalığı

 

Psikologlar, halk arasında yaygın olan ‘‘kadınların alışveriş hastası olduğu’’ inancının bilimsel olarak da doğru olduğunu gösterdiler. İnsanların alışveriş alışkanlıkları üzerinde yapılan araştırmaya göre cinsel doyumsuzluk yaşayan kadınlar, heyecanı alışverişte arıyorlar.

Tüketicilerle yüzyüze görüşme yapan araştırmacılara göre tüketicilerin çoğunluğu alışverişten fiziksel bir zevk alıyorlar. Görüşülen deneklerin üçte ikisi, mutsuz olduklarında alışverişe çıktıklarını söylemiş.

Lanchaster Üniversitesi’nde tüketici davranışları üzerine ders veren Helen Woodruffe, daha da ileri giderek cinsel yaşam fakirliğinin satın alma içgüdüsünü körüklediğini söylüyor. Woodruffe, ‘‘Kadınlar, alışverişten gizli bir zevk alıyorlar’’, diyor, ‘‘Para harcamanın kötü bir alışkanlık olduğuna inanıyorlar. Ve bu düşünceleri yasak elmanın çekiciliği benzeri bir etki yapıyor. Hele ödeme güçlerini aşan malları satın almak daha da büyük bir zevk veriyor’’...

Woodruffe’a göre insanlar eksikliğini çektikleri bir şeyin yerini başka şeylerle doldurmaya meyilli. Bu yüzden de görüşülen tüketicilerin, ‘‘alışveriş yaparken başkalarının zamanı ve ilgisini satın aldıkları’’ düşüncesi şaşırtıcı değil, alışveriş bu insanlar için çektikleri yalnızlık duygusunu hafifleten bir araç yanlızca...

Araştırma sırasında yapılan gözlemlere göre erkekler alışverişe çıktıklarında, bir dükkana gidiyor, ihtiyaçları olduğu malı seçiyor, satın alıyor ve eve dönüyorlar. Kadınlar ise o dükkan senin, bu dükkan benim dolaşıyor, tezgahtarlarla konuşuyor, ve satın almak eylemi kadar bu koşuşturma sırasında yaşadıklarından da zevk alıyor görünümü veriyorlar.

Oxford Üniversitesi’nden Dr. Richard Elliott da Woodruffe’un bulgularının kendi bulgularıyla paralel olduğunu söyleyerek, mutsuz insanların daha çok para harcadığına dikkat çekiyor.. Woodruffe ise, araştırmasını geliştirmeyi planladığını ve insanların cinsel hayatının alışveriş alışkanlıkları üzerindeki tam etkisini saptayacağını söylüyor.

Hafta sonlarını değerlendirmek ve ihtiyaçları gidermek için tercih edilen büyük alışveriş merkezleri kalabalık, gürültülü ve yoğun ışıklı ortamlarıyla, strese ve buna bağlı fiziksel sıkıntılara sebep oluyor. Adana Numune Hastanesi’nde görevli Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Dr. Sümer Öztanrıöver, son dönemde sayıları giderek artan ve ailece zaman geçirmenin alternatifi haline gelen çok kapsamlı alışveriş merkezlerinin ruh ve beden sağlığı üzerindeki etkilerine dikkati çekti.
İşyerlerinden yapılan müzik yayınları ve kalabalığın etkisiyle sürekli gürültünün hakim olduğu merkezlerde, yoğun ve parlak ışığa maruz kalındığını ifade eden Öztanrıöver, ‘’Dış etkenler sebebiyle beden sürekli uyarılmış durumdadır ve bu durum strese sebep olur” dedi.
Boş sepet baskısı
Alışveriş merkezlerinin, ürün çeşitliliği ve ödeme kolaylıkları ile ihtiyacının üstünde alışverişe sevk ettiğini savunan Dr. Sümer Öztanrıöver, şunları söyledi: “Bu tür merkezlerde kişiler üzerlerinde (alışveriş yapma) baskısı hissedebilirler. Sepetlerinin boş olması onları huzursuz eder. Alışverişin cazibesinin yanında, ihtiyaçlarının ya da maddi imkanlarının üzerinde mal satın aldıklarını bilmek, ruhsal olarak ikilem yaşamlarına ve mutsuzluk hissine yol açar.”
Ne alacağınızı bilin!
Alışveriş merkezlerinin kalabalık, gürültülü, parlak aydınlatmalı ve havasız ortamları sebebiyle bazı psikolojik hastalıkların ortaya çıkmasında ya da tekrarlamasında etkili olduğunu da ifade eden Öztanrıöver, özellikle panik atak nöbetlerinin bu tür yerlerde yaşandığını söyledi. Dr. Öztanrıöver, alışveriş merkezlerinde geçirilen sürenin kısa ve verimli olması için bir program kapsamında hareket edilmesini önererek, “(Ne alacağımı görünce hatırlarım) düşüncesi çok yanlıştır. Mutlaka önceden bir alışveriş listesi hazırlanmalı ve bu listeyi en kısa sürede tamamlayıp, açık havaya çıkılmalıdır” dedi.

Alışverişte çarpılmayın!

Bayram sebebiyle hırsızlık, yankesicilik ve kapkaç gibi olaylarda artış olabileceğini belirten emniyet yetkilileri, vatandaşları daha dikkatli olmaları konusunda uyardılar. Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, özellikle bayram alışverişi ve bayram namazı sırasında dikkatli olunması gerekiyor. Ayrıca bayram tatilini başka şehirde geçirmeyi planlayanların da evlerinde değerli eşya bırakmamaları ve gerekli güvenlik tedbirlerini almaları isteniyor. Yetkililere göre, bayram alışverişlerine yalnız çıkılmaması, otomobillerde çanta ve değerli eşya bırakılmaması ve bayram namazında abdest almak için cami şadırvanlarına ceket asılmaması gerekiyor.

Alan ve veren

Araştırmacılar alışveriş konusunda insanları uyarıyor: Alışverişin giderek bir alışkanlık ve hastalık haline dönüştüğünü belirtiyorlar. Yanlış da sayılmaz. Bir alışveriş merkezine hiçbir şey almamak üzre girip de eli boş çıkmış olana herhalde rastlanamaz.

Hiper marketler küçük çapta mahalle dükkanlarının yerini aldıktan sonra bu engin kapalı çarşılarda alışveriş etmeyi iyiden iyiye benimsedik. Yeni şehir düzenleri de bunu gerektiriyor. Her türlü kolaylık, çeşit bolluğu yanı başınızda, seç seç taşıma sepetlerine doldur... Geçende işte sınandığımız yer diye düşündüm... Ondan da alayım bundan da alayım derken bütçe dengenizi bozuyorsunuz.

O kadar da değil. Aynı zamanda sağlığınız açısından da ölçüyü kaçırıyorsunuz. Söz gelimi hiç aklınızdan yokken, buzdolabına doldurduğunuz yiyecekleri psikolojik sebeplerle yiyip bir an önce tüketme mecburiyetinde kalıyorsunuz.

Yine de market rafları her zaman cazibesini koruyor. Çilek pek güzel biraz da ondan alayım. Muzlar da iyi görünüyor. Bir kilo da ondan alıverelim canım... Ya şu zümrüt yeşili elmalara, tenis topu büyüklüğünde ithal kırmızı eriklere ne buyrulur? Ya peynir çeşitlerine, kayık tabaklar içre, hazır zeytinyağlı ezme patlıcanlara, mantar sotelere, çerkez tavuğuna, zeytinyağlı dolmalara ne demeli? Tatlılar, pastalar kısmına hiç bakmayın, bunca bolluk, çeşitlilik iyiden iyiye varlı bir ülke olduğumuzu düşündürüyor bana. Ama...

Aması şu: Ya güzelim meyvelerden, salamlardan, sucuklardan tadamayanlar?
İrfan Atagün ağabeyin iki ciltlik çok değerli “Gönül Sultanları” adlı kitabını karıştırırken velilerden Utbetü’l Gulam hazretlerinin yeme içmeyle ilgili davranışları ilgimi çekti...
Tabii biz onun gibi olamayız ama felsefesinin bir küçük zerresini kendimize örnek alabiliriz.
Bu zat genellikle kendi yoğurduğu ve güneşte kuruttuğu ufak hamur parçalarını yer, güneşte duran destisinden ılınmış su içermiş. Yakınları derlermiş ki,
“Hamurunu ekmek edip pişirelim, suyunu da soğutalım olmaz mı?
Utbe bu teklifi kabul etmezmiş.
Utbe Hazretlerinin canı bir gün yedi senedir yemediği et ister. Bir parça alıp pişirir. Bu sırada ezan okunur, eti yemekten vazgeçip camiye doğru yöneldiğinde yetim bir çocuğa rastlar ve eti o yetime verir.
Yine bir gün canı çektiğinden, hurma satın alır. Lakin bunları yiyeceği sırada bir rüzgar çıkar.
“Yarabbi! Canım istediği halde bir senedir hurma almamıştım. Onu yeme isteği bana galip geldi. Ama bu rüzgar beni kendime getirdi. Nefsimi hatırlattı.” diye söylenip hurmaları fakirlere dağıtır.
Ninelerimiz dedelerimiz savaş yıllarında yokluğu alabildiğine yaşayıp birer Utbe olmuşlardır. Ama bu zamanda, bolluğun ve pahalılığın yan yana olduğu bu acayip devirde insanoğlu nefsine dur diyemiyor.
Geçen gün hayırseverliğini işittiğim genç sanatçı Yeşim Salkım’ın sabah programlarından birindeki konuşması dikkatimi çekti. Diyordu ki: “Bugüne kadar Allah’ın bana verdiklerini ben de bugünden sonra başkalarına vereceğim.” Hayatının henüz baharındaki bu sanatçıyı böylesi bir dünya görüşünden dolayı nasıl alkışlamazsınız.

Köşebaşındaki bakkalların sayısı gün geçtikçe azalıyor. Birçok kadın alışverişini yapmak için evlerinden onlarca kilometre uzaklıktaki dev marketleri seçiyor. ‘‘Bakkalınızdan ısrarla isteyiniz''sloganları, yerini süper ve hipermarketlerdeki dev spotlara bırakıyor. Ve bu dev alışveriş merkezleri tüketiciyi nasıl cezbedeceklerini çok iyi biliyor. Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Hamil Nazik ve Prof. Dr. Mine Arlı, 1998'in ocak ayında süpermarketlerden alışveriş yapan ailelerin özelliklerini ve satın alma biçimlerini ortaya çıkarmayı amaçlayan bir araştırma yaptı. Altı ay süren araştırmadan çıkan sonuçlar ilginç....

‘‘Ankara'da yaşayan yaşları 19-52 arasında değişen 360 evli kadınla yüz yüze mülakatlar gerçekleştirdik. Alışverişte neden süpermarketleri tercih ettiklerini, en çok yararlandıkları bölümleri, ihtiyaçlarının hepsini karşılayıp, karşılayamadıklarını, ödemelerini ne şekilde yaptıklarını sorduk.’’

Doç. Dr. Hamil Nazik, süpermarketlerden alışveriş yapan tüketicilerin sosyo ekonomik ve demografik özelliklerine ilişkin olarak oturdukarı semtin sosyo ekonomik düzeyini, yaş, öğrenim düzeyi, çalışma durumu ve Ankara'da oturma yılını da dikkate aldıklarını belirtiyor.

‘‘Konuştuğumuz tüketicilerin yüzde 50.3'ü yüksek, yüzde 42.5'i orta, yüzde 7.2'sinin ise düşük sosyo ekonomik düzeydeki semtlerde oturduklarını gördük. Örneklemimizi oluşturan kadınların yarısından fazlasının (yüzde 57.5) gelir getiren bir işte çalıştığı ortaya çıktı.’’

TALEP TEMİZLİK ÜRÜNLERİNE

Kadınların öğrenim düzeylerine bakıldığında, sadece yüzde 10 kadarının ilköğrenim tahsili almış olması, bu tip yerlerde alışveriş yapan bireylerin öğrenmi düzeylerinin yüksek olduğunu gösteriyor.

Kadınlar alışverişlerinde neden süpermarketleri tercih ediyor? Araştırmaya katılan kadınların yüzde 57'si, çeşit bolluğu, ucuzluğu, temizliği gibi faktörler nedeniyle süpermarketleri tercih ettiklerini belirtirken, yüzde 43'ü ise istedikleri markayı daha kolay buldukları ve güvenilir olması gibi faktörleri ön planda tuttuklarını söylemişler. Bir diğer tercih sebebi ise ürünlerin kaliteli olması, süpermarkette alışverişin hoşa gitmesi, self servis kolaylığı ve kredi imkanının bulunması.

Süpermarketleri tercih etme nedenlerine, kadınların öğrenimi açısından bakıldığında, self servis ve çeşit bolluğu faktörünü tercih edenlerin oranlarının yüksek öğrenim düzeyindeki kadınlardan daha yüksek olduğu tespit edilmiş.‘‘Konu kadınların çalışma durumları açısından incelendiğinde, çalışmayan kadınlarda evine yakın ve güvenilir olması nedeniyle süpermarketleri tercih edenlerin oranı, çalışanlardan daha yüksek olup, bu farklılık istatistiksel olarak önemli bulundu.’’ Süpermarketleri kredi imkanı nedeniyle tercih ettiğini belirtenlerin oranı, çalışanlar kadınlarda, çalışmayanların oranından daha yüksek çıkmış.

Kadınları süpermarketlerde ençok yararlandıkları bölümler, temizlik ve gıda malzemesinin bulunduğu reyonlar. Tüketicilerin büyük çoğunluğu en çok gıda (yüzde 95.3) ve temizlik maddesi (yüzde 80) satın aldıklarını itiraf ediyorlar. Yarıdan biraz fazlası (yüzde 51.7) kişisel bakım ürünlerine, yüzde 25'i küçük mutfak araçlarına, yüzde 18.1'i ise ençok kırtasiyeye ilişkin bölümlerden yararlandıklarını belirtiyorlar. Ailelerin süpermarketten satın aldıkları malllar, oturdukları semtin sosyo ekonomik düzeyi ve kadınların çalışma durumları açısından bir farklılık yaratmıyor. ‘‘Ancak gıda, temizlik maddeleri ile küçük mutfak araçları reyonundan yararlananların oranı orta öğrenim görmüş kadınlarda, ilk ve yüksek öğrenim görmüş kadınlardan çok daha yüksek!’’

HER HAFTA ALIŞVERİŞ

Süpermarketlerden alışveriş yapan kadınların yaklaşık yarısı (yüzde 50.8), her hafta süpermarkete uğramadan edemiyor. İhtiyaçlarını her zaman süpermarketlerden karşılayanların oranı çalışmayan kadınlarda yüzde 57.2 iken çalışan kadınlarda yüzde 45.8 olarak göze çarpmakta. Ancak çalışan kadınların çalışmayanlara oranla daha fazla alışveriş yapıp, ihtiyaçtan fazlasını satın aldıkları gözlemlenmiş. Bir genelleme yapıldığında ise kadınların süpermarketteyken ihtiyaçlarından daha fazla mal aldıkları ortaya çıkıyor. Her zaman bu tür davranış gösterdiğini belirtenlerin oranı yüzde 24.7. Bazen dozu kaçırdıklarını itiraf edenlerin oranı ise yüzde 66.4. ‘‘İhtiyacıma göre alışveriş yaparım’’ diyenlerin oranı ise sadece yüzde 8.9.

İhtiyaçtan fazla alışveriş yapılmasının nedenini ise kadınlar mutlaka iyi indirim yapılmış olmasına, promosyonlu malların oluşuna ve kredili alışveriş imkanına bağlıyor. Doç. Dr. Hamil Nazik'in ihtiyaçtan fazla alışverişle ilgili diğer gözlemleri ise şöyle: ‘‘Gereğinden fazla alışveriş yapanlar plan yapmadan, bir liste hazırlamadan süpermarkete gidiyor. Ve promosyonlardan etkilenip, ihtiyaçtan fazlasını satın alıyor.''

Doç. Dr. Hamil Nazik, rastgele seçtikleri bu 360 kadının yaklaşık yarısının yüksek sosyo ekonomik düzeydeki semtlerde oturduklarını ve gelir, öğrenim düzeylerinin de yüksek olduğunu saptamış. Temizlik ve gıda maddelerinin alımında kadınların daha etkin, beyaz eşya, mobilya ve büyük eşya alımında ise erkeklerin daha etkin olduğu ortaya çıkmış.

Araştırma kapsamına alınan kadınlara gıda ve temizlik maddeleri, kişisel bakım malzemesi, giyim eşyaları, küçük mutfak araçları, büyük mutfak araçları ve mobilya satın almada kullanılan bilgi kaynakları sorulmuş, gıda ve temizlik maddeleri ile kişisel bakım malzemesinde geçmiş deneyimlerinden yararlananlar (sırasıyla yüzde 56.1, yüzde 54.7, yüzde 48.3) ile ilk sırayı alırken, bunu gıda ve temizlik maddelerinde (yüzde 25) piyasa araştırması yapma durumunun izlendiği görülmüş. Giyim eşyası, küçük, büyük mutfak araçları ve mobilya satın almada ise piyasa araştırması yapma, bilgi kaynağı olarak ilk sırada yer alıyor (Sırasıyla yüzde 46.4, yüzde 50.6, yüzde 53.6). Bunu giyim eşyalarında geçmiş deneyimler ve arkadaş tavsiyeleri izliyor.

‘‘Süpermarketler tüketicilere birçok mal grubunu bir arada sunmaları nedeniyle tek duraklı alışveriş olanağı sağlamalarına rağmen, bu durum kimi zaman tüketicilerin diğer malları, markaları karşılaştırarak piyasa araştırması yapmamalarına neden olabiliyor. İhtiyaç ve olanaklarına en uygun malı satın almalarını engelleyebiliyor. Dolayısıyla tüketici bu konuda eğitilmeli diye düşünüyorum.’’

Bilinçli alışveriş için öneriler

10 yıldır tüketici davranışları üzerine çalışan Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Hamil Nazik, süpermarketlerde bilinçli alışveriş için şu noktalara dikkat etmek gerektiğini anlatıyor.

Tüketiciler, süpermarkete girdikleri andan itibaren başlayan reklam, indirim ve hediyeli satışların etkisinde kalmamalılar. Bunun için de mutlaka bir ihtiyaç listesi hazırlanmalı ve buna uymaya gayret edilmeli, liste dışındaki ürünlerle ilgilenilmemeli.

Fiyatlar diğer alışveriş merkezleri ile karşılaştırmalı, fiyat araştırmasına zaman ayrılmalı. Tüketiciler süpermarketleri ucuz olarak düşünmekte ve zaman zaman fiyat karşılaştırması bile yapmamaktadırlar.

Satın alınacak malın raftaki fiyatı incelenmeli, daha sonra kasada da durum takip edilmeli. Çünkü zaman zaman malın raftaki fiyatı ile kasadaki fiyatları birbirini tutmamaktadır.

Hediyeli ürünler, hediyesizlerle karşılaştırılmalı, uygun olduğunda ve özellikle ihtiyaç duyulduğunda satın alınmalı.

Araştırmada da görüldüğü gibi tüketiciler süpermarketlerden daha çok gıda ve temizlik ürünleri gibi çabuk tükenen malları satın alıyorlar. Bu nedenle özellikle bu tür malların kredili alınması malın çabuk tükenmesi ve taksitinin devam etmesi nedeniyle uygun görülmediğinden peşin almaya özen gösterilmeli.
Hastalık değil satış yönetimi
Araştırma, Amerikan tıp çevrelerinde tartışma başlattı. Kimi uzmanlar depresyon ilaçlarının, saplantı derecesinde alışveriş yapmaya meyilli olan kişilere bir umut olabileceğini açıklarken, kimi uzmanlar ise aşırı alışveriş yapmanın henüz tıbbi bir hastalık olarak tanımlanamayacağını vurguladı. Bu hastalığın anti-depresan üreten ilaç firmalarının pazarlama yöntemi olduğu savunuldu. Brown Üniversitesi'nin uzmanı Paula Çaplan, "Her yıl ortalama 11 yeni akü hastalığı icat ediliyor. Bu nasıl olur? Amaç ilaçların satışlarını artırmak" dedi.

Alış verişte kadınlar önde

Kanada'da yeni yıl için hediye alışverişi son güne kadar sürerken, her çeşit hediyelik eşya kapanın elinde kalıyor. Alışveriş merkezlerinde yeni yıl dolayısıyla yüzde 50'ye varan indirimler yapılırken, mobilya, otomobil ve beyaz eşya sektöründe alışverişleri canlı tutmak amacıyla peşinatsız ve 6 aydan sonra başlayan taksitli ödeme seçenekleri içeren kampanyalar yapılıyor. Yeni yıl için son alışverişlerin yapıldığı hafta sonu 8.4 milyon Kanadalının yaklaşık 600 milyon dolar tutarında hediye aldığı belirlendi.
Kamuoyu araştırması yapan Anthony Russell & Associates Inc. adlı kuruluş, Noel ve yeni yıl alışverişi yapanların yüzde 78'inin kadın olduğunu açıkladı.
Noel'in hemen ertesi günü kutlanan ve bir İngiliz geleneği olan "Boxing Day" dolayısıyla büyük mağazalar stoklardaki fazla ürünleri piyasa fiyatlarının çok altında satışa sunmaya hazırlanıyorlar.

Kompulsif satın alma dürtüsü

Kadınlarda daha fazla görülen ‘‘Kompulsif satın alma dürtüsü’’ne her normal insanda yüzde 80 ile yüzde 90 oranında rastlanıyor. Hekimler tarafından, kişisel ve ailevi sorunlara yol açan tekrarlayıcı dürtüsel aşırı satın alma olarak tanımlanıyor. Konu hakkında görüşlerini aldığımız psikiyatrist Dr. Ümit Boz, kompulsif teşhisinin konulabilmesi için kişide bir akıl hastalığının olmaması gerektiğini, normal insanlarda rastlanan bir rahatsızlık olduğunu vurguluyor. Çünkü akıl hastalığı olan insanların alışveriş yapıyor ya da yapmıyor olmasının bir kriter oluşturmadığını söylüyor. Dr. Boz, ‘‘Bu davranışların sonunda, kişi yüksek miktarda borçlanıyor. İnsanların çoğu, eylem öncesinde dayanılmaz bir arzu, denetlenemez bir istek ve hızla artan bir gerginlik hissi duyuyor. Bunu yalnızca alışveriş yaparak, eşya satın alarak giderebiliyorlar. Bu rahatsızlığı yaşayanların çoğu, bu düşünce ve istekleri rahatsız edici buluyor ve karşı koymaya çalışıyor’’ diyor.

Satın alma dürtüsünün tekrarlamasını engellemeye çalışanlar iki yol seçiyor. Ya hiç gitmiyor ya da kendisini engelleyecek bir arkadaşıyla gidiyor. Bazısı elinde bulunan kredi kartlarını iade ederek kendince önlem almaya çalışıyor. Dr. Boz, ‘‘Rahatsızlığı duyan kişiler, dürtülerini gidermek için bir mağazaya girdiklerinde ne alacaklarını bilmiyor ya da farkında olamıyor. Kadınlar daha çok elbise, kozmetik ve mücevher alıyor. Erkekler ise gelişmiş teknolojik aletler, spor malzemeleri olmak üzere daha çok büyük ev eşyaları alıyor. Çoğu zaman üzüntü ve yalnızlık, kızgınlık, engellenme gibi olumsuz duygular eşya alışındaki artışa yol açarken kimi zaman da mutluluk, heyecan duyma gibi olumlu duygularla alışveriş yapıyor’’ diyor.

Tedavi edilmezse, ömür boyunca işler her yolunda gitmediğinde dönem dönem tekrarlıyor. Bir hekime başvurarak anti-depresif tedavi görmek gerekiyor.

Kadınlar bu problemi daha çok yaşıyor

Depresyonla ortaya çıkan, ‘‘Kompulsif satın alma dürtüsü’’nü daha çok kadınlar yaşıyor. Başlama zamanı ise ortalama 17.5 ile 30 yaşları arasına denk geliyor. Hastalık büyük borçların oluşması, bu borçları ödeyememe ve alışverişte büyük zaman kaybedilmesi sonrasında ortaya çıkıyor. Evde alınan eşyalara artık konulacak yer bulunamamasıyla aile içinde yaşanan sorunları artırıyor. Bu nedenle teşhis konulması da oldukça zor olabiliyor. Psikiyatrist Dr. Ümit Boz, ‘‘Satın alma istekleri dönem dönem tekrarlayabiliyor. Yaklaşık olarak 1-7 saat sürüyor. Bazılarında saat başı tekrarlanırken bazılarında ayda bir ortaya çıkıyor. Hedef, alışveriş sonunda, rahatlama ve gerginligin ortadan kaybolması. Zamanla bu olumlu duygunun yerini kızgınlık, pişmanlık ve üzüntü alıyor. Yakınlarına, doktoruna söz etmiyor.’’

Kadınlar doğuştan alışveriş meraklısı
Unilever, Calvin Klein gibi ünlü markalara danışmanlık yapan New Yorklu antropolog Paco Underhille'e göre kadınlar doğuştan alışveriş meraklısı. Kadın ile erkek arasındaki farklılık daha alışveriş listesini yaparken başlıyor. Kadın, denediği şeylerin dörtte birini satın alıyor, erkek ise ne aradığını biliyor, bu nedenle alışverişi kısa sürüyor.


Calvin Klein, Unilever ve GAP gibi ünlü markalara danışmanlık yapan New York'lu antropolog Paco Underhill, alışveriş sırasında kadın ile erkek arasında çıkan farklılıkları araştırdı. Underhill'e göre kadınlar için alışveriş bir çeşit duygusal bir ritüel. Erkekler ise alışveriş sıradan bir ticaret ilişkisi olarak algılıyor.


Alışverişte kadın ile erkek arasındaki farklılık daha alışveriş listesini hazırlarken ortaya çıkıyor. Kadınlar alışveriş listesi yapmadan hoşlanıyor, erkekler ise nefret ediyor. İşte Underhill'in yaptığı araştırma sonucunda tesbit ettiği alışverişte ortaya çıkan cinsiyet farkları:


Kadınlar daha seçici


Kadınlar denedikleri giysilerin dörtte birini kasaya gidip satın alıyorlar. Erkeklerde bu oran üçte iki.


Etiketin önemi


Kadınların % 86'sı etiketlere, erkeklerin ise % 72'si bakıyor.


Erkekler hızlı


Erkek ile kadın birlikte alışverişe gittiklerinde marketten 4 dakika 41 dakika sonra çıkıyorlar. Kadın aynı mağazaya yalnız gittiğinde 5 dakika 2 saniye kalıyor. Anne, çocuklarıyla gittiğinde süre 7 dakika 19 saniyeye çıkıyor. İki kadın birlikte gittiklerin de ise süre 8 dakika 15 saniyeyi buluyor.


Ne aradığını biliyor


Erkek mağazaya girdiğinde aradığı şeyi eliyle koymuş gibi buluyor. Herhangi bir satıcıya danışması gerekmiyor.


Kusursuzu arıyor


Kadın markete gittiğinde, çeşitli ambalajları eline alarak karşılaştırıyor en iyisini bulmaya çalışıyor. Erkekler ise tezgahlar arasında dolaşıp rastgele alışveriş yapıyor. Kıvırcık salatadaki kahverengi lekeleri görmüyorlar.


Aklını çelen ürünler


Ama erkeklerin de aklını çelen ürünler olmuyor değil. Mesela otomobil almaya gidildiğinde erkeklerin gözleri pırıl pırıl parlıyor.

Alışveriş hastalığı hakkinda aciklamalar Alışveriş hastalığı konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:Alışveriş hastalığı, alışveriş hastalığı nedir, alışveriş hastalığı tedavisi

 

 

Yaşam Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 13
Hamilelikte karın çatlakları
Okunma: 12
Bacak ağrısı Bacak ağrıları
Okunma: 11
Selülit kremleri
Okunma: 9
ilk gece korkusunu nasıl yenebilirim
Okunma: 5
Çeyiz Listesi
Okunma: 4
Cinsiyet belirleme yöntemleri
Okunma: 4
Kil maskesi
Okunma: 3
Stres Topu
Okunma: 3
Safra kesesi taşlarının bitkisel tedavisi
Okunma: 3
Gözaltı torbaları neden oluşur
Resim
Yaşlılıkta spor
Yaşlılıkta spor

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!