Tayland tatil yerleri
2010-05-29 16:07:30 Kadinlaricin.net sitesinde Tayland tatil yerleri baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Tayland tatil yerleri ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Tayland'da üçüncü günümüz...Yani, Tur Operatörleri Derneği Genel Sekreteri Hüseyin Baraner ve gazateci arkadaşlarla birlikte iki gün kaldığımız Bangkok'tan, turizm kenti Pattaya'ya geldiğimiz gün... Daha doğrusu, o günün akşamı...
Binlerce Tayland'lı güzelin, erkekleri gülücük yağmuruna tuttuğu, bazen aşırıya kaçıp elleriyle taciz ettiği sahil kenarında yürüyoruz. Side ve Kemer'de geceleri vakit geçirmek için volta atılan sağı solu dükkan dolu sokakları anımsayın. İşte, onun bir kaç misli uzunluğunda bir yol... Walking Street adı verilen o yolun sağı solu da dükkan dolu ama bu dükkanlar biraz farklı... Go-Go denilen striptiz barları, masaj salonları, aklınıza gelebilecek her türlü fantazinin gözler önüne serildiği mekanlar, şuh kıyafetler giymiş yüzlerce kızın, el kol hareketleri ile sizi yanlarına çağırdığı havadar barlar...
Arkadaşlardan biri, o meşhur yolda önümüze geçip ellerini havaya kaldırarak, ‘‘Beyler durun... Bir gerçeği açıklayacağım’’ deyince, hepimiz ona döndük. Acaba, ne yumurtlayacak diye... ‘‘Bakın’’ dedi bizimki, ‘‘Evet beyler, gerçek şu ki; bizi buraya getiren uçak düştü. Ve, hepimiz öldük. Şu anda, hiç fire vermeden cennetteyiz.’’ Hepimiz gülüştük.
Dilerseniz, Antalya'dan başlayan 10 günlük gezinin ilk gününe dönelim. Defalarca Tayland'a giden gazeteci Eyüp Coşkun'un, ‘‘Dünyanın Gizli Cenneti’’ dediği Tayland ile ‘‘Melekler Şehri’’ adını verdiği Bangkok'a nasıl gittiğimizi anlatayım. Tur Operatörleri Derneği, Merkezi Almanya'da bulunan Türk seyahat acentesi Sun Line ve Türkmenistan Havayolları'nın organizasyonu ile biri Ankara'dan, 8'i Antalya'dan toplam 9 gazeteci uçtuk Tayland'a... Bir saat İstanbul'a gidiş, İstanbul'dan Türkmenistan'ın Başkenti Ashgabad'a 3.5 saatlik uçuş ve ardından Bangkok'a 7 saat süren yolculuktan sonra indiğimiz Tayland'da 30 derecelik bir sıcak hava ile karşılaştık.
Bangkok Havalimanı, bizim Antalya'daki Bayındır Havalimanı'nı kadar olmasa da temiz ve şıktı. Ancak, alış-veriş mekanları açısından daha renkli sayılırdı.
TRAFİK TERS
Pasaport kontrölünden bir çırpıda çıktık. Baraner'in uyarısı ile dolarları bozdurup Tayland parası Baht'larımızı aldık. Bir dolar 43 baht ediyor. Bavulları bir kenara koyup çay kahve içmek için bir cafeye oturduk. Fiyat listesine bir göz attım, şaşırdım. Çay, kahve, kolalı içecekler, meyve suları, sandviç, tost herbiri 40 baht civarında... Yani, bizim paramızla 650 bin lira... Aklıma, bizde bu işi yapan USAŞ'ın uyguladığı fiyat tarifesi geldi. İnanın, arada uçurum var.
Neyse, çıkıp bizi bekleyen otobüse yöneldik. Trafik, İngiliz usulü... Araçlarda direksiyon, İngiltere'de, KKTC'de olduğu gibi, ters tarafta... Bu durum bize Bangkok'ta epey zor anlar yaşattı. Caddelerde karşıdan karşıya geçerken önce sola değil, sağa bakmak gerektiğini öğrenene kadar canımız çıktı. Bir kaç kez trafik kazasına kurban gitmekten kıl payı kurtulduk.
FANTAZİ ADRESLERİ
Tayland turizminin seks üzerine inşaa edildiğinin ilk belirtilerini, iki gün konaklayacağımız Royal Benje Hotel'e geldiğimizde hissettik. Nasıl mı?.. Lobide anahtarlarımızı almayı beklerken, masaların üzerinde duran magazin dergilerinden tabi ki... Her sayfasında, 24 saat hizmete hazır masaj salonları, lezbiyen ve gay barlarının telefonları vardı. Birbirinden şuh fotoğrafları bulunan kızların telefon numaraları unutulmamıştı. Kısaca, dergilerde, fantazinize göre bir adres ve telefon mevcuttu.
Bangkok'ta yaptığımız en heyecan verici tur, Chao Praya Nehri'ndeki botla gezintiydi. Nehir kenarındaki evler, sanki sel suları altında kalmıştı. Kazıkların üzerindeki eski evlerin gizemini, nehrin çamur gibi bulanık suyu alıp götürüyordu.
SEA FOOD RESTORAN
Bangkok'ta, ‘‘Neden Antalya'da da bir tane olmasın?’’ dediğim Sukhumvit Caddesi üzerindeki, ‘‘Sea Food Restoran’’dı... Muhteşemliği daha kapı girişinde başlıyordu. 50'ye yakın aşçıyı, açık mutfakta enfes yemekleri hazırlarken izlemek mümkündü. İçeride kurulan düzende 2 bin kişi aynı anda yemek yiyebiliyordu. Restoranı ilginç kılan ne biliyor musunuz?.. Süpermarketi andıran sistem... Jumbo karidesten tutun, yengeçe ve kalamara kadar dağarcığınızdaki tüm balık çeşitlerini burada bulmak mümkün. Balık tezgahlarından sepetimize istediğimiz deniz ürünlerinden seçip koyduk. Ardından marul, limon, soğan, biberi aldık. Ekmek ve daha bir sürü şeyin parasını kasaya ödedikten sonra elimizde torbalarla masamıza geçip oturduk. Garsona, bunları nasıl yaptırmak istediğimizi anlattık. Marulu şöyle doğrat, soğanları ince kıyım yaptır, balıklar ızgarada olsun gibi... Kısa süre sonra, Türkiye'den getirdiğimiz rakı eşliğinde nefis bir akşam yemeği soframızdaydı... Bahşiş dahil, adam başı 23 dolar, yani 15 milyon civarında bir para ödeyip ayrıldık. YARIN SEKS TURİZMİ
FİL GEZİSİ 6 MİLYON
Tayland'a gidip fil çiftliklerini gezmemek olmaz. Bizde öyle yaptık. Fil sırtında bir saatlik gezintinin bedeli, 6 milyon karşılığı olan 400 baht... Çiftliklerde fil motifli hadiyelik eşyalarda büyük ilgi görüyor.
İSTANBUL GİBİ
Bangkok'un nüfusu İstanbul kadar... Trafiği de İstanbul'u aratmayacak cinsten... Orta refüjlere dev kolonlarla yapılan paralı yol bile bu soruna çözüm getirmemiş. Yol kenarındaki binaların 7-8'nci katları yolla aynı hizada...
Otele giderken, direklere asılı fotoğraflı afişler dikkatimizi çekti. Tayland'da milletvekilliği seçimleri olacağını rehberimiz Pay'dan öğrendik. Ama, afişleri bizimkiler gibi yapıştırmamışlar. Afişin her iki ucuna uçurtma çıtası kalınlığında birer tahta iliştirip iple direklere asmışlar. Antalya'da ise hala, bazı direklere yapışık iki dönem önceki adayın afişini veya bir partinin amblemini görebilirsiz.

El değmeden yiyin
Lüks bir restoranda elinizi kullanmadan yemek yiyebileceğiniz hiç aklınıza gelir mi? Düşünün bir akşam yemeği için çok şık bir restorana gidiyorsunuz. Ve garson kızlar size elleriyle; bir anne şevkatinde yemeğinizi yedirip, içkinizi içiriyorlar.
Hemen olmaz öyle şey demeyin. Ben de yeni öğrendim. Geçen hafta Bangkok hapishanesinde yatan bir İsviçreli ile görüşme yapmak gibi sıradan bir iş için Tayland'a gittiğimde bu eşsiz hizmetin varlığından haberim oldu.
Japonlar bende alışkanlık yapmış olacak ki, Bangkok da bile gidip bir Japon oteline yerleştim. Oteli bir görseniz sanırsınız bütün Japonlar bu otelde kalıyor. Her yer Japon dolu. Sanki Bangkok değil de Tokyo. Milliyetçi Japonlar, her zaman olduğu gibi paracıkları başka ülkeye gitmesin diye Japon otelinde kalmayı tercih ediyorlar.
Neyse bu kadar Japonun arasında başka milletten insanlarla tanışmanın imkansızlığı içinde yeni arkadaşlarımı da yine Japonlardan şeçtim.
Sorduğu bir soruya sadece Japonca evet anlamına gelen ‘‘Hai’’ dediğim için benim Japoncama hayran olan ve sırf bu nedenle beni kendisine çok yakın hisseden bir Japon, bir gece önce gittiği restorana gitmem için sürekli bana telkinde bulunuyordu. Yeni arkadaşıma göre restoranda yemek seçimi pek önemli değildi; yemeklerin hepsi güzeldi. Ama yemekle beraber mutlaka bol miktarda Tayland birası içilmeliydi.
Önceleri bu sadece erkeklerin girebildiği ‘‘No hand Restaurant’’ denilen yer pek ilgimi çekmedi. Ne öyle kolsuz kahraman der gibi elsiz restoran.
Ama Japonu dinledikçe bu restoranın ilgi alanıma girebileceği yavaş yavaş aklıma yattı. Şimdi düşünün, restorandan içeri giriyorsunuz. Sizi kapıda güzel Taylandlı kızlar karşılıyorlar ve tüm yemek boyunca size eşlik ediyorlar. Siz yemek ve içki siparişlerinizi verdikten sonra ellerinizi kavuşturup oturuyorsunuz.
Ondan sonrası, Taylandlı kızların görevi. Beyaz peçetenizi boynunuza asıyorlar. Sıcak havlularla bir güzel elinizi yüzünüzü temizliyorlar. Sonrada ısmarladığınız tüm yemekleri büyük bir itina ile size yediriyorlar. Her lokmadan sonra bir yudumda içkinizden vermeyi ihmal etmiyorlar. Elinize ne zaman ihtiyaç duysanız söylüyorsunuz, ellerinizin görevini Taylandlı kızlar yapıyor.
‘‘İlginç deneyim olacak. Mutlaka gidilmesi gerekir’’ diye not aldıktan sonra Japonun niçin ısrarla bira içmem gerektiğini söylemesi kafama takıldı.
Meğer yemek sırasında tuvalet ihtiyacınız gelirse, güzel Taylandlı kızlar size tuvalette de yardım ediyorlarmış. Eh yemek sırasında bu hizmetten çok yararlanabilmek için sıkça tuvalete gidilmesi gerekiyor.
Tuvalete gitmenin en kestirme yolu ise bol bol bira içmek.
Bana hemşire bey de
OLACAK iş değil siz tutun, dağ gibi adamlara ‘‘Hemşire hanım’’ diye seslenin. Sonra da bunlar niye bana karşı kibar davranmıyorlar diye sorun. Olur mu efendim, yine Japonlar kibar insanlar da bir şey yapmıyorlar. Gidin de sigorta hastanesinde çalışan bıyıklı bir hastabakıcıya, ‘‘hemşire hanım’’ diye seslenin. Sizi oracıkta paralayıverirler. Japonya'da hastanelerde çalışan bir grup erkek, Japoncada bakıcı anne veya hemşire hanım anlamına gelen ‘‘Hobo’’ kelimesinin kendileri için de kullanılmasından büyük utanç duyduklarını belirterek, kendileri için hiç olmazsa ‘‘Bakıcı baba’’ veya ‘‘erkek hemşire’’ anlamına gelen ‘‘Hofu’’ kelimesinin kullanılması için Japon sağlık bakanlığına müracaat ettiler.
Resmi evraklarda, kimlik kartlarında, pasaportlarında hatta isim kartlarının meslek bölümünde ‘‘Hemşire hanım’’ anlamına gelen işaretin kullanılmasının kendilerini ağır bir bunalıma ittiğini söyleyen erkek hemşireler isimlerini değiştirebilecek gücü elde edebilmek için birleşerek örgüt bile kurdular.
Japon sağlık bakanlığında 238 bin kadrolu hemşire çalışmasına karşılık bu hemşirelerden sadece 1648 tanesi erkek. Japon erkek hemşireler bu sayının düşük olmasının tek nedeninin Sağlık bakanlığının açtığı sınavlara çağrının ‘Hobo aranıyor’’ başlığı ile yapması olduğunu belirterek, sınav çağrılarının Hofu aranıyor şeklinde yapılması durumunda erkeklerin daha çok başvurada bulunacağını söylüyorlar. Tayland tatil yerleri hakkinda aciklamalar Tayland tatil yerleri konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Tayland tatil yerleri, tayland gezi rehberi, tayland gezi anıları, tayland turları, Tayland Turları, Tayland'ta unutulmaz bir tatil
|