Kadınlar
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Kadınlar için Tatil yerleri

» Sıcak çarpmasında ilk yardım

Sıcak çarpmasında ilk yardım

2008-03-11 13:04:32 Kadinlaricin.net sitesinde Sıcak çarpmasında ilk yardım baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Sıcak çarpmasında ilk yardım ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Sıcak çarpmasında ilk yardım

 

Neredeyse herkesin çalıştığı günümüz toplumunda sokağa çıkmamak imkansız. Gerekli önlemleri aldığınız sürece sıcak sizin için tehdit olmaktan çıkacaktır.
Yaz mevsiminin en sıcak günlerini yaşıyoruz. Bazı bölgelerde sıcaklık 40 derecenin, nem oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. Üstelik bu hava raporlarının bildirdiği sıcaklık. Bu meteorolojik ölçümler bir siper içinde ve gölgede yapılıyor. Gerçekte özellikle şehirlerde sıcaklık 60 dereceye kadar yükselebiliyor.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle yaz aylarında asfaltın birkaç santim üzerinde yapılan ısı ölçümlerinin 60 dereceyi gösterdiğini doğruluyor. Bu nedenle hava sıcaklığı 30 derece olarak ilan edildiği anda dikkatli olmak gerekiyor.
Yüksek ısıyla birlikte ortaya çıkan rahatsızlıklar sıcak ve güneş çarpması, sıcak bitkinliği ve sıcak krampları olarak sıralanıyor. Karagülle sıcak çarpması ile güneş çarpması arasında çok büyük bir fark bulunmadığını belirtiyor: ‘‘Güneşin neden olduğu sıcak çarpmasına güneş çarpması, başka sıcak ortamlarda bulunmaya bağlı meydana gelenlere de sıcak çarpması denebilir.’’
Sıcak çarpması vücudun kendi iç sıcaklığını dengede tutamayıp, mekanizmanın iflas etmesi durumunda ortaya çıkıyor. Isıyı dengede tutmaya yarayan fonksiyonlardan biri terleme. Vücut ilk olarak kanı soğutmak için vücudun uç kısımlarına gönderiyor. Terleme, uç kısımlardaki damarların genişlemesi, buralara bol miktarda kan gitmesi ve o kandan ter olarak sıvı kaybı meydana gelmesi olarak tanımlanıyor. Ter buharlaşıyor ve böylece vücut dışarıya ısı atıyor.

NEM TERLEMEYİ ZORLAŞTIRIYOR

Terlemek ve terin buharlaşması önemli. Hava hareketleriyle terin buharlaşmasını kolaylaştırmak gerekiyor. Böylece kişi tekrar terleyebiliyor. Nemli sıcakta terleme ve terin buharlaşması zor olduğu için ısı kaybı yeterli düzeyde yapılamıyor. Bu nedenle nemli bir ortamda sıcağa maruz kalmak, kuru ortamdan daha olumsuz etkiliyor.

Sıcak çarpmasında vücudun iç sıcaklığı 40 derecenin üzerine çıkıyor. Bu noktada yaşam tehlikeye giriyor. Cilt kırmızı, sıcak ama kuru bir hal alıyor. Vücut dış ısıyla başedemeyeceğini anlayınca bir noktadan sonra terlemeyi bırakıyor. Vücut ısısı 40 derecenin üzerine çıktığında ondan sonra 15 dakika yaşamak mümkün. Nabız kuvvetli ve dolgun atmaya başlıyor, kusma ve baygınlık hissi geliyor.
Sıcak çarpmasının ön aşaması sıcak bitkinliği. Bunu zaten hepimiz farklı derecelerde günlük hayatımızda yaşıyoruz. Çabuk sinirlenme, yorgunluk, isteksizlik olarak kendini gösteriyor. Bu düzeyde kaldığı sürece de büyük sorun yaratmıyor.

GÜNEŞ ÇARPMASI

Belirtiler

Yüz ve baş derisi ısınır, kızarır.

Halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, huzursuzluk, mide bulantısı görülür.

Ensede sertlik hissedilir.

Ağır vakalarda bilinç kaybolur.

Ne yapmalı

Soğuk bir ortamda düz olarak yatırılmalı, baş yukarı kaldırılmalı.

Giysilerin sıkan bölümleri çıkartılmalı.

Baş soğuk ve nemli örtülerle dışarıdan soğutulmalı, aynı anda hava akımı oluşturulmalı (örneğin vantilatörle).

NOT: Sıcak ve güneş çarpmasında hastaneye başvurmak şart. Çünkü hastanın oksijene ihtiyacı oluyor.

Güneşe meydan okumayın

Uzmanlar, kentlerde yaşayanların hem güneşin hem de ısınmış beton ve asfalt yüzeylerin ısıtıcı ışınlarına hedef olduğu uyarısında bulundu. Güneşin yoğun olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında gölgede kalınması gerekiyor.

Uzmanlar, güneşten gelen enerjinin insanlar üzerinde etkilerinin dalga boylarına göre farklılık gösterdiğini belirterek, "Güneşe meydan okunmaz. Siz siz olun en kızgın olduğu öğle saatlerinde güneşe sakın meydan okumayın" uyarısında bulundu.

BETON VE ASFALT ISIYI ARTTIRIYOR

Beton ve asfalt oranının çok yüksek olduğu kentlerde yaşayan insanların kırsal alanlarda yaşayanlara göre daha fazla ısı gücüne maruz kaldığını belirten uzmanlar, şu önerilerde bulundu:  "Güneşten gelen enerjinin soğurulması sonucunda yüzeyin sıcaklığı yükselir. Isınan ve kendisi de yeni bir ısı kaynağı oluşturan yüzeyler üstündeki havayı ve çevresindeki diğer maddeleri ısıtmaya başlar. Bir siper içinde, gölgede ölçülen ve hava durumu raporlarında verilen hava sıcaklığı 25-30 derece arasında seyrederken; bulutsuz havada beton bir yüzeyin 1 metre kadar üzerinde, güneşe yönlendirilmiş küresel güneş termometresinin gösterdiği sıcaklıklar, yaklaşık olarak 60-70 derece seviyesindedir. Bu demektir ki, güneş ışınlarına doğrudan maruz kalan insanlar hem güneşin hem de ısınmış beton ve asfalt yüzeylerin ısıtıcı ışınlarına hedef olmaktadır". 

 10:00-16:00 ARASI DIŞARI ÇIKMAYIN!

Açık renk, sentetik olmayan bol giysiler ve şapka kullanmanın yanında bol sıvı almanın aşırı ısı yüküne karşı alınabilecek basit önlemler olduğunu belirten uzmanlar, "Ancak en radikal önlem, güneşin en etkin olduğu özellikle 10.00-16.00 saatleri arasında gölgede kalmak veya güneşte kalınan süreyi kısaltmaktır" önerisinde bulundu. 

Güneşin ultraviyole ışınlarına uzun süreli maruz kalmanın ağrılı güneş yanıklarının yanında, deri kanseri, derinin çabuk yaşlanması, katarakta bağlı körlük ve diğer göz sorunlarına neden olduğunu bildiren uzmanlar, zamanını güneşte oynayarak geçiren 18 yaş altındaki çocukların risk grubu oluşturduğunu kaydetti. Uzmanlar, açık ten, göz ve saç rengi olanların, koyu ten, göz ve saç rengine sahip olanlara göre daha fazla risk altında olduğunu belirtti. 

Güneş çarpmasına dikkat

Aşırı sıcakların hüküm sürdüğü şu günlerde, özellikle günün büyük kısmını güneşin kavurucu sıcağı altında geçirmek zorunda kalanları büyük bir tehlike bekliyor: GÜNEŞ ÇARPMASI
Evet, uzun süre güneşte kalmak, baygınlıklara hatta beyin kanamalarına yol açabilir. Güneş çarpması, kendini aşırı terleme, ağrılı kramplar ve baygınlık şeklinde kendini gösterir. Bu durumda yapılacak ilk iş; hasta giyinikse, hemen elbiseleri gevşetip gölgeye taşınır. Yüzü, göğsü ve kolları bol soğuk su ile ıslatılır. Durumu ciddi ise, ıslak bir çarşafa sarılarak hastaneye götürülür. Durum çok ağır değilse, aşağıdaki reçeteler uygulanır:

- 2 bardak suya, 1 tatlı kaşığı sofra tuzu konur. Karıştırılıp, içirilir.
Büyükçe bir kabın yarısına kadar soğuk su konur. Üstü de sirke ile doldurulur. Sonra buna batırılan büyükçe bir bez veya çarşaf, vücudun her yerine sarılır. Yine bu suda ıslatılan bir bez de enseye konur. Bezler sık sık değiştirilir.

- 1 kilogram yoğurt, ince bir tülbentten sıkılarak süzülür. Suyuna, 1 tatlı kaşığı sofra tuzu ve 4 diş dövülmüş sarmısak konur. İyice karıştırılıp vücudun her yerine sürülür.

- 1 kahve fincanı sirke içirilir. Vücudunun her yerine de sirke sürülür.
Enseye, 3 tane ezdirilmiş lahana yaprağı konur. 2 saatte bir değiştirilir.
Güneş çarpmasını önlemek için; 1 tatlı kaşığı sofra tuzu az su ile içilir. Yüze de çiğ yumurtanın beyazı sürülür.

Gebeler, sıcaklara dikkat!

5 aylık ilk bebeğime hamileyim. Çalıştığım işyeri çok sıcak oluyor ve son günlerde bayılacak gibi oluyorum. Ne yapabilirim?

Özellikle bu yaz ülkemizde sıcakların normalin üzerinde seyretmesi herkese zor günler yaşatıyor. Gebelerin, bu aşırı sıcakların karınlarındaki çocuklarının sağlıklarını da etkileyebileceğini göz önünde bulundurarak bazı önlemler almaları gerekir. Anne adayları; öğle saatlerinde çok zorunlu kalmadıkça dışarı güneşe çıkmayın. Eğer çalışıyor iseniz yıllık izninizi bu sıcak dönemde kullanın ve serin bir ortamda istirahat edin. Pamuklu, bol ve açık renkli giysileri tercih edin. Çünkü güneş ve sıcaklık vücudunuzun gereğinden fazla su ve tuz kaybetmesini sağlayacağından bu gebeliğiniz ve sizin için tehlikeli olabilir ve fenalık hissedebelirsiniz. En az 2 litre olmak üzere çok bol su için, hatta yeterince mineral almanız için benim tüm gebelere olduğu gibi size de önerim yaz aylarında her gün mutlaka 1-2 adet maden suyu için. Ağır yiyecekler yemekten kaçının ve bol meyve yemeyi tercih edin. Ayrıca eğer güneşe çıkacak iseniz mutlaka yüzünüze koruyucu krem sürün. Çünkü güneş gebelikte yüzde olan gebelik lekelerinin daha büyümesine ve kalıcı olmasına da neden olabilir. Kendinizi iyi hissetmediğinizde mutlaka doktorunuzu arayarak danışın.

Güneş en çok çocukları çarpıyor

Son günlerde yaşanan aşırı sıcak havanın çocuk sağlığını da olumsuz etkilediği, güneş çarpmalarının çocuklarda daha fazla görüldüğü belirtildi. Hava sıcaklığının 40’in, nem oranlarının da yüzde 90’in üzerine çıktığı bugünlerde, uzmanlar, deniz kıyılarında ve açık havalarda oyuna dalarak sıcağın etkilerini farkedemeyen çocukların, büyükleri tarafından mutlaka korunması gerektiğini vurguluyorlar. Sıcak havanın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin çocuklarda daha fazla ortaya çıkabileceğine değinen uzmanlar, güneş çarpması ve deri yanıkları açısından çocukların daha hassas olduğuna dikkat çekiyorlar. Çukurova Üniversitesi Pediatrik Enfeksiyon Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necmi Aksaray, çocuklarda yaz aylarında daha sık görülen ishalli hastalıklar ve güneş çarpmalarına karşı ebeveynlerin duyarlı olması gerektiğini söyledi.

Sıcak sendromları
Yaz mevsiminde ısının yükselmesi sağlığı olumsuz etkiliyor. Sıcakların bastırmasıyla birlikte bazı hastalıkları başka bir deyişle sıcak sendromları görülmeye başlanıyor. Sıcak sendromları hava sıcaklığı 32 derece, nem oranı yüzde 60'ın üzerinde olduğunda daha çok ortaya çıkıyor. Sıcaklık sendromları en hafif kramp halinde görülüyor. Sıcak sendromları içinde en fazla karşılaşılan sorun bitkinlik. Sıcağa üç günden fazla maruz kalanlarda daha çok görülüyor. Sıcak sendromları içinde en ciddi olanı sıcak çarpması. Ölüme dahi neden olabiliyor. Sebebi vücut ısısının 41 derecenin üzerine çıkması. Kalp, beyin böbrek, karaciğer gibi birçok hayati organın fonksiyonları bozulabiliyor. Ani olarak ortaya çıkan baş ağrısı, baş dönmesi, konuşma bozukluğu, baygınlık, hayal görme, koma gibi belirtileri var. Sıcak havalarda özellikle çarpma nedeniyle kalp krizi ve kalp yetersizliğine bağlı ölümlerde artış görülüyor. Şuur kaybı ve hayal görme sıcak çarpmasının ilk işareti. Cilt kuruyor, kızarıyor, nabız hızlanıyor, solunum zayıflıyor. Sıcaklardan kurtulmanın yöntemleri de duşun altına girmek değil, klimalar olarak kabul ediliyor.

Sıcağa dikkat

Dünyayı saran sıcak hava dalgası Türkiye’de de hissedilmeye başladı. Uzmanlar, vatandaşlara saat 10.00-16.00 saatleri arasında evlerinden çıkmamaları çağrısında bulunurken, sıcak havanın sinirlilik, yorgunluk, tahammülsüzlük, dikkat azlığı gibi depresyon belirtilerini de ortaya çıkardığı belirtildi. Türkiye’de sıcak ve nemli havanın etkisini en fazla hissettirdiği Antalya’da, yerli ve yabancı turistler, kent sakinleri, havuzlara, su parklarına ve denize akın ediyorlar.
Gölgede 40 dereceyi bulan sıcaklık, güneşin altında daha da etkili oluyor. Asfaltların erimeye başladığı turistik kentte, nemin de etkisiyle sıcaklık daha yüksek değerlerde hissediliyor.
Meteoroloji yetkilileri, sıcak havanın etkisini sürdüreceğini belirtirken, uzmanlar, vatandaşların tedbirli davranmaya çağırıyorlar. Antalya Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Taner Bumin, aşırı sıcaklardan dolayı hastaneye gelenlerin sayısının arttığını belirterek, şunları söyledi: “Güneş çarpması, kalp krizi, nefes darlığı ve bayılma şikayetiyle çok sayıda kişi acil servisimize başvurdu. Çok fazla gerekmedikçe saat 10.00-16.00 arasında insanların evlerinden çıkmamalarını tavsiye ediyorum.”
Öğle saatlerinde güneşin altında kalan vatandaşların, cilt rahatsızlıkları yaşayabileceğini söyleyen Bumin, “Sıcaklarda vücut tuz ve su kaybına uğrar. Aşırı terleme meydana gelir. Tuz kaybını önlemek için sulu gıdalar almak ve bol su içmek gerekiyor” dedi.
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, sıcakların insanlarda sinirlilik, yorgunluk, tahammülsüzlük ve dikkat azlığı gibi depresyon belirtilerini ortaya çıkardığını belirterek, sıcakların etkisiyle öfkelenen biri karşısında toleranslı davranılması gerektiğini söyledi.
Çelikkol, sıcakların insanın ruhsal dengesi üzerinde de zorlayıcı etkisinin olduğunu ve eğer kişi de herhangi bir hastalığa eğilim varsa, bu hastalığın belirtilerinin görülmesinde sıcağın aktif rol oynadığını vurguladı.

DÜNYA DA BUNALDI
ABD’nin kuzeydoğusunda etkili olan son yılların en şiddetli sıcak dalgasının yol açtığı rahatsızlıklardan yaklaşık 60 kişinin öldüğü bildirildi. Beyaz Rusya’da, 35-40 dereceye varan sıcaklar halkı bunaltırken, Sağlık Bakanlığı yetkililer, hastanelere alınacak tedbirlerle ilgili uyarı yazıları gönderdi. Rusya’da da aşırı sıcaklardan dolayı rahatsızlanan çok sayıda kişinin hastaneye kaldırıldığı açıklandı. Özellikle; yaşlılar, hastalar ve çocuklardan öğle sıcağında evden çıkmamaları istendi.

Sıcaklarda hayal görmeyin

Yaz mevsiminde ısının yükselmesi sağlığı olumsuz etkiliyor. Sıcakların bastırmasıyla birlikte bazı hastalıkları başka bir deyişle sıcak sendromları görülmeye başlanıyor. Sıcak sendromları hava sıcaklığı 32 derece, nem oranı yüzde 60'ın üzerinde olduğunda daha çok ortaya çıkıyor. Sıcaklık sendromları en hafif kramp halinde görülüyor. Sıcak sendromları içinde en fazla karşılaşılan sorun bitkinlik. Sıcağa üç günden fazla maruz kalanlarda daha çok görülüyor. Sıcak sendromları içinde en ciddi olanı sıcak çarpması. Ölüme dahi neden olabiliyor. Sebebi vücut ısısının 41 derecenin üzerine çıkması. Kalp, beyin böbrek, karaciğer gibi birçok hayati organın fonksiyonları bozulabiliyor. Ani olarak ortaya çıkan baş ağrısı, baş dönmesi, konuşma bozukluğu, baygınlık, hayal görme, koma gibi belirtileri var. Sıcak havalarda özellikle çarpma nedeniyle kalp krizi ve kalp yetersizliğine bağlı ölümlerde artış görülüyor. Şuur kaybı ve hayal görme sıcak çarpmasının ilk işareti. Cilt kuruyor, kızarıyor, nabız hızlanıyor, solunum zayıflıyor. Sıcaklardan kurtulmanın yöntemleri de duşun altına girmek değil, klimalar olarak kabul ediliyor.

Sıcaktan korunma önerileri

Doktorlar, sıcaklar ve yüksek nemin devam ettiği bu günlerde, herkes için uyarılarını şöyle sıraladılar:

Mümkün olduğu kadar aşırı hareketten kaçının. Sık sık ılık duş alın.

Duş yapamıyorsanız, başınıza, yüzünüze, el ve bileklerinize bol bol soğuk su serperek, ferahlayıp, serinlemeye çalışın.

Su ve benzeri hafif içecek ve yiyeceklerle beslenin. Ağır yemeklerden uzak durun. Az yiyin. Bu sıcaklarda, kalbi ve mideyi yormayın.

Terleyip, rüzgâra çıkmaktan sakının.

Perdelerinizi sıkı sıkı kapayarak, fazla güneşten korunun. Güneşin, en iyi dost olduğu kadar, en güçlü bir düşman da olduğunu unutmayın.

Yüksek tansiyonunuz yoksa, sık sık tuzlu ayran için. Güneşin etkili olduğu saatlerde sokağa çıkmayın. Sokağa çıkarken, yanınıza bir şişe su alın.

Sıcak sürücünün psikolojisini bozuyor

Sürücülerin, sıcak havaları, yağmurlu ve karlı havaların trafikte yarattığı riskli durumlar gibi değerlendirmeleri ve ona göre önlem alarak, daha dikkatli olmaları istendi. 

Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Sürücü Değerlendirme, Eğitim ve Araştırma Merkezi Müdürü Uzman Trafik Psikoloğu Yeşim Yasak, yaptığı açıklamada, sıcak havanın, tansiyon düşüklüğü, kalp krizi, beyin kanamaları gibi fizyolojik etkilerinin yanında, psikolojik etkilerinin de bulunduğunu söyledi. 

EN BÜYÜK TEHLİKE SABIRSIZLIK

Aşırı sıcaklarda aracına binip sıcakla karşı karşıya kalan sürücünün, genellikle ilk tepkisini ''of... çok sıcak'' sözüyle ifade ettiğini belirten Yasak, bu cümlenin altındaki ilk psikolojik tehlikenin ise ''sabırsızlık'' olduğunu kaydetti. 

Dayanma gücünün azalması ve sabırsızlığın artmasının sürücülük yeteneklerini de etkilediğini anlatan Psikolog Yasak, bu durumda sürücüde dikkat ve konsantrasyonun azaldığını, yayaların ve kırmızı ışığın yanıp yanmadığının son anda fark edildiğini kaydetti. 
Sıcak havanın sürücülükle ilgili refleksleri yavaşlattığını, bu duruma bir de alkol gibi diğer etkenlerin eklenmesi halinde sürücülük performansının neredeyse yarı yarıya azalacağını ifade eden Psikolog Yasak, şöyle konuştu: 

"Daha önemlisi, bu ortamda diğer yolu kullananlarla başa çıkma konusunda yaşanan psikolojik sıkıntılardır. Çünkü herkes, aynı ortamdan benzer şekilde etkilendiği için, yeterince zor olan durum daha da zorlaşır. Sürücünün sürücüye olan sabrı da aynı şekilde azaldığı için kimin önce geçeceğinin, trafik kuralından bağımsız tek bir cevabı vardır: 'Ben geçeceğim, zaten sıcaktan fenalık geçirdim.' Böylece herkes öfkeli, saldırgan, kuralları ihlal eden sürücü olmuştur. Bu durum, tahmin edilemeyecek tehlikelere meydan verebilir."

HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA DİKKAT

Psikolog Yeşim Yasak, "sıcak havaların, tıpkı yağmurlu ve karlı havaların trafikte yarattığı riskli durumlar gibi değerlendirilmesini ve ona göre önlem alınarak daha dikkatli olunmasını, sürücülerin yiyip, içtiklerine ve sağlık durumlarına dikkat etmelerini ve kişinin kendini iyi hissetmemesi durumunda mümkünse o gün araç kullanmamasını" önerdi. 
Psikolog Yasak, aşırı sıcak havalarda yayalara da uyarılarda bulunarak, sürücülerin sıcaktan olumsuz etkileneceklerini ve daha az dikkat edeceğini düşünerek, geçiş kurallarına daha çok dikkat etmelerini istedi.

‘Hissedilen sıcaklık’ öldürebilir

35 derece sıcaklık, bağıl nem oranı yüzde 50 olduğunda 41, yüzde 60 olduğunda 45, yüzde 65 olduğunda 48, yüzde 75 olduğunda 53, yüzde 85 olduğunda 60, yüzde 95 olduğunda 68 derece olarak hissediliyor. 40 derece sıcaklık ise bağıl nem yüzde 50 olduğunda 55, yüzde 55 olduğunda 59, yüzde 65 olduğunda 72 derece olarak algılanıyor. Hissedilen sıcaklığın 55 derecenin üzerine çıkması halinde, ısı veya güneş çarpmasına bağlı olarak termal şok yaşanabiliyor. Hissedilen sıcaklık 41 derecenin üzerine çıkarsa, güneş çarpması, ısı krampları veya ısı bitkinliği, fiziksel etkinlik ve bu şartlarda etkilenme süresine bağlı olarak şiddetli termal stresle birlikte ısı çarpması görülebiliyor. Hissedilen sıcaklığın 32 derecenin üzerine çıktığı hallerde, fiziksel etkinlik ve bu şartlarda etkilenme süresine bağlı olarak kuvvetli termal stresle birlikte ısı çarpması, ısı krampları ve ısı yorgunlukları ortaya çıkabiliyor. Hissedilen sıcaklığın 25 derecenin üzerine çıkması halinde dahi, fiziksel etkinlik ve bu şartlarda etkilenme süresine bağlı olarak oluşan termal stresten dolayı halsizlik, sinirlilik, dolaşım ve solunum sisteminde birçok rahatsızlık meydana gelebiliyor.
Öneriler

Sıcak havalar, ölümle sonuçlana bilen rahatsızlıklara yol açabiliyor. Bu riskleri en aza indirebilecek bazı önlemler şöyle sıralanıyor:

İnsanlar ve hayvanlar, kapalı ve park edilmiş araç içinde bırakılmamalı.

Alkollü, çok şekerli ve kafeinli içeceklerden uzak durulmalı.

Bol su içilmeli, spor ve aktiviteler, sabah erken ya da akşam geç saatlerde yapılmalı.

Mümkün olduğunca serin ortamlarda bulunulmalı.

Klima yoksa perde ve pancurlar kapatılmalı, pencerelerden karşılıklı esinti yaptırılmalı ve vantilatör kullanılmalı.

Dışarda çalışanlar sık sık ara vermeli. Az, ancak sık yemek yenilmeli, hafif ve dengeli beslenilmeli.

Dışarı çıkarken koruyucu güneş kremi sürülüp, 10-15 santimetre geniş kenarlı şapka takılmalı.

Bol, geniş ve ince kıyafetler giyilerek güneşin zararlı ışınlarından korunulmalı.

Bebeklere ince ve hafif kıyafetler giydirilmeli.

Sıcaktan hastalanan kişilerde başdönmesi, bulantı, başağrısı, kas krampları görülür. Bu durumda önce serin yere geçilmeli, biraz dinlenmeli ve ağır ağır soğuk su içmeli, rahatsızlanan kişinin durumunda düzelme olmazsa doktor yardımı istenmeli.

Sıcak havaya dikkat
İzmir İl Sağlık Müdürü Levent Kıdak, yaz aylarında özellikle yaşlıları ve çocukları etkileyen sıcaklara dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, güneş yanıklarına yoğurt sürmenin zararlı olduğunu ve güneşe başı açık çıkılmaması gerektiğini söyledi.

Ultraviyole ışınları zararlı
Levent Kıdak yaptığı açıklamada, “Yaz mevsimi ile birlikte artan hava sıcaklığı sağlığı olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Aşırı güneş ve sıcağın olumsuz etkilerine karşı dikkatli olmak gerekir. Aşırı sıcak ve güneş gerekli tedbirler alınmadığı takdirde insan sağlığını olumsuz etkileyebilmekte. Bu durumdan özellikle çocuklar, yaşlılar, kalp ve akciğer hastalarıyla değişik deri hastalığı olanlar daha fazla etkilenmektedir. Güneşten gelen ultraviyole ışınlarının vücuda zarar verdiği ve yaz mevsiminde yerküreye ulaşan ultraviyole miktarının diğer mevsimlere göre daha fazla olduğu bilinmektedir. Saat 11.00 ve 15.00 arasında güneş ışınları daha dik gelir. Bu nedenle bu saatlerde güneş ışınları daha fazla etkilemektedir” diye konuştu.

Güneş yanıklarına kompres
Sıcak havalarda güneş yanıklarından korunmanın yanı sıra güneş çarpması için de dikkatli olunması gerektiğini kaydeden Kıdak, “Güneşlenme sonrasında oluşabilecek güneş yanıklarında kesinlikle yoğurt ve benzeri maddeler sürülmemeli, bu durumda soğuk kompres uygulanmalı, müdahale gereken durumlarda mutlaka hekime başvurulmalı. Gözlerde ağrılı kızarıklıklar vücutta kaşıntı, kızarıklık, su toplaması, gözlerde kararma, baş dönmesi, sinirlilik, nabızda zayıflama, şiddetli baş ağrısı gibi durumlarda bol sıvı alınarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.
Kıdak, hava sıcaklığının arttığı dönemlerde, mümkün olduğunca serin yerlerin tercih edilmesi gerektiğinin altını çizerek şunları önerdi: “Yeterli miktarda sıvı almayı ihmal etmeyin. Bol bol su için, ağır ve aşırı yemek yemekten kaçınılıp, hafif , mideyi zorlamayan yiyecekler tercih edilmeli. Yiyeceklerin sıcaktan bozulmalarına, sineklerle mücadeleye ve temizliğe özen gösterilmeli. Aşırı sıcaklar çocuklarda ishale neden olur, bu durumda vakit kaybetmeden bir doktora başvurulmalı. Sık sık ılık su ile duş alınmalı. Güneşin dik olduğu 11.00-15.00 saatleri arası güneşte kalmayıp, denize girilmemeli. Bu saatlerde dışarıda aktif çalışma ve spordan kaçınılmalı. Havasız ve kapalı yerlerde uzun süre kalmayıp, hava sirkülasyonunun sağlanmasına dikkat edilmeli. Zararlı güneş ışınlarından korunmak için güneşe başlık giymeden çıkılmamalı. Dar ve sıkı kıyafetler yerine pamuklu, bol ve rahat kıyafetler tercih edilmeli. Sigara ve alkolden uzak durulmalı.”

Sıcak çarpması
 
Doğanın dengesi bozuldu ya, şimdiye kadar görülmemiş çöl sıcakları İstanbul’u kasıp kavuruyor. Karşılaştığınız her insanın ilk sözü: “Ay, ne sıcak!” oluyor. Çok tecrübe geçiren tarihi bir nesil olduk diyorum ya, bu yaşımıza geldik, resmi dairelerin ilk defa sıcaktan dolayı tatil edildiğini de gördük. Buna şaşırmak mı, yoksa “Çok şükür!”deyip oturmak mı gerekir, bilemiyorum. Televizyon kanallarında ikide bir sıcak çarpmasından korunmamız için gölgede bulunmamız, bol bol sıvı tüketmemiz ve duş yapmamız anons ediliyor. Sıcak çarpmasının ilk belirtileri neymiş? Baş dönmesi, mide bulanması, halsizlik falan filan...
Bütün beyin ağırlıklı çalışanlar gibi ben de sıcaktan çok etkileniyorum. Öyle kolay kolay dışarı çıkmıyorum. Ama yine de sıcak çarpmasına benzer haller geçirmekten geri kalmıyorum.
Tembel tembel oturmak kitabımızda yazmadığı için “Ay, ne sıcak!” diye ayılıp bayılayacağım yerde bol bol gazete karıştırıyorum, televizyon seyrediyorum, ülkemizde ve dünyada neler olup bitiyor, bunları büyük bir gayretkeşlik içinde takibe çalışıyorum; zaman zaman tefekküre dalıyorum. Hani diyeceksiniz ki, bu sıcakta beyne fazla yüklenmek doğru mu? Artık bilmiyorum... Ama gerekli tedbirleri almaktan geri kalmıyorum.
Memur maaşlarına yapılan gülünç zamlar tablo tablo yayınlanırken her gün insafsız biçimde artan harcamaları, gelir gider dengesini düşününce başımda bir tazyik hissediyorum, hemen gidip bir duş alıyorum.
Biraz hafif şeylerle ilgilenmenin daha doğru olacağını düşünüp televole gibi magazin programlarına göz atayım diyorum, manken, şarkıcı, futbolcu takımının”gönül maceraları” adı altında zamparalıklarını, zengin düğünlerinde çuval çuval saçılan dolarları, tavernalarda masa üstlerinde çalkalanan göbekleri, iç bade güzel sev alemlerinde kırılan tabakları, yakılan ceketleri, daha bir sürü kepazeliği daha fazla seyredemiyorum.. Başım dönüyor. Yakındığımda “sıcak çarpmasındandır” diyorlar. Kafama buz gibi sular boca ediyorum.
Bilgisayarın başına geçip e-mailleri açtığımda F tipi cezaevlerine karşı çıkan mahkum ailelerinin iç parçalayıcı şikayetlerini içeren mesajlarla karşılaşınca bunca ıstırap çeken insanlara yardım edememenin ezikliği içinde kıvranırken İstanbul’daki, Bodrum’daki safahat alemleriyle ilgili haberleri, manken Deniz Akkaya ile Erdal Acar denilen trilyoner (!) adamın gözümüze gözümüze sokulan ilişkilerini, Okan Bayülgen’in kıskançlık misillemelerini; iç bade güzel sev takımının herkese ve her şeye meydan okuyan al gülüm-ver gülüm havalarını kaldıramıyorum. Özgürlüklerin ne sefilce kullanıldığını, insanların birbirlerine karşı ne kadar duyarsız ve bencil olduklarını gördükçe midem bulanıyor.
Ağzımı açmadığım halde yüzüme bakanlar yine “sıcak çarpması” diyorlar.
Üstüste sıvılar içiyorum. Üstüste banyolara giriyorum.
Ama sıcak çarpmaları geçmiyor...geçmiyor!

Sıcak uyarısı
Sıcak havadan özellikle çocuklar, yaşlılar, kalp ve akciğer rahatsızlıkları bulunanlar ile yüksek tansiyonlu hastaların daha çok etkilendiği ifade edildi. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada; aşırı sıcaklarda terleme nedeniyle vücudun mineral kaybına uğrayacağı belirtilerek, bol sıvı ve sulu besinlerin tüketilmesinin önemi vurgulandı. Açıklamada, sıcak havada en sık görülen karın ağrısı, ishal ve kusma gibi hastalıklardan korunmak için; ellerin bol su ve sabunla yıkanması, sağlıklı ve yeterli su temin edilmesi, temiz olduğundan emin olunmayan suların kaynatılarak veya klorlanarak tüketilmesi, insan atıklarının uygun şekilde uzaklaştırılması, çöplerin evlerde kapalı kovarlarda biriktirilmesi ve seyyar satıcılardan çiğ yenen gıdaların alınmaması, bebeklerin anne sütüyle beslenmesi, kabuklu deniz ürünlerinin temiz yerden temin edilmesi gibi kurallara dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı.
Dikkat! Sıcak var
Türkiye’nin güney ve iç kesimlerinde hafta sonuna kadar sıcaklıkların 2-3 derece daha artacağı tahmin ediliyor. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün yaptığı uyarıya göre, hava sıcaklıkları Türkiye genelinde ağustos ayı normallerinin 4-6 derece üzerinde seyrediyor.
Bu hafta sonuna kadar hava sıcaklıkları güney ve iç kesimlerde 2-3 derece daha artacak. Yüksek sıcaklık sebebiyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların tedbirli olması gerekiyor. Ayrıca, güney kesimlerde yüksek sıcaklık ve düşük nem sebebiyle muhtemel orman yangınlarına karşı ilgililerin ve vatandaşların tedbirli olmaları ikazında da bulunuldu.

Avrupa alarmda
Avrupa, sıcak havalara karşı alarma geçti. İki yıl önceki sıcak hava dalgasında çoğu yaşlı binlerce kişinin öldüğü Fransa, İtalya ve İspanya’da birbiri ardına tedbirler alındı. Bu defa aşırı sıcak havaya hazırlıksız yakalanmak istemeyen Fransa, İtalya ve İspanya ölümleri en aza indirmek için çözüm yolları geliştiriyor. İspanya’da yerel yönetimler yaşlı, hasta ve çocuğu olan kişileri cep telefonu mesajlarıyla uyaracak bir sistem hazırlıyor. Tarım sektörünün uğrayabileceği zararı tazmin için 750 milyon euro yardım ayrıldı.

“Alo sıcak” hattı
Fransa’da 100 binin üzerinde nüfusa sahip kentlerde sıcağa dayanamayacak kişilerin dökümü çıkarıldı ve kayda geçirildi. Yaşlı nüfusun dökümü yapıldı. İtalya’da sağlık ocaklarından yaşlıları evden telefonla arayıp kontrol etmeleri istendi. Milano, Floransa ve Torino’da ücretsiz ‘alo sıcak’ hattı da kuruldu. Televizyonlarda uyarılar ve yapılması gerekenler anlatılırken İtalya’da daha şimdiden 16 kişi, aşırı sıcaklar sebebiyle öldü.

Yaylada kar keyfi !

Hakkari’de yurt genelinde, sıcaklıkların artmasına karşılık kent merkezine 40 kilometre uzaklıkta bulunan Bercelan Yaylası’nın yüksek kesimlerinde vatandaşlar karda kayarak, hem yaz sıcağında serinliyorlar hem de ‘kar’ın keyfini çıkarıyor...
Aşırı sıcaklara dikkat!..
Yaz mevsiminin girmesiyle birlikte meydana gelen ani sıcaklık değişmelerine karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiği bildirildi.
 

Konu hakkında bir açıklama yapan uzman Dr. Mehmet Koruk, mevsime bağlı sıcaklık değişimlerinin özellikle kalp-damar, mide, bağırsak ve hipertansiyon rahatsızlığı bulunanlar için hayati önem arzettiğini belirterek, "Aşırı sıcaklıklar ve güneş ışınlarının direkt etkisine maruz kalan hastaların tansiyonu ani yükselme yapar. Sıcaklıklara bağlı olarak kalp-damar hastaları kötüleşir, hatta krizler görülebilir. Mide ve bağırsak hastalıklarına 'dizanteri, tifo ve bağırsak enfeksiyonları gibi' yakalanmalar artar" dedi.

Ani sıcaklık yükselmelerinin sağlıklı insanlar üzerinde de olumsuz etki yapabileceğine dikkat çeken Dr. Mehmet Koruk, aşırı sıvı almanın buna bağlı olarak aşırı terlemenin vücut direncini düşürmesi nedeniyle hastalık meydana getiren mikropların vücuda daha kolay girdiğini ifade etti. Mehmet Koruk, şöyle devam etti: "Aşırı sıcaklardan olumsuz etkilenmemek için günde en az 3 litre su tüketilmeli. Mecbur kalmadıkça 12.00 ila 15.00 saatleri arasında dolaşılmamalı. Dışarıda satılan sıvı içecekler tercih edilmemeli. Az yağlı ve sebzeli yemekler yenmeli. Bedenimizi direkt güneş ışığına maruz bırakacak giysiler yerine vücudumuzu örten, ince, açık renkli, pamuklu elbiseler giymek sağlığa faydalıdır."

Uzman Dr. Mehmet Koruk, herhangi bir sebeple ishal olanlar ile çarpıntı, başdönmesi ve aşırı halsizlik gibi şikayetleri bulunanların en kısa zamanda bir hekime müracaat etmeleri gerektiğini de söyledi.

MİKROPLARA KOLAYLIK

Ani sıcaklık yükselmelerinin

sağlıklı insanlar üzerinde de olumsuz etki yapabileceğine dikkat çeken Uzman Dr. Mehmet Koruk, aşırı sıvı almanın buna bağlı olarak aşırı terlemenin vücut direncini düşürmesi nedeniyle hastalık meydana getiren mikropların vücuda daha kolay girdiğini ifade etti

Sıcak çarpmasında ilk yardım hakkinda aciklamalar Sıcak çarpmasında ilk yardım konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:Sıcak çarpmasında ilk yardım, Sıcak çarpması, Sıcak çarpması nedir, Sıcak çarpması belirtileri, güneş çarpması, Sıcak çarpması özellikleri, Sıcak çarpmasında ilk yardım, Sıcak çarpması hakkında bilgi ,Sıcak çarpması,daha çok kimlerde görülür

 

 

Kadınlar için Tatil yerleri Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 1
Perihan Savaş Kimdir?
Okunma: 1
Hayat dersleri
Okunma: 1
Zayıflatan Korseler
Okunma: 0
Elmalı havuçlu kek tarifi
Okunma: 0
Epizyotomi bakımı nasıl yapılır?
Okunma: 0
Dün dündür, bugün bugündür
Okunma: 0
Kartondan ev yapma
Okunma: 0
Şok nedir ?,Şok Belirtileri ve Şok tedavisi
Okunma: 0
Bebek emzirirken dikkat etmem gereken konular nelerdir?
Okunma: 0
Kelimelerin gücü
Resim
Bebeğin uyuması için Bebeklerin gece uyuması için ne yapmalı
Bebeğin uyuması için Bebeklerin gece uyuması için ne yapmalı

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!