|
|
 | |  |
|
Güneş ve cilt
Türkiye son 74 yılın en sıcak haziran ayını geçirirken, uzmanlar, erken yaşlanmanın sebeplerinin başında yüzde 80’lik bir oranla UV yani güneş ışınlarının zararlı etkilerinin geldiğini belirtiyor. Uzm. Dr. Ayfer Bankaoğlu, güneş ışınlarının direkt ve etkili geldiği yaz aylarında çok dikkatli olunması gerektiğini ve güneşe maruz kalmaktan kaçınılması gerektiğini söyledi. Bankaoğlu, “Güneş ışınlarında zararlı etkilere yol açan Ultraviyole (UV) ışınları, deri yaşlanmasının yanı sıra deri kanserinin ve deride ‘hiperpigmentasyon’ dediğimiz düzensiz lekelerin oluşmasına da yol açıyor” dedi.
Ciltte yaşanan değişimler Güneş altında çok kalanların ciltlerinde derin tahribatlar meydana geldiğini hatırlatan Bankaoğlu, bu değişimleri şöyle özetledi: “Güneşe fazla maruz kalan yüz, göğüs ve kollarda kırışıklıklar, çiller, güneş lekeleri olarak bilinen yıldız şeklinde kahverengi lekeler, bacak ve kollarda ufak beyaz lekeler, deride solukluk, kuruluk, tahriş ve esneklik kaybı, deri esnekliğinde artma, gevşeklik, kılcal damarlarda çatlama gibi değişiklikler meydana gelir. Ultraviyole radyasyon, deri yaşlanmasının yanında deri kanserleri ve deride “hiperpigmentasyon” denilen düzensiz lekelerin oluşmasına sebep olur. “ 2005 yılında yayınlanan tıbbî bir araştırma, güneş ışığından tam olarak korunmuş çocuklarda ve gençlerde deri kanserlerinin yüzde 98 oranında azaldığını ortaya koydu. Güneşlenmenin son 50 yılda artması, deri kanserlerinin görülme sıklığını da artırdı. Özellikle ışık gören bölgelerde sert, kızarık, üzeri damarlı bir yapıda olan yaralar, koparıldıkça tekrarlayan kabuklanmalar, birden koyulaşan (siyahlaşan) benler, kenarları düzensizleşen, hızla büyüyen, etrafında beyaz renkli hale oluşan, renk değişiklikleri gelişen benler deri kanserlerinin belirtileri olarak sıralanıyor.
Güneşten korunmanın yolları Güneşten korunma konusunda bilgi veren Uzm. Dr. Ayfer Bankaoğlu, “Yaz mevsiminde günlük güneşten koruyucu kremlerin kullanılması, sabah kahvaltısı yapmak kadar önemlidir. Güneşten koruyucu etkisi en az 50 faktör olan kremler sürülerek güneşe çıkılmalıdır. Yüzü ve vücudu kaplayacak şekilde sürülmesi gereken kremlerin, denize girip çıkıldıkça etkisini kaybedebileceği düşünülmeli ve buna uygun olarak günde birkaç kez yenilenmelidir. Ayrıca dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da, kremlerin ne zaman sürüldüğüdür. Koruyucu kremler cilde, güneşe çıkmadan en az yarım saat önce sürülmelidir. Ancak, bu koruma faktörlerini kullanmak bizlere yine de tüm gün ve özellikle güneş ışınlarının daha dik geldiği ve daha zararlı olduğu öğlen saatlerinde güneşte uzun süreli kalma hakkını vermez. Koruyucu kremlerin yanı sıra güneş gözlüğü kullanmak, gölgede ve 11.00 - 15.00 saatleri dışında güneşlenmek daha sağlıklıdır” şeklinde konuştu. ------ Bebeğinize 10 dakika yeter Sinop Sağlık İl Müdürü Dr. Abdülkerim Köroğlu, hamilelerde D vitamini yetersizliğinin anne karnındaki bebeklerin beyin ve kemik gelişimini olumsuz etkilediğini, doğumsal katarakt hastalığı ve enfeksiyon risklerini de beraberinde getirdiğini ifade etti. Köroğlu, bütün hamile kadınların günde 10 - 15 dakika ve öğle saatleri dışında güneşe çıkmaları, gebelikleri süresince de süt ve süt ürünlerini üst düzeyde tüketmeleri gerektiğini söyledi. D vitamini ile kalsiyum ve fosforun kemik dokusunun çimentosu olarak görev yaptığını kaydeden Dr. Köroğlu, “Hamilelerde D vitamini yetersizliği, anne karnındaki bebeklerin beyin ve kemik gelişimini olumsuz etkiler; doğumsal katarakt hastalığı ve enfeksiyon risklerini de beraberinde getirir. Bütün hamile kadınların günde 10-15 dakika süreyle ve öğle saatleri dışında güneşe çıkmaları gerekir. Bebek ve çocukların da günde 10 - 15 dakika güneş ışığı almaları önemlidir. Bebek ve çocukların güneşlendirilmesi sırasında, başında koruyucu bere olması ve kol-bacaklarının çıplak olması gerekir” şeklinde konuştu.
>>> Saat 11-16 arası güneşten kaçının İstanbul İl Sağlık Müdür Vekili Mehmet Bakar, özellikle yaşlılar ile kalp ve tansiyon hastalarının, sıcak günlerde efor harcamaktan kaçınmaları gerektiğini söyledi. Kapalı ve havasız yerlerde uzun süre kalınmaması uyarısında bulunan Bakar, kanser hastaları ve kemoterapi görenler ile değişik deri hastalığı olanların güneş ışınlarından korunmaya özellikle dikkat etmesi gerektiğini bildirdi. Bakar, sıcak yaz günleri için şu tavsiyelerde bulundu: “Güneş ışınlarının etkisinin güçlü olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında güneş ışınlarından kaçınılmalı ve bu saatlerde uzun süre güneş altında kalınmamalı. Sık sık ılık suyla duş yapılmalı. Açık renkli, bol giysiler giyilmeli. Güneşlenmeden veya güneşe çıkmadan önce cilde uygun koruyucu bir güneş kremi sürülmeli. Güneşlenme sonrasında oluşabilecek güneş yanıklarında kesinlikle yoğurt ve benzeri maddeler sürülmemeli; bu durumda soğuk kompres uygulaması yapılmalı.” Gözlerde ağrılı kızarıklıklar olması durumunda soğuk kompres yapılması ve bir hekime başvurulması gerektiğini belirten Bakar, “Sıcak çarpmalarında kişiler, önce serin ve gölge bir yere alınmalı, vücudundaki sıkı giysiler çıkarılarak başı ve vücudu ıslatılmak sûretiyle serinletilmelidir. Bilinç bulanıklığı olan hastalar hemen en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir” diye konuştu.
Beslenme tavsiyeleri Amerikan Hastanesi diyetisyenlerinden Zuhal Güler Çelik de, yaz aylarının gelmesiyle vücudun sıvı ihtiyacında artış ve az yağlı yemeklere doğru yöneliş başladığını söyledi. Bu aylarda az az ve sık aralıklarla besin tüketilmesi gerektiğini belirten Çelik, “Bol su için, sebze ve meyve tüketin. Kızartmalardan uzak durun. Et tercihlerinizi de, ızgara veya fırında pişirme metodlarıyla az yağlı olarak tercih edin. Beyaz ekmek yerine kepekliyi tercih edin” dedi. Yazın tuz tüketimine de dikkat edilmesini isteyen Çelik, alkollü ve asitli içeceklerden uzak durulmasını gerektiğini vurguladı. Çelik, rehavet oluşumunu önlemek için tatlı tercihlerini daha çok sütlü ve meyveli tatlılar veya meyveden yana kullanmanın da faydalı olacağını bildirdi.
Gözlere dikkat! International Hospital göz hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Zeki Büyükyıldız ise, ultraviyole ve kısa dalga boylu ışınların gözde katarakt ve görme merkezi problemlerine yol açtığını belirterek, şunları kaydetti: “Bol güneşli yaz aylarında güneş ışınlarından yeterince yararlanılmalı, ancak uzun süre güneşe maruz kalınmamalıdır. Gözlerimizi güneşin zararlı etkilerinden korumak maksadıyla, güneşli havalarda ışıktan rahatsız olmasak dahi güneş gözlüğü kullanmalıyız. Güneş gözlüklerini seçerken özellikle kaliteli camları seçmeli ve ultraviyoleden koruyup korumadığına dikkat etmeliyiz.”
| |
 | |  |
|
|
|
|