|
Gelibolu gezilecek yerler
2010-08-05 17:37:19 Kadinlaricin.net sitesinde Gelibolu gezilecek yerler baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Gelibolu gezilecek yerler ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |

Yirmi güne yakın bir süredir Gelibolu’dayım. Çanakkale Boğazına bakan bir sitede ne zamandır satamadığım, sonunda madem bu kadar ödemede bulunuyoruz, hiç değilse içini yaptıralım da zaman zaman gelip kafamızı dinleyelim, okuyup yazalım dediğimiz, ancak; eksikleri, gedikleri yüzünden yerleşemediğimiz evdeyim. İstanbul’daki evin tadilatı sırasında çektiğimiz üzüntüler ne yazık ki burda da devam ediyor. İkna edip de söz aldığınız ustalar, işçiler sözlerinde durmuyorlar. Günler onları beklemekle geçiyor. Orta yerde yığılı kitap ve kap kacak kolileri arasında çaresiz dolanıp durmaktayım. Zaman zaman evi eşyasıyla olduğu gibi satmayı düşünüyoruz. Her şeyi gözden çıkarıyoruz da kitaplara kıyamıyoruz. Siteye yerleşeli birkaç sene olmuş komşularla tanıştık. Onlar da hep bu sıkıntıları çekmişler. Bir dokunduğunda bin ah işitiyorsun. Biz neden böyleyiz? Hiçbir işimizde sağlıklı bir sistem ve düzen kuramıyoruz. Avrupai anlayışla bir standart oluşturamıyor, etik kurallar geliştiremiyoruz. Yalap şap iş yapıyor, insana saygıyı esas almıyoruz. Alt yapılarda yıpranıyoruz; dolayısıyla üst yapıda üretim yapmağa mecalimiz kalmıyor. Benim hayalim; gelir gelmez bir iki gün içinde yerleşim işini halledip çevre gezileri yapmak, Gelibolu’yu tanımak, tanıtmak; buradaki gelişimleri sizlere aktarmaktı. Şimdilik bunları gerçekleştirememenin sıkıntısı içindeyim. Mutfak tamamlanacak, dolaplar takılacak, banyodaki akıntılar giderilecek, servis çağrılacak; bunların peşindeyim. Zaman zaman öteberi almak için yakınımızdaki köye iniyorum. Günlük gazete bulmakta bile zorlanıyorum. Bir gün önceden sipariş verseniz bile ya geliyor, ya gelmiyor. Uluslararası turizme açık bu kutsal topraklarda köylü henüz bilinçlenmiş değil. Girişimci ruh yok. Tarlada üretim yapanlar halinden şikayetçi. Esnaf deseniz öyle. Çalışmanın karşılığını alamamak insanları bedbinleştirmiş. Siz popüler gazetelerdeki sosyete çılgınlığı, Bodrum barları eğlenceleri ile ilgili haberlere bakmayın. Güzelim ülkemizde terör belasının yanı sıra geçim derdinden halinden memnun olan pek yok. *** Bodrum dedim de aklıma geldi. Zaman zaman denizi onca sevmeme rağmen kader rüzgarının beni neden Bodrum’a veya her yaz deniz hasretini giderdiğim Antalya’ya değil de Gelibolu’ya attığını düşünüyorum. Hayat çizgimizde hiçbir şey tesadüf değil aslında. Önemli olan karşımıza çıkan yol haritalarını okuyabilmek; içerdikleri derin manayı anlayabilmek... Çanakkale Boğazına bakan tepelerde dolaşırken gönlümün derinlerine dalarak böylesi bir anlama gayreti içine giriyorum. Gelibolu, tarihin her yerde kendini hissettirdiği kutsal bir yer. Kendine özgü bir ışığı, derinden derine bir hüzün içeren sükuneti var. O sükunet içinde kıyılarda, sokak aralarında, tepelerde karşınıza çıkan rüzgar aslında neler anlatmıyor ki! Birçokları “rüzgar işte!” der geçer ama benim gibi tefekkür meyillisi olanlar; o rüzgardan, ezelden ebede uzanan hayat akışında kesişen kaderlerin arkada bıraktığı yürek çığlığından müphem mesajlar alır. Toprağa basarken bile büyük şair Mehmet Akif’in: “Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı!/Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı” mısralarını hatırlar da ihtiyatla adım atar. Burada yarım kalmış hayat hikayeleri, bir ateş çemberinde yanıp da ince hüznü toprağın kokusuna sinmiş umutlar, efsaneler iç içe geçmiş durumda. Engin muhayyilelere ilham kaynağı. Burayla ilgili olarak birçok araştırma eseri hazırlanmış, romanlar yazılmış. En son okuduğum; Buket Uzuner’in “Gelibolu” isimli romanı. Nefis bir eserdi. Okuduğumda çok hoşlanmış, uzun süre etkisi altında kalmıştım. İtiraf etmek gerekirse içimden bir ses, “Daha anlatılacak çok şey, yazılacak çok hikaye var. Sen de buraya henüz yazılmamış olanları yazmağa geldin!” diyor. Zaten gönlüm de bu iç sese uyma eğiliminde. Baktığım, gördüğüm her şeyi bir mana süzgecinden geçiriyorum. Petek yapan arılar misali eser üretimi için esas olan çalışma temeli oluşturmağa çalışıyorum. Ben böyle halisane duygular içindeyken bakarsınız bir türlü giderilemeyen alt yapı sorunları yüzünden bunalır da dönersem hiç şaşmamak gerek. En iyisi kısmet olursa diyelim. İnşaallah kısmet olur!
Dersimiz Gelibolu Gelibolu’da yabacı anıt ve mezarlıkların 1926 yılında tamamlanıp açılmasına karşılık, Çanakkale’de destan yazan aziz şehitlerimizin hatırası için Şehitler Abidesi’nin inşasına ancak 1954 yılında başlanmış. Elli yıllık affedilmez bir ihmalden sonra, Başbakanlık, TSK, Çevre ve Orman Bakanlığının ortak çalışmaları sonucunda yarım kalan proje (çevre düzenlemeleriyle birlikte) tamamlanıp Çanakkale Savaşı’nın 90. yıldönümünde, 18 Mart 2005 Cuma günü, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı görkemli bir törenle ziyarete açıldı. Ben de oradaydım. Ülkenin her tarafından otobüslerle akın akın gelen ziyaretçiler arasında ellerinde bayraklarla, marşlar söyleyerek yürüyen gençleri görmek beni çok duygulandırdı. Çoğunluğu Ankara Üniversitesi’ndenmiş. Birkaçıyla konuşma fırsatı buldum. Bilinçli, bilgili; yürekleri memleket sevgisiyle dolu gençlerdi; tarihten aldıkları güçle geleceğe umut ve inançla bakıyorlardı. Tarihten ders almak için Gelibolu’nun en anlamlı ve önemli bir yer olduğunu kavramışlardı. Sevindim. Nasıl sevinmeyeyim? O güne kadar gençlerimizin pespaye popstar yarışmalarında nasıl küçük düşürüldüğüne şahit olmuş, zaman zaman popüler gazetelerde yayınlanan röportajlarda çoğunun memleketten kaçma arzusu içinde olduklarını okumuş, nemelazımcı bir tutum içinde memleket ve dünya meselelerine karşı ilgisiz olduklarını düşünmüştüm. Çanakkale Savaşının 90. yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajda Çanakkale Zaferinin Türk ve dünya tarihi için bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök de aynı düşünce ve endişe içinde, modern çağın etkisiyle tarihî süreç içinde yaşananları ve ülkeyi gelecekte bekleyen tehlikeleri gençlere anlatmakta ve algılatmakta zorlandıklarını belirtiyordu. Şimdiye kadar süregelen hababam eğitimiyle tarih, gençlerimize layıkıyle öğretilemedi. Tarihin; varoluş ve bağımsızlık mücadelemizin en canlı ve duyarlı bir şekilde anlatılacağı yer Gelibolu. Bütün gençlerimizi mutlaka buraya getirmemiz gerekiyor. Burada tarih sahnesine çıkan büyük önder Atatürk’ü, Türk milletine Kurtuluş Savaşını kazandıran kuvayı millliye ruhunu anlamak, Cumhuriyet değerlerine tam bir sorumlulukla sahip çıkmak Gelibolu’dan alınacak dersle mümkün. Çanakkale geçilmez... Tören sırasında yeri göğü inleten bu söz, tarihimize ve belleğimize yazılmış bir hüküm cümlesi. Ama artık bunun için sadece göğsümüzü siper etmek yetmiyor. Günümüz dünyasında emperyalist güçler, artık topları ve tüfekleriyle değil kültürleri, modaları, sermayeleri ve medyalarıyla geliyorlar. Buna karşı koymak, varlığımızı ve bağımsızlığımızı sürdürmek için ilim, irfan, bilgi ve öz değerlerimizle donanmamız gerekiyor. Muhtaç olduğumuz kudret, yalnız damarlarımızda ve yüreğimizde değil beynimizde...
‘Gelibolu’ belgeseli Uzun zamandır, Çanakkale savaşlarıyla ilgili çalışmalar yapan yönetmen Tolga Örnek, savaşların 90. yılına armağan olarak hazırladıkları ‘Gelibolu’ konulu belgeselde, siperdeki askerlerin duygularını, acılarını, endişelerini ve özlemlerini; din, dil ve ırk gözetmeksizin aktarmayı hedeflediklerini söyledi.
Tarihçilerle çalışıyor Örnek, çekimleri Çanakkale’de devam eden belgeselin 6 yıllık çalışmanın ürünü olduğunu ifade ederek, “Çanakkale Belgeseli, 6 yıldır aklımızda olan, diğer projelerle uğraşırken tohumlarını ektiğimiz, bilgilerini topladığımız en kapsamlı, en özel proje. Bu belgeseli Çanakkale savaşlarını daha kapsamlı ve farklı bir gözden hissetmek için çektik” dedi. Filmin ana temasının, oğullarını savaşa gönderen ailelerin ve savaşa giden askerlerin yaşadıkları tecrübe olduğunu belirten Örnek, “Kişisel hikayeleri yeterince anlatabilmek ve savaşın özünü iyice aktarabilmek için 10 ana karakter seçtik. 2 Türk, 2 İngiliz, 3 Yeni Zelandalı ve 3 Avustralyalı. Filmin senaryosu, bu karakterlerin zamanında yazdıkları mektuplar, günlükler, hatıralar ve fotoğraflardan yola çıkarak gerçek belgelere dayandırıldı. Savaşı yaşayanlara, savaşı anlattırdık. Filmin tarzından dolayı uluslararası boyutu da önemli. Belgesel Avustralya Savaş Müzesi, İngiltere Kraliyet Savaş Müzesi, Yeni Zelanda Kültür Bakanlığıyla işbirliği içinde gerçekleştiriliyor. 20 tarihçimiz var; onların onaylamadığı hiçbir şey filme girmiyor. Bu, savaş filmi değil, savaşın insanlar üzerindeki etkisini gösteren bir film” diye konuştu. Gelibolu'ya Barış Parkı Gelibolu'da yapılacak ‘Barış Parkı’yla ilgili uluslararası proje yarışması sonuçlandı. Türkiye'de, Uluslararası Mimarlar Birliği kurallarına göre yapılan ilk uluslararası yarışma niteliğini de taşıyan yarışmada birinciliği, Norveçli mimar Lasse Brogger kazanırken, yarışmaya Almanya'dan katılan Cemalettin Çınar da beşinci oldu. Yarışmada derece ve mansiyon alan mimarlara ödülleri, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından verildi. Yarışmada birinciye 120, ikinciye 90 , üçüncüye 70, dördüncüye 60, beşinciye 50 bin, eşit altıncı ilan edilen beş projeye de 30'ar bin dolar ödül verildi. Mansiyona layık görülen 15 proje de 15'er bin dolar ödül aldı. Çankaya Köşkü'ndeki ödül törenine, TBMM Başkanı Hikmet Çetin, Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin, FP Genel Başkanı Recai Kutan, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, Enerji Bakanı Cumhur Ersümer, Orman Bakanı Ersin Taranoğlu, Ulaştırma Bakanı Yaşar Topçu, Kültür Bakanı İstemihan Talay, MGK Genel Sekreteri Orgeneral Ergin Celasin, milletvekilleri ile sivil ve askeri yetkililer katıldı. Ödül töreninde konuşan Demirel Atatürk'ün, Gelibolu'da yatan yabancı askerler için 1934 yılında söylediği, ‘‘Artık onlar da bizim evlatlarımızdır, dost topraklarda, bizim askerlerimizle birlikte kucak kucağa yatmaktadırlar’’ sözlerini anımsatarak ‘‘İşte bu proje, bu sözün ruhunu parlatmaktadır’’ dedi. Demirel, ‘‘Tarihin içinden husumet çıkarmak isteyenler olabilir. Ama, ebedi olan husumet değil, dostluktur. Burası da, tarihten husumet yerine ders ve dostluk çıkarmak isteyenler için bir ziyaretgah olacaktır’’ dedi. Demirel, törenin ardından Çankaya Köşkü'nde bir resepsiyon verdi. Gelibolu gezilecek yerler hakkinda aciklamalar Gelibolu gezilecek yerler konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Gelibolu gezilecek yerler ,Geliboluda gezilecek yerler, Gelibolunun gezilecek-yerleri, gelibolu yarımadası tarihi milli parkı
|
|