|
Vitamin Eksikliği
Kadinlaricin.net sitesinde Vitamin Eksikliği baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Vitamin Eksikliği ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |
Vitamin Eksikliği Konu sağlıklı beslenme olduğunda sık sık tekrarladığımız vitamin sözcüğü Latince ‘Vita’ (yaşam) ve ‘Amin’ (azot içerikli bileşim) kelimelerinden ilk başta B1 vitamini için türetilmiştir. 92 yıl önce vitamin sözcüğünü ilk kez ortaya atan Polonya asıllı Amerikalı biyokimyacı Casimir Funk, pirinç kepeğinden beriberi hastalığına karşı hazırlamış olduğu etkili bir özütteki iyileştirici niteliğin azotlu bir madde olduğunu kabul edip bu maddeyi vitamin olarak tanımlamıştı. Daha sonraları, tüm vitaminlerin azot içerikli olduğu düşüncesine dayanan hatalı kanıdan yola çıkılarak metabolizma için gerekli olan ama organizma da üretilmeyen bu besleyici maddelerin tümü vitamin olarak adlandırıldı. Sağlıklı bir yaşam için bedenimizin 13 vitamin türüne ihtiyacı vardır. Yetişkin bir insanın günlük doz ihtiyacı tüm vitaminler için ortalama olarak 10 mg kadardır. Yalnızca C vitamini aşağı yukarı 70 mg olarak alınmalıdır. Hatta sigara içen kişilerde C vitamini ihtiyacı 100 mg kadardır. C vitamini veya askorbik asit gelişkin bitki ve hayvanlarda D glikozundan üretilmekte. Ancak insan, insansı maymunlar, bazı kemirgen ve bazı kuş türleri L- gulonolakton-oksidaz enziminden yoksun oldukları için askorbik asit üretemezler. Askorbik asit memeli hayvanlarda karaciğerde, kuş ve sürüngenlerde ise böbreklerde üretilir.
Bitkilerde C vitamini
Bitkilerde ise alternatif askorbik asit sentezleri söz konusudur. Hayvanların böbreküstü bezlerinde 40 mg/ 100g, karaciğerlerinde 5-15 mg/ 100 g ve sütlerinde 2-7 mg/ 100 g askorbik asit bulunur. Bitki dünyasındaki en önemli askorbik asit kaynaklarıysa tüm yeşil sebze ve meyvelerdir. Örneğin domates, taze biber ve portakal, limon vb gibi. Askorbik asidin oksitlenmeye duyarlı olması nedeniyle pişirme ve sağlıksız saklama koşullarına bağlı olarak sebzelerde C vitamini kaybı medyana gelir. Bebekler için önerilen günlük C vitamin dozu 30 mg dır. Yetişkinlere 70 mg olarak önerilen günlük doz ihtiyacı hamilelik, stres ve ateşli hastalık durumlarında yükselmekte. Vitamin eksikliği
Suda çözünen vitaminler çok hücreli organizmalar olduğu kadar bitki ve mikroorganizmalar için de gereklidir. Yağda eriyen A,E ve D ve suda eriyen C vitamini eksikliği, daha çok belli başlı organ fonksiyonlarındaki bozukluklarla hissedilmekte. Bu vitaminler belli başlı hücre ve organ sistemlerine kenetli uzmanlaşmış etki maddeleridir. B vitamini gibi bir dizi vitaminin eksikliği aynı zamanda özümlenme süreci için gerekli olan fermentlerin de azalmasına sebep olmakta. Vitamin eksikliği ayrıca örneğin yetersiz protein alımına bağlı olarak uzmanlaşmış bir taşıyıcı protein olan apofermentin yeterli olarak üretilmemesiyle de ortaya çıkabilir.
Besinlerdeki vitamin eksikliği ya da günlük dozun uzun bir süre eksik olarak alınması sonucunda da gizli (latant) vitamin eksikliği meydana gelebilir ki bu da ancak spesifik olmayan semptomlarla (hipovitaminoz) fark edilebilmekte. Üstelik bu hastalık ağır durumlarda ölüme sebep veren karakteristik vitamin eksikliğini (avitaminoz) doğurabiliyor.
Oksitlenme reaksiyonlarını engelleyip hücrelerin yaşlanmasını önlediği için ayrıca etkili bir ‘Anti-aging’ ilacı olarak da önerilmekte. Yağda eriyen vitaminlerden olan D vitamini daha çok iki şekilde bulunur. Bunlardan aktif ergosterol, kalsiferol ve D2 vitamini gibi adlarla da bilinen ergokalsiferol, ışınlanmış mayalarda bulunmakta. Aktif 7- dehidrokolesterol ve D3 vitamini olarak isimlendirilen kolasalsiferol ise insan derisinde güneş ışığıyla temas sonucu meydana gelir ve bunun dışında balık yağı ve yumurta sarısı gibi besin kaynaklarıyla alınmakta.. Günlük doz ihtiyacı 0,008 mg’dır. Neler tüketmeli
Bugüne değin D vitamini eksikliğinin iskelet gelişimini engelleyerek raşitizm hastalığına neden olduğu biliniyordu. Fakat Bonn Üniversitesi’nde yeni sonuçlanan bir araştırma, D vitamini eksikliğinin kronik kalp yetmezliğine de yol açtığını gösterdi. 54 kalp hastası üzerinde yapılan testler sonucunda kronik kalp yetmezliği çeken hastaların kanlarında % 50 oranında daha az D vitamini saptanmış. Kalp yetmezliği, ana toplardamarın iyice zayıflayarak (organ ve kaslara) yeterince kan pompalayamamasından kaynaklanmakta.
Tavuklarda yapılan deneylerde yemlere ilave edilen D vitamini sayesinde, hastalığın tedavi edildiğini ve farenin kalp kaslarında D vitaminini emen noktalar bulunduğunu saptayan bilim adamları, bu sonuçlara dayanarak D vitamini eksikliğinin insanda da kalp yetmezliğine neden olacağı sonucuna vardılar. Bedenimiz, ihtiyacı olan D vitamininin % 77-90’ını güneş ışığıyla diğer kısmını da besinlerle alır. Ancak araştırmacılar yine de yoğun güneş banyosu yerine, D vitamini açısından zengin olan balık, ciğer, süt, margarin veya yumurta gibi besinlerin tüketilmesini öneriyorlar.
B6 vitamini eksikliği gelişme bozukluğu doğurur B6 vitamini, temel olarak östrojen ve progesteron hormonlarını düzenliyor. Sinir issteminin düzenli çalışmasında ve hormonların fonksiyonlarında aktif rol oynuyor. Diyabet, böbrek hastalığı, sinir hastalıkları ve katarakt tedavisinde de önemli görevler üstleniyor. Uzmanlar, özellikle iştahsızlık problemi yaşayanların ve alkoliklerin bu vitamine şiddetle ihtiyacı olduğunu vurguluyor. B6 vitamininin eksikliğinde ise gelişme geriliği, cilt rahatsızlıkları ve sinirsel bozukluklar ortaya çıkabiliyor. Tavuk, balık, kırmızı et, ıspanak, brokoli ve muz, B6 vitamini açısından en zengin gıdalar. Bu vitamini uzun süre aşırı dozda aldığınız takdirde ellerinizde ve ayaklarınızda uyuşmalar hissedebilirsiniz. Fakat dozu düşürdüğünüz zaman şikayetler kendiliğinden kaybolacaktır.
Anti-aging uzmanları biyolojik saatin yaşam tarzı üzerindeki önemi üzerinde duruyorlar: Ancak mümkün olduğunca çalışan bir metabolizma genç ve sağlıklı kalabilir.
Bunun için de vitaminlere, minerallere, yağlara ve amino asitlerine ihtiyaç duyar.
Dermotologlar, beslenme ve sağlık arasındaki bağlantının giderek daha fazla önem kazandığı görüşünde.
Aldığımız besinler enzimlerin aktive olmasında anahtar rol üstlenmiş durumda. İşte, bu yüzden yaşın ilerlemesiyle birlikte çevresel faktörler ve dengesiz beslenmenin de cildi kötü etkilediği belirtiliyor. Öyleyse acaba sabah kahvaltısında aldığımız multi vitaminler, öğle yemeğinde kesinlikle atlamadığımız selülit kapsülleri ve akşam yemeklerimizi süsleyen A, C, E, selenyum, soya ve Q 10’dan oluşan kombinasyonlar bize gençliğimizi ve sağlığımızı geri verecek kudrette mi?
Maalesef hiçbir şey göründüğü kadar kolay değil. Çünkü dünya üzerindeki her bir insanın organizması diğerinden farklı çalışıyor. Yetişkin bir kişi 70-100 milyar farklı hücreden oluşuyor. Herbiri küçük birer biyokimyasal farika olan hücreler ise kesintisiz çalışıyor.
Yani her saniye vücut hücrelerinde üç milyara yakın reaksiyon oluşuyor. Kesintisiz, 24 saat ve bir yaşam boyu... İşte, bu metabolizmanın mükemmel bir şekilde çalışabilmesi için organizma besin maddesine gereksinim duyuyor. Tıpkı hiçbir insan ya da parmak izi bir diğerine benzemediği gibi hiçbir biyokimyasal ihtiyaç da bir diğerinin aynı olamıyor. Düzenli spor yapıyor olmanız, uzun ya da kısa boylu olmanız, sigara içip içmediğiniz, strese yakın durmanız, bilgisayarın önünde geçirdiğiniz vakit, alkol ya da ilaç kullanmanız, kilolu ya da zayıf olmanız gibi her bir faktör sizin bireysel beslenme gereksinimlerini farklılaştırıyor.
Sabahları tok karnına kırışıklığı önleyen soya ekstreleri, akşamları yatmadan önce selülit giderici amino asitler... Bizi içten fetheden güzellik hapları şimdilerde çok ‘trendy’...
Hangi vitamin neye yarıyor?
A Vitamini Cilt sorunlarında etkilidir. Yaşlanmayı yavaşlatıcı etkisiyle önemli bir vitamindir.
B Vitaminleri B1; yani tiyaminin antioksidan etkisi vardır. Vücudun yaşlanması üzerinde etkilidir. B2; özellikle cilt, saç ve tırnakların oksijen alımını güçlendirerek sağlıklı olmalarını sağlar. B3; Sağlıklı bir cilt için en gerekli vitaminlerden biridir. B5; Vücuda enerji veren bir vitamindir. Vücuttaki antikor oluşumunda rol oynar. B6; Bağışıklık sistemi fonksiyonlarında önemli rolü vardır. B12; özellikle sinir sistemindeki hasarları önleyici etkisi bulunur.
C Vitamini Cildi koruyucu, cilt gerginliğini ve sağlıklı görünümünü destekleyici etkisi vardır.
D Vitamini Bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır.
E Vitamini Sağlıklı saçlar ve cilt için gerekli vitaminlerdendir. Antioksidan etkisi serbest radikallerin oluşumunu engelleyerek hücrelerin zarar görmesini engeller. Yaşlanmayı geciktirir.
Vitaminler devamlı alınır mı?
Ülkemiz, sebze ve meyvenin bol ve ucuz olduğu bir bölgede yer alıyor. Bu sözlere karşılık olarak bazı okurlarım, bazı sebze ve meyve türlerinin pahalı olduğunu ileri süreceklerse de, gıdaların fiyatları ve lezzet dereceleri ile besleyiciliklerinin bağlantılı olmadığını bilmek gerekir. İnsan beslenme konusundaki bilgilerini arttırırsa, çok ucuz ve çok sağlıklı beslenme uygulayabilir. İşte böyle bir ülkede, üstelik bilincinde olarak, dengesiz beslenme uygulamak kabul görecek bir davranış değil. Her insan damak zevkine uygun gıdalarla beslenmek isterse de, bünye için gerekli olanları ihmal etmemeyi de öğrenmelidir. Bunun acısı hemen ortaya çıkmadığı için daha da kötü. Bugün, kanserden, kalp hastalıklarına, tansiyon sorunundan, şeker hastalığına varıncaya kadar birçok hastalığın bilinçli beslenme ile önleneceği tartışılmaz bir gerçek halinde ortaya konulmuştur.
Vitamin ve mineral içeren ilaçları kullanmak, bilinçsiz beslenmenin getirebileceği zararlardan çok az bir kısmını önler. Kaldı ki, gereğinden fazla vitamin kullanmak da bazı sorunlar getirebilir. Örneğin, yağda eriyen vitaminler fazla olduğu taktirde, vücutta birikerek bazı zararlara yol açabilir. Suda eriyen vitaminlerin fazlası, vücuttan atılırsa da bazı vitaminlerin fazla alınması, diğer bazı vitaminlerin vücuttan atılmasına yol açabilir.
Öte yandan piyasada çoğu kaçak olarak yurt dışından gelmiş çok sayıda vitamin ve mineral içeren ilaçları da gelişigüzel kullanmak sakıncalı. Bunların herbiri, bünyenin farklı durumları için hazırlanmıştır. Bu nedenle bazı vitaminler ya da mineraller daha yoğundur. Bu tür bir ilacı sürekli kullanmak uzun dönemde sorun yaratabilir. İşte bu nedenlerle, gereksiz yere vitamin ilacı alınması fayda yerine zarar getirebilir. Bu tür ilaçlar, aşırı yorgunluk, hastalık nekahati, gelişme dönemi gibi vitamin ihtiyacının arttığı dönemlerde kullanılır. Size tavsiyem, bir an önce bilinçli beslenmeye dönmenizdir.
Vitamin al, kansere yakalanma
Vitamin eksikliği, kanser riskini artırıyor. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Baysal, vitaminlerin kanser oluşumunu önlediğini, özellikle bazı vitaminlerin gerekenin üzerinde alınmasının kanser riskini en aza indireceğini söyledi.
A vitamini içeren vitamin haplarının sigara içen erkeklerde akciğer kanseri önlediğini dile getiren Prof. Dr. Ayşe Baysal, genellikle yeşil ve sarı renkli sebze meyve ile karaciğer, kaymak ve yumurta sarısında bulunan A vitamininin yetersiz alındığı durumlarda, solunum, yemek borusu, idrar yolları, mide, prostat, akciğer ve kalın bağırsak kanserlerinin oluşma riskinin arttığını belirtti. Baysal, A vitamininin ayrıca meme, deri, akciğer ve idrar yollarında kanser oluşumunu önlediğine de dikkati çekti.
Az miktarda alınan B vitamininin kanser riskini artırdığını, fazla alınması durumunda ise kanser oluşumunu önlemediğini kaydeden Baysal, ‘‘B vitamininin yeterli düzeylerde alınması, vücudun savunma sistemlerinin yeterliliği için gereklidir. Savunma sistemleri yeterli olunca, kanser dahil, birçok hastalığa karşı vücut dirençli olur’’ diye konuştu.
D VİTAMİNİ FAZLASI
Prof. Dr. Ayşe Baysal, içilen bir paket sigaranın, günlük normal alınan C vitaminini yok ettiğine dikkati çekti. Prof. Baysal, bu nedenle sigara içenlerin günlük gereksinmeden daha çok C vitamini almasının kanser riskini azalttığını belirtti. Baysal, şöyle dadi:
‘‘E vitamini bitkisel yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, özü alınmamış tahıllar, fındık fıstık, kuru baklagillerde bulunur. Toksik maddelerle teması olanların ve sigara içenlerin vücudun ihtiyacından daha fazla E vitamini almaları gerekir. Bunun yanında E vitamini kaynağı oldukları için bitkisel yağları çok tüketmek doğru değildir. Karaciğer, yumurta sarısı, süt ve süt ürünlerinde az bulunan D vitamininin günlük beslenme ile karşılanması mümkün değildir. D vitamini bakımından en iyi kaynak balık yağıdır. Düzenli olarak güneşle temas edildiğinde derideki ön maddede D vitamini oluşur ve gereksinmeyi karşılar. Uzun süre güneşte derinin yanması durumunda vitaminin etkisi kaybolduğu gibi deri kanserine neden olur.’’
Ayşe Baysal, D vitamini eksikliğinin kemik kanseri riskini de artırdığını belirterek, ‘‘Düzenli güneşten yararlanarak bedende yeterli D vitamini oluşumunun sağlanması ve yeterli kalsiyum alımı kemik kanseri riskini azaltır. Bu uygulama menopoz sonrası kadınlarda meme kanseri riskini de azaltır’’ diye konuştu.
D'nin azı, C'nin fazlası zarar
D vitamini eksikliği bağırsak hastalıklarına yol açıyor. C vitamini fazla alındığında ise damar tıkanıklığı tehlikesi sözkonusu.
Amerikalı araştırmacılar, D vitamini eksikliğinin Avrupa ve Kuzey Amerika’daki her bin kişide birinde bağırsak hastalığına yol açtığını açıkladı.
Penn State Üniversetesi’nde yapılan araştırmalarda, D vitamini eksikliğinin ’’Chron’’ ve ’’Ulcerative Colitis’’ denilen iki çeşit bağırsak hastalığına yol açtığı, Avrupa ve Kuzey Amerika’da her bin kişiden birinde bu hastalıklardan birinin geliştiği bildirildi.
Bilim adamları, fareler üzerinde yaptıkları araştırmalarda, iki haftalık D vitamini uygulamasıyla, tetikleyeci etkisi olan bu hastalıkların etkisini azaltmayı başardılar.
ABD’nin San Francisco kentinde devam eden Deneysel Biyoloji Kongresi’nde yaptığı açıklamada, söz konusu hastalıklarda kullanılan ilaçların kemik erimesine yol açtığını ve yan etkilerinin olduğunu belirten Dr.Margherita T. Cantoma, barsak hastalıkları ilaçları ile D vitamini kombinezonu kullanılması halinde, hastalıkların tedavisinde daha etkili rol oynanacağını ve kemik erimesinin yok edilebileceğini söyledi.
IBD olarak adlandırılan bağırsak hastalıklarının, insanların daha az güneş aldıkları Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde yaygın olduğuna değinen araştırmacılar, bu hastalıkların en çok Kanada’da görüldüğünü kaydetti.
Eklem iltihabından koruyor
San Francisco’da yapılan açıklamada, Wisconsin Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir araştırmaya dikkat çekilerek, D vitamini eksikliğinin aynı zamanda, iki otobağışıklık sistemi hastalığı olan eklem iltihabı ve multipl skleroza yol açtığı belirtildi.
Güneş ışınlarının deriyi etkilemesi ile vücudun D vitamini ürettiğine işaret eden Dr. Cantoma, bağırsak hastalarına hemen D vitamini almaya başlamalarını önermediğini, henüz yaptıkları araştırmaların laboratuvar düzeyinde olduğunu, D vitamininin dozu ile ilgili olarak herhangi bir yorumda bulunamayacaklarını belirtti.
Sigara riski artırıyor
Aşırı dozda alınan C vitaminin damar tıkanıklığına yol açabileceği belirtiliyor.
Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden John Dwyer orta yaşlı 573 erkek ve kadın üzerinde yaptığı araştırma sonuçlarına göre, günde 500 miligram C vitamini (10 portakala karşılık geliyor) alanların atardamarları, almayanlara göre 2.5 kat kalınlaşıyor. Sigara içenler için durum daha da tehlikeli. Sigara içenlerin aşırı C vitamini kullanımının yol açtığı damar kalınlaşması 5 kat daha yüksek. Dawyer, damar tıkanıklığına yol açabileceği için aşırı dozda vitamin kullanılmaması konusunda uyarıda bulunuyor.
A Vitamini eksikliği tehlikeli A vitamininin eksikliği gece körlüğüne ve baştaciğer kanseri olmak üzere bazı kanser türlerine yol açıyor. Öte yandan gebe kadınlara A vitamini verilmesi durumunda bebekte solunum zorluğu sendromu olasılığı azalırken, kadınlarda adet dönemi gerginliğini ortadan kaldırıyor.
Dr. Stephan Davies ve Dr. Alan Stewart’in araştırmalarına göre, A vitamini yağda eriyen bir çok bileşiği içine alan vitamin özelliği taşıyor. Bunların en önemlisini ise retinol oluşturuyor. A vitamini yalnız hayvansal besinlerde bulunmakla birlikte beta-karoten bileşiği sebzelerde de bulunuyor ve suda eriyor. A vitamininin en önemli ve en iyi bilinen etkisi göz üzerinde görülüyor. Gözün kurumasını ve saydam tabakadaki değişiklikleri önleyen A vitamini retinanın normal işlev yapmasını sağlıyor, özellikle de gözün ışığa duyarlı kesimleri için gerekiyor. Üçüncü dünya ülkelerinde yılda 500 bin kişinin A vitamini eksikliği yüzünden görme yeteneğini kaybettiği ve bunların üçte ikisinin de bir kaç hafta içinde öldüğü biliniyor. Hücre zarlarının dengesini sağlayan A vitamininin bedensel işlevler üzerinde de önemli etkileri bulunuyor. A vitamini eksikliği dünya çapında çok yaygın bulunuyor ve ağır bir besin eksikliği şeklinde nitelendiriliyor. Gelişmiş ülkelerde A vitamini eksikliklerine sık rastlanmamakla birlikte sindirim sistemi bozukluklarında, pankreas hastalığı, safra yolları tıkanması, incebağırsak hastalıklarında da A vitamini eksikliği görülüyor. A vitamini eksikliğinin en erken belirtisi gece körlüğü ve gözlerde kuruluk ile ortaya çıkıyor.
A vitamini kanser ilişkisi
Kanserden korunmada A vitamininin ve beta-karotenin rolü olduğu birçok araştırmacı tarafından ortaya atılıyor. Kimi tür kanserlerin giderek artması da A vitamini eksikliğine bağlanıyor. Bu incelemeler sonunda özellikle iyi bitkisel A vitamini kaynakları havuç, ıspanak, lahana, portakal ve sarı renkli meyveler şeklinde sıralanıyor. . Vitamin Eksikliği hakkinda aciklamalar Vitamin Eksikliği konusunda bilgiler
|
|