Uyku sorunu
Uyku sorunu konusundaki açıklamaları okumadan önce, kendi durumunuzu değerlendirmek için aşağıdaki soruları cevaplayın.
Soru 1: Kendinizi sıklıkla halsiz ve çalışamayacak durumda hissediyor musunuz?
Evet Hayır
Soru 2: Uykulu olduğunuz için bir kaza geçirdiniz ya da kaza geçirmeye ramak kaldığınız oldu mu ?
Evet Hayır
Soru 3: Sabahları yataktan kalkmakta zorlanıyor musunuz?
Evet Hayır
Soru 4: Çalar saat çalmadan uyanamıyor musunuz ?
Evet Hayır
Soru 5: Televizyon önünde ya da kitap okumanız gerektiğinde uyukluyor musunuz ?
Evet Hayır
Soru 6: Hafta sonları daha mı geç uyuyorsunuz ?
Evet Hayır
Şimdi evet cevaplarınızı sayın. Eğer 3 veya daha fazla ise sizin uykuyla başınız dertte olabilir.
Bu dertlerden biri uykusuzluktur. Herhangi bir neden olmadan her zaman veya sıklıkla uykuya dalma veya uykuyu sürdürme sorunu olanlar için söz konusu olan bir tablodur.
Aşırı uyku hali de dertlerin bir diğeridir. Tıpta narkolepsi olarak adlandırılan gelişigüzel zamanlarda uyuyup kalma hali ile uyku apnesi olarak adlandırılan, solunumun uyku sırasında zaman zaman durması halleri bu guruba girer.
Son ihtimal de, uykuya yeterince zaman ayırmamak olabilir.
Uyuduğunuz süre ya da yattıktan ne kadar sonra uykuya daldığınız çok önemli değildir. Eğer siz bütün gün boyunca yeterli enerjiyi bulabiliyor yeterince dikkatli olabiliyorsanız, uyuduğunuz sürenin size yettiğini düşünebilirsiniz.
Özellikle modern yaşantının getirdiği bir sorun olan uykusuzluk bazı gelişmiş ülkelerin halkının en az üçte birinin sorunu halinde.
Uyku yetersizlikleri az da olsa, günler içinde birikerek sorunlara yol açabiliyor. Doktorlara fiziksel ve zihinsel nedenlerle başvuran hastaların bir kısmında altta yatan sorunun uykusuzluk olduğu görülüyor. Bunlar arasında halsizlik, yorgunluk hissi, hafıza zayıflığı, yavaş düşünme, sık hata yapma, huysuzluk gibi belirtiler sık görülüyor.
İlaca sarılmadan önce...
Uyku ile sorununuz varsa ilaca sarılmadan önce şunları deneyebilirsiniz;
- Günlük sorunlarınızı çözmeyi erken saatlere kaydırın. Sorunlarınızı bir kağıda, ama düşündüğünüz muhtemel çarelerle birlikte yazın.
- Yatma zamanınızdan en az 4-5 saat önce 20-30 dakikalık eksersizler yapın
- Öğle uykusu uyuyun. Çoğu kişi 20-30 dakikalık öğle uykusu sonrası akşamları daha kolay uykuya dalarlar. Bunun nedeni çoğu zaman, ‘nasıl olsa öğle uykusuyla uykusuzluk sorunumu azaltıyorum’ düşüncesinin verdiği rahatlıktır. Kaygı azalınca uyumak da kolaylaşır.
- Gece uykunuz kaçarsa, yatakta debelenmeyin. Kalkın gözleriniz kapanıncaya kadar, televizyon seyredin, kitap okuyun, müzik dinleyin ya da bilgisayarda ‘surf’ yapın, uykunuz tekrar gelince yatağa girin.
- Çalar saatinizi kurun ama göz önünde tutmayın. Uykusuzluk nedeniyle sabah zamanında kalkamama kaygısını azaltır.
- Düzenli saatlerde yatmaya çalışın.
- Kaçta uyuduğunuza bakmadan, her sabah belirli saatte kalkın.
- Gevşeme tekniklerini öğrenin. Bunlar arasında yogadan, biofeedbacke varınacaya kadar çok teknik bulunur.
- Kafein, nikotin ve alkolden kaçının. Çay, kahve ve kolalı içeceklerdeki kafein ve tütündeki nikotin, uyarıcı etkisiyle uykuya dalmayı güçleştirir. Alkol ise gecenin bir vaktinde uyanma nedeni olur.
- Menapozda bir kadınsanız, ve sıcak basmaları ve gece terleri nedeniyle uyuyamıyorsanız, doktora başvurup hormon tedavisini düşünün.
Koyun saymak iyi fikir değil
Uzmanlar, uykusuzluk çekenlerin koyun saymak yerine onları rahatlatacak görüntüleri düşünmenin daha iyi bir yöntem olduğunu belirtiyor. Oxford Üniversitesi'nden araştırmacılar, uyumak isteyenlerin şelale ya da tenha bir sahili düşünmesinin, çitten atlayan koyunları soymaktan daha gevşetici olduğunu açıkladı.
New Scientist dergisinin haberine göre, araştırmacılar Allison Harvey ve Suzanna Payne, koyun sayma yerine güzel görüntüleri canlandırma şeklindeki kuramlarını uykusuzluk çeken 50 kişi üzerinde denediler. Buna göre, gevşetici görüntüleri gözünün önüne getirenler, diğer yöntemleri kullananlardan 20 dakika daha önce uykuya dalıyor.
Haberde, her 10 kişiden birinin kronik uykusuz olduğu ve uykusuzluğun neden olduğu kazaların ve hastalıkların Amerikan ekonomisine yılda 35 milyar dolara malolduğu belirtiliyor.
Uykusuzluk bunalım habercisi olabilir mi? Çocuk ve ergenlerde uyku bozuklukları, yaşanmakta olan bir ruhsal bunalımın habercisi olabilir. Gün içinde yaşanan ya da duyulan olaylar hakkında abartılı ve yanlış yorumlamalar, karanlıktan veya hırsızdan korkma, yatmadan önce korku filmi seyretme çocukta uyku bozukluklarının baş nedenleri olarak gösteriliyor. Uyku ilaçları çare değil
Uykusuzluk için kullanılan ilaçlar bir süre sonra tekrar uykusuzluk problemine neden olabilir, bu yüzden ilaçları çare olarak görmeyin Türk Uyku Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hakan Kaynak, uykusuzluk problemini çözmek için sürekli uyku ilacı kullanımının uyku getirmek yerine uykusuzluğa yol açabileceğini söyledi. Prof. Dr. Kaynak, şöyle konuştu: ''İlacın etkisi ile elde edilen mutlu geceler fazla uzun sürmez ve hasta bir süre sonra aynı şekilde uyuyabilmek için ilacın dozunu artırmak zorunda kalır. Bu durumda yeniden düzelen uykular, kısa süre sonra tekrar bozulur ve hasta yeniden eski uykusuz gecelerine döner'' diyor. Prof. Dr. Kaynak, uykusuzluğa yol açabilecek 50'ye yakın hastalık olduğunu, bu nedenle uykusuzluk probleminin geçiştirilmeyerek temelindeki sorunu tespit etmek gerektiğini ifade etti. Uykusuzluğa karşı harika formüller
1 litre suya 50 gram şerbetçi otu konulup kaynatılarak elde edilen çaydan günde 3 bardak içildiği zaman sinirleri yatıştırıyor ve uykusuzluğu gideriyor...
Halk arasında, “Ömerotu”, “Mayaotu” ve “Humulus” gibi isimlerle bilinen “Şerbetçi otu”, uykusuzluk çekenler için mükemmel bir ilaç... Temmuz ve eylül ayları arasında çiçek açan, rutubetli yerlerde ve korularda yetişen Şerbetçi otu, küçük dozlarda iyi bir “yatıştırıcı” ve “uyutucu” olarak kullanılıyor. Marmara, Karadeniz ve Toros Dağları’nda kendiliğinden yetişen, Bilecik ve Bursa yöresinde özel olarak üretilen bu bitki, uyku verici özelliği nedeniyle Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’daki yerliler tarafından çok eski zamanlardan beri kullanılıyor.
Günde üç bardak Gölgeli yerlerde veya fırınlarda kurutulan bitkinin çiçeklerinin 2 yıldan fazla bir süre saklanması gerekiyor. 1 litre suya 50 gram konularak kaynatılan karışımdan elde edilen çaydan günde 3 bardak kadar içildiği zaman sinirleri yatıştırıyor ve insanın rahat bir uyku çekmesini sağlıyor. Şerbetçi otunu kurutulmuş halde yastıklarına koyan kişiler, uykularının düzene girdiğini iddia ediyorlar. İdrar sektörücü, terletici, ates düşürücü ve acı olduğundan iştah açıcı olan bu bitkiden yüksek dozda alındığında ise bulantı ve kusma yapıyor. Şerbetçi otunun diğer yaraları arasında, vücudu kuvvetl endirmek, sinirleri yatıştırmak, kanı temizlemek, mide ağrıları ile romatizma ve böbrek taşlarının neden olduğu şikayetleri gidermek yer alıyor. Şerbetçi otu ayrıca kadınlarda adet kanamalarının düzenli olmasını da sağlıyor.
Uyku ilacı gibi reçete Almanların ünlü Şifalı Bitkiler Uzmanı Maria Treben, “İlahi Eczanedeki Sağlık” adlı kitabında uykusuzluğa karşı kullanılan harika bir formülden söz ediyor. Bu formül, aralarında şerbetçi otunun da bulunduğu değişik bitkilerle hazırlanan özel bir çay formülüdür.... Treben, anlattıklarını, 1976 yılına ait bir hatırası ile de kuvvetlendiriyor. İşte ünlü Bitki Uzmanı’nın anlattıkları: “Bir toplantıdaki masa arkadaşım, o sırada Galisbach Kaplıcalarında tedavi görmekte olduğunu söyledi. Bu, onun en son umuduymuş. Çünkü, en güçlü uyku ilaçlarını aldığı halde uyuyamıyormuş. Başvurduğu doktorlar da kendisine yardım edemiyorlarmış. Geceleri, bitkin bir halde yatağa girdiğinde, sanki ayağının üstüne sigara bastırılmış gibi, sancılar başlıyormuş. Bu yüzden, hem bedenen hem de ruhen bitkin bir durumdaymış. Ona, uykusuzluğa karşı çok etkili bir ilaç bildiğimi ama, uzun süredir alınan uyku ilaçlarından sonra, hemen etkili olup olamayacağı konusunda tereddütte olduğumu söyledim. Adam büyük bir ilgiyle benden reçeteyi aldı. Tanıştığımız günün tarihi 7.12.1976 idi. Bir hafta sonra onun arkadaşlarını ziyarete gittiğimde, ortak dostumuzun sonunda uyuyabildiğini büyük bir sevinçle bildirdiler. Aynı zamanda ayağındaki ağrıları da yok olmuştu. İçmiş olduğu çay, çok kısa bir sürede ona sağlığını, kazandırmış ve tüm sinir bozukluklarını iyileştirmişti. Bu durum doktorunu da şaşırtmış, ondan uykusuzluğa karşı kullanılan bu özel çayın reçetesini istemişti: 50 gram çuhaçiçeği, 25 gram lavanta çiçeği, 10 gram binbirdelik otu, 15 gram şerbetçi otu ve 5 gram kediotu (Valeriana) kökü... Bu karışımdan bir tatlı kaşığı dolusu, bir çay fincanı veya bir çay bardağı kaynak suda haşlanır. 3 dakika haşlanması için beklenir. Yatmadan önce sıcak sıcak yudumlanarak içilmelidir. Eğer istenirse içine biraz süzme bal konarak tadlandırılabilir. Bu çay, bütün kimyasal uyku ilaçlarına tercih edilmelidir. Çünkü o, bütün sinirsel bozuklukları düzeltirken, kimyasal ilaçlar, sinir sistemini allak bullak eder.
|