Kadınlar
     
Kategoriler
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuklar
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlara Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Pratik Bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Kadın sağlığı

» Uyku sorunu çözümleri Uyku sorununa çözüm

 

Uyku sorunu çözümleri Uyku sorununa çözüm

Kadinlaricin.net sitesinde Uyku sorunu çözümleri Uyku sorununa çözüm baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Uyku sorunu çözümleri Uyku sorununa çözüm ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Uyku sorunu çözümleri Uyku sorununa çözüm ,resim ,resimleri

 

Uyku sorunu konusundaki açıklamaları okumadan önce, kendi durumunuzu değerlendirmek için aşağıdaki soruları cevaplayın.

Soru 1: Kendinizi sıklıkla halsiz ve çalışamayacak durumda hissediyor musunuz?

Evet Hayır

Soru 2: Uykulu olduğunuz için bir kaza geçirdiniz ya da kaza geçirmeye ramak kaldığınız oldu mu ?

Evet Hayır

Soru 3: Sabahları yataktan kalkmakta zorlanıyor musunuz?

Evet Hayır

Soru 4: Çalar saat çalmadan uyanamıyor musunuz ?

Evet Hayır

Soru 5: Televizyon önünde ya da kitap okumanız gerektiğinde uyukluyor musunuz ?

Evet Hayır

Soru 6: Hafta sonları daha mı geç uyuyorsunuz ?

Uyku sorunu çözümleri Uyku sorununa çözümEvet Hayır

Şimdi evet cevaplarınızı sayın. Eğer 3 veya daha fazla ise sizin uykuyla başınız dertte olabilir.

Bu dertlerden biri uykusuzluktur. Herhangi bir neden olmadan her zaman veya sıklıkla uykuya dalma veya uykuyu sürdürme sorunu olanlar için söz konusu olan bir tablodur.

Aşırı uyku hali de dertlerin bir diğeridir. Tıpta narkolepsi olarak adlandırılan gelişigüzel zamanlarda uyuyup kalma hali ile uyku apnesi olarak adlandırılan, solunumun uyku sırasında zaman zaman durması halleri bu guruba girer.

Son ihtimal de, uykuya yeterince zaman ayırmamak olabilir.

Uyuduğunuz süre ya da yattıktan ne kadar sonra uykuya daldığınız çok önemli değildir. Eğer siz bütün gün boyunca yeterli enerjiyi bulabiliyor yeterince dikkatli olabiliyorsanız, uyuduğunuz sürenin size yettiğini düşünebilirsiniz.

Özellikle modern yaşantının getirdiği bir sorun olan uykusuzluk bazı gelişmiş ülkelerin halkının en az üçte birinin sorunu halinde.

Uyku yetersizlikleri az da olsa, günler içinde birikerek sorunlara yol açabiliyor. Doktorlara fiziksel ve zihinsel nedenlerle başvuran hastaların bir kısmında altta yatan sorunun uykusuzluk olduğu görülüyor. Bunlar arasında halsizlik, yorgunluk hissi, hafıza zayıflığı, yavaş düşünme, sık hata yapma, huysuzluk gibi belirtiler sık görülüyor.

İlaca sarılmadan önce...

Uyku ile sorununuz varsa ilaca sarılmadan önce şunları deneyebilirsiniz;

- Günlük sorunlarınızı çözmeyi erken saatlere kaydırın. Sorunlarınızı bir kağıda, ama düşündüğünüz muhtemel çarelerle birlikte yazın.

- Yatma zamanınızdan en az 4-5 saat önce 20-30 dakikalık eksersizler yapın

- Öğle uykusu uyuyun. Çoğu kişi 20-30 dakikalık öğle uykusu sonrası akşamları daha kolay uykuya dalarlar. Bunun nedeni çoğu zaman, ‘nasıl olsa öğle uykusuyla uykusuzluk sorunumu azaltıyorum’ düşüncesinin verdiği rahatlıktır. Kaygı azalınca uyumak da kolaylaşır.

- Gece uykunuz kaçarsa, yatakta debelenmeyin. Kalkın gözleriniz kapanıncaya kadar, televizyon seyredin, kitap okuyun, müzik dinleyin ya da bilgisayarda ‘surf’ yapın, uykunuz tekrar gelince yatağa girin.

- Çalar saatinizi kurun ama göz önünde tutmayın. Uykusuzluk nedeniyle sabah zamanında kalkamama kaygısını azaltır.

- Düzenli saatlerde yatmaya çalışın.

- Kaçta uyuduğunuza bakmadan, her sabah belirli saatte kalkın.

- Gevşeme tekniklerini öğrenin. Bunlar arasında yogadan, biofeedbacke varınacaya kadar çok teknik bulunur.

- Kafein, nikotin ve alkolden kaçının. Çay, kahve ve kolalı içeceklerdeki kafein ve tütündeki nikotin, uyarıcı etkisiyle uykuya dalmayı güçleştirir. Alkol ise gecenin bir vaktinde uyanma nedeni olur.

- Menapozda bir kadınsanız, ve sıcak basmaları ve gece terleri nedeniyle uyuyamıyorsanız, doktora başvurup hormon tedavisini düşünün.

Koyun saymak iyi fikir değil

Uzmanlar, uykusuzluk çekenlerin koyun saymak yerine onları rahatlatacak görüntüleri düşünmenin daha iyi bir yöntem olduğunu belirtiyor. Oxford Üniversitesi'nden araştırmacılar, uyumak isteyenlerin şelale ya da tenha bir sahili düşünmesinin, çitten atlayan koyunları soymaktan daha gevşetici olduğunu açıkladı.

New Scientist dergisinin haberine göre, araştırmacılar Allison Harvey ve Suzanna Payne, koyun sayma yerine güzel görüntüleri canlandırma şeklindeki kuramlarını uykusuzluk çeken 50 kişi üzerinde denediler. Buna göre, gevşetici görüntüleri gözünün önüne getirenler, diğer yöntemleri kullananlardan 20 dakika daha önce uykuya dalıyor.

Haberde, her 10 kişiden birinin kronik uykusuz olduğu ve uykusuzluğun neden olduğu kazaların ve hastalıkların Amerikan ekonomisine yılda 35 milyar dolara malolduğu belirtiliyor.

Uykusuzluk bunalım habercisi olabilir mi?
Çocuk ve ergenlerde uyku bozuklukları, yaşanmakta olan bir ruhsal bunalımın habercisi olabilir. Gün içinde yaşanan ya da duyulan olaylar hakkında abartılı ve yanlış yorumlamalar, karanlıktan veya hırsızdan korkma, yatmadan önce korku filmi seyretme çocukta uyku bozukluklarının baş nedenleri olarak gösteriliyor.
Uyku ilaçları çare değil

Uykusuzluk için kullanılan ilaçlar bir süre sonra tekrar uykusuzluk problemine neden olabilir, bu yüzden ilaçları çare olarak görmeyin
Türk Uyku Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hakan Kaynak, uykusuzluk problemini çözmek için sürekli uyku ilacı kullanımının uyku getirmek yerine uykusuzluğa yol açabileceğini söyledi. Prof. Dr. Kaynak, şöyle konuştu: ''İlacın etkisi ile elde edilen mutlu geceler fazla uzun sürmez ve hasta bir süre sonra aynı şekilde uyuyabilmek için ilacın dozunu artırmak zorunda kalır. Bu durumda yeniden düzelen uykular, kısa süre sonra tekrar bozulur ve hasta yeniden eski uykusuz gecelerine döner'' diyor. Prof. Dr. Kaynak, uykusuzluğa yol açabilecek 50'ye yakın hastalık olduğunu, bu nedenle uykusuzluk probleminin geçiştirilmeyerek temelindeki sorunu tespit etmek gerektiğini ifade etti.
Uykusuzluğa karşı harika formüller

1 litre suya 50 gram şerbetçi otu konulup kaynatılarak elde edilen çaydan günde 3 bardak içildiği zaman sinirleri yatıştırıyor ve uykusuzluğu gideriyor...

Halk arasında, “Ömerotu”, “Mayaotu” ve “Humulus” gibi isimlerle bilinen “Şerbetçi otu”, uykusuzluk çekenler için mükemmel bir ilaç...
Temmuz ve eylül ayları arasında çiçek açan, rutubetli yerlerde ve korularda yetişen Şerbetçi otu, küçük dozlarda iyi bir “yatıştırıcı” ve “uyutucu” olarak kullanılıyor.
Marmara, Karadeniz ve Toros Dağları’nda kendiliğinden yetişen, Bilecik ve Bursa yöresinde özel olarak üretilen bu bitki, uyku verici özelliği nedeniyle Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’daki yerliler tarafından çok eski zamanlardan beri kullanılıyor.

Günde üç bardak
Gölgeli yerlerde veya fırınlarda kurutulan bitkinin çiçeklerinin 2 yıldan fazla bir süre saklanması gerekiyor. 1 litre suya 50 gram konularak kaynatılan karışımdan elde edilen çaydan günde 3 bardak kadar içildiği zaman sinirleri yatıştırıyor ve insanın rahat bir uyku çekmesini sağlıyor.
Şerbetçi otunu kurutulmuş halde yastıklarına koyan kişiler, uykularının düzene girdiğini iddia ediyorlar. İdrar sektörücü, terletici, ates düşürücü ve acı olduğundan iştah açıcı olan bu bitkiden yüksek dozda alındığında ise bulantı ve kusma yapıyor.
Şerbetçi otunun diğer yaraları arasında, vücudu kuvvetl
endirmek, sinirleri yatıştırmak, kanı temizlemek, mide ağrıları ile romatizma ve böbrek taşlarının neden olduğu şikayetleri gidermek yer alıyor. Şerbetçi otu ayrıca kadınlarda adet kanamalarının düzenli olmasını da sağlıyor.

Uyku ilacı gibi reçete
Almanların ünlü Şifalı Bitkiler Uzmanı Maria Treben, “İlahi Eczanedeki Sağlık” adlı kitabında uykusuzluğa karşı kullanılan harika bir formülden söz ediyor. Bu formül, aralarında şerbetçi otunun da bulunduğu değişik bitkilerle hazırlanan özel bir çay formülüdür....
Treben, anlattıklarını, 1976 yılına ait bir hatırası ile de kuvvetlendiriyor. İşte ünlü Bitki Uzmanı’nın anlattıkları:
“Bir toplantıdaki masa arkadaşım, o sırada Galisbach Kaplıcalarında tedavi görmekte olduğunu söyledi. Bu, onun en son umuduymuş. Çünkü, en güçlü uyku ilaçlarını aldığı halde uyuyamıyormuş. Başvurduğu doktorlar da kendisine yardım edemiyorlarmış. Geceleri, bitkin bir halde yatağa girdiğinde, sanki ayağının üstüne sigara bastırılmış gibi, sancılar başlıyormuş. Bu yüzden, hem bedenen hem de ruhen bitkin bir durumdaymış. Ona, uykusuzluğa karşı çok etkili bir ilaç bildiğimi ama, uzun süredir alınan uyku ilaçlarından sonra, hemen etkili olup olamayacağı konusunda tereddütte olduğumu söyledim. Adam büyük bir ilgiyle benden reçeteyi aldı. Tanıştığımız günün tarihi 7.12.1976 idi. Bir hafta sonra onun arkadaşlarını ziyarete gittiğimde, ortak dostumuzun sonunda uyuyabildiğini büyük bir sevinçle bildirdiler. Aynı zamanda ayağındaki ağrıları da yok olmuştu. İçmiş olduğu çay, çok kısa bir sürede ona sağlığını, kazandırmış ve tüm sinir bozukluklarını iyileştirmişti. Bu durum doktorunu da şaşırtmış, ondan uykusuzluğa karşı kullanılan bu özel çayın reçetesini istemişti: 50 gram çuhaçiçeği, 25 gram lavanta çiçeği, 10 gram binbirdelik otu, 15 gram şerbetçi otu ve 5 gram kediotu (Valeriana) kökü... Bu karışımdan bir tatlı kaşığı dolusu, bir çay fincanı veya bir çay bardağı kaynak suda haşlanır. 3 dakika haşlanması için beklenir. Yatmadan önce sıcak sıcak yudumlanarak içilmelidir. Eğer istenirse içine biraz süzme bal konarak tadlandırılabilir. Bu çay, bütün kimyasal uyku ilaçlarına tercih edilmelidir. Çünkü o, bütün sinirsel bozuklukları düzeltirken, kimyasal ilaçlar, sinir sistemini allak bullak eder.

Şerbetçi otu uykusuzluğa birebir

Halk arasında “Ömerotu”, “Mayaotu”, “Humulus” gibi isimlerle bilinen şerbetçi otu, uykusuzluk çekenler için mükemmel bir ilaç. Şerbetçi otu, temmuz ve eylül ayları arasında çiçek açan, rutubetli yerlerde ve korularda yetişen tırmanıcı ve otsu bir bitkidir. Marmara, Karadeniz ve Toros dağlarında kendiliğinden yetişen şerbetçi otu Bilecik ve Bursa civarında üreticiler tarafından da yetiştiriliyor.

Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da da yetişen şerbetçi otu, uyku verici etkisiyle bu üç kıtanın yerlileri tarafından çok eski zamanlardan itibaren kullanılıyordu.

Yaz aylarının sonunda toplanan şerbetçi otunun çiçekleri, gölgeli yerlerde veya fırınlarda kurutulur. Kurutulan yerin havadar olması gerekir ve kurutulduktan sonra iki seneden fazla saklanmamalıdır. Şerbetçi otu, suyla kaynatıldıktan sonra içilir. Bu çiçeklerden bir de lupulin denilen madde elde edilir. Bunun için kuru çiçekler dövülür, elenir ve yıkanıp tekrar kurutularak esmer sarı bir toz olan lupulin elde edilmiş olur. Toz halinde yutularak kullanılır.
Küçük dozlarda iyi bir yatıştırıcı ve uyutucudur. Birçok kişi kurutulmuş bitki konan yastıklarda uyuduktan sonra uykusunun düzene girdiğini ifade etmektedir. Yüksek dozlarda alındığında bulantı ve kusma yapar. İdrar söktürücü, terletici, ateş düşürücü ve acı olduğundan iştah yapıcıdır. 50 gr. kurutulmuş şerbetçi otu 1 litre suda kaynatılır ve günde 3 bardak içilir.

Şerbetçi otunun diğer faydalarını ise şöyle sıralayabiliriz:
Vücudu kuvvetlendirir, sinirleri yatıştırır, idrar söktürür, kanı temizler, iştah açar, mide ağrılarını giderir, romatizma ve böbrek taşlarının sebep olduğu şikayetleri giderir. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar.

Uyku hastalığına çözüm yolda

Afrika'da hâlâ etkisini sürdüren uyku hastalığına, bir makyaj malzemesinde kullanılan hammadde aracılığıyla kısa sürede çözüm getirilebileceği bildirildi. "New York Times" gazetesinde yer alan bir haberde, kadınların yüzlerindeki tüyleri yok etmekte kullanılan "eflornithine" adlı maddenin aynı zamanda uyku hastalığına da iyi geldiği belirtildi. Gazete söz konusu maddenin, "komadaki hastaları bile iyileştirecek kadar etkili olduğunu, bu nedenle canlandırıcı ilaç olarak adlandırıldığını" yazdı. Uyku hastalıgı, "çeçe" (tsetse) sineğinin ısırmasıyla geçiyor. Uyku hastalığına yakalananların ölmeden önce akıllarını kaybettiğini belirten yetkililer, Afrika'da her yıl yaklaşık 300 bin kişinin bu hastalığa yakalandığını kaydettiler.

Uykusuzluk yaşlandırıyor

Modern toplumun en önemli sorunlarından biri uykusuzluk. Bilimadamları şimdi uykunun insan sağlığındaki önemini deşifre ediyor. Uzmanlara göre uyku, hem ruhun hem hafızanın, hem de bedenin gıdası.

DOĞA uykuyu niye icat etti? Niye hava karardığında insanların göz kapaklarına ağırlık çöküyor, esnemeye başlıyor? Sekiz saat uyumanın mantığı ne? Niye bazıları gece kuşu da, diğerleri tavuk gibi erkenden uyuyor?

Psikologlar, psikiyatrlar, doktorlar bir süredir bu sorulara kafa yoruyor. Ve önemli adımlar da kaydettiler. Bilimadamlarına göre uyku, ruh ve bedenin sağlık iksiri, aynı zamanda da zindeliğin ve güçlü bir hafızanın da anahtarı.

Geceleri sürekli uykusuz kalan bir kişide ileride ciddi sağlık sorunları çıkabiliyor. Ancak toplumu yakından ilgilendiren bu sorun çoğunlukla gözardı ediliyor. Bireyler, kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalıyor.

FARELER KANITLADIUYURKEN ÖĞRENİYORUZ

Hayvanlar üzerinde inceleme yapan beyin uzmanlarına göre uyku, sadece dinlenme ve enerji toplama süreci değil. Çünkü fareler üzerinde araştırma yapan bilimadamları farelerin gündüz yaptıkları şeyler için gece de kafa yorduklarını belirlediler.

New Jersey'deki Rutger Üniversitesi araşıtrmacıları farelerin beyinin hippotamus bölgesine elektrotlar yerleştirdiler. Sonra fareler, labirente bırakıldı ve bir yandan da beyin faaliyetleri ölçüldü. Fareler bir süre sonra uykuya daldığında, elektrotlar hala beyin aktivitelerini ölçüyordu ve kobayların uyku sırasında da beyin faaliyetlerini tekrarladıkları görüldü. Ancak uyku sırasında rahatsız edilen farelerin, ertesi gün labirentte yollarını bulmakta zorlandıkları görüldü.

‘Nature Neuroscience’ Dergisi'nin Aralık sayısında yayınlanan bir makalede öğrenme sürecinde uykunun önemli bir rol oynadığı belirtiliyor. Harvard Tıp Fakültesi'nden ve Alman araştırmacılar, benzer bir araştırmayı insanlar üzerinde yaptılar.

Lübeck Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, hastalardan gözlerini karşıya dikmeleri istendi. Saniyenin onda biri kadar kısa bir sürede katılımcılardan duvarda hızla gelip geçen şekilleri tanıyıp, düğmeye basmaları istendi.

DUYGUSAL HAFIZA SABAHA KARŞI OLUŞUYOR

1250 denemeden sonra katılımcılar, gösterilen şekilleri daha çabuk tanımayı öğrendiler. Deneyden sonra katılımcılardan uykuya yatırıldı. Birkaç gün sonra deneklerde, öğrenim sürecinin geliştiği görüldü. Ancak uyumalarına izin verilmeyen katılımcıların öğrenme sürecinde herhangi bir gelişme gözlenmedi.

Amerikalı araştırmacı Robert Stickgold, ‘Geceleri, hafızanın oluşmaya başladığını sanıyoruz. Kayda değer görülmeyen olaylar ise hafızadan silinerek atılıyor’ diyor.

Lübeck Üniversitesi'nden Jan Born, uyurken hafızanın nasıl geliştiğini araştırdı. Born'a göre gece uykusunun ilk yarısında, yeni öğrenilen kelime, şekil gibi basit işlemler tekrarlanarak hafızaya alınıyor. Uykunun ikinci yarısında ise daha çok duygusal hafıza gelişiyor. Gözlerin sürekli kıpırdadığı Rapid Eye Movement (REM- Hızlı Göz Hareketi) evresinde insan yaşadığı, heyecan verici olayları gözden geçiriyor ve rüya görüyor.

Ancak stres hormonu diye anılan Cortisol, hafızanın gelişmesini engelliyor. Bilimadamları Cortisol'un bu etkisinin psikolojik hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini belirtiyorlar. Yaşadıklarını hatırlamak istemeyen kişiye Cortisol iğnesi yapılarak, geçmişi anımsaması engellenebilir.

Jan Born, uyku sırasında bağışıklık sisteminin de geliştiğini söylüyor.

6 SAATTEN AZ UYKUDA ÖLÜM RİSKİ FAZLA

Uykusuzluğun, insan sağlığı üzerine etkilerini inceleyen pekçok araştırma yapılıyor. Geçen yıl meşhur tıp dergisi ‘The Lancet’te de Chicago Üniversitesi bilimadamları tarafından yapılan bir araştırma yayınlandı.

Araştırma, genç ve sağlıklı erkekler üzerinde yapıldı. Bir hafta boyunca katılımcılara sadece geceleri 4 saat uyumalarına izin verildi. Sonuçta yaşlılarda görüldüğü gibi pankreasın kan şekerini düzenlemekte zorlandığı belirlendi.

Araştırmayı yürüten Eve Van Cauter, ‘Kronik uykusuzluk, yüksek tansiyon, şişmanlık ve hafıza zayıflığı gibi yaşlığa özgü belirtilerin ortaya çıkmasını hızlandırdığını sanıyoruz’ diyor. Uykusuzluk, yaşlandırıyor, şişmanlatıyor ve hasta ediyor.

Amerikan Kanser Vakfı'nın yaptığı bir araştırma ise gece uykusu kıt olan insanlarda kalp hastalıkları, beyin kanaması ve kanser riskinin daha fazla olduğunu ortaya çıkardı. Altı saatten az uyuyan kişilerin, ölüm riskinin, sürekli yerinde pinekleyen ve çok fazla alkol tüketen kişilere eş olduğu bildiriliyor. Uykusuzluk çekenlerde, pskilojik hastalığa yakalanma riski yüzde 20-30 daha fazla. DIŞ HABERLER SERVİSİ

Uykunun 10 şartı

Yatak odası

Sessiz ve sıcaklığın 17-18 derece olması gerekir. Yatağın rahat olması da önemli bir faktör.

Aç yatmayın

Yatmadan önce salçalı, yağlı, baharatlı ağır yemeklerden kaçının. Ancak aç karnına da yatağa girmeyin.

Alkole dikkat

Alkol uykuya dalmanızı kolaylaştırabilir, ancak kaliteli bir uykuyu engelleyebilir. Ögleden sonra kahve ve kolayı da fazla kaçırmamaya dikkat edin.

Yürüyüş

Akşamı kısa bir yürüyüş, gevşeyip sakinleşmenizi sağlayabilir. Ancak yorucu sporlardan sakının.

Uyku saatleri

Kendinize uyku saatleri belirleyin ve haftasonu dahil buna uymaya çalışın.

Uykunuz geldiğinde yatın

Uykunuzun geldiğini hissettiğinizde yatağa girin, kaçırmaya çalışmayın.

Yatak

Yatak sadece uyku ve seks için vardır. Yatakta kitap okumayın, ertesi günkü toplantıya hazırlanmaya kalkmayın.

Kendinize zaman ayırlayın

Gün boyunca kendinize de vakit ayırın. Kitap okuyun. Müzik dinleyin. Çay için.

Tartışmadan kaçının

Uyku öncesinde günlük sorunlar yüzünden tartışma yapmaya kalkmayın. Koyunları saymak gerçekten işe yarayabilir.

Uyku ilacı

Arada sırada işe yarabilir, ama kesinlikle kendinizi bu ilaçlara alıştırmayın.

ŞEKERLEME PERFORMANSI ARTIRIYOR

Uluslararası bir ekip ise gündüz vakti yapılan ‘şekerlemelerin’ performansı nasıl etkilediğini araştırdılar. 13 bin kişinin katıldığı araştırma sonucunda öğleden sonra kısa süreli bir şekerlemenin, kişiye sabah uykusundan daha iyi geldiğini ortaya çıkardı. Uzmanlar, yine de uykunun bireysel bir alışkanlık olduğu konusunda ısrarlı. Az uyuduğu halde, hem bedenen, hem de ruhen kendini iyi hisseden insanlar da var. Eğer siz de bu gruba giriyorsanız, sakın ‘Az uyuyorum, hastalanabilirim’ paniğine kapılmayın.

Freiburglu araştırmacı Dieter Riemann, ‘Geceleri beş saat uyuyan ve kendini gün boyunca iyi hisseden bir kişinin endişe duymasına gerek yok’ diyor. Önemli olan kişiye aldığı uykunun yetmesi, kendini zinde va sağlıklı hissetmesi. ‘Uyku sağlıktır’ deyip öğlen vakti yataktan kalkmanın da alemi yok. Çünkü uzmanlara göre uykunun da fazlası zarar.

88 çeşit uykusuzluk var

Doktorlar, 88 çeşit uyku rahatsızlığı bulunduğunu, bunların herbirinin ayrı bir şekilde ele alınıp, tedavi edilmesi gerektiğini söylüyorlar. En çok rastlananlar şöyle:

Dalma zorluğu: Tıp dilinde ‘Insomni’ diye anılan bu rahatsızlığın arkasında genelde psişik sorunlar vardır ya da uykuya gereken özen verilmemektedir.

Uyuklama hali: Gece iyi uyumuş olsa da insan gündüz kendini yorgun hisseder. ‘Hipersomni’ diye tıp dilinde anılan bu rahatsız daha çok kişinin dinlendirici derin uykuyu almamasından kaynaklanmaktadır.

Uyku düzensizliği: Vardiya ya da uzun yolculuklar yüzünden hastanın uyku düzeni bozulur.

Parasomni: Uyku sırasında ortaya çıkan rahatsızlıkları kapsar. Kabuslar, ürkerek aniden uyanmalar, diş gıcırdatma bu kapsama girer

Bazen çocuk olmak gerek

Çocukların erken yatması için çaba harcayan yetişkinler, sanki kendilerinin uykuya ihtiyaçları yokmuş gibi davranırlar. Oysa yetersiz uyku, yetişkinler için de çok ciddi sağlık sorunları yaratabilir.

Bilim adamları sağlıklı ve uzun ömürlü olabilmemiz için doğru beslenme ve egzersiz kadar düzenli uyku uyumanın da gerekli olduğunu vurguluyorlar. Dünyanın bir çok ülkesinde uyku klinikleri, sorunu olanların dertlerine çare arıyor. Yetişkinlerin de tıpkı çocuklar gibi düzenli ve yeterli uyku uyumaları, sağlıkları açısından büyük önem taşıyor. Bilim adamları, yeterli uykunun uzun ömürlü olmak için dengeli beslenme, egzersiz ve kan basıncının normal oranlarda olması kadar büyük önem taşıdığını belirtiyorlar. Yeterli uykuyu alamamak hafızaya zarar verir, aklınızı belli konularda yoğunlaştırmanızı zorlaştırır. Dahası kan basıncınızın yükselmesi, diyabet, depresyon, kanser ve kalp hastalıkları gibi sorunlarla karşılaşma ihtimali büyük ölçüde artar. Hiç kimse durup dururken uyku zorluğu çekmez. Bilim adamlarına göre, uykusuzluğun belli başlı nedenleri şunlar:

Yatmadan önce ağır yemeklerle beslenmek, saatlerce ekran karşısında oturmak, alkol almak.

Uykusuz kalmamak için neler yapabileceğinizi de özetleyelim: Her gün belli saatlerde uykuya yatıp, belli saatlerde kalkmak, serin ve karanlık bir odada uyumak, yatmadan önce rahatlamış olmak ve egzersiz ya da düzenli yürüyüş yapmak.

. Uyku sorunu çözümleri Uyku sorununa çözüm hakkinda aciklamalar Uyku sorunu çözümleri Uyku sorununa çözüm konusunda bilgiler

 

Kadın sağlığı Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 4
Bayram Namazı Nasıl Kılınır?
Okunma: 1
Çanta Modelleri
Okunma: 1
2020 Yılında Türkiye
Okunma: 1
Avon Ürünleri
Okunma: 1
Ayak ağrıları ve tedavisi Ayak ağrısı tedavileri
Okunma: 1
Detoks diyeti, Detoks Diyetleri
Okunma: 0
Yazın Dikkat Edilmesi Gerekenler
Okunma: 0
Hasta olmak için neler yapmalıyız
Okunma: 0
Kargalar hakkında bilgiler
Okunma: 0
Çin turu
Resim
Türkiyede Kadın Hareketi
Türkiyede Kadın Hareketi

 |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv Sigorta Kadınlar İçin Blog