Ülser bakterisi
ÜLSER ve gastrite yol açan ‘‘helicobacter pylori’’ adlı bakteri Türkiye'de yetişkinlerin yüzde 85'inde bulunuyor. Uzmanlar, genellikle altyapı sorunlarının bulunduğu bölgelerde yaygın olan bakterinin 2 yaşından itibaren alınmaya başlandığını, ilkokul birinci sınıfa gelen çocukların yüzde 67'sinde bu bakterinin bulunduğunu belirtiyorlar.
Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda yapılan 15'inci Ulusal Gastroenteroloji Kongresi'ne katılan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Özden, helicobacter pylori'nin görülme sıklığı bakımından Türkiye'nin en yüksek ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Gastritin ve ülserin birinci nedeni olarak gösterilen bakterinin başka hastalıklarla da ilişkisinin tartışıldığını belirten Prof. Dr. Özden, ‘‘Bazı uzmanlar, bakterinin mide kanserinin birincil nedeni olduğunu savunuyorlar’’ dedi. Türkiye'de bakterinin sık görülmesi nedeniyle test yapılmadan bakteriye yönelik tedavinin yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Özden, şunları söyledi:
‘‘Hastayı ilk gören hekimin teste gerek duymadan bakteriye yönelik bir tedaviye başlaması uygun. Ülser ve ülsere benzer yakınmalarla gelenlerin kilo kaybı, ateş, sarılık, kanama gibi belirtileri bulunmuyorsa ve hasta da 40 yaşın altındaysa, bu bakteriye yönelik 2 haftalık bir tedavinin yapılması, hastaların sıkı bir şekilde izlenmesi ve ondan sonra hekiminin karar vermesi gerekecektir.’’
Peptik ülser görülme sıklığının ise yüzde 5-8 arasında değiştiğini söyleyen Prof. Dr. Özden, ‘‘Bakteri yalnız mide mukozasına veya bunun dışında onikiparmak bağırsağında mide mukozasına benzer bir yapı oluşursa yerleşebiliyor. Bu bakteriye sahip herkeste gastrit hastalığı histopatolojik olarak mevcuttur’’ dedi.
Ülser ameliyatı tarihe karışıyor
ÜLSERE ‘‘helicobakter pylori’’ denilen bakterinin yol açtığının saptanmasının ardından geliştirilen antibiyotik ve asit baskılayıcı ilaçlarla, ülser ameliyatları tarihe karışıyor. Mide ve onikiparmak bağırsağının iç yüzeylerininde ülser denilen yaralara yol açan bakterinin genetik yapısı da çözüldü.
SSK Göztepe Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Fuat İpekçi, aslında ülseri tamamen iyileştiren ameliyat yönteminin bulunmadığını belirterek ‘‘Yapılan ameliyatlara bağlı istenmeyen hastalıklar da ortaya çıkıyordu. Midenin asit yapan sinirinin kesilmesine bağlı inatçı ishaller, yemek borusu iltihapları, safra kese taşları veya midenin bir kısmının alındığı hastalarda safranlı kusmalar, hazımsızlık, iç fıtıklar, beslenme bozuklukları hatta midenin geri kalan kısmında kanserleşme, büyük tehlike oluşturuyordu’’ dedi. Doç. Dr. İpekçi, hastalığa sebep olan bakterinin bulunmasından sonra uygun antibiyotikler ve beraberinde verilen gastrik asit baskılayıcı ilaçlarla kesin tedavi sağladığını söyledi. Ancak mide ve oniki parmak bağırsağındaki delinme ve kanamalarının hâlâ ameliyat gerektirdiğini vurgulayan Doç. Dr. İpekçi, aspirin, kortizon, romatizma ilaçları, ağrı kesiciler ve iltihap giderici ilaçlara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
|