Tikler nasıl geçer
2010-06-24 08:12:10 Kadinlaricin.net sitesinde Tikler nasıl geçer baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Tikler nasıl geçer ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Çocukluk çağında ortaya çıkan tiklerle ilgili anne ve babanın kaygılı tutumları çocuktaki tikleri kalıcı hale getiriyor.
Ailelerin yanlış tutumlarının çocukların yüzde 12-14’inde görülen tikleri kalıcı hale getirdiği bildiriliyor.
Gazi Üniversitesi(G.Ü) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Bölümünden Doç. Dr. Selahattin Şenol, ANKA’ya yaptığı açıklamada, yineleyici istem dışı, amaca yönelik olmayan, ancak baskılanabilen hareketler olarak tanımlanan tiklerin sıklıkta çocukluk ve ergenlik döneminde görüldüğünü kaydetti. Çoğu tiklerin göz kırpma, burun kıvırma, dudak oynatma ya kaşları kaldırma gibi normal davranışın bazı bölümlerini taklit edebildiğini söyleyen Şenol, istem dışı gelişen bu hareketlerin çocuk veya gencin sosyalleşmesinde, aile yaşantısında, okul ya da iş başarısında veya benlik saygısında güçlüklere neden olduğunu vurguladı.
Tiklerin ara ara ortaya çıkan geçici ya da kalıcı durumlar olarak nitelendirildiğine dikkat çeken Şenol, sağlıklı çocukların yüzde 12-14’inde görülen geçici tikler çeşitli beden bölgelerinde ortaya çıkıp bir yıldan kısa bir sürede ortadan kaybolduğunu dile getirdi. İstemsiz hareketlerin bir yıldan uzun süre devam etmesi halinde 'tik bozukluğu' adını aldığını belirten Şenol, 'Genellikle beynin çalışması ile ilgili bir düzensizlikten ya da tümüyle ruhsal bir sorundan kaynaklandığı düşünülen tikler genellikle gerginlik veren bir olaydan sonra artıyor' dedi. Şenol, ailenin ya da öğretmenin ‘isteyerek yapıyor’ şeklinde çocuğu yanlış anlamalarının gerginliği artırdığını vurguladı. Şenol, ailelere şu uyarılarda bulundu:
'Böylesi durumlarda tiklerin yerleşmesinde anne-baba ya da öğretmen gibi çocukların iletişimde olduğu kişilerin rolü önemlidir. Yetişkinler çocukta ortaya çıkan bu davranışlar nedeniyle kaygılanmakta ve çocuğun bu tür davranışlarını görebilmek için tüm davranışlarına dikkat etmeye başlamaktadırlar. Hatta sürekli uyararak çocuktan bu davranışlarını kontrol etmesini istemektedirler. Bu durumda çocuğa anne-babanın kaygısı bulaşacak ve çocuk bu davranışlarını kontrol etmeye çalışacaktır. Sonuçta çocukta tiklerin yerleşmesine neden olur. Ayrıca, ailesinden yeterince ilgi görmeyen çocuklar da bu davranışlara yönelerek anne-babanın azalan ilgisini üzerine çekmeye de çalışabilir. Bu tür durumlarda çocuğun öğretmeninin bilgilendirilmesi sınıfta çocuk için olumlu bir ortam sağlar. Çünkü çocuğun tikleri nedeniyle sürekli azarlanması ciddi zararlar verebilir. Çocukta otorite figürlerine karşı olumsuz tavırlar gelişebilir. Okula devam etmek istemeyebilir. Anne baba da çocuğu sürekli kontrol etmek yerine onu anlamalıdır. Çocukla geçirilecek kaliteli bir zaman tik belirtilerini söndürecektir.'
‘Tik’e dikkat edin! Tikler, bireyin irade kontrolü dışında ortaya çıkan bir kas veya bir kas grubundaki kasılmalardır. Tiklerin özelliği, aynı hareketlerin tekrar tekrar meydana gelmesidir. Şiddetli durumlarda bir günde yüzlerce kez oluşabilir. Ortalama olarak 7 yaşındaki çocukların yüzde beşinde bir tik probleminin varlığı belirtilmektedir. Genellikle duygusal kökenli olarak düşünülürse de gerçekte tikin sebebi tam olarak bilinmemektedir.
Parmak çıtlatmak Çocuklarda “tik”e sebep olan etkenler arasında; korku, kaygı-endişe, güvensizlik, kardeş kıskançlığı, tedirginlik, gerginlik, huzursuzluk, aşırı heyecanlanma, sevgi ve ilgi eksikliği yatar. Tiklerin en bilinen şekilleri; ağzı yana çekmek, göz kırpmak, omuz silkmek, burun deliklerini sık sık açıp kapamak, kısık kısık öksürmek, sık sık boğaz temizlemek, sık sık yutkunmak, gözlerini gereğinden fazla açmak, kendi kendine tokat atmak, ayaklarını sallamak, parmaklarını çıtlatmak vs. olarak sıralanabilir.
Sığınma yöntemi 1969 yılında yapılan bir incelemede, tiklerin erkek çocuklarda daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir. Tikli çocuklarda, diğer duygusal belirtilere de sık rastlanabilir. Bunlar, doyum sağlayıcı alışkanlıklar, konuşma bozukluklarıdır. Buna karşın öfke nöbetleri, saldırganlık, şiddet ve depresyonlara daha seyrek rastlanır. Bu bulgular, kaygı ve saldırganca duygularını doğrudan doğruya ifade etmede güçlük çeken çocukların bunları tiklerle ifade ettiklerini düşündürmektedir. Ayrıca, boylamasına yapılan çalışmalar tikli çocukların iyileşmelerinden sonra da yüksek düzeyde kaygılı olduklarını göstermektedir.
Alışkanlık oluyor Özellikle çocuklar küçük yaşlarda taklidi fazlasıyla kullanırlar. Normal dışı görünen davranış ve sözleri taklit etme eğilimi gösterirler. Çevresindeki insanların davranışlarını taklit etme zamanla alışkanlık haline dönüşebilir. Uzun süre tedavi edilmeyen bazı hastalıklar tike sebep olabilir. Bunlar, öksürük, burun akıntısı, görme bozukluğu, ayak ağrıları, bacak aralarındaki kaşıntı ve bağırsak kurtları olabilir. İlgi çekmek isteyen ve yakınlarının ilgisine ihtiyaç duyan çocukların tesadüfen keşfettiği hareketler ve bu hareketlerin pekiştirilmesi tiki doğurur.
Tik 10 yaşından önce başlıyor
Bir veya birkaç kasın istem dışı kasılmasıyla meydana gelen ve zaman zaman insanları rahatsız edici boyutlara ulaşan ''tik'' bozukluğunun, genellikle 10 yaş öncesinde başladığı bildirildi.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Avcı, ani başlayan ve kaşlardan ve gözde yoğunlaşan, burun ağız, gögüs kafesi, bel ve ayaklara kadar inen tiklerin, erkeklerde kızlara oranla 3-4 kat daha fazla görüldüğünü söyledi.
Tiklerin sadece motor kaslarda değil, burun çekme, garip sesler çıkarma ve öksürme gibi ses tikleri şeklinde de olabildiğini belirten Avcı, en sık rastlanan göz tiklerinde, ailelerin göz hekimine başvurmayı tercih ettiklerini, oysa bunun psikolojik bir tedavi gerektirdiğini anlattı.
Avcı, tiklerin ani başladığını, erkeklerde kızlara oranla 3-4 kat daha fazla görüldüğünü belirterek, ''Olguların yüzde 90'ında ilk belirtiler 10 yaşından önce başlamakta. Ancak, literatürde 35 yaşından sonra başladığı da görülmektedir'' dedi.
ÇEVREDEN UZAKLAŞTIRIYOR
Çocuklarda yoğun olarak görülen rahatsızlığın ilerleyen yaşlarda sosyal çevresinden uzaklaşma gibi psikolojik sorunlara yol açabileceğine dikkati çeken Avcı, tik bozukluğunun yüzde 30-40'ının ergen dönemde hafiflediği, erişkinlikte devam edenlerin ise yüzde 30'unda önemli derecede düzelme görüldüğünü ifade etti. Avcı, şöyle devam etti:
''Tik bozukluklarının nedenleri tam olarak aydınlatılamamış olmakla birlikte, nörolojik, genetik ve psikolojik çalışmalarda çeşitli sonuçlar alınmaktadır. Genetik nedenlerin yüzde 60-80 arasında olduğu da araştırmalarda ortaya çıkmıştır.''
BOĞAZ ENFEKSİYONLARINA DİKKAT
Avcı, son yıllarda yapılan bazı çalışmalarda ise tik bozukluklarının ateşli hastalıklar ve boğaz enfeksiyonu sonrasında da başladığının görüldüğünü belirterek, ''Bunlar, bir takım antibiyotiklerin de kullanıldığı ilaç tedavisi ve davranışçı tedavilerle giderilebiliyor'' dedi.
Tik bozukluklarının heyecan anında arttığını, uykuda ve sevilen bir işe yoğunlaşıldığında ise genellikle geçici olarak azaldığının da bilindiğini belirten Avcı, görülme sıklığının ise küçük yaş gruplarında yüzde 4-5'e kadar çıktığını kaydetti.
Avcı, ''İlaçla ve davranış tedavileri ile yüzde 70-80 oranında başarı sağlanabilmektedir. Aileler çocuklarda bu tür bozuklukları farkettiklerinde zaman geçirmeden uzmana başvurmalı ve tedaviye başlamalıdır'' diye konuştu.
Çocuklarda tiklerin sebebi nedir? İstem dışı olarak kaslarda görülen hareketlenmenin adıdır tik. Göz kırpma, ayak sallama, omuz silkme, kaş kaldırma, çene hareketleri tiklerden bazılarıdır.
Bilindiği gibi psikolojik faktörler kasılma davranışının ana sebeplerindendir. Dolayısıyla stres durumları, ani korkular ve diğer duygusal faktörler tiklerin oluşum sebepleridir denebilir. Çocuk kendisindeki farklığın farkındadır. Bu sorun çocuğun gözünde ne kadar büyültülür ve farklı zamanlarda dile gelirse çözümü o denli zorlaşır. Tiklere karşı direnme gerilimi artırdığından tikleri engellemez. Bu sebeple çocuğunuzda gözlemlediğiniz tikler varsa uyarı amacıyla bile kesinlikle çocuğunuza sık sık bu durumu hatırlatmayın. "Neden böyle yapıyorsun, düzelt ağzını" gibi yaklaşımlar sorunu artırır. Bu sebeple direkt ikazlara son verin, unutmayın ki çocuğunuz kasıtlı olarak bu şekilde davranmıyor. Ve en önemlisi gerekirse bir uzmandan da yardım alarak tike sebep olan psikolojik faktörü sağlayarak o faktörü ortadan kaldırın. Çünkü bu şekilde çocuklardaki gerilim azalacak ve kaslardaki kasılma oranı dengesini sağlayabilecektir. Böylece şartlar düzeldikçe tikler de ortadan kalkacaktır. Tikler nasıl geçer hakkinda aciklamalar Tikler nasıl geçer konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Tikler nasıl geçer, tiklerin nedenleri, tiklerden kurtulmanın yolları, tikler nasıl tedavi edilir, tikler neden olur
|