Kadınlar
     
Kategoriler
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuklar
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlara Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Pratik Bilgiler
Yaşam
Kadınlar hakkında

 

 

Kadınlar » Kadın sağlığı

» Tansiyon yüksekliği

 

Tansiyon yüksekliği

Kadinlaricin.net sitesinde Tansiyon yüksekliği baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Tansiyon yüksekliği ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Tansiyon yüksekliği ,resim ,resimleri

 

Kan basıncının yükselmesine hipertansiyon denir. Hipertansiyon denmesi için küçük tansiyonun 9, büyük tansiyonun 14’ten yüksek olması lazımdır. Yüksek tansiyonun birçok sebebi vardır. Stres, damar hastalıkları, böbrek hastalıkları, şeker hastalığı, bazı hormon bozuklukları, kan yağlarının yükselmesi gibi. Ayrıca esansiyel hipertansiyon denilen büyük bir grupta tansiyonun sebebi bilinmemektedir. Tedavide esas olan tansiyonun sebebini bulmaya çalışmaktır. Devamlı ve düzenli ilaç kullanmalı. Diyete dikkat etmeli. Tuzlu, yağlı yiyeceklerden kaçınmalı. Stresli ortamlardan uzak durmalı, fazla yorucu olmayan işlerde çalışmalı, uyku düzenine dikkat etmeli. İlaçları hiç aksatmamalı.
Tansiyon yüksekliği Tansiyon için kullanılan ilaçlar cinsel hayatta bazı değişikliklere yol açabilir. Erken boşalma bedensel veya psikolojik sebeblerden ileri gelebilir. Önce bir üroloji uzmanına muayene olmanız bedensel bir hastalık var mı diye baktırmanız iyi olur. Eğer bedensel olarak normal bulunursanız psikiyatri uzmanına gitmeniz ve teskin edici ilaçlar kullanmanız faydalı olur. Böylece şikayetlerinizden kurtulur, aile hayatınız normale dönmüş olur.

Tansiyon yüksekliği `ne gaz tedavisi

Yıllardır yüksek tansiyon şikayeti yaşayanlar için yeni bir umud doğdu. Nitrik oksit isimli gazın bulunduğu ve Nebivolol etken maddeli ilaç tansiyona neden olan endotel hasarını giderip, damarları açıyor. Tüm kan damarlarının içinde bulunan endotelin sağlıklı olmasının tansiyonun yanı sıra kişileri, kalp, göz ve böbrek hastalıklarından koruduğunu belirten Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Karpuz, son yapılan bilimsel çalışmalarda ilacın herhangi bir yan etkisinin saptanmadığını açıkladı. Prof. Dr. Hakan Karpuz ilacın bilaeşimindeki nitrik oksitin ilginç bir hikayesi de bulunduğunu dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü : “1880’li yıllarda nitrik oksiti bulan Alfred Nobel, bu maddeden hidrojen bombası yapıldığını görünce vasiyetinde bundan sonra yeni keşiflerin barış için kullanılmasını tavsiye etmişti. Geleneksel olarak Alfred Nobel adına düzenlenen Nobel ödül törenlerinin 112. yılında yani 1998 yılında 3 tıp uzmanı nitrik oksit çalışmaları nedeniyle ödüle layık görüldü.” Avrupa’da 1996 yılından beri piyasada olan nebivolol etken maddeli ilaç Türkiye’de Mart ayından beri satılıyor.

Sinsi düşman: Tansiyon yüksekliği

Akademik Hipertansiyon Konseyi Başkanı Prof. Dr. Kemalettin Büyüköztürk, yüksek tansiyonun bütün toplumlarda yaygın bir hastalık olduğunu belirterek, “Türkiye’de 11 milyon yüksek tansiyon hastası var” dedi. Bakırköy Belediyesi ve Akademik Hipertansiyon Konseyi tarafından düsenlenen toplantıda konuşan Prof. Dr. Büyüköztürk, yüzde 95’i genetik olan hipertansiyona, böbrek hastalıkları ile iç salgı organ ve doğuştan damar bozukluklarının da sebep olduğunu kaydetti.
Yüksek tansiyonun bütün toplumlarda yaygın bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Büyüköztürk, “Gelişmiş batı ülkelerinde insanların en az yüzde 20’si yüksek tansiyon hastası, Türkiye’de ise 11 milyon yüksek tansiyon hastası var” dedi. Prof. Dr. Büyüköztürk, hipertansiyonun kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere beyin, böbrek ve göz gibi hastalıkların en önemli sebeplerinden biri olduğunu kaydetti. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Nevres Koylan da, yüksek tansiyon hastalarının hekimin takibi dışında haftada en az 3-4 defa tansiyonlarını ölçtürerek tedavinin nasıl gittiğini kontrol etmeleri gerektiğini söyledi. Hastaların ilaçlarını tek doz olarak düzenli bir şekilde özellikle kan basıncının yüksek olduğu sabah ve öğle arası saatlerin de almalarının tedavi açısından daha yararlı olacağını belirten Prof. Dr. Koylan, ayrıca evlerinde mutlaka bir tansiyon aleti bulundurmaları gerektiğini kaydetti.
Prof. Dr. Koylan, hipertansiyonun tedavisinde özellikle perhiz kurallarına uyulması, tuz, katı yağ, alkol ve sigaradan uzak durulması gerektiğinin önemine işaret etti.

Tansiyon yüksekliği olanlar için Aspirin tehlikeli

Her derde deva ‘harikulâde ilaç’ olarak nitelendirilen aspirinin, yüksek tansiyonlu kişilerde kanama riskini artırdığı ortaya çıktı. Londra’da 5 bin 500 kişilik risk grubu üzerinde yapılan araştırmalarda, yüksek tansiyonlu kişilerin kalp krizi riskini azaltmak için aspirin kullanmakla, kalbi besleyen damarlara ilişkin koroner hastalık ve beyin kanaması riskini ciddi şekilde artırdıkları belirlendi. Araştırmacılar, kalp krizi geçirmiş olanların, günlük 75 miligramlık aspirin tedavisini sürdürmelerinin yararlı olacağını belirtti.

Hayatımızda büyük değişikliklerin yaşanmasına yol açan fakat yeterli sağlık bilincimizin bulunmaması nedeniyle önem vermediğimiz yüksek tansiyon karşısında özellikle ailede bir kişinin bu hastalığa yakalanması sizi de risk altına alır. Eğer yüksek tansiyonunuz olduğundan şüpheleniyorsanız hemen doktora gitmenizde yarar var.
Uzmanlar, sabah uyanırken başımızın arka bölümü ve ensede kendini hissettiren başağrısı, ardından başdönmesi, halsizlik, burun kanaması ve çeşitli görme bozukluklarını yüksek tansiyon belirtisi olarak gösteriyor.

Tansiyon yüksekliği felç bile yapabilir
Vatandaşların düzenli olarak tansiyonlarını ölçtürmelerini tavsiye eden uzmanlar, erken teşhisin tedavide çok önemli olduğunu vurguluyor. Doktorların verdiği diyetlerin ve ilaçların kesinlikle takip edilmesi gerektiğini kaydeden uzmanlar, önemsenmeyen belirtilerin çeşitli hayati organlarda hasara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Bu etkilerin en sık görülenleri arasında ise böbreğin etkilenmesine bağlı oluşan böbrek yetmezliği, damarların etkilenmesiyle oluşan beyin kanaması ve felçler, kalp dolaşım sisteminin etkilenmesiyle de kalp yetmezliğine kadar varan büyük sorunlar yer alıyor.

Tansiyon yüksekliği `ne Doktor tavsiyesi
Tansiyonunuzu düzenli olarak ölçtürmeyi ihmal etmeyin
Doktorunuzun tavsiyesi doğrultusunda tuz perhizi yapın.
Aşırı yorulmayın, uyku düzeninize dikkat edin, stresten uzak durun.
Sıcak havalarda uzun süre güneş altında kalmayın.
Düzenli egzersiz yapın, örneğin her gün 1-2 kilometre yürüyün. Sigara kullanmayın ve bitkisel yağlarla beslenin.

Sessiz katil Tansiyon yüksekliği

Dünyada hızla yaygınlaşan hipertansiyonu ‘sessiz katil’ olarak adlandıran uzmanlar, enseden başlayan baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, çarpıntı ve gece sık idrara çıkmanın hipertansiyon belirtisi olabileceğini açıkladı.
İnternetteki bir sağlık sitesinde yer alan habere göre, hipertansiyonu ‘sessiz katil’ olarak adlandıran uzmanlar, bunun kolayca fark edilemeyeceğini açıkladılar. Uzmanlara göre, enseden başlayan başağrısı, hipertansiyonun en önemli belirtisi. Uzmanlar, “Yüksek tansiyon çoğu zaman belirti vermez, tamamen tesadüfi fark edilir. Hipertansiyon yaptığı semptomlar itibarı ile genelde hastanın hafife aldığı bir durumdur. Hasta bunları başka hastalığa yorar. Halbuki bir tansiyon ölçüldüğünde durumu görebilir. Hatta hiçbir şikayeti olmayan insanların bile yılda bir defa tansiyonlarını ölçtürmelerinde fayda vardır” açıklamasında bulunarak, vatandaşları uyardı. Hipertansiyonun hedef organının kalp olduğunu söyleyen uzmanlar, hastalığın kalbi yüzde 55 oranında etkilediğini ve zamanla kalp yetmezliği ve kalpte büyümeye sebep olabileceğini kaydettiler.

Alkol ve sigara, Tansiyon yüksekliği `ne  davetiye çıkarıyor

Prof. Dr. Hüseyin Sipahioğlu, alkol ve sigaranın yüksek tansiyona davetiye çıkardığın söyledi. Türk insanının yüksek tansiyon hastalığına yakalanma oranının giderek arttığını belirten Sipahioğlu, yapılan araştırmaların sonuçlarına göre 25 yıl önce Türkiye'de yaşayan insanların yüzde 14'ünün tansiyonunun yüksek olduğunu, 2000 yılında ise bu oranın yüzde 25'e çıktığını bildirdi. Sipahioğlu, bu orana göre sokaktaki her dört kişiden birinin yüksek tansiyon hastası olduğunu ifade ederek, "Türk insanının tansiyonu giderek yükseliyor" dedi.
Sipahioğlu, yüksek tansiyona en büyük sebep olarak ekonomik sıkıntı ve onun getirdiği stresi gösterdi.
Ekonomik sıkıntının yanı sıra, yaşamdaki koşuşturma ve yarış duygusunun da insanları strese soktuğuna değinen Sipahioğlu, insanların biraz daha sakin davranarak, maddesel değerlerin herşey olmadığını anlamaları gerektiğini kaydetti. Kötü evlilik, işyeri huzursuzluğu ve çevrede yaşanan kötü olaylar gibi sosyal problemlerin de strese ve dolayısıyla yüksek tansiyona sebep olduğuna işaret eden Sipahioğlu, yüksek tansiyondan korunmanın en önemli üç yolunun, düzenli ve bilinçli beslenme, düzenli hayat tarzı, çevreyle barışık olmaktan geçtiğini söyledi. Sipahioğlu, tansiyon hastalarının özellikle tuzlu ve kolesterollü yiyeceklerden uzak durması gerektiğinin altını çizdi.
Prof. Dr. Sipahioğlu, alkol ve sigaranın yüksek tansiyona davetiye çıkardığını ve yüksek tansiyona yakalanma yaşınının giderek düşme eğiliminde olduğunu kaydederek, 1970-80'li yıllarda ortalama olarak 45 ve üstü yaşlarda yakalanılan yüksek tansiyonun son yıllarda 35 ve üstü yaşlarda görülmeye başladığına dikkat çekti. Sipahioğlu, yüksek tansiyonun kalp ve beyin damarlarında tahribata neden olduğunu hatırlatarak, bu hastaların mutlaka ilaç kullanması ve yaşamına dikkat etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Tansiyon yüksekliği `ne karşı spor

Avrupa Hipertansiyon Birliği eski Başkanı ve Milano Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alberto Zanchetti, yüksek tansiyondan korunmak için mutlaka spor yapılması gerektiğini belirtti. Prof. Zancheti, kan basıncı veya tansiyonun, kalbin kasılması sırasında kanın damarlara yaptığı basınç sonrası oluştuğunu ve çeşitli etkenlere bağlı olarak değişiklik gösterdiğini ifade ederek, “Aşırı hareketsizlik, yüksek alkol ve şişmanlık, yüksek tansiyona neden olur.” dedi. Yüksek tansiyondan korunmak için spor ve egzersiz yapmanın şart olduğunu açıklayan Zanchetti şu önerilerde bulundu: “Yürümek, bisiklet kullanmak, dans etmek, hatta cam silmek, boya yapmak bile egzersizdir. Saatte 6-7 km hızla yürümeyi, bisiklet kullanmayı günlük hayatın bir parçası haline getirmeliyiz. Bunlar yüksek tansiyonu önleyen önemli aktivitelerdir.”

Gebelikte tansiyona dikkat

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Rıza Madazlı, Türkiye’de gebelik sırasındaki anne ölümlerinin yüzde 60’ının yüksek tansiyon ile buna bağlı etkenlerden kaynaklandığını belirterek, “Gebelikte anne ölümlerinin yüzde 60’ının nedeni, yüksek tansiyon ve buna bağlı etkenlerdir. Kadınlar bu hastalığa gebe kalınca tutulur, gebelik bitiminde ise kurtulur. Hastalığın asıl kaynağı gebeliğin kendisi. Birçok hastalıkta olduğu gibi yüksek tansiyonda da erken tanı çok önemli” dedi.
Tansiyona kurutulmuş meyve
Ahmet Yağcı, yüksek tansiyonu olanların mutlaka tuzu azaltması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu: “Günde en fazla 6 gram tuz alınmalı. Muz, kayısı, kurutulmuş meyve, mantar, ıspanak, haşlanmış fasulye gibi yiyeceklerde bol miktarda bulunan potasyum artırılmalı. Ne kadar normal kiloda olunursa tansiyon için o kadar faydalı olur. Bunun için daha dengeli beslenmeli, az yağlı yiyeceklerle beslenilmelidir”...
Ağır karaciğer hastalarının, belirlenen diyetle beslenmesi gerektiğini de anlatan Yağcı, orta derecedeki karaciğer hastalıklarında hafif bir diyet uygulaması gerektiğini vurguladı ve “Hepatit B ve karaciğer rahatsızlığı olanlar, kesinlikle bayat gıdalar ve kuruyemişlerden uzak durmalıdır. Baharat, tat ve koku verici maddeler kullanılmamalıdır. Salam, sucuk, pastırma, sosis gibi et ürünleri kesinlikle diyetten çıkarılmalıdır” dedi.

Tansiyon tedavisi

Amerika'da hipertansiyon tedavisi ile ilgili 459 kişinin katıldığı bir araştırma yeni tamamlandı. Bu kişiler meyve, sebze, az yağlı süt ürünleri, protein ve lifli besinler yönünden hayli zengin beslendiler. Tuz alımını azaltmadılar, kilo kaybettiler, daha fazla egzersiz yaptılar, potasyum, kalsiyum, folik asit ve magnezyum tabletleri kullandılar. İlaç kullanmaksızın herkesin tansiyonu normaldi.

Pap-smear testi

Gözden kaçan bazı ayrıntılar tıbbi testlerin sonucu değişebiliyor

Mammogram çektireceğiniz gün deodoran kullandınız mı? Pap-smear testi yaptırmadan önceki gece seviştiniz mi? Tansiyonunuzu kontrol ettirmek istediğiniz saatlerde kahve mi içtiniz? Doktorunuz size söylemeyi unutabilir. Ancak bazı basit hatalar, tıbbi testlerin sonucunda farklılıklara neden olabiliyor. İşte dikkat etmeniz gerekenler.

Her yıl normal görünen pap-smear testinizin sonucu bu yıl olumsuz çıkabilir. Jinekolojik muayenelerde kanser teşhisi için kullanılan pap-smear testini yaptırmadan önceki gece partnerinizle cinsel ilişkiye girdiyseniz, testin sonucu değişebiliyor. Buna benzer bir çok ufak tefek ayrıntı, tıbbi testlerin sonuçlarını farklılaştırabiliyor. Örneğin pap-smear testinde yüzde 8-35 oranında sonucun değişebildiği belirlenmiş. Bu test için önerilen en ideal zaman, son adet başlangıcından 12-16 gün sonra doktordan randevu almak ve periyod günlerinde bu testi yaptırmaktan kaçınmak. Testten önce vajinal ilaçlar kullanmak, cinsel ilişkiye girmek ve duş almamak sonucu değiştirebiliyor.

Yine meme kanserinin teşhisi amacıyla kullanılan mammogram, 50 yaşından sonra her yıl çektirilmeli. Kırklı yaşlarda ise doktorun tavsiyesine göre uygulanıyor. Bu testlerin sonuçlarında yüzde ona varan hatalarla karşılaşılabiliyor. Adet döneminin hemen bitiminde mammogram çektirmek gerekiyor. Doktora giderken deodoran, pudra veya vücut losyonu kullanmak testin sonucunda sapmalara neden olabiliyor.

KOLESTEROL ÖLÇÜMLERİ

Kalp hastalıklarından korunmak istiyorsunuz ve kolesterolünüzü ölçtürmelisiniz. Kolesterol testlerininin sonuçlarında yüzde 17-50 oranında hatalarla karşılaşılabiliyor. Mümkünse randevunuzu sabah saatleri için alın. Böylece ölçümden 12 saat önce yemek yemeyi bırakmış olursunuz, su içebilirsiniz. Testten bir önceki gün normalden farklı egzersiz yapmayın, diğer günlerden daha fazla kendinizi yormayın. Adet döneminin 15 veya 16. gününü tercih edin. Testten önce en az beş dakika sakin bir şekilde oturun.

Eğer tansiyon hastalıklarından mustaripseniz, kontrollerinizi aksatmamalısınız. Risk altında olduğunuzu düşünüyorsanız, iki yılda bir kez doktoru ziyaret etmelisiniz. Hipertansiyon ölçümlerinde hata payı, yüzde 2 cıvarında. Endişeli haliniz, sonucu değiştirebilir. Üzgün, kızgın, mutsuz, depresyonda olmadığınız günleri tercih etmelisiniz.

Testten yarım saat önce kafein alımını ve sigara içimini durdurun. Diyabet hastalarının da kontrole gitmeden önce bazı yiyeceklerden kaçınması gerekiyor. Testten önce doktorla konuşmak, testleri iki kez yaptırmak hatalı sonuçlardan uzaklaşmayı sağlayabiliyor. Konuyla ilgili bir de İnternet adresi var.

Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi testlerle ilgili ayrıntılı bilgiyi bu sayfada veriyor. http://www.fda.gov/cdrh/dmqrp.html.

Muz ve portakalla tansiyon düşürün

Muzun ve portakalın yeni bir marifeti keşfedildi. C vitamini deposu olan portakal ve insanlara mutluluk verdiği iddia edilen muz, içerdikleri yüksek miktarda kalyum nedeniyle yüksek tansiyonla mücadelede de etkili oluyorlar. ABD'li bilim adamları, günde 1.600 miligram kalyumun -iki muz veya iki bardak portakal suyundan alınabiliyor- tansiyonu normale düşürdüğünü öne sürdüler. Kalyum, soyalı gıdalarda da bulunuyor.

Yüksek tansiyon: Yüksek tansiyonu olanların tuzdan ve tuzlu yiyeceklerden uzak durmaları gerekiyor. Örneğin tuzlanmış balıklar, şarküteri ürünleri ve tuzlu kuruyemişler yüksek tansiyonu olanlara uygun besinler değil. Hayvansal yağlar da hipertansiyon hastalarına zararlı. Bu arada yeni yapılan araştırmalara göre her 4 kişiden birinin tansiyonunun yüksek olduğunu da ekleyelim.
Diyabet: Mükellef öğünler, özellikle de ziyafet sofraları kandaki şeker seviyesini yükselterek nüfusun yüzde 5’ini tehlikeye sokuyor. Bu durumda kan değerlerini kontrol ettirmek ve buna uygun şekilde hareket etmekte yarar var. Yediğine dikkat etmeyi daha sonraki bir tarihe erteleyenler, deyim yerindeyse, yağmurdan sonra doluya tutuluyor. Daha iradeli davranmak gerektiğini vurgulayan uzmanlar, özellikle tatlı besinlere dikkat edilmesi konusunda uyarıyor. En azından şekerli besinlerden kaçınarak damak tadı korunabilir.
Kalp hastalığı: Her yıl binlerce kişiyi vuran kalp krizi de beslenmeyle doğrudan alakalı. Aşırı yemek yenen saatlerde daha yaygın olarak gerçekleşen enfarktüsten korunmak için ölçüyü kaçırmamak, yağdan uzak durmak gerekiyor.

Yüksek tansiyon, damar sertliği ve sağlığınız

Kalbimiz, vücudumuzdaki dokuların görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli olan oksijen ve besin maddelerinin taşınması ve böylece yaşayabilmesi için en önemli organdır.

Kalp hastalıkları, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de ölüm nedenleri arasında ilk sırayı almaktadır. Kalp hastalıklarına yol açan çeşitli nedenler arasında en önemli yeri, yüksek tansiyon ve damar sertliği alır. Size bu yazıda, yüksek tansiyon ve damar sertliğinin nedenleri, belirtileri, tedavisi ve önlenmesi hakkında bilgi vermeye çalışacağım.

Kalbin görevi

Bir kas kitlesinden oluşmuş kalp, dakikada ortalama 70 kez kasılarak, içindeki kanı damarlara pompalar, böylece dokuların yaşayabilmesi için gerekli oksijen ve besin maddesini taşıyan kan bütün vücuda dağılmış olur. Daha sonra gevşeyen kalbe, toplar damarlardan, vücutta kirlenmiş kan gelir. Bu kan kalbin sağ karıncığı tarafından akciğere, oksijenlenmek üzere gönderilir. Temizlenip oksijenlendikten sonra kalbin sol karıncığına gelen kan, tüm vücuda tekrar pompalanır.

Kan basıncı ne demektir?

Kalbimizin kanı pompalaması sırasında, kanın damar çeperlerine yaptığı basınca kan basıncı ya da tansiyon denilir. Kalbin kasılması sırasındaki basınca, büyük tansiyon ya da sistolik tansiyon, kalbin gevşemesi sırasında damar içindeki basınca da küçük tansiyon ya da diastolik tansiyon adı verilir.

Normal koşullarda, büyük tansiyon 140 mm.’nin altında, küçük tansiyon da 90 mm. altında ise tansiyonun normal olduğundan bahsedilir.

İstirahat sırasında ölçülen tansiyon, bu rakamların üstünde ise, hipertansiyon ya da yüksek tansiyondan söz edilir.

Yüksek tansiyonun belirtileri nelerdir?

Hastaların çoğunun başlangıçta hiçbir şikayeti yoktur. Yüksek tansiyon ancak muayene sırasında bulunur.

Hipertansiyon nedeniyle hastayı doktora getiren nedenler ya da belirtiler, üç grupta incelenebilir.

Baş ağrısı, yüksek tansiyon için, halk arasında, önemli bir belirti olarak kabul edilmesine rağmen, ancak şiddetli hipertansiyon için karakteristik bir belirtidir.

Baş dönmesi, çarpıntı ve çabuk yorulma da, başka hastalıklarda da bulunabilmesine rağmen, yüksek tansiyonlu hastaların sıkça şikayet ettikleri belirtilerdir.

Hastalığın damarlar üzerinde yaptığı tahribata bağlı olarak ortaya çıkan, burun kanaması, idrarla kan gelmesi, görme bozukluğu, beyin kanlanmasının geçici olarak bozulmasına bağlı olarak baş dönmesi, kalp yetersizliğine bağlı olarak nefes darlığı ve göğüs ağrısı da ikinci grup belirtileri oluşturur.

Bunların dışında, hipertansiyona yol açan başka bir hastalık varsa, o hastalığa ait belirtiler de görülebilir.

Horlamak yüksek tansiyon habercisi
Son yıllarda en kapsamlı araştırmalarından biri olan ve yaşları 20-90 arasında değişen bin 741 kişi üzerinde yapılan deneylerde horlamanın, yüksek tansiyona işaret ettiği belirlendi. ABD’de yapılan araştırmada, uyku sırasında nefes darlığı yaşayanların, yaşamayanlara oranla yüksek tansiyon rahatsızlığına yakalanma riskinin 1-2 kat arttığı ortaya konuldu. Araştırmaya bin kadın ve 741 erkek katıldı. Ancak cinsiyet farklılığı belirgin bir sonuç oluşturmadı. Uzmanlar, Amerika’da 12 milyon kişinin nefes darlığı sorunu yaşadığını ve bu düzensizliğin kalp rahatsızlıklarına sebep olduğunu açıkladı.

Tansiyon düşüren ilaç kalp krizini önlemiyor

Amerikan Sağlık Birliği'nin haftalık yayınında yer alan araştırma raporunda, Beta-Blockers adlı ilacın, eski yüksek tansiyon düşürücü ilaçlar, Diuretics, Calcium Antagonists gibi, yaşlılarda ani kalp krizlerini ve inmeleri önlemediğinin ortaya çıktığı belirtildi.

New Orleans'daki Ochsner Araştırma Kliniğinde, Dr.Franz Messerli ve İsrail'de Tel-Hashomer Tıp merkezinde Chaim Sheba ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmalar sonunda, Beta-Blockers'ın, Diuritics'den daha fazla yan etkilerinin olduğu, halsizlik ve depresyona yol açtığı kaydedildi.

Mayo Kliniği'nden Dr.Sheldon Sheps, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, yaşlıların, yüksek tansiyon ilacı olarak tekrar Diuretics kullanmalarını önerdi.

. Tansiyon yüksekliği hakkinda aciklamalar Tansiyon yüksekliği konusunda bilgiler

 

Kadın sağlığı Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 9
Kolesterol Nasıl Düşürülür
Okunma: 6
Şeker Hastalığı Açlık Tokluk kan şekeri kaç olmalı
Okunma: 6
Selülit kremleri
Okunma: 5
Tansiyon düşüklüğü ve tedavisi
Okunma: 5
Bacak ağrısı Bacak ağrıları
Okunma: 5
Bakımlı olmanın yolları
Okunma: 4
mantar hastalığı
Okunma: 4
Mide şişkinliği
Okunma: 4
Guatr nedenleri
Okunma: 4
Baş Dönmesi
Resim
İlaç alırken nelere dikkat  etmeliyiz
İlaç alırken nelere dikkat etmeliyiz

 |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv Sigorta Kadınlar İçin Blog