Kadınlar
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Kadın sağlığı

» SSK emeklisinin diş tedavisi

SSK emeklisinin diş tedavisi

2010-07-18 07:27:15 Kadinlaricin.net sitesinde SSK emeklisinin diş tedavisi baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada SSK emeklisinin diş tedavisi ile ilgili yazi bulunmaktadir.

SSK emeklisinin diş tedavisi

 

SSK hangi çağa göre hizmet veriyor? Şimdi anlatmaya çalışacağım olayı tamamen yaşadım. Buna tahammül edebilecek ikinci bir emeklinin olabileceğine de inanmıyorum. Okuyun da gülelim hep birlikte, gülelim ağlanacak halimize...
Dişim ağrıdı. Önce “acil”e gittim, bir iki ilaç verildi. “Yarın için bir numara al, polikliniğe gel, doktora çık” dendi. Numarayı ancak 2 günde alabiliyorsun, ama nasıl aldığımı da bir ben bilirim. Aldım, girdim kuyruğa, önce bandrol alacaksın, sonra muayene başlıyor.
“Çekelim mi?” dediler. “Bunun tedavisi yok mu?” diye sordum. “Yok, ancak özel yerlerde olur” deyip, masadan kaldırdılar. Lafı biraz daha uzatırsanız, o zaman da kapı gösteriliyor...
Maraton da bundan sonra başladı. Başhekim Yardımcısı’na çıktım, “Topçular Dispanseri’ne git, orada tedavini yaparlar” diyerek başından savdı. Topçular Dispanseri’ne geldim, durumu anlatmama bile fırsat vermeden, “bölge dışı bakmayız, hem havalen yok, numaran yok” dediler, ilgilenmeden beni geri gönderdiler.
Oradan doğru Eyüp SSK Hastanesi Başhekim Yardımcısı’na çıktım. Bana Başhekime çıkmamı önerdi. Başhekime konuyu anlattım, Başhekim doktorla uzun bir telefon görüşmesi yaptı, sonra da “yarın gel, başka yere havale edelim” dedi.
Arı kovanına çomak sokulduğunu biliyordum. Ertesi gün devam ettim, gittim; Diş Doktoruna gitmemi istedi. “Bana kızmasın” isteğime, “kızmaz” karşılığı verildi. Bu arada 3 gün geçti, dişimi unuttum; ama direnmem gerekiyor.
İlk defa bir hasta
havale ediliyor
Doktor ise, “ilk defa bir hastayı havale ediyorum” demez mi!.. SSK Okmeydanı Hastanesi’ne havalem yapıldı. Orası için de bir gün önceden numara alınması gerekiyor, zor da olsa onun da üstesinden geldim.
Okmeydanı SSK Hastanesi 172 numara, saat 11.00; beklemeye devam. Öğlen paydosu oldu, sonra saat 14’te çağırdılar. Doktor bir göz attı, elime bir kağıt tutuşturarak başka bir bölüme gönderdi. Onlar da daha dişlere bakmadan, “dolguyu kabul etmiyoruz” diyerek, protez için 29 Nisan 2003, saat 8.00 yazılı bir kağıdı elime verdiler.
İyi de, esas ağrıyan, dolgu olması gereken dişim ne olacak? Başhekim Yardımcısı’na çıktım. “Bunu Eyüp SSK ile konuşayım” dedi, bekledim. İyice yoruldum, oruçluyum, çaresini biliyorum ama hakkımı aramam gerekiyor...
Şunu açıkça söyleyebilirim; hiçbir sigortalı veya emekli, doktorun özel muayenehanesine gitmeden teşhis konup, tedavi olamıyor. Bunları araştıran biri var mı? Kuyruklar neden uzuyor sanıyorsunuz? Özeline gidemeyen fakir fukara “git-gel”le vakit geçirir, onlara ne teşhis konur, ne de tedavi... Ver ilacı, bol bol, onlar da “iyi olacağım” zannıyla hepsini içer, bu defa da başka organları tahrip olur. Kaş yapılırken gözler çıkar, başka başka hastalıklar meydana gelir. Bunun sonucu olarak da hastane önleri hastadan geçilmez...
Başhekim Yardımcısının kapısına gittim, biraz beklemeden sonra içeri girdim, “ya bana bakın, ya da bakmıyoruz diye yazı verin” dedim. Bu defa film çektirmem istendi, girdim film kuyruğuna, epey bekledikten sonra bunu da başardım, filmim çekildi.
Şimdi bütün mesele doktoru bulmak, yerinde yok. Umudumu iyice yitirdim, dışarıda oturdum, Başhekime gitmeye karar verdim. Giderken yardımcısına rastladım, beni tanıdı. Sinirle “Başhekime çıkıyorum” dedim, “çıkma, gel” dedi. Beni bir doktora götürüp teslim etti.
O da bir-iki dakika sürmeden, “dolgun tamam, 2 saat sonra yemek yiyebilirsin” diyerek başından savdı. Yaptığı dolgu 2 günde kırıntı halinde ağzıma döküldü...
Para da bitti, dolgu da gitti
İnanın, bu yazdıklarımın tamamı doğrudur. Bu koşturmacada tam 25 milyon masraf ettim. Özelde 15 milyona yapılıyordu. Para da bitti, dolgu da gitti. Bu arada tam bir hafta geçti. Buna ne hasta, ne sağlam, ne de para dayanır.
Şimdi protez için 29 Nisan 2003 saat 8.00’i bekliyorum, tabii ki ömrümüz yeterse. Gülmeyelim ağlanacak halimize...
İşte bürokrasi, işte SSK. Bunların düzelmesi lazım. Halkımızı perişan eden aksamaların, yanlış uygulamaların süratle değişmesi lazım.
Bu yolu takip edecek başka bir sigortalı veya emeklinin olabileceğine inanmıyorum. Bu arada dişimin hâlâ ağrıdığını da belirtmeliyim, ne yapacağımı da bilmiyorum.
Biz böyle hayat mücadelesi verirken, halkın büyük bir kısmı açlık mücadelesi verirken, tuzu kuru olan bazılarının nelerle uğraştığını görüyor ve hayret ediyorum...
Bundan sonraki maratonu yazmaya devam ediyorum...
En son “para da bitti, dişimdeki dolgu da gitti” diyerek bitirmiştim. Dolgu dökülünce, ağrı hızlandı. Bu yolu takip etmem için başka yerlere gitmemem gerekiyordu. Ağrıya karşı ilaç kullandım, dişe de koydum. Bu sefer de boğazım, midem yanmaya başladı.
Pazartesi yine aynı doktora (hastane yetkilisi) gittim. Baktı, “demek ki olmuyor” dedi. “Bunun kanal tedavisi oluyormuş, niçin yapmıyorsunuz?” diye direndim. Beni yine eski doktora teslim etti, o biraz daha uğraştı, güya yeniden doldurdu. Çıktım, ağrı daha da hızlandı...
3.12.2002 günü yine gittim, direnmeye başladım. “4.12.2002 günü saat 13.30’da gel, tekrer bakalım” dedi, yine baştan savdılar. Bu ağrıya dayanmak mümkün değil. Başka yolu yok, bunu sonuna kadar götürmeye karar verdim. Dediği saatte yine gittim, başka bir yere aldı. Doktorun ne düşündüğünü ve sinirli halini artık siz tahmin edin.. Epey uğraştı, ne dediyse “tamam” dedim, iş bitti. “Ne yaptığımı merak ediyorsan söyleyeyim, kanal tedavisi yapıldı, dolgun yapıldı” dedi, oradan ayrıldım...
Araya bayram girdi, ağrı da bitti. Bayramın ikinci günü, bir de ne göreyim, dolan yerin yarısı boşalmış. O tarafımla artık yemek yiyemiyorum, dolgu iyice oyuldu. Bundan sonrasında başıma neler gelecek bilemiyorum. İlk başta doktor özel muayenehanesine gitmediğim için olan oldu, ama maratona devam. İsterse 100 milyonum gitsin, bunda kararlıyım. SSK’nın bunca imkanı neden kendi mensupları için kullanılmasın? Eğer doktorun aldığı ücret yetmiyorsa, muayene olan hastadan 500 bin-1 milyon daha kesilsin. Neden şu kadarcık ömrümüzde görevimizi doğru dürüst yapmıyor, hakkımıza razı olamıyoruz? Anne-baba, çocuğunu okutur, yanlış yollardan para kazanmasını istemez. SSK’lı, dar gelirli insan demektir. Tedavisi, ameliyatı SSK tesislerinde mümkün olan dar gelirli bir hastayı özel muayenehaneye yönlendirmek helal mıdır? Bunler yazmakla bitmez, bir araştırın bakalım. Bir de şikayet formları hazırlamışlar, kim okuyacaksa...
Tüm bu işlerin düzelmesi için; nasıl ki hakimlerin verdiği kararlar bir üst mahkemeye gidiyorsa, doktorların verdiği kararlar da bir üst kurula götürülebilmeli. Konan teşhis, yapılan tedavi, verilen ilaç ve diğer yapılanları doğru bulmayanlar bu kurula gidebilmeli. İddia ediyorum, böyle bir uygulama ile SSK’nın giderleri yarı yarıya azalır.
Neyse, yine diş hikayeme devam edeyim; 9 Aralık 2002 günü yine gittim, Başhekim Yardımcısına göründüm, “ben yine geldim” dedim. Kemal Sunal’ın “Deli Kaymakam” filmi gibi. Bu defa başka bir doktora, doktor da “kaplama olması lazım” dedi. “Yapın” dedim, “şimdi olmaz” deyip; 29 Nisan 2003 tarihi için gün verildiğini belirtmiştim ya, kaplama bunun üzerine yazıldı.
Yazımı okumuşlar, beni telefona çağırdılar, 17.12.2002 günü gittim, bu sefer kaplama yapıldı. Olacak ya, o da 19.12.2002 günü düştü. Yine gittim, tekrar dolgu ve kaplama yapıldı. Bundan sonrası meçhul, ben de bilmiyorum. Bir dişin dolgusu tam 5 seferde oldu, o da belli değil. Protez olacak diğer dişler de bu hızla 2 yıl sürer, biz de yazarız...
Bu köşeyi takip edenler bilir; mücadelem 15.11.2002 günü Eyüp SSK Hastanesi’nde bir diş doktorunun beni kovmasıyla başladı. Bunlar bana yabancı değildi, önceki yıllarda da benzer şeyler olmuş ve yazmıştım. Aslında bunlar her SSK’lının başına gelen olaylardır....
Önceki yazımı okumuşlar, beni aradılar. 17.12.2002 günü gittim, dolgunun üzerine birşeyler yaptılar. Olacak ya, o da 2 gün sonra düştü. O tarafımla artık yemek yiyemiyorum, üstelik ağrıyor.
7.1.2003 tarihinde yine gittim, bana bakan doktor yok, baktıramadım. Derdimi Başhekime anlatmayı düşündüm, onun odası da Ankara’daki Bakanlıklar gibi korunmaya alınmış, önüm kesildi, tüm çabalarıma rağmen beni Başhekime yanaştırmadılar.
Yine diş yerine geldim. Başhekim Yardımcısı da yok. Bir isim verdiler, onu buldum. O da 2 gün sonra gelmemi söyledi. 2 gün sonra yine gittim, bu sefer dişin üstünü tamamen aldılar. Alçı ile bir kalıp aldılar. Elime bir sürü kağıt tutuşturdular; bir tanesi SSK veznesine yatacak para, ikincisi Halk Bankasına yatacak para için, üçüncüsü de bağlı bulunduğum SSK biriminin onaylaması için...
Aslında amaç, başlarından savmak, hangi SSK’lı bu takibi hasta hasta yapabilir ki... “Tamamla, 22.1.2003 günü saat 8’de gel” dediler. Bunları 2 gün içinde başardım. Verilen gün ve saatte gittim. Saat 11’e kadar bekledim. İçerden bir kişi, “Duran Özdemir kim?” diye seslendi. “Şimdi git, 24.01.2003 günü saat 10’da gel” dedi. Çıktım...
Tüm hastalar bu şekilde baştan savılıyor. Bu kadarına insanın gücü yeter mi? Ben yine söylenen gün ve saatte gittim. Dişimin üzerine bir kaplama kondu.
Sakın bana, “Kardeşim senin işin gücün yok mu?” demeyin! Zira arkadaşlar da “aramızda para toplayalım da senin dişlerini yaptıralım” diyorlar. Ama bulaştım bir kere, gidebileceğim yere kadar giderim...
Ancak daha yolun başında olduğumu da belirtmem gerek. Şu ana kadar sadece bir dişimi kaplatabildim, o da kesin değil. Esas protez olacak dişlerim için 29 Nisan 2003 tarihli randevum duruyor. Bu hızla 2/3 yıl daha gidip geleceğim...
Başımdan geçenleri ve yaptıklarımı yapacak birinin daha bulunacağını sanmıyorum. Ben de pes edeceğim herhalde. Emekli maaşımın yarısı bu şekilde gitti. Daha fazlasına gücüm yetmez. Artık onları da özel bir yerde yaptırayım...
Başka bir yolu-yordamı varsa söyleyin! Eğer Sayın Bakanımız, “gel Ankara’ya dişlerini, özel muayenehaneye gitmeden burada yaptırabilirsin” derse, hemen giderim.
3 aydır gidip geliyorum, henüz dişleri yapılmış bir SSK’lıya rastlayamadım. SSK’lıya gerçekten iyilik yapılmak isteniyorsa, SSK’nın verdiği hizmeti doğru bulmayanlara, konuyu bir üst kurula götürme şansı verilmeli. SSK’nın müfettişleri bulunduğu söyleniyor, peki onlar bu olumsuzlukları görmüyor mu?
SSK’lıların %30’u bile verilen hizmetlerden faydalanamıyor. Doktor özel muayenehanesine gidip belli bir ücret vermeyenin tedavi olma şansı çok azdır. Bunlar genellikle baştan savılır. Vermezsen benim gibi sürünürsün... SSK emeklisinin diş tedavisi hakkinda aciklamalar SSK emeklisinin diş tedavisi konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:SSK emeklisinin diş tedavisi, emekli diş tedavisi,emekliye diş tedavisi,emeklilerin diş tedavisi, ssk lı diş tedavisi,emekli sandığı diş tedavisi

 

 

Kadın sağlığı Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 13
Hamilelikte karın çatlakları
Okunma: 12
Bacak ağrısı Bacak ağrıları
Okunma: 11
Selülit kremleri
Okunma: 9
ilk gece korkusunu nasıl yenebilirim
Okunma: 5
Çeyiz Listesi
Okunma: 4
Cinsiyet belirleme yöntemleri
Okunma: 4
Kil maskesi
Okunma: 3
Stres Topu
Okunma: 3
Safra kesesi taşlarının bitkisel tedavisi
Okunma: 3
Gözaltı torbaları neden oluşur
Resim
Vajina daraltma ameliyatları
Vajina daraltma ameliyatları

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!