|
Siroz Belirtileri
2010-08-04 14:17:56 Kadinlaricin.net sitesinde Siroz Belirtileri baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Siroz Belirtileri ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |
“Ben 52 yaşındayım. Daha önce sarılık geçirdim, bunun üzerine Bursa Uludağ Tıp Fakültesi gastroenteroloji bölümünde tedavi oldum. Ayrıca İstanbul’daki fakülte hastanelerinde de muayene olup çeşitli tahliller yaptırdım. Sonuç olarak bende siroz hastalığı olduğunu söylediler. Bu hastalık ömür boyu devam eder dediler. 15-20 günde bir sarılık oluyorum, karnımda ve midemde şişlik oluyor. Bu hastalık için ne yapabilirim? Beni aydınlatırsanız memnun olurum.” Karaciğerin en önemli hastalıklarından birisi sirozdur. Çeşitli sebeplerle meydana gelebilir. Bunlardan birisi de sarılık hastalığının kronikleşmesi sonucu olmasıdır. Sarılık mikrobu karaciğerin görev yapan hücrelerini tahrip eder. Bunun sonucu sarılık olabilir. Damarlarda sıvıyı tutan proteinler azaldığı için ayaklarda ve karın boşluğunda şişmeler olabilir. Bu boşluklara vücuttaki sular yayılır. Bazen kanamalar olur. Özellikle varis dediğimiz genişlemiş damarlar çatlayarak şiddetli kanamalara yol açabilir. Gene çeşitli hormonların yapım yeri olan karaciğer haslıklarında hormon yapımı azaldığı için hormon hastalıkları ortaya çıkabilir. Kıllarda dökülme olabilir. Pıhtılaşmayı sağlayan maddeler yapılamadığı için çeşitli yerlerde kanamalar olabilir. Özetleyecek olursak siroz oldukça önemli bir hastalık olup yakın takip ve tedavi gerektirir. Tedavi hemen hemen her yerde aynı şekilde yapılmaktadır. Onun için en yakınınızdaki fakülte hastanesinde takibinizi yaptırmanız daha iyi olur. Hem masrafınız az olur hem de yolculuklar esnasında yıpranmamış olursunuz. Sirozda uyulması gereken diyet de gene hastanın durumuna göre gastroenterolog tarafından tayin ve tertip edilir. Ezbere ilaç ve diyet kullanmanızı tavsiye etmeyiz.
İkinci kadeh siroz riskini artırıyor Alkollü içkilerin günde bir kadehten fazlasının siroz riski yarattığı belirlendi.
Mayo Klinik uzmanları, karaciğerin bir filtre görevi yaparak kan dolaşım sistemine karışan toksinleri atabildiğini, içkinin ise karaciğeri yorarak bu işlevi azalttığını bildirdi. Karaciğerin, aynı zamanda yiyecekleri enerjiye çevirerek besin değerleri üzerinde üretim mekanizması oluşturduğuna işaret eden uzmanlar, toksik etkinin bu mekanizmayı olumsuz etkileyerek, zamanla karaciğer yetmezliğine yol açabildiğini, bunun da siroz hastalığını doğurabildiğini belirtiyor.
Alkolü bırakmak değil yine başlamamak önemli Başkent Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Üyesi Prof. Dr. Afşin Sağduyu, alkol bağımlılarının, içki içmeyi bıraktıktan sonra beş yıl süreyle tekrar başlama riski taşıdıklarını söyledi. Sağduyu, ‘‘Alkolü çok insan bırakıyor ama esas önemli olan tekrar başlamamak’’ dedi.
Alkol kullanımının yalnızca bedensel hastalıklara değil, sosyal ve psikolojik rahatsızlıklara da yol açtığını belirten Sağduyu, alkoliklerde ilk olarak psikolojik sıkıntı, unutkanlık, ellerde titreme, uykusuzluk, terlemeler, hatta hayal görmelere varan sorunlar ortaya çıktığını kaydetti.
Alkol bağımlılarının birçoğunun iyice ağırlaştığı zaman tedavi olmaya geldiğini bildiren Sağduyu, ‘‘Bu hastalar ailesi parçalanma noktasına gelene, işten kovulana ya da yasalarla başları derde girene kadar hekime gelmiyorlar. Biz buna 'dile vurma' diyoruz. Sorarsanız 'Ben bağımlı değilim, bunu irademle yenerim' diyor. Bunu samimi olarak söylese bile bir iki gün sonra tekrar içmeye başlıyor. Kendi iradesiyle alkolü bırakan çok az insan var’’ dedi.
Alkolün tepeden tırnağa tüm vücudu bozduğunu vurgulayan Sağduyu, karaciğerde siroz, ülser, gastrit, beyinde küçülme, kollarda uyuşma, cinsel fonksiyonlarda bozulma gibi hastalıkların alkol bağımlılığı nedeniyle ortaya çıktığını söyledi.
SARHOŞLUK, İNSANLIĞIN DOĞAL HALİ Mİ OLUYOR?
Medya hükümetleri, hükümetler şirketleri, sayısız içkici de berbat giden yorucu bir günü suçlarken, içki alemleri de akıp gidiyor.
Bu yıl alkolle dağıldık, kendimizden geçtik, körkütük olduk, ayakta duramadık, akşamdan kaldık. Yani, sarhoşluğumuzu anlatacak kelimelerin sayısı, aşık olduğumuzu anlatanlardan daha fazla. Milyonlarca insan için dünden kalma durumu, bir çift Alka-Seltzers ilacı ile çözülemeyecek türden. İyi içicilerin, tromboz, kalp hastalıkları, kanserin tüm türleri, siroz, yüksek tansiyon ve kalp krizi riskleri oldukça fazla.
Mart ayında ABD Ulusal Alkol ve Alkoliklik Enstitüsü, bu alışkanlıkla ilgili bir tanımda bulundu. "İçki alemi", kandaki alkol seviyesini yüzde 0.08’e çıkaran bir durumdu. Birçoğumuz, bara girdikten birkaç saat sonra bu hale gelebiliyoruz. 4 bardak bira, bir şişe şarabın beşte dördü ile çeyrek şişe cin içersek, bu adı geçen içki alemine girmiş bulunuyoruz.
İngiltere’de de resmi kaygılar giderek artsa da hükümet, bilim adamlarının yayımladığı raporları görmezden geliyor. Connecticut Üniversitesi Alkol Merkezi'nden Thomas Babor’un başkanlığındaki bir grup uzman, alkol vergilerinin arttırılması, araba kullanma alkol sınırının düşürülmesi ve alkolün gün içinde satıldığı saatlerin azaltılmasının faydalı olabileceğini kaydetti.
İngiliz hükümeti ise tüm suçu, gençleri içkiye yöneltmekle ve sorumluluğu üstlenmemekle suçladığı içki endüstrisine yükledi.
Medya hükümetleri, hükümetler şirketleri, sayısız içkici de berbat giden yorucu bir günü suçlarken, içki alemleri de akıp gidiyor. Siroz, halkı tehdit ediyor Karaciğer hücrelerinin hasar görmesi sonucu görevini yapamaması neticesinde oluşan siroz hastalığının hepatit B aşısıyla tedavi edilebileceği bildirildi.
Uzmanlar, siroza neden olan etkenlerin başında alkolün ve sarılık mikroplarının (B ve C virüsleri) geldiğini, bunların dışında, demir ve bakırın karaciğerde oturup hücreleri tahrip etmesi ve kalıtım yoluyla geçen bazı enzim eksikliklerinde siroz hastalığının oluşabilmesine sebebiyet verdiğini belirtiyorlar.
ALKOLDEN
KAYNAKLANIYOR
Konu ile ilgili görüşlerini aldığımız Endotıp Sağlık Merkezi Hepatoloji Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Yalçın, siroz hastalığının tehlikeli bir hastalık olduğunu belirterek, Amerika ve Avrupa'da siroz hastalığının daha çok alkolden kaynaklandığını, alkol alan insanların yüzde 10-15'inde de sirozun geliştiğini dile getirdi. Prof. Yalçın, "Siroz uzun yıllar gizlenip sonradan aşikâr hale gelir ki geliştikten sonra da geriye dönüş olmayabilir. Bu sırada hastada iştahsızlık, zayıflama, vücutta cilt altı kanamaya bağlı çürüme izleri, zamanla sarılık, yemek borusu varisinden kanama meydana gelir" dedi. Ortadoğu, Asya ve Türkiye'de sirozun, sarılık yaparak kendini belli eden, fakat daha sonra iyileşip vücudu terk etmeyen B ve C virüsleri ile hastadan hastaya taşındığını, B hepatit virüsü taşıyan her 100 kişiden 5 ile 10'unda hastalığın başladığını anlatan Yalçın şunları söyledi:
"Dünyada 200 milyon insanda B virüsü taşıyıcısı olduğu tahmin edilmektedir. B virüsü kan ile taşındığından kan alıp vermelerde mutlaka bu virüsler incelenmelidir. B virüsü ile karşılaşmayan insanlara aşı yapılarak bu hastalıktan korunma imkanı vardır. Türkiye'de her 100 kişinin 6 ile 8 'inde bu virüs bulunduğundan, aşılamanın sirozun önlenmesinde çok önemli fonksiyonu vardır"
ALKOL KESİNLİKLE
BIRAKILMALIDIR
Endotıp Sağlık Merkezi Gastronteroloji Uzmanı Dr. O. Sami Gültekin de, siroz hastalığından korunma yolunda ilk adımın alkolün bırakılmasıyla olabileceğini hatırlatarak, karaciğer sirozunda, biriken suyun ilaçlarla atılmasının, vitamin takviyeleri (K vit) ve uzman hekim kontrolünde yapılması gerektiğini söyledi. B ve C virüsleri ile oluşan karaciğer hastalığı iltihap döneminde iken, İnterferon denilen ilaçla yüzde 50 oranında tedavi edilebileceğini sözlerine ekledi.
DAHA ÇOK ALKOL KAYNAKLI
Amerika ve Avrupa'da siroz hastalığının daha çok alkolden kaynaklandığını, alkol alan insanların yüzde 10-15'inde de siroz geliştiğini bildiren Prof. Dr. Süleyman Yalçın, "Siroz uzunca yıllar gizlenip sonradan aşikâr hale gelir ki geliştikten sonrada geriye dönüş olmayabilir. Bu sırada hastada iştahsızlık, zayıflama, vücutta cilt altı kanamaya bağlı çürüme izleri, zamanla sarılık, yemek borusu varisinden kanama meydana gelir" dedi Siroz Belirtileri hakkinda aciklamalar Siroz Belirtileri konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Siroz Belirtileri, Siroz Nedenleri ,siroz hastalığı
|
|