Sigaranın zararları ile ilgili yazı
2010-08-03 20:30:49 Kadinlaricin.net sitesinde Sigaranın zararları ile ilgili yazı baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Sigaranın zararları ile ilgili yazı ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Sigaranın kalbe zararları
Yapılan araştırmalar sigara dumanında, sağlık açısından zararlı yüzlerce madde bulunduğunu ortaya koydu. Bunlar vücudun değişik organlarına zarar verir. Çoğu kanser riskini arttırır. Kalp-damar sistemi açısından özellikle etkili olan iki madde, nikotin ve karbonmonoksittir. Nikotin, sigaranın alışkanlık yaratmasını sağlayan maddedir. Kalp atışlarını hızlandırır, tansiyonu yükseltir, ayrıca kanın pıhtılaşması riskini arttırır.
Karbonmonoksit, bütün yanma olaylarında ortaya çıkan zehirli bir gazdır. Yanan tütünden çıkan karbonmonoksit, sigara dumanıyla ciğerlere oradan da kana karışır, kanın oksijen taşıma kapasitesini düşürür. Böylece nikotin kalbin işini ve dolayısıyla oksijen ihtiyacını arttırırken karbonmonoksit de kalbe gelen ve onun yaşaması için gerekli olan oksijeni azaltır, yani zarar iki taraflıdır.
Hastalıklara çağrı
Sigara alışkanlığı, akciğer kanseri ve kalp hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığın ortaya çıkma ihtimalini büyük oranda arttırır. Bu hastalıkların çoğu sağlığı ciddi derecede etkilerken, bazıları da öldürücü olabilmektedir.
Kadınlar da en az erkekler kadar risk altındadır. Sigara içen kadınların sayısı arttıkça, sigaranın yol açtığı hastalıklar kadınlarda daha sık görülmeye başlanmıştır. 35 yaşın üzerinde ve doğum kontrol hapı kullanan kadınlardan sigara içenlerde, kalp hastalığı riski çok yüksektir.
Sigara damar sertliği, kalp krizi, akciğer kanseri, kronik (müzmin) bronşit, boğaz tahrişi, gırtlak kanseri, ülser gibi birçok amansız hastalığa neden olur.
Sigara içilen evlerdeki çocuklarda bronşit ve zatürre gibi akciğer hastalıkları çok daha sık görülür. Bu çocuklar sigara içmeye ilerde daha eğilimli olurlar.
Bırakmanın faydaları
Zararın neresinden dönülürse kardır. Sigarayı bırakınca sağlığı tehdit eden riskler büyük oranda azalır. Nikotinin bağımlılık yaratıcı etkisi yüzünden sigarayı bırakanlar bir süre huzursuzluk ve rahatsızlık duyabilirse de birkaç hafta sonra büyük kazançlar elde etmeye başlarlar.
Pasif içicilere dikkat! Pasif içicilik, başkasının içtiği sigaranın dumanlarını solumaktır. Bir sigaradan çıkan dumanın sadece yüzde 15'i içicinin solunum sistemine gider. Geri kalanı çevreye yayılır ve pasif içiciler dumanı istemeden solurlar. Sigara içen kişinin savurduğu dumanlar, pasif içicinin ciğerlerine yığılır.
Sigara içilen bir ortamda çok kısa bir süre kalan kişiler bile bazı önemli sorunlarla karşı karşıya kalıyorlar. Baş ağrısı, gözlerde sulanma, kızarma, burun, boğaz ve göğüs enfeksiyonları, solunum yetersizliği, baş dönmesi ve mide bulantısı.
Eğer pasif içiciler, daha uzun süre sigara içilen bir ortamda kalırlarsa, sorunları daha da büyük boyutlara ulaşır. Yıllar yılı başkalarının sigara dumanını soluyan kişilerde akciğer kanserine yakalanma olasılığı yüzde 10-30 oranında artıyor.
Evet, herkes sigara dumanından etkilenir. Ama bazı gruplar için sigara dumanı özellikle çok büyük tehlike oluşturuyor. Örneğin hamile kadınlar. Bebek bekleyen kadınlar, sigara içilen ortamda bulundukları zaman sağlıkları bozuluyor. Hatta karınlarında taşıdıkları bebekler de pasif içicilikten etkileniyorlar. Pasif içicilerin bebekleri çocukluk yıllarında çeşitli hastalıklara yakalanıyorlar.
BEBEKLER TEHLİKEDE
Bebekler ve küçük çocuklar, asla pasif içici olmamalı. Onların akciğerleri, dumandan çok kolay etkilenir. Büyüme çağında inanılmayacak derecede önemli sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirler. Kulak, burun boğaz enfeksiyonları, solunum problemleri gibi sorunlar, pasif içici çocukları yatağa düşürebilir.
Kuşkusuz yapılacak en doğru iş sigarayı bırakmak. Bunu yapamıyorsanız, sigara içmeyenlerin yanında içmekten vazgeçin. Özellikle küçük bir odada ve arabada sigara içmeyenlerin yanında eliniz sigara paketinize gitmesin. Eğer eşiniz sigara içmiyorsa, evinizde sigara içmek için özel bir bölüm ayırın. Sigara içmeyen kişileri dumanlarınızla zehirlemeye hakkınız yok. Umumi yerlerde, lokanta bar, kahve gibi yerlerde sigara içmekten kaçının. Çocuklarınızın yanında da kesinlikle sigara içmeyin.
Sigara içenlerde sağırlık riski Kanserden kalp krizine kadar bir çok hastalığa sebeb olarak gösterilen sigaranın işitme kaybına da yol açabileceği bildirildi.
ABD Tıp Derneği Bülteni'nde yayınlanan bir araştırma, Wisconcin Üniversitesi'nden Karen Cruickshanks ve arkadaşları tarafından yapıldı. yaşları 48 ile 92 arasında değişen 3.753 yetişkin arasında sigara ile işitme arasındaki bağlantı araştırıldı.
İncelemede günde ortalama 17.5 sigara içen tiryakilerin işitme yeteneklerini kaybetme riskinin % 70 olduğu belirlendi. Araştırmaya göre içilen sigara sayısı yükseldikçe işitme yeteneğini yitirme ihtimali de artıyor. Aynı şekilde sigara içmeyen, ancak eşi tiryaki olanlarda da sağırlık riski bulunuyor. Uzmanlar işitme kaybını engellemek için tiryakilere ‘sigaraya bırakın’ çağrısı yaptılar.
Sigara DNA'yı tahrip ediyor Sigaranın tehlikesi, bıraktıktan 15 yıl sonra bile devam ediyor. DNA'ya zarar veren sigara insanda kalıcı etkiler bırakıyor.
ABD Bilim ve Sağlık Konseyi tarafından yapılan açıklamada, bu sebeple ‘sigarayı bugün bırakmanın yarın bırakmadan çok daha önemli olduğu’ vurgulandı. Açıklamada vurgulanan hususlar şöyle :
DNA'ya zarar veren sigara, çeşitli organlarda, özellikle gözlerde, akciğerlerde, kalpte, ağız, boğaz ve ciltte kalıcı zararlar bırakıyor, en büyük zararı da sindirim organlarına veriyor
Sigarayı bıraktıktan 10 yıl sonra, akciğer kanseri riski % 30 ila 50'ye iniyor ama tamamen ortadan kalkmıyor
Sigara içmeyenlerde % 3 olan kanser tehlikesi, DNA'sı zarar gören tiryakilerde % 75
Sigarayı bırakmakla kalp riski yarıya iniyor ama kalbin tekrar normale dönmesi için en az 15 yıl gerekiyor
Sigara pankreas kanseri riskini büyük oranda artırıyor, sigaranın ciltte sebep olduğu kırışıklıklar ancak plastik cerrahiyle azaltılabiliyor.
Puro ve pipo da öldürüyor Dünya Sağlık Örgütü (WHO), sadece sigaranın değil, zararsız sanılan puro ve piponun da insan sağlığı açısından tehlikeli olduğunu ve ölüme yol açtığının belirlendiğini açıkladı. WHO ve Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından gerçekleştirilen araştırmalara göre, puro içenler, içmeyenlere göre 9 kat daha fazla akciğer kanserine yakalanıyorlar. Pipo içenlerde ise bu oran 8 kat olarak belirlendi. Günde 1 paket sigara içen birinin, içmeyenlere göre akciğer kanserine yakalanma riski ise 20 kat fazla.
Sigaraya yılda yüz bin kurban SİGARAYLA Savaşanlar Vakfı Derneği (SSVD) Başkanı Ubeyd Korbey, sigaranın, Türkiye'nin bir numaralı sorunu olduğunu belirterek, ‘‘Yılda, sigaraya 100 bin kurban veriyoruz. Dünyada ise bu rakam 4 milyona ulaşmıştır’’ dedi.
GAP Kalkınma İdaresi Bölge Müdürlüğü'nün davetlisi olarak geldiği Şanlıurfa ÇEAŞ Anadolu Lisesi'nde ‘‘sigara’’ konulu konferans veren SSVD Başkanı Ubeyd Korbey, çalışmalarına 5 yıl önce başladıklarını söyledi. Amaçlarının tiryakilerle elele vererek ölüm yayan bir mikropla savaşmak olduğunu belirten Korbey, şöyle konuştu:
ÖLÜMLE SAVAŞ
‘‘Amacımız, insanlarımızı bu kötü dosttan kurtarmaktır. Yeşilay da tam faal olmadığı için bu konuda Türkiye'de tek kuruluş olma özelliğimiz var. Hálá sigara Türkiye'nin bir numaralı sorunudur. Çünkü her yıl sigaraya 100 bin kurban veriyoruz. Önlem alınmazsa bu rakam 20 yıl sonra 250 bine çıkacaktır. Dünyada ise yılda 4 milyon insan sigaraya kurban gidiyor. Dünya Sağlık Örgütü de sigarayı bir numaralı sorun olarak kabul etmiştir.’’
BU TERÖRÜ DURDURMALIYIZ
Sigaranın neden olduğu 100 bin erken ölümün, her yıl bir şehre atom bombası atılması anlamına geldiğine de işaret eden Korbey, şunları kaydetti:
‘‘Paramızı vererek hizmet ettiğimiz bu teröre 'dur' demeliyiz. Çünkü 45 yaşın altında erken ölümlerin nedeni, yüzde 80 oranında sigaradır. Son yıllarda Türkiye'de 20 yaşlarında görülmeye başlanan kalp krizleri, sigara sonucu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca sigara kullanımı, uyuşturucunun da altyapısını oluşturmaktadır. Bunun yanında sigarayla, çevremize, tabiata ve diğer canlılara verdiğimiz zararlar da vardır.’’
Sigara bel ağrısı yapıyor Sigaranın damarlarda hasar meydana getirerek bel ağrısına yol açtığı saptandı. John Hopkins Enstitüsü'nde yapılan araştırmalarda, sigara, yüksek tansiyon ve kolesterolün biraraya gelmesiyle bel rahatsızlıklarının arttığı belirlendi.
Risk faktörlerinin kan damarlarında meydana getirdiği hasar nedeniyle, damarlarda yağ oranının arttığı, damar cidarlarının emme yeteneğini kaybettiği belirtildi.
Bilim adamları, hastalıkların oluşumuyla ilgili araştırmalar yapılmadan risk faktörlerinin belirlenemediğine dikkat çekerek, bu yüzden sigaranın uzun dönemde bel ağrısına yol açtığının bugüne kadar gündeme gelmediğini kaydettiler.
50 yılı aşkın bir süreyi kapsayan bu son araştırmayla, sigaranın bel ağrısıyla ilgisinin bilimsel olarak ortaya konulduğunu ifade eden bilim adamları, sigaranın yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol ile birlikte, bel ağrılarının başlıca nedeni olduğunu bildirdiler. Konuyla ilgili araştırma raporu, Amerikan Ortopedik Cerrahlar Akademisi'nin 68. genel kurulunda açıklandı.
Marlboro'dan sigara karşıtı reklamlar ABD'nin bir numaralı sigara üreticisi Philip Morris, gençleri sigaranın zararlı etkilerinden korumak için 100 milyon dolarlık (yaklaşık 30 trilyon) reklam kampanyası başlatacağını açıkladı. Dünyanın en çok satan sigaralarından Marlboro'yu üreten şirket, televizyonlarda önümüzdeki pazartesi gününden itibaren yayınlanacak yeni reklam kampanyasında, potansiyel müşterileri olan gençleri nikotine karşı uyaracak. 1971 yılında TV'de sigara reklamlarının yasaklanmasından bu yana Philip Morris'in adı ilk kez ekranlarda görünecek. Sigara şirketlerinin toplam 46 eyalette açılan davalardan kurtulmak için 206 milyar dolarlık tazminat ödemeyi kabul etmişti.
Yakmadan söndürdüğün sigara çevre sağlığına katkıdır! Sigaranın sağlığa zararlı olduğunu bana ilk söyleyen rahmetli babamdı. Günde dört paket Bafra Maadin içerdi, üç kere mide kanaması geçirmişti. Sonra bıraktı. Uzun yaşadı. Otuz sekiz senedir, günde, ortalama 4 paket sigara içerim... Eşimi sinemaya götürecektim... Araba kullanmanın, hem bedensel, hem ruhsal sağlığa zararlı olduğunu bildiğim için, profesyonellere de son derece güvenim olduğu için, taksiye bindim. Bizim eve çok yakın dörtyol ağzında, benim oturduğum tarafa, yemek servisi yapan, debbağhaneye (tabakhaneye) bok yetiştiren bir minibüs bindirdi. Dört kere yan döndük... 480 milyonluk arabada 280 milyonluk hasar vardı. Arabadan nasıl çıktığımı bilmiyorum... Hastaneye yetiştirdiler beni... Kırık-çıkık yoktu, ezik-büzük vardı. ‘‘Hazır gelmişken, akciğer roentgeni de çekelim!’’ dediler. Sigaranın zararlarını çok iyi bildiğim için ürktüm. İstemedim, ama, zorla çektiler. Doktorun yüzünde gülücükler açtı. ‘‘Ölçülü sigara içmenin faydaları hocam!’’ dedi, ‘‘Ciğerleriniz tertemiz...’’ Önce şaşırdım, sonra sunturlu bir küfür savurdum... ‘‘Roentgen filmlerini mi karıştırdınız, yoksa banyolar mı hatalı?’’ Bir daha girdim. Yine temiz çıktım. ‘‘Yak bir cigara!’’ dedim... Doktorla yakıştık. En çok sigara içen iki meslek grubundan biri gazeteciler, öbürü doktorlardır.
Bu sabahtan itibaren, ‘‘sigara yasağı’’ başladı Türkiye'de... Patlıcangiller (Solanaceae) familyasının Nicotiana cinsinin, özellikle de Nicotiana tabacum'un umûmi yerlerde yakılıp tüttürülmesine yasak koyduk... Çevre kirleniyormuş... ‘‘Yasaklama’’ hayırlı olsun! Etrafı pisletmek, çevreyi kirletip zehirlemek içgüdüseldir. Girdiğimiz yerde kapı kapatmayız, açık kalır. Koronder olur, nüfusun % 4'ü zatürreeden gider... ‘‘Çadır kültürü’’ ne de olsa... Ev kapısı insan eliyle kapatılır. Çadır kapağı kendiliğinden kapanır. ‘‘Paspas’’ niye icat oldu? İnsanlar ayaklarını silsin, evin içine mikrop taşımasın diye... Biz ne yapıyoruz? Gelip geçen it-kopuk takımı çalsın diye, kapıya bırakıyoruz... İnsanlarımızı kötü alışkanlıklarından korumak için seferber olan Prof. Orhan Kural zontalardan (‘‘magandanın Travolta dinlemişi’’) dayak yedi. Siirt Mücadele gazetesinin 5-6 yıl önceki bir sayısı var önümde... İlkokul öğrencisi, ‘‘gönüllü çevreci’’ bir kızımızın dramatik öyküsü... Çevreye, temizliğe sahip çıkan arkadaşlarıyla beraber, Siirt valisi Naci Parmaksız'la belediye başkanı Ekrem Bilek'e gitmişler, başlarının etini yemişler, ‘‘topyekûn temizlik kampanyası’’ başlatmışlar... Çocuklar, ‘‘gönüllü çevre zabıtası’’ görevi yapıyor. Yere ‘‘hakktuuu’’ diye tüküren birine yaklaşmış çocuk... Kibarca, ‘‘Amcacığım, yere tükürme, çevreyi temiz tut, yeşili koru!’’ demiş... ‘‘Olur yavrum, yere bir daha tükürmem!’’ demiş... Kızın yüzüne tükürmüş, bir de tokat atmış... Yasaksız yaşamayı da yakında öğreneceğiz elbette...
Türkiye'de 102 milyar sigara içilecek Batılı ülkeler, çeşitli kampanya ve yasaklarla sigara tüketimini hızla aşağı çekerken, Türkiye'de sigara içenlerin sayısı sürekli artıyor. Tekel Genel Müdürü Mehmet Akbay'ın verdiği bilgiye göre, Türkiye'de bütün önlemlere ve yürütülen kampanyalara rağmen, sigara tüketiminde önemli bir artış gözleniyor. Yapılan araştırmalara göre, ABD ve Avrupa'da sigara tüketimi her yıl yüzde 1 oranında düşüyor. Türkiye'de ise, tersi bir gelişme yaşanıyor ve sigara tüketimi yılda yüzde 2.5 ile yüzde 4.5 oranında artıyor.
Tekel Genel Müdürü Akbay, Türkiye'de dünya ortalamasının dahi oldukça üstünde seyreden sigara tüketimindeki artışın, yaptıkları programları da alt üst ettiğini bildirdi. Akbay, şöyle konuştu:
‘‘1992'de göreve başladığımda, yılda 100 bin ton sigara satış marjına ancak 2002 yılında ulaşabileceğimizi hesaplamıştık. Oysa geçen sene 98 bin ton sigara sattık. Bir başka ifadeyle 98 milyar sigara satıldı. Buna Tekel'in ve diğer firmaların satış rakamları dahil. Bu yıl ise, sigara tüketimi 102 bin ton olacak. Yani 1997'de Türkiye'de 102 milyar adet sigara içilecek. Böylece Türkiye, 2002 yılında ulaşılmasını beklediği 100 bin tonluk sigara satış sınırını, daha bu yıldan aşacak.''
Akbay, Tekel'in sigara pazarında büyük bir egemenliği olduğunu da vurguladı ve sadece Tekel 2000 sigarasının 1996 yılında 24 bin tonluk satışa ulaştığını bildirdi. Mehmet Akbay, sözkonusu sigaranın bu yılki satışının da 24 ile 25 bin ton arasında olmasını beklediklerini ifade etti.
Tekel'in yılda 3 bin ton filtresiz sigara sattığını da kaydeden Genel Müdür Akbay, ''Bunun da meraklıları var. Bir de fiyatı ucuz olduğu için alım gücünün düşük olduğu kırsal kesimde daha fazla tercih ediliyor'' dedi.
Tekel Genel Müdürü Mehmet Akbay, sigara tüketimindeki bu artış ve fiyat ayarlamaları sonucunda Tekel'in geçen yıl 7.5 trilyon lira olan karının bu yıl 15 trilyon liraya ulaşacağını da ifade etti.
SİGARA KÖKÜNDEN KAZINIYOR
Barlar, lokantalar, iş yerleri sigaradan tamamen arındırılıyor!
Gelişmiş ülkelerin barları, lokantaları ve çalışma alanları sigara dumanından arınıyor. İrlanda mart ayında kamu alanlarında sigarayı yasaklayan ilk ülke oldu. Norveç ile Yeni Zelanda da bu ülkeyi izlerken İsveç, İngiltere ve İskoçya da önerileri gündeme aldı. Asya krallıklarından Butan ise, tütün satışlarını tamamen yasakladı.
ABD ve Kanada’daki eyalet ve kentlerdekileri izleyen sigara yasakları, yılda 5 milyon kişiyi öldüren bir alışkanlığı kökten kazımayı hedefliyor. Zengin ülkelerde yasaklama moda haline gelirken dünyanın yoksulları daha çok sigara tüketmeye başladı.
2030’a kadar 10 milyon kişinin sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölebileceği ve bunların yüzde 70’inin de gelişmekte olan ülkelerde yaşanacağı belirtiliyor. Tütün şirketleriyse, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde yeni pazar arayışındalar.
Her şeye karşın 2004, ulusların nikotin alışkanlıklarını kırdıkları bir yıl olarak hatırlanacak. Peru 30 Kasım’da, Tütün Kontrolü Konvansiyonu’nu kabul eden 40. ülke oldu ve Şubat 2005’ten itibaren de yürürlüğü koyacağını açıkladı.
Dünyanın bu ilk küresel sağlık anlaşması, hükümetlere sigara reklamlarını yasaklama, vergileri arttırma ve insanların halk arasında sigaralarını yakmalarını engelleme konusunda çok büyük yetki veriyor. Küle karşı savaş artık başladı. Sigaranın zararlarına sigaralı bakış Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen 'Sigaranın Zararları' konulu resim yarışmasında dereceye giren eserler Eskişehir'de sergilendi. Türkiye genelinde 5-17 yaş grubu öğrenciler arasında gerçekleştirilen 'Sigaranın Zararları' konulu resim yarışmasında dereceye giren öğrencilerin çalışmaları Eskişehir Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi Salonu'nda sergilenmeye başlandı. Sergide dereceye giren 49 eser bulunuyor. 10 gün süreyle açık kalacak sergi vatandaşların ilgisini çekerken, sergiyi sigara tiryakileri de gezdi. Bir yandan sigara içip bir yandan sergiyi gezen bir kişi vatandaşların tepkisiyle karşılaştı. Vatandaşlar, adını gizleyen 30 yaşlarındaki kişiye ‘‘Kapalı bir yerde, üstelik sigarayla ilgili bir sergide sigara içilir mi?’’ diye tepki gösterdiler.
Kadınların akciğeri tehlikede Artan sigara alışkanlığı, kadınlarda akciğer kanserlerinin göğüs kanserlerini geride bırakmasına neden oldu.
İngiltere’de akciğer kanserinin, kadınlarda ölümcüllük açısından göğüs kanserini geride bıraktığı açıklandı.
Kadın hastaların kanserden ölümlerinde rakipsiz bir neden haline gelen akciğer kanserine sigara kullanımının yol açtığını bir kez daha vurgulayan İngiliz bilim adamları, hastalığın sigara kullanımının kadınlar arasında giderek yaygınlaştığı İngiltere’de son 20 yılda yüzde 36 oranında arttığına işaret etti.
Göğüs kanseri azalıyor
Kanser Araştırmaları Vakfı tarafından yapılan bir araştırmanın ortaya koyduğu bu gerçekler arasında, göğüs kanserinden ölüm oranlarında düşüş olduğu da bulunuyor.
Araştırmalar, İngiltere’de göğüs kanserinden ölümlerin 1980 yılından bu yana yüzde 5 oranında düştüğünü gösterirken, bilim adamları bu durumu da mamografi ve ultrason taramalarındaki artışa bağlıyor.
Kanser Araştırmaları Vakfı Genel Başkanı Gordon McVie, sigaranın paketin içindeki potansiyel ölüm anlamına geldiğini belirtirken, gençler arasında da araştırma yaptıklarını ve kız çocuklarının erkek çocuklarına göre sigaraya daha erken başladıklarını tespit ettiklerini kaydetti.
Vakfın araştırmalarına temel aldığı istatistiklere göre, 1998 yılında yaşları 11 ile 15 arasında değişen kız çocuklarının yüzde 11’i, aynı yaş grubundaki erkeklerin ise yüzde 8’i sigara kullanıyordu.
Daha zor bırakıyorlar
16 yaş ve üstündeki genç kızların yüzde 25’inin, erkeklerin ise yüzde 20’sinin sigara kullandığı İngiltere’de yapılan araştırmalar, ayrıca kadınların sigarayı bırakma konusunda erkeklerden başarısız olduğuna işaret ediyor.
İngiltere’de hükümet kanserle savaşta yeni bir döneme girerken, 2010 yılında bütün kanser türlerinde ölümlerin yüzde 20 oranında azaltılması hedef olarak konuldu.
Sigaranın nasıl yaşlandırdığı bulundu İngiliz uzmanlar, güneş ışığının ciltteki tahribatını incelerken, tesadüfen sigaranın insanı nasıl yaşlandırdığını buldular. Guy's, King's Hastaneleri ve St Thomas's Tıp Fakültesi'nde görevli uzmanların, Profesör Antony Young başkanlığında oluşturduğu ekip, sigaranın, genlerin dengesini bozan ‘‘MMP-1’’ (Matrix metalloproteinase) proteininin konsantrasyonunu artırdığını tespit ettiler. Bu proteinin artması, cildin yüzde 70'ni oluşturan ve cildin genç kalmasını sağlayan kolajenin dağılıp yok olmasına neden oluyor.
Bilimadamlarına göre, sigara içen ve içmeyen insanların yüzleri arasındaki fark hemen görülebiliyor. Araştırmalar, 10 yıllık sigara tüketiminin, yüzü en az 14 yıl birden yaşlandırdığını ortaya koydu. Daha da kötüsü, sanılanın aksine sigara tiryakisi bir kişinin sigarayı bırakması, yüzde ve vücutta oluşan tahribatın düzelmesi için yetmiyor.
Sigara tüketimi 15 yılda ikiye katlandı Sigara tiryakilerinin sayısı gün geçtikçe artıyor. Türkiye'de sigara tüketimi son 15 yılda ikiye katlandı.
Tekel'in faaliyetlerine ilişkin olarak hazırlanan bir rapora göre, 1985-1999 dönemini içeren 15 yıllık süreçte sigara içenler sayısında tam anlamıyla bir patlama yaşandı. 1985 yılında Türkiye'de tüketilen sigara miktarı 63 milyar düzeyinde bulunuyordu. Söz konusu yıl ülkemizde kişi başına tüketilen sigara miktarı bin 243 adet, bir başka ifadeyle 62 paket olarak belirleniyordu.
1990 yılında ülkede içilen sigara miktarı 77 milyar adete çıkarken, kişi başına sigara tüketimi de bin 363 adet olarak gerçekleşti. Toplam tüketim 1995 yılında 95 milyar, kişi başına tüketim de bin 567 adede yükselirken 1996'da toplam tüketim 99 milyar,1997'de 101 milyar, 1998'de 108 milyar, 1999'da da 115 milyar adet oldu.
Bu yıllardaki kişi başına sigara tüketimi de 1996'da bin 609 adet, 1997'de bin 607, 1998'de bin 702, 1999'da ise bin 800 paket şeklinde belirlendi.
Amerikan sigarası revaçta
Verilere göre, söz konusu dönemde piyasaya da Amerikan harmanlı sigaralar hakim oldu. 1985'de Türkiye'de tüketilen 63 milyar adet sigaranın 59 milyarını yerli, 4 milyarını da Amerikan harmanlı sigaralar oluştururken, her 100 sigara tiryakisinden 94'ü yerli harmanlı sigaralardan içiyordu.
1990 yılında tüketilen 77 milyar adet sigaranın 20 milyarını Amerikan harmanlı sigaralardan meydana gelirken, 1995'de içilen 95 milyar sigaranın 56 milyarını yerli, 39 milyarını da Amerikan harmanlı sigaralar oluşturdu.
1996 yılı Amerikan harmanlı sigaraların yerli harmanlı sigaraları geri bıraktığı bir yıl oldu. Bu yılda tüketilen 99 milyar adet sigara içinde Amerikan harmanlı sigaraların payı 51 milyar adet olarak tesbitedildi. Bundan sonraki yıllarda da Amerikan harmanlı sigara tüketimi, sürekli olarak yerli harmanlı sigaraların önünde yeraldı.
1999'da içilen 115 milyar adet sigaranın da 43 milyarını yerli, 72 milyarını da Amerikan harmanlı sigaralar oluşturdu.
Sigara ve hipertansiyon iktidarsızlığa davetiye ABD'nin Wake Forest Üniversitesi bilimadamlarının yaptıkları son araştırmalara göre, hipertansiyonu bulunan sigara tiryakileri, sigara içmeyenlere göre 26 kez daha fazla iktidarsızlık riski taşıyor.
Sigara tiryakisi ve yüksek tansiyon hastası gönüllüler üzerinde yapılan araştırmalar ayrıca, sigarayı bırakmış yüksek tansiyonlularda ise bu riskin, yine sigara içmeyenlere oranla 11 kat daha fazla oluğunu ortaya koydu. Araştırmaları yürüten Dr. John Spangler, sigaranın pelvis bölgesindeki damarların sertleşmesine yol açarak, penise giden kan dolaşımını yavaşlattığını ve kişiyi olumsuz etkilediğini vurguladı.
Dr. Spangler, ‘‘Tesbitlerimize göre, iktidarsızlığın nedenleri arasında gösterilen stres ise temiz çıktı. Stresin iktidarsızlıkla ilgisinin bulunmadığını görmek, bizim için çok şaşırtıcı oldu’’ diye konuştu. Dr.Spangler, erkeklere, ‘‘bir an önce sigarayı bırakmalarını’’ da tavsiye ederken, tüm olumsuz etkilerine karşın, insanları sigarayı bırakmaya ikna etmenin zorluğuna dikkat çekti. ABD'de yaklaşık 30 milyon erkeğin, iktidarsızlık sorunu bulunuyor.
Bilimin ışığında sigara!.. Tütünün macerası ve zararlarını anlatmaya bu hafta da devam ediyoruz... 1960’lar civarında ABD’de sigara şirketleri sigaranın zararsız olduğunu göstermek üzere müthiş bir araştırma fonu hazırlıyorlar ve bilim adamlarına bu fondan bilimsel çalışmalar yapmalarını teşvik ediyorlar. Köpekler üzerinde çalışmalar yapılmaya başlanıyor. Köpeklerin gırtlağına bir delik delip çubuk yerleştiriliyor ve oradan sigara dumanı veriyorlar. Filmlerde görüyoruz. Köpek ilk önce çok sinirleniyor fakat 1 hafta-10 gün sonra sigarayı görünce kuyruk sallamaya başlıyor. Bu köpeklerin bazılarını bir ay, bazılarını iki ay sonra öldürüp otopsilerini yapıyorlar. Ciğerden yüzlerce parça alarak tespitler yapıyorlar. Kuşkuya yer vermeyecek şekilde köpeklerde sigara içimine bağlı olarak akciğerlerinde anfizem ve kronik bronşit yanında kanser olağanüstü fazla miktarda görülüyor. Bu yayınlanıyor ve sigara firmaları kendi paralarıyla tuzağa düşmüş oluyorlar. Bilim adamlarının da burada etik davranışlarını görüyoruz. Bunun sonucunda 1968’lerde ABD’de Sağlık Bakanlığı tarafından hayret edilecek bir hızla önce televizyon reklamları daha sora bütün gazetelerde reklamlar yasaklanıyor. Sigara paketlerinin üzerine “sigara sağlığa zararlıdır” diye yazılıyor. ABD’deki bu propaganda sonucu erişkinlerde sigara kullanımında azalma gözleniyor. Fakat buna karşılık gençler ve o güne kadar hiç kullanmayan veya çok az kullanan hanımlarda aşırı bir artış oluyor. Bu da bir süre sonra daha da azalacak çünkü okullarda bunun eğitimi veriliyor. Nasıl mikrop kavramı ortaya çıktığı zaman sokaktaki bir su birikintisinden su içmiyorsak aynı şekilde bir zararlı madde olduğu düşünülerek sigara, bir gün gelecek hiç kullanılmayacak. Niye puro, pipo kullanılırken bu sorun ortada yoktu da, sigara kullanımından sonra çıktı? Çünkü pipo ve pura tütünü çok sert bu pek nefes yollarına çekilemiyor. Tütünün etkin maddesi nikotin tükürükte eriyerek mide yoluyla kana karışıyor. Bu bakımdan bir sorun doğurmuyor. Ancak şu noktayı da söyleyeyim. Bazı insanlarda nikotin reseptörü dediğimiz reseptörler çok daha az, onlar o kadar bağımlı olmuyor. Fakat bazılarında reseptörler çok daha fazla, bir kere sigara içmezse çıldırıyor kişi. Nasıl bırakalım? Hakikaten bırakmak lazım. İki şekilde öldürüyor. Birisi süründürerek. Kronik bronşit anfizem dediğimiz hastalık nedeniyle. Diğeri akciğer kanseri. Şu anda organ kanserleri içinde sebebi bilinen tek kanserdir. % 90-95 sigara içenlerde oluyor. Sigarayı bıraktığınız anda geri sayım başlıyor ve beş sene sonra neredeyse hiç sigara içmemiş insan haline geliyor insan. Öncelikle sigaranın zararlı olduğunu görüp bırakmaya karar vermek lazım. Bağımlılık nikotine olduğundan ayrıca nikotin almak yardımcı olabilir. Üç şekilde nikotin veriliyor. Birisi bant şeklinde. 24 saatte bir derinize bir bant yapıştırıyor. Buradan yavaş yavaş nikotin veriyor. Veya çikletleri var. Üçüncü şekli enfiye gibi buruna sıkılanları. Bu özellikle ani arzu duyulduğu zaman kullanılabilir... Son 5-10 yıldır yeni bir ümit doğdu. Anti depresif ilaç olan Prozac’ın benzeri bir formülü kullanan hastaların bir kısmı sigara içmemeye başlamış. Bunun üzerine yapılan araştırmalar nikotin almasanız dahi sigara içme isteğinizin ortadan kalktığını göstermiş. Bunun ismi Ziban. Yakında Türkiye’de de piyasaya çıkacak. Bu ilacı da alırken sigara içmek mümkün. Hatta daha da hızlı bırakmak isteniyorsa vücuda nikotin veren bant, çiklet veya spreyle de birlikte kullanılabilir. Sigarayı kendiniz içiyorsunuz. Kendi arzunuz bu ama sigara içtiğiniz ortamda başkalarını aynı derecede sigara içmiş gibi yapıyorsunuz. O yüzden başkalarının olduğu bir yerde sigara içmek diğerlerinin hakikaten hayatlarını tehdit ediyor. Mümkün olduğu kadar, çocuklarınızın ve eşinizin yanında sigara içmeyiniz. Amerikalılar bu konuda bir çılgına döndüler. Parklarda ve sokaklarda dahi sigara içirmiyorlar. Hepimize sigarasız günler dileğiyle...
Sigarayla Savaşanlar Derneği Trabzon doğumlu Dr. Mustafa Aydın bir dil bilimci... Çalışmalarını eğitim alanında sürdürüyor. Sahibi olduğu BİL Öğretim Kurumları’yla, liseye hazırlıktan, üniversiteye hazırlığa, Çince’den Farsça’ya uzanan yabancı dil kurslarından bilgisayar eğitimine kadar binlerce öğrenciye ulaşıyor. Bunun yanı sıra pek çok alanda hizmet veren şirketleri olan Aydın’ın ağırlık verdiği konu ise sivil toplum örgütleri. Bunların en başında da “Sigarayla Savaşanlar Derneği” geliyor. Mustafa Aydın bu konuda o kadar kararlı ki öğretmen ve öğrencilerin başvuru formlarında “Sigara içiyorsanız lütfen bu kuruma başvurmayınız” yazıyor.
Sigara seni içmiyorum... -Neden Sigarayla Savaşanlar Derneği. Özel bir nedeni var mı, sigaraya bu kadar karşı oluşunuzun?... “-1982 yılına kadar sigara içtim. Silahlı Kuvvetler’de görev yaptığım dönemde yurtdışı atamaları için özel bir kurstaydık. Karadenizli olmanın verdiği hırsla birinci olmak için sabahlara kadar çalışıyordum. Çay-sigara, çay-sigara iyice zayıflamışım. Beni o halde gören annem ‘uy uşağum ölecesun’ dedi. Ne kadar kötü durumdayım ki bir anne çocuğuna bunu söyleyebiliyor diye düşündüm ve ‘sigara seni artık içmiyorum’ diyerek paketi attım. Benimki anne telkiniyle sigarayı bırakmaktı. -Derneğin kuruluşu daha sonraki yıllarda ama?... “-TIME Dergisi’nde bir yazı okudum daha sonraları. Sigaranın zararlarının bildiğimiz klasik anlatımı dışında, sosyal, ekonomik, sağlık, geleneksel boyutunu, sigaranın gerçek yüzünü gördüm, korkunç bir şey olduğunu farkettim... Bir ülkeyi sömürmek için halkını sigaraya alıştırın yeter, hiç askere gerek yok. Bu mücadelenin içinde yer almanın da bir çeşit ibadet olduğuna inanarak bir gurup arkadaşla, Selçuk, Rana Alagöz, Güral Porselen Yönetim Kurulu Üyesi Sema Güral, Vahe Kılıçarslan, Hadi Türkmen, Ubeyd beyle beraber ‘Sigarayla Savaşanlar Derneği’ni kurduk. Her gün yaklaşık 20 milyon insana ulaşıyoruz ve sigaranın zararlarını anlatıyoruz. Bu insanlar bizim hedef kitlemiz...”
Hedef kitle çocuklar... -Kimler var bu hedef kitlede?... “-’Sigarayla henüz tanışmamış, ne olduğunu bilmeyen, daha ilköğretim çağını bitirmiş liseye başlamak üzere olanlar. Sigara üreten firmaların tek hedef kitlesi ilköğretim çocuklarıdır. 20 yaşından sonra insanın sigaraya başlamayacağını bilirler. Sigarayla henüz tanışmamış çocukları özendirmek için her yola başvuruyorlar. Sigara satan bayileri daha çok satışa özendirecek kampanyalar, sigara paketlerini çocukların şeker, sakız alırken görebilecekleri yerlere koymalarını istemeleri, gizlice sigara almalarına göz yummaları ve ailelerine yakalanmamaları için paket halinde değil de tek tek sigara satmaları gibi. Bunun yanında sanatçılara sigarayla fotoğraflar çektiriliyor, filmlerde, tiyatro sahnelerinde kullanılıyor...” -Formula-1 konusuna gelirsek. Yarışların Türkiye’ye gelmemesi için çok uğraştınız. “-Çok mücadele ettik ama en azından şu şartlarla gelmesini karara bağladık. Arabaların, yarışçıların üzerinde sigara üreticisi firmanın amblemi ismi olmayacak. Tabii bu da çok fark getirmeyecek o isim yarışlarla özdeşleşmiş durumda ama en azından bunu şartnameye bağladık...”
Başlama yaşı oniki... -Türkiye’de sigaraya başlama yaşının çok düştüğü söyleniyor. Nedir bu yaş?... “-Türkiye’de sigaraya başlama yaşı 12... Her yıl dünya sigara üreticisi firmanın patronu Türkiye’ye geliyor. İsmini söylemeyeyim Ege’de beş yıldızlı bir otelde, Türkiye’deki bütün sigara üreticilerini karşısına oturtuyor. Diyor ki ‘raporlarınızı alabilir miyim?’, biri kalkıyor ‘ben 500 bin ton tütün ürettim ve sattım.’ Diğeri ‘ben iki milyon paket sigara sattım’ falan. ‘Yetersiz’ diyor. ‘11 yaşına gelip de hala sigara içmeyen bir Türk genci varsa başarısızsınız.’ 2004 yılı itibariyle hedefleri Türkiye’de 11 yaşına gelen herkesin sigaraya başlamasıdır. Korkunç bir şey 2006 yılı için bu rakam 9...” -Bu bütün dünya ülkelerinde böyle mi Türkiye için konmuş bir hedef mi?... “-Elbetteki bütün dünya için böyle bu ama, gerçekleşeceği ülkeler var gerçekleşmeyeceği ülkeler var. Bizim çabalarımızla sigar reklamlarını yasakladık. Ama bilinci yerleştirmedikten sonra siz yasaklarla bir yere varamazsınız. Bizim sigaranın zararı konusunda hazırladığımız filmi gece 03’de-04’de yayınlarsan onun ulaşacağı kitle o saatte uyuyorsa onlara ulaşabilir miyiz?... İnsanları bilinçlendirmek lazım...” -Ailenizden sigara içen var mı?... “-Bildiğim kadarıyla yok. Beş erkek, iki kızkardeşiz. Karadeniz’de küçükler büyüklerin yanında saygı gereği sigara içmezler ama bildiğim kadarıyla içen yok...”
Aman kibarlık etmeyin! Bir kuaföre gidersiniz. Fön makinelerinin çalıştığı, boya kokularının duvarlara iyice sindiği, sprey kokusu ve gazlarının havada uçuştuğu ortama bir de duman karışıverir... Hemen yanıbaşınızdaki biri, hiç kimseye sormadan rahatça çantasından sigarasını çıkarır yakar. Dumanını da siz içinize çekersiniz fönün rüzgarının yardımıyla. Sesinizi çıkarsanız bir türlü, çıkarmasanız bir türlü. “Hanımefendi rahatsız ediyor” deseniz. Ya, dip boyası yaptırırken cadıya dönüşmüş kadının yüz ifadesinin hiç değişmediğini, duymaz gibi yaptığını görürsünüz, ya “ama o kadar alıştım ki” der bir yandan manikürcü kıza bakarak... En iyi ihtimalle de “afedersiniz” deyip söndürür. Bu sonuncusu nadir rastlanan vakalardandır ve benim başıma pek az gelmiştir. Bu az rastlanan durumda da bayanın işi biraz uzamışsa “Ay özür dilerim ama dayanamayacağım bir tane yakacağım” der, siz de onun mahçup yüz ifadesine kıyamazsınız. Siz ona kıyamazsınız ama o size ve oradaki herkese kıyar püfür püfür... Bugünkü konumuzda mekan öylesine seçilmiştir. Bu sizin eviniz de olabilir, komşunuzunki de. Veyahut herhangi bir yer... Biri çıkarır paketi ve ateşler sigarasını... “Ciğer benim değil mi” dercesine bakar, siz ona imalı bakarsanız... Siz kibarlık eder “İyi de ya benim ciğerlerim” diyemezsiniz tabii... Sözü çok uzatmamakta fayda var. Konumuz sigara bu hafta. İçenler, tiryakiler pek hoşlanmayacak bu durumdan ama bir zahmet okuyuverin de kendinize değil çevrenize neler yapıyorsunuz ona bakın. Kim bilir belki daha doğmamış çocuğunuzun bile yok olan P 50 geni konusu dikkatinizi çeker. No smoking Yapılan araştırmalar sigaranın zararının çok iyi bilindiğini gösteriyor. Ancak biz Türkler riski seviyor, tehlikelere gülüp geçiyoruz.
Dicle Üniversitesi (D.Ü) Tıp Fakültesi tarafından yapılan araştırmada, sigara kullanan öğrencilerin yüzde 98’inin sigaranın zararlarını bile bile içtiği belirlendi. Lise ve üniversite öğrencileri arasında sigara içme oranını belirlemek için yapılan araştırma sonuçlandı. 19-25 yaş arasında 4150 öğrenciyle yapılan araştırmada, öğrencilerin yüzde 64’ünün sigara içtiği ortaya çıktı. Buna göre, sigaraya başlamada en önemli risk grubu 11-18 yaş arasında. 11-12 yaş grubunun yüzde 12’si, 15-18 yaş grubunun yüzde 42’si ve 19-25 yaş grubunda olanların da yüzde 64’ü sigara içiyor. Öğrencilerin yüzde 37’si sıkıntıdan, yüzde 32’si arkadaş teşviki, yüzde 28’i de meraktan sigaraya başlamış. Öğrencilerin yüzde 98’i ise sigaranın zararlarını bile bile içiyor. Ayrıca öğrencilerin yüzde 7’si hem sigara hem de alkol kullanıyor. D.Ü. Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Füsun Topçu sigara içenlerin özellikle aynı evde oturan aile fertlerine zarar verdiğini belirtti. Aile içinde çocukların savunmasız olduğunu ve çocukların yanında sigara içen ebeveynleri hiçbir nedenin haklı gösteremeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Topçu “Çocukların yanında sigara içmek, her gün çocuğun yemeğine zehir katmak gibidir. Pasif içiciler, sigara içenlerin yanında bulunan ve sigara dumanına maruz kalanlardır. Pasif içicilikte de birçok insan kansere yakalanıyor. Sigarayı bıraktırmaya, devlet politikalarının yanında sosyal kuruluşların da eğilmesi gerekir. Ülkemizde olumlu gelişmeler yaşandı. Uçakta, otobüste, birçok yerde sigara içilmeyen yerler var. Toplum olarak duyarlı olursak, sigara içen kişi sayısı azalır. Çocukluk çağında sigaranın eğitimi verilmelidir.”
Sağlıklı hayat için 10 acil reçete ADANA (İHA) - Uzmanlar, uzun, mutlu ve sağlıklı bir ömür geçirmek için belirlenen 10 stratejiye uyulması gerektiğini bildiriyorlar. Alkolden kaç Sağlıklı bir yaşam için ilk şart alkol kullanmamak. Hele hamileyseniz içkiye yaklaşmayın. Chek-up yaptırın Yaşınıza, sağlık geçmişinize ve doktor tavsiyesine göre düzenli aralıklarla sağlık kontrolü yaptırmak önemlidir. Aşı olun Bütün bebekler ve çocuklar difteri, boğmaca, tetanos, çocuk felci, grip, kızamık, kabakulak, kızamıkçık, suçiçeği ve hepatit B gibi hastalıklara karşı aşılanmalıdır. İyi beslenin Uygun bir beslenme hem hastalığı önler hem de başgösteren hastalığın iyileşmesini hızlandırır. Günde yaklaşık 6-8 bardak su için. Yağ ve kolesterole dikkat edin. İlaç kullanırken dikkat- Her türlü uyuşturucu alışkanlık yapar. İlaç kullanırken alkol içmeyin. Kullanım tarihleri geçmiş ilaçları tuvalete atıp sifonu çekin. Egzersiz yapın Egzersiz yapmak kasları dirileştirip kuvvetlendirir, dayanıklılığı artırır, kalbi güçlendirir, dolaşımı iyileştirir, tansiyonu düşürür, sindirimi kolaylaştırır, fazla kalorileri yakar, uykuyu düzenler, hastalıklara karşı direnci artırır. Kendinizi koruyun Bisiklete ve motosiklete binenlerin başlık kullanması gerekir. Güneşte çok kalmayın. Deri kanseri riskini azaltmak için koruyucu kremler kullanın, güneş gözlüğü takın. Kafeine sınır koyun Kahve, çay, kola, çikolata, soğuk ve sıcak içeceklerin pek çoğu ve diyet ürünleri sizi ayık tutacak kafein içerir. Kafeinsiz içeceklere yönelin ve akşamları kafein almaktan kaçının. Soğuk duş yerine ılık su ile yıkanın. Stresten kaçın Azaltılmayan stres, bağışıklığın azalması, kalp rahatsızlıkları, sindirim bozuklukları, kasların yorulması ve gerilmesi, deri problemleri, nefes alma sorunları gibi birçok hastalığa neden olabilir. Şişmanlamayın Fazla kilolar sağlığı pek çok şekilde tehdit eder. Kalbe yük bindirir ve dolaşımı yavaşlatır, kemik ve kaslarda stres oluşturur, nefes almayı zorlaştırır. Uyuyun Uyku vücudu güçlü, zihni uyanık tutar. Pek çok insan kronik uykusuzluk çeker ve bu nedenle fiziki ve zihni rahatsızlıklarla, yaralanma ve kazalarla karşı karşıya kalır.
Sezer sigaraya savaş açtı ¥ ANKARA- Hükümeti oluşturan partilerin genel başkanları tiryakilikleri ile tanınırken, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, sigaraya karşı mücadele başlattı. ¥ Cumhurbaşkanı Sezer “Dünya Sigarasız Günü” dolayısıyla yayınladığı mesajda “Zararlı etkileri bilinmesine rağmen, sigara tüketiminin hızla arttığını, dünyanın birçok ülkesinde bu alışkanlığın ortadan kaldırılmasına yönelik bilinçli ve programlı çalışmalar yürütüldüğünü” hatırlattı. ¥ Mesajda “Sigara dumanındaki zararlı maddeler, sigara içenler yanında sigara içilen ortamlarda bulunanlar yönünden de birçok hastalığa neden olmaktadır. Bu nedenle, sigara, başta kullanan kişi olmak üzere, diğer insanlara ve çevreye de zarar vermektedir” denildi.
Sigara’nın light’ı olmaz OTTOWA - Kanada Sağlık Bakanlığı, sigara paketleri üzerindeki “light” (hafif) ifadesinin kaldırılması için sigara şirketlerine çağrıda bulunacak. Kanada Sağlık Bakanı Allan Rock’un sözcüsü, sigaraların “light” şeklinde belirtilmesinin sağlığa daha fazla zarar verdiğini, şirketlerin bu çağrıyı dikkate almamaları durumunda hükümetin bu konuda yasak getirebileceğini söyledi. Sözcü “Birçok insan hafif sigara içerek sağlığnı daha az tehlikeye attığını düşünüyor ve daha fazla içiyor. İnsanlara, bu sigaraların, öyle olmadığı halde, daha az tehlikeli olduklarını düşündürmek aldatmacadır” dedi.
Ercan: Sigara parasıyla bir İstanbul daha yapılır İSTANBUL- Sigarayla Savaşanlar Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, sigara içilerek harcanan 4.5 milyar dolarla, deprem olması beklenen İstanbul’da, 560 bin konutun yapılabileceğini ve deprem riskine karşı 2.5 milyon kişinin hayatının kurtarılabileceğini kaydetti. Prof. Dr. Ercan, yaptığı yazılı açıklamada, “Türkiye’de yılda 6.5 milyon paket sigara satılıyor, her yıl sigaraya 4.5 milyar dolar harcanıyor. İnsan hayatını tehdit eden en korkunç canavar sigaradır. Sigara her yıl 100 bin kişinin ölümüne sebep olurken çok korktuğumuz zelzeleden (ortalama) bin insanımızı bile kaybetmiyoruz. Türkiye’de, 22 milyon sigara kullanıcısı, kişi başına yılda 300 paket sigara tüketip, 300 dolar harcayarak, 26 çeşit hastalığa yakalanmaktadır. 1 milyar 600 bin sigara kullanıcısından yaklaşık 20 milyon kişi hayatını kaybediyor. Sigaraya harcanan parayla İstanbul’da, sağlam yerde sağlam 560 bin konut yapılabilir ve 2.5 milyon kişi kurtarılabilir. İki yılda sigaraya harcanan para ile Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı bitirilebilir. Sigara ile bir yıllık turizm gelirleri de yakılmış oluyor” dedi.
Sigara cilt kanseri yapıyor
Hollandalı bilim adamları, ilk kez bilimsel bir araştırmayla sigaranın cilt kanseri yaptığının saptandığını bildirdi. Güneş ışınlarının cilt kanseri riskini körüklediğinin bilindiğini belirten araştırmacılar, sigaranın cilt kanseri riskini artırdığının tiryakiler tarafından bilinmediğini ve bu konunun dikkate alınması gerektiğini kaydettiler.
580 cilt kanseri hastası ve 386 cilt kanseri hastası olmayan insan üzerinde araştırma yapan bilim adamları, sigaranın sadece pullu hücre karsinoma olarak bilinen cilt kanseri riskini artırdığını açıkladılar.
Sigaranın zararları ile ilgili yazı hakkinda aciklamalar Sigaranın zararları ile ilgili yazı konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Sigaranın zararları ile ilgili yazı, Sigaranın zararları, sigaranın zararları nelerdir,sigaranın sağlığa zararları,sigaranın sağlığa zararları nelerdir,sigaranın zararları ile ilgili sözler
|