Sara hastalığı
Kadinlaricin.net sitesinde Sara hastalığı baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Sara hastalığı ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Sara hastalığı beyinden anormal dalgaların salınması ile vücudun değişik yerlerinde meydana gelen kasılmalar sonucu ortaya çıkar. Çok çeşitli sebepler ile meydana gelir. Ateşli hastalık geçirme, menenjit, kan şekerinin çok düşmesi veya çok çıkması, üre yükselmesi, kalsiyum düşmesi, beyin hastalıkları, beyinde yer işgal eden kitleler gibi. Bazen hiçbir sebep bulunamaz. Sara hastasının evvela beyin elektrosunu çekmeli, beyin tomografisi yapmalı. Nöbet yapabilecek bütün sebepler araştırılmalı. Çıkan hastalığa göre ilaç seçilmeli. Mutlaka bir nöroloji uzmanının takibine girmeli, düzenli ilaç kullanmalı. Bazen 3-4 çeşit ilaç kullanmak gerekebilir. Sara hastaları ilaçlarını hiç aksatmamalı, aksi halde nöbetleri kontrol altına almak mümkün olmaz. Aşırı yorgunluk, stres, ateşlenme, sinir sisteminin zayıflaması nöbetleri sıklaştırır.
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde ilk kez yapılan 'Amigdala Hipokampektomi' ameliyatıyla 24 yaşındaki bir erkek hasta epilepsiden tamamen kurtuldu. Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Bekar ile nörolog, nörofizyolog, EEG teknisyeni, fizyoterapist ve radyoloji uzmanından oluşan ekibin çalışmasıyla 6 ay önce yapılan ameliyat, başarıyla sonuçlandı. Türkiye'de sadece 7 merkezde yapılan ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde ilk kez gerçekleştirilen ameliyat sonunda, 24 yaşındaki hasta, nöbetlerinden tamamen kurtuldu.
'Amigdala Hipokampektomi' ameliyatlarının tüm saralı hastalara yapılamadığının altını çizen Doç. Dr. Ahmet Bekar, "Genel olarak ilaç tedavisine cevap vermeyen hastalar, çeşitli araştırmalardan sonra bu tür ameliyatlara alınıyor. Bu tür ameliyatlarda başarı şansı yüzde 80-90 arasında değişiyor" dedi.
Sara nöbetlerinin ne zaman ve nerede geleceğinin belli olmadığını, hastaların yalnız dolaşmak, araç kullanmak, televizyon izlemek gibi günlük işlerini önemli ölçüde kısıtladığını anlatan Bekar, "Cerrahi tedavi için uygun şartları taşıyan hastalar, en kötü ihtimalle ameliyat sonrası daha az nöbet geçiriyor ve daha az ilaç kullanıyorlar. En iyi durumda da, ilaçsız ve nöbetsiz normal bir hayat sürüyorlar" dedi.
Sara hastalığı`nı gizlemeyin
Türkiye'de 650 bin sara (epilepsi) hastası bulunduğunu belirten Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Çiğdem Dede Özkara, bunun akıl veya ruh hastalığı olmadığını, beyindeki bir grup hücrenin aşırı deşarjıyla ortaya çıktığını söyledi. Türkiye'de olduğu gibi gelişmiş ülkelerde de sara hastalığının hastalar ve aileleri tarafından gizlenmeye çalışıldığını belirten Doç. Dr. Özkara, ‘‘Sara gizli hastalık. Aileler çocuklarından bile hastalıklarını gizlemeye çalışıyor. Bulaşıcı olmayan ve zeka geriliğine yol açmayan bu hastalığın saklanmamasını istiyoruz’’ dedi.
Sara hastalığı yoksulluğu seviyor
İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, ekonomik düzeyi iyi olmayan insanların sara hastalığı`na yakalanma oranı daha fazla. Yetersiz beslenme ve doğumda meydana gelen sakatlanmaların yoksullar arasında daha yaygın olması sara riskini artırıyor.
İngiliz Nöroloji Enstitüsü tarafından Londra ve İngiltere'nin güney doğusunda yapılan araştırmalar, nüfusun en düşük gelir düzeyine sahip beşte birlik bölümünün sara hastalığı`na yakalanma oranının diğer kesimlere göre iki kat fazla olduğunu gösteriyor
Sara ve inme aşısı üretildi
Amerikan bilim adamları, sara (epilepsi) ve inmelere karşı ağızdan alınan aşı geliştirdiler. Aşıyı laboratuvarda fareler üzerinde deneyen bilim adamları, aşının, farelerin beynini kanamalara karşı koruduğunu ve beyin hasarından kaynaklanan nöbeti önlediğini tespit ettiler. Aşıyı 100 fare üzerinde deneyen bilim adamları, aşıdan sonra hayvanlara saraya ve inmelere yol açan sinir toksinleri verdiler. Bilim adamları, aşının, yüzde 70 etkili bulunduğunu açıkladılar. Bilim adamları, geliştirilen aşının saralılarda kullanılabileceğini, beyin kanaması ve inme riski bulunanlara da koruyucu olarak verilebileceğini belirttiler. Ağızdan alınan aşının vücudu antikorlar üretmeye sevk ettiği ve üretilen antikorların, sara nöbeti ile beyin kanamalarını önlediği kaydedildi. Bilim adamları, verildiği hayvanlarda yan etkiye yol açmayan aşının bir dozunun, en az beş ay boyunca beyin kanamalarını ve sara nöbetini önlediğini bildirdiler. Philedelphia Jefferson Tıp Okulu bilim adamlarından Dr. Matthew During ve arkadaşları tarafından geliştirilen aşıyla ilgili haber, Journal Science dergisinde yayımlandı.
Sara hastalığı olan araç kullanmasın
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Bora, sara hastalarının kesinlikle araç kullanmamaları gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Bora, trafik kazalarında dikkatsizlik ve uykusuzluk gibi faktörler yanında sara nöbeti geçirenlerin de önem taşıdığına dikkat çekerek, sara hastalarının araç kullanmamalarını istedi. Nöroloji uzmanlarına başvurmaları halinde bu hastalarının uygun ilaçlarla tedavi edilebileceklerini vurgulayan Prof. Bora, sara hastası olmadıkları halde, direksiyon başında uyuya kalan sürücülerin de aynı belirtileri gösterdiklerini kaydetti.
Sara nöbetine çare mikroçip
Vücuda yerleştirilecek bir mikroçiple sara nöbetleri kontrol altına alınabilecek. Amerika'lı doktorların geliştirdiği ve ilk kez İskoçya'da bir hasta üzerinde denenen cihaz sara hastaları için umut ışığı olacak.
Köprücük kemiği altına yerleştirilen kol saati büyüklüğündeki bir cihaz iki kabloyla boyundan geçen ‘Vagos’ sinirine bağlanıyor. Cihaz her beş dakikada bir mikroçiple beyne dalgalar gönderiyor. Beynin aldığı bu sinyaller sayesinde, sara nöbeti hem kontrol altına alınıyor, hem de şiddeti azalıyor.
İskoçya'nın Dundee kentinde Ninewells hastanesinde 13 yaşındaki Lisa Morrison'a takılan cihaz pille çalışıyor. Pilin ömrü beş yıl olup, beş yıl sonunda lokal anestezi altında ufak bir ameliyatla değiştirilebiliyor.
Cihaz taşıyan hastanın nöbeti geldiğinde ya kendisi ya da yakınlarından biri, elindeki mıknatıslı bir kumanda aletini göğüs altındaki cihaza, deri üstünden, sürüyor. Cihaz, 5 dakikada bir gönderdiği dalgaları keserek acil duruma geçiyor ve beyne daha şiddetli bir sinyal gönderiyor. Bu şekilde nöbetin daha az şiddette geçmesi ve kısa sürmesi sağlanıyor. Nöbet sonrası cihaz normal işleyişine dönüyor.
Böyle bir cihaz ve takılması yaklaşık 5.500 sterline (1.6 milyar TL) mal oluyor. Doktorlar, bu uygulamanın, sara nöbetlerinin daha az sıklıkla gelmesini sağladığı için hastanın hayatını kolaylaştıracağını, ayrıca hastanın yumuşak geçen nöbet sayesinde bir yerini incitmekten de kurtulacağını söylüyorlar. Ayrıca, uzmanlar bu metodun ömür boyu alınması gereken ilaçlardan hem daha kolay hem de daha ucuz olduğunu bildiriyor.
Tedavinin hiç yan etkisi olmadığını belirten nörolog doktor Varma ‘Çok yeni bir tedavi. Amerika’da yapılan deneylerin de olumlu sonuç vermesi bizim bu yönde çalışmalarımızı hızlandırdı. Yeni teknik bazı sara hastalığı nöbetlerine kesin son verebilecek. Diğerlerinin de hayatını kolaylaştıracak' dedi.
Sara hastalığı : Beyindeki elektrik boşalımı
TIPTA ‘Epilepsi’ diye anılan sara, ‘bir çok faktöre bağlı bir sonuç’ olarak görüldüğü için hastalık sayılmıyor. Tam 2400 yıl önce ünlü bilgin Hipokrat'ın ilk kez teşhis ettiği saradan, bugün artık eskisi kadar korkulmuyor. Eskiden umutsuzluk kaynağı olan saranın tedavi edilebilmesi için, küçük yaşlarda teşhis edilmesi gerekiyor.
Sara nöbeti, merkezi sinir sisteminin bir bozukluğu sonucu ortaya çıkıyor. Doktorlar bunu, doğadaki şimşek çakmasına benzetiyor ve beyinde meydana gelen elektrik boşalmasının sara nöbetine neden olduğunu söylüyorlar. Normal beyin faaliyetlerinin değişmesiyle görülen nöbetlere sanıldığından çok tanık olunuyor. Yapılan istatistikler, her 1000 kişiden 5'inin, hayatlarında bir veya bir kaç kere, nöbet geçirdiklerini ortaya koyuyor.
Nöbet sırasında, bilincini kaybeden hastanın ağzından köpük gelir. Hasta, boğulmaya yakındır ve bazı hallerde idrarını bırakır. Bu arada şuursuzca çırpınır.
Gamma bıçağıyla kansız ameliyat
New York Üniversite hastahanesinde, beyin ve kalp-damar hastalıklarına ilişkin hassas ameliyatlarda ‘‘gamma bıçağı’’ adı verilen ışın bıçağı kullanılmasına başlandı. Hastahane yetkilileri, gamma bıçağının normal bisturi kullanılmasının tehlikeli olduğu, beyin tümörleri, damar-içi formasyon bozuklukları, sara ve Parkinson hastalığı gibi durumlarda hayat kurtardığını bildirdiler.
‘Sara’lı (!) dilencinin nöbet sancısı
Son ekonomik krizlerin ardından sokaklardaki dilencilerin sayısında önemli bir artış gözleniyor. Kolay yoldan para kazanmayı meslek edinenlerin uyguladıkları yöntemler parmak ısırtan cinsten. Hiç çalışmadan kendilerine acındırarak para kazanmayı meslek edinenlerin kimisi intihar yöntemine başvururken, kimisi de kalbalık bir ortamda bayılma numaraları yapıyor. İzmit’in en işlek yolu olan Fethiye Caddesi’nde 17 yaşında olduğu öğrenilen Eyüp Güloğlu isimli kişi, sara hastası olduğunu ileri sürerek bayılma numarası yaptı. Gencin bayılma numarası çoğu kişi tarafından inandırıcı bulunurken bazı kişiler de “Ben bu kişiyi dilenirken gördüm. Numara yapıyor” şeklinde eleştirilerde bulundu. Bunun üzerine vatandaşlardan bazıları “Ne olursa olsun. Bu da insan. Belki de numara yapmıyordur, gerçekten bayılmıştır” diyerek, gence yardım etmeye kalktılar. Bayılma numarası yapan Eyüp Güloğlu, yufka yürekli vatandaşlar tarafından su verilerek ayıltılmaya çalışıldı. Vatandaşların uzun uğraşlar sonunda ayıltmayı başardığı Güloğlu’nun hiçbir sara hastası belirtisi göstermemesi numara yaptığını ortaya koydu. Bunu gören vatandaşlar olay karşısında şaşırmayarak insanlık görevi yaptıklarını dile getirdiler.
Sara hastasına pil tedavisi
Pil ve elektrotlardan oluşan cihaz, geçtiğimiz günlerde Türkiye'de ilk kez yapılan ameliyatla 6 yaşındaki bir hastaya takıldı.
Operasyonu Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Nöroşirürji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Memet Özek tarafından gerçekleştirildi. Pilden çıkan elektrotlar, beyin sinirlerinden ‘‘sol vagus’’ sinirine sarılıyor ve pil de sol üst göğüse açılan cep içine yerleştiriliyor. Bilgisayar yardımıyla programlanabilen pil, belirli aralıklarla vagus üzerinden beyne elektrik sinyalleri gönderiyor. Beyin, aldığı bu sinyallerle sara nöbetini kontrol altında tutuyor. Dr. Özek, ‘‘Cihaz, dışarıdan bakıldığında görülmüyor. Pil 24 saat boyunca çalışıyor ve belli güçteki anormal elektrik akımlarını önlüyor’’ dedi. ‘‘Lityumtionikloriten’’ denilen bir maddeden yapılan 55 gram ağırlığında ve 5.5 santim çapındaki cihazın fiyatı yaklaşık 1.5 milyar lira.
ABD'de de takıldı
ABD'nin Maryland Eyaleti'nde yaşayan bir epilepsi hastasına da aynı yöntem uygulandı. İlaçla tedavi olamayan Erinn Elizabeth Farver (27) adındaki kadının beynine pazartesi günü pil takıldı. Pil yöntemini ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) de onayladı. Pil takmak, ABD'de 10 bin dolara (yaklaşık 2 milyar lira) mal oluyor. İstatistiklere göre ABD'de 2.5 milyon epilepsi hastası var.
Sara ameliyatında ilerleme
Türkiye'de milyonun üstünde sara hastası olduğu düşünülüyor. Hastalardan 300 bini de ameliyata aday görülüyor. Sara cerrahisinin yapıldığı az sayıdaki merkez içinde yer alan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroşirürji Kliniği'nde ameliyattaki yüksek başarı, hastaların titizlikle seçilmesiyle ulaşılıyor. Sara cerrahisinde uygulanan tekniklerin önemli bir kısmını, dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil'in geliştirdiği ‘selektif (seçici) cerrahi’ yöntemi oluşturuyor. Böylece, beyin hücrelerinin anormal deşarjıyla oluşan sara nöbetleri durduruluyor.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Özyurt, sara hastalarının, lezyonlu ve lezyonsuz hastalar olmak üzere iki gruba ayrıldığını söyledi. Lezyonsuz hastaların en gelişmiş ülkelerde dahi sorun olmaya devam ettiğini belirten Prof. Dr. Özyurt, ‘‘Görüntüleme yöntemlerinin kalitesi arttıkça görünmeyen lezyonlar, yani lezyonsuz hasta grubu, lezyonlu hasta grubuna kayıyor. Yani gitgide daha küçük lezyonlar da belirlenebiliyor. Türkiye'de lezyonsuz epilepsiye yönelik cerrahi tedavi yok. Avrupa'da da yok gibi. Yapanların da başarısı yani nöbetlerin durması oranı yüzde 30-40 kadar’’ dedi.
Yaklaşık 4 saat süren ve mikroskoplar altında yapılan ameliyatla beynin temperal bölgesinin iç kısmının, diğer dokulara dokunmadan selektif olarak çıkarıldığını kaydeden Prof. Dr. Özyurt, ‘‘45 yaşından sonra Gazi Yaşargil'in yanında 3 ay kalarak yöntemini öğrendim. Ameliyatla temperal lobun yüzde 1-2'si çıkarılıyor. Bu yöntemle 100 kadar epilepsi hastasını ameliyat ettik’’ dedi.
Önce ilaç sonra cerrahi
Sara vakalarının yüzde 70'inin beynin temperal bölgesinden, özellikle de iç kısmından kaynaklandığını anlatan Prof. Dr. Özyurt, ‘‘Özellikle iç kısmında saraya neden olan bir patolojiler bulunabiliyor. Zor doğum veya çocukluk döneminde geçirilen ateşli havaleler sonrası beynin iç kısmındaki canlı hücrenin kaybına bağlı olarak patolojik dokuyu oluşturur. Bunların ameliyatında çok iyi sonuçlar alıyoruz’’ dedi.
Sara hastalarında önce ilaçların denenmesinin şart olduğunu, kontrol edilememesi halinde cerrahi düşünülebileceğini belirten Prof. Dr. Özyurt, hastaların titizlikle seçildiğini anlattı. Hastanın ameliyatı istememesi halinde tüm koşulları uysa dahi ameliyat etmediklerini söyleyen Prof. Dr. Özyurt, ‘‘Bu patoloji tümör veya ölümcül bir sonuca gidecek patoloji olmadığı için hastanın ve ailenin istekli olması çok önemli’’ dedi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroşirürji Kliniği'nde, nörolog, nöropatolog, psikiyatri, nöroradyolog, psikolog ve beyin cerrahından oluşan sara cerrahisi ekibinin hastayı incelediğini söyleyen Prof. Dr. Özyurt, ‘‘Hastanın ilacı 2 yıl kadar tekli veya kombine ilaç demesi yapması ancak nöbetlerinin durmaması, ayda en az 1 kez nöbet geçirmesi, IQ'sunun 50'nin altında olmaması, psikiyatrik yönden sağlam olması koşulları aranıyor’’ dedi. Sara vakalarda görüntüleme yöntemleriyle görülen lezyonun kesin olarak saraya neden olduğu ortaya koyulduktan sonra çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Özyurt, ‘‘Çünkü sara lezyonla ilgisi olmayan başka bir bölgeden kaynaklanıyor olabilir. Emin olmadan lezyonun çıkarılması nöbetlerin devam etmesi anlamına gelir. Bu nedenle epileptik olguların cerrahiye gelmeden bu konuda iyi eğitim görmüş uzmanlar tarafından araştırılması gerekli’’ dedi. Çocukluk çağında nöbetlere yol açan patolojinin ameliyatı ne kadar erken yapılırsa beynin gelişiminin o kadar iyi süreceğini söyleyen Prof. Dr. Özyurt, ‘‘Ameliyat edilirse diğer beyin hücreleri sara nedeniyle zarara uğramıyor. Ancak bebeklik çağından yaşlılığa kadar her yaştaki uygun vakalara ameliyat yapılabiliyor’’ dedi. . Sara hastalığı hakkinda aciklamalar Sara hastalığı konusunda bilgiler
|