|
Ramazanda beslenme nasıl olmalı
2010-08-18 16:13:40 Kadinlaricin.net sitesinde Ramazanda beslenme nasıl olmalı baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Ramazanda beslenme nasıl olmalı ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |

Ramazanda beslenme konusunda vatandaşları uyaran beslenme uzmanları ağır, yağlı yiyeceklerin özellikle sahurda tüketilmemesini tavsiye ediyor. İftarda da ağır yiyeceklerin, kızartmaların ve aşırı karbonhidratlı ürünlerin kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken Acıbadem Hastanesi Gastroenteroloji uzmanı Prof. Dr. Nadir Kaya; ülser, gastrit ve reflü (yemek borusunun alt kısmındaki dokunun gevşek olması sonucu yiyeceklerin ağıza gelmesi) hastalıkları bulananların bu yiyeceklerden uzak durması gerektiğini söyledi. Düzenli ilaç kullanmak zorunda olan hastaların öncelikle tedavilerine devam etmeleri gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Nadir Kaya, günde tek doz ya da iki doz ilaç kullanan hastaların kendilerini iyi hissediyorlarsa, yine de doktorlarına son kontrolleri yaptırdıktan sonra oruç tutmaları gerektiğini belirtti.
Az yenilmeli Uzun dönem açlığı takiben, aşırı yemek yemenin sakıncalı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, sindirim sistemi şikayeti olmasa bile oruç tutanların az yemek yemeleri, ya da yemeği belli aralıklarla tüketmelerini önerdi. Prof. Dr. Kaya; “Yemekler birden bire, ara verilmeden yenildiğinde sindirim sistemi daha fazla çalışmak durumunda kalıyor. Yorgunluk yapıyor, hazım problemi, bulantı, kusma ihtiyacı şikayetlerine neden olabiliyor” dedi
Sigara ve çikolata yasak Prof. Dr. Kaya, aşırı miktarda kahve, çay, sigara ve çikolatanın safra kesesini harekete geçirerek sağlık sorunlarına yol açtığını da belirtti. Prof. Dr. Kaya; bir sağlık problemi olan hastaların oruç tutmasında sakınca olabileceğini bildirerek, hastaların mutlaka bir doktora başvurarak yapılan muayene ve tetkikler sonucu doktorun tavsiyelerini dikkate alarak oruç tutmaları gerektiğini tavsiye etti. Ramazan’da kilerler Ramazan gelirken, varlıklısından varlıksızına kadar herkes haline göre hazırlıklara başlar, en önce nevaleyi ve kileri şenlendirirdi. Esasen büyük konaklarda kilerin adedi iki: Kalın kiler, ince kiler. Kalını selâmlıkta, vekilharç ağaya emanet; incesi haremde, o da kâhya kadına. Kesesine düğüm üstüne düğüm vuranlarda da birinin anahtarı kendi ceplerinde, öteki hanımefendinin kuşağında. Askeriyeden olanların aylık tayınları bulunur, miktarları rütbeye göre değişir, umumî maaş gibi iplerle çekilmez, her ay yağ kâğıdını andıran şeffaf ve sarımtırak pusulaları sökün ederdi. Bu (muayyenat) beş kalemden mürekkep: Nan-ı aziz (ekmek), küşt (et), rugan-ı sade (sade yağ), erz (pirinç) şeir ve saman (arpa saman). Bunlar Levazım Dairesi ikinci şubesinin tayinat kısmına merbut (bağlı) fırınlar idaresinden, mezbahalardan, nizamiye erzak anbarından, şeir anbarından verilirdi. Hemen hemen çavdar ekmeğini andıran somunlar küfeli beygirlerle hergün İstanbul, Boğaziçi, Anadolu yakasına kapı kapı dağıtılır, et adam yollanıp kasaphanelerden getirtilir, her ay başı yağ, pirinç Sarayburnu’ndaki erzak anbarından, arpa, saman da bilmem nereden arabalarla taşınırdı. Müşirlerinki (mareşallerinki) şöyle dursun, birinci ferik (korgeneral) ve feriklerinki (tümgenerallerinki) değme bakkal dükkânlarına bol boluna sermaye olabilirdi. Kalın kilerin muhteviyatı: Teneke teneke Halep, Urfa, Sibir yağı (yani Sibirya malı); Girid’in, Edremit’in, Ayvalık’ın zeytinyağı; kazevî kazevî pilâvlık Mısır, çilâvlık amberbu, çorbalık ve dolmalık Tosya pirinci. Çuval çuval un; börekliğe ve baklavalığa mahsus olanı Romanya’nınki, kelle kelle şeytan külâhı gibi şeker. Hevenk hevenk Kumbağa diye maruf (bilinen) Kumla soğanı. Küfe küfe patates; paket paket makarna; tel, arpa, yıldız marka şehriye. Sandık sandık gaz, ispermeçet mumu; sahurda pilâva, simit makarnasına toymak olacak hoşaflık kuru kayısı, erik, üzüm; ezilip kaşık kaşık gövdeye atılacak yaprak yaprak pestil. İnce kilerler de dopdolu; hele bazılarında dişini sık, kuş sütünü bile bul. Onlarda da: Zeytinin envaı: Ufaklı büyüklü karası, mücellâsı, yeşili, kalamatası. Peynirin çeşiti: Beyaz, çayır, kaşar, kaşkaval, dil, tulum, kirlihanım, hamalökçesi; raya harcılardan delikli gravyer, yuvarlak felemenk, alacalı bulacalı rokfor (çok kimse bed rayihalı diye adını bile anmaz, duyunca öğürürdü), sonra halis Kayseri işi kol gibi pastırmalar, kuşgönü tarafları; kangal kangal sucuklar. Kilerler reçellerin türlüsü ile dolardı; Vişne, çilek, kayısı, erik, ayva, portakal, ağaçkavunu (kebbad), incir, hünnap, acem üzümü, kabak... Şurupların şişe şişesi: Gül, frenk üzümü, ahududu, turunç, gelincik... Murabbaların kâse kâsesi: Yakut, akik, kehriba gibileri... Bunlar meyvenin mevsiminde, kadın kadıncık hanımefendiler tarafından bizzat veya nezaretleri altında yapılıp ramazana saklanır, pasaklı ve terelelli hatuneli yerlerde de ramazan kapıya çattığı sıralar Bahçekapısı’ndaki Hacı Bekir’e, Meydancık’taki Rifat’a, Şehzadebaşı’ndaki Udî Cemil’e, Fatih’teki Şekercigüzeli’ne başvurulurdu. İnce kilerde turşuların da gûna gûnü. Bunlar da eteği belinde kadınlı harem bölüklerinde kendi elceğizleriyle, yahut ekdilerden bir mücerribine (deneyimlisine) kurdurulur, bu hanımların doğma büyüme Boğaziçililerine kurutulan tütün balıkları, bastırılan lâkerdalar da araya kadanca edilirdi. Kenarda bucaktaki küçük evlerin bile ramazaniyelik nevalesi, derli toplu, güller gibi kilerciği tertemiz, bal dök yala mutfakçığı, duvarında üç dört göz, pırıl pırıl tel dolabcığı olurdu. Kadıncağız, ayağında tıkır tıkır takunyalar, çorbayı, ardından ortaya konacak bir veya iki kap yemeği oruçlu oruçlu pişirir, tuzunu biberini kapı dışında oynayan sübyanlara denetirdi. Sivilden olanlar içinde eli sıkıca ve hesabını, kitabını bilenler bizzat, kese bahsini umursamayanlar ise ekseriya dairede maiyyetlerinde bulunan rütbeli, mevkili (kâr âşina) kişiler, yahut da kâhya ve vekilharçları marifetiyle, Asmaaltı’ndan alış veriş ederlerdi. Ramazan üstleri alınanlar her vakitkilerden çok üstün olur, arabalar erzakla yüklenir, kalınlı inceli kilerler adamakıllı donanırdı.
İftarda dura dura yiyin Aylık yemek ve mutfak kültürü dergisi Lezzet, Kasım sayısında ramazan mutfağına geniş yer ayırdı. Dergide iftarlık tariflerinin yanı sıra oruç tutarken sağlıklı kalmanın yolları da anlatılıyor. Doktorlara göre oruç tutmak, bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden yararlı. İşte Ramazan'da kilo almamak için yapmanız gerekenler.
Uzmanlar bağışıklık sistemini güçlendirmek için oruç tutmanın yararlı olduğunu söylüyor. Çünkü oruç tutarken sigara, alkol, kafein gibi günlük tüketimler en aza iniyor ve vücut bu zararlı maddelerden arınıyor. Ayrıca mide ve sindirim sistemi dinlenerek yeniden yapılanıyor.
Ancak oruç tutarken dikkat edilmesi gereken en önemli şey nasıl beslendiğiniz. Diyetisyenlerin görüş birliği yaptığı nokta uzun süreli açlıktan sonra yenecek ağır yemeklerin sağlığı tehdit ettiği.
John F. Kennedy Hastanesi Diyetisyeni Selçuk Yurttaş, oruç tutarken kilo almamak için herşeyden önce dengeli beslenmek gerektiğini söylüyor. Yurttaş'ın önerisi iftar ve sahur yemeklerini üçe-dörde bölerek azar azar yemek, uzun bir açlık döneminden sonra iftarda en yararlı ve kaliteli besinleri tüketmeye dikkat etmek: ‘‘Yağlı hamur işleri ve kızartmalar yerine et, balık, meyve, sebze, baklagil, tahıl, süt ve süt ürünleri yenilmeli. Kalp damar hastalıklarından korunmak için zeytinyağı tercih edilmeli. İftarla sahur arasında en az 1.5 litre su içilmeli. İftarda fazla yiyerek gün boyunca boş kalan midenizi zorlamayın. İftariyelerle başlangıcı yaptıktan sonra bir kase çorba için ve biraz ara verin. Hafif bir sebze yemeği ya da ızgara et, karışık salata ve bir kase yoğurt yiyebilirsiniz. Sahura kadar olan süre içinde bol meyve yiyin. Sık sık su için. Haraketsiz kalmayın, mümkünse yürüyün ve egzersiz yapın. Sahurda da yağlı yemekler yerine kahvaltıyı tercih edin. Yatmadan önceki iki saat içinde hiçbirşey yememeye özen gösterin’’.
Bir başka diyetisyen, Banu Kazanç da uzun süre boş kalan midenin metabolizmayı yavaşlattığını hatırlatıyor:
‘‘Oruç açılınca hızla yenen yemekler midede şok etkisi yaparak besinlerin depolanmasına yol açıyor. Bu nedenle orucu bir bardak su ve iftariyeliklerle açmak gerekiyor. Ev yapımı reçel, bal, beyaz peynir, domates, salatalık, yeşil zeytin eşliğinde biraz pideyi uzun uzun çiğneyerek yiyin. Üzerine bir kase az yağlı çorba içebilirsiniz. Bir saat kadar ara verip bir dilim ekmek eşliğinde ana yemeği yiyin. Tekrar bir saat ara verip hafif bir tatlı ve meyve ile iftarı tamamlayın. Tatlı seviyorsanız daima hafif tatlıları tercih edin. Örneğin güllaç sütlü olması nedeniyle ideal olabilir. Yemek aralarında su içmeyi ihmal etmeyin. İftarla sahur arasında en az sekiz bardak su içmeniz gerekiyor. İftardan sonra yarım saat yürüyüş hem kolay hazım hem de sağlık açısından son derece yararlı’’.
Ramazanda sağlık
İDEAL İFTAR: Ev yapımı reçel dahil iftariyelik, et ya da balık, salata, hafif bir tatlı, tercihen sütlü çeşitler ve meyve
İFTARDA ASLA: Çok yağlı yemekler, hamur tatlıları.
İDEAL SAHUR: Reçel, bal, domates, peynirden oluşan bir kahvaltı. Çay eşliğinde.
OLABİLİR SAHUR: Az yağlı börek, pilav ya da makarna eşliğinde hoşaf ya da meyve suyu.
SAHURDA ASLA: Çok susatma özelliğinden dolayı tuzlu yiyecek yemeyin.
Bayram ve beslenme Ramazanın bitmesinin ardından hepimizi bayram telaşı sardı. Günler öncesinden hazırlıklar başladı... Bayram temizliği, ikram edilecek, börekler, çörekler, kurabiyeler, yemekler, tatlılar, hepsi artık hazır.. Planlar, programlar yapıldı... Hatta bezden mendiller bile sahiplerini bekliyor... Bu sevinç ne kadar zaman geçse de hep aynı... Aynı heyecan ve aynı mutluluk... Yukarıda anlattıklarım bayramın eğlenceli bölümü, tadı... Bir de sağlık bölümü var... Yarın bayramın ilk günü ve bu bayramda her bayram olduğu gibi tatlılara, hamurlu yiyeceklere ağırlık verilecek... Bayramın gelmesiyle birlikte, belki de en çok beslenmeye dikkat etmemiz gerekli... Zira dikkat edilmediği takdirde hem fazla kilolar hem de bazı sağlık sorunları ortaya çıkabilir... O halde nasıl bir yol izlemek lazım... Bu konuda uzmanlar özellikle öğün arttırmalarını yavaş yavaş yapmamamız gerektiğini belirtiyorlar... Bir başka altın kural ise, az ama sık yemek. Ramazanın ardından bayramın gelmesi aslında sağlık açısından bakıldığında pek de iyi değil.. Mâlum bayramlarda her gittiğimiz evlerde tatlı ikram edilir... Tatlıya hayır diyemeyenlerdenseniz, o zaman işiniz zor demektir... Bu noktada kilo almak kaçınılmazdır... Sadece sorun kilo almak değil. Ramazan ayı boyunca sindirim sistemimiz tutulan oruç sayesinde dinleniyor... Dolayısıyla Ramazan sonrası aşırı yeme ve içme sindirim sistemimizi bozabiliyor. Bu noktada yine az yemek ve içmek, aşırıya kaçmamak lazım... Bir başka yol ise: Seçerek beslenme... Örneğin hamur tatlıları yerine, sütlü tatlılar tüketmek... Yağlı yemekler ve börekler yerine daha sağlıklı besinler almak durumu kurtarabilir... Uzmanlar, Ramazan sonrası güne mutlaka kahvaltıyla başlamak gerektiğini, sahur yemeklerinin, gece yemeklerine dönüştürülmemesini tavsiye ediyorlar... Gelelim beni ilgilendiren bölümüne, yani spor kısmına... Ramazanda her ne kadar yeme ve içmelerime dikkat etsem de yine de spora ara vermek vücudumu olumsuz etkiledi... Gerçi bir ay boyunca herkes kilo alırken, ben kilo vermeyi başardım... Aslına bakarsanız kocaman bir alkışı hak ettim sayılır... Ama bu spordan vaz geçeğim anlamına gelmiyor... Hatta bu zamanı telafi etmek adına yavaş yavaş tempoyu arttırmakta bile fayda var... Sadece bu zaman zarfında değil, hayatımızın her alanında spor çok faydalı... Zaman zaman daha önceki yazılarımda da değinmiştim... Bir kere sporla birlikte kendimizi daha iyi hissediyoruz... Vücudumuz kendine geliyor... Farkında olmadan ruhumuz bile dinleniyor aslında... Stresi yok ediyor... Metobolizmayı düzenliyor.. Daha ne olsun?... Bu zamana kadar spor günlük hayatımızın bir parçası olmadıysa, bu bayramla birlikte artık hayatınızda olsun... Kendinize güzel bir bayram hediyesi vermiş olursunuz... Bayramlar hediyesiz olmaz... Bir de mendilsiz.... Sağlıklı nice nice bayramlarımız olsun dileğiyle, herkesin bayramını kutluyorum... Sevgiyle...
Ramazan'da aşırı yağlı yemeklerden kaçının Ramazan'da yenilen yemeklerin aşırı yağlı olmasından kaçınılması gerekir. Bunun için yemeklerin yapımında aşırı yağ-tuz-şeker kullanılmamalıdır.Az yağlı yapılmış sebze, kuru baklagil yemekleri ve salata, meyve, kepekli ekmek türü lif oranı yüksek gıdaların tercihi hazmı kolaylaştırdığı gibi mide-bağırsak sisteminde uzun süre kalabildiği için tokluk hissine de yardımcı olacaktır. Bu yüzden sahurda da bu tür gıdalar tercih edilmelidir. Ramazan'da oruç tutan kişilerin öğün sayısı değiştiğinden dolayı günlük beslenme şekli de değişime uğramaktadır. Bu özel günlerde beslenme 2 öğüne düşer ve bu özel günlerde daha özel olarak algılanan kırmızı et, pilav, makarna, börek, tatlı tüketimi artar. İftar sonrası tüketilmek istenen tatlı veya meyve, yemekten yaklaşık 1 saat sonra tüketilmelidir. Hamur tatlısı ya da kızartılarak yapılan tatlılardan ziyade sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Ramazan'ın simgesi olan güllaç, bu duruma oldukça uygundur.
Oruç süresince kişilerin su alımı azalmaktadır. Yetişkin bir insanın alması gereken 1,5-2 litre su, iftar ve sahur arasındaki sürede alınmalıdır. Gün içinde, iş sebebiyle fazla su kaybı yaşayan insanların, bu kaybı yerine koymaları gerektiğinden 2,5-3 litre suyu mutlaka içmeleri gerekmektedir.
Bayramda tatlıyı fazla kaçırmayın Ramazan Bayramı'nın gelmesiyle her evde misafirlere ikram edilmek için bulundurulan şekerli yiyeceklerin, fazla tüketilmesi halinde damarlara zarar verdiği belirlendi.Amerikalı bilim adamı Dr. Paresh Dandona, fazla tüketilen şekerin damarlara büyük zarar verdiğini ve kanda şeker oranının yükselmesiyle oksijen moleküllerinin de artarak, damar hücrelerini öldürdüğünü tespit etti. Kanda oksijen moleküllerinin artmasıyla kalp ve beyin damarlarının tıkandığı, bunun da başta kalp krizi olmak üzere, beyin kanaması ve inmelere kadar gidebildiğini belirleyen Dr. Dandona, yaptığı araştırmalarda 48 saatlik bir orucun oksijen moleküllerinin sayısını yarı yarıya düşürdüğünü ortaya koydu. Şeker hastalarında glikoz miktarı arttığı zaman bu moleküllerin de artan oranda tehlike oluşturduğunu fark eden Dr. Dandona, oksijen moleküllerinin artması sonucunda, bu molekülleri kontrol için vücutta bulunan aktif E vitaminin azaldığını gördüklerini açıkladı.
Yemekleri azar azar yiyin
Diyetisyenler, Ramazan sonrası eski alışkanlıklardaki gibi 3 öğün tıka-basa yemek yerine ilk günlerde öğün sayısının 5-6'ya çıkarılması ve egzersiz yapılması tavsiyesinde bulundular. Diyet uzmanları ve spor hekimleri bir ay boyunca uzun süreli açlıklardan sonra metabolizmanın yavaşladığını belirterek, Ramazan sonrası vücudun kilo almaya son derece müsait olduğunu bildirdi. İstanbul Memorial Hastanesi Diyet Hizmetleri Uzmanı Buket Kavakoğlu, insanların Ramazan sonrası eski alışkanlıklarına döndüklerini belirterek dikkatli olunmasını istedi. Ramazan sonrası ilk önce metabolizmayı yeniden düzenlemek veya eski haline getirmek gerektiğini belirten Kavakoğlu, bunun için öğün sayısının artırılmasını önerirken, egzersiz yapmanın da metabolizmanın düzenlenmesine yardımcı olacağını söyledi. Gün içinde 5-6 öğün şeklinde beslenmek hem kan şekerinin düzenli olmasını sağlıyor hem de ana öğünlerde besin tüketimini önleyerek kiloların artmasını engelliyor. Ara öğünlerde meyve, ayran, simit ve tost gibi besinlerin tüketilmesi tavsiye edilirken, günün en önemli öğünü olan kahvaltının atlanmaması gerekiyor. Spor hekimliği uzmanı Dr. Murat Beyaz ise, oruç süresince yavaşlayan metabolizmayı hareketlendirmek için egzersizlere kademeli bir geçiş yapmak gerektiğini kaydederek, günde 20 dakika ile başlayıp her 3 günde 5'er dakika artırarak 45 dakikaya kadar çıkılabileceğini kaydetti. En uygun egzersiz yöntemi ise tempolu yürüyüş, koşu, bisiklet gibi egzersizleri haftada 3 defa kesintiye uğratmadan yapmak. İftar sofrasında yağlı yiyeceklere dikkat İftar ve sahurda, yağlı, hamur işi yiyeceklerin yenmemesi gerektiği bildirildi.
Konya İl Sağlık Müdürü Dr. Ayhan Akaroğlu, Ramazan ayında iftar ve sahur yemeklerinin geleneksel olarak yağlı ve hamurişi olduğunu, bunun da insan sağlığını etkilediğini belirterek, "İftarda, sulu ve kalorisi yüksek sebze yemekleri tercih edilmelidir'' dedi. Özellikle iftarda, dinlenerek ve yavaş yemek yenmesi gerektiğini anlatan Dr. Akaroğlu, şöyle devam etti: "Hızlı ve fazla yemek yemek, midede delinmelere yolaçabilir. Yemeklerin yanında mutlaka komposto bulundurulmalıdır. Fazla yemek yerine su içilmelidir. Yağlı yemeklerin yanı sıra baharatlı, acılı ve ekşili yemeklerden de sağlık açısından, Ramazan ayı süresince uzak durulmalıdır.'' Ramazanda beslenme nasıl olmalı hakkinda aciklamalar Ramazanda beslenme nasıl olmalı konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Ramazanda beslenme nasıl olmalı,Ramazanda beslenme, ramazanda oruç tutarken sağlıklı beslenme, ramazan beslenme
|
|