Kadınlar
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Kadın sağlığı

» Protez bacak hakkında bilgi

Protez bacak hakkında bilgi

2010-08-21 20:15:34 Kadinlaricin.net sitesinde Protez bacak hakkında bilgi baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Protez bacak hakkında bilgi ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Protez bacak hakkında bilgi

 

Çocukla birlikte büyüyen protez
Bilim dünyası, kemik kanserine yakalanan, sık, sık bıçak altına yatmak zorunda kalan çocuklar için hastayla birlikte büyüyen protez bacak geliştirdi. İki çocukta olumlu sonuç alındığı, yöntemin yakında yaygınlaşacağı müjdesi verildi.

Küçük yaşta kemik kanserine yakalanan çocuklara umut veren yeni, protez bacağa Viyana Üniversitesi'nden Dr.Rainer Kotz başkanlığındaki bir grup cerrah imza attı. Şimdiye kadar uygulanan yöntemde, kemik kanserine yakalanan çocuk hastada, kemiğin yerine nakledilen protezin çoçuk büyüdükçe boyunun uzatılması için sık sık ameliyat edilmesi gerekliydi. Bu yöntemde ameliyat sayısının artması da hastada hem enfeksiyon riskini artırıyor hem de yara izinden dolayı protezin zamanla oynaklığını kaybetmesine neden oluyordu. Oysa yeni yöntemde takılan protez zamanla birlikte büyüdüğü için, hasta çocuğun da sık sık ameliyat geçirmesine gerek kalmayacak.

NASIL ÇALIŞIYOR?
Yeni geliştirilen protez bacak gücünü dizden alıyor. Protezdeki çark ve dişliler, dizden gelen en ufak bükülmenin bile proteze geçişini sağlıyor. Yani diz 100 derece bükülürse, protez dişlileri de bundan etkilenerek 20 derece oynuyor ve bir yay tarafından durduruluyor. Bu arada protez içinde yerleşik bir sonsuz vida çarkı dişlilerin hareketini çok ince mile ileterek, içiçe geçen parçalardan oluşan takma bacağın uzamasını sağlıyor. Takma bacağın bir milimetre uzaması için dizin 100 derece bükülmesi gerekiyor. Bunun için de 18 hareket gerekiyor. Yani hasta çocuk büyüdükçe, dizden gelen bükülmeler protezin de zaman için de uzamasını sağlıyor.

Bedene takılan kimi yapay özellikler, orijinalinden daha iyi çalışıyor
BEYİN: Beynin içine yerleştirilen elektrotlar, Parkinson hastalığının tedavisinde uzun zamandır kullanılıyor. Benzer implantların, yemek yeme gibi alışkanlıkların kontrol edilmesinde veya hafızanın güçlendirilmesinde kullanılabileceği yönünde iddialar var. Bilgisayar gücünün artmasıyla gelecek 10 yıl içinde, bilgiyi anında sağlayacak beyin implantlarına, bunun sonucunda da makine ile aklın birleşmesine tanık olabiliriz.

KULAK: Bir koklea implantı, duymayı kısmi olarak geri kazandırabilir. İmplant, kulağı geçerek, doğrudan duyma sinirlerini uyarır. Kulak üzerine takılan bir mikrofon, sinyalleri radyo dalgaları halinde kulağın çok derinindeki implanta iletir. Bunun sonucunda, sinir uçlarını uyaran elektrot dizisi harekete geçer. Gelecekte duyma, daha geniş elektrot dizileri, gelişmiş ses yöntemleri ve duyma sinir uçlarının büyümesinin sağlanmasıyla daha da güçlendirilecektir.

KALP: İlk yapay kalp, hastalara nakil ameliyatı geçirmeden önce geçici olarak yardım ediyor. CardioWest olarak bilinen yapay kalp, 2 poliüretan ventrikül içeriyor. Bu ventriküllerin her birinde, hava odacığını kan odacığından ayıran esnek bir diyafram bulunuyor. Bir odacığa dolan kan, diğer odacığın dışarıdaki bir parçadan gelen sıkıştırılmış havayla dolmasıyla boşalır.

KALP ĞVENTRİKÜL: Kalp yetmezliği vakalarının büyük çoğunluğu, kalbin en önemli odacığı olan sol ventriküldeki hasarlara bağlıdır. Eğer kalbin geri kalanı sorunsuz çalışıyorsa, kalp hizasına "sol ventriküler yardımcı cihazı" denilen bir destek pompası yerleştirilir. Bu cihazın bir modelinde, aorta sürekli kan akışını sağlayan bir pervaneyi döndürmek için manyetik alan kullanılır.

KAS UYARICILARI: 1.4 santimetre uzunluğundaki silindirik mikro-uyarıcılar, önemli sinirlerin yanına enjekte edilir. Cihazın dışındaki elektromanyetik bobinden gelen sinyaller, beyin sinyalleri gibi hareket ederek cihazları aktive eder. Böylece, sinir uyarılır ve adale kasılması başlatılır. Kaliforniya’daki Alfred Mann Vakfı’nca geliştirilen mikro-uyarıcılar, inme geçiren hastaların kollarını yeniden kullanmalarını sağlamak amacıyla deneniyorlar. Bu sistemle ulaşılmak istenen nihai amaçsa, kısmi felç geçiren hastalara hareket kabiliyetini geri verecek, mikro-uyarıcılar ve sensörlerden oluşan, kendi kendine güç sağlayan kablosuz bir şebeke kurmak.

KAN: Yapay kan, hem kan nakli için gerekli kaynakları sağlar hem de enfeksiyon yayılmasını önler. Ancak yedek kan oluşturmak zorlu bir süreçtir. Yapay kanın bir dezavantaj, kılcal damarların çökmesine neden olmasıdır. Yeni Kaliforniya’dan Sangart adlı şirket, oksijen taşıyan molekülü, polietilen glikolle kaplama yolunda ilerlemeler sağladığını öne sürüyor. Sonuç olarak elde edilen, kan kadar yoğun sıvının, oksijeninin uzun süre kaybetmeden kılcal damarları açık tutabildiği belirtiliyor.

GÖZLER: On yıl içinde orta yaşlı insanlar, yaşlanan ve sertleşen göz merceklerini çıkarıp yerine, esnek plastik lensler ve yumuşak polimer jeller yerleştirebilecekler. Bu yöntem, miyopluğu, hipermetropluğu ve astigmatı düzeltecektir. Gözün kendi merceği üzerine daimi olarak eklenen veya katarakt nedeniyle zarar görmüş mercekleri yenileyen plastik lensler şimdiden bulunabiliyor.

KOLLAR: Kolların kaybetmiş kimselerin doğrudan sinir sistemine bağlanan biyonik kollar yakında geliyor. Biyonik kolu takan kişi kolunu hareket ettirmeyi sadece düşünerek, bir dizi mikro ölçekli motor aracılığıyla eklemlerini kontrol edebilecek. Günümüzdeki en yeni teknolojili protez kollarda, elektromyografi denilen bir teknik kullanılıyor. Tekniğe göre, kolun geri kalan kısmındaki adalelerin kasılmasıyla oluşan elektrik sinyalleri, yapay elin nesneyi tutmasını veya bırakmasını sağlayacak sensörlerce toplanıyor.

BÖBREK: 1940’larda yaratılan böbrek diyaliz makineleri, ilk yapay organdı. Makinede, sosisin sarıldığı kabuktan yapılan yarı geçirgen bir zar içinden kan geçirilip zehirli maddeler arındırılıyordu. Teknoloji sürekli ilerlese de, kanı filtre edebilen ve kırmızı kan hücrelerinin kontrol edilmesi gibi böbreğin diğer fonksiyonlarını yerine getirebilen tamamen yapay bir böbrek implantı yakın gelecekte yok. Michigan Üniversitesi'nde geliştirilen "biyo-yapay" böbrekse umut veriyor, çünkü dış bir kartuş içindeki böbrek hücreleri, diyalizin geliştirilmesinde kullanılacak.

ÜRETRAL SFİNKTER: Yaşlı nüfusun giderek artması demek, idrar tutamayanların sayısının ve beraberinde ped satışlarının artması demektir. Avustralya’daki Continence Control System International, daha narin bir seçenek olarak, hastanın kendi kaslarından yapılan bir sfinktere bağlı sinirleri uyarmak için implanta elektrotlar kullanmayı planlıyor. Bir radyo cihazı hareket geçirilince, sfinkter rahatlayacak ve idrar istenilen zamanda bırakılacak. Sfinkter şu anda hayvanlar üzerinde deneniyor.

KALÇA KEMİĞİ: University College London’daki mühendisler, kanser nedeniyle uyluklarının bir bölümünü kaybetmiş çocuklar için, çocuk büyüdükçe uzayan protez geliştirdiler. Protezin içinde dişli bir mekanizma bulunuyor. Her ay, bu mekanizmaya bağlı bir mıknatısı döndürmek için, çocuğun bacağına manyetik alan uygulanıyor. Bu, iç içe girmek suretiyle uzayıp kısalan titanyum protezi her seferinde 4 milimetre uzatıyor. İşlem yaklaşık olarak 15 dakika sürüyor.

BACAK: Doğrudan iskelete bağlanan bacak protezleri, günümüzdeki yapay uzuvlardan daha iyi algısal geri bildirim sağlar. "Kemik birleşmesi-osseointegration) denilen ve halen gelişme aşamasında olan çalışmalar, İsveç’teki Sahlgrenska Üniversitesi Hastanesi’nde yürütülüyor. Çalışmanın ilk aşamasında, titanyum çivi, bacağın geri kalan kısmının içine takılıyor. 6 ay sonra, çivi üzerinde kemik oluşunca, ikinci bir ameliyatla uzvun ucuna çıkıntı yapacak şekilde bir bağlayıcı eklenir. Protez de bu bağlayıcıya kilitlenir. Birleştirilmiş kemikler kötü aşınmaları ortadan kaldırır ve hareketliliği arttırır.

Biyonik insan

Protez, yani işlevini bir şekilde yitirmiş organların yerine konan, takılan. İnsanlık, ilk protezi hangi organda kullandı? Diş mi? El-kol veya ayak mı? Belki de her üçü birbiri ardına devreye girdi. Bütün çocuklar en azından bir tahtabacaklı, kanca elli korsan kaptan öyküsü dinlemiştir.

Ama günümüzde artık "protezleşme"den değil, daha çok ve geleceğe yönelik olarak, biyonikleşmeden bahsedersek derin bir anlam katmış oluruz bu alana. Protez, artık kol- bacak gibi çok belirgin ve bildiğimiz "görünür organları" kapsamıyor. İçinde bulunduğumuz aşamada, işlevini yitirmiş hemen her şeyimizin biyonikleşmesi söz konusu.

Bu sayıda okuyacağınız günümüzün biyonik insanı yazısında, bence, eskinin sınırlı protez anlayışı var. Anlayış, insanın bedenine, şu veya bu biçimde insan yapımı bir şey eklemeye dayalı.

Beyine, elektrotlar yerleştiriliyor, çipler konuyor ve bunların sinir sistemiyle etkileşim içinde çalışması bekleniyor. Kulağa bir yapay koklea takılıp duyma sağlanıyor. Kalbe yapay kalp, destek pombası "implante" ediliyor. Penisi canlandıracak bir pomba mekanizması mükemmel çalışıyor. Mikro uyarıcı minik cihazlarla kaslar "canlandırılıyor" ve felç aşılmaya çalışılıyor. Yapay kan, bir sürü sorunu çözecek gibi.. Yaşlanan bütün gözlerin yerini esnek plastik lensler ve plastik jeller alacak. Doğrudan sinir sistemiyle iletişime geçecek biyonik kollar da hazır. Diyaliz makinesine paydos diyecek bir yapay böbrek geliştirilme aşamasında. Ömürler uzayınca sayıları artmakta olan çişini tutamayanlar için geliştirilen bir biyonik elektrodla sorun çözülecek. Çocukla büyüyecek bir yapay uyluk "cihazı" gündemde. Yeni bacak portezleri doğrudan iskelet sistemine bağlı çalışacak.
Hepsi güzel.
Ama geleceğin biyonik insanı sadece bu cihazlarla tanımlanmayacak.
Biyonik insanın anlamı ve kapsamı çok daha genişleyecek.
Örneğin, ülkemizde de yapılan karaciğer implantları. İflas etmiş karaciğeri yeniliyor. Bir parça karaciğer nakletme yöntemi eskiyor. Kök hücre nakli, bu yenileşmenin motoru artık.
Deriniz, birçok dokunuz, görmediğimiz Ğ bilmediğimiz duyularımız ve bize hayatiyet veren içimizdeki birçok şey. Genler dahil!
İflas eden birçok yapımızın her yöntem ve yolla yenilendiği bir döneme girdik.
İşte biyonik insan çağının anlamı bu kadar geniş.

 

Gözdeki pırıltıyı görmek
 
Çok net rakamlar yok ama Birleşmiş Milletler’in verilerine göre Türkiye’de nüfusun yüzde 10’u engellilerden oluşuyor. Yaklaşık 7.5 milyon kişi. Başbakanlık Özürlüler İdaresi’nin rakamları ise bunların 892 bininin ortopedik engelli olduğu şeklinde. Daha çok trafik kazası, yanlış ameliyat, doğum sonrası ve doğum esnasındaki yanlışlar, çeşitli travmalar, deprem gibi nedenlerle insanlar ortopedik cihazlar kullanmak zorunda kalıyor. Ve bu cihazların imalatı usta-çırak ilişkisiyle hizmet veren atölyelerde yapılıyor. Bu konuda eğitim almış, okullu ustalar yetiştirecek tek yer ise 73 öğrencisi olan Sağlık Bakanlığı Ortopedi Teknisyen Okulu...

Çocuklara kıyamıyoruz...
Öğrenciler arasında kızlar çoğunlukta. Zaman zaman kaldırmak zorunda oldukları ağır alçı kütlelerine, yorucu işçiliğine rağmen onlar hallerinden memnun. 4’üncü sınıfta öğrenciler işletmesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nce yapılan demirbaşları okula ait olan ortopedi atölyesinde klinik uygulama yapıyorlar.. İşte bu atölyede çalışan son sınıf öğrencilerine özellikle hastalarla diyalogda zorlanıp zorlanmadıklarını sorunca hemen hepsinden aynı cevap geldi; “Biz buna psikolojik olarak hazırlanıyoruz okulda. Ama çocuklarda çok zor oluyor. Hem o anlayamıyor, hem biz kıyamıyoruz”...

Halı yıkarken düşmüş
Necla Macit daha 19’unda. Halı yıkarken ikinci kattan düşmüş, beş senedir yatağa mahkum yaşıyor. Üç ameliyat geçirmiş, babası sırtında taşımış onu hastanelere. Bursa’dan fizik tedavi için gelmişler. 20 gündür hastanede... On gün önce ilk adımlarını atmış. O da ortezlerin desteğiyle ve gördüğü tedaviyle tekrar ayağa kalkıp yürüyeceği günleri bekliyor. Necla’yla konuşurken bir başka öğretmen giriyor söze; “Anadolu’da tahta bacakla gezen, takılacak bir protezle rahatça yürüyebilecekken hiç yerinden kıpırdayamayan nice insanlar var. Bir protezin, ortezin en çok iki yıl kullanılması gerekirken bu okul kurulurken dokuz sene önce eğitim amaçlı yapılan bir protez yeni değişti. O artık tahta bacak olmuş. Oysa insanın yıllarla birlikte anatomisi değişiyor. Trafik kazalarında ölenlerin iki katı insan yaralanıyor ve çoğu ortopedik bir alete ihtiyaç duyar hale geliyor. Gerçek ihtiyaç sahipleri için hizmete geçilse bizim mezunlarımız yetmez...”

Alaylı mı, okullu mu?...
Türkiye’de ortez ve protez ihtiyacı alaylı diye tabir edilen, usta-çırak ilişkisiyle yetişenlerin çalıştığı atölyelerce karşılanmış. Yıllardır herhangi bir yetki belgesi olmadan atölye açmak mümkün. Okul müdürüne, “Şimdi iki usta bulsak onlarla bir atölye kurup, hastalara protez yapmaya başlayabilir miyiz” diye sorunca bir yaraya parmak bastığımızı anlıyorum;“Açabilir ve protez takmaya başlayabilirsiniz. Piyasada kontrolsüz olarak açılan çok atölye var. Kontrollerinde yasal bir boşluk var. Tabii ki işlerinde ehil olanlar, yıllar içinde usta-çırak ilişkisiyle bu işi profesyonelce yürütenler var. Sonuçta bu kişiler bu güne kadar Türkiye’nin protez ihtiyacını karşılamış, hizmet etmiş. Ama iyi yetişmiş olsalar da sertifikası, resmi bir belgesi olmayanlar tarafından bu işin yapılması doğru değil. Yasal düzenlemeyle kimler atölye açabilir, net olarak belirlenmeli. Bundan sonra bu işin ortopedi teknisyen okulu mezunu veya ön lisans bölümü mezunu kişilerce yapılacağı, yetki ve sorumlulukları belirlenmeli meslek öyle icra edilmeli. Nasıl bir eczane açarken bir diploma, yetki belgesi isteniyorsa bu iş de şartlara bağlanmalı. Onlara siz gidin biz geldik değil söylediğimiz”...

Neden Almanya?
Basında sık sık yer alan “Almanya’da protez taktırdı” haberleri geliyor aklıma. “Bizde yapılamaz mıydı” sorusunun cevabı ise Almanya’da eğitim görmüş öğretmenlerden birinden:
“Türkiye’de çok iyi açık kalp ameliyatı yapılmasına rağmen Amerika’ya gidilmesi gibi bu. Güven meselesi. Burada da yapılabilir, öğrencilerimiz bizim gözetimimizde yapabilir. Bizim okulumuzdaki bütün makineler Almanya’dan geldi. Teknolojik geriliğe de inanmıyorum. Yurt dışına da gidiliyor, konferanslar, bilimsel toplantılarla bütün gelişmeler takip ediliyor. Tedavinin yurt dışına gidişte maliyeti en az 2.5 katına çıkıyor...”

Buradan emekli olacağım
1992’de trenin altında kalmış Mustafa Telyakar. Bir bacağı ve elindeki parmaklar kesilmiş. Bacağı kangren olunca ikinci kez kesmişler. Başlangıçta proteze alışmakta zorlandığını anlatıyor. Şimdi her sene fizik tedavi merkezine geliyor. Merkezdeki atölyede uygulama yapan öğrencilere de, öğretmenlerine de aşina. Bir ortopedik cihaz yapılırken ölçü alma aşamasından takıldığı ana kadar süren ve kolay kesilemeyen bir ilişki onlarınkisi; “Artık buradakilerle aile gibi olduk. Ayağım inceldikçe protezim bollaşıyor, ben de her sene geliyorum. Buranın emeklisi olacağım bu gidişle. Buraya geldiğimde bir tahta kızağın üzerindeydim. Şimdi koltuk değneklerine ihtiyaç duymadan rahatça yürüyorum. O şimdi yaramaz çocukları korkutmaya yarıyor artık...”

Protez işi zor zenaat!
Önce ölçü alınıyor, kalıp çıkarılıyor, alçıyla dolduruluyor. Döküm esnasında kanserojen maddeler çıkıyor ortaya. Sık sık kazalar meydana geliyor, öğrenciler makinelere ellerini kaptırabiliyor. Kendilerini “ortopedi teknisyeni frezeyi, tornayı, tesviyeyi bilmeli, iyi bir mekaniker çok iyi bir marangoz olmalı” diye anlatıyorlar.
“Toz toprak içinde yapılan yorucu bir iş. Ama bütün bu emeğin, çabanın sonunda ortaya çıkan sonuç her şeye değiyor. Hasta ayağa kalktığında onu gördüğümüzde bütün yorgunluğumuz bitiyor. Hastanın gözünde bir pırıltı vardır onu görmek en büyük ödül. Hiç yerinden kalkamayan birini ayağa kaldırmak, yürütmek, kolu olmayan birine kol takmak... Bu tarif edilemez...”

Bir proje okulu...
Geçtiğimiz hafta bir okulu ziyarete gittim. Türkiye’de alanında tek olan bir proje okulunu. Okul dediysem alıştığımız dersliklerden çok farklı mekanlardı dolaştığım. Ve öğrencilerin çalışma konuları da sadece kitap ve defterler arasına sıkışmamıştı. Alçılar, demir aksam, plastik, ahşap... pek çok malzemeye şekil veriyor, herhangi bir nedenle bir uzvunu kaybeden insanlar için ortopedik gereçler imal etmeyi öğreniyorlardı. Sağlık Bakanlığı Ortopedi Teknisyen Okulu’ndan bahsediyorum. Doğrusu böyle bir okulun varlığından haberdar değildim. Ben okulu bilmeyen büyük çoğunluğun içindeyim aslında, kime bahsettiysem şaşırdı... Sağlık Bakanlığı’nın Almanlar’la yaptığı işbirliğiyle 1982’de eğitim-öğretime başlayan okul her yıl sadece 20 öğrenci alıyor. Yıllardır usta-çırak ilişkisiyle giden bir iş kolunda şimdi okullular yer edinmeye çalışıyor ve öğrencileri bir an önce bu konuda yasal düzenlemelerin yapılmasını bekliyor.

Protez bacak hakkında bilgi hakkinda aciklamalar Protez bacak hakkında bilgi konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:Protez Bacak, protez bacak hakkında bilgi,protez bacak nedir,protez bacak ameliyatı

 

 

Kadın sağlığı Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 13
Hamilelikte karın çatlakları
Okunma: 12
Bacak ağrısı Bacak ağrıları
Okunma: 11
Selülit kremleri
Okunma: 9
ilk gece korkusunu nasıl yenebilirim
Okunma: 5
Çeyiz Listesi
Okunma: 4
Cinsiyet belirleme yöntemleri
Okunma: 4
Kil maskesi
Okunma: 3
Stres Topu
Okunma: 3
Safra kesesi taşlarının bitkisel tedavisi
Okunma: 3
Gözaltı torbaları neden oluşur
Resim
Nâzım Hikmet kimdir
Nâzım Hikmet kimdir

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!