Kadınlar
     
Kategoriler
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuklar
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlara Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Pratik Bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Kadın sağlığı

» Menopoz Belirtileri Nelerdir

 

Menopoz Belirtileri Nelerdir

Kadinlaricin.net sitesinde Menopoz Belirtileri Nelerdir baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Menopoz Belirtileri Nelerdir ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Menopoz Belirtileri Nelerdir ,resim ,resimleri

 

Menopoz Belirtileri Nelerdir

Tanrı kadını yarattığı zaman ona yeteneklerini öğrenmesi ve bunları değerlendirebilmesi için ikinci bir fırsat tanıdı. Yanlış değerlendirme sonucu kadınların korkulu rüyası menopoz, gerçekte kadının önünde açılan yeni bir ufuk. Menopozun başlangıcından itibaren kadının yaşadığı fiziksel ve ruhsal değişimler, ona kendini yeniden keşfedip her şeye sıfırdan tekrar başlamasını sağlıyor. Tabii menopozu kadının hayatında bir son değil de önemli bir başlangıç saymayı başarırsanız. Ancak bu başlangıç bazı fiziksel sorunları da kapsıyor. Menopozun olumlu özelliklerine geçmeden önce, fiziksel değişimlerden kısaca sözetmekte yarar var.

SICAK BASMASI

Önce şu gerçeği kabul edin. Annenizin menopoz döneminde yaşadıkları isteseniz de istemeseniz de sizin bilinçaltınızda önemli bir yer tutmuştur. Anneniz o dönemde bir çok olumsuzluklarla karşılaşmış olabilir. Aynı şeylerin sizin de başınıza gelmesi şart değil. Annenizden farklı olduğunuzu kabul edin ve kendinize yeni bir program hazırlayın. Annenizin öncelikle sıcak basmalarından yakındığı kesin. Birdenbire yüzü kızardığı, terlemeye başladığı için soğuk kış günlerinde bile yazlık ince kıyafetler giymek zorunda kaldığını anlatmış olmalı. Annenizin sıcaklamaları yüzünden kış günü evinizde pencerelerin açıldığını da anımsayabilirsiniz.

Kadınların yüzde seksen beşi için sıcak basması, menopozun en etkileyici özelliği sayılır. Sıcak basmaları öylesine rahatsız edici boyutlara ulaşır ki, kadın sıkıntıdan depresyona girebilir. Sıcak basmasının nedeni, vücutta östrojen hormonunun azalmasıdır. Bu dönemde östrojen takviyesi yapılırsa, sorun çözümlenir.

RUH SAĞLIĞI DEĞİŞİR

Menopoz döneminde kadınlar, kalp çarpıntılarından ve migren ağrılarından çok sık yakınırlar. Bu belirtilerin de hormon dengesizliğiyle bağlantılı olduğunu hatırlatalım. Kemik erimesi olarak bildiğimiz osteoporosis aslında otuzlu yaşlarda kendini belli etmeye başlar ama menopoz bu sorunun endişe verici boyutlara ulaştığı dönemdir. Kemik yoğunluğu testlerinin yapılması ve gerekli tedavinin uygulanması önemlidir. Cildin kuruması, saçların dökülmesi, ruh halindeki ani değişiklikler, unutkanlık, gibi durumlar menopoz döneminde yaşanır. Bütün bu sorunların giderilmesi elbette mümkündür. Hormon takviyesi, yeni bir beslenme planı uygulamak ve ruh sağlığına önem vermek menopoza giren her kadının yapması gereken şeyler. Pek çok kadın menopoz döneminde karşılaştıkları sorunların kalıcı olduklarını ve ömürlerinin sonuna kadar bunlardan kurtulamayacaklarını düşünür. Menopoz döneminde kadınların ruh sağlıklarında görülen değişim de büyük ölçüde bu yanlış değerlendirmeden kaynaklanır. Kadın, kendisi için her şeyin bittiğine inanmaya başlar, daha sonra varlığının gereksiz olduğuna hükmeder. İşte bütün bu görüşler, kadının mutluluğuna gölge düşürür. Oysa menopozun fiziksel belirtileri çeşitli tedavi yöntemleriyle kolayca yokedilebilir. Vücudun sürekli değişim içinde olduğunu kabul etmek ve en uygun tedavi yöntemini uygulamak menopozun yararlı özelliklerini farketmeyi sağlar.

BEYİN YENİLENİR

Aslında menopoz, beyinde önemli değişikliklerin başlama noktasıdır. Bu değişiklikler, kadının çok daha akıllıca davranmasında önemli rol oynar. Bu dönemde yaşanan değişimlerin ardında gizli olan mesajları alabilmek çok önemlidir. Menopoz dönemi başlarken kadının hayatında yeni bir sayfanın açılacağına inanması ve bu inancı doğrultusunda kendini yenilemesi gerekir. Yıllar yılı omuzlarına yüklenen sorumlulukları taşımaktan yorgun düşen kadın, birdenbire bu yüklerden kurtulunca, kendini boşlukta hissetmemeli. Tam aksine kavuştuğu özgürlüğün tadını çıkarmalı.Beyindeki yenilenmeden de yararlanarak hayata bambaşka bir gözle bakmak mümkündür. Zihindeki değişiklikleri inkar etmek, ilaçlarla ya da meditasyon gibi yöntemler bir yere varmayı sağlamaz. Bazı kadınlar, gerçeğin bilincine varmadan önce büyük sorunlar yaşayabilirler. Yolun sonuna geldiklerine hükmederek mutsuzluğa itilirler. Ama eninde sonunda gerçeği görmeye başlayacaklardır. Orta yaşlarda vücudumuz ve beynimiz, bir denge kurmak ister. Örneğin daha önceleri belli bir program uygulayarak yaşayanlar birdenbire kurallardan kendilerini kurtarmaya heveslenirler. Daha önceleri hayatı, dakikası dakikasına yaşayan ve de kurallara karşı çıkanlar kendilerini frenleyip daha dengeli ve düzenli olmaya çalışırlar. Özellikle de sağlıklı kalabilmek için bu tür değişikliklere ihtiyaç duyulur. Orta yaşlarda kadının yasak aşk ilişkilerine birdenbire ilgi duyması da onun elini kolunu bağlayan zincirleri koparmak istemesinden kaynaklanır.

UYKU DÜZENİ

Menopoz dönemine giren kadın A’dan Z’ye değişim sürecine girer. Bu değişimlere uyku düzenini de katmak gerek.Bazı kadınlar, eskiye göre daha fazla uyumak istediklerini belirtirler. Bazılarında ise tam tersine uyku süresi kısalır. Bazıları ise uykunun onları eskisi gibi dinlendirmediğinden yakınırlar. Uykusuzluk, menopoz döneminin koşullarına alışmayı zorlaştırır. Stres hormonlarının faaliyete geçmesiyle vücuttaki dengeler bozulur, bağışıklık sisteminin çalışmasında yavaşlama başlar. Menopoz döneminde, uykusuzluk ve sürekli yorgunluktan yakınmak, kadının öfke, üzüntü ve endişe gibi duygularını baskı altında tutmasının bir sonucudur. Bu duyguları açığa çıkarabilirseniz, uyku sorununu da büyük ölçüde çözümlersiniz.

Bellek kaybı korkutmasın

Son zamanlarda, orta yaşlılar için Alzheimer hastalığına yakalanma korkusu bir kabusa dönüştü. İnsanlar, eski bir arkadaşlarının adını hatırlamakta güçlük çekince, Alzheimer korkusu benliklerini sarıyor. Belki de bu hastalıktan sıkça sözedilmesi, dünyaca tanınmış kişiler arasında bu hastalığa yakalananların çoğalması, korku ve endişe yaratıyor. Aslında, orta yaşlarda bellek kaybının görülmesinin çok yaygın bir nedeni vardır. Yıllar yılı beynimizi bir sürü anıyla doldururuz. Sonunda beyin isyan eder ve yeni bilgilere yer açabilmek için bazı eski bilgileri siler. Tıpkı bilgisayarlarda olduğu gibi. Böyle bir durumla karşılaşınca ‘Eyvah ben bunuyorum’ diyerek paniğe kapılmanın bir anlamı yok. Yapılan araştırmalar, Alzheimer hastalığıyla hayata bakış açısı arasında bir bağ bulunduğunu ortaya çıkardı. Beyinin fikir yoğunluğu nekadar fazla olursa, bu hastalığa yakmalanma olasılığı da o kadar zayıflıyor. İyimser, hareketli ve belli bir hedefi olan kişilerin bu hastalığa yakalanma ihtimalleri çok zayıf. Östrojen takviyesinin Alzheimer’e karşı etkili olduğu biliniyor. 1990’lı yılların başında hormon takviyesinin pek çok hastalığı , buarada alzheimer’i de önlediği sonucuna varıldı. Ancak Alzheimer’e karşı sadece hormon takviyesine umut bağlamak yanlış olur.

Menopozda doğru beslenmenin sırları

Menopoz döneminde kilolar hep kontrolünüzde olmalı. Karbonhidrat oranı düşük bir diyet işinize yarayabilir. Ama önce kilolarınızı sevmelisiniz. Bir de egzersize başlarsanız, tamam!

Tuzlu, kırklı ve ellili yaşlardaki sayısız kadın, doktoruyla dertleşirken ‘Şu belimdeki araba lastiğine benzeyen yağ çemberi de neyin nesi? Eskiden birkaç hafta içinde kolayca kilo verebiliyordum. Ama şimdi ne kadar uğraşırsam uğraşayım, bir türlü zayıflayamıyorum. Genç kızlık yıllarımda kilom ne ise şimdi de rakam aynı. Ama vücudumun şekil değiştirdiğini hissediyorum’ diye yakınır.

Bazı kadınlar orta yaşlarda, beslenme düzenlerinde eskiye oranla hiçbir değişiklik olmamasına rağmen sürekli kilo alırlar. Bazılarının ise sadece vücutları şekil değiştirir. Belleri kalınlaşır, karın bölgesinde yağ birikir omuzların şekli bozulur. Orta yaşlı kadınların pek çoğu menopoz dönemine beş on kilo fazlalıkla girmek istemiyorlarsa beslenme alışkanlıklarını vakit geçirmeden değiştirmek zorunda kalırlar.

Yağ Depolarına Dikkat

Vücutta östrojen (dişilik hormonu) oranı azalırken iştah artmaya başlar. Orta yaşlarda başlayan değişimlerin başlıca nedeni, metabolizmanın yüzde 10- 15 oranında yavaşlamasıdır. Ayrıca bedenlerimiz enerjiyi hücrelere yağ olarak depo etmekte de eskisine göre daha başarılı olurlar. Doğa, kadınlara bu özellikleri başlıca iki neden uğruna kazandırır. Birinci neden, yaşlandıkça daha az besinle yaşayabilmemizi sağlamaktır. İkinci neden ise yumurtalıkların artık eskisi kadar fazla östrojen ve androjen üretmedikleri için vücuttaki yağ miktarını artırarak, yumurtalıkların yapamadığını yağın gerçekleştirmesini sağlamaktır.

Eğer hala taş devri koşullarında yaşıyor olsaydık, orta yaşlarda gözlenen metabolik değişiklikler bizim için sorun yaratmazdı. Fakat günümüzde, doğanın orta yaşlarda metabolizmayı yavaşlatması hiç de hoş karşılanmıyor. Hemen yasa bürünmeye gerek yok. Doğanın koyduğu kuralları değiştirmek ve hormon dengesini düzene koymak, aşırı kilo almayı gerektirmeden sağlanabiliyor.

Kilolarla barışın

Benim için kilo sorunu 12 yaşındayken başladı. Arkadaşlarım beni fazla şişman buldukları için sık sık diyet uyguladım. Yirmili yaşlarımda ideal vücut ölçülerine kavuşabilmek için hep beş altı kilo zayıflamam gerekti. Otuzlu yaşlarımda 60- 70 kilo arasında bir denge sağlamayı başardım.

Kırk yaşına geldikten sonra uzun bir mücadeleyi noktaladım ve kilolarımı kabullenmeyi başardım. Artık eskisi gibi değildim. Vücut ölçülerim uğruna yaşam biçimimi değiştirmek istemiyordum. Kilolarımda da fazla bir oynama olmadığı için halimden memnundum. Elli yaşına bastıktan kısa bir süre sonra adet kanamalarında düzensizlik başladı ve görünürde hiçbir neden yokken kilo aldığımı farkettim. Eskisinden daha az beslendiğim ve hareketsiz kalmamaya özen gösterdiğim halde kilolarım artmaya devam ediyordu. Dehşete düşmüştüm. Vücut yapımın şişmanlamaya çok yatkın olduğunu biliyordum. Daha fazla zaman kaybetmeden önlem almalıydım. İşe kilolarımı kabullenmekle başladım. Sorunumdan kurtulmak için çare ararken bunalıma girmemeye gayret ettim. Bir süre için bu duruma katlanmaktan başka çaremin olmadığına kendimi inandırdım.

diyet devrimi

Son yedi sekiz yıldan beri az karbonhidrat ve bol protein ağırlıklı bir beslenme planı uyguluyorum. Menopoza giren bir kadın için en uygun beslenme yönteminin bu olduğuna inandım. Ve benimle aynı sorunu paylaşan pek çok kadın da bu diyet sayesinde fazla kilolarından kurtuldu. Sofranızda, karbonhidratlı besinlerin miktarını iyice azaltırsanız, vücut yakıt ihtiyacını, depo edilmiş yağları yakarak giderir. Böbreklerinde bir sorunu olmayan kişiler için protein ağırlıklı beslenme planından çok iyi sonuçlar alınıyor. Vücudun depoladığı yağları yakması boşaltım sisteminde bazı sorunlar yaratabilir. Bu nedenle düşük karbonhidrat diyeti uygulanırken sürekli idrar kontrolu yapılması ve böbreklerde bir sorun varsa bu uygulamadan hemen vazgeçilmesi gerekir.

Elinizden su bardağı düşmesin

Kadınlar, hayatlarının ikinci dönemi başlarken garip, anlam veremedikleri bir durumla karşılaşırlar. 24 saatte bir zayıflayıp şişmanlamaya başlamışlardır. Önce kilo verdiklerini düşünerek sevinirler, ertesi gün ise sevinç yerini sıkıntı ve şaşkınlığa bırakır. Aslında 24 saat içinde böyle hissedilir derecede zayıflayıp şişmanlamak imkansızdır. Menopoz döneminin bu şaşırtıcı değişkenliği vücudun su tutmasının bir sonucudur. Bol bol su içerek böbreklerin daha fazla çalışmasını sağlamalısınız.

Midede gaz ve şişkinlik, kadınlar arasında en yaygın olan sorunlardan biri. Özellikle de orta yaşlıların en belli başlı şikayetlerinden biridir. Sindirim sistemiyle ilgili sorunların giderilmesi için öncelikle üçüncü duygusal merkez düzene girmeli. Üçüncü duygusal merkez, karın boşluğundaki sinir ağında yer alır. Bu bölgenin sağlığı sindirim organlarının tümünü etkiler. Üçüncü duygusal merkezin sağlığı kendimize karşı taşıdığımız sorumluluklarla başkalarına karşı olan sorumluluklar arasındaki dengeye bağlıdır. Başkalarının iyiliği uğruna gereğinden fazla sorumluluk üstlenirsek merkez olumsuz yönde etkilenir. Sorumluluk almayı tamamen reddedersek gene bu merkezin dengesi bozulur. Menopoz dönemine girmiş olan kadınların özgüvenleri tam olursa, sindirim sorunlarından kurtulurlar ya da böyle bir sorunla hiç karşılaşmazlar.


Şişmanlığı önleyen 5 kural

Olgunluk çağına gelen kadın kilo almaya başlamışsa, bunun sağlık açısından büyük bir tehlike oluşturacağına kesin gözüyle bakmak yanlıştır. Elbette aşırı şişmanlık sağlık sorunlarını da beraberinde getirir. Ancak bu konuda aceleci olunmamalı. Mexnopoz öncesinde başlayan şişmanlama, hormon dengesinin yeniden kurulmasıyla sona erebilir. Şişmanlık tehlikeli boyutlara ulaşmadan önlenebilir.

1 Ölçülere sıkı takip Menopozda özellikle bel bölgesindeki kalınlaşma tehlike işaretidir. Karındaki yağ hücreleri metabolik bakımdan daha faaldirler ve kalçalardaki yağ hücrelerinden daha tehlikelidirler. Bu bölgelerdeki yağ hücreleri, ensüline karşı direnç oluştururlar. Bu da kandaki şekerin temizlenmesi için çok daha fazla ensülin üretimini zorunlu hale getirir.

2 Stresten kaçının Stresin metabolizma üzerindeki etkisi asla hafife alınmamalı. Özellikle menopoz döneminde kadının strese girmesi, kilo almasını hızlandırıyor. Menopoz döneminde kadının hayatında yeni stres kaynaklarının ortaya çıkması kilolarının da artmasında etkin bir rol oynuyor. Sakın stresin sizi zayıflatacağını düşünmeyin. Menopozda stres kilo aldırır.

3 Egzersiz Eğer olgunluk çağına gelinceye kadar vücut egzersizi yapmadıysanız, artık geç kaldığınıza kendinizi inandırmayın. Tam aksine, bugünden tezi yok, egzersizlere başlamalısınız. Kaslarınız ensülin alıcılarıyla yüklüdür. Ne kadar çok kas kütleniz olursa, egzersizler sayesinde düzenli bir şekilde ısı açığa çıkarırsınız ve karbonhidratlarla yağları yakmanız kolaylaşır. Kalbinizi ve kemiklerinizi de korursunuz. Menopoz döneminde düzenli vücut egzersizi yapmak çok önemlidir.

4 Troid kontrolü şart Kadınların yüzde yirmi beşi, menopoz dönemine yaklaşırken tiroid bezleriyle sorun yaşarlar. Tiroid bezlerinin az çalışması, metabolizma hızını azaltır. Yorgunluk, kilo almak, el ve ayakların soğuk olması, saçların seyrelmesi ve kabız gibi belirtiler tiroid problemlerinin habercisidir. Tiroid ölçümü yaptırıp tirod hormonlarınızın ne durumda olduğunu öğrenmenizde büyük yarar var.

5 Hormon dengesine dikkat Menopoz dönemi başlayan kadınların hepsi vücutlarındaki östrojen fazlasını yok edebilmek uğruna bir beslenme programı, vitamin ve mineral takviyesi ve egzersiz programı uygulamalıdır. Şeker ve nişasta ağırlıklı besinlerden uzak durulmalı, posalı besin maddeleri tercih edilmeli. Bu arada fast- food türü yiyecekleri beslenme listenizden hemen çıkarmalısınız.

Yumurtalık rezervinizi bilin

Kız çocuğu dünyaya geldiğinde yumurtalıklarında yüz binlerce yumurta bulunuyor.

Normal süreçte, yıllar içerisinde yumurtalar giderek azalıyor. Ortalama 50 yaş dolaylarındayken tükenerek menopoza giriyor. Yani her ay bir yumurta gelişip çatlayarak, yumurtalık rezervi ileri yaşlara doğru azalıyor. Yumurtalardaki azalma normalde otuzlu yaşların ortasına kadar sabit bir seyir gösterirken 35 yaş ve üzerinde daha hızlı bir yumurta kaybı oluşuyor. Peki nedir bu yumurtalık rezervi, korunabilir mi, saklanabilir mi? Memorial Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Direktörü Doç. Dr. Semra Kahraman, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı:

Soru / Cevap

Yumurta rezervini genç yaşta anlamak mümkün mü? Nasıl?

Evet. Yumurtalık rezervi genç yaşlarda da anlaşılabilir. En kolay ve en yüksek oranda bilgi veren yöntem, ultrasonografiyle adetin erken döneminde, yumurtalıklarda yumurtayı barındıran sıvı keseciklerin sayılarının belirlenmesi. Ayrıca adetin ikinci ya da üçüncü günü kan alınarak bazı hormonların düzeylerine de bakılabilir.

Rezervi korumak kadınların elinde midir?

Yumurtalık rezervinin azalmasına en çok genetik faktörlerle oluyor. Ancak sigara da erken menopoza yol açabiir. Bu nedenle zaten yumurtalık rezervi azalanların sigara içilmemesi koruyucu bir önlem olabilir.

Erken menopoza hangi nedenlerle girilir?

Kadının yaşlanma süresinde doğal olarak ortaya çıkan yumurta azalması, bazılarında otuzlu yaşlardan önce ortaya çıkabiliyor. 35 yaşından önce yumurtalık fonksiyonlarının bariz olarak azalması ‘erken yumurtalık yetmezliği’ olarak tanımlanıyor.40 yaş altında menopozun görülmesi en sık kadınlarda doğuştan X kromozomları üzerindeki ufak silinmelerle ortaya çıkıyor. Erken menopoz problemi yaşayan hastalarımızın bir çoğunda anneleri veya diğer aile fertlerinin de aynı problemi yaşıyorlar. Kanser tedavisi gören genç kadınlarda da ilaç ve ışın dozuna göre erken menopoza gelişebiliyor. Geçirilmiş şiddetli enfeksiyonlar, yumurtalık ameliyatları, bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar da neden oluyor.

Erken menopoz ile yaş nedeniyle girilen menopoz arasındaki fark nedir?

Erken menopoz normalde yaş nedeniyle oluşacak menopozdan fazla sağlık problemini beraberinde getiriyor. Östrojen hormonu genç yaşta azalan kadınlarda, kemik yoğunluğu daha erken bozuluyor. Ciltte ve üreme sisteminde olumsuz değişiklikler ortaya çıkıyor. Bebek sahibi olma şansı azalıyor. Yumurta gelişimi olsa dahi erken menopoza bağlı yumurtanın kalitesi ve kromozom yapısı da bozuluyor.

Kaç kadının yumurtalık dokusunu dondurdunuz?

Son iki yıl içerisinde 12 genç kadının yumurtalık dokusunu özel tekniklerle dondurarak sakladık.

Siz bunları ne zaman çözecek ve Prof. Dr. Kutluk Oktay gibi embriyo elde etmeye çalışacaksınız?

Biz çoğunluğu meme kanseri nedeni ile ameliyat sonrası ışın ve ilaç alan üreme çağındaki kadınların yumurtalıklarını dondurduk. Bu kadınların çoğunda tamoxifen isimli ilaç ortalama 3 yıl kullanıldığından tahminen önümüzdeki 1 yıl içerisinde dondurulmuş yumurta dokularını çözerek tekrar hastaların vücuduna nakletmeye başlayacağız. Ardından embriyo geliştirme işlemlerini gerçekleştireceğiz.

EĞER beden ve ruh sağlığınızdaki değişimleri iyi izler, yaşam biçiminizdeki yanlışları ortadan kaldırır, ihtiyacınız olan besin desteklerinden bilinçli bir şekilde yararlanabilirseniz, kırklı yaşlara güçlü ve sağlıklı bir kadın olarak adım atacağınızdan emin olabilirsiniz. Kırk yaş ve sonrasındaki sağlık önceliklerinizin on yıl öncesine göre biraz farklılaştığını bilmeli, bu yaşlarda menopoz sorunlarının tedavisi veya hafifletilmesi, meme taramalarının başlatılması, kemik yoğunluğu incelemelerinin, kolon kanseri tetkiklerinin, kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı, hipertansiyon gibi problemlerin ilk öncelikler haline geldiğini unutmamalısınız. Bunların hepsi muhakkak ki önemlidir. Ama bir tanesi var ki, o asla ihmale gelmez: Kalp ve damarlarınızın sağlığı.

Kadın kalbinin erkeklere oranla daha kırılgan olduğu evrensel bir gerçektir. Kırklı yaşlarda bu kırılganlığın çok daha önemli hale geldiğini siz de, çevreniz de unutmamalısınız!

MENOPOZ ÖNEMLİ

Menopoz ile birlikte miktarı hızla azalan östrojen hormonunun damarları koruyucu etkisinin ortadan kalkması, kadınlarda koroner kalp hastalıkları riskinin 45-50 yaş civarında dramatik bir şekilde artmasının başlıca nedenidir. Ailesinde inme veya kalp atağı sıklığı, şeker hastalığı ve hipertansiyonlu yakını fazla, özellikle 50 yaş öncesinde birinci dereeden bir yakınında kalp ve beyin krizinin mevcut olduğu kadınlar, daha dikkatli olmalıdır. Eforla gelen ve dinlenmekle geçen her türlü göğüs ağrısı mutlaka dikkate alınmalı, kadınlarda ortaya çıkan koroner kalp hastalığı ile ilişkili göğüs ağrılarının erkeklere oranla daha hafif, farklı ve gözden kaçabilecek karakterde olduğu bilinmelidir. Kalp sağlığına yönelik yaşam biçimi değişimleri, eğer bu yaşlara kadar hálá yapılmamışsa menopozla birlikte mutlaka yapılmalıdır. Sigara bırakılmalı, düşük yağlı bir diyete hemen geçilmeli, fazla kilolar verilip stres seviyesi mümkün olduğunca düşürülmelidir.

Menopoz çağındaki kadınların sağlıkları yönünden en çok merak ettikleri iki konunun meme kanseri ve kemik kırılganlığı artışı olduğu bilinmektedir. Bu dönemdeki kadınlarda en sık görülen ölüm sebebi ise kalp-damar hastalıkları ve komplikasyonlarıdır. 40-60 yaş arasındaki kadınlarda meme kanseri ölüm nedenlerinin yüzde 5’ini teşkil ederken, kalp-damar hastalıklarından senelik ölüm oranı yüzde 43’tür. Kadınlardaki ilk kalp krizi atağının belirtileri, erkeklere oranla daha hafif ama bu atak neticesinde ölüm riskleri yüzde 50 gibi daha yüksek bir değerdedir (erkeklerde ilk kalp krizi atağı neticesinde ölüm riski yüzde 37 civarındadır.) Ayrıca ilk kalp krizi atağını atlatan kadınlarda kalp yetmezliği ve yeni kalp krizi geçirme olasılığı gibi şanssızlıkların oranı da yüzde 46 gibi oldukça yüksek bir seviyededir. Bu bilgilerden varılması gereken sonuç, 40-60 yaş arasındaki kadınları bekleyen en önemli yaşamsal riskin kalp-damar hastalıkları riski olduğudur.

Soya, prostat kanserinin etkin koruyucusu olabilir

Soya Türk mutfağına yeni giren, son derece yararlı, ucuz ve lezzetli bir besindir. Soyanın yararlarından biri ve en yenisi, Kolorado Üniversitesi araştırmacıları tarafından ortaya konuldu. Biology of Reproduction dergisinin nisan sayısında yayınlanan bu çalışmada soyanın bağırsakta ‘Equol’ adında bir molekül oluşturduğu ve ‘Equol’un erkeklik hormonu ‘dihidrotestesteron’u oldukça ciddi düzeyde fonksiyon dışı bırakan doğal bir molekül olduğu saptanmıştır. Equol’un bu etkisi, ilaç endüstrisi için çok önemli bir gelişme. Zira dihidrotestesteron, prostat kanseri ve erkek tipi saç dökülmesinden sorunlu bir hormondur.

40’LI YAŞLARDA HANGİ TESTLERİ YAPTIRMALISINIZ?

Kırklı yaşlara giren her kadının dikkatli bir damarsal risk değerlendirmesinden geçmesi yararlıdır. Bu değerlendirmenin ailesinde ellili yaşlar civarında beyin ve kalp krizleri bulunanlar ile hipertansiyon ve şeker hastalığı sıklığı yüksek olanlarda daha özenli yapılması ise bir zorunluluktur. Damarsal hastalık riski yüksek olan bu kategorideki kadınların damarsal risk analizleri yapılırken sadece kolesterol, trigliserit, kan şekeri gibi bilinen tarama testleri ile yetinilmemelidir. Bu testlere yüksek duyarlılıklı CRP (hs-CRP), lipoprotein-a (Lp-a), Apolipoprotein A ve B, Homosistein, ürik asit, fibrinojen gibi daha hassas testlerin de eklenmesi gerekebilir. Kalbin fonksiyonel durumunu ortaya koyan eforlu EKG, Ekokardiyografi ve gerekiyorsa koroner arterlerin yapısal değişimlerini gösteren Koroner Anjiyografi gibi yöntemlerden de faydanılması uygun olabilir. Bütün bu testlerin hangilerine ne zaman ve ne sıklıkta ihtiyaç olduğuna sağlık riskinizi izleyen uzman hekiminiz karar verecektir.

Unutmayın! Kadın kalbi kırılgandır, ama koroner arter hastalıklarına bağlı kırılganlıkların bedeli umduğumuzdan daha büyük olabilir.

Bir damla kandan ‘menopoz’ testi

Kan örneği alınarak yapılan menopoz testiyle kadınların menopoza girip girmedikleri ve menopozun ne zaman başlayacağı yarım saatte saptanabiliyor.

e-Lab Tıbbi Tahlil Laboratuvarı Klinik Biyokimya Uzmanı Dr. Aytaç Keskineğe, ‘Kanda estradiol, FSH ve LH hormonlarına bakıyoruz. Çünkü menopozdaki kadınlarda estradiol seviyesi düşerken, FSH ve LH hormonlarının kan seviyesi yükseliyor’ dedi.

Menopozun erken tespit edilmesi sayesinde hekimlerin koruyucu tedavi verebileceğini anlatan Dr. Aytaç Keskineğe, ‘Günümüzde birçok kadın menopoza girmeyi önemsemiyor. Oysa menopozun erken tespiti kadınların, kanser, kemik erimesi, kalp ve damar hastalıklarına karşı korunması için önlem alınmasını sağlar’ diye konuştu.

Sadece kolesterole baktırmakla yetinmeyin

Menopoza giren kadınların kalp ve damar hastalıkları riskinin başladığını biliyoruz. Kalp-damar hastalıklarının analizi yapılırken, sadece kolesterol seviyesinin ölçümüyle yetinmeyip, iyi kolesterolün aktifleşmesini sağlayan ‘Apo-A1’, kötü huylu kolesterolün damar duvarına geçişini hızlandırarak damarlardaki hasarı artıran ‘homosistein’ ve bağımsız risk faktörü olan ‘Lp(a)’ düzeylerine de bakılması artık gündemde.

Özellikle menopozdaki kadınlar mı bunlara baktırmalı?

Apo A1, Lp(a) ve homosisteine herkes baktırabilir. Fakat menopoz döneminde kadın hayatında yeni bir dönem başlıyor. Dolayısıyla kolesterol metabolizması da eskisinden farklı hale geliyor. Bu yüzden menopozda kadınlar baktırmalı. Esas olarak östrojen Apo A1 sentezini arttırır. Menopozla beraber östrojen seviyesi azalınca, Apo A1 sentezi de azalır. Kadınlar da kalp damar hastalıkları daha sık görülür. Özetle östrojenle Apo A1 direkt ilişkili.

Neden menopozda kalp ve damar hastalıkları riski artıyor?

Yumurtalıklar östrojen hormonu üretir. Bu yüzden menopoz döneminde östrojen azalmasına bağlı olarak kalp- damar hastalıklarının analizi yapılırken sadece kolesterol seviyesinin ölçümüyle yetinmeyip, iyi kolesterolün aktifleşmesini taşınmasını sağlayan Apo-A1, kötü huylu kolesterolün damar duvarına geçişini hızlandırarak damarlardaki hasarı artıran ‘homosistein’ ve bağımsız risk faktörü olan ‘Lp(a)’ düzeylerinin mutlaka tespit edilmesi gerekir.

Apo A1 testi için gerekli durumlar nedir?

-Menopoz

-Yüksek HDL (kötü kolesterol): Eğer HDL 100 mg/dL nin üzerindeyse (yalancı HDL ayırımı yapabilmek için),

- Düşük HDL (iyi kolesterol) Kalıtsal olarak HDL düşük yani 35 mg/dL altındaysa ve Apo A1 de düşükse hastalar egzersiz ve benzeri programlardan fayda görmezler.

Apo A1 eksikliği nasıl giderilir?

Östrojen, Apolipoprotein-A1 sentezini arttırarak, kanda HDL’nin yükselmesini sağlar. Bu durum, kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu. Ayrıca LDL adı verilen kötü huylu kolesterol sentezini de azaltarak ikinci bir yarar daha sağlar. Menopozla birlikte kalp ve damar hastalıklarından korunmak için özellikle Apo-A1 seviyesini yükseltmek gerekmektedir. Bunun için doktor kontrolünde Apo-A1 ilaçlar kullanılabilir.

. Menopoz Belirtileri Nelerdir hakkinda aciklamalar Menopoz Belirtileri Nelerdir konusunda bilgiler

 

Kadın sağlığı Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 3
2011 Erkek saç modelleri
Okunma: 3
Çeyiz Listesi
Okunma: 2
Davulcu Manileri
Okunma: 2
Kanser aşısı
Okunma: 2
Brunch Mekanları Brunch Nedir
Okunma: 2
Erkeksiz çocuk doğurma
Okunma: 2
Kırmızı biberin faydaları
Okunma: 2
Ülser Tedavisi
Okunma: 2
Cinsellik ve Cinsellikle ilgili bilgiler
Okunma: 2
Cinsel uyarıcılar Cinsel Sağlık Ürünleri
Resim
MR nedir MR görüntüleme nedir?
MR nedir MR görüntüleme nedir?

 |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv Sigorta Kadınlar İçin Blog