|
Kronik Yorgunluk Sendromu
Kadinlaricin.net sitesinde Kronik Yorgunluk Sendromu baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Kronik Yorgunluk Sendromu ile ilgili yazi bulunmaktadir.
AIDS, son on yılda tıp camiasını alt üst etti. Önce eşçcinsel hastalığı olarak ilan edildi. Sonra herkes mahçup oldu. Kadın, erkek, çocuk, heteroseksüel tüm insanların risk altında olduğu belirlendi. Bulaşma yolları tespit edildi. Tedavide de epey yol katedildi. Ömür uzadı, üçlü tedavilerle önemli başarılar elde edildi. Hatta anne karnındaki bebek korunmaya başladı. Kronik Yorgunluk Sendromu ile AIDS, araştırmacılara göre birbirine çok benziyor. Hatta ikibinli yıllarda AIDS'in yerini alacağı bile söyleniyor. Sendrom hakkında bilinenler artıyor ancak sebebi tespit edilemedi. Kesin tedavisi de henüz yok, sadece ortaya çıkabilecek hastalıklar için tedbir alınıyor. Denenen ilaçlar hayli pahalı. Birçok fiziksel hastalık, Kronik Yorgunluk Sendromu'nun habercisi. Ancak anlaşılamıyor. İlk belirtileri de AIDS'e çok benziyor.
Kronik Yorgunluk Sendromu, kalp ritmini bozabiliyor.
Kronik yorgunluk sendromuna yakalanan insanlarda ciddi kalp anormalliklerine rastlanabiliyor. Bunun anlamı şu; kalp ritminde bozulmalar görülebiliyor, göğüs ağrılarıyla karşılaşılabiliyor. Ayrıca kalp kaslarında da iltihaplanmalara yol açabiliyor. Kalp ritmindeki bozukluklar, yüzde 50 oranında görülüyor. Hele egzersizden sonra aşırı yorgunluk ve kalp ritminde düzensizlik tespit ediliyor.
Sindirim sorunları da ortaya çıkıyor.
Karında şişkinlik, ishal, karın ağrısı, hazımsızlık gibi sindirim problemleri de kronik yorgunluk sendromuyla birlikte kendini gösteriyor. Bunun sebebinin histamin üretiminin fazlalığı olduğu düşünülüyor. Aşırı derecede histamin salgısı, mide asitlerinin salgısını da artırıyor. Bu durum kişinin aşırı zayıflamasına neden oluyor. Aşırı histamin üretimi, alerjileri de ortaya çıkarıyor. Sindirim sorunları, kronik yorgunluk sendromunun ilk belirtileri arasında sayılıyor.
Çabuk unutuyorlar.
Gazeteyi okuyorsunuz, tesadüfen yanınızdan geçen arkadaşınız, okuduğunuz son cümleyi soruyor ve cevap veremiyorsunuz. Kronik yorgunluk sendromunun en tipik belirtilerinden biri. ‘‘Beyinde dumanlanma'' olarak tabir edilen durum, okurken, düşünürken ortaya çıkan hafıza kayıplarını ifade ediyor. Çünkü zihinsel faaliyetlerde bozulmayla karşılaşılıyor.
İnsanın tenini tahrip ediyor.
Cilt, enfeksiyonlardan korunabilmek için vücudun en önemli kalkanı. Ciltteki herhangi bir sorun, mikropların kolayca vücuda girmesine neden oluyor. Özellikle Kronik Yorgunluk Sendromu'ndan mustarip çocuklarda cildin tahriş olması çok sık görülüyor. Örneğin devamlı dudaklarında uçukla karşılaşılıyor. Tümörler de ortaya çıkabiliyor. Tedavi edilmeye çalışılıyor ama cilt problemleri tekrarlıyor. Çünkü kronik yorgunluk sendromu nedeniyle bağışıklığın azalmış olabileceği düşünülmüyor ve kesin tedavi sağlanamıyor.
Yeni alerjiler ortaya çıkıyor.
Kişide aniden alerji ortaya çıkmasının yanısıra yeni alerjilerin görülmesine neden oluyor. Yine sebep, histaminin aşırı üretimi. Yeni alerjiler, yiyeceklere, ilaçlara, saç spreyi, parfüm gibi kimyasal maddelere karşı gelişebiliyor. Hatta araştırmalarda kişiler, parfümlerin hepsine değil, bazı markalara alerjileri olduğunu dile getirmişler.
Alkol içemiyorlar.
Kronik Yorgunluk Sendromu'nun alkolle arası hiç iyi değil. Kişinin alkole karşı toleransı azalıyor. Bu insanlara, alkol aldıklarında ne hissettikleri sorulmuş. İçki içtiklerinde kendilerini çok kötü hissetmedikleri ancak zehirlenmiş gibi bir duyguya kapıldıklarını söylemişler. Aslında içki içmek istiyorlar fakat içemiyorlar.
Hayatta herşeyi berbat edebilir.
Kronik Yorgunluk Sendromu'yla yaşayan insanlar değer verdikleri herşeyi kaybedebilirler. Çünkü yorgunlar, hafızaları zayıf, sindirim problemleri var. Örneğin uzun süre çalışmaları çok zor. İşlerini kaybetmeleri çok sık görülüyor. Dolayısıyla evlerini, otomobillerini, paraya çevirebilecekleri mallarını kaybediyorlar. Bununla kalsa iyi. İnsanlarla ilişkileri bozuluyor. Özellikle de sevgilileriyle, eşleriyle. Çoğunun evliliklerinin bitmesinin en önemli hatta tek sebebi, Kronik Yorgunluk Sendromu. Ancak yapılan çalışmalarda görülmüş ki, tüm kronik yorgunlar çalışamaz durumda değil. Bazılarının iş temposunda hiç değişiklik olmayabiliyor.
Kanser vakası çok fazla.
Bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesinin en önemli göstergelerinden biri, kanser görülme sıklığının artması. Kronik Yorgunluk Sendromu vakalarıyla, diğer insanlar kıyaslanınca, ilk gruptaki insanların çok daha fazla kanserle yüzyüze olduğu belirlenmiş. Bu kesinlikle herkes kanser olacak anlamına gelmemeli ancak risk çok yüksek.
AIDS'e çok benziyor.
AIDS ve bu sendromun en önemli ortak noktası, bağışıklık sisteminin çökmüş olması. Her ikisi de ateş, yorgunluk, gece terlemeleri, sinir sistemindeki anormallikler ve sindirim sorunlarıyla başlıyor. Her iki hastada özellikle ilaçlara karşı alerji gelişiyor. Hatırlama güçlükleri, kafa karışıklıkları, ruh halinin aniden değişmesi, depresyon, göz hastalıkları ve okumada güçlükle karşılaşılıyor.
Dünyanın her yerinde görülüyor.
Kronik Yorgunluk Sendromu, sadece belli bir bölgede, ülkede, kıtada görülmüyor. Avusturalya'dan Japonya'ya, İngiltere'ye, Amerika'ya birçok ülkede araştırmalar devam ediyor. Avusturalya'da 114 bin kişilik bir grup taranmış ve üç bin kişide Kronik Yorgunluk Sendromu tespit edilmiş. Japonya'da, bu sendroma, ‘‘İnsanı yavaş yavaş öldüren sendrom'' adı veriliyor.
Sebebi bilinmiyor.
Kronik Yorgunluk Sendromu'yla ilgili birçok şey biliniyor ama sebebinin ne olduğu hala tespit edilemedi. Bilim insanları da bu konuyla ilgili tedbir almak isteyen sağlık bakanlıkları, hükümetler de sebebin bulunabilmesi çok para harcıyorlar fakat henüz bir bilgi yok.
Özel testleri yok
Kronik Yorgunluk Sendromu'na teşhis koyabilmek için özel bir test, ilaç veya tedavi bulunmuyor. Bağışıklık sisteminin fonksiyonlarının seviyesi ölçülüyor.
Sinir sistemi ise kan testleri, manyetik rezonans ve entelektüel kapasitenin ölçülmesini sağlayan testlerle değerlendiriliyor. Ve bunlar çok pahalı. Henüz sigorta şirketleri bu terapinin ücretini ödemiyor.
Belirtilere dikkat
Kronik Yorgunluk Sendromu'na yakalandığınızı düşünüyorsanız, belirtilerin hepsini başvurduğunuz uzmana söyleyin. Bu hastalıkla ilgilenen ayrı uzmanlık dallarından yardım isteyebilirsiniz. Eğer belirtiler geçmiyorsa, gerekli testlerin yapılmasını talep edin. Sendromun henüz tanınmadığını unutmayın. Yorgunluğunuzun dinlenerek geçeceğini düşünmeyin. Özellikle altı ayı geçen soğuk algınlığına benzer belirtiler, size Kronik Yorgunluk Sendromu'nu düşündürmeli.
Bahar yorgunluğu kronik olabilir
Halsizsiniz yorgunsunuz uyku yetmiyor
BAHAR aylarında insan metabolizmasında oluşan değişikliklerle ortaya çıkan bahar yorgunluğu, tedavi edilmezse kronikleşebiliyor. Acıbadem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Koptagel İlgün, bahar yorgunluğunun tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu söyledi.
Baharla beraber birçok kişide halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, uyku isteği gibi şikayetlerin görüldüğünü belirten Prof. Dr. İlgün, kalp ve romatizma hastalıklarında da yakınmaların arttığını söyledi. Bahar yorgunluğa yönelik önlem alınmazsa ‘kronik yorgunluk sendromu’na dönüşebileceğini vurgulayan Prof. Dr. İlgün, ‘‘Eğer yakınmalar süreklilik kazanmışsa ve kendinizi her zaman halsiz ve bitkin hissediyorsanız, kronik yorgunluk ile karşı karşıyasınız’’ dedi.
YÖNETİCİLER DİKKAT EDİN
Prof. Dr. İlgün'ün verdiği bilgiye göre, baharda havadaki elektrik yükü artıyor. Bu yük pozitif ve negatif iyonlar aracılığıyla taşınıyor. Pozitif iyonlar arttıkça vücuda zindelik getiriyor. Negatif iyonların artması ise yogunluk, halsizlik ve gerginliklere neden oluyor. Havadaki elektrik yükü, taşıtların yol açtığı kirlilik, sanayi atıkları gibi nedenlerle kentte daha fazla.
Yönetici kadrosunda çalışan, sorumluluğu fazla olanlarda, halsizlik, kırıklık, boğaz ve baş ağrılarıyla gelişen kronik yorgunluk sendorumun daha etkili olabileceğini belirten Prof. Dr. İlgün, ‘‘Kronik yorgunluk sendromu olanlar, gözlerinin önünde beneklerin uçtuğunu, devamlı başağrısı ile birlikte sanki kerpetenle ensesinin sıkıldığı hissine kapıldığını söyler. Eklem ağrılarından yakınır. Bu kişilerin işteki konsantrasyonları bozulur. Eklem ağrıları ve ruhsal sıkıntılar yakasını bırakmaz’’ dedi.
Bahar yorgunluğu ve kronik yorgunluğun yanı sıra ‘mutsuzluk’ yorgunluğunun da bulunduğunu anlatan Prof. Dr. İlgün, ‘‘Kendini sürekli halsiz, isteksiz, yorgun hissedenler bu gruba giriyor. Bunların yorgunluk hisleriyle mutsuzlukları arasında bağlantı var. Mutsuzluk yorgunluğu, insanın psikolojisiyle çok yakından ilgili’’ dedi.
Günde 3 litre su için
Baharda vücut, B ve C vitaminleri ile potasyum başta olmak üzere daha çok vitamin ve minerale ihtiyaç duyar. B ve C vitaminleri sebze ve meyvelerde, potasyum da domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunur.
Günde 3 litre su için. Yemek yemeden ve yatmadan önce yavaş yavaş su içerek, vücudunuzun ihtiyacı olan suyu sağlayın.
Uyku ritmine dikkat edin. Rahat bir uyku için yatağa girmeden önce, günlük bütün stres nedenlerinizi aklınızdan uzaklaştırın. Hoşunuza giden konuları düşünün veya hoşlandığınız bir film seyredin.
Alkolden uzak durun. Çünkü yorgunluktan kurtulmak için alkole sarılmak, çözümü zor problemleri ortaya çıkarabilir.
Yorgunluğunen iyi ilacı kısa tatiller
Prof. Dr. Koptagel İlgün, kronik yorgunluğa yakalananların önce bunun nedenlerini araştırması gerektiğini söyledi. Neden eğer iş yoğunluğu ise ‘‘Çalışma temponuzu düşürün' diyen Prof. İlgün, neden monotonluksa ‘‘Hayatınızı renklendirin' dedi. Prof. İlgün, kronik yorgunluktan korunma yollarını şöyle sıraladı:
En iyi ilaç, tatile çıkmaktır. İmkanlarınızı zorlayarak, bir kaç günlüğüne de olsa kent dışına çıkın.
Sabahları, aç karnına, en az 5 dakika yürüyüş yapın. Ancak bu yürüyüşleri, güneşli günlerde yapmaya özen gösterin.
Her sabah, 10-15 dakika, aç karnına jimnastik yapın. Ama vücudunuzu aşırı yormaktan da kaçının.
Sofranızdan meyve ve sebzeyi eksik etmeyin. Sevmeseniz de mevsimin özelliklerini taşıyan meyve ve sebzelerin bütün çeşitlerinden bol miktarda yiyin.
Çağımızın hastalığı YORGUNLUK
ABD başı çekiyor Kronik yorgunluk sendromu ilgili en geniş araştırkmalar ABD’de yapılıyor. Hastalık bunaltıcı bir seyir izliyor. Önce bilinen yorgunluk isteksizlik, halsizlik... Ardından sürekli hafif ateş, ürpermeler, boğaz ağrısı, boyunda bezeler, kas yorgunluğu, eklem ağrıları, miğren... Ve bütün bu şikayetlere yol açan bir virüs... ABD’de yorgunluktan şikayet ederek doktara başvuranların sayısı 20 milyon cıvarında. “İki bücuk sene boyunca yatağıma uzandım ve tavandaki sinekleri izlemekten başka bir şey yapmadım. Tek bir satır bile yazmadım.” Bu sözler, en çok kitapları satan yazarların başında gelen Randy Newman’’a ait. Araştırmacıların, yorgunluk için ifade ettikleri sonuç ise şöyle: Binlerce sebep, binlerce sonuç ve buna karşılık binlerce tedavi şeklinin mümkün olduğunu belirtiyorlar.
Problemi tanımlamak Yorgunluk, günümüzde insanların birçoğunun en çok şikayet ettiği konuların başında geliyor. İnsanların en az yüzde 20’lik bir kısmı yorgunluğu hayatlarındaki önemli bir problem olarak görüyorlar. Yorgunluk genelde kadınları yüzde 70 oranında etkiliyor. Kronik yorgunluk sendromu ise, teşhisi zor bir hastalık olduğu için milyonlarca insan sessizce bu sorunu çekiyor olabilirler. Kronik yorgunluk sendromu pek çok insan tarafından bilinmeyen bir hastalık. Kendinizi çok yorgun hissediyorsunuz ya da enerjiniz yetmiyor. Uzmanlar bunun sebeplerini şöyle açıklıyor: Haftada birkaç gün çok geç yatıp çok geç kalkıyorsunuz. Sağlıksız şeyler yiyor, çok az egzersiz yapıyor, arada bir perhize giriyor, sigara ve çok içki içiyor ve de çok çalışıyorsunuz. Yorgunluğunuzu atmak için yaşam tarzınızı değiştirmeniz gerekiyor.
Başlıca belirtileri > Enfeksiyon: İçten içe yorgunsunuz, düşük ateşiniz var ve boyun bezlerinizde şişlik oldu. Gudde iltihabı, viral hepatit ya da “eğer yorgunluğunuz altı aydan beri devam ediyorsa” kronik yorgunluk sendromunuz var. Eklem ağrısı, baş ağrısı çekiyorsanız ve tikleriniz varsa, Lyme hastalığına yakalanmış olabilirsiniz. > Anemi: Yorgunluğunuz ve biraz nefes darlığınız var; benziniz solgun ve kalbiniz düzensiz atıyor. Bunun nedeni anemi olabilir; özellikle adet dönemi şiddetli geçen kadınlarda, demir içeriği düşük beslenmede veya kan kaybında görülür. Kendi kendine yardım yöntemleri yardımcı olabilir. > Hipotiroidizm: Sürekli yorgunluk hisseden orta yaşlı bir hanımsınız ve ısınma güçlüğü çekiyorsunuz. Biraz saçınız azaldı ve cildiniz kuru. Sorunun kaynağı tiroid bezi salgısı azlığı olabilir ve bu tedavi edilebilir.
Kendiniz ne yapabilirsiniz?
Uykunuzu düzene sokun; her gece 7-8 saat uyumaya çalışın. Ilımlı ve düzenli egzersiz yapmaya başlayın; aşırı çalışıyorsanız, mesainizi biraz azaltın. Anemi söz konusuysa, bol miktarda katıksız buğday ekmeği, kuru meyve, lifli yeşil sebze yemelisiniz. Demir hapları da yardımcı olabilir. Doktorunuza tedaviye ihtiyacınız olup olmadığını sorun. Sağlıklı ve dengeli yiyecekler yiyin ve çok su için. Gevşeme ve stres atma tekniklerinden bazılarını öğrenin. Beslenme alışkanlıkları da çok önemli. Artık çoğumuz tarafından bilindiği gibi yorgunluk ve halsizlikten şikayetçi olan kişiler için en iyi seçimler sebze, meyva, baklagiller, fındık ve deniz ürünleri ağırlıklı beslenmek. Bunun yanında yağlı süt ürünleri, kırmızı et, şeker ve kafeinli içecekleri sindirebilmek daha zor, dolayısıyla tavsiye edilmiyorlar. Yorgunluk ile başa çıkmak için en önemli etkenlerden biri ise stresi azaltmak
Yorgunluk sendromuna çözüm
Tatil sonrasında kendinizi yorgun hissetmeyeceğinizi sanmıştınız. Enerji toplamış ve dinlenmiş olarak günlük hayatınıza dönecektiniz. Ve herşey yolunda gidecekti. Ama siz şimdi kendinizi tatil öncesindekinden çok daha fazla yorgun hissediyorsunuz. Bazı sabahlar yataktan kalkmak size işkence gibi geliyor. Evin içinde biraz gezinseniz sanki saatlerce yol yürümüş gibi oturacak yer arıyorsunuz. Kendinizi sürekli yorgun hissetmekten haklı olarak bıktınız usandınız. Günün 24 saati yorgunluktan yakınmanın sağlıklı olmadığını da aklınıza getirince, yorgunluğunuza bir de endişe eklendi. Ve artık kolunuzu kıpırdatmak istemiyorsunuz.
Psikologlar bu tür yorgunlukların ruhsal sorunlardan kaynaklanabileceğini hatırlatıyorlar. Yanlış beslenme, hareketsizlik, düzensiz uyku gibi nedenler yorgunluk yaratıyor. Hava koşullarındaki ani değişiklikler de vücudu yorgun düşürüyor. Bünyemiz değişen koşullara hemen ayak uyduramadığı için mevsimler değişirken biz de kendimizi yorgun ve isteksiz hissediyoruz.
Yapılan bir araştırmaya göre sürekli yorgunluk Amerika'da tehlikeli bir salgın hastalık gibi yaygın. Yetişkin Amerikalı'ların yüzde 40'ı sürekli yorgunluk çekiyor. Amerika'da Ulusal Uyku Vakfı'nın çalışmaları ise ilginç bir gerçeği ortaya çıkardı. Yetişkinler uykuya çok az zaman ayırıyorlar. Çeşitli nedenlerle uykusuz geçen geceler, kişileri uyumamaya alıştırıyor. Bu nedenle de uyumak için yatağa yattıktan sonra uzun süre gözlerine uyku girmiyor. Uyumak istediği halde bir türlü uykuya dalamayanlar, sabahları yorgun oluyorlar, moralleri çok çabuk bozuluyor.
Geceleri fazla oyalanmadan uyuyabilmek çok önemli. Bunu sağlamak için de akşamları çok hafif yiyeceklerle yetinilmeli. Yatak odasını sadece yatıp uyumak için kullanmak çok önemli. Bazı kişiler, yataklarında televizyon izlemeye, hatta bazı evrak işlerini yapmaya meraklı oluyorlar. Yatak odasında başka işlerle uğraşmak uyku kaçırıyor. Bazı kişiler yatarak kitap ve gazete okumanın uyku getirdiğini düşünürler. Ama bu herkes için geçerli değildir...
Diyet uyguladığınız zaman vücudunuz yeterli miktarda enerji toplamadığı için çok çabuk yorulabilirsiniz. Kendinizi sevdiğiniz yiyeceklerden uzak tutarken, vücudun enerjisiz kalmamasına dikkat etmelisiniz. Özellikle mevsim geçişlerinde diyet uygulamaktan kaçınırsanız, yorgunluk sorun olmaz....
Yorgunluk gidermek için
1-Hiç değilse beş dakika süreyle gün ışığına çıkın. Evinizin kapısı önünde durmanız bile yeterli olur.
2-Nane koklayın. Nane esansı, yorgunluğu giderip size enerji verir.
3-Yoğurt, fıstık, fındık ve kraker gibi yiyecekleri sık sık atıştırın.
4-Müzik dinleyin. Hareketli müzik parçaları size enerji verir.
5-Gün içinde en az 10-20 dakika uyuklamaya zaman ayırın.
Kronik yorgunluklar Yediğimiz yiyeceklerden ya da kullandığımız ilaçlardan olabilir, ama nedenlerini araştırmak gerekiyor.
Uykusuzluk, aşırı çalışma ya da başka bir neden dışında kendini sürekli hissettiren yorgunluk halleri bazı hastalıkların habercisi olabilir.
Sabah henüz yataktan kalkmadan kendinizi yorgun hissetmeye mi başlıyorsunuz? Ya da tatil gününde bile yerinizden kalkamıyor musunuz? Sürekli yorgunluk ya da halsizlik ne yazık ki çağın sorunları arasında yer alıyor.
Kendimizi yorgun hissetmemizin en belli başlı nedenlerinden biri uykusuzluk. Vücut yeterince dinlenemezse, bir gün öncesinin yorgunluğunu atamaz ve yorgunluk hissi katlanarak devam eder. Bu arada bazı hastalıkların da yorgunluk duygusuyla kendilerini belli ettiklerini biliyoruz. Ama böyle bir sorundan kaynaklanmayan yorgunluk aslında pek çoğumuzu etkiliyor. Yorgunluğa tek neden olarak uykusuzluğu göstermek doğru değil. Bunun kaynağını bulmak ise bizim elimizde.
Hastalık olabilir
Yaşam biçiminizi değiştirdikten sonra da yorgunluktan kurtulamazsanız, bir doktora görünmelisiniz. Anemi, tiroid sorunları, depresyon gibi hastalıklar kişilerin sürekli yorgunluk hissetmelerine neden olurlar.
Yorgunluğun nedenleri mutlaka araştırılmalı. Altı ay içinde geçmeyen sürekli yorgunluk, belleği zayıflatabilir düşünme yeteneğini etkiler, uykusuzluk yaratabilir.
Gizli nedenler
Diyet: Besinler, vücudun yakıtıdırlar. Vücut için gerekli besinleri yeterli miktarda tüketmezseniz kendinizi yorgun ve bitkin hissedebilirsiniz.
Örneğin demir, kaslara oksijen gitmesini sağlar ve B vitaminleri de karbonhidratları, proteinleri ve yağı özümleyerek enerji sağlarlar. Dengeli beslenme ihtiyacınız olan besinleri almanız için yeterlidir, ama zaman zaman vitamin takviyesi yapmanız da gerekebilir.
Hareketsizlik: Kendinizi yorgun hissettiğiniz zaman egzersiz yapmaya kalkışmazsınız. Uzmanlar yorgunluktan yakınmaya başlayınca bir fırsatını bulup egzersiz yapmanızı öneriyorlar. Egzersiz stresi ve endişeyi azaltıp enerjinizin artmasını sağlar. On-onbeş dakikalık bir yürüyüş bile sizi güçlendiri, yürüyüş sona erince kendinizi eskiye göre çok daha iyi hissedersiniz. Egzersiz beyine kan akışını hızlandırdığı için güçlendiğinizi hissedersiniz. Haftada üç kez, 20-30 dakika egzersiz yapmanız çok yararlı olacaktır
Yiyecekler: Bazı yiyeceklere karşı aşırı duyarlılık yorgunluğun belli başlı nedenleri arasındadır. Bu yiyecekleri yemekten vazgeçerseniz üzerinize çöken ağırlıktan eser kalmaz. Eğer sürekli yorgunluk hissetmenizin nedeni bazı yiyeceklere aşırı duyarlılık ise bu yiyeceklerden vazgeçtikten dört gün sonra eskisi gibi yorulmadığınızı farkedersiniz.
İlaçlar: Bazı ilaçların yorgunluk ve halsizlik gibi yan etkileri vardır. Kullandığınız ilaçların tanıtım broşürlerini dikkatle okuyun. Eğer yan etkiler arasında yorgunluk yer almışsa bu ilacı kullanmayı bıraktığınız zaman yorgunluğunuz da geçebilir.
Çalışma yerleri: Gün boyunca çalışmak sizi fazla yormayabilir, ama çalıştığınız mekan için durum farklıdır. İş yerinizin her türlü sağlık koşullarına uygun olması, sizi yoracak sıkacak özelliklere sahip olmaması gerekir. Bunun için tatil günlerinizde bol bol hareket ederek, açık yerlerde dinlenerek haftanın yorgunluğunu giderebilirsiniz.
Kronik yorgunluğu değişiklikle yenin
Kronik yorgunluğun, kendisini halsizlik, kırıklık, boğaz ve baş ağrısı şeklinde belli ettiği, bundan kurtulmak için bulunulan mekandan uzaklaşılması önerildi.
Sağlık Magazin Dergisi’nde yer alan bir yazıya göre, yoğun iş temposu ya da yaşamdaki tek düzelikten kaynaklanan kronik yorgunluktan kurtulmak için mekan değişikliği yapılması şart.
Kronik yorgunluk çeken ve sürekli eklem ağrılarından şikayetçi olan kişilerin iş yaşamında verimliliklerinin önemli ölçüde azaldığı, konsantrasyonlarının düştüğü gözleniyor. Ruhsal sıkıntıların artmasıyla birlikte kronik yorgunluk çeken kişilerin görme duyularıyla ilgili de sorunlar yaşayabiliyor. Örneğin, gözlerinde benek benzeri noktaların uçuştuğunu hissedebiliyorlar. Tüm bu sorunların birleşmesi hayatı çekilmez hale getiriyor.
Tatil çözüm olabilir
Kronik yorgunluktan kurtulmanın en iyi yolu, bu rahatsızlığın nedenlerini tesbit etmek. Eğer iş yaşamından kaynaklanan yorgunluk ise, çalışma temposunun düşürülmesi, kişinin yaşamındaki bir tekdüzelik sözkonusu ise günlük yaşamı renklendirecek uğraşlar edinilmesi öneriliyor. Uzmanlar, 'Bulunduğunuz yerden birkaç günlüğüne uzaklaşıp seyehate çıkın, tatil yapın. Bu sizi bulunduğunuz yerdeki sorunlardan uzaklaştıracaktır' diyor. Her sabah güne kısa bir yürüyüşle başlanması önerilirken, 10-15 dakika jimnastik yapılması gerektiği belirtiliyor. Vücudun B ve C vitamini ile potasyum ihtiyacının karşılanması da kronik yorgunluk sorununun çözümünü kolaylaştırıyor. B ve C vitaminleri sebze, meyvelerde, potasyumun ise domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunmakta. Beslenme alışkanlığı değiştirilip sebze ve meyveye ağırlık verilmesi vücudu dinçleştirici etki yaratıyor. Uzmanlar ayrıca günde en az üç litre su içilmesinin organizmanın çalışmasını hızlandıracağını, uyku ritmine dikkat edilerek vücudun yeterince dinlenmesinin sağlanabileceğini vurguluyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde alkol tüketiminin de azaltılması öneriliyor.
Yedi günde zindelik!
Bazı basit kurallara dikkat edip, özel hazırlanmış canlandırma programlarını uyguladığınız takdirde, sizi kimse tutamaz. Baharın her dakikasını enerjik bir şekilde geçirebilirsiniz. Eğer dün yer alan testi çözdüyseniz skorunuza göre, çözmediyseniz yorgunluk seviyenize uygun olarak doktorların önerdiği şekilde çalışabilirsiniz. Üstelik hiç zor değil!
Hazır mısınız? Çok kolay uygulanabilir kaidelere dikkat ederek, bahar yorgunluğunuzu üstünüzden atacaksınız. Doktorların tavsiye etmiş olduğu ilk kural, mini bir kontrolden geçmelisiniz. Kolesterol, trigliserid ve kan şekeri seviyenizin ölçülmesi gerekiyor. Eğer herşey normalse sorun yok, varsa uzmanlarla görüşmeye devam etmelisiniz. Çünkü yorgunluğunuzun sebebi hiç tahmin etmediğiniz bir rahatsızlıktan kaynaklanıyor olabilir. İkincisi, kalp atışlarınızı takip etmeyi öğrenmelisiniz. Çok rahat egzersiz yapacağınız ayakkabılarınız olmalı. Ayrıca çok zengin, sizi zorlamayacak bir egzersiz programına ihtiyacınız var. Çünkü iyi bir egzersiz programı ve beslenme düzeni, tüm mekanizmanın çalışma hızını değiştiriyor. Buna uygun alışveriş etmeyi öğrenmeyi ve tahlillerinizi yaptırdıktan sonra takviye amacıyla mineral, vitamin alıp almamanız gerektiğini sormayı unutmayın.
Eğer bu dizi yazının dün yayınlanan bölümünde yer alan testi çözdüyseniz ve puanınızı kaydettiyseniz, hangi grupta olduğunuzu tespit edin: 495-560 puan arasındaysanız ilk, 326-494 puan arasındaysanız ikinci, 80-325 puan arasındaysa üçüncü grupta bulunuyorsunuz. Eğer testi çözmediyseniz, kendinizi, çok fazla yorgun hissetmiyorsanız ilk gruba, biraz yorgunsanız ikinci gruba, çok yorgunsanız üçüncü gruba dahil edin.
Önce hareket
İlk grupta yer alıyorsanız, kahvaltıdan önce mutlaka egzersiz yapmalısınız. Seçenekleriniz şöyle, 40 dakika yürüyüş veya 30 dakika yüzme veya 20 dakika bisiklete binme veya 20 dakika çok hızlı yürüyüş. Geldikten sonra sıcak yağsız sütle hazırlanmış tahıl gevreği ve kafeinsiz kahve, çay, bitki çayları ya da su içerek kahvaltı. İşyerinde veya evde, derin nefes almaya biraz vakit ayırmalısınız. Mümkünse açık havada. Burnunuzdan aldığınız nefesi, ağzınızdan vereceksiniz. Daha sonra öğle yemeği yemeden önce özellikle esmer undan hazırlanmış yiyeceklerden tüketebilirsiniz. Ayrıca yağsız peynir veya meyve veya yağsız yoğurt da yiyebilirsiniz. Öğle yemeklerinde ise önerilen sebze yemekleri veya sebzelerle hazırlanmış sandviçler. İçecek sabah önerilenlerle aynı. Yemekten sonra yine oksijen almak için bina dışına çıkın.
Öğle yemeğinden sonra acıkırsanız, çiğ sebzeler atıştırabilirsiniz. Özellikle havuç öneriliyor. Akşam yemeğinde ise sebzelerle pişirilmiş balık ve salata miktarı kısıtlanmaksızın yenebilir. İçecekte değişiklik yok. Tatlı olarak ise fırında pişirilmiş meyveli tatlılar ideal seçimlerden.
Her gün kendinize mutlaka vakit ayırmalısınız. Bu zaman diliminde, küvette uzun banyo keyfi, sauna, buhar banyosu, manikür, pedikür, yüz temizliği, masaj veya yeni bir saç modeliyle ilgilenebilirsiniz. Yiyecek programınızda her gün sebze, tavuk, balık, et ızgarayı kullanarak, tüketilmemesi gereken yiyeceklerden uzak durarak yiyeceklerinizi çeşitlendirebilirsiniz. Çiğ sebzeden hiç vazgeçmemeli, yağlar arasında zeytinyağını tercih etmelisiniz. Eğer canınız makarna ve pirinç isterse, kepekli olanlarını satın alın. Büyük marketlerde kolaylıkla bulabilirsiniz.
Sporu artırmalısınız
Eğer ikinci grupta bulunuyorsanız, yukarıda anlatılanlar sizin için de geçerli. Egzersiz ve kahvaltı programında önerilere dikkat etmelisiniz. En önemli fark, siz kahvaltıdan önce ve öğle yemeğinden sonra iki kez egzersiz yapmalısınız. Yürüyüşten, yüzmeye her tür aktivite olabilir. Ya da bir gün yürüyebilir, bir gün yüzebilir, bir başka gün tenis oynayabilir veya koşabilirsiniz. Yeter ki öğleden sonraları da hareketi ihmal etmeyin. Yiyeceklerde tercihler birinci grupla aynı, siz de her gün kendinize bakmalısınız. Balık ve tavuk özellikle akşam yemeklerinde yer almalı.
Çok yorgunsunuz ve üçüncü gruba dahilsiniz. yedi günlük programda siz de aynı kaidelere tabisiniz. Fakat siz daha fazla hareket etmek zorundasınız. Vücut, egzersiz yaptıkça, yorgunluğu ve halsizliği üzerinden atıyor. Sabahları kahvaltıdan önce yaptığınız egzersizi, öğle yemeğinden önce ve öğleden sonra tekrarlayacaksınız. Süre ve hangi egzersizi uygulayacağınızı siz seçin. İşyerinden dışarı çıkamayanlar, merdiven inip, çıkmayı tercih edebilirler. Ancak önerilen açık havada spor yapılması ve düzenli nefes tekniklerinden yararlanılması. Egzersizlerin yanında, nefes alıp, verme programlarını ihmal etmemelisiniz.
Sabahları yine tahılla kahvaltı. Yemekler, tavuk, sebze, balık ve meyve ağırlıklı. Ne kadar çiğ sebze tüketirseniz sizin için o kadar iyi. Tüm gruplar kendi haftalık programlarını bu ilkelere dayanarak hazırlayabilirler. Özellikle tatillerde kolaylıkla uygulanabilir. Önümüzdeki kurban bayramı sizin için fırsat olabilir. İlk haftadan sonra kendinizi zinde hissediyorsanız, istediğiniz periyodda bu programı tekrar edebilirsiniz, diğer haftalarda ise daha hafif olarak uygulayabilirsiniz. Eğer tüm uğraşınıza rağmen fark yoksa, doktora başvurmalısınız. İlk olarak çeşitli tahlilleri yaptırmanız gerektiğini unutmayın!
Dikkat! Yoruyorlar
Bazı yiyecekler var ki, onlardan uzak durmak en iyisi. Çünkü yoruyorlar! İlk sırada tuz var. Özellikle hamburger, cheeseburger, milk shake, patates kızartması, elmalı tart gibi bir mönü, canlılığınızı yokediyor. Tuz, doğrudan hipertansiyonla yani tansiyonun yükselip, alçalmasıyla ilgili. Üstelik hiç belirti vermeyebilir ve ani felce, kalp krizine neden olabilir. Tansiyon seviyesi arttıkça, bağışıklık sisteminin de çalışması hızlanıyor. Bunun sonucunda ise kişi kendini aniden yorgun hissetmeye başlıyor. Ayrıca çok tuz yediğiniz için çok fazla su tüketeceksiniz. İçtiğiniz aşırı su, kiloyu artırıyor.
Yorgunlukla birlikte ruh halinizin değişmesinin de sebeplerinden biri, tuz. Özellikle kadınlarda, adet öncesi dönemde ortaya çıkan sendromun sorumlularından. En son zararı ise böbrekleri hasara uğratması. Bazı küçük tedbirler alabilirsiniz. Yemek pişirirken tuz atmayın, eğer koyduysanız, sofraya tuzluk götürmeyin. Eğer fırında pişirdiğiniz yiyeceklerde karbonat, kabartma tozu gibi ürünler kullanıyorsanız, tuz koymasanız da olur, çünkü lezzetinde değişiklik olmayacaktır. İdeal olanı, tuzu yavaş yavaş kesmek ve bütünüyle ortadan kaldırmak.
KEPEKLİ UNDAN YARARLANIN
Bizi yoran yiyeceklerin ikincisi, şeker. Çünkü çok fazla şeker tüketiminin sonucunda pankreas aşırı çalışıyor ve kan şekeri seviyesi hızla düşüyor. Düşük kan şekeri, yorgunluğa, mızmızlığa, dikkat dağınıklığına ve baş ağrısına neden oluyor. Ayrıca bağışıklık sisteminin dengesini de bozuyor. Bazı yiyecekler ve içeceklerden aşırı kalori alınmasının nedeni de şeker. Örneğin kolalı içecekler, reçel, şerbet, şurup, balla tatlandırılmış gevrekler, ketçap ilk sıralarda yer alıyor. Şeker sebebiyle daha az kalori alınan besinler arasında ise kek, çörek, çikolatalı puding yer alıyor.
Üçüncü sırada ise rafine edilmiş unlar bulunuyor. Özellikle Türk mutfağında önemli yer işgal eden beyaz un, pirinç, makarna ve temel gıdalardan üretilen diğer yiyecekler çok ama çok yoruyor! Ayrıca kanser riskini de artırdığı saptanmış durumda. Enerjiyi yükseltmek için sakınılması gereken bir başka grup da, kafein. Memedeki kistik sorunlar, doğum anormallikleri konusunda önemli risklerden biri olarak kabul edilen kafein, endişe haline, sinirliliğe, uykusuzluğa da neden olabiliyor. Tüm bu besinler ilk sıralarda yer alanlar. Eğer yorgunluğunuz artık kronikleşmeye başladıysa, diyetisyenlerle görüşmeniz ve ayrıntılı bilgi almanız gerekiyor. Kendinizi halsiz hissetmenizin en önemli sebeplerinden biri, yanlış beslenmeniz olabilir.
Halsizlik * 60 yaşındayım ve uzun süredir kendimi yorgun ve halsiz hissediyorum. Eczanelerde bazı ithal vitaminlerin, zindelik vermesi için satıldığını duydum, önerir misiniz?
Menopozda ve özellikle belirli bir yaştan sonra kadınlar kendilerini çok sık olarak yorgun, halsiz ve bitkin hissederler. Bazı vitamin ve mineraller kısmen de olsa zindelik sağlamaktadır. Piyasada yurt dışından gelen çok sayı ve çeşitte vitamin ve değişik Uzakdoğu bitkilerinden yapılan ilaçlar satılmaktadır. Benim şahsi görüşüm, doğru vitamin ilaçlarını kullanmanın gerçekten faydası olduğu yönündedir. Herhangi bir ilacı değil doktorunuza danışarak içinde sizin için gerekli olan vitaminleri, kalsiyumu, fosforu ve daha birçok maddeyi içeren doğru bir multivitamin hapını kullanmanız daha sağlıklı olacaktır.
Asla yorulmayacağım!
Kendinizi hasta hissediyor musunuz? Ya da yorgun? Hatta bitkin? Eğer bu halsizliğe neden olabilecek fiziksel bir rahatsızlığınız yoksa, kronik yorgunluk sendromundan da mustarip değilseniz muhtemelen bahar yorgunluğu üzerinize şimdiden çökmek üzere. Aslında doktorların söylediğine bakılırsa, yemek seçerken, nefes alırken, hareket ederken yapılan hatalar insanı bitkin düşürüyor. Yani yorgunluğunuz ve mızmızlığınız bütün bir yıl sürebilir. Eğer bahar aylarında -ve her zaman- zinde, enerjik, hareketli olmak istiyorsanız, bugünlerde harekât planınızı belirlemelisiniz. Bu dizi yazıda, 100'e yakın referans kaynağından yararlanılarak hazırlanan canlanma programı yer alacak. İlk adımda, yaşam tarzınızı gözönünde bulundurarak, en yüksek enerji seviyenizi ölçmelisiniz. Bunun için aşağıdaki uzun testi değerlendirin, açıklamalara göz atın, size sağlığınızla ilgili ipuçları verecek. Test, çeşitli bölümlerden oluşuyor. Tüm bölümleri değerlendirdikten sonra elde ettiğiniz skoru bir yerlere kaydedin, saklayın. Çünkü ilerleyen bölümlerde, enerji seviyenize göre uygulayabileceğiniz kuralları okuyacaksınız. Enerjinizi artıran beslenme rejimi, yorgun düşmemek için yememeniz gerekenler, sizi hareketlendirecek diğer yöntemler ve bitkinlikten kurtulup, seks hayatınızı nasıl kurtaracağınızı öğrenebilirsiniz. Testin ilk bölümünde, vücudunuzun gerçek yaşını öğrenebilmek için aşağıdaki cümlelere 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 puan vermelisiniz. Eğer söylenene kesinlikle katılıyorsanız vereceğiniz puan 1 olmalı. Ne kadar emin olduğunuzu, saptamaların size ne kadar yakın olduğunu düşünün, 1'den 7'ye doğru yükseltin. 7 puan sizin kesinlikle o cümleye ‘‘hayır’’ dediğinizi gösterecek.
SİZ KİMSİNİZ?
Testin tüm bölümlerindeki puanları toplayın. Eğer 80-325 arasındaysa, yorgunsunuz. Ülser, kalp hastalığı, kolit, kanser, damar sertliğine yakalanma riskiniz yüksek, mutsuzsunuz ve kimseye güvenemiyorsunuz. Canlılığınızı kaybetmişsiniz ve hayatınız kontrolünüzden çıkmış gibi. Eğer toplam puanlar, 326-494 arasındaysa, çok dikkatli olmalısınız. Normal sınırdasınız, kuvvetten düşebilirsiniz, sağlığınız da bozulabilir. Ancak uygulayacağınız canlanma programıyla enerjinizi, ve hayat kalitenizi yükseltebilirsiniz. Puanınız, 495-560 arasındaysa, fiziksel durumunuz mükemmel. Canlısınız.
1. Göğsüm ağrıyor ama kalbim iyi durumda.
2. Zor nefes alıyorum.
3. Başım ağrıyor.
4. Sık sık tuvalete gidiyorum.
5. Hiç iştahım yok.
6. Sebepsiz başım dönüyor.
7. Hemen hemen hiç uyumuyorum.
8. Yorgunum.
9. Ağzım, boğazım hep kuru.
10. Kendimi sıkıntılı hissediyorum.
11. Karnımda hep bir gerginlik hissediyorum.
12. Hiç halim yok.
13. Keyifsizim.
14. Sebepsiz kusuyorum.
15. Boynum ağrıyor.
16. Öğlenleri hızlı koşamıyorum.
17. Dik, doğru durmuyorum, öne eğik yürüyorum.
18. Sabah ve öğlen çok az yiyorum. En fazla kaloriyi akşamları alıyorum.
19. Ayak parmaklarımı kolaylıkla, hiç acı çekmeden sırtıma değdirebiliyorum.
20. Merdivenlerden çıkarken zorlanmıyorum.
Bu sorudan itibaren puanlamayı tam aksi yapın. Eğer cümle size uygun değilse 1'den 7'ye doğru puan verin. Kesinlikle doğru diyorsanız 7 puan vermelisiniz.
21. Haftada yedi kadehten fazla içmiyorum. Bir kerede en fazla iki kadeh alıyorum.
22. Genellikle yedi saat uyuyorum.
23. Çok az kırmızı et, kızartma ve diğer zararlı yiyeceklerden yiyorum.
24. Sebze, meyve ve lifli yiyecekleri çok fazla tüketirim.
25. Tuz, şeker ve abur cubur yiyeceklerden uzak dururum.
26. Genellikle yaşımdan genç gösterdiğim söylenir.
27. Haftada dört kez en az yirmi dakika egzersiz yapıyorum.
28. Kendimi enerjik hissediyorum.
29. Hareketli günlerden çok hoşlanıyorum.
30. Hiç yorulmadan uzun saatler çalışabilirim.
Şimdi enerji seviyenizi ve hastalık risklerinizi öğrenebilirsiniz. Eğer topladığınız puanlar 31-139 arasındaysa, enerjiniz az ve hastalık riskiniz yüksek, 140-184 arasındaysa enerji ve hastalanma riski normal düzeyde, 185-217 arasındaysa, enerjiniz çok yüksek, hastalıklardan uzaksınız.
İlk grupta olanların, hipertansiyon, kalp, ülser, gut hastalığına yakalanma olasılıkları çok yüksek. Muhtemelen kilo fazlaları var, sigara içiyorlar, kendilerini mutsuz hissediyorlar.
İkinci gruptakiler, tam ortadalar. Kalp hastalıklarına ve kansere yakalanma riskleri var ama düşük. Dikkat etmek zorundalar.
Son gruptakilerin hem ruh sağlığı hem de fiziksel sağlığı çok iyi. İnsanlarla ilişkileri mükemmel, hastalanma riskleri çok düşük.
HAL, DAVRANIŞ NE DURUMDA?
Evde ve işyerindeki davranışlarınıza bağlı olarak enerji seviyenizi bu bölümde ölçeceksiniz. Puanlama 1'den 7'ye doğru. Hiç katılmıyorsanız 1, kesinlikle kabul ediyorsanız 7!
31. Gelecek sefer, moda olanı değil, beğendiğim giysiyi satın alacağım.
32. Herhangi bir tartışmaya donanımlı olarak katılacağım.
33. Eğer elimdeki iş zorsa, yardım isteyeceğim.
Bu soruda puanlama tam tersi!
34. En son başarıyla bitirdiğim bir projede, yardımcımın -nasıl başarılı olduğumuz konusunda- bana anlatacaklarıyla ilgilenemedim.
Puanlama normale döndü!
35. Televizyon yıldızlarının rol aldığı televizyon şovlarını tercih ediyorum.
Puanlama tam tersi!
36. Eğer karşımdakini anlamıyorsam bu onun kabahatidir, kendilerini yeterince anlatamıyorlar.
Puanlama normale döndü!
37. Diğer insanların performanslarıyla değil, kendiminkiyle ilgilenirim.
38. Zamanı iyi kullanmak isterim.
39. Emek verdiğim kadar kariyerimin yükseldiğine inanıyorum.
Puanlama tam tersi!
40. Bazı insanların benim hakkımda kötü konuştuğunu duyuyorum ve onları dinleyenlerin benden hoşlanmayacağını düşünüyorum.
Eğer topladığınız puanlar 10-40 arasındaysa, enerjiniz çok az, hastalanma riskiniz yüksek. 41-62 arasındaysa, canlılığınız da hastalanma riski de normal düzeyde. 63-70 arasındaysa, hareketlisiniz, hastalanma riskiniz de düşük.
İŞYERİNDE NELER OLUYOR?
Test devam ediyor. Aşağıdaki cümlelere katılıyorsanız 1'den 7'ye doğru puan verin. 7, saptamaya kesinlikle hayır dediğinizi gösteriyor.
41. Dikkatimi işime veremiyorum.
42. Kimseye güvenmiyorum.
43. Karar verirken çok zorlanıyorum.
44. Çalıştığım saatlerde yerimde duramıyorum.
45. İşteki herşeye tepki gösteriyorum.
46. Ufak tefek şeyler bile bana batıyor.
47. Herşeyi sürekli erteliyorum.
48. Organize biri değilim.
49. Hayatın adaletsiz olduğuna inanıyorum.
50. Çok çalışırım, eve de iş götürürüm.
51. Kağıtları hep dağıtırım.
52. İşyerindeki kimseye güvenmiyorum.
53. Diğer insanlardan daha çok çalışıyorum.
54. Rekabete bayılırım.
Eğer bu bölümde topladığınız puanlar 14-59 ise yorgunsunuz ve hastalanma riskiniz çok yüksek. 60-87 arasındaysa, her ikisi de normal düzeyde. 88-98 arasındaysa çok zindesiniz ve hastalanma riskiniz düşük.
İLİŞKİLERİNİZDEN MEMNUN MUSUNUZ?
İnsanlarla olan ilişkileriniz de enerjinizin ne durumda olduğu hakkında size bilgi verecek, puanlamayı bir önceki bölümle aynı şekilde yapacaksınız.
55. İnsanlardan ürkerim.
56. İnsanların etrafında olmaktan pek hoşlanmam.
57. Ağlayan bir insanın yakınında olamam.
58. Kendimi nasıl hissettiğimi pek anlatamam.
59. Hiçbir şey hissetmiyorum.
60. Çok endişeliyim.
61. Mutsuzum.
62. Hep kötü şeyler düşünüyorum.
63. Kendimi boşlukta hissettiğim anlar oluyor.
64. Hayat gerçekdışı görünüyor.
65. Kendimle sorunumun ne olduğunu bilmiyorum.
66. Sürekli baskı altında olduğumu hissediyorum.
67. İnsanlar beni kullanıyor.
68. Herşeyden ve herkesten sıkılıyorum.
69. Hiçbir şeyden memnun olmuyorum ve sebebini bilmiyorum.
70. Herşeyi unutuyorum.
Puanlama tam tersi!
71. Sabah uyandığımda, o gün neler yapacağımı düşünüyorum.
72. Hayatımı kontrol edebiliyorum.
73. Çok iyi arkadaşlarım var.
74. İstediklerimi yapabildiğimde, kendimi iyi hissediyorum.
75. Yeni şeyleri öğrenmekten ve yapmaktan çok mutlu oluyorum.
76. Hobilerim ve kariyerimle ilgili gerçekleştirmek istediğim hedeflerim var.
Puanlama normale döndü!
77. Sebepsiz ağlıyorum.
Puanlama tam tersi!
78. Her yaştan arkadaşım var.
79. Fiziksel aktivitelerden zevk alıyorum.
Puanlarınız 25-80 arasındaysa enerjiniz düşük, hastalanma riskiniz yüksek, 81-159 puan arasındaysa her ikisi de normal düzeyde, 160-175 puan arasındaysa enerjiksiniz ve sağlığınız iyi durumda.
. Kronik Yorgunluk Sendromu hakkinda aciklamalar Kronik Yorgunluk Sendromu konusunda bilgiler
|
|