Kadınlar
     
Kategoriler
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuklar
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlara Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Pratik Bilgiler
Yaşam
Kadınlar hakkında

 

 

Kadınlar » Kadın sağlığı

» Kronik Yorgunluk Sendromu

 

Kronik Yorgunluk Sendromu

Kadinlaricin.net sitesinde Kronik Yorgunluk Sendromu baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Kronik Yorgunluk Sendromu ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Kronik Yorgunluk Sendromu  ,resim ,resimleri

 

AIDS, son on yılda tıp camiasını alt üst etti. Önce eşçcinsel hastalığı olarak ilan edildi. Sonra herkes mahçup oldu. Kadın, erkek, çocuk, heteroseksüel tüm insanların risk altında olduğu belirlendi. Bulaşma yolları tespit edildi. Tedavide de epey yol katedildi. Ömür uzadı, üçlü tedavilerle önemli başarılar elde edildi. Hatta anne karnındaki bebek korunmaya başladı. Kronik Yorgunluk Sendromu ile AIDS, araştırmacılara göre birbirine çok benziyor. Hatta ikibinli yıllarda AIDS'in yerini alacağı bile söyleniyor. Sendrom hakkında bilinenler artıyor ancak sebebi tespit edilemedi. Kesin tedavisi de henüz yok, sadece ortaya çıkabilecek hastalıklar için tedbir alınıyor. Denenen ilaçlar hayli pahalı. Birçok fiziksel hastalık, Kronik Yorgunluk Sendromu'nun habercisi. Ancak anlaşılamıyor. İlk belirtileri de AIDS'e çok benziyor.

Yorgunluk Sendromu Kronik Yorgunluk Sendromu, kalp ritmini bozabiliyor.

Kronik yorgunluk sendromuna yakalanan insanlarda ciddi kalp anormalliklerine rastlanabiliyor. Bunun anlamı şu; kalp ritminde bozulmalar görülebiliyor, göğüs ağrılarıyla karşılaşılabiliyor. Ayrıca kalp kaslarında da iltihaplanmalara yol açabiliyor. Kalp ritmindeki bozukluklar, yüzde 50 oranında görülüyor. Hele egzersizden sonra aşırı yorgunluk ve kalp ritminde düzensizlik tespit ediliyor.

Sindirim sorunları da ortaya çıkıyor.

Karında şişkinlik, ishal, karın ağrısı, hazımsızlık gibi sindirim problemleri de kronik yorgunluk sendromuyla birlikte kendini gösteriyor. Bunun sebebinin histamin üretiminin fazlalığı olduğu düşünülüyor. Aşırı derecede histamin salgısı, mide asitlerinin salgısını da artırıyor. Bu durum kişinin aşırı zayıflamasına neden oluyor. Aşırı histamin üretimi, alerjileri de ortaya çıkarıyor. Sindirim sorunları, kronik yorgunluk sendromunun ilk belirtileri arasında sayılıyor.

Çabuk unutuyorlar.

Gazeteyi okuyorsunuz, tesadüfen yanınızdan geçen arkadaşınız, okuduğunuz son cümleyi soruyor ve cevap veremiyorsunuz. Kronik yorgunluk sendromunun en tipik belirtilerinden biri. ‘‘Beyinde dumanlanma'' olarak tabir edilen durum, okurken, düşünürken ortaya çıkan hafıza kayıplarını ifade ediyor. Çünkü zihinsel faaliyetlerde bozulmayla karşılaşılıyor.

İnsanın tenini tahrip ediyor.

Cilt, enfeksiyonlardan korunabilmek için vücudun en önemli kalkanı. Ciltteki herhangi bir sorun, mikropların kolayca vücuda girmesine neden oluyor. Özellikle Kronik Yorgunluk Sendromu'ndan mustarip çocuklarda cildin tahriş olması çok sık görülüyor. Örneğin devamlı dudaklarında uçukla karşılaşılıyor. Tümörler de ortaya çıkabiliyor. Tedavi edilmeye çalışılıyor ama cilt problemleri tekrarlıyor. Çünkü kronik yorgunluk sendromu nedeniyle bağışıklığın azalmış olabileceği düşünülmüyor ve kesin tedavi sağlanamıyor.

Yeni alerjiler ortaya çıkıyor.

Kişide aniden alerji ortaya çıkmasının yanısıra yeni alerjilerin görülmesine neden oluyor. Yine sebep, histaminin aşırı üretimi. Yeni alerjiler, yiyeceklere, ilaçlara, saç spreyi, parfüm gibi kimyasal maddelere karşı gelişebiliyor. Hatta araştırmalarda kişiler, parfümlerin hepsine değil, bazı markalara alerjileri olduğunu dile getirmişler.

Alkol içemiyorlar.

Kronik Yorgunluk Sendromu'nun alkolle arası hiç iyi değil. Kişinin alkole karşı toleransı azalıyor. Bu insanlara, alkol aldıklarında ne hissettikleri sorulmuş. İçki içtiklerinde kendilerini çok kötü hissetmedikleri ancak zehirlenmiş gibi bir duyguya kapıldıklarını söylemişler. Aslında içki içmek istiyorlar fakat içemiyorlar.

Hayatta herşeyi berbat edebilir.

Kronik Yorgunluk Sendromu'yla yaşayan insanlar değer verdikleri herşeyi kaybedebilirler. Çünkü yorgunlar, hafızaları zayıf, sindirim problemleri var. Örneğin uzun süre çalışmaları çok zor. İşlerini kaybetmeleri çok sık görülüyor. Dolayısıyla evlerini, otomobillerini, paraya çevirebilecekleri mallarını kaybediyorlar. Bununla kalsa iyi. İnsanlarla ilişkileri bozuluyor. Özellikle de sevgilileriyle, eşleriyle. Çoğunun evliliklerinin bitmesinin en önemli hatta tek sebebi, Kronik Yorgunluk Sendromu. Ancak yapılan çalışmalarda görülmüş ki, tüm kronik yorgunlar çalışamaz durumda değil. Bazılarının iş temposunda hiç değişiklik olmayabiliyor.

Kanser vakası çok fazla.

Bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesinin en önemli göstergelerinden biri, kanser görülme sıklığının artması. Kronik Yorgunluk Sendromu vakalarıyla, diğer insanlar kıyaslanınca, ilk gruptaki insanların çok daha fazla kanserle yüzyüze olduğu belirlenmiş. Bu kesinlikle herkes kanser olacak anlamına gelmemeli ancak risk çok yüksek.

AIDS'e çok benziyor.

AIDS ve bu sendromun en önemli ortak noktası, bağışıklık sisteminin çökmüş olması. Her ikisi de ateş, yorgunluk, gece terlemeleri, sinir sistemindeki anormallikler ve sindirim sorunlarıyla başlıyor. Her iki hastada özellikle ilaçlara karşı alerji gelişiyor. Hatırlama güçlükleri, kafa karışıklıkları, ruh halinin aniden değişmesi, depresyon, göz hastalıkları ve okumada güçlükle karşılaşılıyor.

Dünyanın her yerinde görülüyor.

Kronik Yorgunluk Sendromu, sadece belli bir bölgede, ülkede, kıtada görülmüyor. Avusturalya'dan Japonya'ya, İngiltere'ye, Amerika'ya birçok ülkede araştırmalar devam ediyor. Avusturalya'da 114 bin kişilik bir grup taranmış ve üç bin kişide Kronik Yorgunluk Sendromu tespit edilmiş. Japonya'da, bu sendroma, ‘‘İnsanı yavaş yavaş öldüren sendrom'' adı veriliyor.

Sebebi bilinmiyor.

Kronik Yorgunluk Sendromu'yla ilgili birçok şey biliniyor ama sebebinin ne olduğu hala tespit edilemedi. Bilim insanları da bu konuyla ilgili tedbir almak isteyen sağlık bakanlıkları, hükümetler de sebebin bulunabilmesi çok para harcıyorlar fakat henüz bir bilgi yok.

Özel testleri yok

Kronik Yorgunluk Sendromu'na teşhis koyabilmek için özel bir test, ilaç veya tedavi bulunmuyor. Bağışıklık sisteminin fonksiyonlarının seviyesi ölçülüyor.

Sinir sistemi ise kan testleri, manyetik rezonans ve entelektüel kapasitenin ölçülmesini sağlayan testlerle değerlendiriliyor. Ve bunlar çok pahalı. Henüz sigorta şirketleri bu terapinin ücretini ödemiyor.

Belirtilere dikkat

Kronik Yorgunluk Sendromu'na yakalandığınızı düşünüyorsanız, belirtilerin hepsini başvurduğunuz uzmana söyleyin. Bu hastalıkla ilgilenen ayrı uzmanlık dallarından yardım isteyebilirsiniz. Eğer belirtiler geçmiyorsa, gerekli testlerin yapılmasını talep edin. Sendromun henüz tanınmadığını unutmayın. Yorgunluğunuzun dinlenerek geçeceğini düşünmeyin. Özellikle altı ayı geçen soğuk algınlığına benzer belirtiler, size Kronik Yorgunluk Sendromu'nu düşündürmeli.

Bahar yorgunluğu kronik olabilir

Halsizsiniz yorgunsunuz uyku yetmiyor

BAHAR aylarında insan metabolizmasında oluşan değişikliklerle ortaya çıkan bahar yorgunluğu, tedavi edilmezse kronikleşebiliyor. Acıbadem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Koptagel İlgün, bahar yorgunluğunun tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu söyledi.

Baharla beraber birçok kişide halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, uyku isteği gibi şikayetlerin görüldüğünü belirten Prof. Dr. İlgün, kalp ve romatizma hastalıklarında da yakınmaların arttığını söyledi. Bahar yorgunluğa yönelik önlem alınmazsa ‘kronik yorgunluk sendromu’na dönüşebileceğini vurgulayan Prof. Dr. İlgün, ‘‘Eğer yakınmalar süreklilik kazanmışsa ve kendinizi her zaman halsiz ve bitkin hissediyorsanız, kronik yorgunluk ile karşı karşıyasınız’’ dedi.

YÖNETİCİLER DİKKAT EDİN

Prof. Dr. İlgün'ün verdiği bilgiye göre, baharda havadaki elektrik yükü artıyor. Bu yük pozitif ve negatif iyonlar aracılığıyla taşınıyor. Pozitif iyonlar arttıkça vücuda zindelik getiriyor. Negatif iyonların artması ise yogunluk, halsizlik ve gerginliklere neden oluyor. Havadaki elektrik yükü, taşıtların yol açtığı kirlilik, sanayi atıkları gibi nedenlerle kentte daha fazla.

Yönetici kadrosunda çalışan, sorumluluğu fazla olanlarda, halsizlik, kırıklık, boğaz ve baş ağrılarıyla gelişen kronik yorgunluk sendorumun daha etkili olabileceğini belirten Prof. Dr. İlgün, ‘‘Kronik yorgunluk sendromu olanlar, gözlerinin önünde beneklerin uçtuğunu, devamlı başağrısı ile birlikte sanki kerpetenle ensesinin sıkıldığı hissine kapıldığını söyler. Eklem ağrılarından yakınır. Bu kişilerin işteki konsantrasyonları bozulur. Eklem ağrıları ve ruhsal sıkıntılar yakasını bırakmaz’’ dedi.

Bahar yorgunluğu ve kronik yorgunluğun yanı sıra ‘mutsuzluk’ yorgunluğunun da bulunduğunu anlatan Prof. Dr. İlgün, ‘‘Kendini sürekli halsiz, isteksiz, yorgun hissedenler bu gruba giriyor. Bunların yorgunluk hisleriyle mutsuzlukları arasında bağlantı var. Mutsuzluk yorgunluğu, insanın psikolojisiyle çok yakından ilgili’’ dedi.

Günde 3 litre su için

Baharda vücut, B ve C vitaminleri ile potasyum başta olmak üzere daha çok vitamin ve minerale ihtiyaç duyar. B ve C vitaminleri sebze ve meyvelerde, potasyum da domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunur.

Günde 3 litre su için. Yemek yemeden ve yatmadan önce yavaş yavaş su içerek, vücudunuzun ihtiyacı olan suyu sağlayın.

Uyku ritmine dikkat edin. Rahat bir uyku için yatağa girmeden önce, günlük bütün stres nedenlerinizi aklınızdan uzaklaştırın. Hoşunuza giden konuları düşünün veya hoşlandığınız bir film seyredin.

Alkolden uzak durun. Çünkü yorgunluktan kurtulmak için alkole sarılmak, çözümü zor problemleri ortaya çıkarabilir.

Yorgunluğunen iyi ilacı kısa tatiller

Prof. Dr. Koptagel İlgün, kronik yorgunluğa yakalananların önce bunun nedenlerini araştırması gerektiğini söyledi. Neden eğer iş yoğunluğu ise ‘‘Çalışma temponuzu düşürün' diyen Prof. İlgün, neden monotonluksa ‘‘Hayatınızı renklendirin' dedi. Prof. İlgün, kronik yorgunluktan korunma yollarını şöyle sıraladı:

En iyi ilaç, tatile çıkmaktır. İmkanlarınızı zorlayarak, bir kaç günlüğüne de olsa kent dışına çıkın.

Sabahları, aç karnına, en az 5 dakika yürüyüş yapın. Ancak bu yürüyüşleri, güneşli günlerde yapmaya özen gösterin.

Her sabah, 10-15 dakika, aç karnına jimnastik yapın. Ama vücudunuzu aşırı yormaktan da kaçının.

Sofranızdan meyve ve sebzeyi eksik etmeyin. Sevmeseniz de mevsimin özelliklerini taşıyan meyve ve sebzelerin bütün çeşitlerinden bol miktarda yiyin.

Çağımızın hastalığı YORGUNLUK

ABD başı çekiyor
Kronik yorgunluk sendromu ilgili en geniş araştırkmalar ABD’de yapılıyor. Hastalık bunaltıcı bir seyir izliyor. Önce bilinen yorgunluk isteksizlik, halsizlik... Ardından sürekli hafif ateş, ürpermeler, boğaz ağrısı, boyunda bezeler, kas yorgunluğu, eklem ağrıları, miğren... Ve bütün bu şikayetlere yol açan bir virüs... ABD’de yorgunluktan şikayet ederek doktara başvuranların sayısı 20 milyon cıvarında. “İki bücuk sene boyunca yatağıma uzandım ve tavandaki sinekleri izlemekten başka bir şey yapmadım. Tek bir satır bile yazmadım.” Bu sözler, en çok kitapları satan yazarların başında gelen Randy Newman’’a ait.
Araştırmacıların, yorgunluk için ifade ettikleri sonuç ise şöyle: Binlerce sebep, binlerce sonuç ve buna karşılık binlerce tedavi şeklinin mümkün olduğunu belirtiyorlar.

Problemi tanımlamak
Yorgunluk, günümüzde insanların birçoğunun en çok şikayet ettiği konuların başında geliyor. İnsanların en az yüzde 20’lik bir kısmı yorgunluğu hayatlarındaki önemli bir problem olarak görüyorlar. Yorgunluk genelde kadınları yüzde 70 oranında etkiliyor. Kronik yorgunluk sendromu ise, teşhisi zor bir hastalık olduğu için milyonlarca insan sessizce bu sorunu çekiyor olabilirler. Kronik yorgunluk sendromu pek çok insan tarafından bilinmeyen bir hastalık.
Kendinizi çok yorgun hissediyorsunuz ya da enerjiniz yetmiyor. Uzmanlar bunun sebeplerini şöyle açıklıyor: Haftada birkaç gün çok geç yatıp çok geç kalkıyorsunuz. Sağlıksız şeyler yiyor, çok az egzersiz yapıyor, arada bir perhize giriyor, sigara ve çok içki içiyor ve de çok çalışıyorsunuz. Yorgunluğunuzu atmak için yaşam tarzınızı değiştirmeniz gerekiyor.

Başlıca belirtileri
> Enfeksiyon: İçten içe yorgunsunuz, düşük ateşiniz var ve boyun bezlerinizde şişlik oldu. Gudde iltihabı, viral hepatit ya da “eğer yorgunluğunuz altı aydan beri devam ediyorsa” kronik yorgunluk sendromunuz var. Eklem ağrısı, baş ağrısı çekiyorsanız ve tikleriniz varsa, Lyme hastalığına yakalanmış olabilirsiniz.
> Anemi: Yorgunluğunuz ve biraz nefes darlığınız var; benziniz solgun ve kalbiniz düzensiz atıyor. Bunun nedeni anemi olabilir; özellikle adet dönemi şiddetli geçen kadınlarda, demir içeriği düşük beslenmede veya kan kaybında görülür. Kendi kendine yardım yöntemleri yardımcı olabilir.
> Hipotiroidizm: Sürekli yorgunluk hisseden orta yaşlı bir hanımsınız ve ısınma güçlüğü çekiyorsunuz. Biraz saçınız azaldı ve cildiniz kuru. Sorunun kaynağı tiroid bezi salgısı azlığı olabilir ve bu tedavi edilebilir.

Kendiniz ne yapabilirsiniz?

Uykunuzu düzene sokun; her gece 7-8 saat uyumaya çalışın. Ilımlı ve düzenli egzersiz yapmaya başlayın; aşırı çalışıyorsanız, mesainizi biraz azaltın. Anemi söz konusuysa, bol miktarda katıksız buğday ekmeği, kuru meyve, lifli yeşil sebze yemelisiniz. Demir hapları da yardımcı olabilir. Doktorunuza tedaviye ihtiyacınız olup olmadığını sorun. Sağlıklı ve dengeli yiyecekler yiyin ve çok su için. Gevşeme ve stres atma tekniklerinden bazılarını öğrenin. Beslenme alışkanlıkları da çok önemli. Artık çoğumuz tarafından bilindiği gibi yorgunluk ve halsizlikten şikayetçi olan kişiler için en iyi seçimler sebze, meyva, baklagiller, fındık ve deniz ürünleri ağırlıklı beslenmek. Bunun yanında yağlı süt ürünleri, kırmızı et, şeker ve kafeinli içecekleri sindirebilmek daha zor, dolayısıyla tavsiye edilmiyorlar. Yorgunluk ile başa çıkmak için en önemli etkenlerden biri ise stresi azaltmak

Yorgunluk sendromuna çözüm

Tatil sonrasında kendinizi yorgun hissetmeyeceğinizi sanmıştınız. Enerji toplamış ve dinlenmiş olarak günlük hayatınıza dönecektiniz. Ve herşey yolunda gidecekti. Ama siz şimdi kendinizi tatil öncesindekinden çok daha fazla yorgun hissediyorsunuz. Bazı sabahlar yataktan kalkmak size işkence gibi geliyor. Evin içinde biraz gezinseniz sanki saatlerce yol yürümüş gibi oturacak yer arıyorsunuz. Kendinizi sürekli yorgun hissetmekten haklı olarak bıktınız usandınız. Günün 24 saati yorgunluktan yakınmanın sağlıklı olmadığını da aklınıza getirince, yorgunluğunuza bir de endişe eklendi. Ve artık kolunuzu kıpırdatmak istemiyorsunuz.

Psikologlar bu tür yorgunlukların ruhsal sorunlardan kaynaklanabileceğini hatırlatıyorlar. Yanlış beslenme, hareketsizlik, düzensiz uyku gibi nedenler yorgunluk yaratıyor. Hava koşullarındaki ani değişiklikler de vücudu yorgun düşürüyor. Bünyemiz değişen koşullara hemen ayak uyduramadığı için mevsimler değişirken biz de kendimizi yorgun ve isteksiz hissediyoruz.

Yapılan bir araştırmaya göre sürekli yorgunluk Amerika'da tehlikeli bir salgın hastalık gibi yaygın. Yetişkin Amerikalı'ların yüzde 40'ı sürekli yorgunluk çekiyor. Amerika'da Ulusal Uyku Vakfı'nın çalışmaları ise ilginç bir gerçeği ortaya çıkardı. Yetişkinler uykuya çok az zaman ayırıyorlar. Çeşitli nedenlerle uykusuz geçen geceler, kişileri uyumamaya alıştırıyor. Bu nedenle de uyumak için yatağa yattıktan sonra uzun süre gözlerine uyku girmiyor. Uyumak istediği halde bir türlü uykuya dalamayanlar, sabahları yorgun oluyorlar, moralleri çok çabuk bozuluyor.

Geceleri fazla oyalanmadan uyuyabilmek çok önemli. Bunu sağlamak için de akşamları çok hafif yiyeceklerle yetinilmeli. Yatak odasını sadece yatıp uyumak için kullanmak çok önemli. Bazı kişiler, yataklarında televizyon izlemeye, hatta bazı evrak işlerini yapmaya meraklı oluyorlar. Yatak odasında başka işlerle uğraşmak uyku kaçırıyor. Bazı kişiler yatarak kitap ve gazete okumanın uyku getirdiğini düşünürler. Ama bu herkes için geçerli değildir...

Diyet uyguladığınız zaman vücudunuz yeterli miktarda enerji toplamadığı için çok çabuk yorulabilirsiniz. Kendinizi sevdiğiniz yiyeceklerden uzak tutarken, vücudun enerjisiz kalmamasına dikkat etmelisiniz. Özellikle mevsim geçişlerinde diyet uygulamaktan kaçınırsanız, yorgunluk sorun olmaz....

Yorgunluk gidermek için

1-Hiç değilse beş dakika süreyle gün ışığına çıkın. Evinizin kapısı önünde durmanız bile yeterli olur.

2-Nane koklayın. Nane esansı, yorgunluğu giderip size enerji verir.

3-Yoğurt, fıstık, fındık ve kraker gibi yiyecekleri sık sık atıştırın.

4-Müzik dinleyin. Hareketli müzik parçaları size enerji verir.

5-Gün içinde en az 10-20 dakika uyuklamaya zaman ayırın.

. Kronik Yorgunluk Sendromu hakkinda aciklamalar Kronik Yorgunluk Sendromu konusunda bilgiler

 

Kadın sağlığı Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 9
Kolesterol Nasıl Düşürülür
Okunma: 6
Şeker Hastalığı Açlık Tokluk kan şekeri kaç olmalı
Okunma: 6
Selülit kremleri
Okunma: 5
Tansiyon düşüklüğü ve tedavisi
Okunma: 5
Bacak ağrısı Bacak ağrıları
Okunma: 5
Bakımlı olmanın yolları
Okunma: 4
mantar hastalığı
Okunma: 4
Mide şişkinliği
Okunma: 4
Guatr nedenleri
Okunma: 4
Baş Dönmesi
Resim
Beslenme Çantası
Beslenme Çantası

 |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv Sigorta Kadınlar İçin Blog