Mantar hastalığı
2008-02-13 11:01:14 Kadinlaricin.net sitesinde Mantar hastalığı baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Mantar hastalığı ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |

Tıp dilinde “Kandida” olarak isimlendirdiğimiz bu mantar hastalığı kadınlara özgü bir sağlık sorunu olup cinsel organda kaşıntı, yanma ve akıntı gibi rahatsızlıklara yol açarak hastaya önemli ölçüde sıkıntı verir. Ancak bu hastalığın ilerleyip daha ağır bir hastalığa dönüşme tehlikesi yoktur.. “Kandida” ismi verilen ve vücutta normalde de bulunan bu mantar, vücudun doğal dengesi bozulduğunda hastalık yapıcı hale gelir ve kaşıntı, yanma, akıntı gibi şikayetlere yol açar. Genelde başka bir rahatsızlık için uzun süre güçlü antibiyotik kullananlarda, doğum kontrol hapı alanlarda, hamilelikte, şeker hastalığı olanlarda çok sık görülür ve sık tekrarlar. Yapılan çalışmalar cinsel yolla geçmediğini göstermiştir. Tanısı konduktan sonra tedavisi kolay olan ve birçok kadında görülen bu hastalık için fazla endişelenmenize gerek yoktur. Tekrar ettiğinden dolayı sizde gizli şeker hastalığının araştırılması gerekmektedir. Tekrarlamasından korunmak için benim size önerilerim; doktor tavsiyesi dışında antibiyotik kullanmamanız, o bölgenizi temiz ve kuru tutmanız, pamuklu olmayan iç çamaşırlar, çok sıkı giysi ve pantolon giymemeniz, ayrıca pamuklu olan iç çamaşırlarınızı da sabun tozu ile yıkayıp kızgın ütü ile ütüledikten sonra giymenizdir.
Ayakkabanın havalısı makbul
YANLIŞ ayakkabı kullanımının ayak parmak aralarında mantar oluşumuna neden oluyor. Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Murat, gençler arasında son dönemde moda olan ortopedik görünümlü, yüksek tabanlı, kapalı ayakkabıların ayaklarda mantar oluşumuna yol açtığını söyledi. Mantarların üremesi için ısı, nem ve terin en uygun faktörler olduğunu kaydeden Murat, 'Sıcak havalarda bu tür ayakkabılar giyilince hem ısı yapıyor hem de ayağın hava almasını önlüyor, böyle olunca ayak terliyor. Nemli ve sıcak ortamlar mantarlara üreme potansiyeli kazandırıyor' diye konuştu.
Ayak bakımına özen gösterin
Nemli ve sıcak ortamda ayak parmak aralarında 'atlet foot' adı verilen mantar enfeksiyonunun oluştuğunu söyleyen Murat, parmak aralarında kızarıklık, kaşıntı, unlanma ve yara şeklinde sulantılı bir durumun ortaya çıktığını dile getirdi. Murat, şöyle devam etti:
'Açık yara şekline gelen mantarlar mikrop kapabiliyor. O zaman yılancık şeklinde deri altı dokusunun iltihaplanması da olabilir. Bu durumda kasıkta ağrılı beze meydana gelir. Bu durumlarda titreme ve mikrobun kana karışmasına bağlı olarak yüksek ateş de görülebilir.'
Murat, ayak mantarlarının önüne geçmek için ayağın hava alabileceği türde ayakkabı giyilmesini, ayakların yıkandıktan sonra iyice kurulanmasını, ısıya neden olan naylonumsu çoraplardan kaçınarak pamuklu çorapların tercih edilmesini, başkalarının ayakkabı ve terliklerinin giyilmemesini önerdi.
Şeker belirtisi olabilir
Prof. Dr. Ahmet Yaşar Turanlı, ayak parmak aralarında görülen mantar hastalıklarının, Karadeniz gibi nemli bölgelerde daha sıkça görüldüğünü belirtti. Prof. Dr. Turanlı, ayakta mantar hastalıklarının, yaz aylarında da daha sıklıkla görüldüğünü söyleyerek, ’’Nemli ve sıcak havalarda ayak hijyenine dikkat edilmesi gerekir’’ dedi.
Prof. Dr. Turanlı, ayak mantar hastalıklarının zamanında tedavi edilmediği takdirde ciddi sorunlara neden olacağını da ifade ederek, ’’Bacaklarda şişme ve şiddetli ağrılara neden olabilir. Hatta hastayı yatağa düşürecek kadar, ciddi sorunlar doğurabilir’’ diye konuştu.
Ayak parmakları arası, omuz ve koltuk altlarında, kadınlarda da göğüs altında ortaya çıkan pişik ve kızarıklıkların, tek başına bir mantar hastalığını ifade edebileceği gibi, şeker hastalığının ilk belirtisi olabileceğini kaydeden Turanlı, bu tür şikayeti bulunanların kan şekerine baktırmaları gerektiğini bildirdi.
Mantar deyip geçmeyin
Yazın gelmesiyle birlikte artış gösteren rahatsızlıklar arasında yer alan ayak mantarından şikayetçiyseniz ayaklarınızı terletebilecek ayakkabılardan sakının. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şerife Günel mantarların banyo, sauna, havuz ve deniz ortamlarında sık bulunduklarını belirterek “Ortak kullanılan ayakkabılar, terlikler, havlular, çoraplar hastalığın bulaşmasına yardımcı olur. Spor ayakkabılar ve gerçek deri olmayan ayakkabılar da uzun süre ayakta kalınca terlemeyi artıracağından mantar enfeksiyonu oluşumunu kolaylaştırır. Ancak ayaklardaki her kaşıntı ve kızarıklık mantar değildir. Ayaklarda görülen diğer kızarıklıklar ekzema, sedef hastalığı ve terleme bozukluğuna bağlı rahatsızlıklar olabilir” dedi. Mantarın belirtilerini ayaklarda kaşıntılı, kızarıklıklar, soyulmalar, sulu kabarcıklar, ayak parmak aralarında çatlaklıklar olarak sıralayan Dr. Günel şu bilgileri verdi; “Tırnakların etkilendiği durumlarda ise tırnaklarda kalınlaşma, renk değişiklikleri ve parçalanma görülebilir. Bazen deri bütünlüğünü bozmasından dolayı başka mikroplara giriş kapısı oluşturabilir ve yılancık (erizipel) denilen deri iltihabına da yol açabilir. Ayak mantarları olan kişilerde bazen vücudun başka yerlerine de mantar bulaşabilir. Ellerde, kasıklarda, kulak içlerinde hatta yüzde enfeksiyon görülebilir.”
Ayaklar terlememeli Uzm. Dr. Şerife Günel mantardan korunmak için öncelikle ayakları terletebilecek ayakkabılardan sakınılması gerektiğini belirterek “Yazları uzun süre kapalı ayakkabı giyilmemeli, mümkünse en az 2 çift ayakkabıdan her gün bir diğeri giyilmelidir. Teri emen pamuklu çoraplar tercih edilmeli, ayaklar her yıkamadan sonra kağıt havlu ile kurulanmalı, başkasının terlik ve ayakkabısı giyilmemeli, başkasının tırnak makası kullanılmamalıdır” dedi.
Vajinal mantar
Halk arasında mantar hastalığı olarak tanımlanan vajinal kandida, bayanlarda sıkça görülmektedir. Kaşıntı yanında akıntı, yanma, idrar zoru belirtilen şikayetler arasındadır. Kandida ismi verilen bu mantar, normalde vajen florasında bulunur. Vücut direncinin azaldığı ve doğal dengenin bozulduğu durumlarda ortaya çıkar. Hamilelikte, şeker hastalığı olanlarda veya başka bir rahatsızlık için antibiyotik kullananlarda sık görülür. Teşhis edildikten sonra tedavisi kolaydır.Tekrarlayan vakalarda gizli şeker hastalığı araştırılmalı ve eş tedavisi uygulanmalıdır. Bunun yanında pamuklu iç çamaşırlar tercih edilmeli, iç çamaşırlar sabun tozu ile yıkanıp kızgın ütü ile ütülenmelidir. Sıkı giysilerden kaçınılmalı ve gelişigüzel antibiyotik kullanılmamalıdır.
Vajinadaki mantar enfeksiyonu Sağlıklı bir vajinada âdet görülen dönem boyunca, değişen oranlarda şeffaf ve kokusuz akıntı olması normal bir durumdur. Vajinadaki mevcut bezler ince bir sıvı oluşturarak vajinanın nemli kalmasını sağlar. Normal bir vajende bakteriler, mantarlar ve doğal salgılar belirli bir denge içinde bulunurlar. Herhangi bir nedenle bu denge bozulursa, vajendeki mantarlar aşırı derecede çoğalarak enfeksiyon oluşturur. Enfeksiyona yol açan mantar “candida”dır. Birçok kadın enfeksiyonla karşılaşmadan candidayı vajinalarında taşırlar. Bazı nedenlerle denge bozulursa enfeksiyon meydana gelir. Günlük hayatımızda karşılaştığımız ve sağlığımızı ilgilendiren pek çok durum öncelikle küçük belirtiler ile kendini gösterir. Fark edilmeyip önem verilmediğinde veya ilgilenmeyip ihmal edildiğinde istemediğimiz sonuçlar ortaya çıkabilir. Mantar enfeksiyonu hemen hemen her bayanın hayatında en az bir kez karşılaştığı ve tedavi edilmediğinde önemli rahatsızlıklara yol açtığı yaygın bir hastalıktır Bayanlarda sık karşılaştığımız vajinal mantar enfeksiyonu bazı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Kokulu ya da kimyasal maddeleri içeren tuvalet kağıtları, hijyenik bağlar, sabun ve deterjanlar tahrişe bağlı olarak enfeksiyona neden olabilir. Başka bir nedenle antibiyotik kullanımı da flora dengesini bozabilir. Yine açlık kan şekerine bakılmasında da fayda vardır. Şikayetiniz başladığında fazla ilerlemeden doktora başvurmanız tedavinin sonucunu olumlu yönde etkiler.
Pelvik enfeksiyonlar “Yumurtalık iltihabı geçirdim. Tedavim devam ediyor. Bu konuda bilgi verebilir misiniz?” PID denilen durumdur ve rahim, tüpler, yumurtalıklarda gelişen iltihaplanmalar kastedilir. PID kendisini rahim içi dokusunun iltihapı (endometrit), tüplerin iltihapı (salpenjit), yumurtalıkların iltihapı (ooforit), karın zarı iltihabı (peritonit) ya da bunların kombinasyonları şeklinde gösterir. Pelvik enfeksiyonlar operasyonları takiben doğum ya da düşük sonrası, rahim içi araçlar (spiral) nedeniyle diğer enfeksiyonları takiben (apandisit vs.) ya da cinsel temasla geçen bir mikrobik olay sonucu ortaya çıkarlar. Gonore denilen ve halk arasında bel soğukluğu olarak bilinen mikrobik olay pelvik enfeksiyonların % 40-60’ından sorumludur. Bunun dışında birçok mikroplar da pelvik enfeksiyonlara neden olabilir. Pelvik enfeksiyonların teşhisini koymak oldukça kolaydır. Ateşi ve karında hassasiyeti olan tüm hastaları diğer benzeri durumlardan ayırt ettikten sonra pelvik enfeksiyonlu olarak kabul ederiz. Genelde belirtiler; yumurtalıklarda hasassiyet, rahim hareketlerinin ağrılı olması ve karında hassasiyettir. Ateş olduğu gibi olmayabilir de. Genellikle tedavisi tıbbi, yani ilaçlarladır. Nadiren cerrahi tedavi gerekebilir. Geçirilen pelvik enfeksiyonların sonucunda % 11 oranında kısırlık gelişebilir. Ayrıca bu kadınlarda dış gebelik normale göre önemli derecede fazladır.
Çocukta iltihap
5 yaşındaki kızımda son 4 aydır kendisini çok rahatsız eden ve gittikçe artan kaşıntı ve akıntı oluyor. Çok endişeleniyorum. Acaba sebebi ne olabilir? Âdet öncesi dönemdeki çocukların akıntılarının en sık sebebi mantar hastalığı, hormon yetersizliği ve bağırsak parazitleridir (solucanlar). Makattan çıkan bu parazitler hazneye girerek akıntı ve kaşıntılara sebep olmaktadır. Tanı konulduktan sonra bu hastalığın tedavisi son derece kolaydır Çocuğunuzu bir kadın doğum uzmanına göstermenizi tavsiye ederim. Eğer mantar hastalığı veya başka bir mikrobik olay yok ise çocuğunuzun dışkısı incelenerek bu parazitlerin (solucanların) olup olmadığı araştırılacak ve ona göre tedavi verilecektir. Ayrıca çocuğunuza pamuklu iç çamaşırları giydirmenizi, bunları ayrı olarak sabun tozu ile yıkamanızı ve kızgın ütü ile ütüledikten sonra çocuğunuza giydirmenizi
Ayaklarda mantar hastalığı 22 yaşında uzun mesafe koşucusu olan sporcumuzda bir hafta önce her iki ayak tabanında küçük, kaşıntılı döküntüler oluşmuştu. Genç bir sporcu olarak en çok sonbahardaki yarışmalara katılamamaktan korkuyordu. Bir ay önce yeni bir çift spor ayakkabı almış ve olay ondan sonra başlamıştı. Bu döküntüler zaman zaman çok kaşınıyor, bazen de varlıklarını bile hatırlamıyordu. Ama her antrenman koşusu sonrası kaşıntı başlıyordu. Döküntülerin giderek sayısı artıyor ve büyüyorlardı. Muayenede her iki ayak tabanında küçük kırmızı kabarcıklar vardı. Özellikle ayağın ağırlık taşıyan bölgelerinde içi sıvı dolu küçücük kabarcıklar ve derinin yer yer pullanması görülüyordu. Diğer bütün bulgular normaldi.
1.Parmaklar arası nemli deri bölgesinde gelişen hastalık tipi 2.İçi sıvı dolu küçük kabarcıkların bulunduğu ve ayak altı ve yan kısımlarındaki deride görülen hastalık tipi genellikle tek ayakta görülür. 3.Kırmızı zeminli ve pullanan sıklıkla iki ayak tabanında birden başlayan tip ise düşük dirençli kişilerde görülür. Ayak derisi mantarından başka ayak tırnaklarında da mantar hastalığı gelişebilir. Tinea unguium denilen bu durum üçüncü tipte daha sık görülür. Bu durumda tirnaklar özelliğini kaybeder ve çok kalınlaşır. Ayakta mantar hastalığının olduğu laboratuvar incelemeleri ile gösterilebilir. Bu inceleme için ayaktaki hastalıklı bölgeden ve kenarından deri kazınır. Lam denilen bir cam üzerinde toplanan deri parçalarına % 20’lik KOH eklenip mikroskop altında incelenir. İncelemede mantarın uzantıları gösterilebilir.
TEDAVİ İyi bir tedavi için ayağin ısınması ve terlemesi önlenmelidir. Uzun süre plastik, lastik veya diğer emici olmayan sentetik ayakkabılardan sakınılmalıdır. Lokal olarak dıştan mantara karşı yani antifungal ilaçlar sürülürerek kullanılır . Bu işlem deri tamamen düzelse de en az 4-6 hafta devam ettirilmelidir. Bazı durumlarda, özellikle tırnakların da mantar enfeksiyonuna yakalandığı vakalarda ağızdan ilaç vermek gerekebilir. Atlet ayağının tedavisi uzundur. 4-8 hafta aralıksız devam edilmelidir. Tırnaklar ise daha uzun süre gerektirir.
KORUYUCU ÖNLEMLER Ayaklar düzenli yıkanmalı ve çok iyi kurutulmalıdır. Özellikle parmak aralarının kurutulmasi ihmal edilmemelidir. Çoraplar sık ve düzenli değiştirilmelidir. Ayağın rahat havalanmasını sağlayacak nemin buharlaşmasına izin verecek ayakkabılar giyilmelidir. Mantar kuru ayaklarda gelişmez. Bulaşma tehlikesi olabilecek zeminlerde yalınayak dolaşmamalıdır.
Temizliğinden emin olun
Uzmanlar, serinlemek için havuz ya da denize girenleri mantar ve idrar yolları enfeksiyonlarına karşı dikkatli olması için uyarıyor.
Havuz ya da denize girmek bazı tehlikeleri beraberinde getiriyor. Bunların başında çocukların denizde ya da havuzda boğulma tehlikesi geliyor. Tehlikeye karşı korunmak için yüzme bilmeyenlerin boylarını geçen yerlere gitmemeleri, çocukların ise yüzme biliyor olsalar bile gözetimsiz bırakılmamaları gerekiyor.
Yazın mantar enfeksiyonları ve idrar yolu enfeksiyonuna yakalanma riskinin yüksek olduğunu kaydeden uzmanlar, havuzların bu konuda daha tehlikeli olduğunu belirtiyor. Havuza girerken öncelikle temizliğinden emin olmak gerekiyor. Ziyaretçilerine yüzmeden önce ayaklarını ilaçlı su havuzunda yıkamayı ve duş almayı şart koşan, bunu denetleyen havuzlar diğerlerinden daha güvenli oluyor. Suyu iyi dezenfekte edilmeyen ve sık sık kontrol edilmeyen havuzlarda başta idrar yolu, göz, kulaklar olmak üzere bütün vücudu etkileyen birçok enfeksiyona yakalanma tehlikesi bulunuyor. Mantardan korunmak için başkalarına ait eşyaları da kesinlikle kullanmamak gerekiyor.
Havuzda klor oranın iyi ayarlanmaması ve yüksek olması da göz ve kulaklarda ciddi problemlere yol açabiliyor. Aşırı klor kulağın dokusunu zedeleyip, zararlı organizmaları yok eden sistemi nötralize edebiliyor. Gözlerde ise tahrişe neden oluyor. Doktorlar kulakların vazelinli pamukla ya da eczanelerde satılan tıkaçlarla korunmasını ve yüzme gözlüğü kullanılmasını tavsiye ediyor.
Havuzda ve denizde ıslak mayoyla oturmak da birçok sorunu beraberinde getiriyor. Islak mayo vücutta tahrişe yol açarken, idrar yolları enfeksiyonlarına da neden olabiliyor.
Denizanası, zehirli balıklar
Denizde en sık denizanasına bağlı yaralanmaların olabileceğini ifade eden uzmanlar, bu durumda şiddetli ağrı, kızarıklık, şişlik görülebileceğini belirti. Bu durumda bölgenin alkol ile yıkanması gerektiğini, daha sonra talk pudrası sürülmesini önerdiler.
Tüm denizlerde bulunan ve özellikle kumluk yerlerde yaşayan trakonya balığının yüzücüler için ciddi tehlike olduğunu hatırlatan uzmanlar bu balığın ya da vatoz, iskorpit gibi diğer tehlikeli balıkların zehirine maruz kalanların en kısa zamanda doktora başvurmasını öneriyor.
Mantar hastalığı`na çare tükürükte aranıyor
Tükürükte bulunan bir maddenin ağır enfeksiyonların tedavisinde kullanılmak için ilaç üretimine yardımcı olabileceği bildirildi. Çalışmalar başarılı olursa, mevcut ilaçlarla zor geçirilen HIV'nin yol açtığı enfeksiyonlar ve mesane iltihabı gibi hastalıklar için yeni bir umut olabilecek.
New York'taki Buffalo Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde yürütülen araştırmanın başkanlığını yapan Dr Libuse Bobek, ‘‘Özellikle anti mantar gibi anti mikrobik ilaçlara büyük gereksinim var. Bu ilaçlardan çok az çeşit bulunduğu için fazla yaygın olarak kullanılıyorlar ve bazı mantar enfeksiyonları bu ilaçlara karşı direnç geliştirdiler bile’’ dedi. Şu ana kadar sadece laboratuvar çalışmaları yapılmış ve henüz hayvanlar ve insanlar üzerinde denemelere başlanmamış olan türükük kimyasalının, bağışıklık sistemi zayıflamış kişileri tehdit eden bazı enfeksiyonları iyileştirdiği tespit edildi. Kimyasalın, ciddi bağırsak ve ağız enfeksiyonları ile diş çürümelerine yol açan bazı bakterileri de yok ettiği görüldü.
Açıkta satılan çaylarda yüksek oranda bakteri ve mantar tespit edildi.
Çalışmaya göre, açıkta çuvallarda kiloyla satılan ve menşei bilinmeyen kuru çaylar, paketle maliyetinin olmayışı veya kalitesinin düşük oluşu gibi etkenler sonucu paketlenmiş çaylardan daha ucuz olması nedeniyle, maddi durumu iyi olmayan tüketiciler tarafından tercih ediliyor.
Oysa kuru çay, açıkta tutulursa ortamın nemini ve kokusunu hızla alıyor, bu da çeşitli mikroorganizmalar için iyi bir üreme ve çoğalma ortamı oluşturuyor.
Araştırma sonunda, açıkta satılan çaylarda yüksek oranda bakteri ve mantar tespit edildi.
Kuru çay örneklerinde rastlanan bakterilerin ''Bacillus'' türleri olduğu gözlendi. Çalışmaya göre, normalde hava ortamında bulunan bu mikroorganizmalar, yüksek düzeylerde gıda ile alındığı zaman özellikle immün direnci düşük kişilerde çeşitli hastalıklara neden olabiliyor.
Açık çaylarda tespit edilen mantarlar ise hava yoluyla gıdalara bulaşıyor ve çeşitli gıdalar üzerinde üremesiyle oluşan toksik atıklar sonucu hayvan ve insanlarda çeşitli sağlık sorunlarına neden oluyor.
Araştırmanın sonuç raporunda, açık çaylarda rastlanan mantar ve bakterilerin çok yüksek düzeylerde olması nedeniyle, pakette satılan çayların tercih edilmesi konusunda halkın bilinçlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Raporda ayrıca, ortamda bulunan bakteri ve mantarların açıkta satılan gıdaları kirlettiği, bu nedenle evde tüketilen gıdaların da açıkta tutulmaması gerektiği vurgulandı.
Havuzdan bulaşan hastalıklara son
Havuz temizliğinde hijyen ve kolaylık sağlayan havuz temizleme robotu Aqua Products artık Türkiye'de. Atlanta Olimpiyatları'nda yüzme yarışlarının yapıldığı olimpik havuzların temizlenmesinde kullanılan Aqua Products havuz robotları, havuzlarda bulunan saç, deri döküntüleri, yaprak, yosun, böcek gibi tüm pislikleri toplayarak havuzdan bulaşabilecek hastalıkların en başında gelen mantarı da önleme özelliğine sahip bulunuyor. Havuz dibini elle süpürmeye son veren, kendinden filtreli robotlar, havuz içinde bilgisayar teknolojisiyle, otomatik olarak saatlerce çalışabiliyor ve havuzu kısa sürede hijyenik bir duruma getiriyor.
Türkiye'ye FTK Dış Ticaret Şirketi tarafından getirilen Aqua Products havuz robotlarının duvara tırmananları, uzaktan kumandalı veya infrared (robotik) gözlü olanları, yani önüne gelen cismi farkedip yön değiştirenleri de bulunuyor.
Akıntı
“İdrar yolunda akıntı oluyor. O bölgede kızarıklık var. Doktora gittim bazı tahliller yaptırdım. Korkacak bir şey yok dediler. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?” İdrar yollarındaki akıntılar genellikle iltihabi hastalıklar sonucu meydana gelir. Bazen de egzama, sedef veya mantar hastalıkları olabilir. Prostat iltihabı, üretrit dediğimiz idrar kanalının iltihabı, mesanenin hastalıkları akıntı yapabilir. Gayrimeşru ilişkiler sonucu meydana gelen sifiliz, gonore, AIDS gibi hastalıklar da akıntıya yolaçar. Sizde herhangi bir hastalık olup olmadığını anlamak için akıntıdan kültür yapmalı. Böylece mikrop var mı yok mu tesbit edilir. Prostat sıvısından ve idrardan da tahlil yapmalı. Mantar tarama testleri uygulamalı. Size tavsiyemiz önce bir cildiye uzmanına muayene olmanız. Bu muayene sonucunda mantar, egzama veya bulaşıcı hastalıklar ekarte edilmiş olur. Eğer bu yönden bir hastalık bulunamaz ise üroloji uzmanına gidiniz. Bu bölgenin hastalıkları önemli olup ihmal etmemelidir.
Akıntı
“Benim idrar yollarımda akıntı oluyor. Ayrıca ağrılar kasıklarıma yayılmakta. Bunun için çeşitli ilaçlar kullandım, ancak şikayetlerim geçmedi. Akıntıdan kültür yaptırdım. Kültürde mikrop üredi. Buna uygun ilaç kullandığım halde rahatsızlığım geçmedi. Ne yapmamı tavsiye edersiniz.” İdrar yollarında, prostat bezinde, mesane dediğimiz idrar torbasında, üretra ismi verilen kısımda iltihaplanma olduğu zaman akıntı meydana gelebilir. Bu bölgelerde iltihap olmasının en önemli sebeplerinden birisi gayri meşru ilişkilerdir. AIDS, gonore dediğimiz bel soğukluğu, frengi hastalığı bu yolla bulaşır. Bunun dışında diğer mikrobik hastalıklar ve mantar hastalıkları da taşıyıcı veya hasta kimse ile beraber olunca bulaşabilir. Sizin yaptırdığınız bulaşıcı hastalıklar testlerinin temiz çıkması AIDS, sifiliz ve gonore hastalığını ekarte etmektedir. Geriye mantar veya mikrobik hastalıklar kalmaktadır. Bunu tesbit için de akıntıdan kültür ve mantar testi yaptırmanız gerekmektedir. Yaptırdığınız kültürde stafilokokus aureus dediğimiz mikrop üremiş. Bu mikrop tedaviye oldukça dirençlidir. Etkili ilaçlar seçmek ve tedaviye uzun süre devam etmek lazımdır. Ayrıca spermiogram tahlili ve kültürüde yaptırarak prostatta iltihap var mı diye bakılması iyi olur. Mantar var mı diye akıntıdan yayma ve mantar testi yapmalı. Bazen ikisi beraber olabilir. Tek taraflı tedavi ile sonuç alamayız. İkisine birden iyi gelecek ilaçlar verilirse hastalık tamamen ortadan kaldırılabilir. Kültürde üreyen mikroptan temizlenmek için ilaçları düzenli kullanmalı, temizliğe dikkat etmeli. Üşütmemeli, bol sıvı gıda almalı. Acılı baharatlı gıdalardan kaçınmalı. Eğer kasıklarda ağrı fazla oluyorsa prostat sıvısını ve üretrada bulunan salgıları boşaltmalı. Bunlar boşaltılmaz ise ağrıyı artırır, iyileşmeyi geciktirir. Ilık su banyosu faydalıdır. Geniş iç çamaşırları giyinmeli. Dar, sıkan iç çamaşırları zararlıdır. Bütün bu şikayetleriniz için bir üroloji uzmanına muayene olmanız, onun tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmeniz iyi olur. Üroloji hekimi her hastanede bulunabilir. Çanakkale Devlet Hastanesine giderseniz tedavinizi yaptırmanız mümkün olur. Oralarda bulamazsanız Türkiye Hastanesi üroloji bölümünde tedavi olabilirsiniz.
Bacaklarımda erizipel oluşuyor
Erizipel olarak tanımlanan hastalık, lenf damarlarının iltihaplanmasıdır. Bu nedenle, diğer bir adı da lenfanjittir. Mikrobun girdiği yerden başlayan, lenf damarları boyunca yayılan kızarıklık, şişme, ağrı, sıcaklık hissi oluşur. Yaygın olduğu takdirde, hastanın ateşi de yükselebilir. Tedavi edilmediği takdirde hastalık ilerleyerek çevre dokuları da etkileyip tehlikeli boyutlara ulaşabilir.
Sizin bacağınızın aynı bölgesinde 4 kez erizipel olması, ayağınızda mikrop girişini kolaylaştıran bir giriş kapısı bulunduğunu düşündürür. Öncelikle ayaklarda mantar hastalığı, cillte tekrarlayan yaralar ya da çatlaklar gibi olaylar gözden geçirilmelidir. Bu tür olaylar ortadan kaldırılmadığı taktirde, daha önceden geçirilen erizipeller nedeniyle normal yapısı bozulmuş olan bu sistemde yeni iltihaplanma olaylarının ortaya çıkması çok
kolay olacaktır. Bu hastalık ataklarını ortadan kaldırıp tekrarlamasını önleyemediğiniz taktirde, bacağınızı kaybetmek tehlikesiyle karşı karşıya kalırsınız. Deri hastalıkları uzmanı bir doktora başvurarak ayaklarınızın sağlığı açısından yapılması gerekenleri gözden geçirin.
Balıklıgöl'ün balıklarında mantar hastalığı çıktı
GÜNEYDOĞU'da inanç turizminin en önemli merkezlerinden biri olan Şanlıurfa'daki kutsal Balıklıgöl'de, yıllardan beri devam eden kirlilik ve olumsuz çevre koşulları nedeniyle, balıklar hastalandı. Kutsal Balıklıgöl'deki balıkların mantar hastalığına yakalanmalarındaki en önemli etkenin suyun kirlenmesi ve atıksuların göle karışmasından kaynaklandığı açıklandı. Tarım İl Müdürlüğü Uzmanları, yaptıkları araştırma ve tahliller sonucunda göldeki kirlilik oranının yükseldiğini ve tehlikeli boyutlara ulaştığını saptadı. Uzmanlar, balıklardaki mantar hastalığının şehir içme suyu şebekesinin eski olması nedeniyle toprağa sızan klorlu suyun yeraltı suları ile birlikte göle karışması ve vatandaşların balıkları beslemek için göle bilinçsizce yem atmasından kaynaklandığını belirlediler. Harran Üniversitesi Su Ürünleri Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyeleri, sudaki klor oranının yüksek olması durumunda, balıklarda oluşan yaraların yanı sıra körlüğe de yol açabileceğine dikkati çektiler.
İleri teknolojik çorapla, ayak kokusuna son!
Eterna’ ve ‘Seidensticker’ gibi ünlü gömlek ve bluz markaları koku önleyici ürünleri sayesinde daha fazla satıyor. Seidensticker firmasının ‘Splendesto fresh’ markasıyla satılan gömlek kumaşları örneğin şeker molekülleriyle donatılı.
Tekstil üreticilerin yeni tasarımları sayesinde, endüstri, kötü mikrop tehdidine karşı özel giysiler geliştiriyor. Cildi sözde düşmanlardan koruyan çoraplar, iç çamaşırı, eldiven hatta kimyasal katkılı özel ayakkabı tabanları üretilmekte şu sıralar.
Antibakteriyel yataklar ise uyurken mikroplardan korunmamız için düşünülmüş.
Henüz satılmıyorsa da, gelecek için çok daha ilginç tasarımlar da söz konusu. Örneğin ‘Cognis Textile Technology’ kuruluşu tüylerin uzamasını önleyen aktif parçacıklar içeren külotlu çorap, Viagra gibi etkiyen erkek çamaşırı ve baş ağrısını dindiren alınlıklar geliştiriyor.
Bebek bezi üzerindeki mumumsu yumuşatıcılar bebeklerin poposundaki yaraları iyileştirecek. Diğer maddeler ise kızılötesi ışınlarından koruyan kumaşların etkisini arttıracak.
Hatta bu amaçta metal bile değişime uğradı. Yatakların ve giysilerin içine yerleştirilecek gümüş iyonları, bakterilerin iştahını kapatıp çoğalmalarını önlüyor.. Padycare firması kendi kendine sterilize olarak kötü kokuları önleyen kumaşlar sunmaya hazırlanıyor.
Kumaşa aşılanan ve kimyasal biyosit ve metalsiz de etkiyen şeker bileşimleri (siklodekstrin) ise takım elbiselerdeki bakteri ve kokuları önleyecek.
Fakat tartışma var
Gelişmeler her ne kadar kulağa hoş geliyorsa da kimi mikrobiyologlar bakteri ve koku önleyici kumaşların cilde yararlı olmadığını, hatta çok sık kullanılan triklosan gibi antibakteriyel katkılardan dolayı riskli olduğunu düşünüyor.
Etiket üzerinde belirtme zorunluluğu bulunmayan maddeler, dirençli bakteri ve mantarların oluşmasına neden olabileceği gibi alerjiye de yol açabilirler ki bu tür giysilerin etkileri hiçbir yerde kanıtlanmadı diyor Alman mikrobiyolog Armin Schuster.
Yeni kumaşların olumsuz yönlerine daha önce gereksiz yere aşırı miktarda dezenfeksiyon maddeleri içeren temizlik maddeleri ve ilaçlı çöp torbalarına karşına çıkan Alman Risk Değerlendirme Enstitüsü’nden Wolfgang Lingk de dikkat çekiyor. Bu kadar etkili temizlik maddeleri varken katkılı giysilere hiç gerek yok, giysileri yıkamak, kurutmak ve havalandırmak yeterlidir, diyor uzman.
Ortaklaşa yaşam
Mikroplar ve konakçıların ortak yaşamı oldum olası barış ve huzur içinde süregeldi. Homo sapiens’in bedeninde ilkçağlardan beri milyarlarca mikroorganizmalar yaşar ve bunlar zarardan çok yarar sağlar insana.
Çeşitli bakteri ve mantarlar bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasına yardımcı olurlar.
Cildimizin üzerinde gayet iyi işleyen ekosistem, şimdi iş alemine para kazandırma peşindeki bilim adamlarının müdahalesiyle dengesini yitirecek. Oysa mikrobiyolog Tietz’e göre olmayan bir sorun çözülmekte sadece.
Ne var ki endüstri, hijyen sağlayan özel giysi üretiminde iddialı. Patagonia firmasına göre özel işlemden geçirilmiş spor iç çamaşırları, 30 günlük yürüyüşlerde bile etkili. Ve Best firmasının eldivenlerini giyenler, antibakteriyel doku sayesinde küf mantarı ve diğer bildik ev mantarları dışında mildiyudan bile korunabiliyor. Oysa tipik bir bitki paraziti olan mildiyu cildimizde barınmaz bile.
Şeker moleküllü gömlek
Avrupa’daki ‘eterna’ ve ‘Seidensticker’ gibi ünlü gömlek ve bluz markaları koku önleyici ürünleri sayesinde daha fazla satıyor. Seidensticker firmasının ‘Splendesto fresh’ markasıyla satılan gömlek kumaşları örneğin şeker molekülleriyle donatılı.
Özel dokumalı giysilerin ne gibi yan etkiler yapabileceği İsveç askerlerine giydirilen çoraplarla ortaya çıkmıştı. Yetmişli yılların ortasında tribütil kalay oksitle yıkanmış çorapları giyen askerler kızarmış ve iltihaplanmış ayaklarla dönmüştü talimden.
Düşük oranlarda bile cildi tahriş eden bu madde günümüze dek kullanıldı. Mesela antibakteriyel işlemden geçirilen bisikletçi şortları üç sene öncesine kadar tribütil kalay oksit içeriyordu.
Özellikle de yatak çarşafı, çorap veya yataklarda kullanılan triklosan maddesini riskli bulunuyor. Klor fenol grubundan olan kimyasal örneğin sabun ve diş macunlarına katılan uluslararası katkı maddesi haline geldi. Kolayca emilen maddeye gerçi cildimiz göreceli olarak iyi tahammül ediyor fakat uzmanlara göre moleküler etki mekanizmaları mikropları antibiyotik gruplarına karşı dirençli kılabilir. Ayrıca triklosanın alerji yaptığı da bilinmekte.
Kimyasal işlemden geçirilen dokumalar, diyor mantar uzmanları, mantar enfeksiyonlarının önlenmesinde etkili değil. Hatta parmak araları ve mahrem bölgelerde etkimesi mümkün değil. Mantar insan bedeni tarafından üretilmez, dış etkenlerle bulaşır. Ve Tietz’e göre çoraplar mantarın bulaşmasını önleyemez.
Mikrobiyologlar ayrıca mikroplardan koruyan gümüş içerikli giysilerin de vaat ettikleri etkiyi yerine getirmediklerine dikkat çekiyorlar. Sağlık üzerindeki risk triklosandakinden daha düşük olsa da işlenmiş kumaşların ciltle teması sırasında normal flora dengesini altüst eden etki maddeleri açığa çıkıyor.
Der Spiegel 9/2004 sayısında yer alan araştırma şöyle sürüyor: Bununla birlikte gümüş katkılı pantolon, eşofman veya kaşkol gibi giysiler kokulardan kurtulmak isteyenleri rahatsız etmiyor. Sonuçta yeni dokuma özellikle de iç çamaşırında kullanıldığında bakterilere bağlı kaşıntı, kızarıklık ve şişlikleri de önlemekte.
Tırnak mantarı zor iyileşir
Mantar ilaçlarının tırnak dokusuna girmesi zor olduğu için yerleşik mantarı gidermede zorluk vardır. Bu nedenle uzun süreli kullanarak yeni oluşan tırnağın sağlıklı gelmesini sağlamalısınız. Bu arada uzayan tırnak kesildikçe hastalıklı bölge giderek yok olacaktır. Tırnak tamamen normale dönünceye kadar sürekli ve düzenli ilaç kullanmakta yarar var. Tırnağın tümden deforme olduğu hallerde, tedavinin yanısıra hastalıklı tırnağın alınması da tedavinin başarısını arttıracaktır. Deri hastalıkları uzmanı bir doktora danışın.
Aynı cinsiyete sahip mantarlar üreyebiliyor
Bild der Wissenschaft dergisindeki bir habere göre, Amerikalı moleküler biyologlar, bağışıklık sistemleri zayıflamış kişilerde beyin zarı iltihabına yol açan Cryptococcus neoformans maya mantarlarını incelemişler. Buna göre aynı cinsiyete sahip mantarlar üreyebiliyorlar.
Mantarlardaki cinsiyet dağılımı normalde dengeli olmasına karşın insanda C. neoformans mantarının alfa tipi daha fazla görülür. İnsan bedeninde önemli ölçüde aynı cinsiyete sahip mantar topluluğu buna rağmen seksüel olarak üreyebiliyor.
Aynı cinsiyetteki iki hücrenin kaynaşmasıyla yine alfa tipinde yavru hücreler oluşmakta. Daha önceleri bunun aseksüel bir süreç olduğu sanılıyordu.
Oysa bilim adamları şimdi bu sürecin seksüel üreme şeklinin belli başlı özelliklerine sahip olduğunu buldular. İki hücrenin kaynaşması sırasında değiş tokuş edilen genetik malzemenin ardından miyoz bölünme ve spor oluşumu gibi. Ayrıca aynı cinsiyetteki hücreler de farklı cinsiyetteki hücrelerin bölünmesi için gerekli hormonlar, hormon reseptörleri ve genlerden yararlanmakta.
Bilim adamları yeni bulgular sayesinde mantarların üreme biyolojisini daha ayrıntılı bir şekilde öğrenebilecekler. Duke Üniversitesi Tıp Merkezi’nden Xiarong Lin ve arkadaşlarının araştırma raporu Nature dergisinin 434’üncü sayısında yayımlandı.
Mantar deyip geçmeyin! Sıcakla birlikte mantar hastalığında artış oluyor. Bu nedenle mantar hastalığı olanlar tedavilerini ihmal etmemeli. Sentetik iç çamaşırı, lastik ayakkabı ve dar giysi giymemeye dikkat edilmeli.
Yaz aylarında, hava sıcaklığının artmasıyla birlikte mantar hastalıklarında artış görülüyor. Bu tür sorunlarla sık karşılaşanlar havuz, hamam, sauna ve spor salonlarından uzak durmalı, sentetik iç çamaşırı, lastik ayakkabı ve dar giysi kullanmamalı.
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Memişoğlu, mantar hastalıklarının bulaşıcı özellik taşıdığını, bu nedenle aile bireylerinden birisinde görülen hastalığın aynı terlikleri giymek, aynı havluyu kullanmak yoluyla diğerlerine de geçebildiğini söyledi. Prof. Dr. Memişoğlu, mantar hastalıklarının özellikle yaz aylarında arttığını, sıcakların başlamasıyla birlikte gündeme geldiğini belirterek, duyarlı olunması gerektiğini bildirdi. Mantar hastalıklarının en belirgin özelliğinin kaşıntı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Memişoğlu, şöyle konuştu:
“Kaşıntı ile başlayan hastalığa sonradan enfeksiyonlar da eklenebilir. Özellikle ayak mantar hastalığında ayağın ağrılı bir şekilde şişmesi ve içi iltihap dolu kabarcıklar gelişmesi bakteriyel enfeksiyonu gösterir. Tedaviye erken başlanır ve hekim uyarıları dikkate alınırsa hastalık 6 haftada silinir.” Prof. Dr. Memişoğlu, kasıklardaki hastalıkta ise yarım ay şeklinde kızarık bir zeminde kepeklenme ve içi sıvı dolu küçük kabarcıklarla karakterize olduğunu, mantarın zamanla bacaklara ve kalçalara doğru yayılabildiğini anlattı. Adana, aa
Neler yapılmalı?
Havuz, hamam, sauna ve spor salonlarında hastalığın bulaşma riski yüksek. Ayrıca, yaz aylarında serinlik vermesi amacıyla genelde ayaklar yıkandıktan sonra kurulanmasına özen gösterilmez. Oysa, mantar hastalıklarının en önemli nedeni ayağı ya da
vücudu uzun süre ıslak bırakmaktır. Bu nedenle hastalıktan korunmada kuruluk ön şartı oluşturuyor.
Ayaklarında mantar hastalığı olan kişiler ayrı
bir havlu kullanmalı ve bunu vücutlarının başka
bir kesimine dokundurmamalıdır. Ayrıca, iklimi çok sıcak ve nem oranı yüksek olan yörelerde yaz aylarında sentetik iç çamaşırları, lastik ayakkabılar ve dar giysilerden uzak durulmalı.
Aile bireylerinin herhangi birinde mantar hastalığı varsa bu kişilerin kullandıkları terlikler ayrılmalı.
Mantarın kendiliğinden iyileşmesi beklenmemelidir. Çünkü erken tedavi edilmediği takdirde hastalık kronik bir hal alabilir ve tüm vücuda yayılabilir.
Yaz hastalıklarına dikkat!
Yaz geldi geçiyor; ama beraberinde getirdiği bazı hastalıklar yüzünden doktorlara başvurular azalmıyor. Yazın son günlerini hastalıklarla geçirmek istemiyorsanız bilinçli bir şekilde hastalıklara karşı tetikte beklemelisiniz. Özellikle yaz mevsimlerinde gerek turistik seyahatlerin artması gerekse sebze ve meyvelerin bol yenilmesi nedeniyle ishal olgularında bir artış görülür. Bu nedenle de bunlara yaz ishalleri denilmektedir.
Temizlenmiş meyve ve sebzelerin yenilmesi hiçbir zaman bağırsak enfeksiyonlarına yol açmaz. Bağırsak enfeksiyonlarının nedenlerinin arasında en önemli kaynak insan dışkısı ile kirletilmiş suların içilmesi ve besinlerin yenilmesi sonucudur.
Belirtileri ve sonuçları
Bağırsak hastalıklarının belirtileri halsizlik, karında gürültü ve ardından şiddetli ishal. Aşırı ishal sonucu kişide sıvı kaybı sebebiyle tansiyon düşer, idrar miktarı azalır. Genel durum bozularak şoka girilebilir. Yaz ishallerinden kurtulmak için el yıkama alışkanlığı son derece önemli. Eller birkaç kez sabunla yıkanmalı. Gıda sektöründe çalışanlar belirli aralıklarla taşıyıcı muayenesine tabi tutulmalıdır. Enfeksiyona yakalanan kişiler zaman geçirmeden en yakın hastaneye götürülmeli ve bol sıvı, özellikle çay, limonata, ayran içirilmelidir.
Bulaşıcı mantarlar
Mikroskobik canlılar olan mantarlar, uygun ortam şartlarını bulduklarından insan derisinde, seyrek olarak da özellikle bazı tipleri iç organlarda hastalığa neden olabilmektedir. Deride hastalık yapan tipleri en çok insandan insana doğrudan ya da eşyalar aracılığıyla dolaylı bir şekilde bulaşır. Nemli ve sıcak ortamı sevdikleri için, genellikle yazın alevlenirler. Yerleşen mantarın cinsine göre ve derideki yerleşim yerine göre değişik belirtiler yapar. Ülkemizde en çok görülen şekli ayak parmaklarının arasına yerleşen ve çok kaşıntılı olan şekli.
Mantarın ayak parmaklarının arasında en çok görülmesinin nedeni banyo yaptıktan sonra ayakların ıslak bırakılmasıdır. Bu bölgedeki mantar hastalığı uzun sürede ayak tabanlarına yayılabilir. Burada kuru kepekli ve kaşıntılı bir durum ortaya çıkar, çok ağırlaştığında nasırımsı görüntüler de yapabilir. Ayaktaki mantar hastalığı en çok terlik, çorap ve ayakkabı ile, daha az olarak da havlu ile bulaşabilir...
Mantarda tedavi
Deri ve baştaki mantar hastalıklarının tedavisi 12 ay, tırnaktakiler 36 ay, gövdede leke şeklinde olanlar 3 haftada tedavi olabiliyor. Bu sonuçların alınabilmesi için hastalığın teşhisi ve tedavisinin kesinlikle bir deri hastalıkları uzmanı tarafından yapılması gerekmektedir.
Mantar, insanların sağlığını ve sosyal hayatını altüst ediyor Yaz aylarında, hava sıcaklığının artmasıyla birlikte mantar hastalıklarında artış görülüyor. Bu tür sorunlarla sık karşılaşanlar havuz, hamam, sauna ve spor salonlarından uzak durmalı, sentetik iç çamaşırı, lastik ayakkabı ve dar giysi kullanmamalı. Mantarı, 'tabiatta bulunan su, toprak ve havada bulunan mikroskopla görülebilen canlı organizma' olarak tanımlayan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Aktaş, nemli ve sıcak ortamlarda oluşan mantar hastalığının ölüm olaylarına neden olabildiğini söyledi.
Halk arasında temriye olarak da bilinen mantar hastalığının, hayvanlardan insanlara, insanlardan insanlara, topraktan, sudan ve havadan insanlara direkt veya endirekt bulaşma olduğunu ve insanların kasıklarında, ayaklarında, ellerinde, koltuk altlarında, saçlarında, sırt bölgelerinde, boyunlarında, tırnaklarında, ağızlarında, gözlerinde, bağırsaklarında ve anüs bölge mukozalarında görüldüğünü belirten Prof. Dr. Aktaş, 100'den fazla hastalık yapan mantar türü olduğunu ve bunların 3 grupta incelendiğini ifade etti. Prof. Dr. Aktaş, "Mantarlar yüzeysel mantarlar, deri ve tırnak tutan mantarlar ve derin mantarlar olmak üzere 3 grupta incelenir. Derin mantarlar deri altında bulunan kemik, adale, lenf ve hatta iç organlara ulaşabiliyor. İç organları tutan mantar ölüm tehlikesini artırıyor." dedi.
Ne gibi belirtileri vardır?
Mantarın tuttuğu bölgeye göre değişik belirtiler gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Aktaş, şunları söyledi: "Çocuklarda deri ve saç tutulumu olarak görülür. Deride kabarıklık, yarım ve çürümüş domates görüntüsü tipiktir. Kılların dökülmesine neden olur, aşırı derecede kaşıntı yapar ve boyun bezlerini şişirir. Sırt ve kol bölgelerinde dairesel sınırları olan kepeklenen, sulanan ve kaşınan lekeler olarak görülür. Tırnaklardaki belirtileri, tırnaklarda kalınlaşma, kırılma, renk bozulması, tırnak düşmesi olarak görülür. Mantar hastalığının en fazla görüldüğü ayak bölgesindeki belirtileri ise ayak parmak aralarında aşırı kaşıntı, çatlamalar, kızarıklık, ayak tabanlarında içi su dolu kabarcıklar, kepeklenme ve şiddetli ayak kokusu olarak görülür."
Başka hastalıklarla karıştırmayın
Mantar hastalığının sedef, egzama, frengi-cüzzam lekeleri ve mikrobik hastalıklarla karıştırıldığını belirten Prof. Dr. Aktaş, hastalığın mikroskobik muayene ve mantar kültürü yapılarak teşhis edildiğini ve losyonlar, kremler, pomatlar ve gerekirse ağızdan yutularak kullanılan tabletlerle yapıldığını açıkladı.
Prof. Dr. Aktaş, mantar hastalığından korunmak için; beslenilen büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda, kedi ve köpeklerde kıl dökülmeleri oluyorsa hayvanların mutlaka veterinere gösterilmesi gerektiği, insanların birbirlerinin giysilerini kullanmamaları, ayaklarını sık sık yıkayan kişilerin ayak parmak aralarını iyi kurulamaları, dar ayakkabı giyilmemesi ve mantarın sevdiği nemli ve sıcak ortamın oluşturulmaması gerektiği uyarılarında bulundu.
Ayağınızı denk alın!
Nemi seven mantar, ortak eşyaların kullanımı ile kendine yayılma alanı bulur. Uzmanlar özellikle yaz aylarında ayaklara dikkat edilmesini istiyorlar.
Güneş ışınlarının deride yol açtığı hastalıklara bir de dikkatsizliği, ortak eşyaları kullanmayı eklerseniz mantarlara davetiye çıkarmış olursunuz. Deri ve zührevi hastalıklar uzmanı Dr. Zekayi Kutlubay, güneşten kaynaklanan deri hastalıklarının yanı sıra özellikle kadınların uyguladığı solaryum ve güneş banyolarının da çeşitli hastalıklara yol açtığını söyledi. Yaz aylarında deri üzerindeki hastalıklarda artış görüldüğünü belirten Kutlubay, mantar hastalıklarının, özellikle ayak ve kasıklarda sıklıkla görüldüğünü ifade etti. Mantarın özellikle 20-50 yaş arasındaki erkeklerde görüldüğünü kaydeden Kutlubay, sıcak -nemli havanın, kapalı ayakkabılar ve aşırı terlemenin rahatsızlığı tetiklediğini dile getirdi.
Çıplak ayağa dikkat
Kutlubay, mantar hastalığının bakterilerin bulunduğu zeminlerde çıplak ayakla dolaşma sonucunda bulaştığını, rahatsızlığın eller aracılığıyla ayaktan kasığa bulaştığını söyledi. Nemli-sıcak hava, sıkı giysiler ve şişmanlığın hastalık için kolaylaştırıcı faktörler olduğunu vurgulayan Kutlubay, mantarın belirtilerini ise şöyle özetledi: "Çok kaşıntılı olan hastalık kasıklarda kırmızı, kepekli, keskin sınırlı yaralar şeklinde başlar. Tinea versicolor denilen türünde ise, sütlü kahverengi ve sarı renkte, mercimek büyüklüğünde lekeler halinde görülür. Lekeler etrafa doğru yavaş yavaş genişler ve birbirleriyle birleşerek harita gibi şekiller çizer."
Ayakları kuru tutun
Yaz aylarında asla çıplak ayakla yürümemeyi ve rahat ayakkabılar giymeyi öneren Kutlubay, ayakların serin ve kuru tutulması gerektiğini kaydetti. Bu sayede mikropların yaşamasının önlemiş olacağını dile getiren Kutlubay, ellerin ve ayakların yıkanmasına, parmak aralarının da iyice kuruması gerektiğine dikkat çekti.
Mantarla egzamayı birbirine karıştırmayın Mantar hastalığı benzer belirtiler gösterdiği için egzama ile karıştırılıyor.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Karakaş, ayak mantarlarının sıklıkla benzer belirtiler gösteren rahatsızlıklarla karıştırıldığını ve bilinçsiz ilaç kullanımı nedeniyle de tedavi sürecinin zorlaştığını söyledi.
Karakaş, özellikle nemli iklim özelliği gösteren bölgelerde, spor ayakkabıların uzun süre giyilmesi, sentetik çorapların kullanılması ve temizlik kurallarına gereken önemin verilmemesi durumlarında ortaya çıkan mantar hastalığının, belirtileri açısından egzama ve diğer bakteriyel enfeksiyonlarla karıştırıldığına dikkati çekti.
Ayakta kaşıntı, parmak aralarında sulanma, kızarıklıklar ve kepeklenme gibi belirtiler gösteren mantarın doktor kontrolünde tedavisinin mümkün olduğunun altını çizen Karakaş, şunları söyledi: “Mantar, belirtileri açısından benzer rahatsızlıklarla kolayca karıştırılabilecek bir sorundur. Uzman doktorlar bile gerekli tahliller tamamlanıncaya kadar kesin tanıyı koyamazlar. Bu nedenle vatandaşların kulaktan dolma bilgilerle (bende mantar var) diyerek merhem satın almaları ve kullanmaları tedavi sürecini olumsuz etkiler.”
23 yaşındayım. Yaklaşık 3 yıldır vajinamda mantar var. Ara ara kullandığım ilaçlar sayesinde geçiyor. Fakat sonra tekrar ediyor. Bu rahatsızlıktan kurtulmak için doktor orasını yakmak gerektiğini söyledi. Hiç doğum yapmadım. Hamile kalmam konusunda sıkıntı yaratır mı? Sizce yanlış bir uygulama mı? CEVAP: Enfeksİyonlar tedavi edilmeden önce vajinal kültür ile değerlendirilerek kesin tanı ve bu tanıya göre ilaç tedavisi verilmesi sorunu çözer. İlaç tedavisine uyulmaması veya eksik ya da yanlış kullanım, tedavinizin olumsuz olmasını veya sorunun kronikleşmesine neden olabilir . Bunun yanı sıra bazı enfeksiyonlarda partner tedavisi de gerekir. Devam eden akıntılar ilerde rahim yaralarının oluşmasına neden olabilir ve bu yaraların kesinlikle uygun yöntemlerle tedavi edilmesi gerekir. Tedavi soruna değil tedavi edilmemeniz sorunlara neden olabilir.
SORU:Doktor bey, çok sık vajinal mantar geçiriyorum. Genetik yatkınlık söz konusu olabilir mi? Bir de önlem olarak ne önerirsiniz? CEVAP: Sık mantar geçirmeniz cinsel ilişkiniz varsa eşinizinde tedavi edilmemiş olmasından, sizin uygun tedavi edici ajanları yeteri süre ve dozla almamanızdan veya altta yatan gebelik, şeker hastalığı, yetersiz östrojen düzeyi, uzun süreli antibiyotik ya da hormon kullanımından kaynaklandığını düşünmek yerinde olur. Yoksa genetikle ilgisi yoktur.
Mantar varsa ne gibi önlem alınmalı?
Mantardan korunmada ve tedavisinde temizlik son derece önemlidir.
Ayrı havlu, ayrı saç fırçası kullanmaya dikkat edin.
Yatak çarşaflarınızı haftada iki kez sıcak suda yıkayın ve güneşte kurutun.
Eğer ayak mantarından şikayetçi iseniz kendinize özel terlikler kullanın.
Ayaklarınızın terlemesine engel olun. Mümkünse sandalet giyin.
Dar pantolon, naylon iç çamaşırları, naylon çoraplar mantarın azmasına neden olur.
Mantar hastalığı olanlar havuz, hamam, spor salonu gibi yerlerden uzak durmalıdır.
Mantar hastaları havuz, hamam gibi yerlerden uzak durmalı
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tamer İrfan Kaya, mantar hastalığı olan kişilerin havuz, hamam, sauna gibi yerlerden uzak durmaları gerektiğini söyledi.
Kaya, insanların mantar hastalığına yakalanmaması için, sentetik iç çamaşırı ve lastik ayakkabı kullanmamaları gerektiğini vurguladı. Mantar hastalığının, ayaklarında mantar enfeksiyonu olan kişilerin yerlere, banyolara, havlulara, terliklere, havuzlara, ayakkabılara bulaştırdığını belirten Kaya, bu hastalığın aylarca canlılığını koruyarak daha sonra diğer insanlara bulaştığını söyledi. Mantarın sıcağı ve nemi sevdiği için ayak terlemesinin arttığı yaz mevsiminde artış gösterdiğine dikkat çeken Kaya, hastalığın en büyük belirtisinin kaşıntı olduğunu belirterek, "Mantar sıcak ve nemli ortamda hızlı üredikleri için özellikle çok terleyen ve ıslak kalan yerlere yerleşir. Bu yüzden ayakta sürekli kapalı ve ıslak kalabilen ayak parmak araları ve ayak tabanı mantar hastalığına çok yatkın ortamlardır. Ayak parmak aralarında kaşıntı oluşur. Nemli ve mantarlı derinin kalınlaşmasına bağlı beyaz renk değişikliği ve üzerinde kepeklenme ve soyulma izlenir. Hastalık daha da şiddetlenirse sulanır ve ağrıya sebep olur. Ayak mantarının en kronik tipi ayak tabanında hafif kaşıntı, kepeklenme ve kalınlaşma ile giden tiptir ve hastaya çok fazla rahatsızlık vermez. Çoğu kişi hastalığın farkına bile varmadan hayat boyu tedavi almadan mantar ile yaşar. Bu kişilerde zamanla mantar ayak tırnaklarına da bulaşır ve tırnaklar kalınlaşır, şekilleri bozulur ve renk değişiklikleri ortaya çıkar. Bu kişiler çevreye sürekli mantar yayarlar." dedi. Hastalığın tedavisi ve iyileşme süresi ile ilgili olarak da bilgi veren Kaya, hastalığın tipine, şiddetine ve ilaç çeşidine göre tedavi süresi ve iyileşme süresinin değiştiğini, bazı kremlerin 1 haftada, bazılarının 1 ayda etkili olduğunu, tırnaklarda şiddetli mantar varsa en az 3 ay hap tedavisinin gerekli olduğunu anlattı.
1. Saç diplerinde, sakal aralarında, kaşlarınız içindeki hastalıklar muhtemelen egzamadan, veya alerjik hastalıklardan ileri gelebilir. Pul pul dökülmesi daha çok cilt hastalığını hatırlatmaktadır. Bunun için muhakkak bir cildiye uzmanına muayene olunuz. 2. Bahsettiğiniz bölgede derinin beyazlaşması, kaşıntı ve kokunun olması mantar hastalığını hatırlatmaktadır. Deri beyazlığı ayrıca vitiligo dediğimiz hastalıkta da olur. Temizliğe dikkat etmeli. Geniş iç çamaşırı kullanmalı. Islak ve nemli bırakmamalı. Tahlil yaptırıp mantarın cinsini tesbit etmeli. Ona uygun ilaç kullanmalı. 3. Ayaklarınızdaki mantarı da test yaptırdıktan sonra tedavi ettirin. Mantar hastalığı tedavisi zor olan, zaman ve sabır isteyen bir hastalıktır. Cildiye uzmanının takiplerini bırakmayınız.
Mantar hastalığı hakkinda aciklamalar Mantar hastalığı konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:mantar hastalığı, Kadınlarda mantar hastalığı, kadınlarda mantar neden olur ,mantar hastalığı tedavisi ,vajinal mantar,Vajinadaki mantar enfeksiyonu
|