Kadınlar
     
Kategoriler
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuklar
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlara Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Pratik Bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Kadın sağlığı

» Hepatit B hastalığı

 

Hepatit B hastalığı

Kadinlaricin.net sitesinde Hepatit B hastalığı baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Hepatit B hastalığı ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Hepatit B hastalığı ,resim ,resimleri

 

Sarılığın en tehlikeli türü, hepatit B. Bulaşma yolları AIDS hastalığına çok benziyor ama ondan yüz kat daha bulaşıcı. Türkiye'de her on kişiden biri taşıyor. Dünyada her yıl iki milyon kişi ölüyor. Tedavi mümkün değil ama aşısı bulunuyor. Mutlaka aşı olmak gerekiyor ama henüz hastalık tanınmadığı için kimsenin aklına aşı gelmiyor. Aşı olmadan önce tahlil yaptırıp, hepatit B taşıyıp taşımadığınızı ve daha önce hastalanıp, hastalanmadığınızı öğrenebilirsiniz. Eğer tahlil yaptırmadan aşı olduysanız, zararı yok ama gereksiz yere para ödeyip, iğne yaptıracaksınız. Aşı üreticisi SmithKline Beecham, tıpkı yurtdışında olduğu gibi Türkiye'de de çocukların aşı takvimine alınması gerektiğini söylüyor ve hastalığı tanıtmak için çabalıyor. Hacettepe Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Doç. Dr. Murat Akova bilgi verdi.

Hepatit B hastalığıHepatit B nedir?

Hepatit B taşıyan insanların kan ve vücut sıvıları aracılığıyla bulaşan bir virüs. Virüs, insana bulaştıktan sonra hastalık ortaya çıkıncaya kadar 6 hafta-6 ay arasında değişen bir kuluçka süresine sahip.

Hangi vücut sıvılarında bulunur?

Kan, serum, meni, vajinal sıvı, diş tedavisi sırasında kanla bulaşan tükürük, kanın değdiği diğer vücut sıvıları.

Hangi yollarla bulaşır?

Virüsü taşıyan kişiyle cinsel temasta bulunma, virüsü taşıyan kişilerin kan veya vücut sıvıları ile temas etme, virüsü taşıyan hamile kadınların doğum sırasında bebeklerine bulaştırması.

Hastalığın belirtileri nelerdir?

Hastalığa yakalanan kişilerin ancak yarısında sarılık ortaya çıkıyor. Hastaların üçte ikisinde sadece grip benzeri belirtiler görüyor. Geri kalanda hastalık belirtisiz seyrediyor.

Hastalık nasıl seyrediyor?

Sarılık ister gelişsin ister gelişmesin hastaların yüzde 90'ında hepatit B tamamen iyileşiyor. Bu kişiler yaşamlarının sonuna kadar hastalığa karşı bağışık kalıyorlar. Geriye kalan yüzde onda virüs kandan temizlenemiyor. Bu kişilere kronik hepatit B taşıyıcısı adı veriliyor. Virüs taşıyan annelerden doğan çocukların yüzde 80-90'ı kronik taşıyıcı haline geliyor. Hepatit B hastalığının seyri sırasında her bin kişiden 1-5'inde fulminan hepatit adı verilen akut karaciğer yetmezliği tablosu ortaya çıkıyor ve bu insanların dörtte üçü hayatlarını kaybediyor.

Dünyada ve Türkiye'de yaygınlığı nedir?

Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine dünyada hepatit B hastalığını geçirmiş iki milyar kişi var. Halen dünyada 350 milyon kişi taşıyıcı. türkiye'de ise nüfusun yüzde 5-10'nun taşıyıcı olduğu biliniyor. Yani 3-6 milyon kişi kronik hepatit B virüs taşıyıcısı.

Taşıyıcılığının belirtileri nelerdir?

Kronik hepatit B taşıyıcılığının hiçbir belirtisi yok. Taşıyıcılar sağlıklı görünüyorlar. Kanda hepatit B'nin saptanmasıyla yani tahlil yapılmasıyla, taşıyıcı olup, olmadığı anlaşılır.

taşıyıcılığının sakıncaları nelerdir?

Kronik persistan hepatit adı verilen bir tabloyla karşılaşılabilir. Tehlikeli. Ayrıca taşıyıcıların yarısında kronik karaciğer hastalığı gelişebilir. Eğer bu hastalık gelişirse, dörtte bir oranında karaciğer sirozu veya kanseri ortaya çıkabilir. Kronik taşıyıcılar partnerlerine, anneler bebeklerine taşıyabilir. Ayrıca kronik taşıyıcılarla aynı evi paylaşanlarda hepatit B'ye yakalanma riski, iki ila dört kat daha fazla.

Enfeksiyonun tedavisi var mı?

Kronik hepatit gelişen insanların bir bölümünde interferon tedavisi deneniyor. Pahalı ve yan etkileri var. Bir kişinin hepatit B enfeksiyonu geçirip, geçirmediği kan tahlili ile anlaşılır. Hepatit B'ye karşı bağışık olan kişilerin kanında antikor pozitif bulunur. Bunun anlamı, antikor hastalığı geçiren kişilerin artık bu hastalığa karşı bağışıklık kazandığını gösterir. Aynı şekilde aşı yaptıranlarda da antikora rastlanır.

Nasıl korunulur?

En güvenilir yol, aşı olmak. 1982 yılından beri kullanılan bu aşılar etkili ve güvenli. Bunun yanısıra prezervatif kullanılması, tek kullanımlık iğnenin tercih edilmesi gibi tıpkı AIDS'e uygulanan tedbirler alınabilir.

Aşının güvenilirliği nedir? Yan etkileri var mıdır?

Güvenilirliği tam. Aşıya bağlı karaciğer hastalığı meydana gelmesi veya başka bir hastalık bulaşması söz konusu değil. En sık görülen yan etki, aşının yapıldığı bölgenin ağrıması, kızarması ve şişmesi.

Aşı nasıl uygulanır?

Hiçbir test yaptırılmadan aşı uygulanabilir. Eğer daha önce hepatit geçirerek bağışık veya kronik taşıyıcı haline gelmiş bir insan aşı olursa bu durumun yararı da yok zararı da. Fakat maliyeti düşürebilir.

3 doz aşı yaptırdıktan sonra test tekrarlanmalı mı?

Üç doz aşı yüzde 95 oranında koruyucu. Aşılarını tamamlamış insanların yüzde beşinde antikor yani mikroba karşı bağışıklık gelişmemiş. Eğer koruyucu antikorun gelişip, gelişmediğinden emin olmak istiyorsanız, üçüncü doz aşıdan altı-sekiz hafta sonra kan tahlili yaptırabilirsiniz.

3 dozdan sonra tekrar aşı gerekli mi?

Üç doz aşı yaptırmış ve koruyucu antikor gelişmiş kişilere tekrar aşı yapılması önerilmiyor. Ancak cerrah, diş hekimi gibi riskli mesleklerde üç doz aşıdan en az beş yıl sonra kanda koruyucu antikor düzeyine bakılarak tek bir doz aşı yapılabilir.

Hepatit B için ümit ışığı

Hepatit B rahatsızlığı bulunan karaciğer hastaları için yeni bir ümit ışığı belirdi. Glaxo Welcome firması tarafından piyasaya yeni sunulan Zeffix isimli ilaç, Hepatit B virüsünün üremesini baskı altında tutarak hastalığı kontrol altına alıyor. İlaç kullanıldığı süre içinde virüslerin çoğalmasına izin vermiyor ve hastalığın seyrinde müspet bir gelişme oluyor. İlacın en hoşa giden yanı ise yan tesirinin olmaması. Ancak bazı vakalarda tedavi yıllar sürebiliyor ve ilaç kesildiğinde hastalık kendini tekrarlıyabiliyor. Buna rağmen uzmanlar bu yeni tableti hepatit ile mücadelede bir devrim olarak nitelendiriyorlar

Öpüşmeyin, tokalaşmayın

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre, Dünya’da Hepatit B hastalığını geçirmiş 2 milyar kişi bulunuyor. Dünya’da 350 milyon kişinin kronik taşıyıcı olduğu belirtilirken, Türkiye’de nüfusun yüzde 5-10’nun taşıyıcı olduğu tahmin ediliyor. Dolayısıyla halen Türkiye’de 3-6 milyon kişi kronik Hepatit B virüsü taşıyıcısı. Sağlık Bakanlığı ise hastalığa karşı ‘Hepatit B aşısı yaptırmayı, mümkün olduğunca öpüşmemeyi ve tokalaşmamayı ayrıca diş hekimi, berber gibi kamuya hizmet veren kurumların da hijyenik kurallara uyarak tedbir alınmasını istiyor.

Yüzde 75 ölüm
WHO, kronik Hepatit B taşıyıcılığını, karaciğer kanserinin en önemli nedeni olarak açıklarken, kronik taşıyıcılarda bu kanserin görülme riskinin taşıyıcı olmayanlara kıyasla 200 kat daha fazla olduğunu bildirdi. WHO, tüm bu nedenlerle Hepatit B virüsünü sigaradan sonra 2. en önemli kanserojen olarak kabul ediyor.

Çok hızlı yayılıyor
Yine WHO’ya göre, kronik Hepatit B taşıyıcısı bir kişi yeterince uzun yaşarsa karaciğer kanserine yakalanma riski kaçınılmaz. Verilere göre, Hepatit B hastalığının seyri sırasında, her bin kişiden 5’inde ‘’fulminan hepatit’’ adı verilen ağır karaciğer yetmezliği tablosu ortaya çıkıyor ve ‘’Fulminan Hepatit’’e yakalanan kişilerin yüzde 75’i bu nedenle hayatını kaybediyor.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne göre, Hepatit B, aynı adı taşıyan virüsün karaciğere yerleşip orada çoğalarak karaciğeri tahrip etmesiyle ortaya çıkan bir hastalık. Dünyada, cinsel temasla bulaşan hastalıkların en hızlı yayılanı olarak bilinen Hepatit B’nin tek kaynağı insan. Bakanlık verilerine göre, Hepatit B virüsü, kan, tükürük, idrar, ter, vajinal salgı gibi tüm vücut sıvılarında bulunuyor ve sağlıklı kişilere bu vücut sıvılarının temas etmesiyle bulaşıyor. Hastalık, kan ve kan ürünlerinin, enjektörlerin kullanımı, cinsel temasla veya taşıyıcı anneden doğum sırasında bebeğine geçiyor. Kuaför ve berberlerdeki iyi sterilize edilmemiş manikür-pedikür setleri, tıraş bıçakları, makaslar ve diş fırçalarının ortak kullanılması, derideki bir çatlak veya açık yara ile temas eden infekte vücut sıvısı, iyi sterilize edilmemiş aletlerle kulak delme ve sünnet etme de bulaşması için etkili faktörler arasında. Virüs, insana bulaştıktan sonra hastalığın ortaya çıkmasına kadar 6 hafta ile 6 ay arasında değişen bir kuluçka süresine sahip.

Aşı şart
Hastaların yüzde 90’ında tamamen iyileşme sağlanıyor. İyileşen kişiler hayatlarının sonuna kadar hastalığa karşı bağışık kalıyor. Geriye kalanlarda ise virüs kandan temizlenmiyor. Bu kişiler kronik Hepatit B taşıyıcısı olarak adlandırılıyor. Hepatit B’den korunmanın en etkili yolunun hastalığa karşı aşılanmak olduğu vurgulanırken, Hepatit B virüsünü taşıyan kişilerin kan bağışı yapmamaları, başkalarıyla kan temasına izin vermemeleri ve aile fertlerinden, aynı evi paylaşanların Hepatit B aşısı olmaları istendi. Yeni doğan bebeklerin de doğar doğmaz aşılanması gerektiği kaydedildi

Hepatit B taşıyıcısı

Hepatit B mikrobu genellikle kan ürünleri ve yakın temas ile bulaşır. Diş çektirme, iğne yapılma, berberde tıraş esnasında kanama, ameliyat olma durumlarda bulaşma olabilir. Bunlar mikrobu alır, taşıyıcı olur ancak hastalık yapmaz. Uzun yıllar sonra karaciğerde bozukluklara yol açabilir. Ancak bu ihtimaldir, kesin değildir. Taşıyıcılar mikrobu başkalarına bulaştırabilir. Onun için yakın temasta olanların mutlaka aşılanması lazımdır. Sizin de kendinizi hastalıklardan korumanız lüzumsuz ilaç kullanmamanız, alkolden uzak durmanız, tatlı gıdalarla meyveye ağırlık vermeniz iyi olur. Yorucu işlerden kaçının, uyku düzenine dikkat ediniz.

Hepatit B

Türkiye'de on kişiden biri sarılığın tehlikeli türlerinden olan hepatit B ile karşılaşmış durumda. Ya hasta ya da taşıyıcı olarak. Hepatit B virüsü taşıdığı tespit edilen gebede virüs plasenta aracılığıyla bebeğe geçmiyor. Fakat doğum yaparken, bebek doğum yolu sıvılarından oluşan karışımla birlikte kan da yutuyor ve hepatit B bulaşıyor

Hepatit B kavgası

15'inci Gastroenteroloji Kongresi, Hepatit B kavgasıyla tamamlandı. Uzmanlar adına konuşan Prof. Dr. Yılmaz Çakaloğlu, ‘Indometazin’in 1992'den beri Hepatit B tedavisinde Türkiye ve yurtdışında denendiğini, ancak etkili olmaması nedeniyle vazgeçildiğini açıkladı.

Türkiye'de yaygın bir sorun olan hepatit B hastalığına karşı tedavi geliştirdiği yönünde açıklamalarda bulunan Karadeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu, meslektaşları tarafından ağır biçimde eleştirildi.

Uzmanlar, Prof. Dr. Kapıcıoğlu'nun Hepatit B'ye karşı iyi geldiğini öne sürdüğü ilaç ‘Indometazin’in 30 yıldır romatizmal hastalık için kullanıldığını belirterek, ‘‘İlaç verilen 19 hastanın tümünde Hepatit B virüsünün taşıyıcılığı sürmüştür’’ dediler.

Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'nda dün sona eren 15'inci Gastroenteroloji Kongresi'ndeki basın toplantısını, Karaciğer Araştırmaları Derneği ile İstanbul Tabip Odası düzenledi. Uzmanlar adına konuşan İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Çakaloğlu, ‘Indometazin’ ve benzer etkili ilaçların 1992'den beri Hepatit B ve Hepatit C tedavisinde Türkiye ve yurtdışında denendiğini, ancak yeterince etkili olmaması nedeniyle vazgeçildiğini açıkladı.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu, 5 yıllık bir çalışma sonrasında geliştirdiklerini öne sürdüğü Hepatit B taşıyıcılığını önleyen yöntemi bu ay başında açıklamıştı. Prof. Kapıcıoğlu, Hepatit B virüsünün tedavisi için hedeflenen sonuçlara ulaştıklarını, tedavi üzerinden 1.5 yıl geçmesine rağmen, kaybolan virüsün hiçbir hastada yeniden oluşmadığını bildirmişti.

Sessiz virüse önlem

Bir damla kanla bile bulaşabilen Hepatit B virüsü, vücutta 'sessizce' yaşayarak 10-15 yıl sonra siroz ya da karaciğer kanseri olarak ortaya çıkan öldürücü bir hastalığa dönüşebiliyor. Sigaradan sonra dünyada bilinen en yaygın kanserojen olan Hepatit B virüsünün yol açtığı hastalıklara karşı etkili ilaçlar geliştirilse bile, hala en etkili ve en ucuz koruma yolu aşılanmaktan geçiyor.

Karaciğer hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Çakaloğlu'nun verdiği bilgiye göre, Türkiye'de her 100 kişiden 5-10'nu Hepatit B virüsü taşıyor. Virüsü alanların yüzde 25'i sarılık oluyor. Yüzde 75'i ise enfeksiyonu herhangi bir virütik hastalıkta görünen belirtilerle, yani 'sessizce' geçiriyor. Çoğu kez kişi Hepatit B enfeksiyonu geçirdiğinin farkına bile varmıyor. Klasik sarılık tablosunu yaşayanlar tedavi görüyorlar. Virüs temizleniyor. Sadece yüzde 1'inde karaciğer büyük hasar görüyor. Hepatit B enfeksiyonunu 'sessiz' geçirenlerin yüzde 5'inde kronikleşme, yüzde 95'inde ise iyileşme meydana geliyor. Prof. Dr. Çakaloğlu, enfeksiyonu 'sessizce' geçirmenin ileride yarattığı büyük sağlık riskine dikkat çekerek, ‘‘Türkiye'de karaciğer sirozu vakalarının yüzde 50'si, karaciğer kanseri vakalarının da yüzde 40'ından Hepatit B virüsü sorumlu. Enfeksiyonun kronikleştiği hastaların bir kısmında karaciğerde iltihap ve hasar meydana gelir. Bu hastaların yaklaşık yarısında siroz ve karaciğer kanseri gibi ciddi komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu da virüsün alınmasından itibaren 10-15 yılı alan uzun bir süreçte meydana gelir’’ dedi.

Çözüm aşıda

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) protokolüne göre, Hepatit B virüsü taşıyıcılık oranı yüzde 2'den fazla olan ülkelerde (Türkiye'de yüzde 5-10), tüm yeni doğan bebeklerin, çocukların ve risk gruplarında yer alan erişkinlerin mutlaka aşılanmasını gerekiyor. Hepatit B aşısının güvenli ve etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Çakaloğlu, ‘‘Dünyanın 100'den fazla ülkesinde Hepatit B'ye karşı toplumun tümünü kapsayan aşılama programı uygulanıyor.

Türkiye bu ülkelerin içinde yer almıyor. Aşı tüketimindeki rakamlar, henüz daha toplumun büyük kısmının aşılanmadığını ve sorunun yeterince kavranmadığını gösteriyor’’ dedi.

Prof. Dr. Çakaloğlu, aşının yeterli koruyuculuk düzeyine ulaşabilmesi için dozlarının eksiksiz yapılması gerektiğini, kronik Hepatit B ve siroz hastalıklarının tedavisinin pahalı, zahmetli ve yeterince etkili olmadığını belirtti.

Milyonlarca kişi taşıyor

Prof. Dr. Çakaloğlu'nun verdiği bilgiye göre, sayılarının 4 ya da 5 milyonu bulduğu tahmin edilen Türk vatandaşı, Hepatit B virüsü ile yaşıyor. Her 3 kişiden biri de bu virüsle temas ediyor. Virüsle temas edenlerin büyük bölümünde vücudun koruyucu antikor oluşturması sonucunda enfeksiyon oluşmuyor. Az da olsa virüsle karşılaşanların hepsi bu kadar şanslı olamıyor ve virüs nedeniyle vücutta gelişen enfeksiyon kronikleşiyor. Hepatit B virüsü, sağlıklı kişiye virüs taşıyan kan ve kan ürünlerinin verilmesi, cinsel birleşme ya da Hepatit B'li anneden doğum yoluyla geçebiliyor.

Hepatit B virüsünün neden olduğu enfeksiyon hastalığı bebeklerde ve ilk çocukluk yıllarında seyrek görülürken, ilkokul ve ortaokul çağında görülme sıklığında belirgin artış oluyor. Özellikle, doğu ve güneydoğu bölgelerinde hijyen koşullarının iyi olmaması ve çok çocuklu ailelerle çocuklararası yakın temas virüsün bulaşmasını kolaylaştırıyor. Yatılı okul ve kışla gibi grup halinde yaşanan ortamlarda traş bıçağı, diş fırçası, tırnak makası, dikiş iğnesi gibi kan bulaştırma riski bulunan araçların ortak kullanılması da Hepatit B'nin kolayca bulaşmasına yol açıyor.

Aids’den daha öldürücü

Hepatit B sigaradan sonra bilinen en yaygın kanserojen. Tek kaynağı da insan. Bulaşması için bir damla kan bile yeterli. Her yıl dünyada iki milyondan fazla insanın yaşamına son veren bu virüs yüzünden bir günde ölenlerin sayısı AIDS'den bir yılda ölenlerden daha fazladır.

Risk grubu

Hepatit B'li anneden doğan bebekler, evde Hepatit B hastası veya taşıyıcısı olanlar, birden fazla kişiyle cinsel ilişki kuranlar, kan ve kan ürünlerini kullananlar, hemodiyaliz uygulanan kişiler, damariçi ilaç bağımlıları, sağlık personeli, toplu halde bulunulan yerlerde yaşayanlar.

Hepatit mikrobu

Sarılık hastalığı yapan mikroplara hepatit mikrobu denir. Bunların çok çeşitli tipleri vardır. Mikrobu alan kimsede sarılık hastalığı meydana gelir. Daha sonra hastalanıp vücut direnci ile mikrop temizlenir. Geriye koruyucu antikorlar kalır ve hastayı sonradan bulaşabilecek mikroplara karşı korur. Eğer mikroplar vücuttan temizlenemez ise taşıyıcılık dediğimiz durum meydana gelir. Taşıyıcı demek mikrobu kendinde bulunduran, başkalarına bulaştıran fakat hasta olmayan kimsedir. Taşıyıcı olanların vücut direncini kıran hastalıklardan korunması, beslenmesine dikkat etmesi lazımdır. Yağlı yiyeceklerden ve acılı baharatlı gıdalardan uzak durması gerekir. Tatlı gıdalar ve meyveler bol yenmeli. İstirahatına dikkat etmeli.

Hepatit-B gerçeği...

Hepatit-B gerçekten gelişmekte olan ülkelerin önemli sağlık sorunlarından birisidir. Kan yoluyla bulaşan bu hastalığın mikrobunu taşıyan, kendisi hasta olmayan portörün -taşıyıcıların- olması ve hastalığın kaynağını oluşturmaları, bulaştırıcılıkları önemli sağlık sorunlarındandır. Gelişmekte olan ülkelerde portör oranı oldukça yüksek olmasına rağmen ülkemizde bu oran % 6-8 civarındadır. Ancak yine bir Hepatit türü olan, siroz yapma şansı yüksek ve aynı yollarla bulaşan C-Hepatit yüzdesi daha fazladır.

Hepatit-B dün de gelişmekte olan ülkemiz için bir sorundu, yarın da sorun olacaktır. Ancak, bu hastalıktan korunmanın daha kolay ve parasız olan yöntemlerini gözardı ederek topluma sadece pahalı olan aşının tek çözüm olarak sunulması ne kadar doğrudur?

İshalden, pnomoniden -akciğer iltihabı- pekçok çocuğun öldüğü ülkemizde, kitlelerin hepatit aşısına koşullandırılması yeniden değerlendirilmelidir. Aşının % 80 koruyucu olduğu bilinmektedir. El yıkama ve hijyenik kurallara dikkat etmekle B-Hepatit'e yakalanma oranının % 50 azalacağı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Risk grupları olan sağlık personeli, hayat kadınları, berberler ve kan ile temas edenlerin aşı olması zorunluluktur. Risk gruplarının dışındakiler hijyenik kurallara uyarak bu hastalıklara yakalanmazlar.

Telaşa değil ama halkın bilinçlendirilmesine gerek var.

. Hepatit B hastalığı hakkinda aciklamalar Hepatit B hastalığı konusunda bilgiler

 

Kadın sağlığı Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 4
Bayram Namazı Nasıl Kılınır?
Okunma: 1
Çanta Modelleri
Okunma: 1
2020 Yılında Türkiye
Okunma: 1
Avon Ürünleri
Okunma: 1
Ayak ağrıları ve tedavisi Ayak ağrısı tedavileri
Okunma: 1
Detoks diyeti, Detoks Diyetleri
Okunma: 0
Hasan Mutlucan kimdir
Okunma: 0
Kadınların hayat mücadelesi
Okunma: 0
İşyeri problemleri
Okunma: 0
Kleopatranın aşk sarayı
Resim
Demir Eksikliği
Demir Eksikliği

 |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv Sigorta Kadınlar İçin Blog