|
Guatr nedenleri
|
 |
|
|
| |
‘Tiroid bezinin büyümesi’ anlamında kullanılan basit guatr, küçümsenmesi ve tedavisinde ihmalkar davranılması sebebiyle cerrahi tedaviyi gerektiren bir hal alıyor. Hatta bazı tiroid yumruları kanserleşiyor veya zehirli guatr (hipertiroidi) haline dönüşebiliyor. Türkiye Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Ahmet F. Yağcı, genelde tiroid bezinin her türlü büyümesine ‘Guatr’ denilmesinin adet olduğunu, gerçekte guatr denince, tiroid bezinin iltihabi olmayan, normal fonksiyonlu (normal miktarda hormon salgılaması) ve habis olmayan büyümelerinin kastedildiğini belirtti. Dr. Yağcı “Bu tarif, yurdumuzda basit guatr olarak da ifade edilmektedir. Fakat bu ‘basit’ kelimesi, birçok hekimde ve hastalarda, hastalığın önemi konusunda yanlış intiba uyandırarak hastalığın küçümsenmesine ve tedavisinde ihmallere ve gecikmelere yol açmaktadır. Böylece, ilaç tedavisiyle iyileşmesi mümkün olan bir guatr, giderek büyümekte, cerrahi tedaviyi gerektiren bir hal almakta, bazı tiroid yumruları kanserleşmekte veya zehirli guatr (hipertiroidi) haline dönüşmektedir” dedi. Dr. Ahmet Yağcı, zehirli guatr da denilen ‘Hipertiroidizm’de (Tiroid bezinin aşırı çalışması) şu belirtilerin ortaya çıktığını söyledi: “İştah artışına rağmen kilo kaybı, sinirlilik, acelecilik, çabuk yorulma, halsizlik, saç dökülmesi, terleme, sıcağa tahammülsüzlük, çarpıntı, yüksek kan basıncı, sık ve cıvık dışkılama, kas güçsüzlüğü, ellerde titreme, bakışlarda şaşkınlık veya korku ifadesi, göz kapağının yukarıya doğru gerilmesi ve göz kapağında şişme, göz kürelerinin öne doğru belirginleşmesi.”
Orta yaşta sık görülüyor Uzm. Dr. Yağcı, tiroid kanserlerinin ise, genellikle 40-60 yaşları arasında rastlandığını, kadınlarda daha sık olduğunu kaydederek, “Tiroid kanserli hastalarda genellikle etrafına yapışık olup, baskı yapan, fakat iltihabi belirtileri olmayan sert kıvamda, yaygın veya kısmi bir büyüme gösteren guatr vardır. Tiroid bezinde ağrı, hafif veya ileri derecede yutma güçlüğü, nefes darlığı veya ses kısıklığı başlıca klinik belirtilerdir. Teşhiste tiroid sintigrafisi, iğne biyopsisi faydalı olabilir. Şüpheli vakalarda cerrahi müdahale tercih edilmelidir. Tedavide asıl metod, cerrahi olarak tiroidin çıkarılmasıdır.” diye konuştu.
İyot eksikliği guatr sebebi
İnsan vücudundaki iyot eksikliğinin bir çok sağlık sorununa davetiye çıkartığı belirtildi. Samsun Devlet Hastanesi Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, iyotun önemine değindi. Dr. Dinççağ, “İyot, insan gelişiminde boy uzaması ve zeka gelişiminde önemli rol oynayan bir maddedir. Daha çok havada suda, deniz ürünlerinde ette ve sütte bulunur. Ülkemizde bazı yörelerde iyot eksikliğinden dolayı çeşitli guatr hastalıkları sık görülür. Bu bakımdan iyot eksikliği ülkemizde ve dünyada önemli bir sağlık sorunudur. Özellikle göller yöresi olan Isparta, Eğridir ve Doğu Karadeniz’in yüksek bölgelerinde guatr bezinin büyümesi ile karakterize hastalıklar çok sık görülüyor. Basit Diffuz Guatr adı verilen bu hastalık daha çok iyot eksikliğinden kaynaklanmaktadır” dedi. İyotun boy uzaması ve zeka gelişiminde önemli rol oynadığı ve iyot eksikliğini gidermek için pek çok tedbir alındığını ifade eden Dr. Dinççağ, “Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği’nin açıkladığı verilere göre, 6-12 yaş grubu çocuklarda iyot eksikliğinin görülme sıklığı yüzde 31.8 ‘dir . İyot eksikliği konusunda ülkeler milli politikalar benimsemiştir. Birleşmiş Milletler’in (BM) bu konuda Dünya Sağlık Örgütü ile koruyucu sağlık politikaları mevcuttur. Ülkemizde de iyot eksikliğini önlemek amacıyla sofra tuzlarına iyot katılması zorunlu tutulmuştur” diye konuştu.
Guatr göze vuruyor!
Toplumda yaygın olarak görülmeye başlanan guatr, gözleri de etkiliyor. Hastalık zaman içinde görme kaybına sebep oluyorsa bu, acilen müdahale edilmesi gereken bir durum olarak görülüyor. İstanbul Tıp Fakültesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Emekli, “tiroid orbitopatisi”ni şöyle anlattı: “Üst ve alt göz kapaklarında çekilmeler, gözlerde kuruluk hissi, çift görme, seyrek olarak görme azalması, görme kaybı ve göz kanlanması, görme sinirindeki gerilmeye bağlı ağrı kesicilere dirençli baş ağrısı gibi belirtiler olsa da hastaları en fazla etkileyen ve sosyal hayattan çekilmelerine sebep olan gözlerin öne doğru çıkması halidir. Bu durum bir kısım hastada kalıcı olmaktadır. Bazı hastalarda ise görme kaybı veya çift görme kalıcı olabilmektedir. Hastalık çeşitli bilim dallarından hekimlerin ortak tedavisini gerektirir. Bu ekipte iç salgı bezi uzmanı, görüntüleme uzmanı, göz hastalıkları uzmanı, ışın tedavisi uzmanı, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı ile bazen de beyin cerrahı bulunmalıdır.”
Müdahale gerekebilir Göz yuvasını oluşturan kemik yapının ve komşu sinüslerin durumu için tomografi gerektiğini belirten Prof. Emekli, “Görme kaybı olan olgularda, ileri derecede gözün öne doğru çıkmasında ve geç evrelerde onarım için cerrahi metodlar seçilmekte. Bu metodlar arasında göz yuvasının kemik yapısını değiştiren kemik genişletmesi ve göz yuvası içindeki bazı dokuların bir kısmının alınarak göz yuvası hacminin göreceli olarak artırıldığı yağ gevşetmesidir. Yağ gevşetmesi için uygun durumlarda, tıpkı üst ve alt göz kapağı kozmetik cerrahisi yapılır gibi cerrahi işlem gerçekleştirilmekte ancak göz yuvası içinde bulunan dokular, daha fazla miktarda çıkarılmaktadır. Bu sayede göz küresinin önde konumlanması azaltılabilmekte, hastalar tekrar sosyal hayatta aktif hale gelebilmektedir” dedi.
| |