|
İdrar Yolu Enfeksiyonu Genital kanal enfeksiyonları
Kadinlaricin.net sitesinde İdrar Yolu Enfeksiyonu Genital kanal enfeksiyonları baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada İdrar Yolu Enfeksiyonu Genital kanal enfeksiyonları ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |
1-VULVA-VAGEN ENFEKSİYONLARI: Vulvavaginal bölge genital sistemin alt bölümüdür. Bu bölgenin enfeksiyonları hayatın her döneminde görülebilir. Vulva derisi hormonal uyarılara duyarlı olup idrar ve gaiatayla karşı karşıya kalan sıcak ve nemli bir ortam oluşturur. Vaginal enflamasyonun ilk belirtisi vulvada kaşıntıdır. Vulvar kaşıntı genelde ısıyı ve nemi tutan sentetik iç çamaşırlarına da bulaşan vaginal akıntının ciltle temas etmesi sonucu ortaya çıkar.
LÖKORE: Lökore, terim olarak beyaz akıntı anlamına gelse de akıntının rengi nedene bağlı olarak değişebilir. Lökorenin en sık nedeni vaginal enfeksiyondur. Cinsel gelişimini tamamlamış kadınlarda vaginal akıntı, kötü kokulu, çamaşırları kirletici ve kadının işlevlerini bozacak vasıftaysa anormal kabul edilir. Kağıt, pamuk gibi yabancı cisimler, bazı bakteriyel ve viral enfeksiyonlar, candidiazis ve trichomoniazis gibi kaşıntılı enfeksiyonlar vaginit veya lökore nedenleridir. Vaginite neden olabilen diğer nedenler; servisit (rahim ağzı iltihapları), genellikle postmenopozal kadınlarda görülen vaginal epitelin incelip direncinin azalması sonucu gelişen atrofik vaginit, genellikle çocuklarda kıl kurtlarına bağlı gelişen vaginit, menstrüel tamponların yanlış kullanımına bağlı gelişen ülserler, alerjik durumlar, kimyasal tahriş ediciler, aşırı cinsel ilişki ile açıklanmaya çalışılan nonspesifik vaginittir. Vulva-vagen enfeksiyonlarda etken belirlenince uygun tıbbi tedavi uygulanır.
2-SEVİSİT (RAHİM AĞZI) ENFEKSİYONLARI:
Akut ya da kronik enfeksiyöz servisit, yetişkin yaş grubundaki hanımların yarısından fazlasını etkileyen belki de en yaygın jinekolojik bozukluktur. Kötü kokulu akıntı, vulvar ve vaginal kaşıntı ve yanma hissi, muayenede hassasiyet, akıntıdan alınan kültürde üreyen patojen mikroplar tanı için önemlidir.
ACUT SERVİSİT: Serviksin direkt enfeksiyonuna bağlı olabileceği gibi vagenin ya da uterusun enfeksiyonuna sekonder olarak da gelişebilir. Pek çok mikroorganizma ile oluşabilir. Candidial, trichomanal veya N. Gonorrhoeae sonucu oluşan servisit en sık görülendir. Spesifik antibiyotikler saldırgan mikropları öldürse bile ikincil mikroorganizmalar yıllarca sebat ederek kronik servisite yol açabilirler. Virüsler, condylama acumunata acut servisite yol açabilirler. Tedavi şarttır. Uygun antibiyotiklerle tedavi edilirler.
KRONİK SERVİSİT: Sıklıkla sorun oluşturan bu enfeksiyon genellikle doğum yapmış kadınların çoğunda belli bir derece vardır. Kronik servisit çocuk doğurma yaş grubundaki kadınların bir hastalığı olup başka patolojiler nedeni ile çıkartılmış uteruslarda gözlenen yaygın bir tesadüfi patolojidir. Vitamin eksikliği, östrojen hormon eksikliği, kötü hijyen oluşumu kolaylaştırır. Kronik servisitte akıntı, ağrılı ilişki, infertilite ve düşüklere neden olabilir. Tanı muayene, smear, kültür incelemeleri sonucu konur. Patojen tesbit edildiğinde uygun antibiyotik tedavisi seçilir. Ayrıca enfekte dokuların yok edilmesi ve bölgenin yeniden onarılması amacı ile elektrokoterizasyon ve cryocerrahi de uygulanabilir. Gerekli durumlarda geniş doku rezeksiyonu uygulanır (konizasyon).
Üriner (idrar yolu) enfeksiyonu İdrar yolu iltihabı bayanlarda erkeklere göre daha sık rastlanır. Bayanların % 25’i hayatının herhangi bir döneminde üriner enfeksiyonla karşılaşabilir. Sık tekrarlayan üriner enfeksiyona yakalanma şansı ise her on yılda bir % 1 artış gösterir. Yaş ilerledikçe yakalanma riski artar. Mesela, 70 yaşındaki bayanların % 10’unda tekrarlayan idrar yolu iltihabı vardır. Normalde idrar torbasındaki idrar sterildir. Ancak enfekte vakalarda kültürde mikroorganizma üretilebilmektedir. İdrar kültürü verirken de, şartlara uygunluk çok önemlidir. Uygun şartlarda verilen idrar kültüründe sonuç % 95 güvenirliliktedir. Bir hastada üriner enfeksiyondan bahsedebilmek için şu kriterlerde en az birinin bulunması gerekir. Bunlar idrar yaparken yanma, sık idrar, ateş gibi belirtiler veya yapılan tetkiklerde idrarda lökosit veya bakterinin bulunmasıdır. Hamilelikte de idrar yolu iltihabına sık rastlanmaktadır. Bunun nedeni bebekten dolayı organlardaki pozisyon değişikliği, hormonal değişimden dolayı dokulardaki hareketin azalması ve bağışıklık sistemindeki azalmadır. Teşhis için idrar tahlili, idrar kültürü ve ultrasonografi yapılır. Tedavi edilmeyen vakalarda ise erken doğum riski artar. Yapılan laboratuar tetkik sonuçları ve hastanın klinik bulgularına göre ilaç tedavisine başlanır. Hastaya bol sıvı alması ve istirahat önerilir.
İdrar yollarında iltihap İzmit Hereke’den arayan ve sık sık idrar yollarındaki iltihaplanmalardan şikayet eden okuyucumuz “Biraz üşütsem ve ayaklarım üşüse hemen idrar yollarımda rahatsızlık başlıyor. 10-15 dakikada bir tuvalete taşınmaya başlıyorum” diye dert yanıyor. Eğer idrar yollarıyla ilgili bu şikayetler sadece üşütmenin arkasından ortaya çıkıyorsa; Adaçayı, kekik, papatya ve anasonla hazırlanan çayı düzenli olarak kullanmak büyük fayda sağlayacaktır. Bir demliğin içine 3 su bardağı su koyun. İçine bir tutam adaçayı, bir tutam kuru papatya, bir tatlı kaşığı kekik ve bir çay kaşığı anason katarak 15 dakika kadar kaynatın. Birkaç dakika demlendikten sonra sabah 2, öğlen 2 ve akşam 2 çay bardağı balla tatlandırarak için, öğlen ve akşamları içmeden önce tekrar ısıtın. Ertesi gün aynı karışımlarla yeniden demleyin ve aynı ölçülerde için. Bunu sürekli kullanmanızda bir sakınca yok. Normal çay yerine bunu içebilirsiniz. Ayrıca idrar yollarınızla ilgili şikayetleriniz ortaya çıkmayı başladığında akşamları yatmadan önce papatya suyuna oturma kürü uygulamak çok faydalı olur. Bu kürün uygulanmasında bir zorluk yok. 2 litre kadar suyun içine bir avuç papatya atarak iyice kaynatın (15-20 dakika) bir süre demlenmeye bırakın. Süzerek fazla geniş olmayan bir leğene koyun. Vücudunuzun dayanabileceği bir sıcaklıkta içine 15 dakika süre ile oturun. Bu uygulamaya 10-15 gün süreyle her akşam devam edin. Aşağıda reçeteler de idrar yolları iltihaplarının tedavisinde çok yararlıdır. * 4 bardak suya; 2 çay bardağı dolusu arpa konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir. * 4 bardak suya; 20 gram ayrıkotu konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir. * 4 bardak kaynak suya; 3 tutam kurutulmuş ebegümeci yaprağı konur. 10 dakika bekletildikten sonra süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir. * 4 bardak suya; 2 tutam mersin yaprağı konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir. *Birer çorba kaşığı kereviztohumu, damla sakızı, günlük, karpuz çekirdeği, hıyar çekirdeği ve kabak çekirdeği karıştırılır. Toz haline gelinceye kadar dövülür. Üzerine, 2 çorba kaşığı tuzsuz tereyağı konularak yoğurulur. Nohut büyüklüğünde haplar yapılır. Günde 3 kere, ikişer tane içilir. Sabah kahvaltılarında da rafadan yumurta yenir. 62 yaşındayım ve son 2 yıldır hemen hemen her 3-4 ayda bir idrar yollarımda iltihap oluşması nedeni ile tedavi görüyorum. Bir hafta önce idrar yaparken yine yanma şikayetim başladı. Bu hastalığın tekrar etmesinden kurtulmam mümkün mü? Kasıklarda, belde ağrı ve idrar yaparken yanma şikayetine sebep olan idrar torbasının iltihaplanması yani “sistit”, kadınların çok sık karşılaştıkları bir sorundur. En sık rastlanan neden haznede olan akıntılar, dışkıdaki veya pis suların içindeki bazı mikropların idrar torbasına yerleşmesidir. Genelde idrar tahlili sonucu verilen antibiyotikler ile bu şikayetler 1-2 günde geçer. Fakat sizde bu hastalığın devamlı tekrar etmesi nedeni ile benim size önerim kan şekerinize baktırmanız ve bir böbrek, mesane ultrasonu yaptırarak taş olup olmadığını araştırmanızdır.
İdrar yolu iltihapları
Havaların ısınmasıyla birlikte, özellikle güney illerimizde, denize girenlerin sayısı giderek artıyor. Temiz ve berrak bir denizde yüzmek, insanı gerek bedensel ve gerek ruhsal açıdan oldukça rahatlatan bir olay.
Ancak deniz banyosunun sağlık açısından bazı riskler taşıdığını da bilmek gerekir. Bugünkü yazımda deniz banyoları ile idrar yolu iltihaplarının ilişkisini anlatmak istiyorum. Risklerin nerede başladığını önceden bilerek önlem almak imkanı vereceği için bu konuyu şimdiden ele alıyorum.
İdrar yolu deyince, böbrekten başlayıp, tıp dilinde üretra adıyla anılan dış idrar yoluna varıncaya kadar tüm sistem anlaşılır. Çeşitli etkenlere bağlı olarak bu sistemin tümünde iltihaplanmalar olursa da alt idrar yolu olarak adlandırılabilecek mesane (idrar kesesi) ve üretrada iltihaplanmalar daha sık görülmektedir. Mesanede iltihaplanmaların sık görülmesindeki en önemli etken, idrarın birikmesi ve uzun süre beklemesi, bu arada mikropların üreme olanağı bulmasıdır. Üretra ise dışarıyla bağlantılı bir vücut kısmı olduğu için kolaylıkla iltihaplanır.
Yaz ve idrar yolu iltihapları
İdrar yolu iltihaplarının yaz mevsiminde daha sık görülmesinde birkaç etken var. Önem sırası kişilere göre değişmekle birlikte, sıklıkla etkileyen bazılarını şöyle sıralayabiliriz;
1) İdrarın koyulaşması: Bir insanın hiç terlemediğini varsaysak bile, sıcağın etkisini azaltmak amacıyla, ciltten buharlaşma olur. Günde birkaç litreyi bulan bu buharlaşmayı karşılamak amacıyla bol miktarda sıvı alınmazsa, idrar miktarı azalacak, atılması gereken katı maddeler az su içinde çözüleceği için koyu bir idrar çıkarılacaktır. İdrar etme refleksinin doğması için belirli bir miktardan fazla idrar birikmesi gerekir. Bu refleksin doğması için uzun zaman geçeceğinden idrar yoluna karışmış mikroplar üreme fırsatı bulacaktır.
2) Temiz olmayan suya girmek: Ne yazık ki, tüm doğal kaynaklar gibi denizlerimiz de çok kirli... Denize boşalan kanal suları, atılan çöpler, deniz suyunun her bir gramında on binlerce mikrobun bulunmasına neden oluyor. Denize girildiğinde tüm vücutla temas eden bu mikroplar, idrar yoluna da girme olanağı buluyor. Üretraya giren bu mikroplar burayı iltihaplandıracağı gibi mesaneye ilerleyerek yerleşme olanağı da bulabilir.
3) Deniz suyu sıcaklığı: Ne kadar sıcak olursa olsun deniz suyu sıcaklığı, insan vücut ısısının altındadır. Zaten serinletici etki de buna bağlıdır. Özellikle esintili bir havada denizde uzun süre kalmak ya da ıslak mayo ile uzun süre oturmak vücut ısısının düşmesine neden olacaktır. Mayo ya da denizde kalma sırasında daha çok vücudun alt kısmı soğumaktadır. Bilindiği gibi soğuk, vücut direncinin düşmesinde en önemli etkenler arasındadır.
4) Cinsel birleşme: Özellikle kadınlarda sistit adı verilen mesane iltihaplanması, cinsel birleşmelerden sonra daha sık görülür. Bunun nedeni, vajina içinde zararsız halde durabilen bazı mikropların cinsel birleşmeden sonra mesane içine ulaşarak orayı iltihaplandırmasıdır. Bu arada cinsellikle bulaşan, belsoğukluğu ilk sırada olmak üzere bazı hastalıkları da hatırlamak gerekir.
5) Tıbbi girişim: Teşhis ya da tedavi amacıyla idrar yoluna sonda vb. cihazların sokulması, hem burayı tahriş ederek direncini düşürmekle, hem de işlem sırasında aletin steril olmaması gibi durumlarda, mikrop bulaştırmakla hastalığa neden olabilecektir.
Belirtiler
En tipik belirti, sık ve yanmalı idrar etmedir. Sistitin bir tipinde, idrarın kanlı olarak gelmesi de görülebilen belirtiler arasındadır. Üretrada oluşan iltihaplarda, idrardan önce ya da sonra akıntı da gelebilir.
Teşhis
Hastanın belirtileri anlatması ve hekimin hastayı muayene etmesi, hastalık konusunda aydınlatıcı olmakla birlikte, en önemlisi idrar tahlilinin yapılmasıdır. Özellikle, tekrarlayan iltihaplanmalarda gerek hastalığın belirtileri ve gerekse bu belirtiler ortadan kalktıktan sonra, idrardaki mikrop cinsini ve etkili antibiyotikleri belirleyen, idrar kültürü tahlilinin yapılması yararlı olmaktadır.
Ayrıca, böbrekten başlayarak tüm idrar yolunun yapısını, çeşitli görüntüleme teknikleri ile incelemek de aydınlatıcı bilgiler vermektedir.
Tedavi ve önlemler
Mikrobik tüm hastalıklar gibi idrar yolu iltihaplarının da tedavisi antibiyotikle yapılır. Ancak, her antibiyotik idrar yoluna etki etmez. Bu nedenle, hangi antibiyotiğin hangi dozda ve ne kadar süreyle kullanılacağına bir hekim karar vermelidir. Ayrıca belirtileri azaltmak amacıyla spazm çözücü ve ağrı giderici ilaçlar da zaman zaman gerekli olabilir. Hastalıktan korunmada, üşütmeden kaçınma önemlidir. Soğuk zemine oturma, denizde uzun süre kalma ve ıslak mayo ile ıslak kumda uzun süre oturmak zararlı olmaktadır.
Özellikle yaz günlerinde bol bol su içmek, idrarın koyulaşmasını önleyeceği gibi idrar yolunun, bir anlamda, yıkanmasını sağlayacaktır.
SİSTİT YAZI SEVER
Boşaltım sisteminde görülen enfeksiyona ‘Sistit’ diyoruz. Özellikle yaz aylarında, en çok da kadınlarda görülüyor. Her beş kişiden biri sistitten yakınıyor. Aşırı alkol, acılı, baharatlı yemekler, klorin gibi kimyasal maddeler sistitin belli başlı nedenleri.
Sürekli tuvalete gitme ihtiyacı duyulur ve idrarın vücuttan atılması sırasında da acı çekilir. Bol su içmek, denizde ya da havuzda yüzdükten sonra hemen duş yapmak, ıslak mayoyu hemen değiştirmek hastalıktan korunmanızı sağlar. Yaz günlerinde fazla dar giysiler kullanmamak ve alkol ile baharatlardan uzak durmak gerekiyor. . İdrar Yolu Enfeksiyonu Genital kanal enfeksiyonları hakkinda aciklamalar İdrar Yolu Enfeksiyonu Genital kanal enfeksiyonları konusunda bilgiler
|
|