Fazla spor yapmanın zararları
2010-06-29 13:16:15 Kadinlaricin.net sitesinde Fazla spor yapmanın zararları baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Fazla spor yapmanın zararları ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Fazla spor erkeklerde cinselliği azaltıyor
Yeni Zelanda'da bir bilimsel kuruluşun İnternet'te yayınladığı araştırma raporunda, aşırı derecede spor yapan erkeklerde, seks hormonlarının azaldığı belirtildi. Raporda, erkeklerde adalelerin gelişmesini sağlayan ve erkeği kadından ayıran vücut yapısını oluşturmaya yarayan hormonların, az miktarda azalmasıyla iyi kolestrol (HDL) oranının yükseldiği ve bunun sonucunda da kalp krizinin önlendiği kaydedildi. Erkeklik hormonlarının aşırı derecede düşmesiyle seks aktivitesinin azalabildiğine değinilen raporda, hormonlarda görülen düşüşün aşırı derecede spor yapılmasına bağlandığı ifade edildi. Normal, fakat sürekli spor yapanlarda da seks hormonlarının neden azaldığı konusunun, bilimsel olarak bir çözüme kavuşturulamadığını açıklayan bilim adamları, spor yapan erkeklerin büyüyen adalelerinin, hormonları emme olasılığının olduğunu ve bu yüzden hormon seviyesinin düştüğünü ileri sürdüler.
Sıcakta spora dikkat!
Sporun, birçok hastalığa karşı koruyucu özelliği olduğu biliniyor. Ancak uzmanlar sıcak havalarda yapılan spora çok dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Spor yaparken, giyilen kıyafetler de çok önemli. Bu mevsimde özellikle gevşek dokunmuş, teri emebilen, havadar giysilerin seçilmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca güneşin direk olarak gelmemesine dikkat etmek gerek. Hepimiz hergün belirli miktarda terleriz. Normal bir insan, orta sıcaklıkta egzersiz yapmadan, 2.5-3 litre kadar terler. Halbuki hafif yürüyüşte bile 2.5-3 litre ter çıkar. Koşu yaptığınız zaman, 5 litreye varır. Mesela bir maratoncu, vücut ağırlığının yüzde 10'unu terleme sonrası kaybeder. Bir spor yapacağımız zaman önce kaybedeceğimiz suyu almak lazım. Birkaç bardak su içip, yürüyüşe çıkmakta fayda var. Sıcak havada yürüyüş yaparken halsizlik başgösterdiğinde, adalelerde hafif kramplar başladığında ara vermek gerekir.
Elektrolit kaybı önemli Yürüyüş sırasında 15-20 dakikada veya yarım saatte bir; yarım bardak, bir bardak su veya soda içmek gerekir. Özellikle çocuk ve yaşlılar çok dikkatli olmalıdır. Öğlen sıcağında çıkıp, zorlamalı bir antrenman yaparsak vücut regülasyon dengesi tamamen bozulur. Terle tuz ve elektrolitler de atılıyor. O zaman, cildimiz terler, soluk, parlak bir hal alır. Hafif başağrısı, baş dönmesi, daha sonra adale krampları, daha ileri giderse (bilhassa yaşlılarda) saçmalamalar başlar. Spor yapanlar daima yağsız, hafif yiyecekler yemeli. Halbuki akşam üzeri ağır yemek yeniliyor. Arkadaş grubu geliyor, "hadi halı sahada maç yapalım" diyor. Zaten vücud hazırlanmamış, bir ısınma yok işte böyle hallerde kalp spazmı ve ölümlere kadar yolaçan tablolar görülüyor.
Büyük spor olaylarında alınacak tıbbi önlemler Büyük spor olaylarında tıbbi organizasyonların önemi çoktur. İzleyici veya yarışmacılarda herhangi tıbbi bir problem her an görülebilir. Büyük kalabalıklarda tıbbi yardımlara ulaşmak oldukça güç olmaktadır. Dolayısı ile ilk yardım ekibi, ambulans, gerekli sağlık personeli önceden organize edilmelidir. Ayrıca özel spor dalına has problemlere yönelik tıbbi olanakların hazırlanması gerekir. Spor olaylarında görülebilecek hastalık ve sakatlıklar sadece yarışmacılarda değil izleyicilerde de olabilir. Topluluk büyüdükçe, kalabalıklar arttıkça problemlerin sayısı ve boyutu değişmektedir. Kalabalığın kontrolü ve ilgili düzenlemelerin önemi de giderek artmıştır. Bu düzenlemeler birçok futbol stadyumunda yaşanan felaketten sonra yeniden yapılmış ve önlemler arttırılmış büyük kitleler daha denetim altına alınmıştır. İçinde binlerce kişinin yer aldığı spor olaylarında kendine özgü lojistik ve tıbbi problemler vardır. Dolayısı ile spor organizasyonu yapılırken daha işin başlangıcında, ilk planlama devresinde tıbbi olaylar için bir yetkili olmalıdır. Tıbbi ve spor bilgisinin bir arada bulunması gereken bu tıbbi yönetici tüm planlama toplantılarına katılmalı ve spor olayına katılacak kişilerin güvenliği ve sağlık önlemleri için alınacak her tedbirde işin içinde olmalıdır.
Büyük spor olaylarında tıbbi tehlikeler * Travmalar * Aşırı yorgunluk * Sıcak çarpması * Su kaybı * Aşırı ısı kaybı * Kan şekerinin düşmesi * Nöbetler * Bayılmalar * Kalp krizi * Kargaşa, panik ve toplu koşuşturmalarda ezilme Tıbbi personel ve ilk yardım olanakları büyük spor olaylarında oldukça seyrek bir biçimde dağılmıştır. Yani her yerde tıbbi imkanları hazır bulundurmak mümkün değildir. Dolayısı ile tıbbi bir problem olduğunda iletişim ve transport son derece önem kazanmaktadır. Yani hasta veya sakatlanan kişinin hangi noktalara götürüleceği görevlilerce önceden bilinmelidir. Büyük spor olaylarında tıbbi hizmetler son anda eklenemez. Muhtemel problemlerin önceden hesaplanarak ilk yardım organizasyonu önceden yapılmalıdır. Büyük spor olaylarında birçok yardım istasyonu kurulmalı ve istasyonlar telsiz vs. ile mutlaka irtibatlı olmalıdır. Hasta ve yaralılarla hemen ilgilenebilmek için ilk yardım alanları ve tıbbi yardım çadırlarında yeterli tıbbi olanaklar hazırlanır. Tıbbi personelin belirli spor olayları hakkında bilgisi ve deneyimi olmayabilir. Dolayısı ile tıbbi yönetici konuyu ve olası problemleri kısa dersler şeklinde açıklamalıdır. İlkyardım organizasyonunun başarılı olabilmesi için bu gereklidir. Yani tüm tıbbi personel, mesleki olarak yeterli olmalı ve rolleri önceden belirlenmelidir. Tıbbi yardım istasyonlarına sadece hasta ve yaralılar görevli personel tarafından getirilmelidir. İdeal olanı bu alanların giriş ve çıkışlarının olmasıdır. Böylece kalabalıklar, meraklı kişiler buralara giremez ve yol üzerinde bulunmazlar. Geldiğinde tüm hasta ve yaralılar kabul edilmelidir. Çok değişik hastalık ve yaralanmalarla başvurular olabilir. Basit tıbbi olaylar alanda çözümlenirken daha ciddi vakalar uygun şartlarla daha ileri merkezlere gönderilmelidir. Büyük spor olaylarında tıbbi yardım ekipleri hem bilgili hem de iyi organize olmalıdır. Hasta ve yaralıların hemen bu istasyonlara ulaştırılması yanı sıra hasta ve yaralıların yakınları ve arkadaşlarının bilgilendirilmesi ve iletişim de önemlidir. Bir spor olayının başarısı iyi bir organizasyon ile ölçülmektedir. İyi bir organizasyon ise tıbbi yönetici olmadan gerçekleşemez.
Basit spor yaralanmaları Spor yaralanmalarından sonra iyileşme döneminde rehabilitasyon kurallarının uygulanması düzelmenin daha iyi olmasını sağlar. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon her yaralama veya ameliyat sonrası iyileşmenin daha hızlı, daha iyi ve fonksiyonel olması için gereklidir. Basit spor yaralanmalarında temel ilk tedavi prensiplerini hem tüm sporcuların hem de coach, antrenör, masör gibi sporla ilgili kişilerin, öğretmen ve ana-babaların bilmesi gerekir. Hayati tehlikesi olmayan, basit spor yaralanmalarında şu temel rehabilitasyon prensipler uygulanır: İstirahat, buz, basınç uygulama ve yükseltme (IBBY). İngilizce RICE olarak geçen bu prensipler kol ve bacaktaki basit kazalar için geçerlidir.
İstirahat Fazla hareket doku iyileşmesini kötü yönde etkiler. Fakat bir sporcu için hareketsiz kalmak zararlıdır. Dolayısı ile iyileşme sürecini kötü yönde etkilemeyecek ölçüde aktivitelere izin verilmelidir. Çünkü sporcunun genel formunu kaybetmemesi gerekir. Mesela sadece zedelenmiş bölge istirahate alınıp, koltuk değneği veya bastonla yük azaltılır. Sporcu diğer hareketlerine devam eder.
Buz Yaralanmadan sonraki ilk dönemde zedelenmiş bölgeye buz uygulanması rehabilitasyonun ilk adımıdır. Soğuk uygulamanın birçok fizyolojik etkisi vardır: 1. Buz analjezik etki ile ağrıyı azaltır 2. Şişmeyi engeller 3. Kas spazmını azaltır 4. Zedelenmiş dokulardaki metabolik ihtiyaçları azaltır Uygulama genellikle şöyledir: Tedavinin ilk devresinde yani ilk 48-72 saati içinde buz 2-3 saatte bir 20 dakika süre ile uygulamadır. Bunun için çeşitli metotlar vardır: 1. Doğrudan uygulama. En basit yöntem buz parçalarının plastik bir torba ile bölgeye konmasıdır. Ancak buzluktan çıkan kalıplar iri olup yeterli temas sağlamadıklarından buzların kırılması ve daha küçük parçalarda olması gerekir. 2. 0-3 derecede buzlu suya batırma 3. Buz Masaji: Özel bir tutma yeri olacak şekilde hazırlanan buz doğrudan bölgeye uygulanır. Buz yuvarlaklar çizecek şekilde hafifçe bastırılarak hareket ettirilir. Genellikle 3-10 dakikalik süreli uygulamalar 2-3 satte bir tekrarlanır. 4. Cold-Pack: İçinde kimyasal jel bulunan plastik torbalar buzlukta saklanır. Soğuk uygulamak gerektiğinde doğrudan bölgeye konulur. Ancak soğuk uygulanmaması gereken durumlara da dikkat etmek gerekir. 1. Kan dolaşım bozukluklarında, mesela Raynaud hastalığında soğuk zarar vercidir. 2. Sinirlerin çok yüzeyel oldukları yerlerde sinir üzerine doğrudan uygulanmaz 3. Uzun süre uygulamak soğuk yanıklarına neden olur
Basınç Yaralanmış bölgeye basınç uygulama ve tesbit etmede en çok elastik bandaj ve flaster kullanılır. Basınç bölgede oluşacak ödemi önler. Elastik bandaj kullanım kuralları oldukça kolaydır fakat flaster ile bantlama özel bir deneyim gerektirir. Pratikte buz ile bandaj birlikte uygulanmaktadır. Basınç buz ile birlikte uygulandığında çok dikkatli olmak gerekir. En iyisi sürekli değil 20-30 dakika aralarla uygulanmasıdır.
Yükseltme: İlk dönemde şişmenin önlenmesi için yaralanmış bölgenin yükseltilmesi gerekir. Yükseltmedeki amaç lenf geri akımına ve toplar damarların kanı geri döndürmesine yardım etmektir. Ayrıca bu etki ritmik yapılan izometrik kas kasılması veya elektriksel kas uyarımı ve çok hafif aktif egzersiz ile sağlanabilir.
Ayakbileği 2. derece burkulmasında yapılacak işlemler: 1. gün Yükseltme ve basınç uygulama ile beraber her 20 dakikada bir buz uygulanması yapılır. Doktorun önerdiği ilaçlarla (genellikle analjezik antienflamatuvarlar) birlikte yavaş ve dikkatli eklem açıklığı egzersizleri başlanır. 2.gün Soğuk uygulamaya daha seyrek aralarla devam edilir. Hemen ardından eklem hareket açıklığı ve ayakbileği ekstansiyon egzersizleri yapılır. Eğer zedelenme hafif ise hasta iyi bir bantlama ile ayağa kalkıp destekle yürümeyi deneyebilir. 3. gün Üsttekilere ek olarak parmak- topuk yürüyüşü yapılır. Ayak bileğini kuvvetlendirme, esneklik ve denge egzersizlerine başlanır ve azar azar giderek arttırılır. Her egzersiz sonrası buz ve basınç uygulaması ile yükseltme yapılması unutulmamalıdır.
Aşırı kullanım yaralanmaları Sporla gelen bir çok sorun vardır. Özellikle kurallara uyulmazsa sorunlar artar. Sporda karşımıza çıkan sorunlar kullanılan ekipmana, zemine, hava koşullarına bağlı olduğu kadar sporcunun bazı hastalıklarına, psikolojik durumuna, fiziksel güç ve uygunluk düzeyine ve rakip oyuncunun davranışlarına bağlıdır. Değişik kaynaklara göre spor yapan her 100 kişiden ikisi veya üçü spor sakatlıkları ile karşılaşmaktadır. Elbette spor sakatlıkları yapılan spor dalına göre değişir. Genel olarak spor sakatlıklarının en önemli etkeni travmadır. Travma vücut dokularını zedeleyen fiziksel etkendir. Travma ani ve şiddetli olunca belirtiler hemen ortaya çıkar. Buna Akut Travma denir. Küçük travmaların (mikro travma) uzun süre tekrar tekrar oluşması ile Kronik Travma oluşturur. Kronik Travmalar Aşırı Kullanım Yaralanmalarına yol açar. Aşırı kullanım yaralanmaları da spor sakatlıkları olarak oldukça sık görülür. Aşırı kullanım yaralanmalarında etkilenen dokular şunlardır: Kemikler, eklemler, ligamanlar, kaslar ve tendonlar. Kemiklerde kırıklar, eklemlerde ağır ve şişlik, ligaman ve tendonlarda zorlanmaya bağlı estesopati ve ağrı, kaslarda sertleşme ve zedelenmeler aşırı kullanımda oluşabilir. Aşırı kullanım yaralanmaları önemsenmez ve geçiştirilirse sporcuyu sakatlayabilir. Belirtiler ani oluşan zedelenmelerdeki kadar şiddetli olmadığı ve yavaş yavaş oluştuğu için genellikle fazla önemsenmez dolayısı ile yaralanma giderek artar, iyileşme zorlaşır. Başlangıçta basit olan bir olay kalıcı sakatlıklara yol açabilir. Aşırı kullanım yaralanmalarının nedenleri çeşitlidir. Her bir faktör ayrı ayrı veya birlikte yaralanmaya neden olabilir. Aşırı kullanım yaralanmalarının nedenleri: * Çok fazla yük * Hatalı teknik * Hatalı veya kötü kalite ekipman * Uygun olmayan postür veya vücut yapısıdır. ÇOK FAZLA YÜK: Uygun egzersiz yükü bir sporcunun bir günde yapabileceği güvenli antrenman miktarıdır. Ancak ideal ve güvenli antreman yükünün net bir tanımı yoktur. Dolayısı ile aşırı kullanım yaralanmalarının teşhis ve tedavisinde sporcunun antrenman öyküsü çok önemlidir. Çoğu zaman böyle bir yaralanma bir kampa girme, yeni tekniklerle çalışma veya aşırı hırsla yüklenmeden kaynaklanır. Ayrıca uzun bir dinlenme süreci sonrası normal antrenmana dönmek bile aşırı kullanım yaralanmasına yol açabilir. Dolayısı ile tıbbi rehabilitasyon prensipleri olan kademeli ve devamlı antrenman uygulanmalıdır. TEKNİK: Her türlü sporda teknik önemlidir. İyi bir teknik daha iyi performans ve daha az sakatlanma demektir. Aşırı kullanım yaralanmalarının önlenmesinden teknik bilgi veren antrenörler önemlidir. Özellikle yaralanmanın tekrarını önlenmesi için uygun teknik için yetkin antrenörlerle çalışmak gerekir. EKİPMAN: Kullanılan yanlış ve kalitesiz ekipman da aşırı kullanım yaralanmalarına yol açar. Mesela sporcunun ayağına uygun olmayan bir ayakkabı ayaklarda su toplanmasına neden olur. En tipik örnek ise tenis oynayanlarda yanlış raket kullanmaya bağlı tenisçi dirseği denilen kol hasarının oluşmasıdır. POSTÜR: Bazı duruşlar ve vücut yapısı yaralanmaları kolaylaştırır. Bunun için vücut yapısı ve postürün değerlendirmesi ve düzeltilmesi önemlidir. Mesela bisikletçilerde sık görülebilen bel ağrıları selenin aşağı yukarı gidonun ise açılandırılarak ayarlanması ile düzeltilebilir. Aşırı kullanıma bağlı yaralanmaların önlenmesinde şu konulara dikkat edilmelidir: * Hatalı teknik ve postür düzeltilmeli * Ekipmanların uygunluğu denetlenmeli * Egzersizlerin süre ve yoğunlukları aşamalı arttırılmalıdır.
Akut: Ani Entesopati: Tendon veya ligamanların kemik dış zarı olan periosta bağlanma yerinde zedelenme olması Kronik: Süregen, müzmin Ligaman: Bağ Tenisçi Dirseği: Lateral epikondilit Tendon: Kasların beyaz bağlantı yerleri, kiriş Travma: Darbe
Stres kırıkları Stres kırıkları özellikle ayak ve bacak kemiklerinde aşırı kullanım yaralanmaları olarak görülür. Stres kırıklarında en büyük sorun erken tanı konulamamasıdır. Çünkü başlangıçta çekilen röntgenler normaldir. Kırık ile ilgili belirtiler ancak haftalar sonrası artaya çıkabilir. Normal bir röntgende 3-4 hafta sonra kırık bölgesi belirlenebilir. İlk çekilen röntgenlerde kırık hattı görülemezse en kesin tanı yöntemi olarak kemik sintigrafisi yapılır. Kemik sintigrafisinde kemik dokusu ile bağlanma özelliği olan radyoaktif bir madde olan teknisyum hastaya damardan verilir. Bir süre beklenir ve daha sonra bu radyoaktif maddenin kemiklerde dağılımı görüntülenir. Stres kırıkları teknisyum sintigrafisinde metabolik aşırı aktivite odakları şeklinde görülür. Stres kırıkları en çok ayakta, metatars kemiklerinde, alt bacakta Tibia 1/3 üst bölgesinde uzun süren fizik aktivite sonrası ortaya çıkabilir. Ayrıca bel bölgesindeki omurlarda, sakroiliak eklemde, ayak bileğinde de görülebilir. Stres kırıkları yapılan egzersize alışık olmayan kişilerde ve uzun süren bir aktivite sonrası ortaya çıkar. Uzun arazi yürüyüşleri sonrası askerlerde sık görüldüğü için Yürüyüş kırığı “March fracture” diye de adlandırılır. İlk belirti, bölgesel ağrıdır. Yeri çok iyi belirlenebilen bu ağrı eforla artar, istirahatle azalır.
Stres kırıkları tanısı konurken şunlar yapılır: * Antrenman öyküsü * Düz röntgen filmi * Kemiğin teknisyum sintigrafisi * Bilgisayarlı tomografi Ayrıca her kompartman sendromunu düşünülen hastada stres kırığının araştırılması gerekir. Tedavinin esası sportif aktiviteye ara verip dinlenme sağlamaktır. Ancak sporcunun tam istirahati kondüsyon kaybına neden olur. Bu kaybı önlemek için sağlam olan taraf çeşitli egzersizlerle çalıştırılır. Üst tarafın çalışmasında hiç bir sakınca yoktur. Son zamanlarda su içi yapılan egzersizler, su içinde yürüyüş ve su içi koşu bandı çalışmaları yaygınlaşmıştır. Bu egzersizler alçılı ayakla bile yapılabildiği için tercih edilmektedir. Hareketsiz bırakılan taraftaki kasların gücünün korunması da önemlidir. Kasların gücü ağırlık verilmeden progresif rezistif egzersizlerle korunabilir. Bu amaçla elastik bantlar kullanılması tercih edilmektedir. Farklı renkte olanların farklı direnç verdiği elastik bantlar spor malzemeleri satan yerlerde bulunabilir. Özel bantlar bulunamazsa bisiklet iç lastiği bile bu amaçla kullanılabilir. Tüm egzersizler yavaş yavaş ve kontrollü arttırılmalıdır. Çünkü tedavide dinlenme esastır. Dinlenme ağrı ortadan kalktıktan sonra da devam etmelidir. Bazen bir süre ortez kullanmak gerekebilir. Ağrının geçmesi tam iyileşme demek değildir. Sporcu tarafından ağrının geçmesi yanlış yorumlanarak olağan antrenmanlara tekrar başlayabilir. Bu da daha kötü sonuçlar getirebilir. Tam antrenmana dönmenin 10 hafta veya daha fazla sürebileceği unutulmamalıdır.
Bir sporcu neredeyse haftada 2 maça çıkıyorsa, aşırı bir yüklenme söz konusudur.
Aşırı yüklenme sonrası özellikle adale sakatlıkları sık görülür. Bunun önüne geçmek için, beslenme ve uyku düzeni dışında, antrenman sıklığı, maçlar ve seyahatlere de dikkat edilmelidir. Her seyahat sonrası seyahatin uzunluğuna göre sporcuların belirli bir dinlenme süresine ihtiyaç vardır. Hatta kısa seyahatler sonrası ve maçların ardından yapılan bir rejenerasyon idmanı, sporcunun kendisini dinlenmiş hissetmesi ve daha sonra oluşacak sakatlıkların önlenmesi için faydalıdır. Pek çok kulübümüzün maç erteletme çabalarının arkasında bu yatmaktadır.
Dinlenme idmanı
Maç sonrası yapılan, rejenerasyon, dinlenme ya da soğuma idmanı, sık sık tartışma konusu olmuştur. 1970-80'lerden sonra Alman takımlarının uygulamaya başladığı bu idman türünün fizyolojik etkisi konusunda pek az araştırma mevcuttur. Fakat hepsinde de maç sonrası yapılan bu idmanın faydalı etkileri konusunda fikir birliği vardır.
Maç sırasında vücut en üst düzeyde stres altındadır, vücut ısısı, kalp hızı ve kan basıncı artar. Adalelerde keratin kinase ve myoglobin gibi yorgunluk yapan maddeler yapılır, vücut dolaşıma adrenalin ve endorfinleri salar. Eğer sporcu aniden çalışmayı ya da müsabakayı bırakırsa, kendini yorgun hisseder, gece uyuması zorlaşır. Adalelerde ortaya çıkan maddeler, yorgunluk ile sertliğe neden olur ve vücut ısısının, kalp hızının, kan basıncının ani düşmesi sadece sporcu için değil, herkes için kötü bir durumdur.
Bunların önlenmesi için rejenerasyon ya da dinlenme idmanı yapılması etkilidir. Vücut ısısı, kalp hızı ve kan basıncı yavaş yavaş düşer ve dinlenme seviyesine gelir. Ana kas gruplarının nazikçe çalıştırılması sonrası adaleden salgılanan maddeler atılır ve vücut adrenalin ile karşıt etkili hormonları salgılar. Egzersiz sonrası sporcu kendini dinlenmiş hissedip rahat bir gece geçirir.
Sporcular, dinlenme idmanının pozitif etkisini iyice anlamalı ve erken yaştan itibaren kendilerine alışkanlık haline getirmelidirler.
Sağlıklı ve sakatlıksız günler dileği ile...
Kontrolsüz yapılan spor insanı ölüme götürüyor.
Spor sırasında meydana gelen ani ölümlerin büyük bir bölümünün gizli kalpve damar hastalıklarından kaynaklandığını kaydeden yetkililer, özellikle gençlerin aktif spor öncesi doktor kontrolünden geçmesini istediler.
Araştırmalara göre, ölümlerin en çok koşma, uzun mesafe yarışları, futbol gibi sert sporlar sırasında meydana geldiği saptandı.
Kontrolsüz yapıldığında sporun yaşlılar için olduğu kadar gençler için de tehlikeli olduğuna dikkat çekilenaraştırmalara göre, kroner hastalığı 35 yaşın üzerindeki sporcularda ani ölümlere sebep olurken, orta yaşıl ve yaşlı sporcuların organize sporlara gittikçe daha fazla katılmalarıyla ölüm riskleri de artıyor. Uzmanlar, spor türlerinin değişik kuvvetler gerektirdiğini, herkesin yapmak istediği sporu kendi kapasitesine göre seçmesini şart koşuyorlar. Fazla spor yapmanın zararları hakkinda aciklamalar Fazla spor yapmanın zararları konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Fazla spor yapmanın zararları, fazla spor yapmak ,aşırı derecede spor yapmanın zararları, Fazla sporun riskleri
|