|
Erişkin tipi şeker hastalığı
2010-08-09 09:33:22 Kadinlaricin.net sitesinde Erişkin tipi şeker hastalığı baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Erişkin tipi şeker hastalığı ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |
Erişkin tipi şeker hastalığı, şeker hastalığının en yaygın şeklidir. Genellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkmasına rağmen, daha genç insanlarda, hatta ergenlik çağındaki fazla kilolu ve şişman çocuklarda bile görülebilir. Şişmanlık salgını, neredeyse bir şeker hastalığı salgını haline dönüşmek üzeredir.
Son on yılda ülkemizde fazla kilolu ve şişman insanlarla çok sık karşılaşıyoruz. Bu durum önümüzdeki yıllarda daha fazla diyabet hastası ile karşılaşacağımızın ve bir diyabet yaygınlaşmasının işareti gibidir.
Besinlerle aldığınız şeker hücre içine yalnızca özel giriş kapılarından girebilir. Erişkinlerde görülen ikinci tip diyabette problem bu kapılardadır. İnsülin, mevcut olmasına rağmen hücre içine girememekte ve kan şekeri yükselmektedir. Diyabetin pek çok belirtisi (sık idrar yapma, ağız kuruluğu, görmede bulanıklık) kan şekerindeki bu yükselme ile doğrudan ilişkilidir.
Erişkin tipi şeker hastalığında daha ziyade uzun dönemli komplikasyonlar tehlike oluşturur. Kalp krizi, felç, körlüğe kadar gidebilen göz problemleri, böbrek yetmezliği, sık sık tekrarlayan enfeksiyonlar, ayak veya bacağın cerrahi olarak kesilmesine kadar uzanabilen damar tıkanıklığı ve enfeksiyon problemleri ve impotans (cinsel gücün tamamen kaybı) ile sonuçlanabilen seksüel güç azalması en önemli uzun dönem komplikasyonlarıdır. Bütün bu sorunlar şeker hastalığının küçük ve büyük damarlarla, sinirlerde yaptığı hasara ve bağışıklık sistemini zayıflatmasına bağlıdır.
NELER YAPABİLİRSİNİZ?
Şeker hastası iseniz, genel sağlığınızı korumaya azami özeni göstermelisiniz. Size önerilen beslenme biçimine dikkatlice uymalı, ilaçlarınızı zamanında ve eksiksiz olarak kullanmalı, fiziksel aktivitenizi mutlaka artırmalısınız. Daha az sorunu olan bir diyabetli olmak istiyorsanız, öncelikle cilt bakımınıza özen göstermeli, her gün sabun ve ılık suyla banyo yapıp cildinizi yumuşak tutmak için nemlendirici losyonlar kullanmalısınız. Çizik, yarık ve diğer travmalardan, soğuktan, güneş yanıklarından cildinizi korumalısınız. Cildinizdeki bir kesik veya çizik nerede olursa olsun, bir gün içinde iyileşmemişse doktorunuzla temasa geçmelisiniz. Her gün ayaklarınızı özenle kontrol etmeli, çizik, çatlak ve kesikleri önemsemeli, yeni çıkan tırnaklar, nasırları ve yaraları, ısı, renk ve şekil değişikliklerini izlemelisiniz. Şeker hastası iseniz asla sigara içmemeli, alkol kullanımınızı iyice sınırlamalısınız.
Şeker hastalığında tedavinin amacı, diyabeti kontrol etmek yani kan şekerinizi mümkün olduğunca normale yakın tutmaktır. Siz şeker hastası değilseniz, vücudunuz doğru çalışan sistemleriyle kan şekerinizi otomatik olarak 70 ile 115 mg/dl arasında tutar. Bu normal kan şekeri aralığı iyi bir diyabet kontrolünün de hedefidir. Kan şekerinizi normal veya normale yakın değerlerde tutabilirseniz, hem kendinizi daha iyi hisseder, hem de diyabetle ilişkili salğık sorunlarıyla karşılaşma riskinizi azaltırsınız.
TAKIM OYUNU ŞART
Doktorunuz gerekli gördüğünde ağız yoluyla kullanılan ilaçlardan veya insülin enjeksiyonlarından yararlanarak diyabetinizi kontrol altında tutmanıza yardımcı olacaktır. Sizin yapacağınız, maçı tek başına kazanmayı beklemeyip doktorunuz, diyabet eğitmeniniz- hemşireniz ve diyet uzmanınızla tam bir işbirliği yaparak takım oyunundaki yerinizi almanızdır. En önemli oyuncu sizsiniz! Ama en doğru yol bir takımın üyesi olarak hareket etmenizdir.
(Abbott hasta destek kitapçıklarından yararlanılmıştır.)
BESLENME VE EGZERSİZ
İyi bir beslenme ve egzersiz planı oluşturmanız kan şekerinizi dikkatle izleyip kaydetmeniz, kan basıncınızı sık sık kontrol edip, kan yağ düzeylerinizi, HbAlc seviyelerinizi ve yıllık diğer kan ve idrar tetkiklerinizi yaptırmanız, her yıl düzenli fiziksel muayeneden geçmeniz, birçok sorunu bir hayli azaltacaktır. Herhangi bir sebeple hastalandığınızda kan şekerinizin çok fazla yükseldiği (hiperglisemi) veya düştüğü dönemlerde (hipoglisemi) doktorunuzla ilişki kurmalısınız.
NOT ALIN
Riski yarı yarıya azaltmanın yolları
Tip 2 diyabete yakalanma riskinizi azaltabilirsiniz. Taze sebze ve meyve tüketmeniz, balık, kümes hayvanları ve tam tahıllara yönelmeniz riskinizi en azından yarı yarıya azaltacaktır. Bunun dışında düzenli egzersiz yapmalı, kilo fazlalığı ya da şişmanlık gibi problemleriniz varsa bir an önce uygun bir diyetle zayıflama programına girmelisiniz.
Şeker hastalığının tedavisi yoktur, ancak kontrol altına alınabilir. Diyetinize uymanız ve düzenli egzersiz yapmanız önemlidir. Bazen evde kan şekerinizi takip etmeniz gerekebilir. Diyabetlilerin neredeyse yüzde 75'inde yüksek kan basıncı görülmektedir. Ancak böyle bir durumla karşı karşıya iseniz ciddi bir sorunla başbaşasınız demektir. Bu nedenle kan şekeri takibinizi nasıl düzenli olarak yapıyorsanız, yine aynı şekilde kan basıncınızı da düzenli olarak kontrol etmelisiniz.
Erişkin tipi şekerde belirtiler gözden kaçar
Orta yaşlarda görülen erişkin tipi şeker hastalığının belirtileri çoğu kez gözden kaçar, fark edilmez ve önemsenmez. Kırklı yaşların üzerindeyseniz karşılaştığınız bazı işaretlerin ve bedensel sorunların yeni ortaya çıkan şeker hastalığınızla ilişkili olabileceğini unutmamalısınız.
Özellikle kilo fazlalığı veya şişmanlık sorununuz,
Hipertansiyonunuz,
Ailenizde kalıtımsal diyabet,
Yorgunluk hissi,
Eskisine kıyasla daha sık idrara çıkma
Susuzluk ve ağız kuruluğu,
İştahınızın artması, daha fazla yeme isteği ve gıda tüketiminizde çoğalma,
İlerleyici bir kilo kaybı
İnatçı cilt kaşıntıları,
El ve ayaklarda his kusurları, uyuşma ve karıncalanmalar,
Bulanık görme
Yaralarınız daha yavaş iyileşiyor ve sık sık tekrarlayan enfeksiyonlar
Cildinizde yineleyen kıl kökü iltihapları
Seks yaşamınızda problemler
Bu belirtileri kendinizde fark ediyorsanız, dikkatli olmalısınız.
Şeker hastalığını engelleyebilirsiniz Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Tıp Fakültesi Endokronoloji ve Metabolizma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sebile Dökmetaş, şeker hastalığının engellenebileceğini söyledi. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde, şeker hastası ve yakınlarına konferans veren Prof. Dr. Dökmetaş, şeker hastalığının oluşmadan alınan tedbirlerle, büyük ölçüde engellenebileceğini söyledi. Kişinin kilo almaması veya kilolarını vermesi durumunda şeker oluşumunun büyük oranda engellenebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Dökmetaş, “Bu hastalıkta mutlaka ailesel faktörlerin etkisi var, ama çevresel faktörlerin de büyük etkisi bulunmakta. Daha diyabet oluşmadan, diyetle kilo vererek veya o dönemlerde bazı ilaçlar kullanarak, şekerin oluşmasını engelleyebiliyoruz” diye konuştu.
Şeker hastalarına MÜJDE Vücuda yerleştirilen ve insülin üretebilen mikro kapsül, şeker hastalarını insülin iğnesinden kurtaracak. Şeker hastalarını, her gün yapılan insülin iğnesinden kurtarmak için vücuda yerleştirilen ve insülin üretebilen bir mikro kapsül geliştirildi. Chicago’daki Illinois Üniversitesi uzmanlarından Dr.Tejai Desai tarafından geliştirilen mikro kapsül (mikro yonga), insülin üreten hücreler içeriyor. Vücuda yerleştirilen mikro kapsül, silikon ile kaplı olduğu için vücut tarafından reddedilmiyor ve bulunduğu yerde gerektiği an insülin üreterek, şeker hastalarında vücudun şeker dengesini sağlıyor.
İnsülün üretiyor Biyoreaktör gibi çalışan ve insülin sekretinleri ihtiva eden hücreler taşıyan mikro cihaz, vücuttan besinleri kullanarak, sürekli insülin üretebiliyor. Dr.Tejai Desai, vücudun glikoz üretmesi durumunda, mikro kapsülde bulunan hücrelerin insülin üretme duyarlılığı göstererek, vücuttaki şeker dengesini sağlayabildiğini belirtti. San Francisco’da başlayan, “Amerikan Vacuum Kuruluşu kongresi”nde, cihazın şeker hastalarının kullanımına sunulmasından önce, bir dizi denemeden daha geçirileceği açıklandı. Bazı şeker hastalarının vücutta şeker dengesini sağlamak için günde birkaç kez insülin iğnesi olduklarına değinen uzmanlar, mikro kapsülün bu tip şeker hastaları için büyük rahatlık sağlayacağını belirttiler.
Şeker, damarların baş düşmanı Amerikalı bilim adamları, şekerin damarların baş düşmanı olduğunu, kanda şeker oranının yükselmesiyle oksijen moleküllerinin de artarak, damarlardaki hücreleri öldürdüğünü açıkladı. Oksijen moleküllerinin artmasıyla kalp ve beyin damarlarının tıkandığı, bunun da kalp krizi, beyin kanaması ve inmelere neden olduğu kaydedildi. Şeker hastalarında glikoz miktarı arttığı zaman, bu moleküllerin de artarak tehlike oluşturduğuna değinen Dr. Paresh Dandona, oksijen moleküllerinin artması sonucunda, bu molekülleri kontrol için vücutta bulunan aktif E vitamininin de azaldığını belirtti. Bilim adamları, yüksek protein ve yağ bulunan besinlerin alınmasıyla da oksijen moleküllerinin arttığına, ancak bunun, glikozun yol açtığı artma miktarıyla kıyaslanamayacağına işaret etti. Araştırmacılar, şişman insanlara günlük aldıkları kalori miktarını azaltmaları gerektiğini bildiriyor. Araştırmalarda, 2 günlük oruç ile oksijen moleküllerinin sayısının yarı yarıya azaldığı izlendi. Bilim adamları, şişman insanların bir ay, günde bin kalori ile yetinmeleri sonucunda, bir ay sonra 7,5 kilo vereceklerini ve oksijen moleküllerinin sayısını yarı yarıya azaltabileceklerini açıkladı. Buffalo Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar ile ilgili rapor, Journal of Clinical Endocrinology and Metabolism adlı dergide yer aldı.
Kilo verirken şekerden de kurtulun Aşırı kiloyla birlikte görülen hastalıkların başında şeker, hipertansiyon, eklem hastalıkları, bel ağrısı ve uyku apnesi geliyor. Zayıflamak, fiziki açıdan kişiyi rahatlattığı gibi, maddi açıdan da sorunlara yol açan hastalıklardan kurtulmasını sağlıyor. Türk Obezite Vakfı’nın yaptığı araştırmada, Türkiye’de her üç kişiden birinin obez olduğunu belirlendi. Her 6 obezden birinde de şeker hastalığı tespit edildi. Vakıf Başkanı Prof. Dr. Hasan İlkova, obezitenin bazı kesimler tarafından hâlâ ciddiye alınmadığını, ancak en kısa zamanda kontrol altına alınması gereken bir hastalık olduğunu söyledi. Helsinki Üniversitesi Obezite Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Aila Rissanen de fast-food tarzı yiyeceklerin insanların kilo almasında etkili olduğunu belirtti. Ginseng bitkisi, kan şekerini düşürüyor Bağışıklık sistemini kuvvetlendirici olarak bilinen Çin bitkisi ginsengin, yemeklerden iki saat önce alınması halinde kan şekerini yüzde 20 oranında düşürdüğü bildirildi. Ginseng alındıktan iki saat sonra yemek yemenin önemli olduğuna işaret eden araştırmacılar, kalp ilacı kullananlarda ginsengin tehlikeli olabileceğine dikkati çekti. Şeker korkutuyor Şeker hastalığının dünya genelinde son 10 yılda yüzde 70 arttığı, 2025’e kadar yüzde 100 artış göstererek diyabetli sayısının 300 milyonu geçeceği açıklandı. Diyabet uzmanları ise, rekor artışın yanlış beslenmeden kaynaklandığını belirtiyor. Newsveek dergisinde Dünya Sağlık Teşkilatı’nın diyabet hastalarıyla ilgili raporu yayınlandı. Haberde, ABD ve Batı ülkelerinde diyabetin rekor düzeyde artmasının en büyük nedeni fast-food türü yiyeceklerle yanlış beslenmekten kaynaklandığı iddia edildi. Reçel, pasta, hazır meyva suları gibi gıdalarda şeker oranının yüksek olması ve kısa sürede kana karışması nedeniyle kan şekerini çabuk yükselttiği kaydedildi. Pirinç, patates, mısır, mercimek gibi nişastalı yiyeceklerdeki şekerin ise kana karışma süresinin daha uzun olduğu ve kan şekerindeki yükselmenin de buna bağlı olarak daha yavaş gerçekleştiği ifade edildi.
Egzersiz şart Haberde, egzersiz yapmayan insanlarda diyabetin daha fazla görüldüğüne dikkat çekilirken; masa başında çalışanların bundan daha çok etkilendikleri de belirtildi. Düzenli egzersiz ve yürüyüş yapan, ev işleri, alışveriş, bahçe gibi uğraşları bulunanların vücudun şekeri daha hızlı tüketmesi sebebiyle daha az etkilendikleri de vurgulandı. Yapılacak egzersizin doktor kontrolünde daha faydalı olacağı kaydedilen haberde, “Egzersiz çok enerji kullanmayı gerektiriyorsa kan şekerinizi düşürebilir ve bu, insülin dozunu azaltmanız ya da ek olarak besin almanızı gerektirebilir. Bu nedenle yanınızda mutlaka kesme şeker veya şekerli yiyecek bulundurun” uyarısı yapıldı.
Tehlikeye dikkat Haberde, kan şekerinin aşırı düşmesi veya hipoglisemi (hipo) denen durumda bilincin kısa süreli kaybedildiği uyarısı yapan uzmanlar, bu duruma engel olmak için terleme baş dönmesi, sinirlilik, çarpıntı, dudaklarda uyuşma görülmesi durumlarında “glukagon” kullanılmasını tavsiye ediyor. Hastaya yakın kişilerin bu ilacı insülin gibi deri altına enjekte edilebileceğini kaydeden uzmanlar, “devamlı susama, sık idrara çıkma, kendini iyi hissetmeme, kan şekeri seviyesinin doktorun belirttiği seviyenin çok üstüne çıkması ve idrarda keton tespitinin” kan şekerinin yükseldiğinin göstergesi olduğunu vurguluyor.
Diyet önemli Kepekli ekmek, bulgur, sebze, salata, kabuklu meyva gibi lifli gıdalar diyette önemli bir yer tutuyor.
Yağ tüketiminde, özellikle de hayvansal yağların tüketiminde çok dikkatli olmak gerekiyor.
Hazır gıdalar gibi, tuz yönünden zengin gıdalar da yüksek tansiyona yol açabiliyor. Yüksek tansiyonun artması şeker hastalığını daha da hızlandırıyor.
Diyette en ideal ölçü ise, doktor ya da diyet uzmanının, yaş, kilo ve kişinin zevklerini göz önüne alarak belirlediği programla oluyor. Erişkin tipi şeker hastalığı hakkinda aciklamalar Erişkin tipi şeker hastalığı konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Erişkin tipi şeker hastalığı,Şeker Hastalığı ,Erişkin Tipi Diyabet ,tip 2 şeker hastalığı
|
|