|
Epilepsi Hastalığının Tedavisi
2010-01-29 07:25:30 Kadinlaricin.net sitesinde Epilepsi Hastalığının Tedavisi baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Epilepsi Hastalığının Tedavisi ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Epilepsi, beyinde meydana gelen anormal deşarjlar sonucu oluşan ve vücutta kasılma, ağızda köpürme, şuur kaybı yapan bir rahatsızlıktır.
Çok çeşitli sebeplerle meydana gelir. Kan şekerindeki değişmeler, kalsiyum düşüklüğü, üre yükselmesi, beyin damarlarındaki değişiklikler ve beyin dolaşımının bozulması, beyin içinde yer işgal eden kitle, kafa travması gibi faktörler rol oynayabilir. Bazen hiçbir sebep bulunamaz. Çekilen E.E.G.’sinde beyindeki anormal dalgalar tesbit edilmiş. Bu da bozukluk olduğunu teyid etmektedir. Ancak rapordan anladığımız kadarı ile çok bozukluk yok. Korkmayın, ancak ilaçları ve kontrollerinizi ihmal etmeyin. İlaçlarla epilepsi nöbetlerini kontrol altında tutmak mümkündür. Hatta düzenli tedavi ile hastalık tamamen önlenebilir. İlaçları kullanmaz ise nöbetlerin tekrarlama riski vardır. Nöroloji uzmanı kontrolünde tedaviye devam etmeli, kontrolleri ihmal etmemeli. Fazla televizyon seyretmek, bilgisayar kullanmak nöbeti başlatabilir. Üzüntü, stres, sıkıntı nöbeti artırır.
Teşhis ve tedavisi nasıl olur?
Epilepsi hastalığının teşhisi nöroloji uzmanı tarafından konuluyor. Teşhiste, hastanın veya yakınlarının anlattığı nöbet öyküsü, klinik muayene bulguları ve EEG denilen beyin elektroensefalografi bulgularının bir sentezinden yararlanılıyor.
Nöbet geçiren bir epilepsi hastasına müdahale ederken önce yere yatırın, elbiselerini gevşetin, tükürüğün dışarı akması ve rahat nefes alması için başı hafif yana arkaya çevirin. Mümkünse, başın altına yumuşak yastık konulmalıdır. Hastanın ağzına bir şey koymayın, çenesini açmaya çalışmayın.
Ortamda bulunan ve zararlı olabilecek sivri, sert, sıcak cisimleri kaldırın.
Üzerine su dökmeyin, uyandırmak için sallamayın, yüzüne vurmayın, kolonya, soğan gibi maddeler koklatmayın, ilaç vermeyin
Epilepsi, çocuklarda kontrol altına alınabiliyor
Şimdiye kadar yetişkin insanlarda denenen ve umut vadeden yeni bir teknik ile çocuklarda epilepsi nöbetlerinin kontrol altına alınabildiği açıklandı. ABD’nin San Antonio kentinde yapılan Nöroloji Cerrahları kongresinde açıklanan raporda, Vegal Nerve Stimulation (VNS) tekniğinin, göğüs derisinin altına yerleştirilen ve jeneratör görevi yapan mini bir aletle gerçekleştirildiği belirtildi. Mini jeneratöre bağlı olan ve elektrik akımları ileten tel, hastanın boyun kısmından geçirilerek sinire bağlanıyor. Jeneratörden her 5 dakikada bir sinire verilen düşük akımlı elektrik ile epilepsi nöbetlerinin azaltılarak kontrol altına alınabildiği kaydedildi. Yeni yöntemin uygulandığı hastalar, 24 saatlik bir tedaviden sonra evlerine dönebiliyor. 11 aylık ile 17 yaş arasında hastalarda denenen yeni tekniğin, küçük çocuklarda daha fazla olumlu etki meydana getirdiği bildirilirken bazı hastalarda sadece öksürük, şişme gibi yan etkiler meydana getirdiği kaydedildi
Epilepsi ilacı sakat bırakıyor
İngiltere’de dava konusu yapılmaya hazırlanan, hamile kadınlara kullandırılan epilepsi (sara) ilacı Sodium Valproate’in sakat doğumlara yol açabildiği bildirildi. The Times gazetesi, 2 binden fazla epilepsi hastası hamile üzerinde yapılan araştırmanın sözü edilen ilacın yüksek riskli bir ilaç olduğunu ortaya koyduğunu yazdı. Ülke çapında yapılan araştırmanın, ilacı kullanan kadınların sakat doğum yapma ihtimalinin yüzde 7 olduğunu ortaya koyduğunu yazan gazete, bu sakatlıklar arasında kalp hastalıkları ve iskelet bozukluklarının yanı sıra birçok sorunun yer aldığını kaydetti. Gazete, aynı amaçla kullanılan Lamotrigine gibi ilaçlarda ise sakat doğuma yol açma riskinin yüzde 3’e kadar indirilmesinin başarıldığını savundu. Bu arada, İngiltere Epilepsi ile Mücadele Birliği, hamile kalmayı planlayan anne adayları için bir acil yardım hattını hizmete soktu.
Sağlıksız doğum epilepsi sebebi
Van Devlet Hastanesi Nöroloji Bölümü Uzman Doktoru Mesude Kisli, epilepsi gelişimi açısından bölgedeki risk faktörlerinin yüksek olduğunu söyledi. Bölgede doğuma bağlı nörolojik hastalıkların fazla görüldüğünü anlatan Kisli, bunun gebelerin bilinçsiz olmasından kaynaklandığını vurguladı. Epilepsinin kişinin sağlığını tehdit eden çok önemli bir hastalık olduğunu dile getiren Kisli, şu bilgileri verdi: “Bizler hasta yakınlarına bu hastalığın tedavi edilmesi gerektiğini söylediğimizde, bize ‘köyde böyle bayılan çok insan var, benim diğer iki çocuğum da bayılıyor’ diyerek, epileptik nöbetleri fazla önemsemiyorlar. Bölgemizde doğumların çoğu aile büyükleri veya köy ebeleri tarafından uygunsuz şartlarda yapılmaktadır. Bu sebeple doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması, yeni doğan bebeğin santral sinir sistemi enfeksiyonları gibi epilepsi gelişimine yol açan bozuklukların sıklığını artırmaktadır. Aynı aileden 3-4 çocuğun arka arkaya doğum sırasında oksijensiz kalmasıyla çocuklar epilepsi hastası olabiliyor.” Bir okuyucunun suallerine cevaptır: 1. Oğlunuzun çekilen EEG’sinde epileptik bozukluklar bulunmuş. Korkuları ve irkilmeleri yapan beyinden salınan anormal dalgalardır. Beyindeki anormal dalgalanmalar ilaç tedavisi ile kontrol altına alınınca silkinmeler geçer. 2. Tedaviden sonra çekilen EEG düzelmiş ise ve tedavi süresince en az bir yıl nöbet gelmemiş ise düzelmiş demektir. Tedaviden sonra tekrarlama ihtimali zayıftır. 3. EEG bozukluğu devam ederse, nöbetler kaybolmaz ise askerlikten muaf tutulabilir. Bunlara askeri hastaneler karar vermektedir. 4. Bu baş ağrıları nöbetin belirtileridir. Nöbetlerin hafif geçmesinden dolayı sadece ağrı safhasında kalmaktadır. Migren belirtileri de olabilir. 5. Çocuğunuza mutlaka BBT veya MR çektirmelisiniz. Böylece beyin içinde yer işgal eden bir kitle var mı diye anlaşılmış olur. Bunları çektirmenin zararı yoktur. 6. Beyin tümörü kalıtsal değildir. 7. EEG düzeldikten sonra ilacı bırakınca bayılma riski azdı
Türkiye'de milyonun üstünde epileptik hasta olduğu düşünülüyor. Hastalardan 300 bini de ameliyata aday görülüyor. Epilepsi cerrahisinin yapıldığı az sayıdaki merkez içinde yer alan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroşirürji Kliniği'nde ameliyattaki yüksek başarı, hastaların titizlikle seçilmesiyle ulaşılıyor. Epilepsi cerrahisinde uygulanan tekniklerin önemli bir kısmını, dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil'in geliştirdiği ‘selektif (seçici) cerrahi’ yöntemi oluşturuyor. Böylece, beyin hücrelerinin anormal deşarjıyla oluşan epilepsi nöbetleri durduruluyor.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Özyurt, epilepsi hastalarının, lezyonlu ve lezyonsuz hastalar olmak üzere iki gruba ayrıldığını söyledi. Lezyonsuz hastaların en gelişmiş ülkelerde dahi sorun olmaya devam ettiğini belirten Prof. Dr. Özyurt, ‘‘Görüntüleme yöntemlerinin kalitesi arttıkça görünmeyen lezyonlar, yani lezyonsuz hasta grubu, lezyonlu hasta grubuna kayıyor. Yani gitgide daha küçük lezyonlar da belirlenebiliyor. Türkiye'de lezyonsuz epilepsiye yönelik cerrahi tedavi yok. Avrupa'da da yok gibi. Yapanların da başarısı yani nöbetlerin durması oranı yüzde 30-40 kadar’’ dedi.
Yaklaşık 4 saat süren ve mikroskoplar altında yapılan ameliyatla beynin temperal bölgesinin iç kısmının, diğer dokulara dokunmadan selektif olarak çıkarıldığını kaydeden Prof. Dr. Özyurt, ‘‘45 yaşından sonra Gazi Yaşargil'in yanında 3 ay kalarak yöntemini öğrendim. Ameliyatla temperal lobun yüzde 1-2'si çıkarılıyor. Bu yöntemle 100 kadar epilepsi hastasını ameliyat ettik’’ dedi.
Önce ilaç sonra cerrahi
Epilepsi vakalarının yüzde 70'inin beynin temperal bölgesinden, özellikle de iç kısmından kaynaklandığını anlatan Prof. Dr. Özyurt, ‘‘Özellikle iç kısmında epilepsiye neden olan bir patolojiler bulunabiliyor. Zor doğum veya çocukluk döneminde geçirilen ateşli havaleler sonrası beynin iç kısmındaki canlı hücrenin kaybına bağlı olarak patolojik dokuyu oluşturur. Bunların ameliyatında çok iyi sonuçlar alıyoruz’’ dedi.
Epilepsi hastalarında önce ilaçların denenmesinin şart olduğunu, kontrol edilememesi halinde cerrahi düşünülebileceğini belirten Prof. Dr. Özyurt, hastaların titizlikle seçildiğini anlattı. Hastanın ameliyatı istememesi halinde tüm koşulları uysa dahi ameliyat etmediklerini söyleyen Prof. Dr. Özyurt, ‘‘Bu patoloji tümör veya ölümcül bir sonuca gidecek patoloji olmadığı için hastanın ve ailenin istekli olması çok önemli’’ dedi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroşirürji Kliniği'nde, nörolog, nöropatolog, psikiyatri, nöroradyolog, psikolog ve beyin cerrahından oluşan epilepsi cerrahisi ekibinin hastayı incelediğini söyleyen Prof. Dr. Özyurt, ‘‘Hastanın ilacı 2 yıl kadar tekli veya kombine ilaç demesi yapması ancak nöbetlerinin durmaması, ayda en az 1 kez nöbet geçirmesi, IQ'sunun 50'nin altında olmaması, psikiyatrik yönden sağlam olması koşulları aranıyor’’ dedi. Epileptik vakalarda görüntüleme yöntemleriyle görülen lezyonun kesin olarak epilepsiye neden olduğu ortaya koyulduktan sonra çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Özyurt, ‘‘Çünkü epilepsi lezyonla ilgisi olmayan başka bir bölgeden kaynaklanıyor olabilir. Emin olmadan lezyonun çıkarılması nöbetlerin devam etmesi anlamına gelir. Bu nedenle epileptik olguların cerrahiye gelmeden bu konuda iyi eğitim görmüş uzmanlar tarafından araştırılması gerekli’’ dedi. Çocukluk çağında nöbetlere yol açan patolojinin ameliyatı ne kadar erken yapılırsa beynin gelişiminin o kadar iyi süreceğini söyleyen Prof. Dr. Özyurt, ‘‘Ameliyat edilirse diğer beyin hücreleri sara nedeniyle zarara uğramıyor. Ancak bebeklik çağından yaşlılığa kadar her yaştaki uygun vakalara ameliyat yapılabiliyor’’ dedi.
“Bende epilepsi hastalığı var. Çekilen EEG’de düzensizlik var. Ne yapmalıyım?” Epilepsi nöbetinde ellerde, ayaklarda kasılma, gözlerde kayma, ağızda köpürme, şuur kaybı, idrar, gaita kaçırma gibi durumlar ortaya çıkabilir. Epilepsinin çok çeşitli sebepleri vardır. Bunların nöroloji bölümünde tetkik edilmesi ve ona uygun tedâvi plânlanması lâzımdır. Siz ilâç kullandığınız hâlde nöbet geçiriyorsanız ya ilâcınız etkili değildir, ya da dozu yetersizdir. Onun için tekrar muayene olup ilâçlarınızı ayarlatın. Gerekirse fakülte hastanesi nöroloji bölümüne başvurun.
Epilepsi ırsi midir?
Epilepsi hastalığı hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum. Bu hastalık neden olur ? Irsi midir ? Bulaşıcı mıdır? Atalarımızda varsa, çocuklarımızda olmaması için neler yapmalıyız?
Halk arasında sara hastalığı olarak bilinen epilepsi hastalığı, beyin hücrelerinin normal elektriksel faaliyetini sürdüremeyip düzensiz akımlar yaratması halidir. Bunun sonucunda da hastada istem dışı, kontrolsüz hareketler ortaya çıkar.
Bu olayı kolay anlamak için beyin hücrelerini ve sinir sistemini elektrik kablolarına benzetmek istiyorum. Bir yığın kablonun geçtiği bir yerde, kabloların dışındaki plastik izolasyonlar sağlam olduğu sürece sorun olmadan bütün sistem çalışır. Eğer bazı kabloların izolasyonu zedelendiyse kablolar arasında kısa devreler olur. Hiçbir sistem sağlıklı çalışmadığı gibi, yangın çıkmasına varıncaya kadar tehlikeler olur. İşte buna benzer şekilde beyin hücrelerinde de zedelenme olursa, zaman zaman elektrik kaçakları ortaya çıkar. Oluşumunda, doğum sırasında beynin oksijensiz kalmasından, çocuklukta geçirilen bazı hastalıklara, kazalardan beyin tümörlerine varıncaya kadar birçok neden bulunur. Hastalığın kalıtımla geçmesi söz konusu olmadığı gibi bulaşması da söz konusu değildir.
Beyinde Tanrı noktası keşfi
California Üniversitesi’nin araştırmasında, sara nöbeti sonrasında mistik duygularının yoğunlaştığını ve kendilerini dini baskı altında hissettiklerini söyleyen epilepsi hastaları esas alındı. Hastaların beyin dalgalarını ölçen bilim adamları, bu kişilerin Tanrı'yı düşündükleri sırada beynin bir kısmının daha aktif olduğunu saptadılar.
Kısaca T noktası
Araştırmacılara göre, sara nöbeti sırasında beynin ön lobunda sinir hücreleri arasında bir çeşit elektrik kontağı meydana geliyor. Bu kısa devre, beynin Tanrı noktasındaki sinir hücrelerini uyararak, dini duyguları yoğunlaştırıyor. Dr. Vilyanur Ramachandran, beyinsel fonksiyon olan Tanrı'ya inanma içgüdüsünün toplum düzenin sağlanabilmesi için evrimle birlikte geliştiğini söylüyor.
Dindarlarda çok gelişmiş
Aşırı dindar olduğunu söyleyen kişilerin de beyin fonksiyonlarını inceleyen bilim adamları, bu kişilerde de tıpkı epilepsi hastalarında olduğu gibi ‘‘Tanrı noktası’’nın gelişmiş olduğunu söylediler. Tanrı inancı vasat olan kişilerde ise bu merkez fazla gelişmiş değil. Bilim adamları şimdi, kişinin dindar veya ateist olmasının beyindeki T noktasına bağlı olduğunu öne sürüyorlar.
Sarada pilli tedavi dönemi
Amerika ve Avrupa ülkelerinde kullanılan pil sayesinde tedavi edilemeyen epilepsi hastalarına umut ışığı doğdu. Amerikan gazetelerinde, l00 yılın en büyük buluşu olarak yer alan bu pil ile krizleri önlemek ya da çok hafif geçirmek mümkün olabiliyor.
Beyindeki anormal elektriksel deşarjların yol açtığı epilepsinin (sara) tedavisi için kullanılan pil, yan etki taşımıyor. Vücuda takılarak kullanılıyor. Cyberonics Türkiye Müdürü Esat Mavioğlu, pilin tedaviye cevap vermeyen hastalarda çok önemli başarı sağladığını belirtiyor; ‘‘24-28 mayıs l998 tarihinde Varşova'da, 3. Avrupa Epilepsi Kongresi’nde dünya çapında elde edilen sonuçlar açıklandı. Dünya ortalamasına göre bu pili kullanan hastaların yüzde 48.4'ünde başarı sağlandığı belirlendi. Ayrıca, beynin yarısını kaplayan nöbetlerde yüzde 58.6, beynin yarısının tek noktasını etkileyen nöbetlerde yüzde 47.1, beynin tamamını kaplayan nöbetlerde yüzde 63.6 oranında krizleri engellediği ortaya kondu. Pil sadece krizleri önlemekle kalmıyor, mıknatıs sistemiyle olabilecek krizleri de hafif geçirmeyi ya da tamamen önlemeyi sağlıyor’’ diyor.
1200 SARALI PİLLE YAŞIYOR
Dünyada halen 1200 kişi bu pille tedavisi mümkün olmayan epilepsiye karşı koyuyor. Bu hastaların 946 tanesi sürekli izleme metodu ile izlendi ve ortaya çıkan sonuç umut verici bulundu. Takip edilen hastaların yüzde 48.4'ün kriz sayısında azalma olduğu saptandı. Pilin takılma işleminin çok basit olduğunu belirten Mavioğlu, ‘‘ Epilepsi pili, vücuda kalp pili gibi kolayca takılıyor. Sol vagus sinirine takılan pil, elektrotlarla bağlanıyor. Her hastaya göre değişen bir program ayarı doktor tarafından yapılabiliyor. Krizlerin sıklığına göre yapılan bu program, kompütür ile ayarlanabiliyor. Ayar programı
EPİLEPSİ Epilepsi (sara) ise kısa süreli dikkat kayıplarından uyuşmalara vesık aralarla olabilen konvisyonlara kadar birçok şekilde ortaya çıkabilen ve tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalık olarak açıklanıyor.
Günde birçok kez veya birkaç ayda bir ortaya çıkan hastalıkta yaşanan 'epileptik nöbetlere', beyindeki artmış elektriksel aktivitenin ani deşarjı neden oluyor. Epilepsili hastaların çoğunda, beyinde elektriksel değişikliklerin yanı sıra herhangi bir gösterilebilir anormallik bulunmuyor. Halen dünyada yüzde 85`i gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere, tüm yaş grupları içinde 40-50 milyon epilepsi hastası bulunuyor.
Dünyada her yıl ortalama 2 milyon yeni vaka oluşuyor. Epilepsi vakalarının en az yüzde 50`si, çocukluk veya ergenlik dönemlerinde başlıyor.
Genetik yatkınlık, enfeksiyona bağlı beyin hasarı, doğum komplikasyonları, beyin zedelenmesi, parazitler, alkol veya diğer toksik maddeler ve tümörler nedeniyle ortaya çıkabilen epilepsi vakalarının yarısında ise sebep bilinmiyor.
Epilepsili hastaların yüzde 70-80`i, tedavi edildiklerinde normal hayatlarına devam edebiliyorlar.
Gelişmekte olan ülkelerde, epilepsili hastaların yüzde 60-90`ı sosyo-ekonomik durum ve sağlık hizmetindeki yetersizlikler nedeniyle hiçbir tedavi alamıyor.
WHO`ya göre, yaşlılarda en sık görülen mental hastalık problemleriarasında depresyon, organik beyin sendromları ve demans sayılıyor. Bu hastalıkların kadınlarda görülme oranı daha fazla.
Velilere sara uyarısı Dr. Hikmet Uluğ ve Dr. Levent Üçkardeşler tarafından hazırlanan ve Sevgi Hastanesi'nin aylık dergisinde yayınlanan bilimsel yazıda, "epilepsi'' ile ilgili gözlemlere yer verildi.
Bazı sara cinslerinin yıllar boyu teşhis edilemediği hatırlatılan yazıda, şöyle denildi:
"İlk belirtileri genellikle 6 ay ile 12 yaş arasında ortaya çıkan bu hastalık, sıkça (okulda başarısızlık), (zeka geriliği) zannedilir. Halbuki çocuk sık sık, her biri 1-2 saniye süren epilepsi nöbetleri geçirmektedir. Bu nöbetler genellikle çocuğun sakin durduğu zamanlarda gelmekte ve geçtikten sonra hatırlanmamaktadır. Belirtileri göz kırpıştırmadan ibaret kalabilir. Çocuğun aslında sara nöbeti geçirdiği, ancak çok dikkatli incelemelerle anlaşılabilir. Ateşli havaleler, hatta büyük, küçük herkeste görünen tikler bile epilepsiye kardeş belirtilerdir." Epilepsinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğu vurgulanan yazıda, şüpheli öğrencilerin hastaneye götürülmesi istendi.
Epilepsi ve hamilelik
Tıp dilinde epilepsi adını alan sara hastalığı çocuk yapmaya engel oluşturmuyor... Ancak jinekoloklar hamile kalmadan önce ve gebelik sırasında epilepsi ( saralı) bir çocuk sahibi olma olasılığını gidermek için ülkemizde özel bir danışmanlığın kurulmasından yanalar. Epileptik hastalar son derece duyarlılar. Olumsuz olaylar karşısında huzursuzluk duyabiliyorlar.
Beyin hücreleri çok hızlı çalışır, gürültü ve güçlü ışıklar yorgunluk ortamında nöbetlere yol açabilir. Kısa ve uzun süren kasılmalı nöbetlerden sonra hasta çok bitkin gözükebilir. Nörologlar günümüzde çok sayıda epilepsiyi tedavi edecek ilaçların bulunmasına karşın istenilen başarıya ulaşamadıklarından yakınıyorlar. Epilepsi tedavisi yıllarca süreceği için hekim, hasta ve hastanın ailesi üçgeninin çok sabırlı olması gerekir. Epilepsi Hastalığının Tedavisi hakkinda aciklamalar Epilepsi Hastalığının Tedavisi konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Epilepsi Hastalığının Tedavisi,Epilepsi Hastalığı, epilepsi hastalığı nedir, sara hastalığı ,epilepsi hastalığı belirtileri ,epilepsi nedir ,epilepsi hastalığı tedavisi ,epilepsi sara hastalığı ,epilepsi sara nedir ,epileps hastalığı
|
|