|
Depresyonu atlatmanın yolları
Kadinlaricin.net sitesinde Depresyonu atlatmanın yolları baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Depresyonu atlatmanın yolları ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Sonbahar ve kış günlerinde neden olağandışı bir biçimde sıkıntılı ve halsiz olduğumuz merak edilir. Çünkü dökülen yapraklar, soğuk, puslu bir hava, kendini bizden olabildiğince esirgeyen güneş, ruh sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Kendimizi yaz aylarına nazaran daha yorgun, daha moralsiz, daha üzgün hissettiriyor. Ruh halimizdeki bu değişiklik yaşama sevincimizde azalmaya, isteksizliğe ve vücut sağlığımızda bozulmaya sebep oluyor. Araştırmalara göre mevsimsel depresyon hastalarının yüzde 80'ini kadınlar oluşturuyor. Kadınların çoğu bu hastalıkla 30'lu yaşlarda tanışıyor.
EKİMDEN NİSANA Eylül sonunda başlayan ve nisan ayında sona eren depresyon dönemleri ile tanımlanan bir hastalık olan mevsimsel depresyon, sonbahar ve kış mevsimlerinde ışığın azalması ile birlikte başlayan, ilkbaharda ortadan kalkan bir depresyon türü olarak biliniyor ve halsizlik, enerjisizlik, kilo iştahın artması, kilo alma, karbonhidratlı besinleri isteme, dikkatini yoğunlaştıramama, umutsuzluk, cinsel isteksizlik gibi belirtiler gösteriyor.
Erken kalk depresyonu yen
Konya Numune Hastanesi’nde görevli Psikiyatr Dr. Hüdaverdi Derman, bahar aylarının tetiklediği “Psikotik depresyon”un en iyi ilacının erken kalkmak olduğunu söyledi. Soğuk ve sert geçen kış aylarından sonra havanın bahar aylarıyla ısınmaya başlaması, bütün canlılarda olduğu gibi insanlarda da çeşitli fizyolojik değişimlere yolaçıyor. Genellikle “Bahar yorgunluğu” olarak bilinen, fiziksel yorgunluk ve kişinin hayattan, yaptığı işlerden zevk almaması biçiminde ortaya çıkan psikolojik durum, depresyon için uygun ortamı hazırlıyor. Hüzünlü dönemler yaşanmasına, kişinin kendisini yalnız ve çaresiz hissetmesine yol açan depresyon, tedbir alınmadığı takdirde, intihar düşüncesinin giderek pekiştiği dönem olan “Psikotik depresyon” aşamasına ulaşabiliyor. Psikotik depresyonun en önemli belirtisini durgunluk, içine kapanık bir dönem sonrası halüsinasyon görmeler ve ardından kişiyi intihara sürükleyecek son aşama olan çok güçlü hissetme duygusu oluşturuyor. Dr. Hüdaverdi Derman, bahar aylarının tetiklediği “Psikotik depresyon”un görülme riski en yüksek grubun, salgılanan enzimlerle vücutlarında önemli fiziksel değişimler yaşayan ergenlik çağındaki gençler olduğunu belirterek, “Anne ve babalar, ergenlik döneminde depresyon belirtisi gözlemledikleri çocuklarını, özellikle hava sıcaklıklarının değiştiği bu günlerde mutlaka bir uzmana götürmeleri gerekir” diye konuştu.
En iyi ilaç! Bahar aylarında yaşanabilecek psikolojik olumsuzluklardan kurtulmak için pratik bazı uygulamaların çok yararlı olduğuna dikkat çeken Derman, “Kişiyi aniden yakalayabilecek mevsimsel depresyondan korunmak için en etkili yöntem erken kalkmaktır. Sabah güneş doğmadan uyanıp, küçük yürüyüşler yapmak, depresyonun en iyi ilacıdır. Çünkü erken kalkmak, (Uyku deprimasyonu) dediğimiz, fiziksel ve psikolojik rahatlamaya neden olur. Bunun dışında, bahar aylarında güneş ışıklarından uzak durmamamız gerekiyor. Bahar güneşi altında dolaşmak da kişiyi, istenmeyen psikolojik rahatsızlıklardan uzaklaştırır” dedi.

Depresyon kadını seviyor
Her 100 kadından 20'sinin depresyon geçirdiği, yapılan geniş kapsamlı araştırmalarla belirlendi. Depresyon, her yaşta görülüyor Depresyon`un en çok bayanlarda görüldüğü, yapılan araştırmalarda her 100 kadından 20'sinin depresyon geçirdiği belirtildi. Uzmanlar, depresyon`un her yaşta görüldüğünü, büyük depresyon`un nöbetlerle gelen ve tam düzelen bir özelliğe sahip olduğunu bildirdiler. Toplumun her kesiminde görülen depresyon`un en dikkat çeken özellikleri ise şöyle: 'Elem, keder, karamsarlık, umutsuzluk duyguları, daha önceden zevk aldığı ilgi duyduğu nesnelere uğraşılara ilgi duymama, hiçbir şeyden zevk alamama...' Depresyon`daki bir hasta çevresine ve hekime 'Çok üzgünüm, sanki daha önceki kişiliğimi, yapımı kaybettim. Hiçbir şeyden zevk almıyorum. Bu sıkıntı, keder bitmeyecek. Hayat bana ağır geliyor. Canım hiçbirşey yapmak istemiyor. Kendimi yorgun ve bitkin hissediyorum. Zaman zaman sebepsiz ağlıyorum. Çok sıkılıyorum, daralıyorum, iştahım kesildi, kilo verdim.' şeklinde yakınmada bulunduğu kaydedildi. Psikologlar, Uluslararası Depresyon`ları Önleme ve Tedavi Komitesi'nin depresyon`lu hastaların tanınması amacıyla hazırladığı tanı ölçütlerinden yola çıkarak hazırlanan maddelerin 4-5 tanesine evet denmesi durumunda, kişilerin depresyon`a girdiğinin tespit edildiğini ifade ediyorlar. Komitenin belirlediği tanı ölçütleri:

Soru: “18 yaşındayım. Belimde, bacaklarımda aşırı ağrı, kasıklarımda şişme, sancı, karnımda ağrı, midemde yanma, bulantı, hazımsızlık, boynumda ve başımda devamlı ağrı, hayattan zevk alamama, sıkılma, bunalma oluyor. Bu şikayetlerim için bir dahiliye uzmanına muayene oldum, çeşitli tahliller yaptırdım. Verdiği tedaviden bir sonuç alamadım. Aynı zamanda psikiyatri uzmanına da göründüm. Onun ilaçlarından fayda gördüm. Ancak şikayetlerim tam geçmeyince ilaçları bıraktım. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?”
Cevap: Bedensel bir rahatsızlık olmadığı halde, ruhsal bozukluklar sebebi ile vücudda şikayetler hissedilmesine somatik hastalıklar denir. Sizdeki baş ve boyun ağrıları, midedeki yanmalar, kasık ağrıları, hazımsızlık, bulantı hissi bedensel şikayetlerdir. Ancak bu organların kendisi hasta değildir. Halsizlik, iştahsızlık, bunalma hissi, stres, sıkılmak, hayattan zevk almama, yaşama isteğinin kaybolması ise ruhsal bozukluktan ileri gelmektedir. Bu hastalığa depresyon adı verilir. Bedensel bütün şikayetlerinizin temelinde yatan sebeb depresyondur. Bu hastalık psikiyatri uzmanı tarafından tedavi edilebilirse bütün şikayetleriniz kaybolur. Tedavi uzun süre devam edebilir. İlaçları düzenli ve devamlı içmeli, kontrolleri ihmal etmemeli. Neşeli insanlarla arkadaşlık yapmalı, ağır ve yorucu işlerde çalışmamalı. Beslenmeye ve uyku düzenine dikkat etmeli. Erken yatıp erken kalkmalı. Fazla televizyon seyretmemeli. Akşamları ılık su ile banyo yapmak vücudu dinlendirir. Kahve ve çayı fazla içmemeli. Size tavsiyemiz psikiyatri bölümündeki kontrollerinizi ihmal etmemenizdir.
Soru: “28 yaşındayım. Bende unutkanlık, zihnimde bulanıklık, gevşeklik, hazımsızlık, yorgunluk, halsizlik oluyor. Doktora gittim, depresyon var dediler ve çeşitli ilaçlar tavsiye ettiler. Ancak bunların pek faydasını görmedim. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?”
Cevap: Depresyon ruhsal bir hastalık olup, hayattan zevk alamama, içine kapanık olma, insanlardan kaçma, aşırı yorgunluk, isteksizlikle seyreden şikayetler topluluğudur. Genellikle baskı altında kalan, kişiliği zayıf olan kimselerde görülür. Uykuları düzensizdir, uykuya dalmakta ve uyanmakta sıkıntı çekerler. Yorgun olarak kalkarlar, hiçbir şeyden memnun olmazlar. Hep tenkitçi ve mızmız kimselerdir. Ağızları acıdır, iştah yoktur... Kabızlık olabilir. Karın ağrısı, bulantılar, çarpıntı ortaya çıkabilir. Soğuk ter dökebilir. İnsanlardan kaçıp yalnız kalmak ister. Karanlık yerlerden hoşlanır. Fazla televizyon seyrederek vakit öldürürler. Arada bir korku panikleri olur. Manevi yönleri zayıf kimselerde daha fazla rastlanır. Depresyonlu kimseler mutlaka bir psikiyatri doktorunun takibine girmeli ve düzenli olarak ilaç kullanmalı. Açık ve havadar yerlerde gezmeli. Aşırı yorucu işlerde çalışmamalı. Kesinlikle boş kalmamalı. Kahve, çay azaltılmalı veya tamamen kesilmeli. Akşamları ılık su ile duş yapmalı. Erken yatıp erken kalkmalı. Neşeli insanlarla arkadaşlık yapmalı. Bu hastalık uzun sürebilir, ancak tedavisi mümkündür. Manevi yönü kuvvetlendirilmeli. Manen güçlü olan kimseler daha rahat hayatla mücadele edebilir. Bir Depresyon Hikayesi
Adamın biri depresyondaymış. Gün geçtikçe kötüleştiğini gören dostları ona seyahate çıkmasını tavsiye etmişler. O da çıkmış ama eskisinden beter bir halde geri dönmüş. Dostları çok şaşırmışlar, Sokrat’a danışmışlar. O da: -Çok doğal demiş, çünkü giderken kendisini de beraberinde götürmüş. Deniz hasretine daha fazla dayanamayıp on günlük güneye indiğimde hiç tadım yoktu. Bir çeşit suçluluk duygusu içindeydim. Öyle ya, benim güzel insanlarım binbir çile ve acıyla boğuşurken ben, ılık sularda bedenimi ve ruhumu rahatlatma hevesine kapılmıştım. Kendi kendime: “Bu, sağlığım ve daha verimli çalışabilmem için gerekli” şeklinde yaptığım telkinlere rağmen, tatil süresince bir türlü huzur bulamadım. Çünkü, ben de kendimi beraberimde götürmüştüm. Götürmemem de mümkün değildi. Ekranlarda sürekli olarak gösterilen korkunç deprem manzaraları, gazetelerde yayınlanan hazin hikayeler, acı haberler yaşadığımız kâbusu bilinaçaltına daha derin bir şekilde kazıyordu. Olay, hep sıcaklığını muhafaza ediyordu. Artçı şoklar yalnız yüzeyde değil zincirleme olarak iç bünyemizde tekrarlanıp duruyordu. Üstelik, tabiat da sanki bu müşterek ıstıraba bütün varlığıyla katılıyordu; Eylül, daha bir hüzünlü gelmişti, deniz neşesiz, güneş kararsızdı. Atılan kulaçlar gam potasında çaresiz çırpınışları andırıyordu. Hasılı, tatsız ve buruk bir tatil geçirdim. Ne müzik, ne eğlence, ne çevre gezileri.. Hiçbirini canım çekmedi. Hani, “Derdimi ummana döktüm, asumana inledim” diye bir şarkı vardır ya, o misal, denizle söyleştim, denizle ağlaştım. O derya ne mübarektir! İstediğinde nasıl da insanı avutmasını bilir! Yüreğinizde düğümlenen hıçkırıkları hissetmeye görsün, birden süt liman olur, kulak kesilir. Dinler...dinler! Sonra coşar, dillenir. Şimdi Yunus zamanı ya, Yunus’dan damlalar akıtır yüreğinize:
Akıl denilen ulu kişidir Medet etmek sana onun işidir
Akıl ortaya çıkınca bütün çaresizlikler, bütün karamsarlıklar nasıl da geri geri gider. Umutsuzluk vadilerinde umut güneşi nasıl doğrularak yükselir. Ama Yunus rengiyle, Yunus diliyle:
Sen sanmadığın yerde Birden açıla perde Derman erişe derde Mevla görelim neyler
Aydınlığa çıkmak için her zaman yanınızda gönüllü bir psikolog bulamayabilirsiniz ama (eğer isterseniz) Yunus her zaman yanınızda ve içinizdedir.
Antidepresanlar
Depresyona karşı ilaç kullanan ve aynı dönemde marihuana da içen insanların zihinsel durumlarında önemli değişikliklerle karşılaşılmış. Harvard Tıp Okulu'nda yapılan araştırmaya, 15-18 yaşlarındaki, hiperaktivite tedavisi için başvuran gençler katılmış. Marihuana içtikten sonra bu gençlerde, ağır kafa karışıklığı, kalp atışında hızlanma, halüsinasyon, huzursuzluk ve sersemlik hali tespit edilmiş. . Depresyonu atlatmanın yolları hakkinda aciklamalar Depresyonu atlatmanın yolları konusunda bilgiler
|
|