Damar tıkanıklığı
Bilimadamları, lazer ışınlarını kullanarak tıkanık kalp damarlarını açabilecek bir yöntem geliştirdi. İngiltere’deki Ulusal Tıp Laser Merkezi öğretim üyelerinden Prof. Stephen Brown’ın “fotodinamik terapi” (PDT) adı verilen yöntemin kalp hastalıklarının yanı sıra, beyindeki tümör, boyun cilt ve ağız kanserlerini de iyileştirebildiği kaydedildi. PDT’nin kalp damarlarını açmada balon yöntemine benzer şekilde kullanıldığını kay deden Brown, İngiltere’de yedi hastanın bu teknikle tedavi edildiğini ve hastaların altı ay sonra büyük bir iyileşme gösterdiklerini belirtti. Balon yönteminde hastaların yüzde 75’inin tekrar damar tıkanıklığı yaşadıkları savunulurken, yeni yöntemle bu tekrarlanmanın çok ender görüldüğü bildirildi. Yeni tekniğin tıp alanında büyük bir devrim olduğunu iddia eden Prof. Brown, ışınla tedavi yönteminin tüm kalbe uygulanması üzerinde çalıştıklarını kaydetti.
Kök hücre ile ayaktaki damar tıkanıklığı açılıyor
Kök hücre nakli ile tedavi uygulaması giderek yaygınlık kazanıyor. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde de, bilinen bütün yöntemler denenmesine rağmen bir türlü tedavi edilemeyen tıkalı ayak damarları kök hücre nakli ile açılıyor. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren, bilim dünyasının genetikte ve hücre biyolojisinde önemli ilerlemeler kaydettiğini söyledi. Eren, “Deneysel çalışmalarda, kök hücrelerden kalp veya damar hücresi elde etmenin ve çoğaltmanın mümkün olduğunu gördük. Böylece elde edilen bu hücreleri kalp ve damar sisteminin çalışmayan bölgelerine ekilerek bu bölgelerin tekrar faaliyete geçirilebileceğini tesbit ettik” dedi.
Olumlu sonuç verdi İnsanlarda her türlü hücreye dönüşebilme yeteneği olan kök hücrelerle uyguladıkları tedavi yönteminde çok başarılı sonuçlar alındığını belirten Eren, bu konuda şunları söyledi: “Kök hücrelerin bu tür kullanımında hiçbir tıbbi ve etik problem yoktur. Deneysel çalışmalar da olumlu sonuçlar vermiştir. Bu sebeple, son birkaç yıldır üzerinde çalıştığımız bu tedaviyi artık insanlarda da uygulamaya başladık. Önce ayak damarları tıkalı hastalarda bu tedaviyi uygulamaya başladık. Şu ana kadar aldığımız sonuçlar oldukça başarılı. Ancak, bu yöntemin kesin ve çok etkili bir tedavi şekli olduğunu söylemek için daha çok erken.”
Damar tıkanıklığı`na karşı yeni protein
Alman bilim adamları, damar tıkanıklığında önemli rol oynayan bir protein tespit ettiler.
Nature Medicine dergisinde yayımlanacak araştırmaya göre, G 13 isimli proteinin işlevinin çözülmesiyle kalp krizi ve inme gibi hastalıklara karşı etkili ilaç geliştirilmesinin yolu açıldı.
Heidelberg Üniversitesi Farmakoloji Enstitüsü'nde görevli bilim adamları tarafından bulunan G 13 proteini, trombositlerin (kan hücreleri) birikmesine ve dolayısıyla damar tıkanıklığına neden olabilen önemli sinyaller gönderiyor.
Trombositlerin yaralanmalarda pıhtılaşmayı sağlayarak kanamayı durdurduğunu belirten bilim adamları, bu kan hücrelerinin damar içinde aktif hale gelmesiyle damarların tıkanabildiğini ve kalp krizi ile inmede olduğu gibi organlara kan akışını durdurabildiğini kaydettiler.
Bilim adamları, G 13 proteini olmayan farelerin atar damar pıhtılaşmasına karşı dirençli olduğunu ve bu farelerde ani kanamaların görülmediğini tespit ettiler.
Enstitü Başkanı Stefan Offermanns, kalp krizi ve inmenin önlenmesi için yaygın olarak Aspirin kullanıldığını hatırlatarak, bu proteinin bulunmasıyla önlem ve tedavi için etkili bir ilacın geliştirilebileceğine dikkat çekti.
Damarlarınızı kontrol ettirin
Şeker hastaları ya da sigara tiryakileri için tehlike çanları çalıyor. Çünkü bunların sonucunda oluşan damar hastalıkları ilerlediğinde, hasta ayağını ya da parmaklarını kaybedebiliyor. Bu yüzden doktorlar "damarlarınızı kontrol ettirin" uyarısında bulunuyor.
Şeker hastalığı ya da sigara tiryakiliği, damarları ve sinir uçlarını vurduğunda ortaya çıkan sonuç kaçınılmaz oluyor. Ayaklarda dolaşım bozukluğu başlıyor. Uzmanlar, özellikle şeker hastalarının yılda, altı ayda, ya da 2 ayda bir periyodik kontrollerini yaptırmalarını istiyor. Hastaların, damarlarına baktırmaları, böbrek ve kan değerlerini ölçtürmeleri isteniyor. Dolaşım bozukluğu sadece şeker hastalarında değil, sigaraya bağlı burger hastalığında da ortaya çıkıyor. Dolaşım bozukluğu olan hastalar zamanında ve doğru bir tedavi ile sağlıklarına kavuşabiliyor. Önemli olan geç kalmamak
Kalp sağlığımız alarm veriyor
Türkiye'de her yıl, 200 bin kişinin kalp hastalığından ölüyor. Kalp krizi önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen hastalar doktorların uyarılarını dikkate almıyor.Damar tıkanıklığına bağlı kalp krizi, inme ve kangren nedeniyle hastaneye başvuran her 10 hastadan 7'si yaşam şeklini değiştirmediği için sürekli risk altında yaşadığı belirtildi Türk Kardiyoloji Derneği, 21. Uluslararası Kardiyoloji Kongresi'ni Antalya'da gerçekleştirdi. 23'ü yabancı 191 konuşmacı ile 3 binden fazla kişinin katıldığı kongreye, 552 bildiri okundu.Türklerin Avrupa ve Amerika'daki insanlara göre daha erken yaşlarda kalp krizi geçirdiğine dikkat çekilen araştırmada, hastalığın ciddiye alınması uyarısı yapıldı. Kalp krizinin önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken uzmanlar, kalp krizi geçiren insanların bile kendilerine iyi bakmadıkları vurgulandı.Kongrede açıklanan bir araştırmanın sonucu ise doktorların uyarılarını doğruluyor.Çünkü damar tıkanıklığına bağlı kalp krizi, inme ve kangren nedeniyle hastaneye başvuran 793 hastanın bir yıl boyunca takip edilmesiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre hastalar ölümcül risklere rağmen yaşam standartını değiştirmedi. Hastaların yüzde 80'inin sigara içmeye devam etti, yüzde 76.6'sının hipertansiyonunda değişiklik olmadı ve her 100 hastadan sadece 3'ü düzenli egzersiz yaptı.Kongreye katılan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Akın Serdar ise kalp krizini, kalbin kanseri olarak nitelendirdi.Prof. Dr. Serdar, "Kalp yetmezliği kardiyolojinin bir nevi kanseri. Ancak insanlara kanser olduğunu söylediğinizde dünyası yıkılıyor, var deyince ise bir şeyi yokmuş gibi davranıyor" diye konuştu.
|