Kadınlar
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Kadın sağlığı

» Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma yöntemleri

Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma yöntemleri

2010-07-20 14:40:54 Kadinlaricin.net sitesinde Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma yöntemleri baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma yöntemleri ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma yöntemleri

 

Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma yöntemleri

İstanbul Tabip Odası'nın her yaz olduğu gibi bu yıl da kamuoyuna yaptığı bulaşıcı hastalık uyarısı şu temel bilgiyle başlıyor: ‘‘Yeterli ve temiz su sağlanamayan, kanalizasyon sistemi yeterli olmayan, deniz veya göl suyunun temiz, kişisel hijyen alışkanlıklarının iyi olmadığı toplumlarda bulaşıcı hastalıkları daha sık rastlanır.’’

Uyarıda, İstanbul'da da bulaşıcı hastalıkların en sık görülen hastalıklar içinde yer almaya devam ettiği ve suyla, besinlerle bulaşan hastalık etkenlerinin havaların ısınmasıyla birlikte arttığı, bu nedenle oluşan ishalli hastalıkların vücutta önemli miktarda su ve tuz kaybına yol açtığı belirtiliyor. Bu hastalıkların bazen ölümlere bile neden olduğuna dikkat çekiliyor.

İstanbul Tabip Odası'nın verdiği bilgiye göre, tifo, kolera, akut bağırsak enfeksiyonları, hepatit A gibi bulaşıcı hastalıklar yaz aylarında İstanbul'un çevre mahallelerinde en sık görülen ilk beş hastalık arasında yer alıyor.

Nasıl Korunacaksınız?

Oda tifo, kolera, akut bağırsak enfeksiyonları, hepatit A ve bazı paraziter hastalıklar gibi bulaşıcı hastalıkların önüne geçmek için önerilerini şöyle sıralıyor:

Sağlık Bakanlığı ruhsatı taşıyan şişe suları alınmalı.

Suyun temizliğinden şüphe ediliyorsa, beş dakika kaynatılmalı veya klorlanmalı.

Su depoları yılda birkaç kez boşaltılıp, temizlenmeli.

Tuvalet sonrası, yemek hazırlamadan ve yemeden önce eller sabunlu su ile yıkanmalı. Biberonlar kaynatılmalı.

Gıdalar günlük olarak tüketilmeli. Bekletilecekse buzdolabına konulmalı. Buzdolabında bekleyen yiyecekler yaz aylarında en çok 48 saat içinde tüketilmeli.

İshalle seyreden hastalıklarda mutlaka hekime başvurulmalı. İshalli kişilere daha fazla sıvı verilmeli.

İçme ve kullanma suyunun yeterliliği ve temizliği ile deniz suyunun temizliği ve su analizi sonuçları konusunda Büyükşehir Belediyesi, İSKİ ve İl Sağlık Müdürlüğü, topluma düzenli olarak bilgi vermeli.

Klorlama nasıl yapılır?

Kireç kaymağı ile klorlama: Bir litre suya (5 su bardağı) 2.5 yemek kaşığı kireç kaymağı katın. Yarım saat sonra kireç tortusu dibe çöker. Üstte kalan suyu içine kireç tortusu karışmadan dikkatlice bir başka kaba alın. Daha sonra kullanılacak her bir litre suya, bu kenara ayırdığınız kireçli sudan üç damla damlatın. Bu işlemler dikkatli yapıldığı takdirde, temiz ve güvenli su elde etmiş olacaksınız.

Çamaşır suyu ile klorlama: Bir litre suya bir su bardağı çamaşır suyu ilave edin. Daha sonra kullanılacak her bir litre suya bu çamaşır sulu karışımdan üç damla ekleyin. Önerilen çamaşır suyu ve kireç kaymağı oranlarını aşmadığınız takdirde, bu suları güvenle kullanabilirsiniz.

Aman çocuklar, bulaşmasın
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilimdalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Arvas, çocukların okul dönemlerine rastlayan döküntülü bulaşıcı hastalıklar konusunda aileleri uyardı. Kızamık, kızamıkçık ve suçiçeğinin çabuk bulaşıcılığına dikkat çeken Prof. Dr. Arvas, çocuğun döküntüsünün olduğu dönemlerin, bulaşıcılık açısından da tehlikeli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Arvas, şu bilgileri verdi:


Kızamık:


Çocuğun kırgınlık döneminden sonra yüzden başlayarak birkaç gün içerisinde gövdeye yayılan birleşik döküntülere yol açan bir hastalık. Genellikle 10-12 günlük bir kuluçka döneminden sonra, yüksek ateş, yüzlerde kızarma ve burun akıntısı olarak görülüyor. Kızamık, orta kulak iltihabı, zatürree bazen de beyin iltihabı gibi ağır durumlara yol açar. Yaklaşık 7-8 günlük bir döküntü döneminden sonra ortadan kalkar. Bu dönemde çocuklar okula gitmemeli.


Kızamıkçık:


Hemen bir gün içerisinde vücuda yayılan döküntü, 2-3 gün içerisinde kaybolur. Aşısı vardır. Genellikle, kızamık, kızamıkçık ve kabakulak hastalığının birleştiği karma aşı şeklinde uygulanır.



Kabakulak:


Kulak önünde bulunan pratis bezinin, bir veya iki taraflı şişmesiyle halk arasında rahatlıkla tanı koyulabilir. Hastalık, şişlik ininceye kadar 10 gün boyuncu bulaşıcılığını korur.


5'inci Hastalık:


Okul öncesi ve okul çağı çocuklarda görülür. Çok hafif geçici bir ön dönemden sonra (yaklaşık 1 hafta kadar), yanaklarda kızarıklık ve vücutta döküntüler başlar.


Kan ve solunum yoluyla ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklar da bulunuyor. İşte bu hastalıklar:


Hepatit A:


Küçük yaşlarda sarılık olarak da görülür. Okul çağına kadar, çocukların yüzde 70-80'i bu hastalığı geçirir. Eğer 12 yaşına kadar geçirmemişse ergenlik çağından itibaren Hepatit A'nın öldürücü seyretme gücü yüksektir. Aşısı vardır fakat zorunlu değildir. Kuluçka döneminin son günlerinde (15 ile 30 gündür) ve sarılığın ilk dönemlerinde bulaşıcılığı vardır.


Hepatit B:


Kan ve kan ürünleri yolu ile bulaşan, bir karaciğer rahatsızlığıdır. 50-150 günlük kuluçka döneminden sonra, kendini çoğunlukla sarılıkla ortaya çıkarır. Aşısı 5 yılda bir tekrarlanmalı.


Menenjit:


Çocukluk yaş grubunda özellikle ilk 5 yaş içerisinde menenjittin en sık etkeni özel bir bakteridir. Beyin zedelenmesine hatta ölüme bile neden olabilir. Çocuğun hastalık mikrobuu fark edilmdiğinde, yakın çevresinin mutlaka koruyucu antibiyotik alması gerekir.


Boğmaca:


Yeni doğan bebekten itibaren her yaş döneminde görülebilir. Süreci genellikle 3 hafta üzerinde olan ve periyodik öksürüklerle meydana gelen bulaşıcı bir hastalıktır. Aşısı yapılırsa, yüzde 90 koruyuculuğu var.

Suçiçeği:


Tüm çocuklarda, yetişkinlerde ve bağışıklık düzeni bozuk olanlarda ortaya çıkan sulu döküntülü bir rahatsızlıktır. Kuluçka dönemi yaklaşık 2-3 hafta sürer. Döküntülerin içi su toplar ve çabuk kabuklaşır. Döküntüden 7 gün sonrasına kadar bulaşıcıdır.

Su çiçeği artışa geçti
Bulaşıcı çocuk hastalıklarından su çiçeği şikayetiyle hastane polikliniklerine başvurularda artış görülüyor. Su çiçeği özellikle kreş, okul gibi ortamlarda birarada bulunan çocuklara kolayca bulaşıyor. Aslında kış sonlarıyla ilkbahar aylarında daha sık görülen su çiçeği, soluma ve temasla geçiyor. Haseki Hastanesi Çocuk Hastalıkları Kliniği'nden Dr. Müjgan Deniz, su çiçeği virüsünü alanların, döküntüler ortaya çıkmadan 24-48 saat önce hastalığı etraflarına bulaştırmaya başladıklarını söyledi. Hastaların 6-7 gün boyunca hastalığı bulaştırdıklarını belirten Dr. Deniz, hastalığın sadece çocuk yaşta değil, yetişkinlerde de görülebileceğini vurguladı.


Virüs alındıktan 14 gün sonra hastalıkla ilgili ilk belirtilerin ortaya çıktığını anlatan Dr. Deniz, başağrısı, ateş, karın ağrısı ve halsizlik görüldüğünü belirtti.


Ateş düşürücü ilaçlar alınabileceğini belirten Dr. Deniz, ‘‘Yüksek ateşi olan çocuklara Aspirin vermek yanlış. Çünkü ‘Reye' sendromu denilen, koma tablosuna yol açabilir’’ dedi. Döküntülerin bir yandan kururken, diğer yandan yenilerinin çıkabileceğini belirten Dr. Deniz, ‘‘Döküntüler tamamen kuruduktan sonra çocuklar kreşlerine, okullarına gönderilebilir’’ dedi. Dr. Deniz, özellikle 3-3.5 yaşlarındaki çocukların hastalığı ağır geçirebildiğini belirtti.


Dr. Deniz, ayrıca su çiçeğinin bağışıklık sistemi zayıf kişilerde, AIDS ve kanserli hastalar için de tehlikeli olabildiğini söyledi.


Parazitler erkekleri seviyor
Bilim Teknik Dergisi'nde yer alan bir habere göre, bit, pire ve kene gibi parazitler, daha çok erkeklerin üzerinde asalak olarak yaşamayı tercih ediyor. Uzmanlar, bu sonuca, doğal yaşam içindeki vaşak ve geyiği de içeren 38 memeli türü üzerinde yapılan bir araştırma sonrasında ulaşıldığını belirtirken, bunun erkeklerdeki hormon oranıyla ilgili olduğunu vurguladılar. Erkeklerdeki testosteron gibi androjenlerin, dişilerdeki östrojenin uyardığı bağışıklık sistemini zayıflattığına işaret eden uzmanlar, bu nedenle bağışıklık sistemleri zayıflayan erkeklerin, parazitler tarafından daha çok tercih edildiğini bildirdiler.

Bulaşıcı hastalıklara karşı sarmısak
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Güncan, bünyesinde bol miktarda A, B1 ve B2 olmak üzere bir çok vitamini barındıran sarmısağın, bulaşıcı hastalıklara yakalanma riskini azalttığını söyledi.
 

Prof. Dr. Güncan, yaptığı açıklamada, sarmısağın faydalarını şöyle sıraladı: Zararlı bakterileri baskı altında tutarak gelişmelerini önler. "İyi bir kan temizleyici olan sarmısak, kolera, dizanteri, tifüs gibi bulaşıcı hastalıklara yakalanma riskini en aza indirir. Kabızlık, ishal, sancı ve bulantıları da ortadan kaldırır."

"Sarmısak, ayrıca, yetersiz karaciğer ve safra akıntılarını normale dönüştürmekte, önemli ölçüdeki kanamaları durdurmakta, akut veya kronik ince ve kalın bağırsak nezlesinin olumsuzluklarını ortadan kaldırmakta faydalı olmaktadır. Aynı zamanda kanı zehirleyen ve sirkülasyonu bozan maddeleri yok ederek, tansiyonu da düzeltmektedir. Atar damarlardaki kireçlenmeyi de önleyen sarmısağın, günde en az bir diş tüketilmesi sağlık açısından önemli ölçüde fayda sağlar.

Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma yöntemleri hakkinda aciklamalar Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma yöntemleri konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:bulaşıcı hastalıklardan korunma yöntemleri, Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma Yolları,bulaşıcı hastalıklardan korunma yolları nelerdir,bulaşıcı hastalıklar ve korunma yolları

 

 

Kadın sağlığı Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 13
Hamilelikte karın çatlakları
Okunma: 12
Bacak ağrısı Bacak ağrıları
Okunma: 11
Selülit kremleri
Okunma: 9
ilk gece korkusunu nasıl yenebilirim
Okunma: 5
Çeyiz Listesi
Okunma: 4
Cinsiyet belirleme yöntemleri
Okunma: 4
Kil maskesi
Okunma: 3
Stres Topu
Okunma: 3
Safra kesesi taşlarının bitkisel tedavisi
Okunma: 3
Gözaltı torbaları neden oluşur
Resim
Anne eğitim kursları
Anne eğitim kursları

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!