|
Boyun fıtığı
|
 |
|
|
| |
Boyun fıtığı sık görülen sıkıntılardan. Görüntüleme yöntemleriyle toplum taraması yapılması halinde her yüz kişiden 10-15’inde boyun fıtığı saptanabilir.
Fakat bunların tümünde şikayetler görülmez. Bazılarında ise çeşitli düzeylerde boyun ağrısı, tutukluğu, kola vuran ağrı ve uyuşma, güçsüzlük hatta baş ağrısı, baş dönmesi gibi şikayetler var.
Hangi davranışlar fıtığa zemin hazırlar?
Günümüz ağırlaşan yaşam ve çalışma koşullarında stres, masa başı çalışma, bilgisayar kullanma gibi boynu uzun süreli hareketsiz kılan uğraşlarda zamanla boyun kaslarında güçsüzlük oluşacağından sıklığı artmaktadır. Ağır taşıma, yapılan işle ilgisi var mı?
Ağır taşımadan çok mikrotravma dediğimiz boynu uzun süre hareketsiz konumda tutulmasına bağlı oluşabilir.
Hesap işi yapanlar, bankacılar, mimarlar, terziler bizim boyun fıtığını en çok gördüğümüz meslek grupları. Bilgisayar kullamında yaygınlık nedeniyle gençlerde, öğrencilerde de görülme sıklığı arttı.
Tanı nasıl konur?
Şikayeti olan kişiler öncelikle bir uzman doktor tarafından muayene edilmeli gerekirse görüntüleme yöntemleriyle tanı desteklenmeli.
Cerrahi ne zaman gündeme gelir?
Cerrahi tedavi gerekliliğine klinik muayene ile karar verilir.
-Ciddi sinir baskısı olduğunu klinik muayene ile objektif olarak saptadığımız,
-Kas gücü kaybı,
-Refleks kaybı,
-Kaslarda incelme gibi bulguların varlığında cerrahi tedavi gerekir.
Fizik tedavi ve rehabilitasyon ne zaman, nasıl yapılır? Ne kadar sürer?
Cerrahi tedavi endikasyonu olmayan bütün hastalara fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulanmalı. Hastaların şikayetlerine yönelik ısı, elektriksel uyarımlar gibi fizik tedavi modaliteleri uygulamalarının dışında, boyun etrafındaki kaslarda güçlenme, bağlarda esneklik sağlayacak rehabilitasyon çalışmaları yapılmalı.
Hastalara duruş, oturuş, çalışma düzeni gibi günlük yaşam aktiviteleriyle ilgili eğitimler verilmeli. Kaçınması gereken durum ve hareketler öğretilmeli.
Fizik tedavi, hastanın klinik iyileşmesi ile sonlandırılır.
Tedavi süresi hastanın bulgularına ve tedaviye uyumuna göre değişmekle birlikte ortalama 15 seans tedavi için yeterli.
Tekrarlama riski nedir? Bu tanıyı alanlar nelere dikkat etmeli?
- Özellikle yukarıda bahsettiğimiz meslek gruplarına sahip ya da onlar gibi masa başında uzun süre hareketsiz çalışan, yoğun bilgisayar kullanan hastalarımız, çalışırken boyunlarını sürekli aynı pozisyonda tutmamalı.
- En az 10-15 dakikada bir masa başından kalkıp hareket edilmeli.
- Kendilerine öğretilen egzersizler düzenli olarak yapmalı.
- Yaşam süresince de herhangi bir egzersiz ya da spor aktivitesinde bulunacaklarında doktorlarına danışmalılar. Çünkü yanlış yapılan spor ya da egzersizde hastalığın tekrar ortaya çıkmasına sebep olabilir.
Bilinçli ve düzenli egzersiz yapma alışkanlığı, çocukluk ve gençlik çağından itibaren edinildiğinde hastalığın oluşmasını engelliyor. Tanı konmuş kişilerde de hastalığın tekrarlama riskini en aza indiriyor. Sağlam vücut sağlıklı salonda
Sağlıklı yaşam ve iş stresinden kurtulmanın en etkin yöntemi spor yapmak. Bu amaca hizmet eden spor salonlarını seçerken çok dikkatli olmak gerekiyor. Uzmanların çalışmadığı salonlar tehlike saçıyor.
Çalışanların bir bölümü stres atmak ve form tutmak için spor salonlarına gidiyor. Yoğun tempoda çalışan birçok insan işten sonra yorgunluğunu spor merkezlerinde atıyor. Fitness, aerobik, jimnastik, body gibi salon sporlarını yaparak sağlıklı kalmaya çalışıyorlar. Ancak uzman olmayan insanların çalıştığı spor merkezleri sağlıklı yaşam yerine sakatlıklara neden oluyor. Spor eğitimi almayan birçok kişi, bu merkezlerde eğitmenlik yapıyor. Spor merkezleri ekonomik krize karşın son yıllarda neredeyse sokak aralarına kadar yayılmış durumdalar.
Synergym Fitness Merkezi Başkanı Mete Bektaş, şu anda belli bir sosyal çevreye girmek isteyenden, her türlü yatırımcıya kadar işi bilenin de bilmeyenin de spor merkezi açtığına dikkat çekiyor.
Fitness merkezlerinde, spor akademisi mezunları ya da antrenörlük belgesi olanların çalışması gerekiyor. Bektaş, birçok fitness salonunda konunun uzmanı olmayan işletmeciler ve eğitmenlerin çalıştığını kaydediyor. Spor merkezlerinde belli standart programlarının herkese uygulandığını ve bunun çok yanlış olduğunu söylüyor:
‘‘Her vücut için standart bir program yok. Kadın ve erkekler için farklı, zayıflamak için, kas yapmak için farklı egzersiz programları var. Bu tür şeyler geriye dönüşü olmayan rahatsızlıklara neden olabilir. Bilinçsiz hareketler yapıldığında bel ve boyun fıtığı, kemik hastalıkları oluşabilir.‘‘
DENETİMLER YETERLİ DEĞİL
Denetimlerin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığını belirtiyor. Bu kurum bölge müdürlükleri kanalıyla kaymakamlıklar vasıtasıyla denetimler yapıyor. Spor merkezlerinde denetimlerin yeterince yapılmadığını dile getiren Bektaş, bir iki haftalık kurslar sonrasında antrenör belgesi alan kişilerin sektörde çalıştığını iddia ediyor:
‘‘Bizim sektörde antrenörlerin daha çok fiziğine, dış görünüşüne bakılıyor. Eğitim düzeylerine ve işi ne kadar bildiklerine dikkat edilmiyor. Spor merkezlerine yazılmadan önce insanlar orada çalışanların eğitimini sormak gerekiyor.
Academic Spor Center Danışmanı Özer Baysaling, İstanbul'da sokak aralarındakiler de dahil olmak üzere binin üzerinde spor merkezi bulunduğunu kaydediyor. Bunlardan yarısına yakının denetimsiz olduğunu söylüyor. İşin ehli olmayan insanlar tarafından açılan merkezlerde insanların sağlıklarının tehlikeye atıldığını dile getiriyor. Denetimlerin görünüşte yapıldığını, spor merkezlerinin gerçek anlamda denetlenmediğini ifade ediyor. Spor merkezlerine kaydolmak isteyenlerin, merkezin sahibinden antrenörlük belgesini görmeleri tavsiyesinde bulunuyor.
SAKATLIK TEHLİKESİ
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Selim Uluğtekin, fitness merkezleri ve spor salonlarında kişiye uygun egzersizlerin yapılmamasının önemli sakatlıklara yol açabildiğine dikkat çekiyor:
‘‘Kendilerine uygun olmayan aletlerle çalışan ve yanlış egzersizler yapan insanlar sakatlık riski ile karşı karşıya kalıyor. Bize bu tür hastalar oldukça fazla geliyor. Emniyet tedbirlerinin alınmadığı, fiziksel koşulların iyi olmadığı, bilinçsiz eğitmenlerin bulunduğu salonlardan uzak durulmalı. Özellikle ağırlık çalışmaları yaparken bel, boyun, ayak sakatlanmaları sıkça olabiliyor. Bu merkezlerin kazalar için bir doktor danışmanla irtibatta olmaları gerekiyor.‘‘
Bunlara dikkat edin
Kayıt yaptırmak istediğiniz spor merkezinin sizin için doğru merkez olup olmadığını araştırın.
Salonun ihtiyaçlarınıza cevap verebilecek nitelikte olup olmadığına bakın.
Sakatlanmayı önlemek için ilk günlerde ağır programlardan uzak durun.
Sporun uzun dönemli bir süreç olduğunu unutmayın.
Kalp hastalığı, diyabet, astım, aşırı şişmanlık gibi kronik bir sağlık sorununuz varsa doktora danışmadan spor merkezlerine gitmeyin.
50 yaşın üzerindeki kadınların ve 40 yaşın üzerindeki erkeklerin doktora danışması gerekiyor.
Sıkı bir egzersiz için hafta sonlarını seçin.
| |