|
Bahar Yorgunluğu Belirtileri
2009-12-21 02:42:29 Kadinlaricin.net sitesinde Bahar Yorgunluğu Belirtileri baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Bahar Yorgunluğu Belirtileri ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Yurtta nihayet çicekler açmaya, havalar ısınmaya başladı. Ama uzmanlar, insan metabolizmasında oluşan değişiklikler sebebiyle, bahar yorgunluğuna karşı bizleri uyarıyor. Bunun bir hastalık olduğunu hatta önlem alınmazsa kronik bir hal bile alabileceğini ifade eden uzmanlar, “İlkbahara adım attığımız şu günlerde, insanın içi kıpır kıpır oluyor. Özellikle şu günlerde, bahar gribi daha uzun sürebilir. Bunun yanı sıra halsizlik, isteksizlik ve aşırı stres belirtileri, bahar yorgunluğundan kaynaklanabilir” dediler. Uzmanlar, bu yorgunluğu da, bahar aylarında havada artan elektrik yüküne bağlıyorlar. Özellikle büyük şehirlerdeki elektrik yükünün yoğunluğu, bahar mevsiminde sinir gerginliğini ve stresi tırmandırıyor. Bu durum, damarlardaki büzülmeyi artırıyor. Damarlardaki büzülme midede olursa ülsere bile sebep olabiliyor
Bahar güzel yüzünü gösterdi, havaların ısınması ile birlikte içimiz de kıpırdandı. İnsanın kendini dışarılara vurup sürekli gezesi geliyor. Ancak eğitim sürecinde de en kritik günlere girdik. Koca bir eğitim yılı daha çok yakında tamamlanacak ve göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir sürede okullar yaz tatiline girecek. Üniversite imtihanına girecek binlerce genç için de çalışma süresi oldukça daraldı.
Böceklere aldanmayın Ancak bahara aldanmayın... Açan çiçeklerin, uçan böceklerin, kendini tazeleyen doğanın yanısıra baharın, bir de bizleri farkına dahi varmadan olumsuz etkileyen sinsi bir yüzü de var ki uzmanlar bu konuda uyarıyor. Uzmanlara göre, havaların yavaş yavaş ısınmasıyla birlikte birçoğumuzun hissettiği halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, uyku isteği gibi ortak şikayetlerin bir sebebi de bahar. Yani bahar yorgunluğu...
Depresyon tehlikesi Hal böyle olunca bahardan en çok etkilenen grubu doğal olarak öğrenciler oluşturuyor. Hele bir de derslerde ve imtihanlarda en kritik günlerin yaşandığı ayların nisan ve mayıs olduğunu göz önünde bulundurursak, rehavete kapılma, kendinle ilgilenme, okul ve derslerden soğuma, sinema-cafe, park gibi mekanlara ilgi, gezme isteği, çatışmalar, stresler, hatta depresyonlar, bir çok gencin problemi olarak ortaya çıkıyor.
Kışın soğuk ve güneşsiz ikliminden baharın ılık günlerine geçerken insan vücudunda da bazı değişiklikler meydana gelir. Hiç farkında bile olmadığımız bu değişiklikler birçok kişide halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, uyku hali gibi ortak şikayetlere yol açıyor. Genel olarak “Bahar yorgunluğu” diye adlandırılan bu sıkıntıları, biraz yaşantımıza dikkat ederek biraz da beslenme alışkanlıklarımızda değişiklikler yaparak atlatmak mümkün. İşin kötü tarafı “Bahar yorgunluğu” tedavi edilmezse “kronik yorgunluk sendromu”na dönüşebiliyor. Uzmanlar, “Bahar yorgunluğu”na bağlı olarak birçok kişide kalp ve romatizma şikayetlerinin de arttğını belirtiyorlar. Kalabalık şehirlerde yaşayanlar, baharın getirdiği bu olumsuz gelişmelerden daha fazla etkileniyor. Çünkü baharda havadaki elektrik yükü artıyor. Bu yük, pozitif ve negatif iyonlar vasıtasıyla insan vücuduna taşınıyor. Negatif iyonların artması yorgunluk, halsizlik ve gerginliklerin artmasına sebep oluyor. Bu elektrik yükü şehirlerde daha fazla olmaktadır. Hava kirliliği, sanayi atıkları ve trafik keşmekeşi, negatif elektrik yükünü arttırdığı için vücuttaki olumsuzlukları da tırmandırıyor. Gerginlik ve stres artıyor. Damarlarda büzülmelere yol açıyor. Bu büzülme midede olursa, ülser ve gastrit gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor. Havadaki olumsuz gelişmeler vücuttaki su dengesini de bozar. Bahar yorgunluğundan fazla etkilenmemek için, B ve C vitaminlari ile potasyum başta olmak üzere daha çok vitamin ve mineral almak gerekir. Bildiğiniz gibi B ve C vitaminleri sebze ve meyvelerde, potasyum ise domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunmaktadır. Ayrıca her gün 2-3 litre kadar su için. Alkolden uzak durun. Uykunuza ve uyku düzeninize dikkat edin. Bahar yorgunluğunu çabuk atlatmanın en iyi yollarından biri de tatildir. Şehir hayatının stresinden ve bulunduğunuz ortamdan birkaç günlük uzaklaşmak çok faydalı olacaktır. Ayrıca bahar yorgunluğunun getirdiği halsizlikten kurtulmak için aşağıdaki reçetelerden de yararlanabilirsiniz. 4 bardak suya 2 kahve kaşığı havlıcan ve 2 kahve kaşığı zencefil konur, kaynatılır. 1 çay bardağı doldurulur. Üzerine, 1 kahve kaşığı süzme bal ilave edilir. Karıştırılıp, içilir. Sonra da; 1 çorba kaşığı Antepfıstığı yenir. Günde iki kere tekrarlanır. 1 kaseye; 4 su bardağı et suyu, 2 çorba kaşığı süzme bal ve 2 çorba kaşığı sirke konur. Tamamı bir kerede içilir. Önce, 1 kahve fincanı dolusu badem yenir. Üzerine de 1 su bardağı şekerli inek sütü içilir. 1 çorba kaşığı turp tohumu, havanda iyice dövülür. Üzerine 1 çorba kaşığı toz şeker ilave edilir. Sabahleyin hepsi birden yenir.
Neler yapabiliriz... Kendinize, önceliklerinizi hatırlatın: Unutmayın bu hayat sizin ve kendiniz için ne kadar faydalı işler yaparsanız gelecekte o kadar rahat edersiniz. Kötü arkadaşlar edinmeyin: Arkadaş, bir insanın en önemli hazinesidir. Ancak sizi dersinizden alıkoyan, yanlış alışkanlıklarıyla kendi yanına çekmeye çalışan, hayatını daha çok “boşverler” üzerine kurmuş bir kişinin gerçek arkadaş olduğunu söyleyemeyiz. Sorumluluklarınızı bilin: Okulların kapanmasına, ünversite imtihanına çok az bir zaman kaldı. Başarıyla bu işin üstesinden gelirseniz duyacağınız mutluluğu ve gururu düşünsenize... Kendinizle barışık olun: Özellikle gençlik dönemlerinde insan çevresi kadar kendisiyle de çok uğraşır. Uzmanlara göre, baharda daha da artan bu duyguların dönemsel olduğunu, sadece kendi içmizde yaşamadığımızı bilmek zorundayız. Olumsuz yanlarınıza takacağınıza biraz da iyi yanlarınızı görmeye çalışın. Unutmayın görüntü bir süre için ilgi çeker. İçi boş veya dengesiz, kötü niyetli bir güzelliği kaç gün taşıyabiliriz. Üstelik değiştiremeyeceğimiz bazı şeyler varsa da bunlara takılı kalmak üzüntüden başka ne kazandırır bize... Bol bol hareket edin, güneşlenin: Hareket gerginliğinizi alır. Beslenmenize özen gösterin: Baharda vücudun daha çok vitamin ve minerale ihtiyacı olduğunu belirten uzmanlar, şu uyarılarda bulunuyor: Vücut özellikle de B ve C vitaminleri ile potasyuma ihtiyaç duyar. B ve C vitaminleri sebze ve meyvelerde, potasyum da domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunur. Bu sebeple meyve, sebze, patates, kayısı tüketimini artırın. Günde 2-3 litre su için. Yemek yemeden ve yatmadan önce azar azar içerek vücudunuza ihtiyacı olan suyu sağlayın. Uyku düzeninize dikkat edin. Rahat bir uyku için yatağa girmeden önce günlük bütün stres sebeplerinizi aklınızdan uzaklaştırın. Hoşunuza giden konuları düşünün veya hoşlandığınız bir film seyredin. Ilık bir duş alın. Geç saatlerde içecek olarak bitkisel çayları, sütü ve ayranı tercih edin. Bol bol vitamin ve su alın Kronik yorgunluğun gerçek sebebini araştırın. Eğer problem iş yoğunluğu ise çalışma temposunu düşürün, monotonluk ise hayatı renklendirecek uğraşlar bulun. Günde 2-3 litre su için. En iyi ilaç tatildir. Birkaç günlüğüne kent dışına çıkın. Baharda vücudun özellikle de B ve C vitaminleri ile potasyuma ihtiyacı olur. Bv e C vitaminleri sebze ve meyvelerde, potasyum ise domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunur. Her sabah, aç karına en az beş dakika yürüyün, 10-15 dakika jimnastik yapın. Uyku ritmine dikkat edin. Rahat bir uyku için yatağa girmeden önce stres faktörlerini kafanızdan uzaklaştırın.
Bahar sizi yormasın!
Baharın güneşli ve sıcak günlerini yaşamaya başladığımız bugünlerde birçok insan halsizlik, yorgunluk, isteksizlik, eklem ve baş ağrıları, aşırı uyku isteği gibi ortak problemlerden yakınıyor. Uzmanlara göre bu yakınmaların çoğu bahar yorgunluğu ile bağlantılı. Bahar yorgunluğunun, vücudun yeni bir mevsime adapte olmaya çalısmasından kaynaklandığını da belirten uzmanlar, bu yorgunluğa bağlı olarak kalp ve romatizma hastalarında yakınmaların arttığını belirtiyor. Tedbir alınmazsa, bahar yorgunluğu kronik yorgunluk sendromuna da dönüşebiliyor. Bahar mevsiminde havadaki elektrik yükünün artması, insanları olumsuz etkiliyor. Bu yükün iyonlar aracılığıyla insanlara taşındığını vurgulayan uzmanlar şöyle konuşuyor: “Pozitif ve negatif değerde iki tür iyondan pozitif olanlar arttıkça vücuda zindelik getirir. Negatif yüklü iyonların artması ise yorgunluk, halsizlik ve gerginliklere neden olur. Havadaki elektrik yükü şehirlerde daha fazladır. Taşıtların havayı kirletmesi, sanayi atıkları, trafik keşmekeşi elektrik yükünü daha çok artırır.” Elektrik yükünün yoğunluğu, bahar mevsiminde sinir gerginliğini ve stresi de tırmandırıyor. Bu durum, damarlardaki büzülmeyi artırıyor. Damarlardaki büzülme midede olursa ülsere bile yolaçabiliyor. Bu tür rahatsızlığı olanların sıkıntıları ise daha da artırıyor.
Alternatif reçeteler Halsizliği ve yorgunluğu atlatmak için aşağıdaki reçetelerdan de yararlanabilirsiniz: Yarım litre suya, 2 kahve kaşığı havlıcan ve aynı ölçüde zencefil konup bir süre kaynatılır. Soğuduktan sonra bir kaba konur. Günde iki defa bu sudan 1çay bardağı alınarak üzerine 1 kahve kaşığı süzme bal ilâve edilir. İyice karıştırıldıktan sonra içilir. Ardından 1çorba kaşığı kadar antepfıstığı yenir. 1 kaseye; yarım litre su, 2 çorba kaşığı süzme bal ve 2 çorba kaşığı sirke konur. Tamamı bir kerede içilir. Önce, 1 kahve fincanı dolusu badem yenir. Üzerine de, 1 su bardağı şekerli inek sütü içilir. Her gün bol bol meyve-sebze yenir ve bol bol su içilir.
Hayatınızı renklendirin İşte, bahar yorgunluğuna karşı tavsiyeler: En iyi ilaç, tatile çıkmak. İmkânlarınızı zorlayarak, birkaç günlüğüne de olsa kent dışına kaçın. Her gün sabahları aç karnına, en az 5 dakika yürüyüş yapın. Her sabah, 10-15 dakika aç karnına jimnastik yapın. Ama vücudunuzu aşırı yormaktan da kaçının. Sofranızdan meyve ve sebzeyi eksik etmeyin. Günde 3 litre su için. Yemek yemeden ve yatmadan önce azar azar içerek vücudunuza ihtiyacı olan suyu sağlayın. Uyku ritmine dikkat edin. Rahat bir uyku için yatağa girmeden önce günlük bütün stres sebeplerinizi aklınızdan uzaklaştırın. * Hoşunuza giden konuları düşünün veya hoşlandığınız bir film seyredin.
Bu sendromu kolay aşmak için... Bahar yorgunluğunun gerçek sebebini araştırın. Eğer sorun basit bir iş yoğunluğu ise çalışma temponuzu düşürün. Baharda vücut, B ve C vitaminleri ile potasyum başta olmak üzere daha çok vitamin ve minerale ihtiyaç duyar. B ve C vitaminleri sebze ve meyvelerde, potasyum ise domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunur. Sofranızdan meyve ve sebzeyi eksik etmeyin. Sevmeseniz de mevsimin özelliğini taşıyan meyve ve sebzelerin bütün çeşitlerinden bol miktarda yiyin. Uyku düzeninize dikkat edin. Rahat bir uyku için yatağa girmeden önce günlük bütün stres nedenlerinizi aklınızdan uzaklaştırın. Hoşunuza giden konuları düşünün veya hoşlandığınız bir film seyredin. Her sabah 10-15 dakika aç karnına cimnastik yapın. Ama vücudunuzu aşırı yormaktan da kaçının. Cimnastik yapacağınız odayı ciğerlerinize bol oksijen girmesi için bir süre havalandırmayı unutmayın. Günde 3 litre su için. Yemek yemeden ve yatmadan önce azar azar içerek vücudunuza ihtiyacı olan suyu sağlayın. *Her gün sabahları aç karnına en az 5 dakika yürüyüş yapın. Ancak bu yürüyüşleri güneşli günlerde yapmaya özen gösterin. Yorgunluğa karşı en iyi ilaç tatile çıkmaktır. Mümkünse birkaç gün tatil yapın. Güneş ışınından bol bol istifade etmeye çalışın. Bu kısa tatiller size nefes aldıracaktır. Alkolden uzak durun. Çünkü yorgunluktan kurtulmak için alkole sarılmak, çözümü zor problemleri ortaya çıkarabilir.
Bahar sizi aldatmasın
Baharın gelmesiyle birlikte; birçok yerde bahar yorgunluğu, bahar çarpması gibi tanımlara bolca rastlar, bazen de biz kendimizi bahar yorgunu ilan ederiz. Canımız hiçbir şey yapmak istemez, büyük bir isteksizlik, gayretsizlik içine düşeriz. Hele bir de öğrenciyseniz böyle durumlarda bitmek bilmez dersler, ödevler, sınavlar tatsızlığınızı daha da artırmak için vardır adeta. Sizin parmağınızı oynatmaya haliniz yokken, yarınki matematik ya da sosyoloji sınavına hazırlanmanızın gerekmesi veya ödev tesliminizin son gününün yaklaşıyor olması ne sıkıcı, ne külfet verici bir durumdur. Diğer taraftan bir de baharda kendini çok enerjik hissettiğini söyleyenler vardır. Gelen baharın, doğada yaptığı canlanma, gri bulutların dağılıp yerini güneşe bırakması sanki onların bedenlerinde de etkili olur ve bu sefer de bahar sarhoşluğu içerisinde, işlerden, sorumluluklardan hatta okuldan kaçışlar başlar. Enerjiler; daha çok eğlendiren, zevk veren uğraşılar için kullanılır. Dersler, işler yine ikinci plana itilir. Peki bu birbirine zıt gibi görünen, ancak her iki halde de sonucu kişiyi olumsuz yönde etkileyen durumun suçlusu kim dersiniz? Bahar mı? Yapmayın, tembelliğinizin, miskinliğinizin faturasını zavallı bahara çıkartmayın. Mevsimlerin insan psikolojisi üzerinde çeşitli etkilerinin olduğu doğrudur, ancak bu durum hayatımızı etkileyecek güçte değildir. Son günlerdeki yorgunluktan, başarısızlıktan kurtulabilmenin işte birkaç anahtarı; Başarabileceğinize inanın, inanç başarıyı getirir. Bir günü nasıl geçirdiğinizi düşünün ve mutlaka yapmanız gerekenleri yazarak, yapılacak işler listesi hazırlayın. Neleri hemen yapmalıyım, neler bekleyebilir? Sonra da bunları bir programa oturtun. Program, başarma inancını artırır. İşe ders açıklarınızı tespit ederek başlayın. Daha sonra arkadaşlarınızdan, öğretmenlerinizden yardım isteyin. Yardımcı kaynakları araştırın. Öğrenmenin tadına varın. Başardığınız, üstesinden geldiğiniz işleri ve o anki duygularınızı düşünün. Olumlu düşünceler üretin. İşe “ben yapamam” diye değil, “yapabilirim” diye başlayın. Amaçsız ve düzensiz çalışmayın, neyi öğrenecekseniz ona yoğunlaşın. Gereksiz sorunlarla beyninizi meşgul etmeyin, herşeyin bir zamanı vardır. Aklınıza takılan bir sorunu mümkünse çalışma masanızın başına oturmadan çözün. Mümkün değilse “sonra ilgilenirim” diyerek erteleyin. Bilgilerinizi sık sık tekrarlayın. Tekrar daha sonra harcanacak olan çalışma zamanını kısaltır, hatayı azaltır. Vücudunuzu ve beyninizi dinlendirin. Yorulduğunuzda, canınız sıkıldığında derin bir nefes alın. Beynimiz, oksijen ihtiyacını karşılayabiliyorsa daha net düşünebilir ve daha verimli çalışabilir. Çalışırken duruşunuza özen gösterin. Fizyoterapistler, aynı pozisyonda 40 dakikadan fazla kalmamamız gerektiğini söylüyorlar. Aralarda ayağa kalkmalı, mümkünse basit egzersizler yapmalı ve sırtımızın duruşunu değiştirmeliyiz. Çünkü düzgün duran bir belkemiği, vücudunuzdaki kanın akışının beyninize ulaşımını kolaylaştırır. Beslenmenize ve uykunuza özen gösterin. Kesinlikle karnınız aç ve bedeniniz yorgunken çalışmayın. Öncelikle fiziksel ihtiyaçlarınızı gidererek bedeninizi çalışmaya hazır hale getirin. Taze meyva ve sebze tüketin. Bunlar size canlılık, enerji verir. Spor yapın, açıkhavada yürüyün. Dinlenme üzerinde; ılık bir duşun, doğal içeceklerin önemli bir yeri vardır. Düzenli ve verimli çalışan her insan için gezmeye ve eğlenmeye ayıracak vakit, her zaman için vardır. Hobileriniz olsun ve onlara da vakit ayırın. Bizden hatırlatması, gerisi size kalmış, çünkü bir eğitim yılının bitmesine çok az kaldı...
Bugün olmazsa yarın!.. Bu sabah güne hepinizi çok zengin yaparak başlamak istedim. İçimden geldi, elime bir şans geçti ve bu şansı öncelikle siz okuyucularımla paylaşmaya karar verdim. Niye mi önce sizler; çünkü öylesine gençsiniz ve zor bir yolun başındasınız ki böyle bir şeye çok ihtiyacınız olacağını düşünüyorum. İkinci sebebim de, bazı genç arkadaşlarımın ellerindeki zenginlikler konusunda hâlâ bilinçlenmemiş olmaları. Çünkü maalesef birçok cafe, park, okul kantini kendi kıymetinin, sorumluluklarının farkında olmayan gençlerle dolu. Hele de bir kısmı, üniversiteyi hedefleyen ama hiç de çaba harcamayan gençler... Bunun sebebi de gençlerin yarınlarının, çok olduğunu düşünmeleri herhalde, bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbürgün... Ya daha sonrası... Neyse yukarıda, “sizi zengin edeceğim” dedim ya, aslında şaka bir yana bu zenginlik Allah tarafından her gün hepimize veriliyor. Nasıl mı? Okuyun da görün; “Bankada bir hesap sahibi olduğunu düşün, hesabına her sabah 86400 dolar para yatırılıyor, fakat bu paranın hepsini akşama kadar harcamak zorundasın, ertesi güne transfer edilemez. Paranı kullansan da kullanmasan da hesap her akşam sıfırlanıyor. Aşırı yorgunluğa bitkisel tedavi
Uzun süre beden gücü ile çalışmak vücutta aşırı yorgunluğa sebep olur. Vücudumuzu meydana getiren organların sürekli olarak yorgunluğu sonucu sağlığın bozulmasına da “Sürmenaj” denir. Gereği gibi çalışamama, isteksizlik, halsizlik, baş veya sırt ağrıları, hazımsızlık, huzursuzluk ve huysuzluk, can sıkıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkar. En kolay tedavi; ılık bir duş alıp, istirahat etmektir. Sabah akşam, kol ve bacakları soğuk su ile yıkamak da çok faydalıdır. Ayrıca, aşağıdaki reçeteler de yorgunluğun giderilmesinde faydalıdır:
- Bir litre suya 250-500 gram taze fasulye konup bir süre kaynatılır. Elde edilen sudan günde 3 defa birer çay bardağı içilir.
- 2 bardak suya; 1 tutam ıhlamur konur. Kaynatılıp, süzülür. Sonra, 2 bardak sıcak suya; 1 tutam papatya çiçeği konur. 10 dakika demlenip, süzülür. Daha sonra 2 bardak suya 1 tutam melissa (oğulotu) konur, kaynatılıp süzülür. Elde edilen bu su bir kaba konarak karıştırılır. Günde 3 kere yarım bardak portakal, mandalina ve greyfurt suyuna bu karışımdan bir çay bardağı veya bir kahve fincanı ilave edilerek içilir. Ayrıca, elma, armut, erik, üzüm, muz, tatlı badem, kayısı, ıspanak, fasulye, kereviz, pirinç pilavı, kestane, hurma ve yer fıstığı yemek yorgunluğun çabuk giderilmesine yardımcı olur. Fazla olmamak şartıyla kahve ve çay da içilir.
Canlandıran yiyecekler
Bazı yiyecekler yorgunluğa sebep oluyor. Alkol, yağlı sos ve salçalar, kızartmalar, şarküteri ürünleri, pasta ve kremalar, şekerleme, tatlı, reçel, kolalı içecekler, kahve, sarmısak, turp insanı yorgun kılan yiyecekler. Halbuki su, taze sebze, meyve, süt, yoğurt, beyaz peynir, kepek ekmeği, jambon, balık, et, karaciğer, beyin,deniz ürünleri canlandırıyor.
Bahar başınıza vurabilir!
Sağlıklı yaşam dergisi Naturel, nisan sayısında bahar aylarında ortaya çıkan başağrılarının nasıl giderileceğine yer veriyor. Derginin yaptığı araştırmaya göre, içinde bulunduğumuz bahar ayları baş ağrısı açısından tehlikelerle dolu. Ancak, her başağrısı da migren değil. Ağrı sizi uykunuzdan uyandıracak derecede kuvvetli ve zonklamalar halindeyse, kusma ve bulantı da varsa işte o migren. Bir de gerginliğe bağlı başağrıları var ki, onlar genellikle orta şiddetli ve süreklidirler. Buna engel olmak için yapmanız gereken tek şey iyon dengenizi bozmamak.
Yüksek irtifa, havaların sık sık değişmesi, hatta fazla güneş bile zaman zaman baş ağrılarına neden olabiliyor. O halde siz de evinizde bol bol bitki, özellikle de eğreltiotu ve dört mevsim yeşil kalan bitkileri yetiştirin. İnanın faydasını göreceksiniz. Ayrıca yaşadığınız yerin havadar olmasına dikkat edin. Bol bol duş almayı veya yüzmeyi de ihmal etmeyin. Böylece üzerinizdeki aşırı gerginliği atıp baş ağrınızdan kurtulacaksınız.
Bahara hazırlık
Araştırmalar da ilkbahar aylarında uygulanan rejimlerin, sonbahar ve kış aylarında uygulananlara göre çok daha olumlu sonuçlar verdiğini kanıtlıyor. Bizi yorgun düşüren ve hareketlerimizi engelleyen melatonin isimli hormonun salgılanmasını güneş ışınları büyük ölçüde frenler. Güneşsiz, puslu dönemlerde, kandaki melatonin oranı en üst düzeyde olur. Boş zamanlarımızda deniz kenarında ya da ormanda yapacağımız uzun yürüyüşler ya da çayırlara çıkıp temiz havayı solumak, sağlığımız açısından olduğu kadar güzelliğimiz açısından da çok yararlı.
Spor yapın
Gün ışığını depolamak, bizi canlandırır, zihnimizi açar. Ayrıca yağ metabolizmamız düzene girer ve bedenimizin daha güçlendiğini hissederiz. Spor yaptıktan sonra ‘‘Of yoruldum’’ diyerek kendimizi bir koltuğa atmamalıyız. Lifli bir eldiven ya da vücut fırçasıyla vücudumuzu iyice ovalamalı sonra da ılık bir duş yapmalıyız. Banyodan çıktıktan sonra hafif nemli kalan cilde bir vücut yağıyla masaj yapılmalı.
Cilt bakımına her zaman büyük önem vermeliyiz, ama özellikle ilkbahar aylarında bilinçli bir cilt bakımı uygulamamız şart.
Yüzümüz için iyi bir nemlendirici kullanmalıyız. Cildimiz eski güzelliğine kavuşunca, makyaj yapmak da gerçekten zevkli bir uğraş olacak. Gündüz makyajı için gündüz kremi, maskara, allık ve dudak parlatıcı uygulamak yeterli.
Bahar yorgunluğuna son
Bahar, tüm doğayı canlandırırken yorgunluk hissini de beraberinde getiriyor. Organizmanın bahar aylarına adaptasyonu sürecince, insanlar kendilerini son derece halsiz hissediyor ve sabahları uyanmakta güçlük çekiyor. Halk arasında "bahar yorgunluğu" olarak tanımlanan bu tatsız durumdan korunmanın en etkili yolu ise bazı vitamin ve mineralleri besin takviyesi olarak almak...
Bio-Antioxidant, bu amaca hizmet eden ürünlerden biri... İçerdiği 18 vitamin ve mineral sayesinde bahar yorgunluğuna ciddi biçimde savaş açan ürün, vücudu serbest radikallerden koruyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Bu sayede de kişi kendisine eskisine oranla çok daha iyi ve dinç hissediyor.
Bahar geldi!.. Farkında mısınız? Bugünlerde bana: “Nasılsın?” diye soracak olursanız, cevabım hazır: “Yorgunum!” Gelibolu’da, Çanakkale Boğazına bakan bir tepede küçük bir yazlık eve kitaplarımın bir kısmını, fazla eşyalarımı götürmek için hazırlık çalışmaları yapıyorum. Yüksek raflardan tozlanmış kitapları indirmeler, dosyaları ayıklamalar, kolileri bantlamalarla geçiyor günlerim. Bu yüzden ne okuyabiliyor, ne de kültür-sanat etkinliklerine katılabiliyorum. Her nisan dört gözle beklediğim ‘Sinema Günleri’ni bile takip edemedim. Dün bir ara çalışma odamın pencesinden baktığımda bahçedeki ağaçların yeşillendiğini, ortancaların güçlü bir bahar coşkusuyla şahlandıklarını, yaprakları kızıla çalan güllerin tomurcuklandıklarını, göz alıcı kavuniçi renkli nergislerin güneşe uzandıklarını, çimenlerin yer yer hercai sarı papatyalarla donandığını farkettim. Evet, bütün bu güzelliklerin daha yeni farkına vardım. Oysa, bahar geldiğinde tabiatın canlanışını içine sindire sindire seyretmek, erguvan ağaçları kaplı Boğaz gezintileri yapmak en büyük zevklerimden biridir. Ama bu yıl yapamadım işte! Akşamları yorgun argın televizyon haberlerini dinlemeğe başladığımda duyduklarım, gördüklerim hep iç karartıcı, yürek yaralayıcı haberler ve görüntüler... Kavgalar, dövüşmeler, tartışma adı altında hep bir ağızdan bağırıp çağırmalar, hakaretler... Bunca acılardan sonra Güneydoğuda, o güzelim, sevgi topraklarında hortlayan terör olayları, şehit cenazeleri, dövünen eşler, acıyla kavrulan anneler-babalar, şaşkın ve meyus bakışlı şehit yetimleri... Çok acı! Bütün bunlar yetmiyormuş gibi yiyip içtiklerimizde yapılan hileler, kandırmacalar, aldatmacalar... Hamam böcekleriyle dolu hamur tekneleri, hileli ballar, hormonun bilinçsizce kullanıldığı meyveler, sebzeler, tavuklar, boyalı zeytinler, tehlikeli katkı maddeleri içeren içecekler... Daha sayayım mı? Dur durak bilmeyen trafik kazaları, şehirleri yaşanmaz hale getiren kapkaç, hırsızlık ve şiddet olayları, aile içi dramlar, cinayetler, suça yöneltilen çocuklar, çeteleşmeler, ardı arkası kesilmeyen yolsuzluklar, hortumlamalar, kaçak gecekonduları yıkmağa kalkan zabıtaya ve polislere hunharca taş atmalar, adam kayırmalar, rüşvetler, ihanetler... Ne var? Ne oluyoruz? Neden şu güzelim ülkede birbirimize karşı bu kadar saygısız, sevgisiz davranıp huzur bulamıyoruz? Şu iki günlük dünya bu kadar acıya, bu kadar kavgaya değer mi? Durun biraz, etrafınıza bakın!.. Kışın zahmeti ve meşakkati içinde çaresiz kalan şu ağaçlar, sümbüller, ortancalar, nergisler, erguvanlar ne yaptılar? Sessiz ve vakur bir halde toprağın sinesinde içlerine döndüler, vicdanlarıyla buluştular, gafletten uyandılar; tefekküre daldılar... Sonra birlik şuuru içinde birbirleriyle sarmaş dolaş olarak tekamüle erişmiş bir halde gün yüzüne çıktılar.. Bu ne muhteşem bir ibret olayıdır... Düşünmez misiniz?
Hava değişimi hasta ediyor Baharda yaşanan ani hava değişimleri ve ısı farklılıkları, insanda hem fizyolojik, hem de psikolojik rahatsızlıklar yaratıyor. İnsanların ciddi uyum sorunu yaşayabileceğine dikkat çeken Prof. Karagülle, ‘‘Mikroorganizmada var olan virüsler harekete geçerek grip, nezle ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilir’’ dedi.
YAŞANAN ani hava değişiklikleri, insanların fizyolojileri kadar, psikolojilerini de olumsuz etkiliyor. Son birkaç gün içinde, havaların 10-15 derece birden yükselip, aniden 10-15 derece birden düşmesi, kış ve bahar yorgunu insanlarda ciddi uyumsuzluklara neden oluyor. İnsan organizması ve psikolojisinde ani hava değişikliklerinin yarattığı, ‘Uyumda zorlanmala’yı değerlendiren İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle, ‘‘Bu durum aynı zamanda hastalıklara özel davetiye çıkarıyor. Bazı risk gruplarını ciddi olarak tehdit ediyor’’ dedi. Prof. Dr. Zeki Karagülle, genel olarak bahar yorgunluğu diye tanımlanan olayla ilgili şunları söyledi: ‘‘Normalde kış aylarında insan vücudu mevsim ortalamalarındaki sıcaklığa alışıyor. Bahar ise artık kış ortalamalarının üzerindeki bir sıcaklık derecesine girildiği mevsimi oluşturuyor. Baharın gelmesi, yaza doğru artan ortalama hava sıcaklıkları demek oluyor. Bu süreç, düzenli bir sıcaklık artışı ile seyrediyor. Araya, ani sıcaklık yükselişleri, düşüşleri, yağışlar giriyor. Bu durumda, henüz daha kışın yorgunluğunu atamadan bahara ve bu ısı değişikliklerine maruz kalan organizme, uyumda zorluk çekiyor.’’
İDEAL ISI
Bu durumun, yaklaşık her ilkbahar yaşandığına dikkat çeken Prof. Dr. Karagülle, kış aylarındaki 10-15 derecelik ani ısı değişikliklerinin, vücut iç sıcaklığı sabit tutulduğu için, organizmayı etkilemediğini belirtti, ancak baharda yaşanan olumsuzluk ve uyumsuzları şöyle sıraladı: ‘‘İdeal sıcaklık ortamı insan vücudu için 24 santigrat derecedir. Baharda bu dereceyi bulan insan vücudu son derece rahat ediyor. Ama bu ısı birden 10-15 derece düşünce, fizyolojik ve psikolojik süreçlerde de aynı etkiler yaşanıyor. Bu durumda, kışın yorgunluğundan çıkan insanlar, daha fazla uyarılarla karşı karşıya kalıyor ve bazı bünyeler, uyumda ciddi olarak zorlanıyor. Örneğin bazı yaşlılar, çocuklar, kalp, damar, astım bronşiyal hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemleri kortizon gibi ilaçlarla baskılanan hastalar bu ani hava değişimlerine uyumda zorlanıyorlar. Bu risk gruplarında, ani hava değişimleri akut tekrarlamalara yol açabiliyor. Bu ani hava değişimleri, vücut direnci çeşitli nedenlerle düşmüş olan kişilerde, mikroorganizmada var olan virüsleri harekete geçirerek, grip nezle, üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açıyor.’’
PSİKOLOJİK ETKİ
Ani ısı değişikliklerinin insan psikolojisinde yarattığı olumsuzluklar üzerinde de duran Prof. Dr. Zeki Karagülle, bahara, aydınlık ve güzel günlere kavuşup, moral ve taze bir güç, yaşama sevinci bulan insanların, yeniden kışı yaşar duruma düşmelerinin, psikolojik çöküntüler, yaşama, çalışmaya karşı isteksizlik, sinirlilik, çabuk öfkelenme, her şeye kızma, alınganlık, uykuya sığınma, çalışmama, her şeyden kopma, sıcak, güneşli iklimlere kaçma gibi duygular yarattığını belirtti.
Bahar sendromu
Bahar geldi diye sevinenler dikkat! Bahar mani atakları hastalık nöbetlerine yol açıyor. Ruhsal çökkünlük ya da taşkınlık bunun belirtileri.
Duygudurum bozukluğu bulunan hastalarda mani olarak tanımlanan taşkınlık nöbetlerinin bahar aylarında daha sık görüldüğü belirtildi. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurgül Özpoyraz, iki uçlu duygudurum bozukluğu (bipolar bozukluk) bulunan kişilerde hastalık nöbetlerinin mevsimsel özellik gösterdiğini ifade etti.
Aşırı hareketlilik, çok konuşma, gereksiz para harcama, taşkın ve saldırgan olma gibi belirtilerle ortaya çıkan mani nöbetlerinin, daha çok bahar aylarında görüldüğüne işaret eden Özpoyraz, "Nöbetler, koruyucu ilaçlarla önlenebilir. Tedavi aksatılırsa kişinin aile, iş ve sosyal yaşamında ciddi sorunlar ortaya çıkar." dedi.
Ruhsal hastalıkların tedavisinde en önemli adımın hastalıkları tanımak olduğunu vurgulayan Özpoyraz, şöyle devam etti:
"İki uçlu duygudurum bozukluğu (bipolar bozukluk) tekrarlayan hastalık dönemleriyle giden, koruyucu tedaviyle tam iyilik dönemleri sağlanabilen bir ruhsal hastalıktır. Ataklar ruhsal çökkünlük ya da taşkınlık şeklinde olur. Yani iki uçlu bir hastalıktır. Depresyon diye tanımlanan ruhsal çökkünlük nöbetlerinde kişi mutsuz, karamsar, ilgisiz, isteksiz, kederli ve üzüntülü olur, yaşamdan zevk almaz.
Mani olarak tanımlanan taşkınlık nöbetlerinde ise aşırı hareketlilik, fazla ve gereksiz konuşma, kendini güçlü ve coşkulu hissetme, gereksiz para harcama, taşkın ve saldırgan olma gibi belirtiler görülür. Taşkınlık nöbetleri mevsimsel özellik gösterir ve bahar aylarında sıklaşır."
Bahar yorgunluğuna karşı ne yapmalı? Öncelikle uykunuzu tam alın. Uykunuzun sağlıklı olmasına dikkat edin. Yatağa girdiğinizde bütün sorunları unutarak güzel düşüncelerle uyumaya çalışın.
Beslenmenize dikkat edin. Bu aylarda her zamankinden biraz daha fazla vitamin almaya çalışın. İşyoğunluğunuzu biraz azaltmaya çalışın. Hayatınızın düzenli olmasına dikkat edin. Bahar aylarında haftada bir, mümkün değilse 15 günde bir kırlara, yeşilliğin olduğu yerlere gidin. Sabahları 10–15 dakika yürüyüş, egzersiz yapmaya çalışın. Daha zinde ve enerjik olacaksınız. Evinizi sık sık havalandırın. Özellikle sabah güneşinden faydalanın.
Bahar yorgunu olabilirsiniz
Burdur İl Sağlık Müdür Yardımcısı Selçuk Kılınç, kronik yorgunluk sendromunun insan hayatını olumsuz etkilediğini belirtti. "Havaların ısınması ile halsizlik, bitkinlik, uykuya meyil gibi birtakım şikayetler artmaya başlar. Diğer taraftan hipertansiyon, kalp, mide, akciğer ve eklem hastalığı olanların şikayetlerinde artma meydana gelir." diyen Kılınç, bahar aylarında havadaki elektrik yükünde meydana gelen değişikliklerin bahar yorgunluğuna sebep olduğunu söyledi. Buna göre havadaki pozitif iyonlar vücuda zindelik verirken, negatif iyonlar vücudumuz üzerinde halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, sinirlilik gibi olumsuz etkiler yapıyor. Elektrik yükü kalabalık ve gürültünün fazla olduğu yerleşim birimlerinde daha fazla oluyor. Trafik yoğunluğu, hava kirliliği bu elektrik yükünün sebepleri arasında sayılıyor. Burdur, Cihan
Düzenli uyuyun, bol vitamin alın
Vücudun artan su ve mineral ihtiyacını karşılamak için bol bol su için. Gerekli vitamini doğal yollardan almak için bol sebze ve meyve tüketin. Vitamin yetersizliğinde vitamin hapları kullanılabilir. Düzenli uyuyun. Aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya çalışın. Temiz hava ve bol güneşte günlük kısa yürüyüşler çok yararlıdır. Yürürken vücudu daha da yoracak şekilde aşırıya kaçmayın. Hafta sonu gezileri de vücudu olumlu etkiler. Bahar Yorgunluğu Belirtileri hakkinda aciklamalar Bahar Yorgunluğu Belirtileri konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Bahar Yorgunluğu,Bahar Yorgunluğu Belirtileri
|
|