|
Bahar Alerjisi
Kadinlaricin.net sitesinde Bahar Alerjisi baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Bahar Alerjisi ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Bahar Alerjisi

Baharla birlikte burun akması, hapşırma, göz kızarması, öksürük, nefes tıkanması ve cilt kaşınmasından yakınanların sayısı artıyor. Alerji; kısaca, dışardan gelen çeşitli maddelere karşı vücudun gösterdiği aşırı tepki olarak tanımlanıyor. Halk arasında “Bahar nezlesi”, “Alerjik nezle” veya “Polen nezlesi” diye adlandırılan saman nezlesi, özellikle burun ve gözlerde ortaya çıkıyor. Burunda gıdıklanma hissi, kaşınma, aşırı akıntı, tıkanıklık, hapşırık krizleri, gözde yaşarma, kızarma, kaşıntı ve yanma problemleriyle kendisini gösteriyor. Hastalığın en tipik belirtisi olan hapşırma, arka arkaya 15-20 kere tekrarlayabiliyor. Bazen boğazdaki tahriş ve geniz akıntısı, kuru inatçı bir öksürüğe yol açıyor. Hastalık, iki taraflı veya tek taraflı burun tıkanıklığı yapıyor. Çocuklarda burun tıkanıklığı, saman nezlesinin en önemli belirtisi olarak kabul ediliyor. Saman nezlesi konusunda en önemli risk ise, gerekli tedbirlerin alınmaması ve yeterli tedavinin uygulanmaması durumunda, hastalığın astıma dönüşme ihtimalidir. Hastalığa karşı uygulanacak tedavi imkanları da çok fazla değil. Antialerjik özellikli burun spreyleri, göz damlaları kullanılabiliyor. Belli hasta gruplarına da aşı tedavisi uygulanabiliyor. Ancak bu hastalar, Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterlerine göre belirleniyor ve aşı tedavisi için bazı şartlar var: Hastanın bir tek polene alejisi varsa, genç ise ve astım türü reaksiyonlar saman nezlesine eşlik ediyorsa, o zaman aşı tedavisi uygulanabiliyor.
Polenlerden uzak durun Bahar alerjisi`ni kökünden yok edemeyeceğimize göre; yapmamız gereken iki şey var. Ya rahatsızlığa sebep olan etkenleri ortadan kaldıracağız veya o etkenlerin bulunduğu ortamdan uzaklaşacağız. Polenlerden etkilenmemek için alınacak bazı tedbirler şunlar: Polenlerin en fazla uçuştuğu saatler olan 05.00-10.00 arası açık havaya çıkmayın. Çocuklar sokaktan geldiklerinde üstlerini değiştirin. Her akşam saçınızı yıkayın ve duş alın. Araba sürerken camlarınızı kapalı tutun. Arabada hava değişimini sağlamak için klimayı çalıştırın.
Evdeyken camlarınızı açık bırakmayın. Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde ağzınızı ve burnunuzu bir maske ile örtün. Polen zamanı açıkta egzersiz ve spordan kaçının. Evinizde ve ofisinizde klima varsa filtresini sık sık değiştirin. Tatil için deniz kenarını tercih edin. Dışarıda gözlük kullanın, gözlüğünüzü sık sık suyla iyice yıkayın. Bir doktora danışarak, polen mevsimi saman nezlesi, astım ve kurdeşene karşı koruyucu ilaçlar kullanın. Çim biçmekten kaçının, biçmek zorundaysanız da bir maske takın. Bahar alerjisi`ne dikkat
Bahar aylarında önemsenmeyen alerjik nezlenin, zamanında tedavi edilmemesi halinde astıma neden olabildiği bildirildi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nihat Sapan, Türkiye'de erişkin nüfus arasında bahar alerjilerinin yaygın olduğunu, "saman nezlesi" olarak da adlandırılan alerjik nezlenin görülme sıklığının yüzde 15-20, alerjik astımın ise yüzde 5-7 olduğunu söyledi.
Alerjik nezlenin daha çok 20-40 yaş arasında görülmesine rağmen, başlama yaşının 10-14'lere kadar düştüğünün gözlendiğini kaydeden Prof. Dr. Sapan, şöyle konuştu:
"Alerjik nezleye yol açan polenler, ilkbahar aylarında bitkilerin havaya saçtığı erkek üreme hücreleridir. Polenler, bahar aylarında günün her saatinde havada yoğun olarak bulunurlar. Bu hücreler, havada bulundukları sırada duyarlı kişilerin solunum yollarına ulaştıklarında alerjik belirtilerin başlamasına neden olmaktadır. Belirtiler bazı insanlarda hafif sayılacak nitelikteyken bazı kişilerde öksürük ve nefes darlığı gibi astım şeklinde ortaya çıkmaktadır."
Saman nezlesinin, alerjik astıma dönüşme riskinin oldukça yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Sapan, şöyle devam etti: "İnsanlar güneş açınca ısınan, kaybolunca soğuyan bahar aylarınd aüşüttüklerini sandıklarından alerjiler gözden kaçıyor. Ayrıca bazen de umursamıyorlar. Bahar aylarında önemsenmeyen alerjik nezle, tedavi edilmediği takdirde astıma neden olabiliyor."
Tedavide temel kuralın, alerji yaratan maddelerden uzak durmak olduğunun altını çizen Prof. Dr. Sapan, bunun için de öncelikle alerjiye neden olan maddelerin belirlenmesi gerektiğini kaydetti.
Alerji testlerinin, kısa sürede bu maddelerin belirlenmesinde etkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sapan, şu uyarılarda bulundu: "Uygun ilaç ve aşıların kullanılması ile hastanın şikayetleri o yıl için baskı altında tutulabilir. Polen alerjisi olan kişilerin, bahar mevsiminde zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları ve kırsal alanlarda bulunmamaları gerekir. Bu kişilerin gündüz pencerelerini açmayıp onun yerine klima kullanmaları, ev ve iş yerlerinde rahat edebilmeleri için önemlidir. Pencereler açık olmak zorunda ise filtre kullanılması, dışarıdan eve girildiğinde elbiselerin değiştirilip duşalınması da şikayetlerin azalmasında faydalı olacaktır. Aşırı alerjik olan kişiler ise dışarıya çıktıklarında maskeyle dolaşmalılar."
Mikroba karşı korunma Üst solunum yolları hastalıklarının tedavisi yoktur. Hastalık belirtilerine yönelik tedavi yapılmaktadır. Üst solunum yollarına yerleşip hastalık yapan en önemli virüslerden biri RSV'dir. Bu virüs, insanlarda üst solunum yolları hastalıklarına yol açıyor. Özellikle, çocuklarda bronşit, bronşiolit ve zatürrenin esas nedeni. RSV bronşioliti geçiren çocuklarda, ilerde astım ortaya çıkma ihtimali çok yüksektir. Ayrıca erken doğmuş çocuklarda da bu hastalık ölümlere yol açıyor.
RSV virüsüne karşı etkili bir ilaç yok. Şimdiye kadar hastalığın belirtilerine yönelik tedavi yapılıyordu.
Bu yeni ilaçla vücuda bir antikor verilmektedir. (Antikor, vücudun koruyucu proteini.) Virüs vücuda girdiği zaman bu antikorlar, virüsü etkisiz hale getiriyor. Böylece, hastalık ortaya çıkmıyor veya hafif seyrediyor
Alerjik astım
“Bahar ayları geldiği zaman bende öksürük, hırıltı, nefes darlığı oluyor. Bunun için doktora gittim sende alerjik astım var dedi. Bunun için ne yapmalıyım. Alerjik astım ile alerjik bronşit arasında ne fark var, bilgi verirseniz memnun olurum” Alerjik astım, vücudu hassas olan kimsenin polen, ev tozları, bazı kimyasal maddeler, kirli hava, psikolojik etkenler, soğuk, enfeksiyonlar sebebi ile bronşların hassasiyet kazanması sonucu meydana gelir. Bahar aylarında polenlerin yoğun olduğu yerlerde ve dönemlerde şikayetlerde artma olur. Genellikle hafif bir burun akışını, öksürük şikayeti ile kendini gösterir. Arkasından kriz dediğimiz tablo meydana gelir. Astım krizinde öksürük, hırıltı, nefeste daralma vardır. Göğüs kafesinden düdük gibi sesler çıkar. Solunum kasları devamlı kasılır, yüzde kızarma, morarma olur. Hava açlığı dediğimiz durum ortaya çıkar. Aç›k hava için pencereleri açar. Efor yapamaz hale gelir. Boğucu öksürük olup balgam çıkarmakta zorluk çeker. Astımlı olan kimse krize girdiği zaman bronş açıcı ilaçlar ve oksijen verilir. Bu tedavi ile rahatlamaz ise serum takılır. Serum ile hem bronşları tıkayan balgamların yumuşaması ve kolay atılması sağlanır, hem de hava yollarını açıcı, genişletici ilaçlar verilir. Astım kronik bir hastalıktır. İrsiyetin rolü büyüktür. Acılı baharatlı gıdalardan, suni boyalı yiyecek ve içeceklerden uzak durmalı. Alkol, soğuk içecekler dokunur. Kesinlikle hasta kişilerden uzak durmalı, üşütmemeli. Polen mevsimi geçene kadar ormanlardan, piknik alanlarından uzak durmalı. Alerjik astımı olan bir kimse muhakkak bir alerji uzmanına veya göğüs hastalıkları mütehassısına gitmeli. Akciğer filmi çektirmeli, alerji testi yaptırmalı. Alerjik bronşit ile astım arasındaki tek fark nefes darlığıdır. Alerjik bronşitte öksürük ve hırıltı vardır. Nefes darlığı yoktur. Astımda ise öksürük, hırıltı ve nefeste daralma vardır. Sikayete yol açan sebeplerle tedavi hemen hemen aynıdır. Astım, alerjik bronşitin bir kademe ilerisi olup, bronşitin iyi bir şekilde tedavisi ve kontrol altına lınması ile önlenebilir. Balık alerjisi
“Balık yediğim zaman mide bulantısı ve kusma hissi oluyor. Bunun sebebini öğrenebilir miyim.” Alerjik reaksiyonlar tutulan organa göre değişmektedir. Burun alerjilerinde hapşırma, burunda akıntı, kaşıntı, sık nezle olma vardır. Solunum sistemini tutarsa öksürük, hırıltı, nefes darlığı olur. Deriyi tutanlarda döküntü, kaşıntı meydana gelir. Sindirim sisteminin alerjik rahatsızlıklarında da bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı olabilir. Sizde balık alerjisi olduğu anlaşılmaktadır. Balık yediğiniz zaman bulantınızın olması bunu göstermektedir. Gıda testi yaptırarak nelere karşı alejiniz olduğunu ortaya çıkarmak mümkündür. Alerji yapan gıdaları yememeniz gerekir. Aksi halde bazen şoka kadar gidebilecek reaksiyonlara yol açabilir. Yani sizde balık alerjisi olduğundan balık yemeyeceksiniz.
Philips’ten hava temizleyicisi
Philips, havadaki alerjik etki yapan, akarlar, ev hayvanları, toz ve polenleri temizleyen Naturis 30-55 hava temizleyicisini piyasaya sundu. Yeni ürün, havadaki polenler, hayvan tüyleri, toz, mite, virüs ve bakteriler gibi partiküller ile sigara dumanının tamamını temizliyor.
Yataş’ta alerjisiz bahar
Ev tekstilinin lider markalarından Yataş, Dupont Quallofil Microfiber Yorgan ve Dupont Hollofil Allerban (antialerjik) Yastık ile uykusuz gecelere hem çözüm buluyor hem de sağlığınızı düşünüyor. Hollofil Allerban, dolgu malzememesine yerleştirilen özel koruma maddeleri sayesinde, bakterilerin oluşmasını engellemenin yanı sıra antibakteriyel özelliği taşıyor. Dupont Quallofil Microfiber Yorgan ise, sizi hem sıcak tutuyor hem de terlemenizi engelliyor.
Şehirlerde alerjik hastalık daha çok
Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Tevfik Özlü, endüstrileşmiş yörelerde ve kentlerde kırsal kesimlere oranla alerjik hastalıkların daha sık görüldüğünü belirtti. Alerjik hastalıkların teknolojinin gelişimine paralel olarak arttığını kaydeden Özlü, “Kişilerin kapalı ve dar alanlarda topluca yaşamaları, halı döşemeler, ev içinde kedi, köpek, kuş ve benzeri hayvanların beslenmesi, sigara alışkanlığı, katkı maddesi içeren hazır gıdaların tüketilmesi, alerjik hastalıkların artmasına neden oluyor” dedi.
Kauçuk alerjisini gözardı etmeyin
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Alerji Ünitesi Başkanı Prof. Dr. Yaşar Anlar, kauçuk alerjisinin bazı kişilerde ani tansiyon düşmesi ve şok tablosuna sebep olabildiğini bildirdi. Kauçuğun iki farklı alerjik olaya neden olduğunu ifade eden Anlar, derinin kauçuk ile teması sonucu ortaya çıkan alerjik hadiselerin genellikle temastan 12-36 saat sonra meydana çıktığını belirterek, “Kauçuk alerjisi bazı kişilerde ani tansiyon düşmesi ve şok tablosuna neden olabilmektedir” dedi. Anlar, alerjiden korunmak için vücutta oluşabilecek tepkilerin hangi durumlarda ortaya çıktığının belirlenmesi gerektiğini söyledi. Anlar, alerjinin kaynağından uzak durmanın belirtileri yok edeceğini hatırlattı.
Alerji deyip geçmeyin
Ceviz, söğüt, muhabbet kuşu, yumurta, muz, çimen, kedi gibi çok sayıda faktörün sebep olduğu alerjinin her 4 kişiden birinde ortaya çıktığı ve görülme sıklığının giderek arttığı bildirildi. Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Baysal, alerjinin, normalde zararlı olmayan bir maddeye karşı vücudun aşırı reaksiyon göstermesi manasına geldiğini söyledi.
Bebeklikte başlıyor Alerjik hastalıkların, dünyanın her yerinde, her yaş grubunda ortaya çıkabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Baysal, şunları kaydetti: “Alerjide yaz, kış ya da sonbahar gibi bir dönem olmaz. Bugün bal ya da eşek arısının sokması sebebiyle, ceviz ya da başka bir şey yediği için hayatını kaybedenlere rastlıyoruz. Bazı tesirlerin yol açtığı alerjik durumlarda ise solunum yetersizliği çeken çok sayıda kişi güçlükle hayata döndürüldü. Bu konuda yapılan araştırmalara göre, her 4 kişiden birinin mutlaka bir şeye alerjisi var. Alerji, bütün dünyada yaygın bir problem haline geldi. ABD’de kronik hastalıklar arasında erişkinlerde üçüncü, çocuklarda da birinci sırayı almaktadır. Alerjik hastalıkların çoğu bebeklik veya çocukluk döneminde başlamaktadır.” Sentetik kumaşlar Doğal olmayan kumaşların, insanların alerjik rahatsızlıklarını arttırdığı düşünülüyor ve bu konudaki araştırmalar devam ediyor. Batılı toplumlarda alerji çeşitleri gittikçe çoğalıyor. Sentetik kumaşlar, insanların vücutlarında kızarıklıklar, kaşıntı hissi ve şişkinliklere neden oluyor. Ayrıca gardırobun özelliklerinin, deterjanın ve yumuşatıcının da alerjiyle ilgisi bulunuyor.
Bahar Hastalıkları
Alman Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sadi Vural'ın verdiği bilgiye göre, bahar aylarında sıklıkla rastlanan hastalıkların başında ‘rhino (burun) virüs enfeksiyonları’ ya da bilinen adıyla ‘nezle’ geliyor. Virüs alındıktan 1-2 gün sonra hastalık görülüyor. Burun tıkanıklığı, akması, hapşırık, bazen ateşin yükselmesi gibi belirtilere yol açıyor. Boğazda yanma, halsizlik, hafif başağrısı, isteksizlik de yapabiliyor. 1 hafta sürüp, sonra kendi kendine düzeliyor. Ancak küçük çocuklarda zatürreeye de neden olabiliyor. Nezlenin kendisine özel tedavisi veya aşısı bulunmuyor. Tedavi de belirtilere yönelik düzenleniyor. C vitamini de tedavide yardımcı. Özellikle çocukların ve yaşlıların ani sıcak değişikliklerinde korunması, nezle hastalığına yakalananlardan uzak durulması hastalıkla karşılaşmamak için alınabilecek 2 önlem.
Dr. Vural, yine nezle ve soğuk algınlığı yapan ‘coxsackie virüs’lerinin de ilk hedeflerinin çocuklar ve yaşlılar olduğunu belirtiyor. Birkaç tipi bulunan coxsackie virüslerinden, boğaza yerleşenlerin boğaz enfeksiyonları, buruna yerleşenlerin ise nezleye neden olduğunu anlatan Dr. Vural'a göre bu hastalıklar bütün dünyada yaygın.
Aniden başlıyor
Soğuk algınlığı ve nezle birdenbire başlıyor. Ateş 38 dereceye kadar çıkabiliyor. Yüzün ve gözün kızarması, ışığa karşı hassasiyet görülüyor. Burun tıkanıklığı ve öksürük de yapıyor. Hastalığın vücut direncini düşürmesi zatürree, sinüzit, orta kulak iltihabı gibi komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Bu hastalıkların da ne aşısı ne de tedavisi var. Ancak belirtilerin giderilmesine çalışılıyor. Yine hastalardan uzak durmak, vücudu ani sıcak değişiklerinden korumakla önlem alınabilir.
‘Influenza’ adı verilen virüslerin yol açtığı grip, bahar aylarının en fazla korkulan hastalığı. Dr. Vural, ateşli, nezleli her türlü üst solunum yolu hastalığının ‘grip’ zannedilmesinin yanlış olduğunu hatırlatıyor. Gribin aşısı bulunduğunu, ancak diğer virüs hastalıklarına karşı biraz daha tehlikeli olduğunu belirten Dr. Vural, şunları vurguluyor:
Grip sisli, kapalı ve yağışlı geçen günlerden sonra birden bire artıyor. Küçük çocuklar ve gençler daha çok yakalanıyorlar. Erişkinler hastalığı birkaç kez geçirdikleri için vücutlarında belli bir bağışıklık bulunuyor. Özellikle toplu yerde yaşayanlar, kalp hastaları, yaşlılar, şeker hastaları ve küçük çocuklar daha riskli gruplar. Hastalık, virüsle temastan sonra 1-3 gün içinde başlıyor. Ateş yükseliyor, şiddetli halsizlik, titreme, baş ve boğaz ağrısı, kaslarda, eklemlerde, belde, sırtta ağrı, mide bulantısı, göğüste ağrı ve yanma hissi, kuru-sert bir öksürükle kendini gösteriyor.
Esas konu trend
Bronzlaşma sevdasına girenler için yüksek koruma faktörlü ürünler son yıllarda bildiğiniz gibi pek bir moda oldu. Eskiden iki veya dört faktör korumalı yağlar ve sütler kullananlar artık 15 ila 20 arasında ‘‘koruma faktörünü’’ tercih eder hale geldiler. Ama... Konumuzun bunlarla ilgisi pek yok: Ben Piz Buin'in Alerji serisiyle ilgileniyorum. Güneşe çıkan her üç kişiden birinin güneş alerjisine maruz kalmasından yola çıkarak, bir alerji serisi geliştirilmiş. Yani.. Koruma faktörünü yükseltirken amaç eğer hem sağlık, hem trendi yakalamaksa, ötesini bilin ve en yeni trendi keşfedin, alerji serisine takılın demek istedim...
Alerji anneye bağlı
Finli bilim adamları, annelerin ilk menstruasyon görme yaşının çocuklarının alerjik olma ihtimalinde etkili olduğunu buldular. İngiliz Kraliyet Koleji’nde alerji sebeplerini araştıran bilimsel ekibin başkanı Dr. Baizhuan Xu, annenin ne kadar erken yaşta menstruasyon görürse, çocuklarının alerjik olma ihtimalinin o kadar yükseldiğini bildirdi. Bunun sebebinin önemli ölçüde kadınlık hormonu östrojen olabileceğini söyleyen Dr. Xu, menstruasyonun, vücuttaki östrojen seviyesinin yükselmesiyle başladığını ve bunun kız çocuklarında giderek daha erken yaşta görüldüğünü belirtti. Dr. Xu başkanlığında yapılan araştırmada, 1966 yılında doğan 5 bin 188 kişi incelendi. 1997 yılında, araştırmaya katılanların bir bölümünün polen ve ev tozu gibi çeşitli maddelere karşı alerjik olup olmadığına bakıldı. Bilim adamları, menstruasyon görmeye 12 yaşından önce başlayan annelerin çocuklarının alerjik olma ihtimalinin, menstruasyon görmeye 16 yaşından sonra başlayan annelerin çocuklarına oranla 1,5 kat daha fazla olduğunu tespit ettiler.
Tıpta devrim
Amerikalı bilim adamları, vücutta alerjik reaksiyonlara sebep olan iki molekül arasındaki etkileşimi çözdüler. Nature dergisine, alerji ve astım araştırmalarında büyük başarı olarak nitelendirilen gelişme hakkında bilgi veren ABD’nin Northwestern Üniversitesi bilim adamlarından Theodore Jardetzky, etkili ilaçlar geliştirebilmek için hedef olarak belirlenen moleküllerin yapısının ayrıntılarıyla bilinmesinin çok önemli olduğunu belirtti. Jardetzky, bugüne kadar kullanılan alerji ilaçlarının alerjiyi değil, belirtileri (semptom) tedavi ettiğini kaydetti. Bilim adamları, özel bir cihaz yardımıyla, antikor immünglobülin-E (IgE) ve reseptörlerinin moleküler yapısını deşifre ettiler. Antikorlar, insan savunma sisteminde antijenleri (savunma sisteminin tepki gösterdiği yabancı maddeler) yakalama görevini yürütüyorlar ve antikor reseptörleri aracılığıyla savunma sistemi hücrelerinin yüzeylerine bağlanıyorlar. Antijenler tespit edilir edilmez antikorlar hücreleri aktive ediyor. Alarm verilince, savunma sistemi gerekli mekanizmaları devreye sokuyor ve kimyasal madde salgılamaya başlıyor. Alerjisi olan kişilerde ise, aslında tamamen zararsız olan polen veya çimen gibi maddelerde dahi alarm veriliyor. Savunma sisteminin bu aşırı reaksiyonu, kaşıntı, yanma veya deri döküntüsü gibi tipik belirtilere yol açıyor, hatta ölüme bile sebep olabiliyor. Reseptör ve antikor arasındaki etkileşimi anahtar ve kilide benzeten Jardetzky, antikorun, hücrenin üzerindeki reseptörün kilidine uyan anahtar olduğunu söyledi. Anahtarın uyması için, şeklinin bilinmesi gerektiğini belirten bilim adamı, aynı zamanda, ‘’anahtar ve kilidin nasıl işbirliği yaptığını’’ bilmenin de önemli olduğunu kaydetti.
Alerjik hastalıklar
“Bahar aylarında hastalıklarda bir artış izleniyor. Özellikle öksürük, hırıltı, nefeste daralma, devamlı nezle olma, gözlerde kızarma kaşıntı oluyor. Bunlar daha ziyade alerjik bünyeli kimselerde oluyor. Alerjik hastalıklar hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?” Bahar ayları bazı kimseler için bir kabustur. Hastanenin poliklinikleri bu ayda dolar taşar. Hastalar ve hasta aileleri telaş ve panik içindedir. Hapşıran, burundan nefes alamıyan, gözleri kızarıp sulanan, burnu akan, hepsinden korkuncu da devamlı kaşınan kimseler muayene sırasında bekler. Alerjik hastalar baharın gelişini korku ile bekler ve hiç memnun değillerdir. Alerjik hastalıklar çok çeşitli olup en sık rastlananlar alerjik nezle, alerjik astım, alerjik bronşit, göz nezlesi, kurdeşen dediğimiz ürtiker hastalığıdır. Alerjik nezle, burun içini döşeyen ve mukoza adı verilen zarın inflamasyonu sonucu meydana gelir. Burun tıkanıklığı, burun akıntısı, aksırık, burun kaşıntısı olur. Alerjik bünyesi olanların %30’unda alerjik nezle izlenir. Gözlerde yanma, batma, çapaklanma, ışığa karsı hassasiyet, kulaklarda işitme zorluğu, dolgunluk hissi, tekrarlayan orta kulak iltihapları alejik nezlesi olanlarda sık rastlanır. Alerjik şikayeti olan bir kimsenin gözlerinde kızarıklık, sulanma, göz altlarında koyu renk halkalar görülür. Yüz görünümü kabalaşmıştır. Burun ortasında sırt kısmında çizgilenme olur. Değişik tahliller ve alerjik deri testi teşhis konur. Alerjik nezle tedavisinde birinci prensip polenlerden sakınmaktır. Yüksek miktarda polen bulunan yerlerden kaçınmalı. Polen sayısı arttığı zaman evden çıkmamalı, kapı ve pencereleri kapatmalıdır. Evlerde ve otomobillerde etkili olan partikül filtreleri kullanmalıdır. Odalar toz tutmayan ve kolay temizlenebilen eşyalar ile döşenmelidir. Oda temizlenirken çocuklar dışarıda tutulmalıdır. Evde hayvan bulundurmamalıdır. Koruyucu tedbirler dışında alerjik reaksiyonları yavaşlatan veya durduran ilaçlar kullanılır. İlaçları doktor kontrolünde kullanmak lazımdır. Ezbere ilaç kullanmak alerjik bünyeler için zararlıdır. Alerji testi yapılarak dokunan toz veya polen bulunur. Bundan sakınmak mümkün olmaz ise immünoterapi dediğimiz aşı tedavisi ile bünyenin hassasiyeti azaltılmaya çalışılır. Son yıllarda aşı tedavisi yerine ilaç tedavisine yönelme var ise de aşı kadar iyi neticeler alınamamaktadır. Polen mevsimi geçtikten sonra şikayetler azalarak kaybolur. Alerjik rahatsızlığı olan bir kimsenin alerji uzmanına muayene olması iyi olur.
Alerji testleri yapılarak hangi cins bitkinin polenine karşı alerji olduğunun belirlenmesi önemlidir. Alerjisi olan kişi, duyarlı olduğu bitkinin polen saçtığı mevsimde, o bitkinin yoğun olduğu bölgeden uzak kalabilir. Gelişmiş ülkelerde polen haritaları hazırlanarak hangi bölgede, hangi dönemde hangi polenlerin bulunduğu belirlenir. Hatta ABD’de bazı televizyon kanalları meteoroloji bültenleriyle birlikte polen bülteni de sunmaktadır. Bitkiler polenlerini özellikle sabah 5 ile 10 saatleri arasında saçarlar. Polen alerjisi bulunan kişilerin bu saatlerde dışarıda kalmaktan kaçınmalarında yarar olabilir. Çok gerekli hallerde ağız ve burnu kapatan sıkı dokulu maskeler kullanılabilir.
Son yıllarda klimalı araçların çoğunda polen filtreleri kullanılmaktadır. Bu filtrelerin yıprandıkça yenilenmesi halinde, dışarıdan gelecek polenleri ve bunun yanında diğer tozları da önlemek mümkün olmaktadır. Evler ve ofisler için de mümküse bu tür klimalar ya da hava temizleme cihazları kullanılması yararlı olabilir.
Evcil hayvanlar da alerji yaratabilir
Mevsimlerle ilişkili olmamakla birlikte evcil hayvanlar da alerji nedeni olabilir. Hayvanların deri döküntüleri, idrarlarındaki ve salyalarındaki proteinler duyarlı kişilerde alerjik belirtilere neden olabilir. En sık rastlanan kedi alerjisidir. Sürekli olarak tüylerini yaladığı için salyası tüylerinde kuruyup kalır, bunların saçılması da alerji oluşturabilir. Bir çalışma dişi kedilerin daha fazla alerji nedeni olduğunu gösterdi. Hayvanları evin dışında tutmak ve sık sık yıkamak bir ölçüde de olsa korunma nedeni olabilir.
Cildimdeki kızarıklık alerjiye mi bağlı?
Cilt sorunlarım 4-5 aydır var. Vücudumun her yeri kaşınıyor. Önceleri küçük kızarıklıklar ve kabarcıklar oluştu. Daha sonra en küçük temasta bile kızarıklık oluşmaya başladı. Örneğin sporda vücut teması olduğunda, maç bitimi her yerim kıpkırmızı çizikler içinde kalıyor. Doktorlar alerji teşhisi koydular. Birkaç çeşit alerji ilacı kullandım ama kesin çare olmadı. Ayrıca bacaklarım kalın olduğu için özellikle terlediğim zamanlarda bacaklarımın üst kısmında birbiriyle temas eden kısımları kıpkırmızı pişik içinde kalıyor. Mantar olabileceği düşüncesiyle test yaptırdım ama sonuç negatif çıktı. Bana önerileriniz ne olabilir?
Ben de alerji teşhisine katılıyorum. Olayı başlatan alerjik etkenin ne olduğu belli değil, ama kaşıntı, kabarıklık ve su toplama gibi olayların olması bunu gösteriyor. Tıp dilinde bu tabloya dermografizm denilir. Tırnağınızla ya da sivri birşeyle cildinizi çizdiğinizde bu kısım kıpkırmızı bir hal alır, böylece cildinize yazı bile yazabilirsiniz. Aynı şekilde, kaşıdığınız yerler de kıpkımızı ve kabarık bir hal alır. Bacaklarınızın arasının sürtünmeye bağlı olarak kızarması da bu tabloyla bağlantılı. Alerji ilaçlarının tam olarak tedavi edememesi, iki ihtimali hatıra getiriyor. Ya alerjiniz çok şiddetli olduğu için biraz sakinleştiriyor ama tam tedavi etmiyor, ya da alerji yapan etkene (alerjen) sürekli maruz kalıyorsunuz. Şiddetli bir alerjinin devamı ise ve uygun doz ve sürelerde antihistaminik kullanmanıza rağmen iyileşmiyorsanız, kortizonlu ilaçlar kullanılması düşünülebilir. Sorun alerjenlere sürekli maruz kalmaya bağlı gibi gözüküyorsa, yapılacak alerji testleri ile size neyin alerji yaptığı bulunabilir ve bu etkenden -eğer mümkünse- uzak durmak ile soruna çözüm bulabilirsiniz. . Bahar Alerjisi hakkinda aciklamalar Bahar Alerjisi konusunda bilgiler
|
|