|
Anemi
|
 |
|
|
| |
Anemi, kandaki eritrosit (alyuvar) hücre kitlesinde azalmaya bağlı hemoglobin düzeyinin düşmesidir. Düşük hemoglobin düzeyi (deniz seviyesinde) erkekler için 13,5 gr/dl’den, kadınlar için 11,5 gr/dl’den azdır. Aneminin eritrosit üretiminde azalma veya yıkımında artmaya bağlı olarak pek çok sebebi vardır. Bunlar çoğunlukla muayene ve kan yaymasının incelenmesiyle ortaya çıkarılabilir. Bu yazıda sadece 2 türünden bahsedilecektir. Orak hücreli anemi Kalıtım gösteren bir gene bağlı olan ağır bir hemolitik anemidir. Afrikalı zencilerde ve dünyaya yayılmış nesillerde yaygındır. Hastalığa sahip olunabildiği gibi taşıyıcı da olunabilir. Taşıyıcılarda herhangi bir rahatsızlık görülmez. Ancak hipokside (oksijen azlığında), örneğin basıncı düşmüş uçak kabini veya anestezide bazı istenmeyen problemler yaşanabilir. Oksijensiz ortamda orak şeklindeki kan hücreleri erir ve bir araya gelip küçük damarları tıkayabilirler. Bu hastalığa sahip olanlarda erken yaşlarda dalak büyümesi görülebilir. Klinik bulgular hemoliz yani orak hücrelerinin erimesi, parçalanması oranına göre değişiklik gösterir. Akut krizler, anemi (kansızlık), el-ayak şişmesi gibi bulgular vardır. Bir kişinin orak hücreli anemi taşıyıcısı olup olmadığı yapılan testlerle belirlenebilir. Talassemi Akdeniz’den Uzak Doğu’ya uzanan bir bölgede yaygın olarak görülen bir anemi türüdür. En önemli iki tipi vardır. Bunlar alfa ve beta talasemidir. Genetik kalıtımsal geçen bir hastalıktır. Ağır tiplerinde hayatın ilk bir yılında ölüm olur. Yeterli kan nakli yapılırsa normal gelişme gözlenir. Ancak on yıl içinde karaciğer, kalp gibi organlarda bazı problemler ortaya çıkabilir. Kronik anemiye bağlı gelişme geriliği ve iskelet sisteminde bozukluklar görülebilir, kişi taşıyıcı olabilir. Şayet orak hücreli anemi taşıyıcısı bir kişi ile, talassemi taşıyıcısı bir başka kişi evlenir ve çocuk yapma kararı alırlarsa % 25 ihtimalle bebekleri hasta doğacaktır. Gebeliğin belirli aylarında yapılan ileri tetkiklerle bebeğin hasta olup olmadığı ortaya çıkartılmaktadır
Demir eksikliği anemisi
Erişkin bir erkekte hemoglobin 13 gr/dl kadında 12 gr/dl altında ise anemi var denilir. Tüm insanlarda demir eksikliğine bağlı anemi en sık görülen rahatsızlıktır. Kadın sporcular adet gördükleri için demir eksikliğine bağlı kansızlık riski artmıştır. Ayrıca endurans antrenmanları yapan atletler, mesela uzun mesafe koşucularında da demir eksikliği anemisi olabilir. Kansızlık sporcunun fiziksel performansını ve enduransını etkileyeceği unutulmamalıdır. Yaşam için zorunlu olan demir bütün hücrelerimizde bulunan bir elementtir. Demir hücre içinde elektron transportunda görevlidir. En önemlisi hücreye oksijen taşınmasını ve hücreden karbondiyoksidin uzaklaştırılmasını sağlar. Demir eksikliğinde ise anemi gelişir. Demir eksikliği anemisinin oluşma nedenleri şunlardır: 1. Yetersiz demir alınımı 2. Barsaklardan yeterince demirin emilememesi 3. Mide-barsak sisteminden kan kaybı 4. İdrarla kan kaybı Demirin yetersiz alınımı ve yetersiz emilimi: Bir çok yeşil sebzede demir miktarı çok yüksektir. Mesela ıspanak demir deposu gibi görülür. Halbuki vücudumuz bitkilerdeki demiri tam kullanamaz. Yeşil bitkilerde bulunan demirin vücudumuz tarafından kullanılabilmesi yani biyoyararlanımı çok düşüktür. Ayrıca demirin barsaklardan emilimi koyu çay ve fazla posa ile engellenir. Fazla çay içenlerde demir alınımı engellendiği için anemi gelişir. Mide-barsak sisteminden kan kaybı: Mide ve barsak sisteminden kan kaybı çok sinsi olabilir. Yani gözle görülmez. Ayrıca ağır antrenman yapan atletlerde kanda kırmızı hücrelerin yıkımı artmıştır. Demir eksikliği anemisi ani bir kan kaybı ile hemen oluşabildiği gibi yukarıdakı nedenlerle yavaş yavaş da oluşabilir. Sonuç olarak beslenme ile alınan demir vücuttan kaybedilenden az ise kansızlık gelişir. Bu durumda vücuttaki demir dopoları boşalır, kandaki demir miktari azalır, kan hücrelerinin yapımı aksar, yeni yapılan kan hücreleri ise daha küçük ve yeterince renk içermezler. Kansızlık belirtileri şunlardır: Genel yorgunluk, enduransın azalması, çabuk yorulma, çarpıntı, eforla nefes darlığı oluşması, solukluktur. Teşhis için kan testleri yapılır. Kanda hemoglobin miktarı ve demir depoları araştırılır. Demir eksikliği anemisinde kırmızı kan hücrelerinin sayısı azalmış, hücre çapları küçülmüş ve içlerindeki hemoglobin miktarı azalmıştır. Tedavide bir yandan demir eksikliği düzeltilmeye çalışılırken bir yandan da nedenin araştırılıp düzeltilmesi gereklidir. Tedavide en sık ağızdan alınan demir hapları kullanılır. Demir en iyi aç karnına ve C vitamini eşliğinde emilebilir. Dolayısı ile ilaçlar aç karnına alınmalıdır. Kontrolsüz ve doktor düzenlemesi olmadan kan yapıcı demir ilaçlarının alınması ise sakıncalıdır. Çünkü demir fazlalığı ve vücutta aşırı birikmesi vücut için toksiktir. Dengeli ve düzenli beslenmeyenler başta olmak üzere tüm sporcular yılda 2-3 kez rutin muayenelerinde kansızlık yönünden araştırılmalıdır. Spor Anemisi (Psödo anemi) Aşırı aerobik antrenman yapanlarda bir süre sonra plazma yani kanı oluşturan sıvı kısım % 10-20 artar. Böylece kan sulanmış olur, normal sayıda bulunan kırmızı kan hücre sayısının kandaki oranı azalır. Bu rölatif azalmadır. Sporcunun kansızlıkla ilgili hiçbir bulgusu yoktur. Bu duruma spor anemisi veya yalancı anemi denir.
| |