|
Akciğer kanserine çare
Kadinlaricin.net sitesinde Akciğer kanserine çare baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Akciğer kanserine çare ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Akciğer kanserine yakın takip
ABD’nin Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanan ‘’Tc-99m Depreotide’’ adı verilen yeni uygulamanın, akciğer kanseri teşhisinde CT tarama tekniğinin yerini alabileceği belirtildi. Yeni uygulamanın, CT tarama tekniğiyle tespit edilemeyen küçük kanser tümörlerinin yayılıp yayılmadığını göstermesi ve tümörlerin daha iyi tanımlanabilmesine imkan sağlaması bekleniyor. ‘’Tc-99m Depreotide’’ maddesi hastanın akciğerine şırınga edildikten sonra, akciğerdeki görüntü nükleer tıp kamerasıyla izleniyor. Hastanın netice alabilmesi için CT tarama tekniğinde olduğu gibi 4 hafta beklemiyor ve biyopsiye de gerek kalmıyor.
Akciğer kanserine en etkili ilaçlar
Taxol ve Praplatin ilaçlarının, belirli düzen çerçevesinde kullanılmasının, ileri derecedeki akciğer kanserine karşı etkili olduğu bildirildi. Dünya Akciğer Kanseri Konferansı’nda, Taxol ve Praplatin tedavisinin, hastalara daha katlanılabilir bir kemoterapi tedavisi sağlayacağı açıklandı. Her iki ilacın uygulamasının, hastaların beyin sinir hücreleri üzerinde daha az zehirli etki yaptığı ve yeni tedavi yöntemi sayesinde, hastalar arasında daha az ölümlere rastlandığı kaydedildi. ABD’de akciğer kanserinden meydana gelen ölümler, tüm kanser ölümlerinin yüzde 28’ini oluşturuyor. Ülkede, 1987’den bu yana akciğer kanserinden ölen kadınların, meme kanserinden ölenlerden daha fazla olduğu bildirildi. Bu yıl 67 bini aşkın kadının akciğer kanserinden, 40 bini aşkın kadının da meme kanserinden öleceği tahmin ediliyor.
Akciğer kanserine çare
Deney aşamasındaki yeni bir ilacın akciğer kanseri hastalarında tümörleri küçültebildiği, kemoterapide olduğu gibi saçları dökmediği ve mide bulantısına yol açmadığı bildirildi. Amerikan Klinik Onkoloji Kuruluşu’nun Orlando’da yapılan genel kurulunda verilen bilgiye göre, tablet şeklinde alınabilen Iressa adlı ilaç, kanser hücreleri üreten proteinlere saldırırken, sağlıklı hücrelere zarar vermiyor. Avrupa merkezli AstraZeneca firmasının ürünü olan ilacın klinik deneme safhasında olduğu, firma yetkililerinin Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) başvurarak, onay almaya çalıştıkları bildirildi. İlacın bu yılın sonuna doğru piyasaya çıkarıbileceği belirtildi. 216 ileri derecede akciğer kanseri hastası üzerinde denenen ilacın hastalığı karşı etkin bir tedavi sağlamadığı, ancak hastalığın ağırlığını yüzde 43 oranında azalttığı ifade edildi. İlacın iki haftada etkisini gösterdiğini belirten araştırmacılar, hastaların yüzde 12’sinde urların en az yüzde 50 oranında küçüldüğünü belirtti.
Kanserin ana sebebi olumsuz çevre İnsan vücudunun genetik yapısı ile ilgili araştırmalar derinleştikçe; kanser ve kalp krizi gibi ölümcül hastalıkların genetik yapıdan mı yoksa insanın içinde yaşadığı şartlardan mı kaynaklandığı tartışmaları da hız kazanıyor. İngiltere’de yayınlanan “New England Journal of Medicine” dergisinde geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir makaleye göre İskandinavya ülkelerinde yapılan bir araştırma, kanser hastalığına yakalanma sebebinin genetik yapıdan çok kişinin çevre şartlarından etkileşimine ve hayatının gelişimine bağlı olduğunu ortaya koydu. İskandinavya genelinde 90 bin ikiz üzerinde yapılan incelemeler, doğa şartlarının mı yoksa genetik yapının mı kanserin ortaya çıkmasında daha etkili olduğu yolundaki tartışmalara ışık tutuyor. Bu incelemelere göre genetik yapıdan çok çevre şartlarıyla insanın kendine özgü hayatı, kansere yakalanma oranını artırıyor veya azaltıyor. Birbirleriyle aynı genetik yapıyı paylaşan ikizlerin her ikisinin de kansere yakalanma oranının sadece yüzde 10 olduğu belirtilirken, bozuk genle doğmanın değil, sigara, içki ve kötü çevre şartlarının genleri bozarak kansere yol açtıkları kaydedildi. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Stockholm Karolinska Enstitüsü üyelerinden Paul Lictenstein, araştırmanın her şeyin gen faktörüylü çözülmediğini, çevre şartları, beslenme gibi faktörlerin kanser hastalığında en etkili sebep olduğunu vurguladı. Oxford Üniversitesi Kanser Araştırmaları Vakfı Başkanı Tim Key de İskandinav ülkelerinde 90 bin ikiz üzerinde yapılan bilimsel incelemelerin, insan genetiğinin haritasının çıkarılmasından kısa bir süre sonra bir kez daha her şeyin gen haritasıyla açıklanamayacağını, insanın biyolojik yapısının beslenme ve çevre şartlarından daha yoğun bir şekilde etkilendiğini belirtti. Araştırma, insanların bir ülkeden diğerine göç etmeleriyle gen yapılarının değişmediğini fakat kansere yakalanma oranlarının artıtğını da gösterdi. Japonya’dan ABD’ye göç eden kadınlarda göğüs kanserine yakalanma oranının arttığı belirtilirken, kanserlerin yüzde 35’inin sigara içmeye yüzde 30’unun da beslenme alışkanlığına bağlı olduğu kaydedildi.
Akciğer kanserinin sonu mu?
ABD’de deneme aşamasındaki bir ilaç, bazı hastalarda akciğer kanserini temizlerken, bazılarında da hastalığın yayılmasını yavaşlattı. Dallas’taki ‘Baylor University Medical Center’da, Dr. John Nemunaitis öncülüğündeki ekip tarafından geliştirilen ilaçla ilgili denemeler konusundaki bilimsel makale, ‘Journal of the National Cancer Institute’un çarşamba sayısında yayımlandı.
Hastalık geçti ‘GVAX’ adlı ilaç, 3 yıl boyunca hastalığın en yaygın şekli olan ve sigara içimiyle de ilişkili olan, kemoterapiye dirençli ‘non-small cell’ tipini taşıyan 43 hasta üzerinde denendi. Bunlardan, ilerlemiş haldeki üçünde hastalık ortadan kalktı. Bu 3 hastanın 2’sinde kemoterapiyle sonuç alınamamıştı. Deneme yapılan 43 hastadan 10’u hastalığın erken, 33’ü de ilerleyen aşamasını taşıyordu. İlerlemiş haldeki diğer hastalarda ise hastalık istikrarlı hale geçti; yayılması, 5 ay ile 2 yıl arasında değişen süreler içinde durdu. Hastalığın erken aşamalarını taşıyanlarda ise ilaç, büyük etki göstermedi.
Koldan enjekte Hastalara, tümörlerinden alınmış hücreleri de içeren ilaç, kol ve bacaklarından enjekte edildi. İlaçtaki bu kanserli hücrelere CM-CSF adlı gen eklenerek, vücudun bunları ‘yok edilmesi gereken hücre’ olarak tanıması sağlandı. Vücudun bağışıklık sistemi, böylece kanserli hücreleri yok etmeye başladı. Aynı yöntem, deri ve böbrekteki kanserlere karşı da umut verici sonuçlar sağladı. Araştırmacılar, ruhsat için 3 sene içinde ABD Gıda ve İlaç Dairesi’ne başvurma umudunda olduklarını belirtti. Ruhsat alındığı taktirde ilacı CellGenesis firması piyasaya çıkaracak.
Akciğer kanserine erken teşhis
İstanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Osman Nuri Uçan, İstanbul Ticaret Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Onur Osman ve Dr. Serhat Özekes, akciğer kanserinin bilgisayar destekli tespitini sağlayan yeni bir metot geliştirdi. İstanbul Ticaret Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Onur Osman, kendi yöntemlerinde BT’den elde edilen medikal görüntülere yapay sinir ağları ve genetik algoritmalar gibi görüntü işleme teknikleri uyguladıklarını belirtti. Osman, “Bilgisayarlı tomografide akciğerle ilgili 100’den fazla görüntü elde ediyorsunuz. Doktorun bunları teker teker ayrıntılı şekilde kontrol etmesi uzun zaman alıyor. Geliştirdiğimiz metot sayesinde bilgisayar, işlemi 3-5 dakika içinde tamamlıyor ve çok kısa sürede problemli bölgeyi tespit edebiliyor” şeklinde konuştu. Doç. Dr. Osman, aynı metotu meme ve kolon kanseri için de uyguladıklarını bildirdi.
Nargile dumanında akciğer kanseri riski
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celal Karlıkaya, “Sanılanın aksine, nargile dumanı da akciğer kanseri, kalp damar tıkanması ve diğer birçok hastalığa yol açan binlerce kimyasal madde içerir” dedi. Nargile dumanının da bağımlılık yapan nikotin dumanı içerdiğini vurgulayan Doç. Dr. Karlıkaya, diğer tütün ürünleri gibi nargile içenlerin de bağımlı olduklarını ifade ederek, “1 saat boyunca nargile içen bir kişi, sigara içen kişiye göre 100-200 kat daha fazla dumanı akciğerlerine çekiyor. Su bir miktar nikotini tuttuğundan, kişi yeterli nikotin almak için uzun süre ve çok fazla duman çekmek durumunda. Bu sebeple nargile içen kişi, sigara içene göre karbonmonoksit gazını ve kanser yapan kimyasal maddeleri daha fazla miktarda alıyor” uyarısında bulundu.
Akciğer hastalarının yüzde 90’ı sigara içiyor
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurhayat Yıldırım, solunum yolunun darlığıyla seyreden Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’nın (KOAH), dünyada ölüm sebepleri arasında 5. sırada yer aldığını belirterek, hastaların yüzde 90’ının sigara içtiğini ya da pasif içici olduğunu bildirdi. Prof. Yıldırım, KOAH hastalarının en önemli şikayetlerini ‘öksürük ve balgam çıkarma’ olarak sıraladı. Yıldırım, genellikle hastalığın başlangıcında ortaya çıkan bu şikayetler sebebiyle doktora gidilmediğini ifade ederek, “Nefes darlığı şikayeti başladığında doktora gidiliyor. Türkiye’de 40 yaş üstünde KOAH sıklığı, yüzde 12 oranına çıktı. İkram edilen her sigara bir kurşun gibi etkili. Sigara tüketilmezse, KOAH önlenebilir bir hastalıktır. Ülkede sigara kullanımının yanı sıra, Doğu ve Orta Anadolu’da tezek ve diğer kömür çeşitlerinin iyi baca sistemi olmayan ortamlarda yakılması da hastalığa sebep oluyor” dedi.
Cerrahpaşa’ya yeni akciğer ünitesi
İzmit Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde bronkoskopi ünitesi yaptırdı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümünde hizmete giren bronkoskopi ünitesi; İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen, İstanbul Üniversitesi Röktürü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun da katıldığı bir törenle hizmete açıldı. İ.Ü.Rektörü Alemdaroğlu ve İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen’e katkılarından dolayı teşekkür ederek, “Akciğer kanserinde bronkoskopik lazer ve stent tedavilerinin yapılacağı bu ünite ülkemizdeki tek girişimsel bronkoskopi merkezi olma özelliğini taşımaktadır. Girişimsel bronkoskopi ünitesinde hastalara lazer tedavisi, elektroter tedavisi, brakiterapi ve stent uygulaması gibi işlemler yapılacaktır” dedi.
“Fakire büyük hizmet” İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen de, “Türkiye’de bir ilke imza atarak girişimsel bronkoskopi ünitesi için katkı sağladık. İmzaladığımız protokol gereği belediyemizin onayı ile gönderilecek hiçbir sosyal güvencesi olmayan hastalarımız bu üniteden ücretsiz yararlanacak” şeklinde konuştu.
. Akciğer kanserine çare hakkinda aciklamalar Akciğer kanserine çare konusunda bilgiler
|
|