Harley Motor Resimleri
2010-05-30 23:26:01 Kadinlaricin.net sitesinde Harley Motor Resimleri baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Harley Motor Resimleri ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Yüzyıllık efsane ! Harley Davidson
1900’lü yıllar... Milwaukeli William Harley ile Arthur Davidson çok iyi anlaşan iki arkadaştırlar. İkisi de gençtirler ve ikisi de bisiklete binmeye bayılırlar. Otomobillerin üçer beşer yollarda görünmeye başladığı yıllarda iki tekere motor takmak gibi bir sevdaya kapılırlar. Yemez, içmez, bir barakaya kapanırlar. Bıktırıcı deneylerden sonra “motorlu velespiti” yürütmeyi başarırlar. Bu ucube makineyi satmak gibi bir dertleri olmadığı için alengirli isimler aramaz ilk akıllarına geleni yapar, soyadlarını bağışlarlar. Ancak makine onlara kalmaz, bir başka bisiklet meraklısı “siz nasıl olsa kendinize başka yaparsınız” deyip avuçlarına dolarları sayar. Ve onlar bu işten para kazanabileceklerinin farkına varırlar. Lâkin üretim kolay iş değildir, finans, tesis, malzeme, pazarlama gibi bir sürü can sıkıcı problemle boğuşur, ancak 1910 yılında piyasaya çıkarlar. Harley ve Davidson beklediklerinin üzerinde taleple karşılaşırlar. O sezon 3200 motor satar ve işlerini ciddiye alırlar. Derken on binli rakamlara ulaşır ve deniz aşırı ülkelere yayılırlar.
Cadillac fiyatına motor
O yıllarda otomobiller hem gelişmekte, güzelleşmekte hem de ucuzlamaktadır. Hasılı motosiklete araba parası ödemek sadece farklı ve renkli yaşamak isteyen insanların harcıdır. Gelgelelim “Harleycilik” bir hastalık halini alır ve virüs beklenenden hızlı yayılır. Yaban domuzlarına (kulak zarını tırmalayacak kadar homurtulu olduğu için öyle adlandırılır) binen kovboy kılıklıların sayısı milyonlara varır. Onlara sorarsanız herbiri bir halk kahramanıdır ve insanları kalıplara tıkan kurallarla savaşırlar. Bu kaba, güçlü ve asi taife “hürriyet adına” yolları gürültüye boğarlar. Kötü çocuklar sadece “Harley” için yaşar ve sadece kendilerine hayrandırlar. Hasılı Amerika için Coca Cola veya McDonalds ne ise, Harley-Davidson da “o” olmaya başlar. Peki bu motoru ulaşmak kolay mıdır? Maalesef hayır. Harley-Davidson talipleri iyice bir para biriktirmeli ve aylar öncesinden sıraya yazılmalıdır. Elden düşme motorlar nostaljik çizgiler taşıdığı için daha fazla tutulmaktadır. Kaldı ki Harley’inizin, “Harley gibi Harley” olabilmesi için deri çantalar, lambalar, stoplar ve gümüş kartal kanatlarıyla maça yapmanız lâzımdır. Bu da “bir motosiklet parası daha uçlanacaksın” demenin kibarcasıdır. Harley 2 dünya savaşında orduya bir kalemde 88 bin motor satar ve darboğazı kolay aşar. Rakibi “İndian” da kapanınca tek kale maç yapmaya başlar. Japonlar ve Almanlar daha sessiz, daha sür'atli, daha az yakan ve “daha ucuz” motorlar sunarken onlar araştırma ve geliştirmeye kuruş harcamaz, efsaneleşen adlarına ve serseri takımına sığınırlar. Ancak BMW, Yamaha, Suzuki ve Kawasaki onları fena sıkıştırır, hele Honda canlarına ot tıkar. Evet Harley tarzı ve şekliyle hâlâ populerdir ancak yaban domuzlarının kalitesi tartışılmaya başlanmıştır. Parçalar sanki bir demirci çırağının elinden çıkmış gibidir ve vitrine konan motorlar bile yağ kaçırır. Gelgelelim Harleyciler sadıktırlar, altındaki yağ dolu leğene rağmen motor alır ve bırakın böbrek, diştaşlarını döken sarsıntıya katlanırlar. Lakin Honda çoktaan liderliğe oturmuş ve Hondakolikler peydahlanmaya başlamıştır. Bu saatten sonra Japonlar’la rekabet etmek zordur ancak kendisi de bir Harley tutkunu olan yönetici Vaughn ve deri montlu Willie (Arthur Davidson’un torunudur) Harley’in eski günlerine döneceğine inanırlar. Zaten ABD sanayii 1975’den itibaren çöküntü içindedir, firma 1982’yi 25 milyon dolar zararla kapatır ve işçilerin % 40’ını kapı önüne bırakır. Halbuki Japon fabrikalarında daha az insan çalışır, bandlar daha temiz, daha düzenli ve daha mantıklıdır. Sabah cimnastiği ve sloganlar bir yana işçilerle ilgilenen ve işi bilen yöneticiler vardır. Şimdi Harley, ya “Honda gibi” olmak ya da “ölmek” zorundadır. Evet firma kendine nispeten çeki düzen verir ama rekabetin daha kolay bir yolu vardır: “Yasakçılık”. Nitekim Ronald Reagan Japon motosikletlerinden alınan % 4,4’lük ithalat vergisini % 49,4’e çıkarıverir. Hürriyetler ülkesi barajları örünce, Japonların önü kesilir. Ancak Harley de kendine gelmiş değildir. Evet “kötü çocuklar” hala Harley armalı montlar, çizmeler giymekte, kartal kanatlı palaskalar takıp, dövmeler yaptırmaktadır ama iş sadece onlara kalmamalı yeni kitleler aranmalıdır.
Gündeme otururlar...
Harleyciler kolay yolu seçer, teknolojide yarışmak yerine kültürel (!) etkinlikler yaparlar. Bir anda basının gündemine oturur, ekranlardan irice bir yer kaparlar. Mesela ülkenin dört bir yanından gelen 40 bin Harleyciyi Milwuouke’de toplar, asfaltı yırtıp zemini sallarlar. Amerikan filmlerinde ısrarla Harley kullanılır ve “imaj”ı öne çıkar. Derken mankenler, şarkıcılar partilere Harleyle gitmeye başlar. Özellikle “Yuppii” sloganı çok tutar, artık sadece çoban kılıklı asiler değil, üniversite mezunları ve kariyer sahibi kentliler de “pati” çekip, lastik paralar. Bu proje sayesinde aralarında kadınların da olduğu bir çok yeni sempatizanı saflarına katarlar. Japonlar teknoloji, kalite, ekonomi ve mükemmel servis ağıyla uğraşadursun onlar krizden “Amerikanvari şovlar”la sıyrılmayı başarırlar.
Yemedim, içmedim ve siz kıymetli Hürriyet okurları için tam üç gün boyunca bir Harley Davidson motorsikletin üstünde İstanbul’u tavaf ettim. Bu bana üç günlük bir bel ağrısına mal olduysa da hiç önemli değil. Zaten herşey Türk-Yunan kardeşliği için yapılmıyor muydu?
Birazcık ağrının kimseye zararı olmaz. Ayrıca Yunan kardeşlerimiz taa Selanik’lerden, Atina’lardan bu ağrıyı çeke çeke gelmemişler miydi? Kardeşliğin hiç mi bedeli yoktu? Vardı ve seve seve çekilirdi..
Yetmiş yıldır Türk ve Yunanlılar arasında dostluk ve kardeşlik adına ne yapılmadıysa son iki buçuk ayda yapılmıştır herhalde. Dikiş nakışçısından, sivil havacısına, TIR’cısından bisikletçisine herkes birbirini karşılıklı ziyaret etti. Taziyeler, geçmiş olsunlar alınıp verilirken Harley’cilerimizin bu alışverişten geri kalması için en ufak bir neden yoktu.
Yunan Harley Davidson’cuların ziyareti aslında bir iadeyi ziyaret. Eylül’ün son haftasında bizim Harleycilerden küçük bir grup, Selanik’e dostluk ziyaretine gitti. Orada Selanikli Harley’ciler tarafından şahane bir şekilde ağırlandılar. Bunun üzerine Yunan Harley’ciler 29 Ekim’i vesile edip geçtiğimiz günlerde bizimkileri ziyarete geldiler.
Sınırdan giriş
Karşılama daha sınırda başladı. Bir grup Türk Harley’ci İpsala’ya kadar gitti ve toplam 37 motordan oluşan 61 kişilik ekibi karşıladı. (Bu arada karşılama törenine sonradan katılan dalgın bir Türk Harley’ci yanlışlıkla Kapıkule’ye gitmiş.) Yunan konukları önce Tekirdağ Emniyet Müdürü ve Belediye Başkanı karşıladı. Polisevi’nde uzun bir çay molası verildi. Tekirdağ Belediye Başkanı en kısa zamanda bir Yunan kardeş şehir bulma sözü verdi. Derken Tekirdağ ziyaretinin kaçınılmaz görevi yerine getirildi ve köfteler yendi. Bölge Trafik Ekipleri’nin eşliğinde İstanbul’a gelindi.
Akşam cilve olayı
Otele yerleşilip duşlar alındıktan sonra gece Cilveli Meyhane’de devam etti. Bizimkiler bodoslama havaya girdiler. Masa üstünde göbek atmalar, şarkılara eşlik etmeler... Yunanlı Harley’ciler önce biraz ağırdan aldılar. Sonra sahneye Alex çıktı ve Yunanca şarkılara başladı. İşte o zaman onlar da havaya girdiler ve ortalık iyice karıştı. Bir yandan halay çekiliyor, bir yandan sirtaki yapılmaya çalışılıyor... Meyhanenin diğer müşterileri ne olduğunu pek anlayamasalar da durumdan şikayetçi görünmüyorlardı. Halay ve çiftetelli yarışının ardından tabak kırma yarışı başladı. Adetin esas sahibi Yunanlılar’ın eline tabii kimse su dökemezdi. Sonradan öğrendiğime göre sadece 100 milyon lira tabak için ödenmiş.
Hadi kahvaltı edelim
Ertesi gün Harley Davidson Türkiye Bayisi Efsane Motor’un brunch’ı vardı. Yine trafik ekiplerinin eşliğinde, siren sesleri arasında Ortaköy’e varıldı. Burada mini bir tören yapıldı, Yunan dostlarımıza teşekkür plaketleri verildi, geri kalan Türk Harley’cilerle tanışıldı, bayraklar imzalandı. Karınlar doyduktan sonra Türk Harley’cilerle birlikte toplam 100 motorla yine trafik polisi eşliğinde İstanbul turuna başlandı. Ama o ne eşlik. Her yerde trafik durduruluyor, bütün kırmızı ışıklar es geçiliyor... Boğaz Köprüsü geçildi, sahil yolundan Bostancı’ya kadar gidildi ve geri dönülüp Bağdat Caddesi turu yapıldı. Zaten gürültülü bir motor, sirenler ve kornalar da eklenince yol boyunca bütün arabaların alarmları öttü durdu. Milletin şaşkın bakışları arasından E-5 yoluna çıkıldı ve doğru, çok komik ama, deri mağazasına gidildi. Üstlerindeki her şey deriyken insan bir deri parçası daha satın almak ister miydi? 'Ne yani, senin bir tek gece elbisen mi var' denilerek susturuldum. Kahve, cola ve bir iki alışverişten sonra yine polisler eşliğinde otele dönüldü.
Hamam ve terleyenler
Gezinin en komik tarafı tabii ki hamam bölümüydü. Ünlü Cağaloğlu Hamamı bugün için Harley’cilere kapatılmıştı. Bizimkiler gitmeden önce, 'Biz girmeyiz, dışarda bekleriz' diyorlardı, ama hamama girince herkes bir anda soyundu dökündü ve göbek taşına yatıverdi. Dansözler oynatıldı, göbek taşı etrafında halaylar çekildi, keseler atıldı. Bu arada başka motorcu gruplar gelip karanfil dağıttı.
Kardeşlik turu daha da temiz bir şekilde devam etti. Gece Nevizade Sokak’ta bir meyhanede devam etti. Yine rakılar içildi, şarkılar söylendi. Ancak hamam yorgunluğu olsa gerek, bu gece önceki gece kadar uzun sürmedi.
Disko planı iptal edildi, onun yerine Dolmabahçe Parkı’na gidilip çay içildi. Yunanlı bir çiftin 10’uncu evlilik yıldönümü denk geldiği için otelde piyano eşliğinde son içkiler içildi. Son gün Ayasofya ziyareti vardı. Şakır şakır yağmur yağıyordu. Ve o değerli deri ceketleri ne yazık ki su geçiriyordu. Hemen yağmurluklar giyildi, kapalı kasklar takıldı ve yine polis eşliğinde Sultanahmet’e gidildi. Pek dindar görünmüyorlarsa da bazıları mırıl mırıl bir iki dua okudu. Yağmur yağdığı için Türk Harley’cilerin sayısı çok azdı ama hiç mühim değil, kalan sağlar bizimdi! Sultanahmet’te köfteler yendi, son fotoğraflar çekildi.
Sonra yola çıkıldı. Edirne yolu girişindeki gişelere kadar Yunanlı dostlarımız geçirildi. Sarılındı, öpüşüldü, adresler alınıp verildi. Bir dahaki sefere kadar HERETE!
En efendi Harleyciler
Harley Davidson’cuların üzerine, Amerikalı motordaşları yüzünden çok feci bir imaj yapışmış durumda. Ancak hepsini bir tutmamak lazım. Gerçekten de Amerikalı Harley’ciler feci bir portre çizerler. Büyük bir çoğunluğu saç sakal karışık, leş gibi, bütün gün bira içip gürültü yapan, etrafı rahatsız ederek dolaşan, maçoluğun doruklarında, kültürsüz, alt tabaka serserilerdir. Yunan ve Türk Harley’cilerinin Amerikalı motordaşlarıyla hiç bir alakası yok. Zaten tüm dünyada en efendi Harley’ciler olarak biliniyorlar. Ne leş gibiler, ne terbiyesizler, ne alkolikler ne de arkalarına aldıkları kızlara 'kaltak' gözüyle bakıyorlar. Hepsi son derece medeni, kibar, kültürlü, işlerinde güçlerinde insanlar. Harley’lerini seviyorlar ama o kadar.
Kromaj ve deri panayırı
Bir Harley üzerindeki üç günlük turumda şunu kesin olarak öğrendim ki Harley’ci olmak için bir Harley Davidson motor almakla iş bitmiyor. Üstünüzdeki her şeyin üzerinde eşşek kadar Harley Davidson yazması lazım. Deri ceketten, deri pantolona, ayakkabıdan kaska, tişörtten bandanaya kadar her şey Harley Davidson marka. Ve de illa ki deri. İç çamaşırlar da deri mi diye sordum, hayır, değilmiş çünkü Harley Davidson deriden iç çamaşı üretmemiş daha. Ama pamuklusunu üretmiş. Onunla idare ediyorlarmış. Ayrıca motor kromajlarının da parıl parıl olması gerekiyor. Üzerindeki tek leke bütün karizmayı yok ediyor.
Harley Davidson'ın gözü Türk polisinde
Türk polisleri de artık efsane motor Harley Davidson'a binebilecek. Harley Davidson'un Türkiye Distribütörü Efsane Motor Servis ve Ticaret'in Yönetim Kurulu Başkanı Ferruh Tanay, bu yıl polis teşkilatına motosiklet satmak üzerine yoğunlaşacaklarını söyledi.
‘‘Türk polisine Harley Davidson satmak için bu yıl şansımızı zorlayacağız’’ diyen Tanay, Harley'in tamamen polis ihtiyacına göre donatılmış fabrikasyon polis motosikleti üreten tek firma olduğunu vurguladı. Polislerin de Harley Davidson polis motorları kullanmayı istediklerini söyleyen Tanay, şöyle devam etti: ‘‘Harley Davidson'ları en azından escort polislerinin kullanımına vermek istiyoruz. Harley'in tüm dünyada renkleri ve gösterişi çok beğeniliyor. Bu motosikletler, dünyanın birçok ülkesinde Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile yabancı konukların polis escortlarında kullanılıyor. Biz de Türk polis teşkilatının ihalelerine girip şansımızı deneyeceğiz. Fiyat olarak rakiplerimizle hemen hemen aynıyız. Bizim motosikletlerimizin fiyatı 12 bin 500 dolar (yaklaşık 3 milyar lira) civarında. Üstelik diğerlerinden farklı olarak bizim motosikletlerimizin sireni, sinyal ışıkları, hoparlörleri fabrikasyon olarak üzerinde üretiliyor. Sonradan bunları takmak için ayrıca zaman ve para harcanmıyor.’’
97'DE 100 MOTOR
1997 yılında 100 Harley Davidson sattıklarını belirten Ferruh Tanay, 1998 yılında da 150 motor satmayı hedeflediklerini söyledi. 18 değişik modeli bulunan Harley Davidson motorların fiyatı 12 bin 500 dolardan (3 milyar lira) başlıyor, 30 bin dolara (7.3 milyar lira) kadar çıkıyor.
Tanay, İstanbul, Ankara ve İzmir'de mağazası bulunan Harley Davidson'un, 98 sonuna kadar İstanbul'da ikinci bir mağaza ile Bursa, Antalya ve Bodrum'da şube açacağını bildirdi.
Tanay'ın 98 planları arasında Harley Davidson'lar için kiralama sistemini geliştirmek de yer alıyor. Harley'in kıyafet ve aksesuarlarının da çok tuttuğunu belirten Tanay, butik ve corner bazında da yayılmayı düşündüklerini söyledi. Ferruh Tanay, Harley'in kardeşi olarak tanımlanan hızlı yarış motosikletlerinin de bu yılın ikinci yarısında Türkiye'ye getireceklerini belirtti.
40 bin motorsikletle 95'inci yaş günü
Harley Davidson, kuruluşunun 95'inci yılını ABD ve Avrupa'da görkemli şölenler ve aktivitelerle kutlamaya hazırlanıyor. Ferruh Tanay, Harley Davidson'un 95'inci yaşgünü kutlaması için ABD'de 40 bin, Avusturya'da ise 20 bin motorun biraraya geleceğini söyledi. Türkiye'deki Harley Davidson sahiplerinin Haziran ayında Avusturya'daki kutlamaya gideceğini belirten Ferruh Tanay, ‘‘Avusturya'daki kutlamalara Türkiye'den 40-50 Harley Davidson sahibi katılacağız’’ dedi. Tanay, hem ABD, hem Avusturya'daki kutlamalarda rock konserleri yapılacağını ve Harley'in 95 yıllık geçmişinin vurgulanacağını belirtti.
Harley Davidson'dan yeni model
Ünlü Amerikan motosiklet markası Harley Davidson, neredeyse 50 yıldır ilk kez modelleri arasına yepyeni ve farklı bir motosiklet ekledi. Yeni motosiklet, görünümü, performansı ve teknik özellikleriyle eski modellerden çok farklı...
V-Rod adlı motosiklet, "hava soğutmalı" motor yerine "likit soğutmalı" motor kullanıldığı için daha fazla hız yapabiliyor. Harley modellerindeki en yüksek 101 olan beygirgücü yeni modelde 115'e çıkarılmış. Saatte 225 kilometre hıza ulaşan yeni Harler Davidson test sürüşlerinde uzmanlardan tam puan almayı başarmış.
Motosikleti ilk kullananlardan biri olan Easy Rider dergisi muhabiri Ken Ross, dört saatlik bir denemeden sonra "hayranlıktan dehşete düştüğünü" ifade ediyor. "Görsel etkisi mükemmel. Harley'in bugüne kadar yaptıklarından tamamıyla farklı bir motosiklet" diyen Ross, V-Rod'u tek kelimeyle "güçlü" olarak tanımlıyor.
Harley Davidson, V-Rod'la ilgili haberlere, resmi tanıtımının yapılacağı gelecek haftaya kadar ambargo koydu ancak yeni modelle ilgili bilgiler sektör yayınlarına sızdı. Bir İngiliz endüstri dergisinde yer alan habere göre, yeni Harley Davidson Ekim ayında piyasaya çıkacak ve 17 bin dolardan satılacak.
ARTIK HEM "COOL" HEM HIZLI Harley Davidson'un tasarım olarak en "cool" motosiklet olduğunu ancak hız konusunda bugüne kadar Japon rakiplerinin gerisinde kaldığını belirten bir Harley satış yetkilisi, yeni modelle hız konusunda büyük bir adım atıldığını ifade ediyor.
Motorcylicst dergisinde ise, yeni motor nedeniyle Harley Davidson'un kendine özgü "gürültülü motor sesi"nin bu modelde duyulmadığını, bunun da klasikten yana Harley sahiplerini hayalkırıklığına uğratabileceğini belirtiliyor. Harley Motor Resimleri hakkinda aciklamalar Harley Motor Resimleri konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler: Harley Motor Resimleri,Harley Motor, harley motorlar, harley motor resım, motorsiklet resimleri harley, harley motorları, harley davidson
|