Kadınlar için
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadinlaricin.net » Resimler

» Filistin bayrağı resimleri

Filistin bayrağı resimleri

2010-10-18 12:33:43 Kadinlaricin.net sitesinde Filistin bayrağı resimleri baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Filistin bayrağı resimleri ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Filistin bayrağı resimleri

 

Filistin bayrağı

Filistin bayrağı

Ortadoğu’da -Filistin’de- ucu, sonunda, bize de dokunacak, ABD’nin sürdürdüğü teröre karşı savaşta, Irak senaryolarında, dengeleri bozabilecek, Washington’ın işini güçleştirecek bir trajedi oynanıyor...
Bu trajedide Filistinli Arap olsa idim ne yapardım, ne düşünürdüm? İsrailli olsa idim ne yapardım? Her iki halde de, sağduyu ile düşününce, üzerinde yaşadığım ülkeye barış ve huzurun gelmesini, bunca ölümün ve ıstırabın bir an evvel sona ermesini isterdim. Ama ne yazık ki, bugünkü ortamda Filistin’de insanların sağduyu ile düşünmeleri ve hareket etmeleri çok güç, hatta gittikçe imkansızlaşıyor. Bir tarafta evlat acısı, diğer tarafta kuyruk acısı!

Filistinli Arap olarak...
Filistinli Arap olsa idim, bunca yıldır kendi vatanımda iğreti ve yabancı egemenliği altında yaşamaktan dolayı içimde, herhalde bir hınç ve kin birikimi oluşmuştur. Üstelik son zamanlarda Şaron’un ve İsrail kuvvetlerinin hoyratlığı, karılarımıza, kızlarımıza, çocuklarımıza ve onların önlerinde erkeklere yapılan aşagılayıcı muameleler, bu kini arttırmıştır.

İsrailli olsaydım
Şu sırada İsrailli olsam ne düşünürdüm? Teröristlerin, canlı bombaların tuzakla ve masum insanları gözetmeden yüzlerce insanın öldürmesine karşı ve her an bir otobüste, bir çarşıda veya restoranda canlı bir bomba tarafından havaya uçurulmak tehlikesi karşısında herhalde huızursuz olur, hükumetin bunlara karşı tepki göstermesini isterdim. Çoğu İsraillilerın şimdi yaptıkları gibi, Şaron’un hareketlerini bir dereceye kadar tasvip ederdim... Ama bir dereceye kadar! Bazı makul İsraillilerin de yaptıkları gibi, Araplarla muhakkak bir uzlaşmaya varılmasını ve bu dehşetin sona ermesini dilerdim...

Mazi kalplerde yara..
Hemen söyliyeyim ki, Şaron başından beri aşırı bir kişi. Son terör olaylarının başlamasında onun tavır ve hareketlerinin büyük rolü var. Başka bir İsrail lideri olsa idi uzlaşma belki mümkün olabilirdi...
Filistin’deki bugünkü durumun köklerinde mazide yapılan hataların büyük rolü var.. Tıpkı bugün yapılacak hataların Filistin ve Ortadoğu’nun geleceğini tayin edeceği gibi... Hem Filistin hem Irak’taki bugünkü bataklığın sebeplerini anlamak için, galiba Türkçe de yayınlanmış olan David Fromkin’in “Bütün Barışları Sona Erdirecek Bir Barış” (A Peace to end all Peace) kitabının okunmasını önemle öneririm.. Bu kitapta Osmanlının mirası paylaşılırken İngiliz ve Fransızların bugünkü Ortadoğu’nun Irak’ın Filistin’in hudutlarını, nasıl adeta cetvelle-etnik dini ve diğer faktörleri kaale almadan -çizdıkleri- ve Yahudilere Filistin’de bir vatan kurmaları imkanının hazırlandığı ve zamanın Arap liderlerinin Osmanlı Devletıni, bir avuç altın ve kişisel hegemonyaları için nasıl arkadan hançerledikleri, hatta bu uğurda, Filistin’de Yahudilere yurt sağlayacak. Siyonist emellerini desteklemiş oldukları anlatılıyor... Sonra da, Filistinli Araplar, Musevilere arsalarını satmışlar.. İnsanın, bunları, sonradan gelen Musevilerin ülkeyi mamure haline getirirken Arapların bütün petrol servetlerine rağmen, Filistin’de ve diğer ülkelerde geri kalışlarını düşününce, “size meheldir” diyesi geliyor. Ama Arapların adetidir-kabahati kendilerinde değil başkalarında ve hâlâ Türklerde ararlar!
Şu bağlamda, Arapların, Hamas, Hizbullah ve İslami Cihat gibi örgütlerın, İsrail devletini tümüyle ortadan kaldırmak emelleri bir tarafta, İsrail’in varoluş mücadelesi öteki tarafta, uzlaşma ve çözüm imkansız değilse bile, çok güç! Son tahlilde, olaylara duygulardan sıyrılarak, Türkiye’nin kendı öz çıkarları açısından, daha geniş bir perspektifle bakmakta yarar var!

İsraillilerle Filistinliler arasındaki zıtlaşma, yıllardan beri Camp David uzlaşmasından, karşılıklı vaad ve önerilerden -ve kaçırılan anlaşma ve uzlaşma fırsatlarından sonra, bugün değil uzlaşmayı, konuşmayı bile imkansız kılacak boyutlara oturdu. BM Güvenlik Konseyinin İsrail’i Ramallah’tan çekilmeye davet eden son kararı,- Suudi Veliahtının, Arap ülkelerinin İsrail Devletini tanımalarına karşılık, İsrail’in 1967 hudutlarına çekilmesi şeklindeki önerisi, artık geçersiz, kaldı. Bu son öneriyi İsrail’in tümüyle kabul etmesi imkansız denecek kadar güçtü. Bir defa, Filistinliler de bununla yetinmeyecekler binlerce Filistinli mültecinin yurtlarına dönmesinde ısrar edeceklerdi. Ama hiç olmazsa bir pazarlık kapısı açılmış olacaktı. Böylelikle Arafat’ın Barak’ın oldukça makul bir önerisini reddettiği gibi bir fırsat -şimdilik- kaçırılmış oldu.

Şaron ve Arafat kaldıkça
Şurası artık aşikar ki iki taraf arasında uzlaşma, bir tarafta Ariel Şaron -diğer tarafta Yaser Arafat oldukça, bir artık imkansız gibi. Aslında ikisinin de geçmişleri; Şaron’un geçmişteki icraatı ve aşırılığı Arafat’ın da şüphe götürmeyen terör sicili, ikisinin oturup uzlaşmalarına- hele bundan sonra hiç imkan vermeyecektir. İki tarafta da yeni liderlere gerek var. Ama bunlar nasıl ortaya çıkacak ve nereden destek alacaklar?.
İsrail tarafında mutedil liderler var. Terörden yılan ve bıkan çoğu İsrailliler, Filistinli Arapların hepsinin öldürülemeyeceğine göre onlarla birlikte barış ve hzur içinde yaşamayı -teröre vermekte oldukları ağır kayıplara rağmen arzu edebilirler. Ama şimdi Arap tarafında bu hava yok... Hamas, İslamı Cihat-El Aksa gibi örgütler uzlaşmayı değil İsrail Devletini ortadan tümüyle kaldırmayı ahdetmişler ve işin acısı terörle, sonunda bunu başaracaklarına inanmışlar. Arafat’ın da esasında böyle düşündüğü anlaşılıyor.
Arafat, Ramallah’ta İsrail kurşunları ile can verirse, kahraman şehit olarak Arap kinini temsil edecek. Şaron’un istediği gibi “sadece gidiş bileti kesilir”, başka bir ülkeye sürülürse, mağdur kahraman olarak liderliği devam edecek. Yerine mutedil bir Filistinlinin geçip uzlaşması hayal olacak.
Arafat’ın kişiliği ne olursa olsun, Şaron’un onu kendi ülkesinden kovmaya kalkması bile, küstah zihniyetini gösteriyor.

Saçmalıklar
Şu sırada Amerikan kamuoyundaki tartışmalarda da pek mantık yok.
Filistin’dekı terörle 11 Eylül Saldırısı özdeşleştiriliyor ve Amerika’nın bir taraftan teröre karşı savaşırken Filistin terörüne ve bu terörün lideri olduğu iddia edilen Arafat’a sahip çıkamayacağı söyleniyor. Bush da güç durumda...
Amerika’da kamuoyu şu sırada açıkça ifade edilmese bile, Şaron’un tutumundan ve İsrail askerlerinin hoyrat hareketlerinden rahatsız olmaya başladı. Ancak, bu arada, güçlü olmanın küstahlığı ile ortaya budalaca fikirler de atılıyor, Bir sözde uzman “Irak’a hemen saldıralım veya Saddam’ı devirelim, o zaman dost bir Irak rejimi ve bölgedeki Türkiye ve Ürdün gibi dostlarla, Filistin terörünün hakkından geliriz!” dedi... Ne ham hayal! Ama bu tarz düşünceye FOX TV Haber kanalında, Dick Morris adlı bir zıpçıktının “Türkiye’yi de IMF vasıtasıyla satın aldık” diye saçmalamasını da katarsanız Türkiye’nin de bu kargaşada kendi öz çıkarları açısından, duygusallığa kapılmadan hareket edebilmesinin ne kadar güç olduğunu anlarsınız... Bu zata hemen cevap verdim Türkiye’nin, Türklerin asla satın alınan, satılan bir meta olmadığını ve eğer bugün teröre karşı, Amerika’nın yanında isek, bunun IMF’den aldığımız para mukabilinde değil, kendı inançlarımızın ve bunca yıl terörle mücadelemizin bilinci ile olduğunu, ülkeleri ve milletleri para ile satın almanın Amerika için geçer akçe olamayacağını ve sonunda geriye tepeceğini anlattım. Tabii anlayabildi ise!..

ABD Başkanı George W Bush, kamuoyunun ve politikanın baskıları ve Avrupa Birliği’nin inisiyatifi ele alması üzerine, Filistin trajedisine aktif olarak müdahale etmeye karar verdi: Bölgeye Dışişlerı Bakanı Colin Powell’ı gönderiyor... Bu oldukça riskli bir hamle; Şaron, Powell’ın Arafat’la görüşmesini önlerse, veya görüşse de bir uzlaşma sağlayamasa, Amerika’nın süper devlet olarak prestiji darbe yiyecek... Hem Powell ancak önümüzdeki hafta temaslarına başlayacağına göre, o zamana kadar olaylar geriye dönememe noktasını geçmiş olabilir.
Tepkiler
Şimdiye kadar belirli bir şekilde İsrail’e, Şaron’a meyleden Amerikan kamuoyunda -son günlerde- hele Beyt-ül Lahim’de Hz. İsa’nın doğduğu söylenen mahaldeki Katolik kilisesinin kuşatılması üzerine, İsrail Başbakanının sert hareketlerine karşı tepkiler belirmeye başladı; İsrail’i hep tutan New York Times bile, bu sert hareketlerin ancak terörü kamçılayacağını yazdı. Şu sırada bombalı intihar saldırıları durmuş gibi. Bazıları bunu İsrail’in radikal askeri tedbirlerine atfediyorlar. Gerçi, muhtemel yeni saldırıların sıkı kontroller yüzünden önlendiği söylenebilirse de, şiddet atmosferi devam ettikçe intikam saldırılarının devam etmesi muhtemeldir. Gözleri dönmüş örgütler, uzlaşmayı, her ne pahasına olursa olsun, önlemeye çalışacaklardır.
Simetri-Asimetri
Filistin’deki intihar saldırıları -görünüşte- Amerika’daki uçaklı intihar saldırılarına benziyor. Ama sadece “görünüşte”. Bu ülkedeki gençlerın gencecik Arap delikanlılarının ve kızlarının bellerine bombalar sararak hedefleriyle birlikte “şehit” sayılmak için kendilerini de havaya uçurmalarının ve Hamas, Hizbullah, El Aksa ve İslami Cihat terör örgütlerinin, kolaylıkla habis maksatları uğrunda masum insan malzemesi bulmalarının, Filistin’e özel sebeplerini araştırmak ve doğru algılamak gerekiyor. Bunu yapmak, bütün terör olaylarını olduğu gibi terörün, masum insanları hedef alan bu müthiş türünü de tasvib etmek, mazur görmek demek olmayacaktır.. Hem sırası geldiği için belirtmek lazım; genellikle terör ve hele bu tür terör Türk kültüründe geleneklerinde bağımsızlık mücadelelerimizde asla kullanılmamış...
Diğer taraftan da, İsrailliler’in her gün masum insanlarını tehdit eden ve İsrail Devletini ortadan kaldırmayı amaçladığı anlaşılan terör hareketleri karşısındaki ruh haletlerini ve tepkilerini doğru anlamak gerekir. Ama bunu yapmak da, Filistin tarafını “anlarken” olduğu gibi, simetrik olarak, asla Şaron’un hareketlerini ve askerlerinin hoyrat davranışlarını tasvib etmek anlamına gelmez. Zaten taraflar arasındakı konum ve güç “asimetrisine” -dengesizliğine- karşın, haklılık ve haksızlık derecelerindeki bu “simetri”dir çözümü güçleştiren; bir taraftan terör öte taraftan aşırı şiddet, nasıl ortadan kaldırılabilecek? Hazreti Süleyman dirayeti lazım. Filistin’de İsrail’in varoluşunu ve Filistinliler’in de kendi devletlerine kavuşmalarını sağlayacak kalıcı bir çözüm için galiba hem Şaron’u hem de Arafat’ı aşmak gerekecek.
Bu sorunda ABD’nin sorumluluğu büyük ve işi güç .Türkiye’nin de durumu çok güç. Önce duygularımızdan arınmak ve ülkemizin asıl stratejik ve diğer çıkarları açısından düşünmek zorundayız. Şaron’un hatalarını belirtmek ve uyarmak başka, onu ve İsrail’i soykırımı yapmakla suçlamak başka. Bence Sayın Başbakan bunu söylemekle, kendisinin de itiraf ettiği gibi, maksadını aşmıştır. Neticede Şaron gidecek ama herhalde İsrail Devleti kalacaktır. Bu devletle stratejık işbirliğimizin devamı Türkiye’nin asıl çıkarları gereğidir. Son olaylar vesilesiyle İsrail’le yapılmış olan tank ihalesinin iptali çabaları, gerçekler karşısında demagojiktir. Bu ihale TSK’nın acil ve başka türlü karşılanamayan ihtiyaçlarının gereğidir. İsrail’e stratejik işbirliği de bir zorunluktur. Nihayet, dünyadaki Musevi Lobisinin Türkiye’ye verdiği destek de yabana atılamaz.
Duygusal yönden, Araplarla olan din kardeşliğimiz, bugün Filistin’de maruz kaldıkları durumdan dolayı onlara sempati duymamızı, huzura ve kendi devletlerine kavuşmalarını istememizi gerektiriyor. Ne var ki, Arapların, tarihte, aramızdaki din bağlarına rağmen, bir avuç İngiliz altını uğruna bizi arkadan hançerlemiş olduklarını ve bu uğurda Siyonistlere yardım ettiklerini, ve bugünkü dünyada da, hiçbir davamızda yanımızda olmadıklarını ve çoğunun, -Türklere karşı inanılmaz bir haset- kin beslediklerini, hatta bazılarının bizim Müslümanlığımızı bile kıskandıklarını, hatırlamakta ve hatırlatmakta, yarar var!

Filistin bayrağı resimleri Filistin bayrağı resimleri hakkinda aciklamalar Filistin bayrağı resimleri konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:Filistin bayrağı resimleri, Filistin bayrağı ,filistin bayrağının anlamı,filistin bayrağı resmi,filistin bayrağı renkleri, filistin bayrağı resim yükleme

 

 

Resimler Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 21
Ergenlik sivilceleri Ergenlik sivilce tedavisi
Okunma: 7
Yüksek Topuklu Ayakkabı Modelleri
Okunma: 7
Cartier marka saatler
Okunma: 7
Evliliklerde sorunlar
Okunma: 6
Grip aşısı ne zaman yapılır
Okunma: 6
Lazerle Varis Tedavisi
Okunma: 6
Tansiyon düşüklüğü ve tedavisi
Okunma: 5
Stres Topu
Okunma: 5
Mide şişkinliği
Okunma: 5
Çocuğun sosyal gelişim süreci
Resim
Çalışan hamileler
Çalışan hamileler

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!