Kadınlar
     
Kategoriler
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuklar
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlara Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Pratik Bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Pratik Bilgiler

» Paulownia Ağacı

 

Paulownia Ağacı

Kadinlaricin.net sitesinde Paulownia Ağacı baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Paulownia Ağacı ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Paulownia Ağacı  ,resim ,resimleri

 

Paulownia ağacının yetiştiricilerinden olan Metin Ali Barın, “Vatandaşlara ağacın yetiştirilmesi konusunda her türlü bilgiyi vermeye hazırız” dedi.

Ülkemizde yeşil bitki örtüsünü korumak ve yeşilden daha fazla yararlanmak için bu alanda faaliyet gösteren girişimciler Paulownia ağacının peşinde. Türkiye’de de yetiştirilmeye başlanan müthiş ağacın boyu fidan halindeyken uygun ortamlarda 2 metreye ulaşabiliyor. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’ye getirilen ağacın bazı kuruluşlar tarafından satın alınarak yetiştirilmeye başlandığı kaydedilirken, ağacın etkisinin kısa sürede görüldüğü ve özellikle gövdesinin oldukça düzgün olmasından dolayı daha büyük ilgi gördüğü belirtiliyor.
Srophulariace familyasından hoş kokulu çiçeklere sahip, düzgün gövdeli ve iri yapraklı bir ağaç olan Paulownia anavatanı Çin’de Tung ve Japonya’da ise Kiri olarak adlandırılıyor. Üstün büyüme perfonmansı genetik müdahale ile artırılan Paulownia erozyonla mücadelede, peyzaj ve kerestecilik için ideal bir ağaç olarak nitelendiriliyor.

 

ÖZELLİKLERİ
Uygun iklim şartlarında 3 yıl gibi kısa bir sürede 15-20 metreye ulaşabilen ağacın yaprakları besi değeri yüksek olduğundan hayvan yemi ve gübre olarak da kullanılabiliyor. Hoş kokulu beyaz ve leylak rengi çiçekler açan Paulownia, çiçeklerini Nisan ayında açıyor ve 6 ile 8 hafta arasında yaşıyor. Kerestesi hafif ve dayanıklı olan müthiş ağacın tüm iklim şartlarına uyum sağladığı ve eksi 26 derece ile artı 50 derece arasında yaşayabildiği belirtiliyor.
Ağacın Türkiye’de yetiştirilmeye başlandığını ifade eden Elis firması yetkilisi Metin Ali Barın, Paulownia’yı uzun araştırmalar yaptıktan sonra Türkiye’ye getirdiklerini ve Kilyos ve Yalova’da fidelemeye başladıklarını belirterek, “Geçen dönemde bu ağaçlardan Üniversitelere, bazı kamu kurum ve kuruluşlarına verdik. İstediğimiz hedefe de ulaştık. Hemen hemen maliyetine verdiğimiz bu ağacın Türkiye’de yaygınlaşmasını istiyoruz.

Paulownia Ağacı Dünyanın en hızlı büyüyen ağacı

Fidelerin seri üretimini yapan emekli öğretmen-sanayici Zühtü Delibaşı, uzakdoğu kökenli paulownia'nın deneme üretiminin ilk olarak 1999 yılında Osmancık Belediyesi tarafından yapıldığını söyledi.

Delibaşı, yaklaşık 1500 yıldır doğada bulunan, geniş yapraklı bir ağaç türü olan paulownia'nın, dikiminin ilk 6 ayında 5-6 metrelik büyüme gösterdiğini ve 2 metrelik güçlü bir kök yapısına sahip olduğunu söyledi. Delibaşı, kış aylarında yapraklarını döken ağacın ikinci senesinde bir şemsiye şeklini aldığını ve 3. senesinde de 8-10 metrelik olgun bir ağaç görünümüne kavuştuğunu kaydetti.

Delibaşı, iyi yetiştirilmiş bir poulownia ağacından, hafif, budaksız, dengeli, kolay işlenebilen düzgün damarlı kereste elde edildiğini belirtti. Delibaşı, kamara, mobilya, iyi kalite kontrplak, kaplama, kağıt hammaddesi, müzik aleti yapımı gibi farklı alanlarda tercih edilen paulownia'nın, özellikle Çin, Japonya, Avusturalya ve Amerika'da büyük ilgi gördüğünü anlattı.

Delibaşı, ağacın yüksek miktarda nitrojen içeren geniş yapraklarının sonbaharda döküldüğünde toprak verimini artırdığı gibi besleyici değeri yüksek bir hayvan yemi olarak da kullanılabildiğini ifade etti. 

Derin kök yapısının, paulownia dikili alanlarda tarım yapılmasını da mümkün kıldığını dile getiren Delibaşı, şu bilgileri verdi:

''Dikili olduğu alanlarda rüzgar şiddetini ve buharlaşmayı azaltmak, nemliliği arttırmak suretiyle birlikte yetiştirilen ürünlerde yüzde 15 ila 30 oranında daha fazla verim alındığı akademik çalışmalarla ispatlanmıştır. Termal geçirgenliği, test edilen 40 ağaç türü içinde en düşük olan paulownia, elektrik geçirgenliğinin de diğerağaç türlerine oranla az oluşu nedeniyle, çok iyi bir yalıtım malzemesidir. Hafif bir ağaç olmasına rağmen, mükemmel bir ağırlık-dayanım oranına sahip olan paulownia, çürüme, bükülme, kırılmave çatlamaya karşı da dayanıklıdır. Kolay işlenilebilirliği, dekoratifmobilya ve biblolarda kullanımını yaygınlaştırmıştır.'' 

Bizi kavak ağacından kurtarın

Hava kirliliği sadece kış geldiği zaman mı ortaya çıkıyor, bunun ne zaman ve nasıl ortaya çıktığını bir yetkili ya da bir bilim adamı bizlere açıklamayacak mı?
Egzoz gazı İstanbul’u kirletiyor, benzine zam yapın; linyit kömürü havayı kirletiyor, yasaklayın. Bir nükleer santral lafı ortaya atıldı, bildik çevreler ortaya döküldü, köprünün direklerine çıktı... Peki hava kirliliği bütün bu bilinen sebepler mi? Bütün bunlara bakınca, yapılanların sadece bir hiç olduğunu görüyorum.
Bir zamanlar Bedrettin Dalan’ın bir lafı vardı “kimin evinin önünde kavak ağacı varsa ona ceza uygulayacağım” diye... Bizler o zaman nasıl dua etmiştik kendisine, anlatamam. Bu şehirde bilim adamı, doktoru, yazarı, çizeri, enteli, aydını yaşamıyor mu? Ne olur bir Allah’ın kulu çıkıp da şu İstanbul’umuzu, sağlığımızı tehdit eden kavak ağaçlarından kurtarsa...
Bunu yapmak bu kadar mı zor? Bu kavak pisliğinin insanları rahatsız ettiğini bilmezler mi? Bu şehirde astımlıların, kalp hastalarının yaşadığı ve bunların bu pislikten mustarib olduğu bilinmiyor mu? Çevreci geçinen dernekler nerede?
Dikilecek başka ağaç mı yok? Ne olur vakit geçirmeden bizleri bu sıkıntıdan kurtarın. Belediye Başkanımızın en kısa zamanda bu hayati meselemizi çözeceğine inanıyoruz...
Zeynep’in ağaçları
 
Ünlü “Şeker Portakalı”nı çokları bilir.. Vasconcelos’un bu değerli kitabı küçük Zeze’nin bir ağaçla olan duygu bağını ya da dostluğunu anlatır. Bence büyük küçük herkes okumalıdır eseri. Zeze daha çok, üzüntülü olduğu anlarda bu ağaca sığınır, onunla konuşur. Ağaç da onu dinler hatta dallarıyla sarıp sarmalar Zeze’yi, teselli eder.

Hatırlayın, hepimizin gönlümüzle bağlandığımız, dallarında sallandığımız, çevresinde oyunlar oynadığımız böyle sembol ağaçlarımız vardır. Mesela benim çocukluk günlerimde bir çınar ağacı dallarıyla hayatımızı kuşatmıştı. Evimizin bulunduğu merdivenli yokuşta bize bitişik evin önündeydi çınar. Her nedense ona “Neşet Beyin ağacı” derlerdi. Neşet Bey güngörmüş, ailesi köklü, varlıklı bir komşumuzdu. Ağaca gelince o Neşet Beyden hayli yaşlıydı. Ben diyeyim altmış, siz deyin seksen senelik. Öyleyse onu Neşet Bey yetiştirmiş olamazdı...
Ama bu rivayet her nedense tutmuş, ağaç etrafında bir saygı duvarı meydana getirmişti.
Onun için gövdesini zedelemekten, dallarını kırmaktan geri dururduk hepimiz. İşte bu serin çınar ağacı biz aşağı mahalleden yukarı mahalleye taşınıncaya kadar her zaman hayatımızın içinde olmuştu. Bizi dinledi, bize ağladı, oyunlarımıza, tekerleme ve şarkılarımıza, bilmece ve masallarımıza katıldı. Bizimle güldü, bizimle soluklandı, bizimle yeşerdi.
Biz onun gövdesine yüzümüzü dayar, saklambaç oynardık. Aşağı yolda kurulan cumartesi pazarının alışverişçileri yokuşu ağır fileleriyle çıkarken bu ağacın dibinde mola verir, ona yaslanıp dinlenirlerdi. Şehir değişime uğrarken kesilip kökü kurutulmuş olan çınarımız yıllar geçtiği halde hâlâ canlı benim için.
Bunları, bana Zeynep’in gözyaşları hatırlattı. Sabah Gazetesinin İstanbul eki’nde okudum ve Zeynep’in yüreğinin sesini yakınımda hissettim.

İlköğretim yedinci sınıf öğrencisi olan Zeynep Uzan, Gaziosmanpaşa’da Havuzbaşı İlköğretim Okulu’nun yanında bulunan parkın dozerle birer birer sökülmekte olan ağaçları için ağlıyor, parka bir öğretmen evi yapılacakmış zira. Evet, her yerde adeta yasalaşmış olan bu ağaç kesip inşaat yapma cinneti demek orada da yaşanıyor... Öğretmen evi için daha başka, daha uygun bir alan seçilemez miydi Allah aşkınıza?
Zeynep, sesini kimseye ulaştıramadığından Vali Erol Çakır’a bir mektup yazmış ve demiş ki: “Büyüklerimize soruyorum: Bizlere fidan dikin diyen sizler değil misiniz? Sonra da en büyük, en değerli varlığımız olan ağaçları yok ediyorsunuz.”

Onlar her alanda kıyasıya vurdumduymazlığın yaşandığı bir dönemin çocukları. Biz bahçelere, kırlara doyduk ama onlar kıyılmış bahçelerin üstüne kurulmuş çarpık şehirciklerde ağaca, bahçeye, parka hasret yaşıyorlar. Ne uçurtmalarını uçurabiliyor, ne ağaçların serinliğini duyabiliyorlar...
Onlara armağan edilen yalnızca şehrin dumanı, kirli denizi ve beton yığınları...
Artık bu kıyım yeter! Bakın o ağaçlar Zeynep’in yaşından da büyüktürler... Bir ağaç yirmi yıla kolay mı erişiyor? Bir taraftan şehri ağaçlandırmaya çalışırken, bir taraftan yetişmiş ağaçları yere devirmek hangi çağdaşlıkla, hangi mantıkla ve insanlıkla bağdaşabilir?
Kimse alınmasın ama, ne zaman ki ağaçları özenle koruruz, o zaman uygarlığa adım atmış sayabiliriz kendimizi...

. Paulownia Ağacı hakkinda aciklamalar Paulownia Ağacı konusunda bilgiler

 

Pratik Bilgiler Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 15
Şeker Hastalığı Açlık Tokluk kan şekeri kaç olmalı
Okunma: 14
İshal nasıl geçer
Okunma: 11
Referandum nedir?
Okunma: 8
Çocuklarda Yaz İshali
Okunma: 7
Tansiyon düşüklüğü ve tedavisi
Okunma: 6
Gerdek gecesi
Okunma: 5
İstanbul havuz rehberi
Okunma: 5
Kolesterol Nasıl Düşürülür
Okunma: 4
Enerjik olmak için ne yapmalı
Okunma: 4
Rus turistlerin tercih ettiği oteller
Resim
Mide şişkinliği
Mide şişkinliği

 |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv Sigorta Kadınlar İçin Blog