Kadınlar
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Faydalı bilgiler

» Narsist nedir

Narsist nedir

2010-06-08 22:00:15 Kadinlaricin.net sitesinde Narsist nedir baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Narsist nedir ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Narsist nedir

 

Yapılan bir araştırmaya göre narsistler 'kriz dönemleri'ni çok seviyorlar. Çünkü bir felaket potansiyelini bile sahne ışıklarının kendilerine dönmesi ve dikkat çekme şansı olarak değerlendiriyorlar. Bu yüzden de krizlere son derece zekice ve süratle müdahale ediyorlar.

Ohio'daki Case Western Üniversitesi bilim adamlarından Dr. Roy Baumeister tarafından yapılan bu tespite göre, narsistler takım çalışmalarında fazla güvenilir kişiler olmayabilir ya da yeterince yetenekleri bulunmayabilir, ancak bu kişilerde sınırsız bir özgüven vardır ve bu sayede ''başarısızlık'' ihtimalinden asla korkmazlar.

Baumeister'e göre ayrıca, kriz dönemleri, ''kurt puslu havaları sever'' misali, tam narsistlere göredir. Çünkü bu tür kişilikler, krizlere son derece zekice ve süratle müdahale eder ve bu dönemler onlar için tam bir parlama şansı doğurmaktadır.

Krizde doğru davranmak ve sahne ışıklarını üzerine çevirmek arzusuyla yanıp tutuşan narsistlerin aslında, sadece herkesin kendilerinden hoşlanması, herkes tarafından sevilmek gibi talepleri olduğunu da belirten Dr. Baumeister, ''ancak kendilerine olan sonsuz sevgileri çevredekiler tarafından da kopya edilmezse, yani çevre onları onların kendilerini sevdiği kadar sevmezse berbat kişiliklere dönüşebilirler'' dedi.

Dr. Baumeister, konuyla ilgili araştırmasını 248 kişi üzerinde yaptığını belirtirken, narsistlerin genellikle iyi görünümlü ve bakımlı kişiler olduklarını, ancak ilişkilerinde istikrarı yakalayamadıklarını da kaydetti.

Narsistlerin iş hayatında ise değişik bir politika izlediklerini, kimsenin kendilerini izlemediği anlarda hiçbir şey yapmadıklarını, ancak gerçekten kendilerini kanıtlayabilecekleri bir fırsat doğduğunda da işi kimseye kaptırmadıklarını belirten Dr. Baumeister, narsistlerin kendileri dışındakilerden yeterince kabul görmedikleri anlarda şiddete başvurabileceklerine de dikkat çekti.

Bir narsistin yanında çalışmak

Narsist bir üstle ilişkileri iyi götürmek kolay değildir. Eğer üstünüz kendi görüşlerinize katılmanıza izin vermeyecek kadar narsist hale gelmişse, başka bir iş aramaya hazırlıklı olmalısınız.

Şunu unutmayın ki şirket genelde onun gelecek vizyonuna yatırım yapıyordur, sizinkine değil. İşte size kısa vadede paçayı sıyırmanızı sağlayacak birkaç öğüt:

 Daima üstünüzün duygularına empatiyle yaklaşın, ama karşılığında empati görmeyi beklemeyin. Özsaygınızı korumak için başka yerlere bakın. Üstününüzün yanılmazlık gösterisinin ardında derin bir zaafı sakladığını bilin. Onun başarılarını övün ve en iyi dürtülerini pekiştirin, ama arsızca bir dalkavukluk içine girmeyin. Zeki bir narsist yağcıları hemen tanır ve onu sahiden takdir eden bağımsız kişileri tercih eder. Şirket içinde ve dışında onun imajını koruyacağınızı gösterin. Ama içten bir değerlendirme isterse dikkatli olun. İstediği şey kendi imajıyla ilgili problemi çözmesine yardımcı olacak enformasyondur. Şişirilmiş öz-imajını tehdit eden her türlü içtenliğe gücenecek ve büyük olasılıkla misillemede bulunacaktır.

 Üstünüze fikirler verin, ama daima parasının ona kalmasına fırsat verin. Kendi görüşünüzü sunmadan önce onun ne düşündüğünü anlamaya çalışın. Eğer yanlış düşündüğüne inanıyorsanız, farklı bir yaklaşımın nasıl onun çıkarlarına en iyi şekilde hizmet edeceğini gösterin. Paranoyakça görüşlerini ciddiye alın, hemen bir kenara itmeyin – bu görüşler çoğu kez keskin sezgileri açığa vurur. Görüş ayrılıklarınızı sadece farklı bir bakış açısından nasıl yarar göreceğini ortaya koyabiliyorsanız belirtin.

 Zaman yönetimi becerilerinizi bileyin. Narsist liderler çoğu kez astlarına yerine getirebileceklerinden çok daha fazla emirler verirler. Anlamlı görünmeyen isteklerine aldırış etmeyin. Bunları bir tarafa atıp unutun, o da öyle yapacaktır. Ama sadece üstünüzün çalışma programında bir gevşeme olduğunu bildiğiniz durumlarda kendinize serbest zaman ayırın. Narsist liderler gece gündüz demeden her saat sizi çağırmakta hiç sakınca görmezler. Arandığınızda bulunacak durumda kalın, yoksa işi bırakmaya hazır olun.

‘Zor Kişilikler’le Yaşamak

François Lelord

Christophe Andre

İletişim Yayınları

Kitap kişilik bozukluklarını sınıflandırıyor ve bu tür insanlarla birlikte nasıl yaşanabileceğinin yollarını gösteriyor.

Kaygılı, paranoyak, oyuncu, saplantılı, narsist, şizoid gibi sınıflamalar yapılmış ve her hastalık gerçek yaşamdan alınmış bir kişinin anısıyla canlı bir şekilde örneklenmiş. Bunun ardından hepsinin özellikleri teker teker sıralanmış ve onlara nasıl davranmamız gerektiği tenbih edilmiş.

Buraya kadar her şey çok güzel. İşin zorluğu kitabı okumaya başlayınca ortaya çıkıyor. Hastalıklı olarak kabul edilenler hep kendi dışınızdaki insanlarla örneklenmiş. Anne, baba, eş, arkadaş ya da patronunuz hastalıklı siz sağlamsınız.

Peki ya ben de hastaysam? Adını saydığım hastalık türlerinin özelliklerinden birini mutlaka kendinizde buluyorsunuz. Okuma ilerledikçe çevrenizde de neredeyse normal insan kalmıyor. Kimi şizoid, kimi narsist, kimi bağımlı, kimi depresif. Mahallenizin bakkal ve kasabına bile teşhis koyacak duruma geliyorsunuz kitabı bitirdiğinizde. Doğrusu bende hepsinden bir parça bulunduğuna kanaat getirdim. Sanırım kitabı bitirince önce ne olduğumu öğrenmek için bir psikiyatra gitmem gerekecek. Ama olsun, çevremdekilerin hastalıklarını çözdüm ya o benim için yeter. En azından onlardan daha normalim.

Sinemada yaratılan tipler ya da popüler kişilerden verdiği örneklerle her hastalığı gözünüzde da canlandırabiliyorsunuz. Konusu gereği zor okunabileceğini düşünülen bir kitabı elinizden bırakmadan, nefes nefese bir merakla bitirebilirsiniz. Tek yan etkisi sonunda hastalık hastası ya da şizofren olmak.

Narsisizm sıradan insanlar için tehlike, liderler için zorunluluktur

Nixon ile Carter dönemlerinde Beyaz Saray’a danışmanlık da yapan Prof. Volkan, İstanbul’da dün başlayan ‘Bireyin Tarihi, Tarihin Psikanalizi’ başlıklı sempozyumu düzenledi.

Toplumsal ilişkileri psikoanaliz yöntemiyle incelediğiniz yeni kitabınız ‘Blind Trust’ (Kör Güven) bugünlerde yayımlandı. Diğer kitaplardan ne gibi farklılıklar taşıyor?

- Bu konudaki ilk kitabım ‘Düşman ve Müttefik İhtiyacı’nda psikoanaliz kavramlarını kullanıp, sadece uzmanlara yönelik bir üslup kullanmıştım. ‘Kan Bağı’ndan sonraki kitaplarımda daha geniş okur kitlesini hedefliyorum. Son kitabım ‘Kriz Dönemlerinde Büyük Gruplar ve Liderleri’ alt başlığını taşıyor. Sosyal gruplar içindeki kutuplaşmaları ve liderleri ortaya çıkaran dinamikleri inceledim. Lider kişiliklerinin olayların akışı üzerindeki rollerini izah etmeye çalıştım.

Kitapta en ilgi çekici başlıklardan biri ‘Narsisizmin Gücü’ydü. Bireylerin aşağılık kompleksiyle narsisizm arasında gidip geldiği bir dünyada bu kavram toplumsal psikolojiye nasıl yansıyor?

- Ölçüsü kaçırılmazsa narsisizm olumlu bir duygudur, bireyin özgüvenini pekiştirir. Sıradan bireyler için tehlikeli olan aşırı narsisizm ise lider açısından zorunluluktur, liderlik enerjisini açığa çıkarır. Bu duyguya sahip olmayan iyi lider olamaz. Narsisizmini en kötü kullanan liderler Stalin, Hitler gibi örneklerdir. İyi kullananlar ise Atatürk, Mandela gibi önderler.

Amerika’nın baş şeytan ilan ettiği Usame Bin Laden psikolojik açıdan nasıl bir lider?

- Kişiliğinin en belirgin özelliği kinciliği, intikam duygusuyla dolu olması. Babası, Usame doğduktan bir yıl sonra annesini evden atıp, Suudi Arabistan’ın kuzeyinde bir yere sürgüne göndermiş. Usame’yi diğer kadınlar büyütmüş. Ona ‘cariyenin çocuğu’ demişler. Bu dışlanma saldırgan ve intikama yönelik bir kişilik kazanmasına yol açmış.

Bir yıl önce, 11 Eylül sonrası ABD’deki yaralanmış ruh halinin ve radikal Hıristiyan yönelimin dünyayı çok tehlikeli noktalara sürükleyebileceğini söylemiştiniz. Bush’un siyasi lider olmaktan çıkıp bir tür azize dönüşmesine dikkat çekmiştiniz. Aradan geçen sürede aziz payesi verilen kişinin Pinokyo çıkması Amerikalıların düşüncelerini değiştirdi mi?

- 11 Eylül benzeri travmalar yaşayan toplumların psikolojisinde gerileme ortaya çıkar. Bunun ilk işareti lider etrafında toplanmadır. 11 Eylül sonrasında kamuoyu yoklamalarında Bush’a destek yüzde 90’lara fırlamıştı. Ama seçim kampanyasıyla birlikte siyasi atmosferde yeni bir dönem başladı. Demokrat Partililerin açıklamaları, Bush politikalarının yüksek sesle sorgulanmasının da önünü açtı. Bu gelişme ya demokrasinin önünü açacak ya da toplum içinde ciddi gerilim yaratacak. Ben kutuplaşmanın izlerini görüyorum. En korktuğum olay, ABD’de İslam’a atfedilebilecek yeni bir saldırı gerçekleşmesi. Yeni bir saldırı duraklayan tehlikeli süreci yeniden harekete geçirir.

Bugünlerde çok tartışılan ‘İsa’nın Çilesi’ Amerikalıların dalgalanan ruh halini, radikal Hıristiyanların Musevilere yaklaşımını nasıl etkiledi?

- Filmde Katolik bakış açısı yansıtılıyor. Amerika’da siyaseti etkileyen milenyum öğretisine bağlı radikaller ise Protestan. Bu nedenle film toplumsal bilinçaltına yansıyacak kadar büyük tartışma yaratmadı.

Büyük Ortadoğu Projesi, Ortadoğu’daki psikolojik atmosferde uygulanabilir mi?

- Amerikan yönetiminin yaptığı tehlikeli hatalardan biri de Türkiye’yi demokratik bir ülke yerine ‘ılımlı İslam cumhuriyeti’ olarak görmesidir. Uluslararası politikaya dinsel bakışı getirmek çok tehlikeli. Çünkü politikada taraflar pazarlık yapabilir ama iki dinin Allah’ı masaya oturup pazarlık yapmaz.

25 yıl önce, toplumsal ilişkileri psikoanaliz yöntemleriyle irdelemeniz ihtiyatla karşılanıyordu. Son birkaç ayda kazandığınız ödüller yönteminizin bilim dünyasında tescillendiği anlamına gelebilir mi?

- Yıllar önce bu alana yöneldiğimde arkadaşlarım, iyi bir klinik psikiyatrsın ne gerek vardı bu işe girmeye, demişti. Şimdi Peru’dan İrlanda’ya dünyanın dört bir yanındaki psikanaliz dernekleri bu konuyu inceliyor. Her hafta farklı bir ülkeden davet alıyorum. Teröre çare arayan devletler de çalışmalarımı inceliyor, fikir danışıyor. Bu yaklaşım yavaş yavaş yaygınlaşıyor.

KÖKTENDİNCİ PROTESTANLARA GÖRE İSRAİL NE KADAR KARIŞIRSA O KADAR İYİ

Amerika’da fanatik Protestanlar bir zamanlar alkolik olan Bush’un hidayete ermiş kişiliğiyle başkan seçilmesini ilahi bir mesaj gibi algılamıştı. Bunlar İsa’nın geri dönmesini, dünyada bin yıl huzurlu yaşamı başlatmasını bekliyorlar. Yedi yıl öncesinde büyük felaketlerin yaşanacağına inanıyorlar. Onlara göre Türkiye’deki deprem ve 11 Eylül bu kargaşanın başlangıcı, İsrail’le Filistin’de yaşanan kaos iyiye işaret. Şaron’un politikalarını destekliyorlar. İsa’nın İsrail’e gelip kargaşayı durdurmasını bekliyorlar.

OSMANLI’NIN YASINI TUTMALIYDIK

İstanbul’da Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan ‘Bireyin Tarihi, Tarihin Psikanalizi’ sempozyumunda tarihçiler ve psikiyatrlar iki farklı açıdan sosyal grupların ilişkilerini inceliyor. Türkiye’de tarih ve toplumsal ilişkiler psikanaliz teknikleriyle incelenmiyor. Amacımız bu yaklaşımın yaygınlaşmasını sağlamak. Mesela toplumlar, tıpkı bireyler gibi kayıpların yasını tutmalıdır. Acıyı içselleştirip, yarasını sarmayı başarmalı. Biz Osmanlı’yı kaybettik, yasını tutmadık. Yası tutulsaydı bugün Türkiye farklı bir noktada olurdu. 

Narsist nedir hakkinda aciklamalar Narsist nedir konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:Narsist nedir, narsist kişilik bozukluğu nedir, narsist kelime anlamı, narsist kimdir, narsist anlami, narsist sözlük anlamı

 

 

Faydalı bilgiler Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 1
Perihan Savaş Kimdir?
Okunma: 1
Hayat dersleri
Okunma: 1
Zayıflatan Korseler
Okunma: 0
Elmalı havuçlu kek tarifi
Okunma: 0
Epizyotomi bakımı nasıl yapılır?
Okunma: 0
Dün dündür, bugün bugündür
Okunma: 0
Kartondan ev yapma
Okunma: 0
Şok nedir ?,Şok Belirtileri ve Şok tedavisi
Okunma: 0
Bebek emzirirken dikkat etmem gereken konular nelerdir?
Okunma: 0
Kelimelerin gücü
Resim
Regl önleyici ilaçlar
Regl önleyici ilaçlar

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!