Kadınlar
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Faydalı bilgiler

» Hayvansal içgüdüler

Hayvansal içgüdüler

2010-04-05 21:36:17 Kadinlaricin.net sitesinde Hayvansal içgüdüler baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Hayvansal içgüdüler ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Hayvansal içgüdüler

 

Amerikalı biyolog Susan Allport yeni kitabında hayvan dünyasındaki aşk hikayelerini, çeşitli türlerin yavruları ile olan ilişkilerini ve en önemlisi de hayvanlardaki annelik içgüdüsünü anlatıyor. Hayvanlar alemi, anneleri ve çocuklarıyla hayret uyandırıyor. Allport'un yeni kitabından bazı bölümleri aşağıda bulabilirsiniz.

İnekler yılda ortalama 1 yavruyla yetinirken martı 3, yılan 15, sinek 900, ringa balığı ise 30 bin yavru doğurabiliyor.

Bir çift fare 9 yıl içinde 2 milyon 197 bin yavruya ve toruna sahip oluyor. Hamile fare, kendinden daha iri bir erkek ile karşılaştığında içindeki cenini yok edene kadar eritiyor, daha sonra da herşeye baştan başlayarak yeni arkadaşından hamile kalıyor. Birlikte olurken erkeğin yumurtalarından bir kısmını daha sonra kendi kendine döllenmek üzere bir kenara ayırıyor.

Dişi bir fil 65-70 yaşına kadar çocuk sahibi olabiliyor.

Köstebeğin çiftleşmek için sadece bir günü var. Köstebek yavruları ilk doğduklarında 3 gram geliyorlar. Üç hafta içinde ağırlıkları 60 grama ulaşıyor.

Zürafa ayakta doğum yapıyor ve yavrular iki metre yükseklikten yere düşmek zorunda kalıyor. Doğarken ilk olarak ayakları dışarı çıkan yavru 1 metre 80 cm'lik boyu ile dünyanın en uzun yavrusu.

LYKLKMly

Dünyadaki en büyük yavru ise mavi balinanınki. Boyu sekiz metre, ağırlığı 3 ton. Yavru her gün bin litre süt içiyor ve 100 kilo büyüyor.

Grizzly ayısı 450 kg., yavrusu ise 450 gr. Grizzly ayısının boyu 1,5 metreyle 2 metre 40 cm arasında değişiyor, yavrusu ise 20 cm, yani açılmış bir elden daha küçük.

Yeni doğmuş bir koala yavrusunun boyu ise taze fasulye kadar.

Kedi yavruları ilk süt emdikleri memeyi sütten kesilene kadar bir başkası ile paylaşmıyor ve değiştirmiyor.

Bütün memeliler yavrularını sütle besliyor. Ama sütlerin içindeki maddelerin oranları değişiyor. Örneğin koyunun sütünün yüzde 80'i su, yüzde 9'u yağ, yüzde 5'i protein. Mavi balinanın sütünün ise yüzde 50'si su, yüzde 30'u yağ, yüzde 12'si ise protein.

Kangurular iki ayrı memeden çıkan iki ayrı süt üretiyorlar. Bunlardan biri kesenin içinde kalan ve daha hafif olan yavrunun beslenmesi için, diğeri de kesenin dışına çıkmış olan yavru için.

Dişi orangutan yavrusunu dört yaşına kadar emziriyor, yağmur suyu ile banyo yaptırıyor, dişleriyle tırnaklarını kesiyor. Yavru orangutan sekiz yaşına kadar annesiyle uyuyor. Dört yaşına kadar emzirilen şempanze yavruları da 12-13 yaşına kadar, cinsel açıdan olgunlaşana kadar, anneleriyle uyuyorlar.

LYKLKMly

Kunduz yavrusu doğduktan bir saat sonra bile tüylerini düzeltmeyi başarıyor. Ama set kurmak için ağaçları nasıl kesmesi gerektiğini iki yaşına kadar öğrenemiyor.

Vaşak yavrularını gezinti sırasında çalıların arasında kaybetmemek için kuyruğu havada yürüyor. Küçük vaşaklar bile 75 metre öteden bir fareyi, 300 metre öteden bir tavşanı, 400 metre öteden bir güvercini ve 500 metre öteden bir keçiyi farkedebiliyor.

Memeliler arasında yavruları ile ilgilenenlerin oranı yüzde beşi geçmiyor. Kuşlarda ise erkeklerin yüzde 90'ı yavruların bakımıyla ilgileniyorlar.

Maymunlar grup dışına çıkmamak için geceleri doğum yapıyorlar. Sancılar güneş batımından sonra ortaya çıkıyor. Sabaha kadar doğum gerçekleşmemişse sancılar kesiliyor ve tekrar güneş battıktan sonra başlıyor.

Aslan ailelerindeki av partilerinde önce büyükler daha sonra da küçükler avdan yemeye başlıyor.

Balinalar, yunuslar, dağ antilopları, bizonlar ve telli turna çocuklarını sürünün içindeki kuşlardan birine ya da ikisine emanet edip yiyecek aramaya çıkıyorlar.

Avustralya çalıkuşları (Malurus splendens) erkekler ve dişiler topluluğu oluşturuyorlar. Erkeklerin yüzde 65'i çocukların bulunduğu topluluklara dahil olamıyor.

Bazı kuşlar yumurtalarını diğer kuşların yuvasına bırakarak kuluçkaya yatma zahmetinden kurtuluyor. Bu kuş türleri yumurtalarını yuvadaki diğer yumurtalarla aynı renk ve büyüklükte yapıyorlar. Böylelikle yuvanın sahibi kendi yumurtalarıyla yabancı yumurtaları birbirinden ayıramıyor.

Deniz aslanının yavrularının yüzde 50'si kendi türlerinin erkekleri, bir kısmı da anneleri tarafından öldürülüyor. Ölümler daha çok çiftleşme aylarında görülüyor.

Geyikler yavrularını avcıların çok ya da yiyeceklerin az olduğu zamanlarda ölüme terkediyor.

Masallarda bebekleri getiren beyaz leylek, bazı martı çeşitleri, kutan kuşu kıtlık zamanlarında yavrularından biri dışında diğerlerini yiyor.

Boz ayının iki yavrusundan biri öldüğü takdirde ikinciyi de tekrar doğum yapabilmek için ölüme terk ediyor. Böylece önündeki iki yılı tek bir yavruya süt vermekle geçirmiyor.

Psikiyatri öğrencisi Gaulder, “İçgüdü”de saygın bir bilim adamı olan Etham Powell’in sırrını çözmeye çalışıyor.

İçgüdü Filmi
Filmin künyesi
İçgüdü (Instinct)
Yönetmen: Jon Turteltaub
Senaryo: Gerald Dipego
Oyuncular: Anthony Hopkins, Cuba Gooding Jr., Donald Sutherland, Maura Tierney.
UİP * * *

Bana göre haftanın önemli üç filminden biri olan “İçgüdü/Instinct” en iyisi. En büyük özelliği, başrollerinde Oscarlı iki oyuncunun oynaması. Bir tanesi, yılların tecrübeli aktörü, yaşlandıkça değeri artan, neredeyse gözleri kapalı oynayan Anthony Hopkins. Sinemayı bıraktı bırakacak, denen ama hâlâ yeni filmleri zevkle izlenen aktör, kendisiyle yapılan bir röportajında “Bu gidişle sonum galiba film setinde olacak” diyor.
İkincisine gelince, şansın daha önce de kapısını çaldığı genç bir aktör: Cuba Gooding Jr. “Bana parayı göster!” diye bağırarak Oscar heykelciğine kavuşmuştu. Jerry Maguire’de oynadığı Amerikan futbolcusu Rod, Gooding Jr.’a büyük şans getirdi.
Anthony Hopkins’in filmdeki adı Ethan Powell, uzun dağınık beyaz saçları var. Ruanda ormanlarında meydana gelen cinayet olaylarından suçlu bulunarak tutuklanan ihtiyar profesörü ABD’li yetkililer gelip alır ve hırlıyan köpeklerin olduğu bir kamyona bindirirler. Kamyondan indiklerinde azgın köpekler kuruya dönmüş durumdadır. Çok iyi eğitimli seçkin bir bilimadamı olan Powell’in hayatındaki bu esrar perdesinin kökeni yıllar öncesine kadar uzanır. Ruanda ormanlarında goriller arasında “doğal huzuru” bularak iki yıl boyunca ortadan kaybolan ancak gorillerin öldürülmesinden sonra da “hayvanlaşan” profesörün hayatı anlatılıyor filmde.

TİTİZ ARAŞTIRMA
Bir seneden beri insanlık dışı şartların hüküm sürdüğü bir hapishanenin ağır suçlar işlemiş tehlikeli mahkumlara ayrılan bölümünde tutulan Prof. Powell tek kelime konuşmayarak sessizliğe gömülmüştür. Powell’in hiçbir şekilde konuşmaması sebebiyle sır perdesini aralamak isteyen yetkililer, onunla ilgilenmesi için tutkulu bir psikiyatrist olan Theo Caulder’i (Cuba Gooding Jr.) görevlendirirler. Olayın geçmişini araştıran Caulder, saygın bir bilimadamı olan Powell’in dağ gorilleri konusunda araştırma yaparken kaybolmasını ve neden hapse kapatıldığını öğrenir. Kendisine kariyer fırsatı getirebilecek bir davanın cazibesine kapılan Caulder bu olay üzerine bir kitap yazabileceğini düşünerek davaya katılmayı kabul eder.
Caulder, ilk seanslarını Hormony Bay Hapishanesi’nin sorgulama odalarının birinde yapar. Güvenlik sistemlerine sahip olan bu hapishanedeki ilk seanslardan sonuç alamaz. Çünkü içine kapanık bir görüntü sergileyen Powell, hiç kimseyle tek kelime bile konuşmamaktadır. Powell’in sessizliği karşısında giderek öfkelenen Caulder, çareyi Powell’in kızı Lyn’nın yardımını istemekte bulur.

BAŞARILI FİLM
Yönetmen Jon Turteltaub’un, Daniel Quinn’in “Ishmael” adlı eserinden yola çıkarak gerçekleştirdiği film, aslında basit önermelerden yola çıkıyor. Tabiatın iyiliği, hayvanların saflığı, en önemlisi çocuklar ve aileye duyulan sevgi unutulmayacak sahnelerle sergileniyor. Örneğin, Ruandalı görevlilerin gorilleri öldürüldüğü, Powell’in hayvanat bahçesinde yıllar önce yakalanmasına yardımcı olduğu günlerde yüzleştiği sahneler yabana atılır gibi değil. Powell’i “çözmeye çalışan” hırslı psikiyatri öğrencisi Theo’yu canlandıran Gooding Jr., rolünün hakkını vermiş. “İçgüdü” ailece görülmeye değer bir film.

İçgüdü

RWANDA ormanlarında meydana gelen cinayet olaylarından suçlu bulunarak hapishaneye konulan tanınmış primatolog Ethan Powell'ın (Anthony Hopkins) beyninin derinliklerinde çok gizli bir sır vardır. Onu yakalayıp hapishaneye koyan kanun adamları, kökenlerinin çok derine indiği belli olan bu esrar perdesini bir türlü çözememişlerdir. Seçkin bir bilimadamı olan Powell'ın yaşamındaki bu esrar perdesinin kökeni yıllar öncesine kadar uzanır. Dağ gorilleri üzerine araştırmalar yapmak için Rwanda'ya giden Powell, ülkesine geri dönmeyip bu ülkede vahşi yaşamın içinde olmayı seçmiş, goriller de bu bilimadamını kendilerinden biri gibi kabul etmişlerdir.

Bir süredir hapishanede olan Powell, tek kelime konuşmayarak tam bir sessizliğe gömülmüştür. Esrar perdesini aralamak isteyen yetkililer, onunla ilgilenmesi için Theo Caulder (Cuba Gooding Jr.) adlı bir psikiyatristi görevlendirirler. Yönetmenliğini Jon Turteltaub'un üstlendiği İçgüdü'nün başrollerini Anthony Hopkins, Cuba Gooding Jr., Donald Sutherland, Maura Tierney ve George Dzundza paylaştılar.

Kazlar ve insan gerçeği niye farklı algılıyor

Kazlar yumurtaların içinde gelişmekte olan yavruların kabuğun iç yüzeyine yapışmamaları için günde birkaç kez bu işlemi tekrarlar. Kaz gagasıyla yumurtaları itip çekerken, yumurtalardan biri yuvarlanarak yuvadan dışarı çıkıyor. Durumu fark etmeyen kaz işini bitirip bir aylık kuluçka süresini tamamlamak üzere tekrar yerine yerleşiyor.

Tam o sırada yuvanın dışında kalan yumurtanın farkına varan hayvan, gördüğü şeyden emin olmak istercesine boynunu uzatarak bu nesneyi dikkatle inceliyor ve sonra yuvadan çıkıyor. Yumurtayı gagasıyla yavaşça kendine doğru çekip ayaklarının arasına yerleştiriyor ve dikkatli bir biçimde yuvarlayarak yuvaya geri getiriyor. Tekrar yerine yerleşip gagasıyla tüylerini düzeltmeye başlayan kaz fark edilir ölçüde rahatlıyor.

Sorunu çözdü mü?

Görünürde kaz ortada önemli bir sorun bulunduğunun farkına varmış ve bu sorunu çok basit bir biçimde çözmüştür. Oysa, davranışta aklın payı, büyük bir olasılıkla otomobilimizin cam sileceklerinin mekanik hareketlerindeki kadardır.

Yuvanın dışındaki yumurta, kaz için taşıdığı genleri en azından kendinden sonraki kuşak boyunca sürdürecek bir araç değildir; kuş yalnızca beyninin aramaya programlanmış olduğu bir dizi şekilsel uyarana tepki vermektedir.

Hayvanın bu tepkisi bizim düşünce olarak adlandırdığımız değil, yalnızca aldatıcı bir yanılsamadır.

Biliş, dış uyaranların algılanması ile başlar; bu da bir türden diğerine aşırı ölçüde değişir. Bazı durumlarda duyularla algılanan ham bilgi daha beyne giden yolda büyük ölçüde değişime uğrar.

Alışverişte temel içgüdü

Kuş ve arılarla benzerliğimiz, mantıksız kararlarımız veya pazarlamacıların taktikleri üzerine.

Ana caddelerde alışveriş yapan herkesin başından gelir. Söz gelimi, kendinize bir televizyon satın almaya niyetlenirsiniz. Hiçbir özelliği olmayan bir televizyonda karar kılar, daha pahalı olan geniş ekranlı televizyondan vazgeçtiğiniz için kendi kendinizi kutlarsınız. Derken, gözünüze yalnızca birkaç farklı özelliği olan özel tasarımlı çok pahalı üçüncü bir televizyon takılıverir. Bir anda, ilk iki televizyonun arasındaki fiyat farkı size büyükmüş gibi gelmez. Veee... gidip geniş ekranlı televizyonu satın alıverirsiniz!

Ay, benim de başıma böyle olay sık gelir diyorsanız, sakın kaygıya kapılmayın! Ne istediklerini bilmeyen yalnızca insanlar -veya siz!- değilsiniz. Araştırmalar artık kuşlarla arıların da yiyecek peşinde koşarkan buna benzer mantıksız kararlar verdiklerini ortaya koyuyor. Kuşlar, arılar ve insanlar, mal seçiminde çok basit bir karar alma sürecinden yararlanıyorlar!...

Ibrani Üniversitesi’nden Sharoni Shafir ile Ohio Eyalet Üniversitesi’nden Tom Waite ve Brian Smith bal arılarıyla Kanada Gri Kestanekargasının besin toplama alışkanlıklarını araştırdı.

Kuş ve arının ‘mantıksızlığı’

Arılara önce, biri kısa saplı ve az nektarlı, öteki uzun saplı ve bol nektarlı olmak üzere iki yapay çiçek verdiler. Arıların her iki çiçekten de bir lokma almak için harcadıkları emek hep aynıydı ve ikisi arasında bir tercih yapmıyorlardı.

Gelgelelim, önlerine ilk ikisinden çok daha az nektarı olan ancak sapı uzun üçüncü bir çiçek konduğunda durum değişti. Yem olarak konan üçüncü çiçeğin sapı uzun ise, arılar ilk iki çiçekten sapı uzun olana akın ettiler.

Elde edilen bu bulgular çevrecilerin işine yarayabilir. Örneğin, bir çiçek türü tozlaşma açısından ötekileri gölgede bırakıyorsa, biyologlar arıların ilgi göstermedikleri çiçeklere yönelmesi için üçüncü bir tür çiçeği yem olarak k kullanabilir. .

Bu bulgular pazarlama danışmanlarına da yeni satış yöntemleri geliştirmeleri için ışık tutabilir. Çok yaygın uygulanan bir taktik şudur: Tüketicileri etkileyip onları daha pahalı ürünlere yönlendirmek için kalburüstü mallar hemen tüketicilerin gözlerine sokulur. Satış uzmanları bu yöntemi içgüdüsel olarak yıllardır uygular. Stanford Üniversitesi pazarlama uzmanı Itamar Simonson şöyle diyor: ‘Insanların davranışlarının belli bir gerekçesi olduklarını sanıyorduk, ama bu çok daha temel bir şey olsa gerek’.

Pazarlamacı taktiklerine dikkat!

Hayvansal içgüdüler hakkinda aciklamalar Hayvansal içgüdüler konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:Hayvansal içgüdü,hayvansal içgüdüler

 

 

Faydalı bilgiler Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 13
Hamilelikte karın çatlakları
Okunma: 12
Bacak ağrısı Bacak ağrıları
Okunma: 11
Selülit kremleri
Okunma: 9
ilk gece korkusunu nasıl yenebilirim
Okunma: 5
Çeyiz Listesi
Okunma: 4
Cinsiyet belirleme yöntemleri
Okunma: 4
Kil maskesi
Okunma: 3
Stres Topu
Okunma: 3
Safra kesesi taşlarının bitkisel tedavisi
Okunma: 3
Gözaltı torbaları neden oluşur
Resim
Suyun Faydaları nelerdir
Suyun Faydaları nelerdir

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!