Her yıl saç modası hakkında yazılar yazarım ve diyorum ki bu yıl gerçekten saçlarda değişim var .. Renkler , topuzlar 2010′a yaklaşırken moda ve sanat adına belirgin izler bırakacak…
Kadın, kadın olduğunu anlamak için yüz yıllardır aynaya baktı ve her baktığında kendisinde yeniden yinelenme ihtiyacı duydu … Erkeğinin dikkatini çekmeyi her defasında başardı .. Biliyordu ki o hep taze bir meyve gibi canlı parlak ve ışıltılı olmalı..
Kadını kadın yapan tek aksesuarı saçlarından başlayan güzeliği bu yıl özel partiler düğünler aile toplantıları ve daha bir çok ortamda onları öne çıkarabilecek …
Sezonun en beğenilen saç renginin sırrını çözdüm diyerek 2010 yılına bu yazımla merhaba diyorum.. Bronz bakır.. Nasıl mı? Hayal edin şimdi.. Güneşten yanan cildizin üzerine bakır farınızdan sürdünüz… İşte bu makyaj tınılarını yeni yılın modası bronz kahve saç rengi ile süsleyebilirsiniz…
Dümdüz bir fön ve parlatıcı sürülerek düz maşa ile canlandırılmış bu renk canlı ve zinde bir görünümün anahtarı…
Bu saç rengi çılgın bir akım gibi ilerliyor.. Herkesi etkisi altına alıyor.. Hollywood yıldızlarının resimleri ile salonumuzu ziyaret eden müşteri sayımız gittikçe artıyor.. Bu arada kızıl yansımalardan uzak kalınacağını bir kez daha belirtmek isterim.. O başka bahara kaldı haberiniz olsun ve küllü kumral bebek sarıları ile harika sonuçlar ortaya çıkmaya devam ediyor…
Ben İlker Yavruturk, 2010 saç modasını nasıl belirlediğimi belirtmek isterim. Aslında bir çeşit komuoyu yoklaması yaparak bu sonuçları elde ediyorum .. İnanın modayı zaten sizler seçtiklerinizle belirliyorsunuz.. Örneğin bir film oynuyor herkes o film deki saçı konuşuyorsa buyurun moda akımı yani şimdiki adıyla trend belirlenmiş oluyor.. Bu sayede yani sayenizde bende neyin para getireceğini öğreniyorum… Tabii ki işimi severek yapmanın ödülü olarak memnun ve yanağıma öpücük konduran bayanların sayısı her gün artıyor…
Saç kesimi modası deyince aklıma platin saçın kısa ve önleri asimetrik olarak kesilmiş saçlar geliyor ben bu ara Rihanna’nın kısa saçına bayılıyorum.. Victoria Beckham akımı hala devam ediyor. Geçen gün 55 yaşlarında ince saçlı bir bayana kızının kararıyla kestim ve inanın 15 yaş gençleşti gözlerimle gördüm..
Ve en önemli kesim özelliği artık saç kesimlerinde teknikler konuşuluyor..
Sıcak makas ile incecik saçların uçları kalınlaşarak daha gür göründüğü gibi kafa yapısını daha yuvarlak gösterebilen açılarla kestiğim saçlar oldukça fazla ve dolgun bombelerle karşımızda durabiliyor… Alın yapısının ergonomisine uygun kahkuller kullanışlı ve yüzü yormuyor.. Tıpkı ortopedik ayakkabı gibi .. Yüzü ve kafatasını kavrayan bu yeni saç kesim tekniklerini uygularken bir heykeltıraş gibi en son rütüşlerimi kuru ve fönlü saç üzerinde uyguluyorum sonuç tabiki yıkandıktan sonra kolayca şekil alan saçlar oluyor…
Böylece zaten kariyer, çamaşır, bulaşık, ütü ve erkeğinizden dolayı kısıtlı zamanınızı bir de saatlerce saç şekillendirme ile uğraşarak değil keyifle hazırlanarak geçirmeniz sağlanmış oluyoruz….
Saçlarda Cher modası
Sinema ve müzik dünyasının ünlü sanatçısı Cher saçlarını düzleştirince Hollywood'un güzel yıldızları da onu taklit etmeye başladılar.
Cher, 1970'li yıllarda da saç modeliyle dünya kadınlarına öncülük etmişti. Ünlü yıldız bugün de saç modelinin moda olmasından memnun. Oysa kadınlar düz ve seyrek saçlı olmaktan çok korkarlardı. Şekle girmeyen üstelik zayıf görünüşlü saçlar kadınlara cazip gelmezdi. Saçları daha dolgun göstermek için çeşitli yöntemlere başvuruluyordu.
Bugün ise durum çok farklı. Kadınlar kıvırcık ve gür saçlarını dümdüz ve seyrek görünecek hale getirmeye çalışıyorlar. ‘‘Pırasa gibi’’ dediğimiz dümdüz saçlar, 1999 yılının saç modasını oluşturuyor.
Peki kıvırcık ya da dalgalı saçlara sahip olan kadınlar ne yapacaklar? Saçları düzleştirmek hiç de zor değil. Yeni modaya göre saçların sanki üç dört aydır hiç kuaför eli değmemiş gibi görünmesi gerekiyor. Saçların boyunun aynı olmamasına da özen gösteriliyor. Kulak üzerinde saçların bir bölümü kısa kesilecek. Yanlara doğru geldikçe saçların boyu uzun tutulacak ve ensedeki saçların boyları ise daha uzun olacak. Bir miktar şekillendirme jeli ve yumuşatıcı krem sürdükten sonra saçlarınızı havluyla biraz kurutun. Sonra saç kurutma makinesiyle düz fön çekin.
Saçlarda Cher modasını gençler de benimsemeye başladılar. Bu modanın ömrünün ne kadar olacağını şimdiden kestirmek güç. Ancak düz saç modasından kolay kolay vazgeçilmeyecek gibi görünüyor. Çünkü kadınlar, doğal görünmeyi sevmeye başladılar. Oyuncak bebekler gibi bukleli, kıvırcık saçlar artık ilgi çekmiyor.
Bu Sonbahar/Kış sezonunda geçen yıla göre büyük bir değişiklik göreceğiz gibi. Aklınıza hemen giysilerde dramatik bir değişiklik gelmesin. Podyumlarda giysilere dair yeni trendlere maya çalan tasarımlar görüldü, ama geçen yıla göre büyük farklılığı yaratan başka bir şey: Saçlar. Ve öyle görülüyor ki bunda Madonna'nın payı büyük. Madonna'nın son iki klibindeki saçlarını hatırlarsanız, tam da öyle saçlar görülüyor modellerde: Upuzun, dağınık, vahşi saçlar.
Geçen yıl saçlara damgasını vuran iki kişi vardı: Fifth Element filmindeki haliyle Milla Jovovich ve kaşsız manken Karen Elson. Hani kısa perçemli, kısa, küt saçlar. Ama bu yıl sonbahar koleksiyonları upuzun saçlarla sunuluyor. Bu değişikliğe nasıl ayak uydurulur bilinmez ama, bakımsız görünüş önerildiğine göre, saçlarını kestirmemiş olanların işi geçen yıla göre daha kolay olacak. Anlaşılan modacılar da kısadan uzuna geçişin zorluğunu dikkate almışlar ki, konu saçlara geldiğinde, ‘‘Kesin kurallar yok, her renk, her boy saç var’’ diye dile getiriyorlar yeni trendi.
Saç konusunun iki yıldır, eskiye göre bir farklılığı var. Eskiden saçlar, moda tasarımcılarından biraz daha bağımsız olarak ‘‘şekil alırdı’’. Oysa şimdilerde saç modeli, giysi tasarımının bir parçası. Genel çizgilere paralel veya temaya uygun. Tıpkı makyaj gibi. Saç ve makyaj, giysinin devamı, vurgusu ya da kimi zaman giysinin önüne geçen bir aksesuvar gibi.
Ünlü saç stilisti diyor ki
Sam McKnight 20 yıldır kuaförlük işinin içinde ve saçta tasarımcılardan sonra dünyanın en popüler ‘‘stilisti’’ olarak o geliyor. McKnight, saçın renginin, kesiminin hatta gölgelerinin bile artık kişisel mesele olduğunu savunuyor.
McKnight geleneksel kuaförlerden çok farklı bir bakış açısına sahip. Saçta özgürlüğü savunuyor. Kadınları bu konuda serbest bırakıyor. Bunun bir kuralı olmadığının altını çiziyor ve tamamen bireysel birşey olduğunu özellikle vurguluyor. Yani düz simsiyah bir saç istenirse kısacık ve sapsarı boyanabilir McKnight'a göre.
Sonbahar/Kış 98 modelleri yeni bir özgürlük akımının üzerine kurulmuş: Kısa, uzun, küt, upuzun farketmez biraz dağınık veya tam tersi çok fazla taranmış; kat kat kesilmiş; siyah, kestane rengi, kızıl veya sarıya boyanmış.
Öte yandan Karen Elson'un kısacık saçları da oldukça ses getiriyor. McKnight'ın imzasını attığı bir konu da saç bakımı. Mineraller, vitaminler ve çeşitli elementlerle formüle edilmiş saç bakım kremlerinin yanında arı polenlerinden elde edilmiş bir gecelik saç maskeleri de saç üzerinde mükemmel sonuçlar veriyor.
‘‘Bu ürünleri kullanmaya başladığınızda saça jöle de sürseniz saç çok doğal görünüyor’’ diyor McKnight: ‘‘İyi bir kesim ve güçlü bir renk saça yaşam verir.’’
McKnight saçı dağınık göstermenin dümdüz arkaya taramaktan çok daha zor olduğunu söyleyerek hanımları uyarıyor. Kolay gibi gözükse de McKnight bu işi evde yapılmamasını salık veriyor.
İşte sezonun gözde saçı. Uzun, dağınık ve vahşi. İlk bakışta kolay bir saç gibi görünse de kuaförler ‘‘dağınık’’ görünüm elde etmenin taranmış, yapılmış saçlara göre daha zor olduğunu vurguluyor.
Saç, artık moda tasarımcılarının çok önem verdikleri bir ‘‘sanat nesnesi’’. Yarattıkları modellerde, son sözü bile söylüyor. İşte bir örnek: Giysinin modeli, saçla tamamlanmış. Saçın yalnızca taranış biçimi, yani modeli değil, rengi de giysinin tasarımına katkıda bulunuyor.



