Kadınlar
     
Kategoriler
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuklar
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlara Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Pratik Bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Kadınlar hakkında

» Türkiyede Kadın Hareketi

 

Türkiyede Kadın Hareketi

Kadinlaricin.net sitesinde Türkiyede Kadın Hareketi baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Türkiyede Kadın Hareketi ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Türkiyede Kadın Hareketi ,resim ,resimleri

 

Kadın Kütüphanesi'nin 2000 Ajandası, Türkiye'de kadın hareketinin 100 yılını konu alıyor.

2000, pek çok açıdan önemli bir tarih. Ancak Türkiye'nin ilk ve tek Kadın Eserleri Kütüphanesi için ayrı bir önemi var. Çünkü Kütüphane, 14 Nisan 2000'de 10. yaşını kutlayacak.

Kuruluşundan bu yana her yıl, Kadın Ressamlardan Bir Kesit, Kadın Heykeltıraşlar, İstanbul ve Kadın gibi kadın temalı, şık ajandalar yayımlayan Kütüphane'nin 2000 ajandasının konusu ‘‘Türkiye'de Kadın Hareketinin Yüzyılı.’’ Ajandanın her haftasında, 1900'den bugüne, kronolojik bir sıra içinde, farklı bir konu işleniyor ve tarihi fotoğraflara, orijinal belgelere yer veriliyor. Yani ajanda, yoğun bir emeğin ürünü, saklanacak bir belge-kitap, aynı zamanda.

Meryem Turan, Hülya Gülbahar, İmren Sipahi, Serpil Çakır ve Aslı Davaz Mardin'in imzasını taşıyan ajanda, ‘‘geride bıraktığımız yüzyılın kadınlar tarafından, kadınlar için yaratılan tarihine, bu tarihi yaratan kadınların emeğine, kadın mücadelesine ajanda sınırları içinde de olsa bir göz atmayı’’ amaçlıyor.

KADIN TARİHİ NEDEN ZOR

Toplam 280 sayfa olan ajandanın sonunda 50 sayfalık bir kronoloji yeralıyor. Bu bölümde, 1850'lerden bugüne kadar gerçekleşen kadın eylemleri, kadınların kurduğu dernekler, kadın dergileri, kitapları, kadınları ilgilendiren tüm yasa maddeleri, önemli basın açıklamaları yeralıyor.

Ajandayı yaratanlar, kronolojiyi hazırlarken oldukça zorluk çektiklerini anlatıyor; bunu anlamak ise hiç zor değil! Çünkü, ‘‘Erkekler geçmişi öncelikle (ve genellikle sadece) yer, tarih ve olay olarak; biz kadınlar ise genellikle bir duygu, bir izlenim olarak hatırlamıyor muyuz? Erkekler yaşadıkları olayları belgeleyip bütün bir tarihe maletmekle uğraşırken, biz sadece kendimize saklamak ya da yakın çevremize aktarmakla yetinmiyor muyuz? Onlar tarihi yapmak ve yazmak, bizler tarihin edilgen bir izleyicisi ya da nesnesi olmak üzere yetiştirilmiyor muyuz?

‘‘Oysa bu ikileme mahkum değiliz. Kişisel tanıklıklarımızı, duygularımızı, düşüncelerimizi kayda geçirebiliriz. Yaşadığımız deneyimleri, küçük-büyük, önemli-önemsiz ayrımı gözetmeden not edebiliriz.’’

İşte bu yüzden son bölümdeki iki sayfa, altındaki makas işaretiyle boş bırakılmış. Ajandayı alan kadınların, o bölümü 'kendi tarihleriyle' doldurup, kütüphaneye göndermeleri için!

YÜZYILDAN KESİTLER

Ve ajandanın sayfalarını karıştırıyoruz:

Bir sayfada, Beyaz Konferanslar ışıldıyor; yıl 1911. 300 kadın, defalarca İstanbul'da bir konakta toplanıyor. Konağın salonu, kadınların karşı karşıya kaldıkları sorunlar, nedenleri, çarelerinin konuşulduğu bu konferanslar için duvarlardan iskemlelere, perde, döşeme ve tavana kadar beyaz döşenmiş.

Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri Kadın Dergileri ajandadaki haklı yerlerini alıyorlar: Terakki-i Muhadarat, Şüküfezar, Hanımlara Mahsus Gazete, Mehasin, Demet, Kadın, Kadınlar Dünyası, Hanımlar Alemi, Seyyale, İnci, Firuze, Süs, Hanımeli, Moda Albümü, Ana, Türk Kadını bunlardan bazıları...

SAVAŞTA VE SANAYİDE

Kadınlar Kurtuluş Savaşı'nda, çoğu tarih kitaplarında yazıldığı gibi, sadece bomba taşıyıp, yara sarıp, yemek yapmadılar. Milli Kongre'nin kurucusu 50'den fazla örgüt arasında 10'u aşkın kadın örgütü vardı. Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti'nin birçok şubesi açılmıştı. Başta, milli mücadelede onbaşı rütbesi alan Halide Edip olmak üzere, mitinglerde en etkili konuşmaları kadınlar yaptılar. Pek çok kadın çarpışmalara katıldı. Bunlardan biri de Erzurumlu Kara Fatma ve silah arkadaşlarıydı.

Kadınların sanayiye girişlerine ilişkin ilk veriler 1913-15 sanayi sayımlarına dayanıyor. 1913'te sanayide çalışanların yüzde 20'si, 1915'te yüzde 30'u kadındı. Kadınlar aynı zamanda grevlerde de ön saflardaydı. Kadınlara doğum öncesi ve sonrasında sekiz haftalık izin verilmesi, işyerlerinde emzikhaneler açılması kararları, 17 Şubat 1923 İzmir 1. İktisat Kongresi'nde kararlaştırıldı.

PARLAMENTOYA GİRİŞ

Kadınlar Halk Fırkası 15 Haziran 1923'te kuruldu. Başkanı Nezihe Muhittin'di. Ancak kadınların henüz seçme ve seçilme hakkı yoktu! Bu yüzden parti kuruluş aşamasında kaldı ama kadınlar amaçları doğrultusunda Türk Kadınlar Birliği'ni kurdular. Seçme seçilme hakkı, onların 1924'ten itibaren sürdürdükleri çalışmalar sonucunda alındı.

‘İLK' KADINLAR

Eğitimci Belkıs Şevket, İslam dünyasında ilk kez uçak kullanan (1913) ve fotoğrafı yayımlanan kadın.

Fatma Aliye (1862-1936), hakkında monografi yazılan ilk kadın yazar.

Şair Nigar Hanım (1856-1918), kadın salonlarının ilk uygulayıcısı. İlk edebiyat salonunun sahibi.

Yaşar Nezihe Hanım, toplumsal sorunları şiirilerine konu eden ilk kadın şair.

Türkiye'de ilk 8 Mart kutlamasını düzenleyenler, Cemile Nuşirvanova, Rahime Selimova ve Naciye Hanım. Yıl 1921.

Saadet, Suat ve Fosforlu Cevriye

‘‘Cevriye onu tanımadığı için sevemediği anasının, hayali kalbinde ölmemiş olan, geldiyse kendisinin tanımadığı kardeşlerinin, hiçbir zaman bir genç kız olmadığı için karşısına çıkmamış bulunan nişanlısının, kendisine hiç de kısmet olmayacak kocasının yerine sevmişti. Onu hepsi için ve hepsi kadar sevmişti.’’ Bu satırların yazarı, 1905'te İstanbul'da doğan, 1935'te Kadın Varlığı derneğinin kurulması çalışmalarına katılan, aynı yıl Serbest Cumhuriyet Fırkası'ndan yerel seçimlerde aday olan, 1941'de Yeni Edebiyat Dergisi'ni çıkaran Suat Derviş (Saadet Baraner). Kapatılan Yeni Edebiyat Dergisi nedeniyle tutuklanan ve Babıali imzasına kapanan Derviş, takma isimlerle yazılar yazar. 1953'te eşinin tutuklanmasından sonra on yıl Avrupa'da yaşasa da, 1970'te Türkiye Devrimci Kadınlar Derneği'ni kurar. Romanları çeşitli dillere çevrilir ama, en önemli romanlarından biri olan Fosforlu Cevriye, Türkiye'de ancak 1968'de geniş okuyucu kitlesine ulaşır. Neredeyse yazarından daha ünlü olan Fosforlu, Türk Sineması'nda Neriman Köksal'la anılır.

İKİNCİ FEMİNİST DALGA

Ve daha yakın geleceğe geliyoruz: Edebiyatta kadın, toplumsal eylemlerde kadın ve 1980'lerde kadınlar... Yazko Konferansları, Kadın Çevresi - Feminist Dergisi, Dayağa Karşı Dayanışma Yürüyüşü; Bağır Herkes Duysun, Ayrımcılığa Karşı Kadın Derneği, Kariye Şenliği Geçici Kadın Müzesi, Sosyalist Feminist Kaktüs Dergisi...

Yıl 1989. Kadınlar, ‘‘Bedenimiz bizimdir, cinsel tacize hayır’’ diyorlar ve Mor İğne Kampanyası başlıyor. Yollarda mor iğneler dağıtılıyor, tacizde bulunan erkeklere batırılması için!

İffetli Kadın Vesikası çıkarılıyor. Fuhuş yapan kadınlara tecavüzde ceza indirimi getiren TCK.'nın 438. maddesine karşı, yoğun bir kampanya başlatılıyor. 438 bu mücadelenin sonunda tarihin tozlu dehlizlerine gönderiliyor.

1980'lerden itibaren 100'ün üzerinde kadın dergisi çıkıyor. Bunlar arasında farklı sesler ve farklı dergiler de var: Kadınlara Mahsus Gazete Pazartesi, Çağdaş Kadın, Emekçi Kadınlar Bülteni, Sosyalist Kadın, Uçan Haber, Dolaşan Mavi Çorap, Bihter, Mektup, Gacı...

Aile içi şiddete karşı kadın sığınakları kurulmaya başlanıyor. Bu konuda başı Mor Çatı Vakfı çekiyor.

Kadın Eserleri Kütüphanesi Türkiye'nin ilk ve tek kadın kütüphanesi olarak kuruluyor. Kadın Araştırma Merkezleri doğuyor.

Medeni olmadığı açıkça belli olan Medeni Kanun değişikliği için meclise 100 bin imza sunuluyor.

Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği KA-DER kuruluyor.

Sivil toplumun ünlüleri

Kimi hayvan haklarına, kimi kadın haklarına, kimi de silahsızlanmaya karşı mücadele içindeler. İşte Türkiye'nin sivil toplum ünlüleri...

2000'in trendi duyarlı olmak... Neye karşı olursa olsun. Ağaçlara, böceklere, AIDS'e, kimsesiz çocuklara karşı koruma içgüdüsüyle davranarak, hayatlarını renklendiren isimlerden bahsediyoruz. Aralarında iş adamları var, sanatçılar var, mankenler var. Ama hepsinin ortak özelliği, kendi iş alanlarının dışında, hayatlarını bir takım ciddi sorunlara adamaları... Onlar özel hayatlarında başkalarının hobi olarak adlandırdıkları uğraşları, büyük bir ciddiyetle ele alıyorlar. Bütün boş zamanlarını da bu uğraşlara adıyorlar. Kimisi bunu başına gelen bir felaket sonucu yapıyor, kimisi de tamamen duyarlı olmak adına. İşte örnekleriyle ülkemizin duyarlı isimleri ve uğraşları...

Silahlara karşı mücadele

Nazire Dedeman, yıllar önce oğlu Umut'u bir arkadaşının silahından çıkan kurşunla kaybetmişti. Bu acı olay, Dedeman ailesine çok pahalıya patladıysa da, onlar köşelerine çekilmek yerine yararlı olmayı tercih ettiler. Nazire Dedeman, silahsızlanmaya karşı çalışmalar yapmak üzere Umut Vakfı'nı kurdu. Şimdi bu vakıf aracılığıyla kaza sonucu çıkan kurşunlarla, gençlerin ölmesine engel olmak için uğraşıyor.

AIDS'le savaşma görevi

Bir dönemin ünlü şarkıcısı Serpil Barlas, senelerini AIDS'in memleketi Amerika'da geçirdikten sonra Türkiye'ye döndü. Döndüğünde, bu konuda bir girişim başlatma fikrine kapıldı. Ve son beş senedir de hiç bıkmadan AIDS'le mücadele konulu toplantılar düzenliyor, televizyon programlarında insanları dikkatli olmaları için uyarıyor. Barlas, adeta kendini AIDS'le savaşmaya adamış durumda. AIDS hastalarının yanı başında her daim onu görmek mümkün...

Son günlerin en moda akımı

Leman Sam tam bir hayvansever. Son zamanlarda moda olan hayvan haklarını koruma furyasında başı çekmesi, daha önce bu konuyla ilgilenmediği anlamına gelmesin. Sam, yıllardır hayvan haklarını korumak alanında çalışmalar yapıyor. Televizyonlarda ve sahneye çıktığı yerlerde muhakkak hayvanlara karşı duyarlı olmak konusunda bir iki çift laf ediyor. Onun gibi hayvan haklarını savunanlar arasında; Müzeyyen Senar ve Harun Kolçak da başı çekiyor.

Doğal hayatı koruma olayı

Doğal hayatı korumak için ağaç dikme çalışmaları, birkaç yıl öncesine dayanıyor. Özellikle ülkemizde çıkan orman yangınlarının fazlalaşmasıyla öne çıkan bu konu, Neşe Erberk Ajans tarafından da ele alındı. Gerçekten de, doğal hayata karşı son derece duyarlı olan Neşe Erberk, ajansında görev yapan bütün mankenlerini toplayıp ağaç dikmeye gitti. Şimdi de düzenli olarak bu ağaçları kontrol ettiriyor. Ayrıca özel olarak birçok konuşmasında da doğal hayatı koruma kavramına değiniyor...

Çocukların koruyucu meleği

Ünlü sanatçı Nilüfer, çocuk sahibi olmamasına karşın, birçok çocuğa bakıyor ve onların yaşamını kolaylaştırıyor. UNİCEF'in de Türkiye'deki elçisi konumuna gelen Nilüfer, her sene çocuklar yararına özel konserler veriyor, bağışlar topluyor. Bu bağışları da her yıl yardıma muhtaç çocuklara elleriyle dağıtıyor. Tabii Nilüfer sadece Türkiye'deki kimsesiz çocuklara değil, dünya çapında UNİCEF'in etkili olduğu ülkelere de yardım ediyor.

Göğüs kanseriyle savaş

Sağlığa ve estetik güzelliğe her zaman büyük önem vermesiyle tanınan Nükhet Duru, son zamanlarda kadınların korkulu rüyası olan meme kanserine savaş açtı. Bir dönem sahibi olduğu estetik merkezinde çalışmalarını sürdüren Duru, artık tek başına bir nefer oldu... Nerede olursa olsun kadınları meme kanserine karşı uyarıyor ve erken teşhis için düzenli kontrole gitmelerini öneriyor. Ünlü sanatçı bu tutumuyla, özellikle büyük şehirlerdeki kadınlarını değil, kırsal kesimde yaşayanların bu hastalığa karşı uyarılması gerektiğine inanıyor ve bu yönde gerçekleşen çalışmaları destekliyor.

Sigarayı bırakmanın öncüsü

Füsun Önal, sigarayı bırakma konusunda gerçekten bir savaşçı halinde... Bir zamanlar sıkı bir tiryaki olan Önal, tamamen kendi azmi sayesinde bıraktığı sigarayı, çevresindeki herkese de bıraktırmaya çalışıyor. Bu konuda televizyonlarda da konuk olduğu tüm programlarda konuşan sanatçının verdiği bu destek Sigarayı Bırakanlar Vakfı tarafından da ödüllendirildi. Şimdilerde, Füsun Önal sigara karşıtı tüm kampanyaların sözcüsü konumuna gelmiş durumda...

Lösemiye karşı destek

Emrah, artık büyüdü ve duyarlı bir sanatçı oldu. Özellikle lösemili çocuklar yararına çalışmalar yapan Emrah, ‘Bizim Çocuklarımız’ adlı bir de şarkı hazırlamıştı. Şarkının klibinde de lösemili çocuklar yer almıştı. Emrah şimdi her ay düzenli olarak hastaneleri ve çocuk yuvalarını ziyaret ediyor. Hediyeler dağıtan, ihtiyaçlarını gidermeye çalışan sanatçı, onlar için yeni şarkılar hazırlıyor.

Kadın haklarına duyarlılık

Senelerdir ‘‘feminist’’ diye adlandırılan ve bu konuda ortaya konan polemiklere girmekten de kaçınmayan Duygu Asena, kadın haklarının belki de en ateşli savunucusudur. Özellikle kadınların kendi benliklerini bulmaları ve birey olarak yeterliliklerini kanıtlamaları açısından çalışmalar yapan Asena, bu konunun son derece duyarlılık gerektirdiğini de her daim belirtiyor... Asena’nın kitapları Türkiye de olduğu kadar dünyada da bu yüzden yoğun ilgi görmektedir.

İlk 9 a girenler

l Nazire Dedeman - Silahsızlanmaya karşı savaş açtı. l Serpil Barlas - Hayatını AIDS'le mücadeleye adadı. l Leman Sam - Yıllardır hayvan haklarını koruma çalışmaları yapıyor. l Neşe Erberk - Ajansını ağaçlandırma için seferber etti. l Nilüfer - Kimsesiz çocuklar ve UNİCEF yararına konserler veriyor. l Emrah - Lösemili çocuklar için şarkı yaptı. l Nükhet Duru - Ülke çapında kadınları meme kanserine karşı bilinçlendiriyor. l Füsun Önal - Sigara bırakma seminerleri düzenliyor, konuyla ilgili düzenlenen tüm toplantılara katılıyor. l Duygu Asena - Gazeteci-yazar Asena, yıllardır kadın haklarının en ateşli savunucusu halinde.

Hayvansever kadınlar
Feminizmin ülkemizde yeni yeni duyulmaya başladığı günlerde toplumda abuk bir kanı vardı;

‘‘Çirkin, geçkin, bakımsız, talibi olmayan kadınlar feminist olur.’’

Hálá da aynı fikirde olanlar var ancak pek sesleri çıkmıyor son zamanlarda. Belki feministlerin de pek sesi çıkmadığındandır.

Şimdi de hayvansever kadınlar için aynı abuk kanı var. Hatta biraz daha katkılı.

‘‘Hayvansever kadınlar çirkin, geçkin, bakımsız, şirret, insanlarla iletişim kuramayan, marazi tiplerdir.’’

Bu kanı yüzünden ne zaman bir araya gelip bir iş kotarmaya kalksalar karşılarında doğru dürüst muhatap bulamıyorlar. Kimse ‘‘Nedir bunların derdi?’’ diye dinleme zahmetine katlanmıyor.

Ama eminim ‘‘Mankenler topluluğu geldi’’ dense bütün yetkililer, hatta yetkisizler ‘‘Emriniz olur’’ diye koşarlar.

Sırf bu değil tabii...

Şu da var:

Hayvanseverlerin işinin düştüğü yerlerde, misal belediyelerde, başkanlar dahil hayvan seven birine rastlamak çok zor. Çünkü çalışanların çoğu köy kökenli. Yani hayvana aşina olanlar. Bir çelişki var değil mi?

O zaman naçizane tespitimi bildireyim:

Hayvanla haşır neşir büyüyen insanlar hayvan sevmiyorlar. Alışkanlık bıkkınlık yaratıyor herhalde.

Mesela bizim sokağın köpeği Rex'i herkes seviyor, bir tek kapıcılar tekmeliyor gelip geçerken.

Bu durumda ne yapsın hayvanseverler, seslerini ancak protestolarla, cam çerçeve indirerek, zaman zaman da adam döverek duyurabiliyorlar.

Onlar hırçınlaştıkça kapılar kapanıyor, kapılar kapandıkça onlar hırçınlaşıyorlar. Bu kısır döngü içerisinde, olan hayvanlara oluyor.

* * *

Bir başka hayvansever grubu daha var.

Aslında onlara ‘‘hayvansever’’ değil, ‘‘Kendihayvanınısever’’ demek daha doğru.

Bu gruba mensup kadınların, eşlerinin nüfuzu sayesinde sokak hayvanlarına çok faydası dokunabilir.

Ama ne zaman?

Bütün sokak kedi ve köpekleri ‘‘cins’’ olduğu zaman.

Umudunuz kırılmasın, yakında bu da gerçekleşir. Zira bu hanımefendilerin bazıları yaka iğnesi gibi göğüslerinde taşıdıkları cins kedi yavrularını yetişkin olunca sokağa atıveriyorlar. Yaşlanan köpeğini atanları da duydum.

Anlayacağınız,

Sloganları ‘‘Çantalar Prada, kediler Himalaya’’ olan bu kesimden şimdilik fayda yok.

Erkeklere gelince...

Dikkat ettim, bir tek güreş tutabildikleri büyük köpekleri seviyorlar.

Kaniş gezdiren erkek gördünüz mü hiç?

Penisleri gibi köpekleri de büyük olacak illa.

Hele öyle sokak kedisi sevmek falan kadın işi.

Yani sevgili hayvanlar,

Bizden size hayır yok.

En çok üçümüz beşimiz ara sıra önünüze bir parça yemek artığı koyarız, karnınızı doyurursunuz. Hepsi bu.

Ama buna da şükredin. Film çekimine gidip dönmeyenleriniz de var.

. Türkiyede Kadın Hareketi hakkinda aciklamalar Türkiyede Kadın Hareketi konusunda bilgiler

 

Kadınlar hakkında Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 3
2011 Erkek saç modelleri
Okunma: 3
Çeyiz Listesi
Okunma: 2
Davulcu Manileri
Okunma: 2
Kanser aşısı
Okunma: 2
Brunch Mekanları Brunch Nedir
Okunma: 2
Erkeksiz çocuk doğurma
Okunma: 2
Kırmızı biberin faydaları
Okunma: 2
Ülser Tedavisi
Okunma: 2
Cinsellik ve Cinsellikle ilgili bilgiler
Okunma: 2
Cinsel uyarıcılar Cinsel Sağlık Ürünleri
Resim
Cartier parfümleri Cartier parfüm
Cartier parfümleri Cartier parfüm

 |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv Sigorta Kadınlar İçin Blog