|
Zengin Kadınlar
2009-11-27 23:45:31 Kadinlaricin.net sitesinde Zengin Kadınlar baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Zengin Kadınlar ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Zengin kadınlar
Genellikle iş dünyasında ya aile bağları sayesinde ya da devlet kademelerinde yükselen kadınlar özellikle “yeni ekonomi” olarak adlandırılan internet ve bilişim dünyasının 10 yıl öncesine kadar ismi bile olmayan şirketlerin yükselişe geçmesi onların da yıldızının parlamasına yol açtı. Ekonomi dergisi Fortune son sayısında dünyanın en büyük şirketlerinin başındaki işkadınlarını belirledi. Derginin Asya’nın en güçlü işkadını seçtiği 46 yaşındaki Mari Matsunaga Japonya’nın ve dünyanın en büyük cep telefonu firması olan İ-mode’nin Web tasarımcısı. Müşterilerin cep telefonları aracılığıyla internete bağlanarak e-maillerine bakmasına, oyun oynamasına veya en yakın restorantlara göz atmasına yarayan Matsunaga’nın tasarladığı program, Walkman’den sonra en büyük başarı kazanan bir sektörün oluşmasına yol açtı. 1999’un Şubat’ında faaliyete geçen programdan şu an dünya genelinde 17 milyon kişi yararlanırken Matsunaga’nın tek kelime İngilizce bilmediği ifade ediliyor. Avrupa’nın bir numaralı iş kadını ise kıtanın en büyük yayıncılık devlerinden Pearson’ın Genel Müdürü 53 yaşındaki Marjorie Scardino. Scardino verdiği kararla İngiltere’de yayınlanan ve dünyanın en prestijli ekonomi gazetelerinden Financial Times’ı ABD’de çıkmasını sağlayarak gazetenin tirajını yaklaşık 400 bine ulaştırdı. Avrupa’nın iki numaralı iş kadını ise Yahoo’nun Avrupa sorumlusu 33 yaşındaki Fabiola Arredondo. Göreve geldiğinde Arredondo’dan istenen Yahoo Avrupa’nın dokuz ülkeye yayılan ağını kârlı hale getirmekti. Arredondo geçen yıl Yahoo Avrupa’nın 7.3 milyon dolar kar yapmasında büyük rol oynadı.
En zengin kadın
Amerikan ekonomi dergisi Forbes tarafından dünyanın en zengin çalışan kadını, Fidelity Yatırım’ın sahibi Edward Johnson’ın kızı Abigail Johnson seçildi. 38 yaşında, evli ve iki çocuk sahibi olan Johnson’ın servetinin 7.4 milyar dolar olduğu belirtilirken, şirketin araştırma departmanının başına geçtiği öğrenildi. Forbes’in son sayısında yer alan inceleme, dünyada senelik geliri 1 milyar doları aşan 12 kadın olduğunu gösteriyor. Aristokrat olmayıp burjuva kökenli olan bu bayanların, servetlerinin kaynağı ise ya babaları, ya kocaları, ya da her ikisi birden...
Dünya şekerleme kraliçesi Zengin hanımlar listesinde dünya şekerleme kraliçesi Amerikalı Jacqueline Badger Mars, Hong Kong’lu gayrimenkul devi Nina Wan, İsrail’in en büyük bankasının sahibi Shari Arison Dorsman, Arjantin’in çimento kraliçesi Amalia Lacroze de Fortabat, Brezilya’nın en zenginlerinden Dirce Navarro Camargo, Arjantinli medya devi Grupo Clarin’in mirasçısı Ernestina Herrera de Noble, Avrupa’nın en büyük perakende zinciri İsveçli Hennes-Mauritz’in sahibi Tham Liselott, Meksika’nın bira devi Grupo Modelo’nun sahibi Maria Asuncion Aramburuzabala ve kız kardeşi ile beraber İspanya’nın dev moda şirketini yöneten Alicia Koplowitz bulunuyor.
Kitap yazdı, zengin oldu
MI5'ın eski yöneticilerinden Stella Rimington'ın İngiliz istihbaratının tepesinde geçirdiği yılları anlattığı kitabın yayınlanıp yayınlanmayacağı konusundaki tartışmalar sürerken, hükümetin kitabın yayınlanmasına izin vereceği belirtildi. The Daily Telegraph gazetesi Rimington'ın ''A Life of Surprises'' adlı kitabının yayınlanması izninin gizli serviste yaşanan bütün tartışmalar ve yükselen itirazlara rağmen verilmesinin MI5 ve MI6'in yanı sıra gizli kodların çözüldüğü merkez olan GCHQ'da da kızgınlığa yolaçtığını kaydetti. Buralarda çalışan personelin kendilerini ''aldatılmış'' hissettiklerine dikkati çeken Telegraph, MI5'ın direktörlüğünü yapmış olan kadın ajan Rimington'ın kitabının dikkatle sansür edildiğini de iddia etti. Kraliyet'ten kendisine verilmiş bir tür kadınlara mahsus şovalyelik ünvanının da sahibi olan Rimington ise, kitabında gizli servis sırları değil, bir gizli servis üyesinin özel yaşamının güçlüklerinin yer aldığını anlattığını belirterek, eleştirileri haksız olduğunu savunuyor. İstihbarat çevreleri ise Rimington'ın gizli servisin içindeki yaşamı ifşa etmek için ille de spesifik olayları yazması gerekmediğini, anılarında yer verdiği her küçük olay ve duygunun, MI5 ve MI6'in operasyon mantığı ve düşünce sistemini ele vereceğini belirterek tepkilerini ortaya koyuyor.
Dünyada en çok kazanan yöneticiler
Businessweek Dergisi, son sayısında dünyanın en zengin profesyonel yöneticilerini açıkladı. Maaşlarının yanısıra, şirket hisselerinin değer artışı ve prim gelirleriyle birlikte milyarlarca dolar kazanan profesyoneller arasında yıllık kazancı 230 milyon dolara (57.5 trilyon lira) ulaşan Travellers Grubu Başkanı Sanford Weill ilk sırada bulunuyor.
Dünyanın en tanınmış ve en çok kazanan şirketlerinin tepe yöneticileri de şirketleri kadar çok kazanıyor. Travellers Grup, CocaCola, Amerikan sağlık firması Healthsouth'un tepe yöneticileri, maaş ve şirkete kazandırdıkları gelir üzerinden yıl sonunda aldıkları ek primler yanında, şirket hisselerinin borsada gördüğü işlem üzerinden de büyük paralar kazanıyorlar.
Tanınmış şirketler, maaş ve ek primler yönünden tepe yöneticilerine bonkör davranırken, onların asıl kazançları ise borsadan geliyor. Borsada kazançlarını katlayan yöneticiler büyük bir servetin sahibi olurken, hemen hepsi ‘‘Maaş ve ek primler hiç birşey asıl kazanç borsada’’ görüşünü savunuyorlar. Dünyanın ünlü yöneticilerinin borsadan elde ettikleri kazançla birlikte yıllık gelirleri 230 milyon dolarla 49 milyon dolar arasında değişiyor. Ancak bu uygulama Amerika'da birçok kesim tarafından haksız rekabete yol açtığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Business Week Dergisi'nin yaptığı araştırmada en çok kazanan 10 yönetici arasında ilk sırayı, Travellers Grubu'nun Başkanı Sanford Weill alıyor. 1997 yılında maaş ve ek primleri toplamı 7.4 milyon dolar olan Weill'in borsadan elde ettiği gelirle toplam kazancı 230.4 (57.5 trilyon lira) milyon dolara ulaşıyor.
İkinci sırada ise Coca Cola'nın tepe yöneticisi Roberto Goizueta yer alıyor. Gouizueta'nın 1997 yılı toplam maaş ve ek primlerinin tutarı yaklaşık 4 milyon dolarken, borsada elde ettiği kazanç 104 milyon dolara ulaşıyor.
En çok kazanan yönetiler arasında üçüncü sırada Healthsouth'un yöneticisi Richard Scrushy geliyor. Borsadaki toplam kazancı 106.9 milyon dolara ulaşan Scrushy'nın 1997 yılındaki ek ve maaş gelirleri toplamı 13.4 milyon dolar. Amerikan borsasında en fazla işlem gören hisseler arasında yer alan Healtsouth hisseleri, yöneticisi Scrushy'nin de kazancını artırıyor. 1997 yılında gelirinde yüzde 31 artış görülen Scrushy, 14 yılda yüzde 1200 artışla 106.8 milyon dolarlık büyük bir servetin de sahibi oldu.
Yöneticiler bu şirketlerde işe başlamadan önce maaşları, ek primleri ve alacakları hisse konusunda bir anlaşma yapıyorlar. Ray Irani de ünlü Occidental Petrol şirketiyle işe başlamadan önce 1990 yılında 5 milyon dolarlık bir anlaşma yaptı.
En çok kazanan yöneticiler (Bin dolar)
| Adı ve Şirketi |
1997 maaşı |
Toplam kazancı |
Sanford Weill Travellers Grup |
7.453 |
230.725 |
Roberto Goizueta Coca-Cola |
4.052 |
111.832 |
Richard Schrushy Healthsouth |
13.399 |
106.790 |
Ray Irani Occidental Petrol |
3.849 |
101.505 |
Eugene Isenberg Nabors Endüstry |
1.675 |
84.547 |
Joseph Costello Cadence Dizayn Sistem |
584 |
66.842 |
Andrew Grove Intel |
3.255 |
52.214 |
Charles McCall HBO&CO. |
1.725 |
51.409 |
Philip Purcell Morgan Stanley |
11.274 |
50.807 |
Robert Shapiro Monşanto |
1.834 |
49.326 |
Zenginin malı ve züğürdün çenesi...
Sevgili okuyucular bugün farklı bir konuyu sizlerle paylaşmaya çalışacağım!.. Bunun sebebi de gazete ve televizyonlarda, son günlerde yer alan bazı haberler. Aslında böyle haberler hemen her gün değişik bir yerde karşımıza çıkıyor. Ancak bu defa, biraz fazla ve üst üste gelince, değinmeden geçemedim. Haberlerin ilki kendi memleketimizden. Şimdiye kadar çok gördüğümüz; ne ilk ve ne de son olacak olan türden bir haber. Bilmem hangi aşiretin ekstrem düğünü... Söz konusu düğünde bazıları havaya dolar saçma yarışına girince; paraları toplamaya çalışan çocuklar, görevliler vs. yorulmuş, saz heyetindeki darbukacılar, klarnetçiler de bu dolar saçma olayından etkilenip çalgı aletlerine vurmada tempoyu arttırınca, haliyle yorulmuşlar ve terlerini yeşil banknotlarla silmek zorunda kalmışlar!.. Evet, altı-yedi milyon kişinin; fakirlik sınırının altında, günde ancak 1-2 dolarla geçinmek zorunda olduğu; fert başına ortalama milli gelirin beş bin dolar civarında dolaştığı, lakin bazı vilayetlerde bu ortalamanın bin dolar sınırının da altına indiği, mesela Hakkari gibi bazı illerde 700 dolara düştüğü memleketimizden değişik bir manzara. Genelde bu tür absürd düğünler de hep fakir vilayetlerin zengin mensupları tarafından icra edilir. Bu satırlara bazıları bozulabilir ve “Size ne kardeşim adamların parası var ki saçıyorlar...” diyebilir. Doğrudur. Zaten biz de bu durumu daha yazının başlığında kabullendik!.. Bu yazıya bakarak böylelerinin artık düğünlerde dolar saçmaktan vazgeçmeyeceğini de biliyoruz. Dahası zenginlik arttıkça; dünyanın her tarafında, bu tür absürdlüklerin çeşitlenerek arttığını da biliyoruz... Mesela Moskova’da yaşayan, sonradan görme bir Azeri zengin; yaş günü kutlaması için bilmem hangi ünlü şarkıcıyı özel olarak davet edip 2.1 milyon dolara konser verdirmiş. Sıkı durun, sadece elli dakikalık bu konser için ödediği para; tam iki nokta bir milyon dolar, yani yaklaşık üç trilyon yüz elli milyar lira! Moskova’da başka sonradan görme zenginler de var (sayıları seksen sekiz bin kadarmış...) ve bugünlerde onlar için “zenginler fuarı” düzenlenmiş. Burada satılan ürünlerin fiyatları tabii ki zenginlere göre; mesela elmas işlemeli bir cep telefonunun fiyatı tam bir buçuk milyon dolar imiş... Bu fuarda, yaklaşık beş yüz milyon dolarlık alışveriş yapılmış. Komünist Partisi de, ortalama gelirin 300 dolar olduğu ve milyonlarca kişinin açlık sınırında yaşadığı ülkede böyle bir fuarın düzenlenmesini protesto etmiş! Amiyane tabiri ile kim takar artık “Komünist Partisi”ni... Komünizmin yıkılışı değil midir, bu sonradan görme zenginleri ortaya çıkaran? Şimdilerde Putin Yönetimi ile başı iyice dertte olan Khudorovsky, Rusya’nın ilk on zengini arasına girdiğinde henüz otuz beş yaşında idi. Yurt dışında bile Putin’in öfke ve takibinden kurtulamayan ve yakalanıp hapse atılan Berezovsky ve diğerleri de ayrı birer hikâye. 17 milyon kilometrekarelik dünyanın yer altı kaynakları itibariyle en zengin ülkesinde 154 milyon insan yaşıyor. Pek çoğu fakr-u zaruret içinde. Ama 88 bin kişi zengin hem de çok zengin. Zengin-fakir çelişkisinin en çarpıcı olduğu ülke şüphesiz Hindistan. Orada da zenginler görkemli düğünler yapar. Mesela yakın geçmişte o zenginlerden biri iki oğlunu birden evlendirmiş ve bunun için tam elli altı milyon dolar harcamıştı... İki bin iki yüz kişilik seçkin davetliyi tek tek evlerinden limuzinlerle aldırmıştı!.. Neyse ki, aynı düğünde o zengin kişi 140 bin kişiye de yemek yedirmişti. Eeh, 700 milyon insanın açlık sınırının da altında yaşadığı bir ülkede, bir düğünde 140 bin kişinin karnının doyurulması da bir şeydir. Öbürlerinin şansı başka düğünlere kalmıştır artık! Türkiye’de kaç zengin vardır ve ne kadar zengindir? Net olarak söylemek mümkün değil. Bilineni var, bilinmeyeni var... Ama şurası net: Yetmiş milyonluk nüfusun en üst gelir tabakasındaki yedi milyon kişi ile, en alt gelir tabakasındaki yedi milyonluk kitle arasındaki zenginlik farkı; tam 20 (yazıyla yirmi) kat!.. Onun için bizim ülkede de bazı marketlerde kilosu elli-altmış YTL’lik peynir veya kilosu 250-300 YTL’lik bilmem hangi acayip isimli meyveler alıcı buluyor. Yani durumumuz pek de fena değil!.. Zengin, çöpünden tanınıyor
Toplumun gelir düzeyi, çöpe atılan atıklardan da belli oluyor. Atıklar, bir anlamda gelir düzeyinin de aynası olma özelliğini taşıyor. Gaziantep Çevre Müdürlüğü verilerine göre, pahalı gıda ve tüketim malları atıkları, üst gelir grubunda maksimum, alt gelir grubunda ise minimum düzeye iniyor. Meyve ve sebze atıklarından oluşan organik atıklar, üst gelir grubunun tüm atıklarının yaz aylarında yüzde 33.69’unu, kış aylarında yüzde 34.09’unu, orta gelir grubundakilerin yaz aylarında yüzde 21.85’ini, kış aylarında yüzde 29.48’ini, alt gelir grubunun ise yaz aylarında yüzde 32.13’ünü, kış aylarında yüzde 22.65’ini oluşturuyor. Çevre Müdürü Mesut Niziplioğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, katı atık madde grubu analizlerinin gelir gruplarına göre mevsimsel değişimleri belirlemek amacıyla, üst, orta ve alt gelir grubu mahallelerinin her birinden birer kamyon çöp toplanarak, ayrı ayrı incelendiğini söyledi. 3 kamyon çöpün ayrı ayrı elendiğini belirten Niziplioğlu, “Elde edilen sonuçlar, gelir grupları ile doğru orantılı çıkıyor. Gelir durumu, çöpe de yansıyor. Çöp kutuları bir anlamda toplumun gelir durumunun aynası haline geliyor” dedi.
Zenginlik alametleri Niziplioğlu, çöpteki kağıt ve karton oranının yaz aylarında üst gelir grubundakilerde yüzde 11.38, orta gelir grubunda yüzde 9.25, alt gelir grubunda yüzde 1.33; kış aylarında ise üst gelir grubunda yüzde 8.24, orta gelir grubunda yüzde 1, alt gelir grubunda ise yüzde 0.20 düzeyinde çıktığını vurgulayarak, “Bu rakamlar; üst gelir grubundakilerin okumak için gazete ve tüketimde ambalajlı ürünleri aldığının, kaloriferli dairede oturduğunu gösteriyor. Alt gelir grubundakilerin ise gazete ve ambalajlı ürün almadığını, alıyorsa da sobasında yaktığını gösteriyor” şeklinde konuştu.
Değişimi yakala hızla zengin ol
Rockefeller’in 25 yılda oluşturduğu servete eşdeğer parayı “en zengin 400 Amerikalı” listesine giren Gary Winnick, 18 ayda kazanabiliyor.
Günümüzde para kazanmanın eskiye göre çok daha kolaylaştığı belirtildi. Forbes dergisi, Amerika’nın ünlü milyarderlerinden John Rockefeller’in bir milyar dolar kazanabilmek için 25 yıl harcadığını, oysa bu yılki “en zengin 400 Amerikalı” listesinde 3.2 milyar dolarlık mal varlığıyla 68. sırada bulunan Gary Winnick’in, milyarder olması için 18 ayın kafi geldiğini yazdı. Dergiye göre, aynı şekilde “Priceline” şirketinin kurucusu Jay Walker da (4.1 milyar dolar) hemen hemen aynı sürede milyarder olurken, internetteki en büyük açık arttırma sitesi “eBay”in kurucusu Pierre Omidyar da çok kısa zamanda 4.9 milyar dolarlık malvarlığına erişti. ABD’nin en zenginleri arasında John W.Kluge, Barbara ve Anthony Cox, Sumner Redstone, CNN’in kurucusu Ted Turner, medya imparatoru Rupert Murdoch, borsacı Charles Schwab ve George Soros bulunuyor. Forbes’un “en zengin 400 Amerikalı listesine” girebilmek için asgari malvarlığı miktarı 625 milyon dolardan başlıyor. Çıta geçen yıl 500 milyon dolardı.
Dünyada fakir-zengin uçurumu derinleşmektedir
İhracatımız yavaş büyürken ithalattaki artış hızlıdır. İhracatın, ithalatı karşılama oranı 1997’de %55.8 iken, 1998’de %55.1’dir. Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşunun, gelirinin %52.7’si faaliyet dışı gelirlerden yani faiz gelirlerinden meydana gelmektedir. Bu 500 sanayi kuruluşunun faizden geliri şöyledir:
Yıl Kârın yüzde kaçı 1987 17.9 1990 33.3 1991 51.1 1994 54.6 1996 52.9 1997 52.7
Avrupa Birliği’nde bir yılda üretilen otomobil (işçi başına) 7 otomobil iken Türkiye’de 2 misli yani 13 otomobildir. Bu sevindiricidir. Ama bunun yanında Avrupa işçisinin aldığı ücret, Türk işçisinin aldığı ücretin çok üzerindedir. Ülkemizde 1992 yılında sanayi işçisinin 100 dolar olan aylık ücreti, 5 yıl sonra 1997’de 63 dolara düşmüştür. Günümüzde dünyanın yarısı aç durumdadır. 1960 yılında dünyada zengin-fakir oranı %30 iken; 1994’te bu oran %78’e yükseldi. Yani bir zengine karşı, 78 fakir. Şu anda ise bu oran %99’a tırmandı. Yeni Dünya Düzeninin anlamı zenginlerin daha zenginleşmesi, fakirlerin daha fakir olmasıdır. 1997 sonundaki rakamlara göre dünyada 1.5 milyar insan günde 1.42 dolardan az gelirle hayatını sürdürüyor. Günde 1 dolar geliri olan 1.5 milyar insandan 950 milyonu Asya’da, 250 milyonu Orta Afrika ve 110 milyonu da Orta Latin Amerika’dadır. 2000 yılında Orta Afrika’nın yarısı fakirleşecektir. Dünyada 120 milyon insanın da günlük geliri 4 doların altındadır. Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri Birliği’nin Ekim 1997 raporuna göre “Türk tarımı Avrupa Birliğine feda edilmiştir” denmektedir. 1997 sonunda 5.7 milyarlık dünya nüfusunun dörtte biri yaş olarak çok küçüktür. Hıristiyan Batı ve Siyonizm emperyalizmi fakir olan insanların tepkisini önlemek için 3. Dünya ülkelerini dikta rejimlerle idare eden diktatörlere yardım ediyorlar. Bu ülkelere demokrasi ve çok partili rejimin gelmesini bizzat ABD, AB, İsrail ve diğerleri önlüyorlar. Gelişmiş ülkelerde 100 milyon fakir ve 37 milyon işsiz var. Dünyadaki fakirler dünya gelirinin sadece, %1’ini alıyorlar.
Dünyanın en zengin 10 kişisinin yıllık geliri 133 milyar dolar olup, gelişmiş ülke gelirlerinin 1.5 katıdır. Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatının 1997 araştırma verilerine göre Türkiye’de 20 milyon fakir vardır. Dünyadaki 1.5 milyar fakirin 110 milyon çocuğu, fakirlik sebebiyle okula gidemiyor ve yine aynı sebeple 160 milyon çocuk yetersiz beslenme nedeniyle, açlık ve ölüm sınırındadır. 1998 yılında 116 gün tatil yapıldı. Türkiye 1992-1996 yılları arasında 102 ülkeye yardım yapmıştır. Yapılan yardımın %87.5’i Türk Cumhuriyetlerinedir. Türkiye’de 1 yılda 1 milyon otomobil üretmektedir. Türkiye’de her 100 kişiden 22’si çalışıyor, prim ödüyor ve 11 kişi emekli maaşı alıyor. Bu durumda sosyal güvenlik sistemi çöker!..
Kasım 1997’de TÜSİAD ve Kalite Derneği’nin düzenlediği “Ulusal Kalite Kongresi”nde konuşan Fransa Cumhurbaşkanlığı eski Başdanışmanı Jacgues Aftali, yaptığı konuşmada: “Türkiye’nin Avrupa Birliğine tam üyeliğine engel olarak dile getirilen, insan hakları, nüfus ve ekonomik meselelerin telaffuz edilen, ancak derindeki sebepler olmadığını; bazı AB liderlerinin kafasında din meselesi bulunduğunu; (Asıl sebep din faktörü, yani İslam’dır)” demiştir. Türkiye’deki en büyük (KİT) meclistir. Her sekreter ve hatta çaycının arkasında bir milletvekili vardır. Memur sayısı o kadar çoktur ki; kurumlar, Aktüel Dergisine göre, akraba ve siyasi torpillilerle doludur. 1998 yılında konut maliyet fiyatı 1997’ye göre ikiye katlanmıştır. Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun araştırmasına göre, dünyada her yıl 1 trilyon dolar kara para dolaşıyor. Bu kara paranın yarısı uyuşturucu, diğer yarısı ise fuhuş, silah kaçakçılığı ve organ naklinden (kaçırılan ve kaybolan çoğu çocukların canlı canlı öldürülerek para karşılığı organı satılıyor) sağlanıyor. 1994 yılında dünya genelinde 10 bin ton eroin, 573 bin ton esrar, 26 bin ton kokain yakalanmıştır. Uyuşturucu sektöründe kıstas şöyledir: Yakalanan uyuşturucunun çoğu yem dir ve piyasadaki uyuşturucunun ancak %10’udur.
En pahalı oyuncu
Amerika'da çalışan kadınlar bir zamanlar, ücretlerinin erkeklerinkinden düşük olmasından yakınırlardı. Artık orada ücret konusunda kadın-erkek ayırımı yapılmıyor. Hele Hollywood'da kesinlikle böyle bir uygulama yok. Güzel ve yetenekli oyuncular, hakettikleri ücreti fazlasıyla alabiliyorlar. Tabii, her kadın oyuncunun astronomik bir ücret aldığı söylenemez. Hollywood'da kendilerini kanıtlamış, ‘‘olmazsa olmaz’’ dedirtmiş oyuncular, çevirdikleri her filmden bir servet kazanıyorlar.
Amerikan sinemasının bu şanslı kadınları kimler mi? Sıralayalım... Birinci sırada Julia Roberts var. Onu ‘‘Pretty Woman’’ filminde izlediğimiz zaman çok sevimli ve gerçekten güzel olduğunu herkes kabul etmişti. Ancak bu genç oyuncunun daha sonraki filmlerde de aynı başarıyı sergileyeceğinden kuşku duyanlar vardı. Julia Roberts belki de kendine yakın bir tipi canlandırmıştı ve bu yüzden başarı kazanmıştı. Ama geçen zaman ve sinemalarda gösterilen filmleri, Julia Roberts ile ilgili kuşkuları silmeye yetti. ‘‘Notting Hill’’, ‘‘Runaway Bride’’ ve ‘‘Erin Brokovich’’ gibi filmlerdeki başarısı, Julia Roberts'ı zirveye ulaştırmakla kalmadı: Aynı zamanda ücret grafiğini de bir hayli yükseltti. Öyle ki Hollywood'da Mel'lerin (erkekler), Meg'lerden (kadınlar) daha yüksek ücret almaları geleneği birden bozuluverdi.
Julia Roberts'a Altın Küre ödülünü kazandıran ve de Oscar kazandırmasına muhakkak gözüyle bakılan ‘‘Erin Brokovich’’ isimli filmden yıldız tam 14 milyon sterlin ücret aldı. Bu filmin dünyada gişe rekorları kırması ve yapımcılara 340 milyon sterlin kazandırmasında Julia Roberts'ın başarılı oyunun payı büyük.
Julia Roberts artık kamera karşısına geçmek için en az 13 milyon sterlin istiyor. Bu ücretin her kuruşunu hakettiğinden de kimsenin kuşkusu yok. Sinema yazarları, Julia Roberts'ın en büyük özelliğinin küçük bütçeli, önemsiz gibi görünen filmleri, dünyada büyük yankılar uyandıran dev filmlere dönüştürmesi. Ve tabii ki o da bu özelliğinden sonuna kadar faydalanmayı ihmal etmiyor. Özellikle de modern kadınları anlatan veya romantik komedi tarzı olan filmlerde rol alarak, kariyerinin zirvesine koşuyor.
Diğer Hollywood zenginleri
SİNEMANIN en yüksek ücret alan kadın oyuncuları, aynı zamanda sinema dünyasının büyük umutlarla bağlandığı genç oyuncular. İçlerinde en kıdemlisi Sharon Stone. O da Hollywood'da Julia Roberts'dan daha uzun bir geçmişi olmasına rağmen, ücret konusunda ikinci sırada yer alıyor. Sharon Stone'un ücreti şimdilik 10 milyon sterlin. Ama yıl içinde bu ücretin artacağı kesin. Çünkü Sharon Stone, istekleri yerine getirilmezse, film çevirmekten vazgeçebileceğini söyledi. Günlerini evlat edindiği oğlu ve gazeteci kocasıyla geçirmenin onu yeterince mutlu edeceğini belirtiyor. Bu durumda ona rol vermek isteyen filmciler de kesenin ağzını açmak zorundalar.
‘‘Charlie'nin Melekleri’’ filmiyle birden zirveye yükselen Cameron Diaz da Hollywood'un en yüksek ücret alan kadın oyuncuları arasına girdi. Cameron Diaz, çekimlerine Mart ayında başlanacak olan ‘‘Sweetest Thing’’ isimli filmin başrol oyunculuğu için tam 11 milyon sterlin ücret alacak. Martin Scorsese'nin ‘‘Gangs of New York’’ isimli filminde başrolleri Leonardo Di Caprio ile paylaşacak olan Cameron Diaz, ücretini tavana yükseltmeye hazırlanıyor.
Jodie Foster ve Meg Ryan, geçen yıl film başına 10 milyon sterlin almaya başlamışlardı. Bu yıl, ücretlerini yükseltmeyi planlıyorlar. Tabii Meg Ryan,yaşadığı aşk karmaşasından kurtulursa...
Sandra Bullock, Keanu Reeves ile çevirdiği ‘‘Speed’’ filminden sonra nasıl olduğunu kendisi de anlayamadan Hollywood'un en yüksek ücret alan yıldızları arasına giriverdi. ‘‘Miss Congenialty’’ isimli filmi, Sandra Bullock'u sessiz ve derinden gitmekten kurtardı, ön plana çıkardı.
Amerikan sinemasının en seksi yıldızlarından biri olan Michelle Pfeiffer genellikle küçük bütçeli filmlerde az sayılabilecek ücretler karşılığında rol alıyordu.Onun da yıldızı Robert Zemeckis'in ’’What Lies Behind’’ isimli gerilim filmiyle adamakıllı parladı. Michelle Peiffer artık film başına 7 milyon sterlin ücret alan bir yıldız...
Zengine seks fakire alışveriş Londra'da yapılan bir araştırma, zenginlerin ve erkeklerin seks yapmayı, fakirlerin ve kadınların ise alışveriş yapmayı tercih ettiğini ortaya çıkardı. Uzmanlar, hayattan keyif almanın ve sevdiği işleri yapmanın ömrü uzattığını hatırlatıyor.
Keyif Bilimi Araştırma Birliği kurucusu ve Reading Üniversitesi’nden Prof. David Warburton'a göre geçmişi ve içinde yaşadığı şartlar ne olursa olsun, herkes aynı ‘zevk kotası’na sahip, ancak zevk alma yolları farklı. Sekiz ülkeden 4 bin kişiye gündelik hayatta zevk veren seks yapma, bir kadeh şarap, sigara ve kahve içme veya televizyon izleme gibi konularda 13 soru yöneltildi. Sonuçlar insanların farklı zevkleri olduğunu gösterdi. En önemli fark da, erkeklerin ve zenginlerin en çok sekse, kadınların ve fakirlerin ise alışverişe düşkün olduğu ortaya çıktı. Bu arada ‘zengin kadınların’ cinsel hayatı hakkında bir açıklama getirilmedi. Zengin Kadınlar hakkinda aciklamalar Zengin Kadınlar konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Zengin kadınlar ,Dünyanın en zengin kadınları
|
|