Çalışma Hayatı ve kadın
2010-03-14 18:31:26 Kadinlaricin.net sitesinde Çalışma Hayatı ve kadın baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Çalışma Hayatı ve kadın ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |
Hayatınızda yeni bir sayfa açıp size uzun gelen bir aradan sonra çalışma hayatına geri döneceksiniz. Ama yarının size neler getireceğini bilmiyorsunuz. Haklı olarak endişelisiniz. Heyecandan içiniz içinize sığmıyor. Sabahleyin belirli bir saatte kalkmak zorundasınız. Evinizin işlerini çok kısa bir sürede tamamlayacaksınız ve kendinizi sokağa atacaksınız. İş yerinde sizi ne gibi sürprizlerin beklediğini bilmiyorsunuz. Bu yüzden de huzursuzsunuz. Bir süre evde kalıp sakin bir yaşam sürmeye alıştıktan sonra çalışma hayatının gereklerini yerine getirmek zor olabilir. Yeniden çalışan kadın olmayı başarıp başaramayacağınızdan emin değilsiniz. Siz de pek çok kadının yaşadıklarını yaşamak üzeresiniz. Bu aşamada en önemli husus kendinize güvenmeniz. Evden çıkıp başka bir dünyaya girmekten korkmayın. O dünya sizin yabancınız değil. Öncelikle çalışma hayatına dönmenin size sağlayacağı olanakları düşünün. Belki evinizde oturmak size iyi geldi. Ev kadını kimliğine bürünmekte hiç güçlük çekmediniz. Şimdi tekrar çalışan kadın havasına girmekte de zorlanmayacağınızdan emin olabilirsiniz.
Ancak bu arada kendinizle ilgili düşüncelerinizi de değiştirmelisiniz.
Bunları unutmayın
Giyiminiz etkileyici, ama şaşırtıcı olmasın. Profesyonel biri olduğunuzu giyiminizle de kanıtlamalısınız.
Fırfırlı, işlemeli, süslü giysiler çalışan kadın için uygun değildir.
İş yerine tam zamanında gitmeyi ilke edinin. Özellikle ilk günlerde dakik olmak çok önemlidir.
İşe başladığınız gün amirlerinizle konuşurken, gözlerinizi ondan kaçırmayın. Soğukkanlı ve dikkatli olun.
İlk gün size sorular sorulacaktır. Bu sorulara kısa ama doğru yanıtlar verin.
İşe başlamadan bir gün önce, iş yerine uğrayıp, inceleme yapın.
Yüzünüzden gülümseme eksik olmasın. Aile sorunlarını evde bırakmak zorunda olduğunuzu hiç unutmayın.
Vaktiyle çalışma hayatını bıraktınız diye kendinizi zayıf hissetmeyin. Çocuk yetiştirmek zor bir iştir. Çocuk yetiştirirken edindiğiniz becerilerden çalışma hayatında da yararlanabilirsiniz. Çabuk karar vermeyi, kriz anında paniğe kapılmamayı, insanları yönlendirmeyi, belli bir programı uygulamayı öğrendiniz. Bu özellikleriniz çalışma haşatında da size yardımcı olacak. İş yerinde acemilik çekmeyeceksiniz.
BİLGİ TOPLAYIN
Eski iş yerinize dönecekseniz, önceden o iş yeri hakkında bilgi toplamaya bakın. Sizin yokluğunuzda pek çok şey değişmiş olabilir. Bu değişikliklerle birdenbire karşılaşırsanız bocalayabilirsiniz. Gerçekleri bilirseniz, iş yerinde şaşkınlık dönemi yaşamazsınız.
İş yerinin koşullarına kendinizi alıştırmanız için kısa bir süreye ihtiyacınız olacak. İlk günden her şeye alışamadınız diye kendinizi suçlamaya kalkışmayın. Sabırlı olun ve her şeyi zamana bırakın.
Eskiler ‘‘Öğrenmenin yaşı yoktur’’ derler. Siz de çalışma hayatına dönerken yeni teknolojik gelişmelere ayak uydurmak zorunda kalacaksınız. Yeni bilgiler edinmek için hiçbir zaman geç kalmış sayılmazsınız. Tutucu biri gibi davranıp, ‘‘Ben bunu yapamam. Ben buna alışmadım’’ gibi sözler sarfetmekten sakınmalısınız. Çevrenizdeki yeniliklere elbette ayak uydurabilirsiniz. Kendinizi küçük görüp yeteneklerinizin sınırlı olduğunu düşünmeyin. Gerekirse kurslara katılmayı göze alın. Arkadaşlarınızın çalışmalarını dikkatle inceleyin. Onlara ayak uydurmaya gayret edin. Birkaç gün içinde onlardan bir farkınız kalmayacak. Sanki işi hiç bırakmamış gibi olacaksınız. Belirli bir aradan sonra çalışma hayatına geri dönmek, sizin için yeni bir başlangıç olacak. Yeni bir hayata ayak uydurmak, moralinizi yükseltecek. Başarılı olduğunuzu gördükçe kendinize güveniniz artacak.
MAKYAJ SORUNU
Evinizde kaldığınız süre içinde makyaj sizin için bir sorun olmadı. Ama her gün iş yerine giderken makyajınıza da dikkat etmek zorundasınız. Ayna karşısında saatlerce kalmış biri gibi görünmek çalışan kadına yakışmaz. Makyajınız az ve öz olmalı.
Pudra önemlidir. Sinirlendiğimiz zaman terleriz, bu da cildin yağlı ve parlak görünmesine neden olur. Sabahleyin iş yerine vardıktan sonra birfırsatını bulup yüzünüzü pudralayın
İş yerinde insanlarla göz temasında bulunacaksınız. Bu nedenle göz makyajına özen göstermelisinizy doğal renkler sizin için en uygun olanlardır. Göz makyajınız fazla çarpıcı olmamalı.
Dudaklarınızı çarpıcı bir renge boyamayın. Normal bir kırmızı sizin için uygundur.
Allık, sizi sağlıklı göstermeli. Yüzünüzü allıkla renklendirirken buna dikkat etmelisiniz.
Fazla parlak renklere boyanmış tırnaklar itici olabilir. Tırnaklarınız çok fazla uzun olmamalı ve sade görünüşüyle dikkat çekmeli.
Çok fazla parfüm sürmeyin.
İLK GÜN
Ev kadınlığına veda edip çalışan kadın oluyorsunuz. Bugün ilk kez iş yerinize gideceksiniz. Heyecanlanıp paniğe kapılmayın. Sade bir kıyafet giyin. Saçlarınız ve yüzünüz bakımlı olsun. Bu işin üstesinden geleceğinize inanarak evden ayrılın.
ESNEK OLUN
İş yerinde değişik görüşlerle karşılaşabilirsiniz. Kendi düşüncelerinizi açıklamaktan sakın kaçınmayın. Kuralcı olmaktan vazgeçin. Esnek olmanız, çalışma arkadaşlarınızla uyum sağlamanıza yardımcı olacaktır.
Çalışan kadının kocasının sağlığı çabuk bozuluyor
Amerika'nın Chicago kentinde yapılan bir araştırma haftada 40 saatten fazla çalışan kadınların kocalarının sağlığının diğer kadınların kocalarına nazaran %25 oranında daha kolay bozulduğunu ortaya koydu. Chicago Üniversitesi Aile ve Çocuk Sağlığı bölümü başkanı sosyoloji Profesörü Ross Stolzenberg 2879 aile üzerinde yaptıkları araştırma sonrasında bu sonuca vardıklarını açıkladı.
Prof. Stolzenberg haftada 40 saatte kadar çalışan kadınların kocalarında sağlık konusunda bir sorun yaşanmadığına dikkati çekerken, daha yoğun tempoda çalışan kadınların kocalarının sağlıklarının bozulmasını ise sebeblendirmeye çalıştıklarını açıkladı. Stolzenberg şu ana kadar elde edilen bulguların bazı kuruluşları (feminist..vs gibi) rahatsız edecek olsada aile içinde cinsiyet farklılıkları bu konuda da büyük rol oynamakta diye konuştu.
Bir erkeğin kendi sağlığı için yapabileceği en kötü şeyin boşanmak olduğuna dikkati çekerken, eşlerinden boşanan erkeklerin sosyal yaşantısında paylaşım ve stresi azaltmak adına en önemli faktörün eşleri olduğunu sözlerine ekledi.
Hollywood’da kadınlar erkeklerin gölgesinde
Acaba kadınlar için çekilmiş bir film büyük iş yapabilir mi? Bu sorunun yanıtını bir örnekle vermek mümkün. Geçen yaz, ‘‘My Best Friend's Wedding \ En İyi Arkadaşım Evleniyor’’ filmi, 100 milyon dolar hasılat getirdi. Erkeklere yönelik olan ‘‘Postman’’ ve ‘‘Mercury Rising’’ gibi filmlerin yapımcıları büyük zararlara uğrattıkları da bir gerçek. Bu durumda kadın filmlerinin liste başı olduğunu söyleyebiliriz. Fakat Jodie Foster, durumdan memnun değil. 1998’in en başarılı kadın oyuncusu, ‘‘Kadınlar için yazılmış rol sayısı yeterli değil. Stüdyolar, geleceklerini garanti altına almak istiyorlar. En çok ilgi gören on yıldız arasından bir seçme yapıp filmlerini onların özelliklerine uygun olarak çekiyorlar. Özellikle dış pazarlarda başarıyı garanti etmek için bu yönteme başvuruyorlar’’ şeklinde yakınıyor.
ÜCRET EŞİTSİZLİĞİ
Aslında Jodie Foster'a hak vermek gerek. 1998 yılında en yüksek ücret alan kadın oyuncular Jodie Foster, Julia Roberts, Meg Ryan, Sandra Bullock, Michelle Pfeiffer, Demi Moore ve Gwyneth Paltrow'du. En yüksek ücreti alan iki kadın oyuncu Foster ile Roberts'ı bir düzine erkek oyuncu geride bıraktı. Leonardo Di Caprio ve Will Smith gibi genç oyuncular bile yılların kadın oyuncularından daha yüksek ücret alabiliyorlar. Hollywood'da bir film beğenilince, aslan payını alan da erkek oyuncu oluyor. ‘‘The Wedding Singer’’ komedisi gişe rekorları kırınca, filmin baş oyuncusu Drew Barrymore'un ücreti de 3 milyon dolardan 7 milyon dolara fırladı. Fakat yıldızın rol arkadaşı Adam Sandler'in ücreti 5.5 milyon dolardan 12.5 milyon dolara çıktı. İki oyuncunun ücret artışlarındaki farklılık, erkek oyunculara ayrıcalık tanındığının açık bir göstergesi. Hareketli gerilim filmlerinden hoşlanan izleyiciler, kadın oyunculara gerektiği kadar önem vermiyorlar. ‘‘G.I. Jane’’ filmi eleştirmenlerden iyi not aldı, ama izleyiciler, bu filmi pek sevemediler. Filmin baş oyuncusu Demi Moore'un başına gelenleri onaylamadıkları gibi filmin şiddet sahnelerini izlemekten de hoşlanmadılar.
Kadınların yaptıklarının erkeklerinki kadar sinemaya uygun olmadığı kanısı hayli yaygın. Ayrıca bir kadını erkekleri konu alan bir filmi izlemeye yönlendirmek, kadınları konu alan bir filmi erkeklerin izlemesni sağlamaktan çok daha kolay. Kadınlar ve erkekler tarafından aynı derecede beğenilen kadın oyuncular bulmak ise hiç de kolay değil. ‘‘The First Wives Club’’ filminin sağladığı başarıya rağmen, yaş faktörünün kadınları olumsuz yönde etkilediğini de kabul etmek zorundayız. Oysa erkekler için durum farklı. Al Pacino, Robert De Niro ve Dustin Hoffman'ın yaşları ilerledikçe, sinemaseverlerin daha fazla ilgisini çekmeye başladılar. Susan Sarandon ve Meryl Streep gibi oyuncular yaşlar yüzünden ücretlerini düşürmek zorunda kalırlarken, erkek yaşıtlarında bunun tam tersi oldu. ‘‘Altı Gün, Yedi Gece’’ filminde Meg Ryan'ın Harrison Ford ile baş rolleri paylaşacağı sanılmıştı. Fakat Harrison Ford'un yarı yaşındaki Anne Heche, Meg Ryan'ın yerini adı. Başarılı oyuncu Glen Close da kadın oyuncuların ikinci sınıf oyuncu sayılmalarından yakınarak kadın oyuncuları hak ettikleri yere getirmek için elinden geleni yapacağını söylüyor.
Kadınların zorlu sınavı: İŞ DÜNYASI Günümüzde birçok kadın iş yaşamında başarıları ve kazandırdıkları ile güçlü bir konuma sahip olsa da, bu noktaya ancak büyük çabalar ve uğraşlar sonucu ulaşabilmişlerdir. Çünkü 2000'leri yaşadığımız bugünlerde bile, hala yaygın olan ayırımcı anlayışa göre, çalışan kadınlar yalnız işlerinde görevlerini yerine getirmekle sorumlu tutulmuyor, erkeklerden artı olarak evde iyi bir anne, eş ve ev kadını olmaları da kendilerine bir görev olarak yükleniyor. Psikiyatristlerin görüşlerine göre, kadın çalıştığında herkes evini çocuklarını ihmal edip etmediğini, üç işi birlikte nasıl idare ettiğini soruyor; ancak erkek çalışıp, çocuklarını, karısını ihmal edince bu hiç göze batmıyor, hatta sorun olarak görülmediğinden dile bile getirilmiyor. Dışarıda çalışsın ya da çalışmasın, çocukların ve evin sorumluluğu tamamen kadına yükleniyor. Çalışan kadının durumuna bir de işverenin cephesinden baktığımızda, daha iş görüşmesinde erkek ile kadın arasındaki ayırımın başladığına tanık oluyoruz. Kadına evli olup olmadığından, çocuklarının yaşına kadar ailesiyle ilgili bir dizi soru sorulurken, erkeğe çocukları ya da evliliği değil, sadece askerliğini yapıp yapmadığı soruluyor. Çünkü erkeklerin tek görevlerinin iş, kadınların ise iş ile birlikte, ev ve çocuklarla üç görevi de birlikte yürütmeye çalışacağı bilindiğinden, işveren evli bir de çocuklu kadınları işe alma konusunda çekingen davranıyor. Kadınlara sadece evli oldukları için değil, duygusal yapıları nedeniyle mantıklı davranamaz, işi aksatırlar düşüncesiyle de güvenilmiyor. Kadın her zaman ev ile işi arasında bir ikilem yaşıyor.
Kadınların, erkeklerin hakim olduğu bir dünya 'iş yaşamında', yer alabilmeleri için de, mutlaka kendi kişiliklerinden ödün vermeleri, duygularından arınmış, otoriter; yani erkek gibi bir kadın olmaları gerekiyor.
Kadın olmak avantaj sanılıyor
Hal böyle iken erkeklerin büyük çoğunluğu iş yaşamında kadın olmanın büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorlar. Ancak yaşananlar kadın olmanın avantajdan çok dezavantajlar getirdiğini gösteriyor. Belli aşamalarda kadın olmak sanki bir avantajmış gibi görünüyor. Ama bir süre sonra bunlar çok rahat dezavantaja dönüşüyor. Örneğin bir iş görüşmesine gittiğinizde ilk anda görüntünüz, yaşınız, giydiğiniz kıyafet göze çarpar, sizin işe alınıp alınmamanız konusunda referanslarınız ya da özgeçmişinizden öncelikli olarak dikkate alınabilir. Bu nedenle başta işe alınma konusunda kadınlar erkeklerden daha avantajlı gibi görünebilir. Ancak çalışmaya başladığınızda kadın olmanın hiç de avantaj olmadığını görürsünüz. İşe başladığınızda hele bir yönetim pozisyonuna alındıysanız, kimse özgeçmişinize, referanslarınıza, deneyiminize ve yaptığınız işe bakmaz. Bu pozisyona hak ettiğiniz için değil, bayan olmanın avantajlarını kullandığınız için alındığınızı düşünürler. Başarılı olmuş kadınlara karşı hep bir önyargı vardır. Bu yüzden bir kadının işinde kendini ispat etmesi erkekten çok daha zordur. Daha fazla çalışması gerekir. Avantaj gibi görünen, kadın için direkt dezavantaja dönüşür.
İşveren, kadına karşı güvensiz
İş yaşamında kadınları bekleyen ikinci bir sorun işverenlerin her zaman kadınlara karşı güvensiz oluşları. Ve bu güvensizliğin ücretlere, maaş zamlarına, terfilere de yansıyor oluşu. Kadınların evlendiklerinde veya çocukları olduğunda işi bırakacaklarını ya da aksatacaklarını düşünürler. Çünkü onlara göre kadınlar duygusaldır ve duygusal olanların mantıkları pek sağlıklı çalışmaz. Oysa duygusal olmak dezavantaj olmadığı gibi sadece kadınlara has bir özellik de değil. Dengeleri koruduğunuz müddetçe duyguların da mantığın çözemediği birçok olayı çözdüğünü görüyoruz. Özellikle de insanlarla olan ilişkilerde duyguları kullanmak olmazsa olmaz bir zorunluluk. Bugün insanlara, zorla iş yaptıramazsınız. Zaten yönetici kadınları da, yöneticilik kademesine çıkartan en büyük etken, duygularını asla yok etmeden, mantıklarıyla duygularını dengede tutarak işlerini yönetmeleri.
Kadın, kuralları değiştiriyor
Bugün dünyanın birçok yerinde, çalışma yaşamında erkeklerin kendi kişiliklerinin bir uzantısı olan katı kurallar geçerli olsa da, çalışan kadınların, özellikle de yönetici kadınların sayısının giderek artmasıyla, yöneticiliğin ve iş yaşamının kurallarının eskisi gibi sert olmadığı ve değiştiği görülüyor. Kadınlar farkında olmadan kendilerine has çözümleri, davranışları ile artık duyguları, hisleri de yönetimin içine katıyor, ürettiklerine kendi kişiliklerini de yansıtarak, gerçek manada iş hayatında var olduklarını gösteriyorlar. Çalışma Hayatı ve kadın hakkinda aciklamalar Çalışma Hayatı ve kadın konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Çalışma Hayatı ve kadın
|