|
Afgan kadınları
Kadinlaricin.net sitesinde Afgan kadınları baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Afgan kadınları ile ilgili yazi bulunmaktadir.
On yıl içinde yaşanan savaşlara dönüp baktığımızda, anılarımızın albümünde ilk sırayı kadın resimleri alıyor.
Keskin nişancıların hedefinde, güzel yüzlerinden rujlarını eksik etmeyen Bosnalı kadınlar. Saraybosnalı bir kadın, bu süsün nedenini şu sözlerle açıklamıştı: ‘‘Yabancı basın burada. Resimlerimizi çekiyorlar. Dünya bizi bakımsız görmesin. Teslim olduğumuzu sanmasınlar.’’
Savaşa direnişin sembolüydü makyajları.
Fotoğrafları dünya basının baş köşelerinden inmedi uzun süre.
Kosovalı kadının, çocuklarıyla yollara dökülüşünün resimleri de Miloşeviç'in baskı politikalarının sembolü haline gelmişti.
Bağdatlı kadının, açlıktan ölen çocuklarının baş ucundaki çaresizliğini yansıtan fotoğrafları etkileyici görüntülerdi.
Resimlerde kaldılar.
Şimdi sıra Afgan kadınlarında.
En güzel gözlüleri, en güzel gülüşlüleri askeri harekatın başarı sembolü olarak Afganistan haberlerinin vaz geçilmez kenar süsleri. Onlar da mı resimlerde kalacak?
AFGAN kadını, Taliban yönetimi altında kadınlık tarihinin en büyük haksızlıklarından birine uğradı. Cinsiyet ayrımcılığının, kadınları hayatın dışına itiverecek boyutlara ulaşabileceğini gösterdi insanlığa.
Bu deneyimin mesajını alan kadınlar, Afganistan için kolları sıvadılar.
Geçen hafta, Amerikan Kongre ve Senatosu üyesi bir grup kadın, feminist örgütlerle birlikte, Afganistan'ın yeni yönetiminde kadınlara da yer verilmesi için harekete geçtiler.
Bu kadınlar, Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile görüşüp Afgan kadınlarının ülkenin yeniden inşaasında mutlaka yer almaları için baskı yapıyorlar.
Dışişleri Bakanı Colin Powell, 20 Kasım günü Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, ‘‘Afgan kadınları yönetimde mutlaka yer alacaklar. Bunun pazarlığı yapılamaz’’ derken, salonun bir köşesinde feministler ve kadın politikacılar onu dikkatle izliyorlardı.
Böyle bir kadın baskısı var şimdi Amerikan yönetimi üzerinde.
İtalyan Radikal Parti Başkanı Emma Bonino, daha savaşın ilk gününden beri, Afganistan'ın yeniden yapılandırılmasında kadınların her platformda temsil edilmeleri için kampanya açtı. Dünyayı ayağa kaldırıyor. İtalyan gazeteleri Bonino'nun kampanyasına destek veriyor.
Bu mücadelede Türkiye sessiz mi kalacak?
* * *
PARLAMENTODA tık yok. Yeni medeni yasayı halka anlatmak için kadınlardan oluşan bir parlamento heyetini halkın arasına salamayan bir siyasi hareketsizlik atmosferinde, Afgan kadınının ülkesinin geleceğinde rol oynaması için duyarlılık beklemek saflık, biliyorum.
Ama Afgan kadının hakları için uluslararası mücadele platformlarında yer almanın, Afganistan'a asker göndermekten daha önemli olduğunu düşünüyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki kadınların, kadın örgütlerinin harekete geçmelerini istiyorum. Seslerini yükseltmelerini bekliyorum.
Kadınların, fotoğraflarıyla birlikte arşivlere kalkmamaları için.
Taliban'dan topuk sesine yasak
Afganistan'da yönetimi ele geçiren aşırı dinci Taliban örgütü, kadınlar için yeni yasaklar içeren bir yönetmelik yayınladı. Yönetmelikte, Afgan kadınlarının, sağlık sektörü haricinde, hiçbir yerde çalışamayacakları vurgulanarak, uluslararası kuruluşların buna saygı göstermesi istendi. Kadınların yürürken ‘‘ayakkabılarını tıkırdatmasını'' bile yasaklayan Taliban, kadınların, hastanelerde erkeklerin yattığı odaları ziyaret etmelerine de izin vermiyor. Yönetmelikte şu ifadelere yer verildi: ‘‘Kadınların hastanede modaya uygun şık giyinmeleri, süslenmeleri yasaklanmıştır. Kadınlar şerefli bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler. Sakin yürümelidirler, topuklarını yere vurarak gürültü çıkarmamalıdırlar
Afganistan'da en son icat edilen yasaklar
Afganistan'da yasaklanmadık şey ve eğlence bırakmayan Taliban yönetimi, müzik yasağını ihlal eden 13 kişinin cezalandırıldığını açıkladı. Şeriat'ın Sesi Radyosu'nun haberine göre faziletlerin artırılması ve kötülüğün önlenmesinden sorumlu bakanlık müfettişleri Logar kentindeki bir evde müzik aletleri buldular. Ne tür enstrümanlar bulunduğu ve ‘suçluların’ nasıl cezalandırıldığı ise belirtilmedi.
Radyonun bu konuda ayrıntıya girmemesine karşın, Taliban askerlerinin bu tür suçların cezasını anında, olay yerinde kırbaçla infaz ettikleri biliniyor. Sokaklarda kamyonetlerle devriye gezen kırbaç ve elektrik teli donanımlı Taliban askerleri, yasalara uygun giyim-kuşam, hal ve gidiş içinde olmayanları bu aletlerle cezalandırıyorlar.
Hatta yabancı gözlemcilerin bildirdiğine göre şu anda başkent Kabil'deki tek eğlence ‘başta idamlar olmak üzere, sokaklardaki infazları seyretmekten ibaret’.
Üçte ikisi Taliban denetiminde olan Afganistan'da en son icat edilen yasaklar ve cezalar şöyle:
SUÇLAR...
TV yayınları - Taliban yönetimi geçtiğimiz günlerde müzik aletlerinin kullanımıyla birlikte televizyon, video, teyp ve yabancı yayınların izlenmesini önlemek üzere çanak antenleri de yasakladı. Televizyon ve video cihazlarının toplumdaki bütün kötülüklerin müsebbibi olduğunu belirten Din İşleri Bakanı Muhammet Kalamuddin, yasağa uymayanların ‘Kur’an'ın öngördüğü şekilde cezalandırılacağını' söyledi. Yönetim bu cihazların satılması ya da atılması için halka 15 günlük süre tanımıştı. Halkın çanak antenleri, çatılardaki su depolarının içine gizlediği bildiriliyor.
Ötücü kuşlar - Gündelik yaşama müzikalite kattıkları için kuşlar da yasak. Ancak bazı pazarlarda ötücü kuş karaborsaları oluştuğu bildiriliyor.
Kesekağıdı - Talibana göre kesekağıdı ‘kötü emellere alet edilebilecek’ bir nesne özelliği taşıyor. Kesekağıtlarının Kur'an sayfalarından yapılmış olabileceği ihtimalini göz önünde tutan Taliban bu nedenle kesekağıdı yapımı kesinlikle yasakladı.
Tezahürat - İbadet edenlerin rahatsız edilmesini önlemek için futbol maçlarında tezahürat yapılması yasaklandı. Olsa olsa ‘Allahüekber’ diye bağırmaya göz yumuluyor.
Uçurtma - Neden yasaklandığı tam olarak anlaşılamadı, ancak Taliban'ın gerekçesi şöyle: ‘Uçurtma anan-bacın gibidir, onu uçurma!’
VE CEZASI
El kesme - Hırsızlık suçları Şeriat hükümlerine göre el kesmeyle cezalandırılıyor. Eli kesilen son hırsız 22 yaşındaki Muhammet Sıddık. Görgü tanıklarının ifadesine göre bazı spor aletleri çalan Sıddık derhal bir stadyuma sokuldu, doktor çağrıldı, genel anestezi yapılarak sanık uyutuldu ve eli kesildi. Yani mahkemeye gerek görülmedi. Bu arada her zamanki gibi halk infazı seyretmek üzere stadyuma davet edildi.
Buldozerle ezme - Eşcinseller genelde diri diri gömülerek cezalandırılıyor. Herat bölgesinde iş üstünde yakalanan 22 ve 18 yaşındaki iki eşcinsel erkek, ‘hiç karşı koymadan suçlarını itiraf ettiler’ ve diri diri gömüldükten sonra toprağın üzerinden buldozer geçirilerek cezalandırıldılar.
Kadınların araba kullanması yasak
Afganistan'da iktidarda bulunan Taliban yönetimi, kadınlara karşı aldığı yasaklara bir yenisini daha ekledi. Afgan geleneklerine aykırı olduğu gerekçesiyle yabancı yardım kuruluşlarında çalışan kadın yardım görevlilerine de araba kullanma yasağı getirdi. Taliban yönetiminin ‘‘fazileti geliştirme ve kötü alışkanlıkları engelleme’’den sorumlu bakanlığından dışişleri bakanlığına gönderilen yazıda, yabancı kadınların araba kullanmamaları ve İslami yönetimin kurallarına uymaları için yabancı yardım kuruluşlarına bilgi verilmesi istendi. Yazıda, kadınların şoförlük yapmasının Afgan geleneklerine aykırı olduğu ve toplumu olumsuz etkilediği ifade edildi. Taliban yönetiminin son yasağının, BM gibi kuruluşlardan ziyade, küçük yardım kuruluşlarını etkileyeceği belirtiliyor.
Neleri yasakladılar
Erkekler hamamı yasak.
Sporcuların diz üstünü gösteren şortla maç yapması yasak.
Müzik dinlemek yasak.
Ötücü kuş beslemek yasak.
Yüksek ökçeli ayakkrabı giymek yasak.
Sakalsız dolaşmak yasak.
Terzi dükkanında moda dergisi bulundurmak yasak.
Kadınların çeşme başında ve evlerinin dışında çamaşır yıkaması yasak.
Çocuklar dahil, uçurtma uçurmak yasak.
Taş devrindeki insan
ABD'nin misilleme yapmaya hazırlandığı Afganistan, 10 yıllık Sovyet işgali ve 13 yıllık iç savaşın ardından zaten yokluk ve sefalet içinde kıvranıyor.
Başkent Kabil ve Kandehar harabe halinde. Ekonomi iflas etmiş durumda. Milyonlarca insan açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Askeri güçle vurulacak altyapısı kesinlikle yok.
‘Bombalarınızla bizi taş devrine geri döndüremezsiniz. Biz zaten taş devrindeyiz. Ancak Usame bin Ladin’in istediği gibi yeni bir dünya savaşı çıkarabilirsiniz.' Bu sözler San Francisco'da yaşayan Afgan yazar Tamim Ansary'e ait.
10 yıllık Sovyet işgali ve 13 yıllık iç savaşın ardından Afganistan'da neredeyse taş üstünde taş kalmadı. Kabil ve Kandehar gibi büyük kentler harabe halinde. 4 yıldır süren kuraklık yüzünden binlerce kişi açlık ve susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya. Kabil halkı yıllarca Dünya Sağlık Örgütü'nün dağıttığı ekmekle karnını doyurdu.
EKONOMİ İFLAS ETMİŞ DURUMDA
Şimdi ise yardım örgütleri de bir bir ülkeyi terk ediyor. New York ve Washington'da düzenlenen saldırının ardından misilleme endişesiyle Kızılhaç, BM gibi örgütler personelini geri çekti. Afgan halkı bir kez daha kaderine terk edildi.
Afganistan ekonomisi de iflas etmiş durumda. İş yok, para yok, en kötüsü de umut yok. Sovyet işgali ve iç savaş sırasında umudun peşine düşenler İran'a, Pakistan'a ya da Avrupa'ya kaçmayı denediler. Kimi bir beton mikserinin deposunda İngiltere'ye sızmaya, kimi bir mülteci gemisiyle İtalya'ya kapağı atmayı çalıştı.
GELİR KAYNAĞI UYUŞTURUCU
Geride kalanlar ise tarım ve hayvancılıkla karnını doyurmak için uğraştı. Ülkenin en büyük gelir kaynaklarından biri ise afyon oldu. Tüm dünyadaki afyon üretiminin % 75'i Afganistan kökenliydi. Afyon, eroinin bir numaralı hammaddesi. Yılda 3500 tonluk afyon üretimi sözkonusu. Uyuşturucu parası aynı zamanda yıllarca aşırı dinci yönetimin de en büyük gelir kaynağı oldu. Ancak geçtiğimiz dönemlerde Taliban lideri Molla Muhammed Ömer, ‘İslamiyet’e aykırı olduğu gerekçesiyle afyon üretimini' yasakladı.
1996 yılından bu yana ülkeyi büyük ölçüde kontrol eden aşırı dinci Taliban Yönetimi, İslam'ı en katı şeklinde uyguluyor. Televizyon yasak, radyo yasak, erkeklerin traş olması, kadınların ökçeli ayakkabı giymesi, kız çocuklarının okula gitmesi, kadınların çalışması yasak. Yasak listesi böyle uzayıp gidiyor. Kadınlar ‘burga’ denilen yüz kısmı kafesli çarşaflarla ancak bir erkek yakınlarının refakatiyle sokağa çıkabiliyor.
Afgan halkının dış dünyadan haber alabildiği iki kanal var. Biri BBC, diğeri ise Amerika'nın Sesi Radyosu. Şimdi kısa dalga üzerinden Dari ve Paşto dillerinde yayın yapan radyolar yaklaşmakta olan saldırı hazırlıklarıyla ilgili haber veriyor. Afgan halkının bir kısmı kaçışı komşu ülkelerde ararken, bir kısmı da mağaralarda, kulakları radyoda savaşı bekliyor.
Esaretten iktidara
Amerikan Yönetimi, Afganistan'da kurulacak yeni hükümetin, kadınları da kapsayacak kadar ‘‘geniş tabanlı’’ olmasını istiyor. Washington'a göre yeni yönetimde bütün etnik grupların temsil edilmesi yeterli değil. Taliban döneminde insan muamelesi görmeyen kadınların da hükümete girmesi gerekli.
Kuzey İttifakı'nın Taliban'a karşı elde ettiği önemli başarıların ardından Afganistan'ın geleceğine ilişkin tartışmalar alevlenirken ABD, yeni kurulacak hükümette kadınlara da yer verilmesi gerektiğini vurguladı.
Amerikan Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ve ‘‘Taliban'ın Kadınlara Karşı Savaşı’’ başlığını taşıyan raporda, ‘‘Afgan halkının isteği ve Amerikan hükümetinin desteklediği, Taliban sonrası Afganistan'da, geniş tabanlı temsilcilerden oluşan ve kadınları da içeren bir hükümettir’’ denildi. Raporda, özellikle 1996 yılından beri kadınlara karşı uygulanan baskıya ilişkin örnekler verildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Global İlişkiler Müsteşarı Paula Dobriansky, raporda, ‘‘Biz gelecekteki Afgan hükümetinin bütün etnik grupları içeren, herkesi temsil eden, kadınlar ve kızların da dahil olacağı şekilde insan haklarına saygılı olması gerektiğine inanıyoruz’’ dedi.
TEK KANATLI KUŞ
Raporda, Taliban'ın, kadınlara tecavüz ettiği, alıkoyduğu, zorla evlendirdiği, Afgan ailelerinin kızlarını korumak için Pakistan veya İran'a gönderdiği, yirmi yıldır süren savaşlar yüzünden dul kalan yaklaşık 50 bin kadının, çalışmalarına izin verilmediği için dilenmek zorunda kaldığı anlatıldı.
Kadınlara değer vermeyen Afgan toplumu, ‘‘tek kanatlı kuşa’’ benzetilirken, bu yüzden toplumun tam anlamıyla faaliyet içinde olamadığı kaydedildi. ABD raporunda, Taliban yönetiminin eski eğitim bakanının kadınlarla ilgili şu görüşüne de yer verildi: ‘‘Kadınlar bir çiçek, gül gibidir. Çiçeği sularsınız ve kendiniz için evde tutarsınız, bakmak ve koklamak için. Onun, ev dışına çıkarılıp koklanmaması lazım.’’
Afgan kadınına süper destek
Beyaz Saray, dünyanın önde gelen kadınları aracılığıyla, bir enformasyon kampanyası başlattı. Kampanyanın amacı, Afgan kadınının içinde bulunduğu olumsuz durumu ve Taliban'ın kadınları nasıl ezdiğini dünyaya anlatıp, onlara destek vermek.
Kampanyaya, First Lady Laura Bush ve İngiltere Başbakanı'nın eşi Cherie Blair de katılıyor.
Kampanya çerçevesinde Bayan Bush bugün bir radyo konuşması yapacak. Amerikan tarihinde tek bayına radyo konuyması yapan ilk first lady unvanını alacak olan Bayan Bush, Taliban'ın Afgan kadınına nasıl eziyet ettiğini anlatacak. Kampanyaya, resmi bir ziyaret için ABD'de bulunan Rusya lideri Vladimir Putin de katıldı. Başkan Bush'la basın toplantısı sırasında Putin, Taliban'ın kadınlara nasıl olumsuz davrandığından söz etti ve ‘‘Taliban, kadınları insandan saymıyordu’’ dedi.
Model olarak Türk kadını
21 Kasım tarihli Hürriyet gazetesi, burkalarından kurtulan Afgan kadınlarının sesini duyuruyordu: "Türk kadını gibi olmak istiyoruz..."
Türk kadınının, Cumhuriyet döneminde başta seçme-seçilme olmak üzere kazandığı haklar, pek çok İslam ülkesi kadınının rüyasında bile göremeyeceği kadar fazla.
Ancak, kağıt üzerinde gözüken bu haklardan kadınlarımızın ne kadarı faydalanabiliyor, o ayrı mesele.
Eğer Türkiye'ye, İstanbul, İzmir, Ankara gibi metropollerden bakarsanız, pek çok konuda olduğu gibi kadın hakları konusunda da fena halde yanılırsınız. Türkiye'de kadın haklarının durumuna bakmak için İpek İlkkaracan ve Pınar İlkkaracan'ın "Kuldan Yurttaşa: Kadınlar Neresinde?" başlıklı makalelerini rehber olarak kabul edersek, durumun pek de parlak olmadığını açıkça görürüz. www.kadiininsanhaklari.org adresinde tamamını okuyabileceğiniz bu makalede, en çarpıcı noktalardan biri kadınımızın eğitim düzeyi.
Örneğin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayan kadınlarımızın yüzde 60'ı hiç okula gitmemiş. Yüzde 30'u ise sadece ilkokul eğitimi alabilmiş.
Kadınımızın ev dışında çalışmasına veya kendi işini kurmasına kendisinin karar vermesi neredeyse imkansız. Türkiye çapında yapılan anketlerde, bu kararın yüzde 70, yüzde 80 oranında koca onayıyla verilebildiğini görüyoruz.
Çalışmak isteyen kadının karşısına, "Senin evde yeterince işin var. Yemek yap, çocuklarla ilgilen" veya "Bu eve yeterince para giriyor, senin çalışman gereksiz" cümleleriyle dikiliyor kocası.
Hangi partiye oy vereceği konusunda bile kocasıyla uyumlu olmak zorunda Türk kadını. Batıdaki kentlerde bu durum geçerli olmasa bile, Doğu Anadolu başta olmak üzere, Anadolu'nun büyük bölümünde, özellikle kırsal kesimde, kocasının tercih ettiği, uygun gördüğü partiye oy vermek zorunda.
Kadının nasıl giyineceğine, nereye gideceğine, kimlerle arkadaşlık edeceğine, hatta ailesiyle görüşüp görüşemeyeceğine bile kocası karar veriyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Detaylar için daha önce de belirttiğim gibi makalenin orijinaline bakabilirsiniz.
Bütün bu can sıkıcı istatistikler içinde aslında en önemli olan eğitim seviyesinin düşüklüğü. Eğitimli kadınlar, özgürlüklerinin bilincine varabiliyor ve anayasa ile kağıt üstünde güvence altına alınmış haklarına sahip çıkabiliyor. Türkiye'de kadın olmak, hala şiddete maruz kalmak, cinsel ayrımcılığa tabi tutulmak, ikinci sınıf yaşamak demek. Hürriyet'te 25 Kasım 2000'de, Kadının İnsan Hakları Projesi'ne dayanılarak verilen haberde, Türk kadınının 7 tür şiddete maruz kaldığı vurgulanıyordu:
1- Fiziksel şiddet
2- Duygusal şiddet
3- Ekonomik şiddet
4- Cinsel şiddet
5- Tehdit
6- Çocuğu kullanmak
7- İzole etmek
Yani 21'nci yüzyılda Türkiye'de kadın olmak hala zor.
Yazının başına dönersek... Afgan kadınları, Türkiye'deki kadınlara özenmekte elbette haksız sayılmazlar. Ama burada da durumun pek parlak olduğu söylenemez. Afgan kadınları diledikleri modeli seçmekte özgür. Ama kağıt üstünde elde edilen hakları uygulamak, maalesef tıpkı Türkiye'de olduğu gibi her zaman mümkün olmuyor... . Afgan kadınları hakkinda aciklamalar Afgan kadınları konusunda bilgiler
|
|