Kadının kısırlaştırılması sterilizasyonu
Kadinlaricin.net sitesinde Kadının kısırlaştırılması sterilizasyonu baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Kadının kısırlaştırılması sterilizasyonu ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |
Tubal sterilizasyon çeşitli nedenlerle en çok yapılan jinekolojik operasyonlardan biridir. Tubal sterilizasyon işlemi yapılması ve öğretilmesi açısından kolay, oldukça güvenli ve etkili bir yöntemdir. Günümüzde kadında kalıcı sterilizasyonu sağlayan birçok cerrahi yöntem kullanılabilir. Hastanede kalış süresinin kısa oluşu ve hastanın daha sonra günlük aktivitesine daha çabuk dönmesi açısından laparaskopik yöntemle tubal sterilizasyon daha fazla tercih edilmektedir. Kullanılan metodlar oldukça etkili, yapıldıktan hemen sonra etkisi başlayan ciddi komplikasyonları çok az olan işlemlerdir. İsteğe bağlı sterilizasyonlarda riskler minimal olmasına rağmen, unutulmamalıdır ki işlem genel anestezi altında yapıldığından ve cerrahi bir işlem olduğundan çok nadir de olsa olumsuz bazı olaylar olabilir. Bunlar cerrahi her işlemde olabilecek komplikasyonlardır. Yapılan işlem hangi tip olursa olsun, tubal sterilizasyon işlemi kalıcıdır yani daha sonra vazgeçme şansı yoktur. Eğer hastanın tereddütleri ve şüpheleri varsa kendisine tubal sterilizasyon işlemi tavsiye edilmez. Ayrıca yapılan işlemin küçük bir ihtimalle kesin bir garanti oluşturmadığı da bilinmelidir. Binde 1-3 oranında başarısızlık şansı vardır. Genellikle bu tür işlemler öncesi hastaya bu konuda bilgi verilir, yapılan işlemlerin kalıcı ve geriye dönüşü olmayan metodlar olduğu vurgulanır. Tubal sterilizasyon yapılan kadınların % 1’lik küçük bir bölümü hayatlarında olan beklenmedik değişikliklerden dolayı (var olan çocuklarının kaybı, ikinci evlilik gibi) geriye dönüş istemektedirler. Cerrahi olarak geriye dönüşün sonuçları, gerçekleştirilen sterilizasyon işleminin tipine bağlıdır, tüpte ne kadar fazla hasar olmuşsa geriye dönüşün başarısı o kadar düşüktür. Her isteyene tubal sterilizasyon uygulanmalı mı? Bu sorunun cevabı tartışmalıdır. Şayet doğum yapması tıbben sakıncalı ise ve diğer korunma yöntemlerinden faydalanamıyorsa o kişinin tubal sterilizasyon yaptırması gerekir. Genç yaşta yaptırılan tubal sterilizasyon operasyonları sonrası hanımlar ilerideki yıllarda beklenmedik gelişmeler sonucu geri dönüş istemekte ama genellikle bu işlemlerde başarılı olunamamaktadır. Tubal sterilizasyonun daha sonra neden olduğu bilinen bir yan etkisi yoktur. Adet düzeninde bir değişiklik yapmaz, şayet bir farklılık olmuş ise bu bir başka nedene bağlı olabilir.
*27 yaşındayım. Tüpleri bağlatmak konusunda bilgi verebilir misiniz? Tubal sterilizasyon (Tüplerin bağlanması) ard arda sezaryen operasyonu sonucu gebeliklerin önlenmesi için ilk kez 1823’te uygulanmıştır. Pek çok değişik yöntemle olabileceği gibi bu işlem günümüzde en sık laparaskopik olarak uygulanmaktadır. Ailenin küçültülmesi konusundaki ekonomik ve sosyal baskıların varlığında tubal sterilizasyon oranlarının önümüzdeki 10 yılda artış göstemesi beklenmektedir.
Tubal sterilizasyon sonrasında ağrı ve adet düzensizlikleri bildirilmiştir. Ancak çalışmalar sonucu bu şikayetlerin tubal sterilizasyon işlemi yapılmamış kadınlarda daha fazla görüldüğü tesbit edilmiştir. Operasyon sonrasında psikolojik problemler operasyon olmayanlardan daha fazla değildir. Hastanın operasyona tam kararlı olması ve baskı altında olmaması gerekmektedir. Bu işlemin geri dönüşsüz olduğu bilinmelidir. Ancak bazı yöntemlerde geri dönüşlü olabilir fakat bu tip bağlamaların koruyuculuğu tam olmayabilir. Tüpleri bağlanan bir kadının açtırmak isteği olduğunda bir operasyon geçirmesi gerekir ve bu operasyonun başarısı yüzde yüz değildir. Sezaryen ile doğum yapmış kadınlarda sıklıkla üçüncü sezaryen esnasında tüpler bağlanır. Bunun nedeni daha fazla sezaryen olayının kadın için problem oluşturabileceğidir. . Kadının kısırlaştırılması sterilizasyonu hakkinda aciklamalar Kadının kısırlaştırılması sterilizasyonu konusunda bilgiler
|