|
Gebelik ve masaj
Hamilelik dönemi annenin ve bebeğin sağlığı açısından stresten en uzak olması gereken bir dönemdir. Bebeğin gelişimi ve annenin rahat ve problemsiz geçireceği hamilelik dönemi birbirine bağlıdır ve önemlidir. Günümüzde stresten uzak durmak tabii ki zordur. Gergin olduğumuz dönemlerde rahatlatıcı yöntemlerden biri de masaj`dır. Hamilelik döneminde ise masaj dikkatli olunması gereken bir yöntemdir. Gebe hanımlarda büyüyen ve ağırlaşan rahimin baskısı, alınan kilolar vücutta bir takım duruş bozukluklarına neden olur. Vücudun ağırlık merkezi değişir. Ayrıca gebeliğin 6. ayından itibaren kalça, bel, omuz kaslarında kasılma, bazı bağlarda gevşeme oluşabilir. Kaslarda ve bağlardaki bu değişiklikler ve duruş bozuklukları bel, sırt ve birçok bölgede ağrıya, uyuşmaya ve kramplara neden olabilir. Ağrılar ve yorgunluk hissi pek çok gebeye zorlu günler geçirtir. Bu günlerde istirahat, gevşeme hareketleri ve dikkatli yapılan masajlar kişiyi rahatlatabilir. Hamilelere; baş ve boyun bölgesine, saç diplerine, el ve ayaklara, baldıra, sırt bölgesine masaj yapılabilir. Başa yapılan masaj baş ağrılarına da iyi gelir. Baba adaylarının eşlerine uygulayabileceği basit masaj`lar hem anneyi hem bebeği mutlu edecektir.
Bebeğe masaj anneyi rahatlatıyor
Bebeğe yapılan masaj, beyinde melatonin salgılanmasını sağlayarak, bebeğin yanı sıra annenin de gece rahat uyumasını sağlıyor. İsrail'deki Hayfa Üniversitesi'nde yapılan araştırmada elde edilen sonuca göre, uyku saatinden önce yapılan masaj, bebeğin 24 saatlik vücut ritmini ayarlamasına yardımcı oluyor. Araştırma, iki gruba ayrılan 24 bebek üzerinde yapıldı. Birinci gruptaki bebeklere, doğumlarından 10-14 gün sonra başlayarak, uyku saatinden önce yarım saat süreyle masaj uygulandı. Masaj, anneler tarafından, bebeğin alnından arkaya doğru hafifçe tek elle ovuşturma şeklinde yapıldı. Masajın uygulanmasından 8 hafta sonra, bebeklerin anneleriyle aynı uyku saatini paylaşabildikleri gözlendi.
Bebekler masaj ister
Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kılınç, kolikin, genellikle akşam saatlerinde bebeklerin gürültülü şekilde ağlamasıyla ortaya çıktığını söyledi. Kılınç, kalın bağırsakta, genellikle karın boşluğunda aralıklı duyulan güçlü sancı olarak bilinen kolikin, bebeğin periyodik olarak günde 3 saatten fazla ağlamasına sebep olduğunu belirtti. Kolikin genellikle bebeğin doğumunun ikinci ve üçüncü haftasında başladığını ve 9 aya kadar sürdüğünü ifade eden Kılınç, “Kolik, genellikle akşam saatlerinde bebeklerin gürültülü şekilde ağlamasıyla kendini ele veriyor” dedi.
Sebebi bilinmiyor Kolikin sebebinin kesin olarak bilinmemekle birlikte, bebeğin ya da annenin yediği besinlerden, annenin stresli oluşundan kaynaklanabildiğini belirten Kılınç, şöyle konuştu: “Kolik hem anne sütü hem de mama ile beslenen bebeklerde görülebiliyor. Annenin gaz sancısına sebep olabilecek fasulye ve nohut gibi besinler yemesi ve bunun da anne sütüyle bebeğe geçerek onu rahatsız etmesi mümkün. Annenin stresli olması da kolike sebep olabiliyor. Stres hormonlar aracılığıyla anne sütüne salınıyor ve bundan bebek de etkileniyor. İlk doğumlarda bu duruma daha çok rastlanıyor.” Kılınç, kolikin bebeği rahatsız ederek ağlamasına sebep olmasının yanı sıra anne ve babanın da uykusuz geceler geçirmesine sebebiyet verdiğini belirterek, ailelerin bu dönemde fazla strese girmemesinin ve rahat olmasının da bebek için önemli olduğunu kaydetti.
Peki neler yapılmalı? Kılınç, çeşitli yöntemlerle gazının çıkarılmasının kolik nedeniyle ağlayan bebeği rahatlatabileceğini, ancak bu metotlara başvurmadan önce ağlamanın sebebinin kolik olduğunun doktor tarafından belirlenmesi gerektiğini söyledi. Doktorun bebeğin rahatsızlığının ve ağlamasının sebebinin kolik olduğunu söylemesi sonrasında anne ve babaya çeşitli tavsiyelerde bulunabileceğini ifade eden Kılınç, “Aileler, kolike karşı bebeklerini masaj uygulayarak ya da arabayla gezdirerek rahatlatabilir. Özellikle karın bölgesine uygulanacak yumuşak masaj bebeğin rahatça gaz çıkarmasını sağlayabilir. Arabayla yapılacak gezinti de titreşim ya da ses sebebiyle bebeği çoğunlukla sakinleştirir ve rahatlatır” dedi. Kılınç, her ağrının ya da ağlamanın kolik ile karıştırılmaması, ağrının ve rahatsızlığın sebebinin mutlaka doktor tarafından tespit edilmesi gerektiğini kaydetti.
| |