|
|
 | |  |
|
Gebelik ve diyabet
Gebelerin sıkı taranması ve tanısı ile olabilecek problemler önceden önlenebilmektedir. Bu nedenle bütün gebeler diyabet için muhakkak taranmalıdır. Mevcut diyabet tesbit edilmez ve sonucunda tedavi edilmezse, anne ve bebek açısından önemli riskler doğurur. Çünkü annedeki kan şekeri yüksekliği, hafif derecede olsa bile, glikoz hızlı olarak plasentaya geçer ve bebekte kan şekerinin yükselmesine sebep olur. Diyabetik annelerin çocukları birtakım risklerle karşı karşıyadır. Düşük, doğuştan anomaliler, solunum problemleri, kan şeker ve kalsiyum seviyelerinin düşmesi, bilirubinin yükselmesi ve iri bebek... İri bebekler çoğunlukla güç doğuma veya sezaryene neden olurlar. Diyabetin gebeliğe komplike olduğu vakalarda, kadının en sık karşılaştığı problemler ise; Kan şekerinin ani yükselmesi veya düşmesi, idrar yolu enfeksiyonları, hipertansiyon, amnios suyunun artması, göz dibi değişiklikleri gibi... Glukoz tarama testi, 26-28. haftalar arasında bütün gebelere yapılmalıdır. Ağızdan 50 gr glikoz (şeker) verilir. (Hastanın aç olması gerekmez.) Plazma glikozunun ölçülmesi için 1 saat sonra kan alınır. Normalin limiti 140 mg/dl’dir. Bunun altındaki değerler normaldir. Bunun üzerinde bulunması halinde, glikoz yükleme testinin yapılması gerekir. Diyabet açısından yüksek riskli kadınlar, örneğin anne-babaları veya kardeşleri diyabetik olanlar ilk görüldükleri ayda taranmalıdır. Gebelikte diyabet tanısı konan bütün kadınların kalıcı diyabeti ekarte etmek için, doğumdan 6 hafta sonraki kontrollerinde kan şekeri düzeylerine bakılmalıdır. İmmünolojik nedenler
| |
 | |  |
|
|
|
|