|
Cinsiyet belirleme yöntemleri
2009-11-24 02:28:11 Kadinlaricin.net sitesinde Cinsiyet belirleme yöntemleri baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Cinsiyet belirleme yöntemleri ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Cinsiyet belirleme
İsteyene kız, isteyene erkek bebek. The New York Times Gazetesi'nin haberine göre ABD'de ilk kez genetik müdahale yöntemiyle spermler ayıklanarak bebeklerin cinsiyeti tayin edilmeye başlandı. Doktorlar, sperm ayıklama ve suni döllenme yoluyla kız isteyen aileler için, bugüne kadar 29 hamilelik gerçekleştirdiler. Bu hamileliklerden 11 kız çocuğunun dünyaya geldiği açıklandı.
Bebeğin cinsiyeti, döllenme sırasında annenin yumurtasında bulunan X kromozomuyla, babanın sperminde bulunan X ya da Y kromozomunun birleşmesi sonucu belirleniyor. XY çiftleşmesi olduğunda bebek erkek oluyor, XX çiftleşmesi olduğunda ise bebek kız doğuyor. Cinsiyet belirleme için çeşitli yöntemler geliştiren bilim adamları, Y kromozomlarının X kromozomlarından daha hızlı hareket ettiklerini varsayarak spermleri ayıklıyorlardı. Ancak bu yöntem fazla başarılı olmadı.
İLK BAŞARI
Amerikalı bilim adamları, ilk kez genetik ayıklama sayesinde bebeğin cinsiyetini tayin etmeyi başardılar. Bu yöntem ABD'nin Virginia eyaletinin Fairfax kentindeki Genetics & IVF Enstitüsü tarafından geliştirildi. Uzmanlara göre Y kromozomları, X kromozomlarına oranla yüzde 2.8 oranında daha az genetik materyal taşıyor. Bu farkı göz önünde bulunduran uzmanlar, lazerle DNA taraması yaparak yüzde 85'i X kromozumdan oluşan spermleri ayıklıyorlar. Erkek bebek için de yüzde 65'i Y kromozomundan oluşan spermler ayıklanıyor.
Sonra kız isteyen annenin yumurtası, X kromozomu taşıyan spermlerle, erkek bebek isteyen annenin yumurtası, Y kromozomu taşıyan spermle döllendiriliyor. Suni döllenme sonucunda elde edilen embriyo, annenin rahmine yerleştiriyor. Uzun yıllar çiftlik hayvanlarında denenen bu yöntem, bir süredir insanlar üzerinde uygulanmaya başladı.
Araştırma çerçevesinde toplam 29 kadın hamile kaldı. Anne adaylarından 14'ü kız, 15'i de erkek bebek bekliyordu. Erkek hamilelikleriyle ilgili araştırma sonuçları henüz açıklanmadı. Ancak kız bebeğe hamile kalmaları hedeflenen annelerden 9'u, ikisi ikiz 11 sağlıklı kız bebek dünyaya getirdi.
DOĞAYA MÜDAHALE
Çocuğunun cinsiyetini tayin etmek isteyen aileler için günümüze kadar çeşitli yöntemler denendi. Ancak Los Angeles'taki California Üniversitesi'nden Dr. Alan DeCherney'in belirttiği gibi, hiçbiri başarılı olmadı. Yeni teknikle ilgili araştırmayı yürüten Dr. Edward Fugger, bu teknikle 400'ün üzerinde hayvan dünyaya geldiğini ve hiçbirinde doğumla ilgili rahatsızlıklara rastlanmadığını bildirdi.
John Hopkins Üniversitesi'nden Dr Barry Zirkin ise, spermin DNA taramasıyla ayıklanıp lazerle parçalara ayrıldığı bu yeni yöntemi şüpheyle karşılıyor. Bir uzman da konuyla ilgili olarak ‘‘Birçok insan bunun tabiata müdahale olarak görecektir’’ diye yorumda bulunuyor.
Cinsiyet nasıl belirleniyor
Bebeğin cinsiyeti döllenme sırasında annenin yumurtasında bulunan X kromozomuyla babanın sperminde bulunan X ya da Y kromozomlarının çiftleşmesi sonucu belirleniyor.
Cinsiyeti belirleyen babanın kromozomu. XY çiftleşmesi olursa bebek erkek, XX çiftleşmesi bebek kız oluyor.
Yeni yöntemde babanın spermleri, genetik müdahale sayesinde X ve Y kromozomlarına ayrılıyor. Y kromozomlarının en önemli özelliği, X kromozomlarından yüzde 2.8 oranında daha az genetik materyal taşımaları.
Bu özelliği göz önünde bulunduran uzmanlar, lazerle DNA taraması yaparak spermleri ayıklıyorlar. Ereksiyon sonuçu boşalan tam 200 milyon sperm taranıyor. Kız bebek için yüzde 85'i X kromozomu hücreleriden oluşan spermler, erkek bebekler içinse yüzde 65'i Y kromozomlarından oluşan spermler ayıklanıyor.
Sonra bu spermlerle anneden alınan yumurta dölleniyor. Suni döllenme yoluyla elde edilen embriyo annenin rahmine yerleştiriliyor.
Cinsiyet belirleme insanlık suçu
Özellikle radikal dinci kesimin çıkışlarıyla tırmanan ‘‘sperm bankası’’ tartışmalarına Adalet Bakanı Prof. Dr. Aysel Çelikel de katıldı. Çelikel, sperm bankasının toplumsal sorunlar yaratabileceğine dikkat çekti ve ‘‘cinsiyet belirleme’’nin insanlık suçu olduğunu söyledi.
Adalet Bakanı Prof. Dr. Aysel Çelikel, dün katıldığı ‘‘Doğum Hekimliği; Maternal-Fetal Tıp Etik ve Yasal Boyut 2002’’ sempozyumunda, hukukun birey açısından ilgilendiği en önemli noktalardan birinin de ‘‘soybağı’’ olduğunu belirtti. Çelikel, hukukun kişiye tanıdığı evlenme, nafaka, miras, vesayet gibi kavramların soybağına bağlı olduğunu söyledi. Çelikel, bu nedenlerle sperm bankalarının toplumsal sorunlar yaratabileceğine dikkat çekti.
Medeni Kanun'a göre, bir kişinin ana rahmine düştüğü andan itibaren sağ doğmak koşuluyla hukukun koruması altında olduğunu vurgulayan Prof. Çelikel, tıptaki cinsiyete göre çocuk yapabilme yönündeki gelişmenin endişe verici olduğunu da vurguladı. Prof. Çelikel, şöyle devam etti:
‘‘Bu gelişme, toplumda varolan kadın erkek oranına dayalı doğal dengeyi bozduğu gibi, kadınlara karşı çok ciddi ayrıma yol açacaktır. Az gelişmiş ülkelerde kız çocuklarının ana rahminde öldürülmesiyle karşı karşıyayız. Şimdiki bu gelişme kız çocuklarının hiç doğmaması sonucunu doğuracaktır. Bu bir insanlık suçudur. Tıptaki bu gelişmeler karşısında hukukun yenilenmesi ve ortak çalışmalarla bu sorunlara hukuki çözümler getirilmesi gerekir.’’
Cinsiyetin tespiti
Çocuğun cinsiyeti aslında ana rahmine düşer düşmez bellidir. Fakat bunun tespiti ultrasonografi ile en erken gebeliğinizin dördüncü ayında mümkün olmaktadır. Bunun dışında bazı genetik araştırmalar ile bebeğin cinsiyetini daha ana rahmine düşer düşmez tespit etmek tıbben mümkündür. Fakat bu cinsiyet tespiti için yapılan genetik tahliller birçok dünya ülkesinde de olduğu gibi ülkemizde ve sizin bulunduğunuz ülkede de kanunen yasak olduğundan dolayı yapılmamaktadır. Ayrıca bu tahlillerin yapılması kanunen yasak olmasının dışında bizim toplumuzun aile yapısına ve geleneklerimize de terstir. Çünkü yapılması mümkün olsa bazı kadınlar hamile kalır kalmaz bu genetik incelemeyi yaptırtıp eğer çocuk istemedikleri cinsiyetten ise bu çocuğu aldırmak isteyeceklerdir. Sizin yapmanız gereken bu çocuğunuzun sağlıklı olması için gebelik takibinizi düzenli yaptırmanızdır. Ayrıca unutmayın ki en önemli şey çocuğun cinsiyeti değil evladın sağlıklı ve hayırlı olanıdır. Bebeğin cinsiyetini belirleme
Her şeyden önce çocuğunuzun cinsiyetinin önceden nasıl belirlenebileceğini anlatan veya buna yardımcı olduklarını ifade eden piyasada satılan birçok kitap ve yönteme kesinlikle inanmayınız.. Bunlar tamamen ticari amaçlara uygun, hiçbir tıbbi geçerliliği ve doğruluğu olamayan ve kâr amacı güden yöntemlerdir. Tıbben çocuğun cinsiyetini önceden doğal yollar ile belirlemek mümkün değildir. Ayrıca günümüzde birçok erkek bu konuda eşini de suçlamaktadır. Fakat gerçek olan ise kadının çocuğun cinsiyetinin belirlenmesinde hiçbir rolü olmadığıdır. Cinsiyeti belirleyen yumurtayı dölleyen erkeğin spermindeki kromozomdur. Çocuğun cinsiyetinin erkek olma ihtimali nasıl ki % 50 ise kız olma ihtimali de %50 dir. Benim size önerim bu tür gerçek dışı ve ticari yöntem ve bilgilere inanmamanız ve bel bağlamamanızdır.. Suçluluk duygusu içinde olmanıza da gerek yok çünkü çocuğun cinsiyetini belirleyen kadın değil erkeğin spermidir. Ayrıca önemli olan çocuğun cinsiyeti değil evladın hayırlısı ve sağlıklısıdır.
Gebelikte ultrasonografi 2 aylık hamileyim. Gittiğim doktor çocuğumun ultrasonografi ile bakılmasını istedi. Ultrasonografinin bebeğime ve bana zararı olur mu? Çocuğumda bir sakatlık olup olmadığı ve de cinsiyeti ne zaman anlaşılır Ultrason tekniği günümüzde gebelik muayenelerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu teknikte kulağımızın duymadığı boyuttaki ses dalgaları ultrason cihazından anne karnındaki bebeğe gönderilir ve ses dalgalarının farklı yansımaları ekran üzerinde görüntüyü meydana getirir. Ses dalgaları röntgen ışını olmadığından dolayı hiçbir tehlikesi yoktur. Yapılan tıbbi çalışmalarda ultrasonun gebelik takibinde kullanım şekli ve sıklığının bebeğin normal büyüme ve gelişmesinde olumsuz bir etkiye sahip olmadığını göstermiştir. Özellikle gebeliğin dördüncü ve beşinci ayında yapılan ultrasonografi ile çocuğun tüm organları en iyi şekilde incelenerek bir sakatlığın varlığı tespit edilebilinir. Çocuğun cinsiyetini ise ultrasonografi ile gebeliğin dördüncü ayından itibaren tespit etmek mümkündür. Siz de doktorunuzun öngördüğü gibi her ay, hatta gerekirse daha sık ultrasonografiye girip bebeğinizi görebilir gelişmesini takip ettirebilirsiniz.
Sipariş bebek bombası
Sağlık Bakanı Dr. Halil İbrahim Özsoy, hücre kopyalamanın gerçekleştirildiği, organ ve canlı kopyalamanın tartışıldığı bir ortamda, Türkiye'nin, tıbbi teknolojik gelişmelerin dışında kalamayacağını belirterek, Tüp Bebek Merkezleri'nde cinsiyet belirlemeye izin verilebileceği sinyali verdi. Bakan, konunun önce toplumda, hekim kamuoyunda ve bilimsel çevrelerde tartışılması gerektiğini belirtti. Özsoy, Hürriyet'in dünkü manşetinde, ‘‘Tıpta En Son Mucize’’ başlığıyla yeralan ve ABD'de tüp bebek merkezlerinde isteyene kız, isteyene erkek çocuk olanağı veren uygulamayla ilgili görüşlerini açıkladı. Özsoy, ‘‘Tıp teknolojisinde kopyalama dönemine girilirken, Türkiye bu gelişmelerin dışında kalacak değil. Bilimsel ve etik kurullar olayı değerlendirir ve olumlu karar alırlarsa, biz de konunun takipçisi oluruz’’ diye konuştu.
TEK BİR CİNSİ ÇOĞALTMAZ
Özsoy, Türk toplumunda sanıldığı gibi erkek çocuk isteyenlerin ağırlığı olmadığını savunarak, ‘‘Bizim tespitlerimize göre, yer yer kız çocuk isteyen aileler öne geçiyor. Tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmak isteyenlerin oranı, nüfusun cinsiyet yapısını etkilemez. Bu nedenle bizim, toplumda kız veya erkek cinsi çoğalacak diye bir kaygımız yok’’ dedi. Son zamanlarda özellikle tüp bebek kuruluşlarında büyük bir artış olduğuna dikkat çeken Özsoy, ‘‘Bu merkezlerin açılmasına izin verirken ve denetlerken çok sıkı ve titiz davranıyoruz’’ dedi. Özsoy, şunları söyledi: ‘‘Tıp biliminde kopyalama dönemine girildi. Türkiye, bu gelişmelerin dışında kalamaz. Elbette, bu alanda söz sahibi otoritelerin oluşturduğu bilimsel ve etik kurulların konuya ilişkin görüşleri belirleyici olur. Biz de bakanlık olarak takipçi oluruz. Tıp'ta yeni çıkan bir teknoloji anında Türkiye'ye getiriliyor. Eğitim hastanelerimiz, üniversiteler konuyu dikkatle izliyor. İnsanımız için kız ve erkek çocukları aynı değerde.’’
KIZ-ERKEK ORANI DEĞİŞMEZ
Özsoy, tüp bebek merkezlerindeki doğum oranının, toplumda kız-erkek dengesini etkileyecek bir ağırlıkta olmadığını anımsatarak, şöyle dedi: ‘‘Hatta, kızlar anne-babaya daha bağlı olduğu için kız isteyenler daha çok yer yer. Kızlar biraz önde deniyor. Ailenin isteğine kalmış bir konu. Biz, şu cinsiyet çoğalacak-azalacak diye düşünmüyoruz. Tüp bebek doğumları, normal doğumlar yanında çok cüzzi bir miktardır. Oranı değiştirmeye tesir edecek büyüklükte değil. Zaten, normal doğum yapanlar arasında cinsiyet isteyenlerin oranı da çok düşük. Fizyolojik olarak normal prosedür devam ediyor. Bir cinsiyet çoğalacak kaygısı yok.Tüp bebek merkezlerine başvuranlar çaresiz. Birçok aile bir çocuk sahibi olabilmek için, yaşamı boyunca biriktirdiği bütün varlığını gözden çıkarıyor. Bu nedenle, bu merkezlerin dürüst ve bilimsel ölçülere göre çalışması çok önemli. Hastaya umut, laboratuvar tahlillerine göre, doğru bilgiler ışığında verilmeli. Biz bunun takipçisiyiz.’’
YÖNETMELİĞE GÖRE YASAK
Tüp bebek merkezlerinin çalışmasını düzenleyen Sağlık Bakanlığı Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliği'nde, ‘‘Cinsiyete bağlı hastalıklar dışında cinsiyet belirleme yapılamaz’’ yasağı yer alıyor. Dün, olağan olarak toplanan Tüp Bebek Etik Kurulu'na başkanlık eden Ana-Çocuk Sağlığı Genel Müdürü Dr. Rıfat Köse ise yönetmelikle kesin olarak yasak olduğu için, gündemlerinde cinsiyet belirlemeye izin vermenin olmadığını söyledi.
Cinsiyet belirleme fiyaskosu
Kızları ölünce, embriyo ile oynayıp cinsiyetini belirleyerek yeniden kız çocuk sahibi olmak isteyen çiftin çabası sonuçsuz kaldı. Embriyo erkek çıktı.
Kendi ülkelerinde bebeğin cinsiyetinin önceden belirlenmesi yasak olduğu için İngiltere'den İtalya'ya giden Louise (42) ve Alan Masterton (43) çiftine Roma'daki Biogenesi Kliniği'nde cinsiyet belirleme tekniği uygulandı. Anneden üç yumurta alındı. Bu yumurtalardan ikisinin yeterli olgunluğa ulaşmadığı anlaşılınca geriye tek yumurta kaldı.
Bağışlayacaklar
Bu yumurtadan da babadan alınan ve kız olacak şekilde ayıklanmış spermlerle suni döllenme yoluyla embriyo elde edildi. Ancak cinsiyet belirleme tekniği işe yaramadı, embriyo erkek çıktı. Bunun üstüne çift embriyoyu, çocuk sahibi olamayan kısır bir çifte bağışlama kararı aldı. Böylece çiftin borç alarak harcadığı 8 bin sterlin boşa gitti.
2 yıl önce öldü
İskoçya'da yaşayan çiftin 3 yaşındaki Nicole isimli kızları, iki yıl önce bahçede ateşe düşerek öldü. 10 ile 16 yaşları arasında 4 erkek çocuk sahibi daha olan Masterton çifti, cinsiyet belirleme tekniğiyle yeniden kız çocuğu sahip olmak istedi. Ancak resmi makamlar izin vermedi. Bunun üzerine çift İtalya'ya gitti.
KÖLN'deki bir şirketin bulduğu yeni bir test yöntemiyle anne karnındaki embriyonun cinsiyetinin daha sekizinci haftada belirlenebilecek olması tepki çekiyor. Alman İnsancıl Gen Teknolojisi Birliği Başkanı Peter Propping "Yasa koyucu bu testleri yasaklamalıdır, çünkü daha hamileliğin sekizinci haftasında bebeğin cinsiyetinin belirlenmesi suistimallere yol açacaktır" diyerek "İstenmeyen cinsiyete sahip bebekler kürtajla ortadan kaldırılacaktır" ifadesini kullandı. Etik Komisyonu üyesi Wolfram Henn de cinsiyeti belirleme testlerinin cinsiyet seçimine yol açabileceğine dikkat çekti.
Bebek yapmaya karar verdiğimizde cinsiyetini belirlemekte etkili olabilir miyiz, adet günlerine dikkat edilerek bunun yapılabileceğine ilişkin şeyler okudum, doğruluk derecesi nedir? Herkesin istediği cinsiyette bebek sahibi olabilmesi konusu, tarih boyunca çoğu kişinin ortak amacı haline gelmiştir. Ancak bunun gerçekleştirilememesi de belki hayırlı olmuştur. Çünkü toplumlardaki eğilimlere göre, insanlar belirli cinslerde yoğunlaşmış olabilirlerdi, bu da toplumsal açıdan önemli sakıncalara yol açabilirdi.
Bu amaçla birçok yöntemler denenmiştir. Teorik olarak mümkün olmakla beraber pratikte çok geçerli sonuç vermemiştir. Yöntemlerin temeli, kız bebek oluşmasını sağlayan X kromozomu taşıyan sperm hücreleri ile, erkek bebek oluşmasını sağlayan Y kromozomu taşıyan spermlerin özeliklerinin farklı olmasına dayanmaktadır. Y kromozomu taşıyan spermler çok daha hızlı hareket eden, buna karşılık kısa ömürlü hücrelerdir. Bu nedenle kadının tam yumurtlama gününde yapılan birleşmelerde erkek çocuk olasılığının fazla olduğu düşünülür. Ayrıca kadının döl yolunun asitlik yapısının ve hatta birleşme tekniğinin de etkili olduğu düşünülmüştür. Ancak burada erkeğin yapısal durumuna bağlı olarak spermlerin oranlarındaki farklar da etkili olabilmektedir.
Bu kadar çok faktöre bağlı olduğu için de geçerli bir sonuç vermemektedir.
Genel olarak ‘‘tüp bebek’’ olarak adlandırılan yöntemlerin gelişmesi ile bu konu biraz daha yüksek ihtimal kazanmaktadır. Spermlerin alınıp özelliklerine göre ayrılıp, istenilen cinsiyete göre yapay döllenme yapılması ile ihtimal çok yükseltilebilmektedir.
Ancak bu uygulamalara, toplumsal dengeleri bozma ihtimali nedeniyle izin verilmemektedir.
Etik açıdan haklı olan bu kısıtlamaların bence tek istisnası, çok istemek, aile baskıları, diğer çocukların hep aynı cinsiyette olması gibi durumlar değil, ailede cinsiyete bağlı olarak iletilen bir kalıtsal hastalık bulunması hali olmalıdır. Bilindiği gibi bazı kalıtsal hastalıklar sadece belirli cinsteki çocuklara iletilir. Örneğin sadece erkek çocuklarda görülen bir kalıtsal hastalık taşıdığı bilinen bir ailenin son derece sağlıklı kız bebekleri olabilir. Ya da tam tersi durumlar da geçerlidir. Böyle bir durumda bu tür bir yöntem uygulanmadığı takdirde, ya ailenin bebek sahibi olması tümden engellenecek veya hasta bebek sahibi olma riski göze alınacak.
Sizde böyle bir durum olsaydı söz ederdiniz diye düşünüyorum. Bu olmadığına göre işi doğanın kurallarına bırakmak daha doğru, hangi cinsiyette bir evladın ana-baba ve ülke için daha hayırlı olacağı bu aşamada bilmek mümkün değil, sizler için en hayırlı olanın gerçekleşmesini dilerim.
Erkek bebek doğurtan bitki bulundu
CEZAYİRLİ araştırmacı Djamila Souiki Kadhi, annelere erkek bebek doğurtan bir bitki keşfettiğini iddia ediyor. Cezayir'in doğusundaki arkeolojik bir kentte yetişen bitkinin yerel adı ‘menhir’ ya da ‘dolmen.’ Bitki son 18 yıldır daha önce sadece kız doğurmuş 440 Cezayirli ve 3 yabancı kadın üzerinde denendi. Ve denemenin ‘çok tatmin edici’ olduğu bildirildi. Bu bitkilerin mumyalamada kullanılmış olabileceğini belirten kadın araştırmacı, milliyetinden vazgeçmesi şartıyla ABD, Arap, Kanadalı, Fransız ve İngiliz firmalarının bu buluşuyla ilgilendiklerini belirtti.
Anne ve babanın yaşı çocuğun cinsini belirliyor
İngiltere'de yapılan bir araştırma, yaşlı baba-genç anneden olan çocukların genellikle erkek, yaşlı anne-genç babadan olan çocukların ise kız olduğunu ortaya koydu.
Liverpool Üniversitesi'nin konuyla ilgili araştırmayı yürüten bilim ekibinden Prof.John Manning, Liverpool‘da yaşayan ve değişik sosyal gruptan gelen 300 çift üzerinde araştırma yaptıklarını, kadının daha yaşlı olduğu çiftlerde 14 erkek 29 kız çocuk, erkeğin eşinden 5-15 yaş daha büyük olduğu çiftlerin ise 37 erkek, 20 kız çocuğu olduğunun belirlendiğini bildirdiler.
Aynı araştırmacılar, Who’s Who (Kim kimdir?) adıyla yayınlanan ve dünyanın ‘büyük isimlerini’ içeren kitabı taradıklarını, Amerikan Başkanları'nın yarısının bu örneğe uyduğunu bildirdiler.
Kadınlar erkek bebek istiyor
Türkiye'de erkeklerin yüzde 75'inin, kadınların ise yüzde 60'ının çocuklarının erkek olmasını istedikleri belirlendi. Ailelere yöneltilen ‘Üç erkek çocuk mu, 3 kız çocuk mu’ istersiniz sorusuna ailelerin yüzde 84'ü ‘‘Üç erkek çocuk isteriz’’ diye yanıt verdi.
Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu tarafından yapılan araştırmada, tercihini erkekten yana kullanan her 10 aileden yüzde 39.3'ü gerekçesini ‘Soyadın devamı’ diye açıklarken, yüzde 22.9'u ‘Yaşlılığımda bana bakar’, yüzde 19.1'i ‘Çevrem istiyor’, yüzde 11.7'si ise ‘Evden ayrılıp gitmez ve miras dışarı çıkmaz’ diye görüş bildirdi. Kalanlar nedeninin açıklamadı. Kadınların yüzde 40 oranında kız çocuğu tercih etme nedenleri arasında ise ilginç veriler ortaya çıktı. Annelerin yüzde 7'si ev işlerinde yararlanmak için kız çocuğu tercih ettiğini söyledi. Annelerin yüzde 26'sı ise kız çocuklarının daha sevimli olduğu için istediğini ifade etti.
Araştırmanın sonuç bölümünde ise erkek çocuğa aşırı değer verilmesinin sakıncalarına değinilerek şöyle denildi: ‘‘Erkek çocuğunun yaşlılıkta güvence olarak görülmesi, anne ve babasına bakması istenmesi, onun aileden bağımsızlaşmasını güçleştiriyor. Erkek çocuğa daha çok değer verilmesi, kız çocuğunun kendisini değersiz bir varlık olarak algılamasını, böylece düşük bir benlik kavramı gelişimine neden oluyor.’’
Yaşlılık güvencesi
Annelerin yüzde 60'a varan erkek çocuk isteme eğilimindeki çarpıcı verilerden biri de erkek çocuğunun kolay büyütülmesi olarak gösterildi. Annelerin yüzde 22.9'u erkek çocuğunu yaşlılıkta güvence olarak gördüğünü vurguladı.
Güneyde erkek, kuzeyde kız bebek Maltalı bilim adamlarına göre Güney Avrupa’da daha çok erkek bebek dünyaya gelirken, Kuzey Avrupa’da daha çok kız çocuk doğuyor. Kuzey Amerika ülkelerinde ise tam tersi bir durum söz konusu. Buralarda kuzeyde daha çok erkek çocuk doğarken güney ülkelerindeki aileler daha çok kız sahibi oluyor. British Medical Journal dergisinde yayımlanan araştırma için bilim adamları Avrupa ve Kuzey Amerika’daki erkek ve kız çocuk oranlarına dayanan 50 yıllık WHO verilerinden yararlandılar. Veriler örneğin Yunanistan, İtalya ve İspanya gibi ülkelerde, orta ve kuzey Avrupa ülkelerine göre daha çok erkek çocuğun dünyaya geldiğini gösteriyor. Oysa Meksika’da, Amerika ve Kanada’ya oranla daha az erkek bebek doğuyor.
Çocuk karakterini cinsel ilişki günü belirliyor
Ünlü din, astroloji ve anatomi bilgini Erzurumlu İbrahim Hakkı, ‘Marifetname’ adlı eserinde, cinsel ilişki şekil ve vakitlerinin doğacak çocuğun karakterini belirleyeceğini öne sürüyor. Marifetname'de, kadının rızası olmadan yapılacak cinsel birleşme sonucu doğacak çocuğun ahmak, pazar gecesi yapılacak cinsel birleşmede anne rahmine düşecek çocuğun ise rüşvetçi olacağı iddia ediliyor. Yaklaşık 230 yıl önce kaleme alınan ‘Marifetname’de, anatomi ve matematik konularını işleyen İbrahim Hakkı, eşler arasındaki cinsel ilşkide mutlaka vaktin göz önüne alınması gerektiğini belirtiyor. Marifetname'de ‘cinsel ilişki adabı’nın önemine değinen İbrahim Hakkı, cinsel ilişki sayısının fazlalığı ile kişilerin iftihar etmesi gerektiğini belirtiyor. Kitapta cinsel ilişki vakti ve doğacak çocuğun karakteri için şöyle deniliyor: ‘‘Eğer bir kişi hanımının rızası ve sevgisiyle cinsel ilişkiye girerse, doğacak çocuk akıllı ve reşit olur. Eğer ay hilal şeklindeyken cinsel ilişkiye girilirse, doğacak çocuk güzel olur. Eğer gündüz öğlenden sonra cinsel ilişkiye girilirse doğacak çocuk kerim olur. Salı günü cinsel ilişki sonucu doğacak çocuk hem cömert, hem de merhametli olur. Cuma gecesi olan ilişkiden doğacak çocuk alim olur. Hanımının rızası olmadan yapılacak cinsel ilişkiden doğacak çocuk ahmak olur. Ramazan bayramında ana karnına düşen çocuk asi oluyor. Pazar gecesi yapılacak cinsel birleşmede anne rahmine düşecek çocuk rüşvetçi olur. Kurban bayramı yapılan cinsel ilişkiden doğacak çocuk altı parmaklı olur. Meyve ağacı altında yapılacak cinsel birleşmeden doğacak çocuk zalim olur. Berat gecesi cinsel ilişkiden doğacak çocuk kötü huylu olur.’’
Bakanlık cins peşinde Yüksek Sağlık Şûrası toplandı. Şûra'da, adli dosyaların yanısıra 'cinsiyet belirleme' konusu da inceleniyor.
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Dr. Aytun Çıray başkanlığında dün toplanan Yüksek Sağlık Şûrası'nda, bir önceki Şûra'dan kalan adli dosyalar görüşülerek, tamamlanacak. Anne ve Çocuk Sağlığı, Aile Planlaması Genel Müdürlüğü'nce bu konuda hazırlanan dosya, şûra üyelerine verilecek. Çeşitli üniversitelerden, yurt içi ve yurt dışındaki tabip odalarından görüşler istenerek hazırlanan dosyada, cinsiyet belirlemenin tıp ahlakına uygun olup olmadığı tartışılacak. Konu ile ilgili olarak görüşlerine başvurulan yetkililer, teknolojinin insanlık ve dengeler aleyhine kullanılamayacağını, bu nedenle de sperm analizi yapılarak istenilen cinsiyette çocuğa hamile kalmanın hem doğa kanunlarını bozacağını, hem de tıp ahlakına uygun olmadığını söylediler. Yetkililer, hemofili gibi bazı hastalıklarda cinsiyetin önemli olduğunu ve cinsiyet belirlemenin bu konuda uygulanabileceğini kaydederek, "Ancak özellikle geri kalmış toplumlarda erkek çocuk isteme oranının yüksek olduğu gözönünde tutulursa, bu, kız çocukları için büyük bir ayrımcılığı ortaya çıkaracaktır'' dediler. Yetkililer, yurt içinde ve yurt dışında bütün örgütlerin cinsiyet belirleme olayını reddettiğini belirttiler.
Cinsiyet belirleme yöntemleri hakkinda aciklamalar Cinsiyet belirleme yöntemleri konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Cinsiyet belirleme yöntemleri ,cinsiyet hesaplama ,yumurtlama dönemi cinsiyet tahmini ,hamilelikte cinsiyet belirleme ,gebelik öncesi cinsiyet belirleme, Cinsiyet Seçme , bebeğin cinsiyetini belirleme ,cinsiyet belirleme testi, bebek cinsiyeti belirleme yöntemleri ,cinsiyet belirleme takvimi
|
|